1 Ağustos 1933 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10

1 Ağustos 1933 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

( H Kara e Kö pğk Gâvur Yürek Çetesi » Tefrika No. 76 Mehmede Birdenbire Saldırdı Gâvur Mehmet yıkıs&ıı zor kurtardı ve yatağina girerek horlamıya başladı Bu ocakta, parlak bir ateş yanı- yor, ateşin üstünde, büyük bir pota kaynıyordu. Uzun sakallı, pejmürde kıyafetli bir adam, ar- kasım dehliz tarafına dönmüş; muntazam fasılarlala ocağın körü- ğünü çekiyordu. Yerlere, büyüklü üçüklü birçok toprak potalar atılmıştı. Ters çevrilmiş olan bir sandığın üstünde, madeni bir takım külçeler parlıyordu. Bütün bun- lar, ayrı ayrı Gâvur Mehmedin nozarı dikkatini celbetti. Fakat.. Asıl onu meraktan çıldırtan bir şey vardı ki o da, göze görün- miyen bir yerden gelen ve munta- zam darbelerle inen bir çekiç hissi veren bir sesti. Gâvur Mehmet, merakına oka- dar mağlüp oldu ki, hemen içeri atılmak, o uzun ve perişan sakallı adamı yakalamak, ağzını tıkadık- tan sonra içerlere kadar dalmak his ve ihtiyaçlarına kapılıyordu. Birden bire bu hislerini durdurdu. ve kendi kendine sordu. —Sonra.. sonra ne yapacaksın, Gâvur Mehmet Efendi?... Haydi farzet ki, içeri girdim.. herşeyi gözlerimle gördüm. Aksi şeytan bu ya?.. Vur, tut; derken büyük bir arbede çıktı. Ben de, bu arbededen yakayı sıyırdım... Sonra?.. Bu herifler, derhâl işi anlayıp, bütün bu dü- zenleri bozmazlar mı?.. Belli bir- şey ki gelen bu ses, kalpazan- ların baskı makinesidir. Herkes rahat döşeklerinde horul horul oyurlarken, herifler burada şakır şakır para kesiyorlar. Bunun, anla- şılmıyacak - bir noktası yok Eyi- si mi; yine geldiğin gibi, yüzünün akile geri dön, Gâvur Mehmet Efendi. Gâvur Mehmet, kendi kendi- ne hitap ederken içinden bu mu- lâhazaları — geçirirken — o peri- şan kıyafetli ve sakallı adam, muntazam fasılalarla körüğü çekiyor. Keskin ve dalgalı bir alevin üs- tündeki büyük potada parlak bir maden kaymıyordu. Gâvür Mehmet, yavaş yavaş geri çekildi. Evvela mağarayı ve sonra köprüyü bir gölge gibi ses- sizce geçti. Yokuşları tırmandı. Barakaların yanıma vardı. O za- man, birdenbire iki geri sıçradı. Çünkü iri bir köpek, şid- detle havlıyarak üstüne saldırmış- tı.. Bu bir felâketti. Köpek sesi- ni işiten hırvatlar yataklarından fırlıyacaklar. Gâvur Mehmedi ya- kalıyacaklardı. Vaziyetini, hiç bir suretle izalr ve tefsire imkân yok- tu. Bu hayat ve memat dakika- sında, Gâvur Mehmedin aklına derhal bir hile geldi. sesini kalın- laştırdı. Kaba bir hırvatça ile: — Hay şeytan alsın seni: kö- poğlu, köpek... Daha hala adam tamımayı öğrenemedin. İşitenler de, düşman basmış Hadi.. hadi bakalım yerine.,. Köpek, mütemadiyen havlı- yor, ortalığı yaygaraya veriyordu. Barakaların ilerisinde, yol üstün- de bekliyen nöbetçiler, köpeğin sesini duymuşlardı. — Bunlardan bir tanesi bağırdı: — Kimdir 0?.. Gâvur Mehmet, - tereddütsüz cevap verdi. — Ben.. milo... Hayvanın havlamıya hakkı var... Yabancı misafirin kokusunu aldı. — Şimdi çıt işitse, şüpheleniyor. — Sen, ne geziyorsun, Milo?. srfümitği — İnsan, gece yarısı rahat döşeğinden kalkıp ta piyasa et- mezya.. Elbet işim vardı da kalktım, — geziniyorum. — gecen hayrolsun. — Hayrolsun! Milo, bu akşam beraber gel- dikleri hırvatlardan birinin adı idi. İsabet ki Gâvur Mehmedin aklında kalmıştı. Kaptanın kulübesine geldiğ zaman, kapıyı bıraktığı gibi ara hk buldu. Evvelâ, içeriyi dinledi., Kaptan, daha hâlâ geniş geniş nefes alarak uyuyor; horultusu, barakanın tavanını — sarsıyordu. Gâvur Mehmet, usullacık — içeri girdi. Bölmeyi geçti. Elindeki tabancayı duvara astı.:. - Sonra yerine gelerek sırt üstü uzandı. Vücudu yorgun, ve hırpalan- mıştı. Şaka, maka derken akşam bir hayli rakı içmişlerdi. İçkiye harikulâde mukavemet etmekle | beraber, buna biraz da heyecan karıştığı için, adeta gözleri ka- panıyordu. Güneş doğduğu zaman Güâ- vur Mehmet, henüz ; uyuyordu. Eğer, işe giden amelelerin rlâtüuü olmgı'uydı, ihtimalki îüı; müddet daha uyuyacaktı. Kaptan kalkmış, meydana çıkmış.. Kaba sesile amelelere nerelerde ne su- retle — çalışacaklarını — söylüyor, emirler veriyordu. Gâvur Meh- met yavaş yavaş doğruldu, otur- du. Tabakasını açarak bir siga- ra sardı. Düşünmeye bıâı- dı. Fakat aradan çok geçmeden kaptan Mihalaviç, ya- nında Moskoviç olduğu halde içeri girdi. Sabah — selâmlarını karşıladıktan — sonra, — Moskoviç Gâvur Mehmede dedi ki: — Davut ağa.. Kaptan, yu- karı taş ocaklarına gidecek. Bel- ki senin de işin vardır, gitmek istersin. Son defa seninle konuş- mak istiyor. Gâvur Mehmet cevap verdi: — Pekâlâ olur. Ben de zaten gitmek istiyorum. Kaptanın ba- na söyliyeceği var mı?. Moskoviçin — tercümanlığı - ile, Kaptanla Gâvur Mehmedin ara- sında şu mükâleme başlamıştı. — Yarın değil, öbür gün mü?... Bu mümkün değil... Çünkü © gün İstanbulda yedi sekiz kişi asılacak.. onların seyrine gide- ceğim. Kaptan taaccüple sordu: — Yedi Sekiz kişi mi?... Bun- lar kim acaba?.. — Kim olacaklar?.. Hani şu Kara Yürek çetesi midir, nedir.. birçok İtalyanlar tutulmuştu. On- lar asılacakmış. Kaptan, adet4 bir zenberekle müteharrik yay gibi yerinden sıçradı: — Bu, mümkün değildir. İşte bir yanlışlık var. Diye bağırdı. Gâvur Mehmet, işi yine saflığa vurdu. — Nasıl olur, canım. Ben bu- nu asıl yerinden haber aldm. — Hayır, mümkün olamaz. Çünkü onlar ecnebidir. Kabahat- leri nekadar büyük olsa, yine bu- rada onları cezalandırmak kabil- olmaz. Olsa, olsa, memleketlerine gönderirler. Orada — muhakeme ederler, orada cezalarını verirler, ( Arkası yar ) e M SA e BREP OUU N — Bu resim Karıma hiç bem- zemiyor !.. — Ne çıkar benzemiş olsa bile, on sene sonra yine benze- miyecek değil mi?.. .. a 5 Yüksek Mühendis Mektebine Nasıl Girilir Yüksek mühendis mektebinin kayt muamelesi eylülde başlar ve 22 eylülde nihayet bulur. Lise mezunu olmak şarttır. Leyli mec- cani olmak - isteyenlerin, kaydın sonuncu gününden evvel mektep- te bulunmaları doldurmaları ve mektebin dok- torları tarafından muayene edil- meleri lâzımdır. Ancak bu sı- retle leyli meccanilik müsabaka- sına girilir. 22 eylüle kadar mü- racaat etmeyenler kayt haklarını kaybederler. Meccanilik imtihanı riyaziye, fizik, kimya ve türkçe- den tahriri olarak yapılır. Mek- tebin birinci sınıfına alınan tale- be umumi imtihanda muvaffak olamazsa leyli meccanilik hakk- m kaybederler. Ecnebi talebe- ler ancak heyeti vekile kararile kabul olunurlar. Meccani leyli olarak mektep- te ikmali tahsil eden talebe be- her sene için iki sene hizmeti mecburiyeye — tabi tutulur. Bu hususta talebe bir teahhüt se- nedi vermeye mecburdur. Darlşşafakaya Girmek İçin Gedikpaşada A. B. imzalı mek- tup sahibine: Darüşşafakaya girmek isteyen talebenin anasız babasız, yahut babasız olması ve ilkmekteplerin ancak dördüncü sınıfına geçmiş bulunması şarttır. Kayt müddeti 15 temmuzla 15 ağustos arasında de- vam eder. Kaydolmak ve müsa baka imtihanlarına girmek için nüfus cüzdamı, mektep karnesi, tasdikli mektep vesikası, sıhhat raporu vesika fotoğrahı getiri- melidir. Halkalı Ziraat Mektebi Balıkesirde çiftçi Atıl - Beye: Çocuğunuzu — Halkah Ziraat Mektebine veriniz. Bu mektep, lise derecesinde bir meslek mek- tebidir. Halkalı Ziraat Mektebine girmek için şu Şartları haiz ol- mak lâzımdır: Ortamektep mezunu olmak. Yaşı 19 dan yukarı bulunmamak. Arazi sahibi çiftçi evlâdı olmak. Hüsnühal sahibi, Türk tebaası ve sıhhatli olmak. * Aksarayda Nadide Hamma: Çocuğunuzun bir mektepten ziyade gününü hoş geçirecek bir yere ihtiyacı olduğu anlaşılı- yor. Düşünceniz doğrudur. — İsrar ediniz ve çocuğun havai arzusuna ram olmayınız. Mektepçi öi ae B a dühül / kâğıdını | Y3 Dört Şehri Zaptettiler Yeni Türk Hükümet Teessüs Edebilecek Mi? ” bğe Si Orta —Aıyudan bir manzara İngiliz gazetelerinin neşriya- fına ımanılırsa, bir müddet evvel Türkistan Türkleri arasında Çin idaresi aleyhinde başlayan kıyam Türk Hani kabileleri tarafından Kâşkırda yeni bir hükümet ku- rulması ile neticelenmiştir. Bu dakikada kıyam hareketi olduk- ça genişlemiş bir vaziyettedir. Çinin Şarki Türkistana tayin et- tiği muhafızları da - istiklâlciler tarafına geçmişlerdir. Son posta ile gelen haberle- re göre, bu kıyam Orta Asyada oldukça geniş bir alaka uyandır- mıştır. Türkistan içlerinde bu- lman birçok kabile mücahitleri bu kıyama iştirak etmek üzere, parça parçâ Kâşkıra gelmek- tedirler. Yeni mahalli hükümet reisi seçilen Timur Şah Han, ehemmi- yetli bir kuvvetle Şarki Türkistan hudutlarına saldırmış) ve birçok yerleri işgal altına almıştır. Bundan başka istiklâl için çarpışan 13 milyon halk, tamami- le mücadele halinde bulunmakta- dır. Taymis gazetesinin verdiği malümata göre, Türk kabilesi reislerinden Hoca Niyaz, mühim bir kuvvetle “ Hami ,, ye, “ Tur- fan,, a ve “ Hoçağ , a hücum ederek bu üç şehri de Çinliler- den zaptetmiştir. Bundan başka — ehemmiyetli mevki tutan Çin müslümanlari, Doğanlar “Karaşehri,, ele geçir- mişlerdir. Kâşkırdan yukarı “Torumçu,, ya ve Yarkent aşağılarına doğru bütün şarki Türkistanda büyük bir faaliyet vardır. Çinlilere sadık kalmak istiyen bazı Türk kabile- leri silâhlarından tecrit edilmiye başlanmıştır. Ezcümle Bükon ile “ Üçtur- fan,, arasındaki Doğanlar Türk- ler tarafından büyük bir tazyika uğramışlar, istiklâl mücahedesine iştirakten çekinen birçok kabile- ler inzibat altına alınmışlardır. Son defa Şarki — Türkistan şehirlerinden Salfoya giren ve şehri zaptederek vali nasbedilen bir Türk kumandanı Çin valisini una dizdirmiştir. Mücahede bu şekilde devam ettiği takdirde Çinliler yeni Kâş- kır Türk hükümetini resmen ta- nımak mecburiyetinde kalacak- ları zannedilmektedir. ) 'İ'ürkiye Ziraat Bankasından: Ziraat Bankası müfettiş namzetliği için 14 Ağustos 933 pazartesi günü sabahı saat dokuzda Ankara ve İstanbul Ziraat bankalarında bir imtihan açılacaktır. İmtihan neticesinde muvaffakiyet ihraz edenlerden “ 6 ,, müfettiş namzedi alınacaklır. Müsabakaya iştirak edeceklerin “ Mülkiye ,, veya “ Yüksek İktısat ve Ticaret » mektebinden ve yahut Hukuk Fakültesinden mezun olmaları lâzımdır. Müfettiş namzetlerine * 140 ,, lira maaş verilir. İmtihan programına ve sair şartları havi matbualar: Ankara, İstanbul, ve İzmir Ziraat bankalarından tedarik edilebilir. Talipler bu matbuada yazılı vesikaları bir mektupla beraber Ankarada Ziraat Bankası teftiş hey'eti müdürlüğüne nihayet 10/8/933 günü akşamına kadar göndermek veya bizzat vermek suretile muracaat etmiş bulunmalıdırlar. - (3211) « İnhisarlar Umum Müdür lüğünden: Biri Eskişehir'de ve değeri Aydında yaptırılacak iki baş Müdü- riyet binasının inşaatı aşağıda gösterilen şerait dairesinde kapalı zarf usulile münakasaya konulmuştur. ş Bu iki binadan birine ve yahut her ikisine talip olanların bu kabil mebaniyi evvelce yapmış ve Ticaret Odalarından birinde mu- kayyet bulunmuş olduklarına ve yahut inşahatın hitamına kadar bir Mühendis veya Mimar daimi surette iş başında bulunduracakla- rına dair Noterlikçe musaddak bir teahhütname vermeleri lâzımdır. Bu şeraiti haiz bulunan taliplerin Aydın Baş Müdüriyeti bina- sına ait teklif mektuplarını nihayet “16/8/933,, çarşamba ve Eski- şehir Baş Müdüriyet binası hakkındaki teklifnamelerini de *21/8/933,, pazartesi günü saat “ 15 ,, ön beşe kadar “ *4 7,5,, teminatlarile beraber Galata'da Alım Satım Komisyonuna tevdi etmeleri lâzımdır. Talipler bu iki binadan herbirine ait keşifname, plân, feuni / şartname ve projeyi “ S ,, lira mukabilinde komisyondan alabilirler * MAT ., « ü ei d e İÜÜK l eli SÜĞ eli d ddi Ü KDUT ĞR ae

Bu sayıdan diğer sayfalar: