27 Ekim 1932 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13

27 Ekim 1932 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

g K aa ae e ee A AA L .€" *£ ” L KUĞN L A Ea ee Üat lejdnk!nl —e ” V 0 Yaaar SON POSTA ÖLÜM KULESİ Yüzlerce Defa Ölüme Atılan Bu Karı Kocayı Nasıl Tanıdım? Bu Maceraların Hepsi quyâl_ Deği_l, Nakleden: Z. eti $ti — Başlıyor efendim, başlıyor... hanım efendiler... Buyu- Tun beyefendiler... Mister (Billi- Vilyamsı) ile (May vilyamsı) siz- re takdim ederim... Şu gördü- yer, yedi metre irtifamda bir kuledir.. Bu kulenin içinde, Yüz yirmi kilometre sür'at kate- İki kişi göreceksiniz... İkl kişi, ölümle mücadele ediyor.. ve iki i (Motosiklet) le düz duvarla- Ta çÇıkıyor. Bunu yapabilmek isti- Yen beyler, kendi ( Motosiklet) le- le gelsinler.. bin lira mükâfat Var... Haydi elendim, başlıyor.. h'!h;or.. başlıyor. .. ., (Pötişan) daki çoluk çucuk tğlencelerinin arasında, yüksek kerevele çıkmış olan çığırtkan bu sözleri söyliyor; hem de h.l'tnıledo oturan siyah bilüzlu, tiyah kilotlu, uzun ve parlak çiz- Meli, narin ve sevimli genç bir ııdıulı, ayakta motosiklete da- Yanarak duran, uzun boylu kuru Ve keskin yüzlü, bir adamı gös- Tiyordu. Kadın, 'erkek birkaç seyirci bu kerevetin yanındaki dik mer- | f'ındıı çıkıyorlardı. Yamımda- er, ısrar ettileri —Ne olur de görelim. Dediler. Meraktan — ziyade, Yanımdakileri tatmin için razı dum. Biz de merdivenleri tır- TMandık; biz de öteki seyirciler Yibi, yedi metre irtifamda büyük | fiçıya benziyen sahnenin ke- TBarına abandık... Ba fiçınin içi, mboştu. Ortada küçük bir Tasa durüyordu, masanın Üstünde Ye nikel bir çaydanlıkla, eski bir tap bulunuyordu. Fıçının di- inde, © kerevete açılan bir kapı Yardı. Bir iki dakika sonra, bu 'nPldı Mister Billi Vilyams gö- h'ldü. Motosikletini sürükliyerek © fiçınn içine girerken, arka- Tindan da zevcesi onu takip edi- Yordu... Bunlar girince kapı ka- p_'"_dl- İkisi de bu büyük fıçının dibinde kalmışlardı. — Tart.. Tarrt.. Tarrrrt... Şunu canım.. —a SON POSTA TEMDATUTYAR NUTT Yevmi, Siy, di ve Halk Bi İd.,eı İstanbul. Keki Zaptiye, | Çatalçeşme sokağı 25- | — Telefont Istanbul - 20203 Pıuııı kutusu: İstanbul - 741 Telgrafı İstandul SONPOSTA TÜ ABONE FİATİ İN KİYE ECNEBİ ';ocî Kr. 1 Sene —27COKr S0 , GAy 1400 ,, 800 'i dül Hkvesi Tarımdır. Tes değiştirilmesi (20) kuruştur. Gazetemirde çıkan ren Bitün hakları m; alm ve yazılarım ve gazelemize Motosikletten çıkan bu sert sesler, artık oyunun başlıyacağını ilân ediyordu. Seyirciler, fıçının kenarına sıralanmış, şimdi yukarı gelen çığırtkanın şu küçük nut- kunu dinliyorlardı: — Hanimefendiler, Beyefen- diler.. Birinci proğram.. Mister Billi Vilyams tarafından.. Duvar- ların sağlamlığı tecrübe edilecek.. Sigara içmek memnu.. Kenardan sarkmayınız.. Ellerinizi geri alınız. Bu kisa nütkü, yine Mmotosik- letin keskin ve infilâklı sesi takip etti: — Tarrt.. Tarrrt.. pat, pat.. pat.. pat.. Tarrrt... Mister Vilyams, motosiklete atladı, fıçinin dibinde dolaşmıya başladı. Herkes derin bir merak içinde, — başlarını fıçınn içine doğru uzatmış, aşağıya bakıyor- lardı. Halbuki, bu kadar merakla bakılacak ne vardı? Matosiklete binmesini iyi bilen bir adam, şu daracık sahada devirler yapıyor, ortadaki masanın önünde duran kadına çarpmadan, fıçının dibinde dolaşıyordu.. Sanki, bu da bir marifet mi idi?. Bu adam, daha ne yapabilecekti. Olsa olsa, bir- kaç taklak atacak.. Bir iki cam- baz numarası yapacak.. Ve sonra da, çığırtkan, ( paydos. ) diye bağıracak.. Ve şüpbesiz, aşağıda çığırtkı yağlandıra, ballandıra söylediği (iki kişinin ölüm mü- cadelesi ) de bundan ibaret ola- caktı. Ben böyle düşünürken moto- siklet büyük bir gürültü ile mü- temadiyen dolaşıyor, ve giltikçe hızini arttırıyordu.. Vakıâ, bu da tehlikesiz bir şey değildi. Nihayet yedi sekiz metre kutrunda olan fıçının dibinde, böyle yüksek bir | süratle bu makineyi koşturmak.. Ve sonra, ortada, kurbanlık bir koyun gibi mütevekkilâne boy- | nunu bükerek duran bu genç ve dilber kadına çarpmamak.. Birdenbire, bu büyük fıçının cidarları çatırdadı. Ve fıçının dibinde, — baş döndürücü bir süratle dolaşan motosiklet, bir anda yukarı doğru tırmanarak, duvarlarda büyük bir örümcek gibi dolaşmıya — başladı. Evvelâ büna inanmak isteniedim. Ve bunu basit bir fizik oyunundan dogan âdi bir şarlatanlık zannettim, Gözlerimi, seyircilere - çevirdim. Herkes büyük bir hayret ve heyecan içinde.. Bu azğın maki- nenin birdenbire zaptolunamama- sinden, — küçük bir yanlışlıkla üzerlerine saldırmasından korka- rak bu çılğın marifeli seyrediyor- lardı. Bu esnada gözüm, aşağı- daki kadına — ilişti. Kadın, ma- saya dayanmış, duruyor; — yalnız arasıra, vaziyetini hiç bozmadan sürmeli gözlerini kaldırıyor, et- rafında ölüm çemberleri çeviren bu azgin makineye, bulanık bir nazarla bakıyordu. Mister Vilyams yavaş yavaş motörün süratini hafifletti. Ve biraz sonra da, yer- de makinesini durdurarak, seyir- cilere askerçe bir selâm verdi. Şimdi çığırtkan, tekrar söze başlamıştu Birer Hakikattir — Hanımefendiler.. Beyefen- diler.. Bu görmüş olduğunuz kor- kunç ve tüyler ürpertici adamla zevcesini, hiçbir sigorta kumpan- yası kabul etmemiştir. Bu adam, sigortalara müracaat ediyor ve soruyor: — Beni ve refikamı kabul etmiyor sunuz? Diyor. Sigorta kumpanyaları da buna: — Çünkü siz, hergün, her saat ölümle mücadele ediyorsunuz ve, bir an bile ölümü düşünmi- yorsunuz. Diye cevap veriyo.,. Şimi bu kari kocanın birlikte yaptığı bir oyunu göreceksiniz ve sigorta kumpanyalarına hak vereceksiniz. Cığırtkanın seslerini, motörün :::ilı ve korkunç gürültüsü takip — Tarrrt.. tarrrt.. . pat.. pat,.. tarrrrt... eit ee niçin (Arkası var) —— —— RADYO — 27 Teşrinievval Perşembe İstanbul (1£00 metre) —18 orkestra, ka Saz, 21 gramolon ile L Bükreş — (384 metre) 20,80 Domi- zelti'nin meşhur Lucla opereti. Belgrat — (480 metra) 21,50 keman konseri, 2210 neşe veren havaler, 23,10 orkestra. Roma— (4di metre) 21 EgTamofon, 21,15 «Cezayir'de bir İtalyan kızı» ig- mindekl operet Prağ — (488 metre) 20,05 Brüna"- dan nakil, 20,20 Atelyo tyatrosundan nakil, £2,90 Paganini hakkında bir konferans, 22,30 orkestey. Viyana — (GL7 molrs) 21,40 orkese tra, 23,15 akşam konseri. Peşte — (550 metre) 20,80 Lalamo iaeminde bir dram. Vargova — (İ4İl metre) 20 konser | 22,30 stildyoda komedi. berlin — ( 169Ö metre ) 20,25 kon- ferans, S1,10 konser. 28 Teşrinievvel Perşembe İstanbul — (1200 meire) 18 xlaturka | saz, 19,5 örkestra, S1 alaturka saz. Bükreş —(304 metre) 20 Radyo da- rülfünunu, 20,40 gramofon 2i könger. Belgrat — (490 metre) 20 kontrans, 20,03 konser. Roma— (441 imetre) 20,15 gramoton, 21,45 vatan şarkıları. Prağ — (483 metre) 20,05 konser. Viyana — (Sİ7 metre) 2115 Conu- bt Almauya gocesl. Peşte — (550 metre) 20,45 orkestra 28,45 çıgan. Varşova — (3400 metre) 20,80 Rad- metre) ©0 konfrana, 21 Mozar göece B Emden hakkın: da b'r konfrans. V Cğll;üıüah Mu Geçen Garip Bir Adam Çekoslovakyanın Resmi Cellâdı, Şimdi çenlerde bir cinayete kurban gitti. Çekoslovakyanın meşhur idamcısı Franç Brumariski de fe- na bir akıbete uğradı, gevezeliği yüzünden işini kaybett. Anlaşı- liyor ki, asrımız, dünya maliyeci- erine yaramadığı kadar - resmi cellâtların da kârına kesat ge- tiriyor. Brumariski on — senedenberi Çek hükümetinin resmt cellâdı idi. Başından silindir. şapkayı, sırtından redingotu, ellerinden de siyah örme eldivenlerini hiç çı- karmazdi. Bir gün, bunhar bir caniyi idam etmişti. Mahkâüm Brumariskiye bir hayli zahmet vermişti. Yorgun ar- n bir birahaneye girerek bir iki ira içip dinlenmek İstemişti. Bir gazeteci ile ahbap oldu. Biraz gururlanmak için, biraz da alko- lün tesirile iki kadeh arkadaşı bir hayli konuştular. Brumariski gazeteciye bir hayli macera an- İattı. Bu arada, resmi vazifesinin cazibesine kapılarak kendisine birçok kadınların aşk ilân ettik- lerini söyledi ve daha buna ben- zer birçok boşboğazlıklarda bu- lundu. Gazeteci yemeden içmeden bötün —söylenenleri — gazetesine yazdı ve kıyametler koptu. Çek hükümeti, ağzını bu derece açık tutan resmi cellâdını derhal ar- letti. Brumariski beş parasız s0- kak ortasında kaldı. İlk iş olarak derhal kendisini teşhir eden gazeteci aleyhin dava ikame etti ve kazandı. Fakat bu Çok Okunan Bir Muharrirdir İngiliz Callâdı Con Ellis ge- | Sabık cellât Franç Brumariskı kazanış tamamen manevi bir 1a- fer oldu. Çünkü mahkeme, onum istediği tazminata hükmetmedi. Brumariski bir müddet — bek- ledi. Birçok maruf — insanlar için olduğu gibi bir sinema kum- panyasının çıkıp kendisini angaje edeceğini zannediyordu. Ümidi boşa çıktı, nihayet bir matbaac ile anlaştı, hatıratını sattı. Bu alış verişi yapan matbaa- gının işleri bozuk gidiyor, iflâı etmek Üzere bulunuyordu. Fakal Bsumariski'nin — eserleri, — ümit edilmedik bir ragbet — gördü. Matbaa — iflâstan — kurtulduktan başka sabık Celâl da yuvarlak bir servet kazandi. Şimdi o, Çekoslovakyanın en fazla okunar bir muharriri olmuştur. - İzmirde İncir Fiatleri Bir Aydın tesadiyesinde iİncir kurtlarını ayıran bir makine İzmir, (Husust) — Bir hafta- danberi İmzir incir pl yasasında | hissedilecek kadar kuvvetli bir hareket p göze — çarpmaktadır. Bundan evvel Aydından incirle- rimiz bakkında gönderdiğim mek- tuplarda yazdığım endişeli - satır- ları bu defa yazmıyacağım. Çün- kü mevsim ortalarında incirleri- mizin — satılmıyacağı — hakkında izhar — edilen — endişelerin - yer bulmadığı büyük bir memnuni> yetle görülmektedir. Aydın hinterlandının bu seneki fazla incir istihsalâtı zürram elin- den tamamen çıkmak Üzeredir. İyi mal incir piyasasında bir haf- tadanberi 3 kuruş bir terelfü kaydedilmiştir. İncir komisyon- cuları ne babasına olursa olsun iyi cins incirleri satin almakta vam ediyorlar, Mekteplerimizde — ve asker! müesselerimizde incir sarfedile- ceği haberleri incir piyasasının yükselmesinde başlıca amil ok- mi . Bundan başka buraya akse- den en ciddi heberler; Rusların da piyasamızdan incir satın ala- caklarını göstermektedir. Çiftçi- nin elinde mevcut â, $ mllyen burda ve paçal incirin »ugünler- de satılmasına İntizar « Silmek- tedir. Çiftçilerin elinden çıkan incirler peydersey İlwraç - edli- mektedir. Amerika Konsoloshanesi incir hanlarında bu wece ç& 'eği sıhhi tedbirleri takdir ecan Lir rapor — hazırlıyarak — hükümete göndermiştir. Bu rapor Üzezine Amerikaya sevkedeceğimiz incir- lerin tamamen kabul olunacağı tahmin edilmektedir. Eğer mevsim bidayetinden itibaren piyasaya — birden mal sevkedilmemiş — olsaydı; — fiatler fazla suküt etmezdi, Buna rağ- men Aydın çiftçileri satışlardan memnundur. — Adnap

Bu sayıdan diğer sayfalar: