7 Haziran 1935 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10

7 Haziran 1935 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Tefrika No: 47 Pragdan derhal şu dıklk_at_lı defolup giderlerse kendileri için çok hayırlı olur. Maamafih beş dakikaya kadar Mis Wyatt sağ salim bulunduğunu ve urb'ııt bırakıldığını haber alırsam - size yarım saat daha mühlet vîrebk lirim. Fakat kızcağız daha ziyade elinizde kalırsa... « 'Telefondan gelen 506 #özünü kesti : — “Fakat bunları bize söyle- sefirin miye hacı K kız bizim elimizde değil ki L. Biz de zaten onu kurtarmak istiyoruz. Size temin rica ettiğim gibi va derseniz...,, — “Bunlar boş lâf... Beyhude vakit kaybetmeyiniz. Benim tara- fımdan Müller'e söyleyiniz. Çevir- diğl entrikalara, tertip ıtıiğ'ı'sfıt— kast plânlarına metelik verdiğim yok. Fakat şu gırada, hiç hık_v_ı salâhiyeti olmadan bir Ingiliz kadınını cebren mevkuf tutuyor demektir. Iyi bils'in ki artık ona Avrupada saklanabi eceği birtek | delik bırakmamak - için elimden geleni acağım.,, Diğeri yine ilirazında devam ediyordu : — “Fakat size temindenberl — göylüyorum... Genç — kız bizim — elimizde değil ki! ,, ç — “Ben de size söylüyorum ki, boş lâfla vakıt geçiriyorsunuz. Halbuki şu sırada her - saniye sizin için mühimdir. Eğer beş dakikaya kadar Mis Wyatt tele- fona gelip te serbest olduğunu bizzat söylemezse, — karışmam.. Lütfen bunu bir daha ihtar et- meme hacet bırakmayınız.,, Sefir telefonu hızla kapattı ve Laurence'e dönerek : — “Böyle gşantaj yapanlara, böyle muamele edilir. Telefonu daha evvel kapatacaktım amma polise biraz — vakit kazandırmak istedim.,, Dedi. Cebinden saati çıkardı, masa- mın Üzerine koydu. — “Saat tam dördü çeyrek geçiyor. Onlara beş dakika müh-« let verir, soüra po'lse telefon ederiz. ,, — “Mis Wyatt'yı salıverirler- mi dersiniz ? . — “ Orasımı Allah bilir; ben en İyi çareye baş vurdum zan- nediyorum. Boliviya da iken böyle şantajlara çok rastgeldim. Az buçuk tereddüt veya korkaklık gösterdin mi felâkett ; — " Acaba hakikaten kızca- gaz tehlikede midir ? Burada böyle eli kolu bağlı gibi durmak. — * Daha bir iki dakikamız vâr...... Bari birisini gönder de etomobilini getirsinler. ,, Laurence, boş durmaktan kur- tulduğuna sevindi. Derin bir ne- — fes aldı ve odadan çıktı. Tam bu sırada, yandaki odanın kapısını açarak Caresse girdi : — “ Alfedersiniz.... Laurence- yi burada zannetmiştim. Perdita fazla gecikti... Meraktan çatlıyo- rum..... Gideli tam Üç saat oldu,, dedi. Sefir: — “Evet, bir tuzağa düşmüş galiba, biz de şimdi haber aldık,, et yok efendim.. Genç | dedi ve meseleyi kısaca anlattı. odaya girdi. Caresse: — “Fakat ©o kâğıdın kendile- rine iade edildiğini ve artık kor- kacak bir şey kalmadığını zan- ediyordum...,, Dedi. — “Hörhalde bir suretini ve bunu iyi kötü hâl ettiğimizden şüphelenmişlerdir? — “Fakat nasıl haber alır- lar?.... Ha.... Şimdi aklıma geldi... Kabahat mister Cunningha! | Dün gece odaya — gir za- | man madam Janda gözlerini, ku- laklarını dört açmıştı.... Hiç şüp- he yok... O madam Janda olacak haber vermiştir,,. Sir Geoffrey kaşlarını kaldırdı: — “Madam Janda mı ?,, dedi, Çekoslovakya hava nazırının | karısı hiç böyle bir şey yapar: mıydı? Fakat — Laurence'dede aynı şüphe uyanmıştı: — “Benim de birdenbire Zita Janda aklıma gelmişti. Ondan başka bu haberi kim yetiştire- bilir? Zaten Janda ile evleneli daha üç ay oldu. Ondan evvel Macar olduğunu da unutmayalım. Hem Janda ile evlenmekteki mak- sadı neydi? Allah bilir... Ben onun Selir sözünü bitirirken Laurence de alakoyduğumuzu haber almışlardır 7-6- 1935 gibl usta bir yalancıya daha tesadüf etmedim... Sir Geoffrey, Hava Nazırının derhal ikaz edimesini söyledi, fakat ellerinde, gösterebilecek bir delil yoktu kil.. Perdita avdet edince veyahut ederse, belki de daha fazla bir şeyler öğrenebilirlerdi; fakat ve- rilen beş dakikalık mühlet bitmiş, telefon henüz çalmamıştı. * Garesse dayanamadı: — “Heriflere telefon edip te, bildik'erimizi — söylemiyeceğimizi vadetsek ne çıkar?,, Diye sordu. (Arkası var) 500 Liralık Müsabakamız Okuyucularım'z arasında açtığı- miz (500) Vralık —müsabaka bitti. ve ku müssbakaya — ait (30) uncu son kuüponu — neş« rettik. İstanbulca ve dışarıda bulu- nan okuyucularımızın yarınkl - (7) Haziran cunaya kadar vakitleri vardır. O zamana kadır bize neş- retliğimiz şartlar dahilinde cevap- lanını — gönderme'ldirler, Zarfların Üzerine “müsabaka memurluğuna, kaydı konacaktır. Yarınki (7) H - zirandan sonra gelecek cevaplar kale alınmayacak ve netice (12) Haziranda Vüân edilecektir. b Bu Adam Küçük Yavrulara Fena Muamele Amerika zabıtası, Nevyorkata çok feci bir ittiham ile bir sey- yar satıcıyı tevkif etmiştir. Bu adamın ismi Frent — Lokparttır. Bu adam birtakım sun'i kelebek- ler yaparak satıyor ve böylece hayatını kazanıp gidiyordu. Fa- kat bu adamın dolaştığı mahal- lelerde sık sik çocuk kayıpları vukubulması, zabıtanın şüpheleri- ni üzerine çekmekten de hâli kal- mıyordu. Nihayet geçen gün son defa olarak Maji Griffit isminde on yaşında küçük bir kız hiçbir iz bırakmadan kaybolmuş, sıkı bir araştırmadan sonra cesedi ele geçmiştir. Küçük kızcağız bo- gulmak suretile öldürülmüş, öl- dürülmeden evvel de çok fena muameleye uğramıştır. — Bunun Üzerine tahkikat sıklaştırılmış ve yavrucuğun en son defa seyyar satıcı ile görüldüğü — meydana çıkarılmıştır. Bunun üzerine satı cı tevkif edilmiştir. Hâdiseyi ha- ber alan halk herifi Hinç etmek istemişse de zabıta güçlükle kur- tarabilmiştir. Mamafih halk yılmamış gece- leyin caninin makledildiği Ste- vertport kasabasının hapishane- sine hücum ederek kapıları kırmış, herifi hapisten çıkarmış ve boynuna bir ip geçirerek bir ağaca asınışlardır. Etmekle Öldürmekle Suçlu Ve Sonra İdi Mağji Griföt ve katili kınındz—ı_ğr“ Nevyork Ya Seyyar Satıcı Linç Edildi Hazlran 7 İngiliz - İtalyaîîatışmaiı Kızıştı Roma Gazeteleri Adam- akıllı Kafa Tutuyor Diyorlar Ki: İngiltere Her Devletin Hakkını Tanımak Mecburiyetindedir Roma, 6 (A. A.) — Italyan - Habeş ihtilâfi etrafında İngiliz ve Halyan gazeteleri arasındaki ka- lem! şı gitgide — şiddetlen. mektedir. *Lavaro — Façista,, diyor ki: “-Ingilizlerin gazetesi Italyaya | karşı olan durumları, İtalyanın Afrikada beğenilmiyen bir komşu olabileceği ve Hindistan yolu üzerinde sıkıcı bir kontrol yapa- bileceği korkusundan ileri gel- mektedir. — Şaşılacak şeydir. ki, Ingiltere, Habeşistana özgen ve medenileşmeye ihtiyacı olmıyan bir ulus olarak baktığı halde çok eski bir medeniyeti olan Hint ulusu Ingilterenin kontroluna muhtaç bulunuyor.,, Giornale d'italia, İngilir ga- zetelerinin İtalyanın işlerine karış- maya hakları olmadığını yazarak diyor ki: “İngilttere ya normal arsıulusal münasebetlerde her devlete tanı- nan haklarla iktifa edecek, ya- hut da İtalyaya karşı Habeşis- tanla birleştiğini açıkça söyleye- cektir. Bu takdirde Ise ulus'arın uyum İçinde yaşamaları amacını . n Ciddi (Baştarafi 1 inci yüzde) man saat 10,30 du. Çocuklarım ve eşim uyumuşlardı. Annem de karşımızdaki — komşuya gitmişti. Yemeğimi yedim, gazetemi oku- miya başladım. Saat 11 buçuğu | vurdüktan biraz sonra kapı ça- lndı. Annemin geldiğini sandım, bizzat kendim giderek — kapıyı açtım, fakat açmamla, haykırmam bir oldu. Gelen annem değild. Birkaç gündenberi: — Hem Başmüdürü, hem de Idbalât Gümrüğü Müdürünü öl- düreceğim diye söylenip durduğunu işittiğim hamal Şükrü oğlu Ahmetti. Ben kapıyı açar açmaz etrafa leş gibi rakı kokusu yayan bir haykırışla: — Öldüreceğim senil dedi, bu gece — buradan ikimizden — biri temizlenecek. Bir Mucize Beni Kurtardı Bu, öyle bir haykırıştı ki karşı- kl evde olturan annem de, evin Ost katında uyuyan eşim de, uya- nık olan bütün komşular da duy- muşlar ve titremişlerdi. Hep bizim olduğumurz yere koştular. Bütün bu İşler göz açıp kapayın- caya kadar oluyordu. Ahmet korkunç ve bir dev kadar büyük cüssesi İle Gzerime atıldı. Ve gırtlağıma — sarıld. Bir mucize beni kurtardı, benim cılız. — vücu- düm hamal Ahmedin savletine dayanamadı, sarsıldım. Bu sar- sılış çok — sarhoş olan Ahm- edin — muvazenesini kaybet- mesine sebep oldu, koca vücu- dile ve olanca hızile methale ye kıldi ve buradan kalkması xor oldu. Yetişen komşu — kadınlarını Bavaşa hazır Habeş - süvarileri değil, fakat yalnız kendi menfaat- lerini güttüğünü itiraf etmellidir. Kendi dünya — imparatorluğunu meşru ve gayrimeşru bütün vası- talarla kuran İngiltere şimdi müs- temlekelerini İdare edebilmek için rahata muhtaç olduğunu görerek Steki devletleri hareketsiz bırak- mak İstiyor.,, ITdhalât Ğ_ü;ırüğü Müdürü Tabsin Fazıl Bir Tehlike Atlattı bir odaya kapadılar. Bu arada kain — biraderim — koşa — koşa karakola gitmişti. Ahmet güç be- la yerinden kalkıpta beni göre- meyince methalin — karşısındaki salona saldırmış, beni aramaya başlamış, bu aradada en ağın alınmaz küfürler ve en korkunç tehdi.tler savurarak — etrafı kasıp kavurmuştu. Bu adamın elinden sağ — kurtulamıyacağımı kestiren annemle eşim düşüp bayılmışlar, komşu kadınlar odalara saklan- mışlardı. Aradan çok uzun bir zaman geçmeden polis geldi ve bir hayli mücadeleden sonra Ah- medi evden çıkarmağa muvaffak oldu. Hamal Ahmet Kimdir ? Hamal Ahmet önce Saraybur« nu bölüğünde çalışıyordu. Hamal teşkilâtı bize bağirdır. Evvelce bunlar gelişi güzel bir sistemle idare olunuyorlarmış, ben bunları zaptırapt altına aldım. Her hafta Beretlerini çift bordro ve mak- buzla alıyorlar. Hamal Ahmet çalışmaz, yumruğu kuvvetile pay alır bir adamdır. Bu, yetmiyormuş gibi hergün para almak istemiş, hamalbaşıyı döğmüş ve mahke- meye verilmiştir. Ceza olarak ta Galata gümrüğüne nakledilmiştir. Iki aydanberi orada - çalışmakta, fakat tekrar Sarayburnuna nakli için uğraşmakta idi. Benim evimi bilmezdi. Ben buradan çıktığım zaman bir gün beni takip elmiş, evimi öğrenmiş, o gece de beni burada beklemiş, — çıkmadığımı görünce gidip tekrar İçmiş ve otomobile atlayıp evime kadar gelmiş. matindaarn baran SÜ MER Sinomasında GARP CEPHESİNDE KANLI HÜCUMLAR Mevsimin en büyük barp filmi. Ayrıca : NiÇiN SEVDiM? Büyük ve mükemmel Fransız komnedisi Yaz fiyatları : 20- 25 - 30 kuruş

Bu sayıdan diğer sayfalar: