14 Aralık 1934 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6

14 Aralık 1934 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Dünya Hâdiseleri Nevgork Polisi Usul Değiştiriyor Nevyork şehrinin polis müdürü Sabıkalının memleketi sabıka- hların — şerrinden kurtarmak — için çok şiddetli ted- birler almıştır. Bu tedbirlerin ba- gada zabıtanın elize geçen sabı- kalı ve şübheli kimselere mükem- mel bir sopa çekilmesi vardır. Amerika haydutları kötekten pek yıldıkları cihetle zabılanın eline düşmektense şehri terket- meyi mürcccah bulacakları tah- min edilmektedir. * Amuih demiryolları kum- | panyalarının birçoğu bu- gün kullanılmakta olan vasati 90 ki- Ti lometre ticari sür'a- ür'at rekoru| ti arttırmıya ka- rar — vermişler ve bu — mak- satla yeni tip İlokomotif yap- tırtmışlardır. Bu — lokemetifle- rin her zaman kolaylıkla yapab- lecekleri vasati sür'at 145 kilo- metredir. Amerika demiryolu kumpan- yaları, birkısım halkın istirahatini tercih edeceği ve bu sür'ati de kâfl bulacağı — mülâhazasile bu sayede otobüs ve tayyare reka- betine karşı koyabilecekleri Umi- dindedirler. * Pını.ı gszeteleri bir Fransız muharririsin zarif bir ha- Bir Fransız| ©* cevablığım an- muharriri- | 'Styorlar. Bu mu- h harrir Parise git- nin hazır mek Üzere (Di- cevablığı. jon) — şehrinden tirene — binmiş, — girdiği — va- gönda yalnız bir kadın otu- ruyormuş, ve bu kadın da o ke- dar parıltıcı, o kadar fevkalâde bir güzelliğe malikmiş ki, muhar- ririn gözleri kadının yüzüne dikili kalmış. Bir dakika, üç dakika, beş dakika kadın — sabretmiş, fakat nihayet bu saplanıp kalan bakışın altında sıkılarak: Fakat neden bana bu kadar dikkatle bakıyorsunuz? diye çıkışmış. Muharririn bu tekdire verdiği cevab şudur: — Efendim, siz okadar müs- tesna bir güzelliğe maliksiniz ki, sizi görüb de bakmıyan erkeğin mutlaka bir kasdı olmak lâzımdır. * Çıkcılovılıyııııı maruf ku- lüplerinden Flavya'nın Pragdaki stadyo- ııuu'dı ıçıııleıydı bir. futbol maçı yapılmış, zayıf tribünlerden biri göçmüştür. Bu tribünde (150) kişi vardı. Bunlardan ellisi yara- lanmıştır. İçlerinden altısının yara- ları ağırdır. BANKA KOMERÇiYALE iTALYANA İliyet Yakçesi e' “380'000:000 Merkezi idare: MILANO İtalyamın bı;lıcı şehirlarinde ŞUBELER İngiltere, İsviçre, Avusturya, Maca- ristan, Çekoslovakya, Yügoslavyu, Lehistan, Romanya, Bulgarista: y Mısır, Amerika Cemahiri Mü:'hld!:, Brezilya, Şili, Uruguay, Arjuntin, Peru, Ekvatör ve Kolumbiyada Afilyasyonlar ISTANBUL ŞUBE MERKEZI Galata Voyvoda caddeni Karaköy Palas ( Telef, 2841 /2/3/4/5 ) Şehir dahilindeki acenteler: İstanhalda: Alalemciyan hanında Telel. 2821. Beyoğlunda: İstiklâl caddesi Telef. 1046.Kampiyo dairesi Borsada Telef. 1718. İZMİRDE ŞUBE Bunu Söyliyen Ada Diplomattı Da.. N <e er Kuyucu Murad Paşa, kan Içinde hüküm yürüten yaman bir adamdı, Yüz binden fazla kelle kesmiş ve Osmanlı tahtını bu süretle ağır bir sarsıntıdan kur- tarmıya savaşmıştır. Onun yaptığı işlerin doğruluğunu veya eğriliğini bu sötunlarda süzgeçten geçire- cek değiliz, çüönkü yeri değildir. Ancak Kuyucunun bütüu Osmanlı tarihinde tek sayılacak bir vezir olduğunu — söylemekte - tereddüd olunamaz. Bu adam usta bir diplomattı da. Duygularını saklamakta eşsizdi, En kızgin demlerinde gülmeği ve kahkahalarla gülünecek bir sırada surat asmayı pek güzel becerirdi, işte bu ustalığından ötürü, uzun yıllar — kendini — kıskandırtmadı, | Sağdrazammlarıu dolabına düşmek- ktöz wzek — kuldı ve bizzat sadra- zamk olmak yolunu buldu, O mervkle gelinceye kadar herkes onu yarı abdal, parasız ve derviş meşrebli bir adam sanırdı. Çünkü öyle görünürdü. Yalnız harb işlerinde pek cesur davran- dığı için iyi Ün almıştı. Vali ve vezir olmuştu. Hemen her muhare- bede onu ileri sürerlerdi. Pek gözlü ve pek yürekli oluşundan istifade ederlerdi. Kendisini daima gözönünde tutturan bir sebeb de ihtiyarlığı ldi. Yaşı, doksamı aşmıştı. Bundan dolayı da istişare meclislerine — çağrılırdı. tek bir kimsenin onda yüksek bir cevher sezdiği yoktu. Hatta Macar sımırlarında yapılan bir savaş sırasında serdar olan rat, defterdarı yanına çağırarak şöyle bir tavsiyede bulunmuştu: — Murad Paşa yoksul bir kocadır. Ara sıra onü — gözet, harçlık ver. Ve Murad Paşanın — kâhyası bu emirden kuvvet alarak ödünç para İstemiye gelince Defterdar da şu sözleri söylemişdi: — Vezirlik züğürd İşi değil- dir. Senin bunak paşana sadaka vermekten usandık! Fakat bu doksan yaşını aşkın adam, umulmaz — bir tesadüfle sadrazam olunca bütün Osmanlı Ülkesini kana boyadı, on binlerce Insan öldürerek her tarafı sindirdi ve tahtın etrafında belirmiş olan zelzele — ihtimallerini — kökünden giderdi. Murad Paşa, devlet İdaresini cellâd satırına İstinat ettirerek korkunç bir tedbiş siyaseti gü- Yoksa; | derken vina dinlomat'ıöı elden POSTA — SON MA birakmıyordü, — içini ve içinde olanları sezdirmemekte — büyük bir maharet gösteriyordu. O geç- kin yaşına rağmen hayrete diğer bir faaliyet taşıyordu.. Yirmi dört saat at üzerinden İnmediği ve eşki ya kovaladığı görülüyordu. Bu uzun yörüyüşler sırasında bazan du- rur, cansız. bir cesed gibi at- tan yere düşerdi. Yanındakiler onun yorgunluğundan ölmek üzere bulunduğunu sanırlardı. Halbuki o, düşüb uzandığı yerde on, on beş dakikadan fazla kalmaz ve birdenbire canlanarak yirmi ya- şındaki gençlerden daha dirl bir vaziyette yine ata sıçrar ve yine santlerce dörtmnal yol alırdı. Bü- tün bu gidişlerde bir deri, bir kemik -« halinde olan lâğır vücu- dünü iple sımsıkı sardırmak âdeti idi. Yorgunluktan kemiklerinin dağılmamasını sanki bu suretle temin ederdi! İşte bu yaman adam, Kalen: deroğlu, Canbulatoğlu gibi her biri yirmişer, otuzar bin kişilik ordulara başbuğluk eden ve Anı- doluda yeni yeni devletler kurmak emelini besleyen Celâli kodaman- larını tepeledikten sonra İçelde derebeyliği tesis eden M: slu ça- hattti Baki Zabtiye, Çatalçeşme sokağı, 25 İSTANBUL srrmn Gazetemizd kan ve resimlerin bütün halları Oahfuz ve gözelemize aittir. ABONE FİATLARI * kurüştur. Gelen evrak geri verilmez. m— ı:ı'ıılyo:oılıını—. t M pull!ılı;vıı:ıpıl::adır.w“ | Posta kutusu 741 İstanbul Telgraf :Sonposta Tolefon :20: m Usta Bir Murad pağa kilim vuşla Aydın ve Saruhan tarafla- rında enikonu hükümet sürmeye koyulmuş olan Yusuf paşanın da kellelerini düşürmeği - tasarladı, kendilerile uzun bir muhabere kapısı açtı. Muslu da, Yusuf paşa da bunun asker çekib kendi üzer- hk ederek sahneye bakıyor. ve — kötü kötü gülüyordu lerine gelmesinden korktukları için bu muhabereye kıymet ve ehem- miyet veriyorlardı. Murad Paşa, hem acı, hem tatlı yazıyordu. Bir taraftan babaca ağız kullanıp onların başlarındaki kuvvetli devlete hizmet etmeleri icab edeceğini anladıyordu, bir taraftan da yok yere takındıkları Celâli adından kurtulmaya çalış- madıkları takdirde başlarına felâ- ket geleceğini ihtar ediyordu, Onun evirip çevirip ileri sür- düğü maksad, bu iki zorbayı Istan- bula getirmekti. Bu fikrini onlara kabul ettirmek için bin dereden su getirdi, andlar içti, yeminler içti ve nihayet kendilerini kan- dırdı. O devirlerde bir sadrara- mın sözünü ayak altına alabilece- ği, yemininden döneceği kolay kolay hatıra gelmezdi. Bununla beraber Muslu Çavuş ve Yusuf Paşa körkörüne ve uluorta Istan- bula gelmeyi kabul etmemişlerdi, mükemmel birer fırkanın başında oldukları halde geliyorlardı. Murad Paşa, Musluyu Istanbul- da beklemiye İlüzum görmedi, Zülfikar Paşa adlı birini onun- la dostlaştırdı ve bu — vasıta le bir gün kendini Konyada Me- ram bağlarında baskına uğrattı, öldürttü. Artık Yusuf Paşayı sü- kün ile bekliyordu. Aydın ve Saruhan vilâyetleri- nin pervasız Sultanı Yusuf Paşa, Üsküdarda Murad Paşa ile bu- luştu. Babaca İiltifat gördü, bir tarafa çadırlarını kurdu, gece ve gündüz ziyafetlere çağırılmakla vakit geçirmiye başladı. Yusuf Paşa, ihtiyar sadrazama candan bağlanmıştı. Onun bu kadar nazik, bu kadar doğru özlü ve babacan olduğunu ev- evvelce takdir. edemediğine ha- yıflanıyordu. Fakat gözlü de kendi yurdunda, melikâne saydığı yer- lerde idi, Ikidebir Murad Paşadan avdet için ruhsat İstiyordu., o da Hünkâr ile kendini görüştürmek istediğini söyleyerek işi savsak- hyordu. Ihtiyar vezir, Yusufun kuvvet- lerini hiç sezdirmeden bir çermber perdenin ucunu ara- İ Resminizi Bize Gönderinli ğ g Size Tabiatınızı Söyliyelim| Resminizi kupon İle — gönderinik Kupon diğer sayfamızdacır. 18 İzmir: | Fi İnce duygulu ve vurludur. — Kendil kolaylıkla — sevdil sokulur. Çok ahp olabilir. Kadın ve gi bahsine — yabi kalmak istemez. E »e ve eğyasını eyi temiz — kullanın bilir. - 16 İpsala Edib: Güzü açık, duygusu uyanıktır. Elinden iş gelir, Çetin — işlerle uğraşmaktan sıkılmaz. İnadı sever, başkala- rint kolaylıkla uymaz. Katasına koyduğu şeyi yapmak İster. a 12 Antep; Tevfik; Saymasını diği kadar da masını ve kendidil #ehemmiyet verilmetii ister, nizam ve zam usul ve — kald rine yabancı kalnı Etrafına karşı ve alâkasız davr maz, önayak olmak haksızlıkları nit oldi Bu merellere bildirmek hususunda zimgelen fedakârlıkları esirgemez, kendisini kolaylıkla ezdirmez. İstanbul D. H-. ( Resminin dercini lstemiyor ) Söylediğini yapar, yaptığını söyl gizli kapaklı iş görmesini bilmez. dışı bir gibidir. Bu halleri çok defa V ise de bazan zararlı da olabilir. daşları tarafından kolaylıkla kızdırılır. Ankara M. V. aü (Resminla derelol Hetemiyor) Sevimliliği dorhal göze çarpar. Bu! kafasının, duygusunun İnceliği de kal hraa, kargısındakinin göznünde yer mak işten değildir. İyi giyinmek, sö”| lenmek sanatini bilir. Güzelliği, benliğ için söz söylenmesine katlanamaz. içine aldırdıktan sonra bir g seher vakti ona haber yollad sabah kahvesi içmek Üzere g! mesini rica etti. Yuzuf P Vezirin adamile beraber Sadrıi zamın otağına geldi, Vezir dini güleryüzle karşıladı. —Behey oğul, dedi. Sana ın habbetimi bilirsin. Sensiz | içmeyi dahi istemiyorum. G çadır. ardına geçelim, başbaş? kalalım, can cana konuşalı: Geleni komasınlar, Otağın ardına girdikten so uşaklar kahvaltı — getirmişlerd Fakat vezir ile misafiri, ofi “başına geçmeden içeri kapıcıl kâhyası girdi, Avlonya Beyi seyin Beyin — huzura — çıkm istediğini söyledi. Murad Paşdı canı — sıkılmış — gibi — davrandı — Ne temaşadır, bir vakii olmaz ki kendi sefamızda olalınt Diye hayıflandı ve Yusul Paşadan müsaade diledi: — Ben dışarı çıkayım, #f buyurun, çorba için! Şimdi Ömer kethüda, Sari Hüseyin Ağa, Muhzir — Ağtı Hafız Acem Mehmed, Yusuf Paşf ile beraber sofraya oturmuşlardı! Büyük çini tabaklar içinde ortay$ konulan paçaya el sunmak üzert bulunuyorlardı. Çeşnigirler yası Ali Bey, hemen: | Yusuf paşanın ensesine yapışt!ı kavuğunu kaldırdı, kuvvetli bi/ çeşnigir yapışıb onu yere ya! Ellerini sımsıkı tuttüu, — öbü Üşüştü, bir lâbzada kudretli dert” beyinin başı bedeninden ayrıldı. Murad paşa, kilim perdenli ucunu aralık ederek sahneye kıyor ve kötü kötü ınllyoı:u- M. ğ

Bu sayıdan diğer sayfalar: