15 Temmuz 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 11

15 Temmuz 1937 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 11
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

15 Temmuz — SON POSTA Sayfa 11 — Piyasada bolluk ve hareket Yeni ithalât rejimi tatbik sahasına girdi İş (Bastarafı 1 inci sayfada) üğüne ve bütün vilâyetler gümrükleri- Be bildirilmiştir. 5 ırh:tâ'.ta wrş»s*i esasını kabul eden ye- dim, tatbik mevkiine — konulmakla Memleket ticaret hayatında büyük bir l Yolu açmaktadır. lmı hmrvıııme ile, memlekette mua- F ;yvuı olan bazı maddelerin gümrük BaR ıkı; tezyit edildiğini dünkü sayı - e Ydetmekle beraber bunların ne- len ığam olduğunu da yazmıştık: rüt üğü indirilen maddeler gümrük APanda bir çok maddelerin "nh_Arı-ımı de indirilmiştir. Bu me - l"ınıı:'-daı yelesi ve kuyruğunun 100 kilo- Üat ııı:umm 100 lira 40 liraya, boy- ft alınan 125 lira 75 liraya, gerge - 10 n üzüundan (ham) alınan 375 lira, Hltri:. ve fil, döniz aygırı, gergedan İetme kdıx_ıvıhmn 200 lira 100 İlraya, n"“h*mm ve çubuğundan alınan 100 İreclay 'lıyı. Bağadan (ham) alıman 270 Araya, kıymetli kuş tüyü (ziy- DEt tüvleri yle; Mitaya, Ti) nden alınan 2400 lira 1200 Hlraya, jelâtinden (her şekilde) ilkün î:â lira 10 liraya, yaş derilerden âlmen 9 lira 6 liraya ,kuru derilerden '*İhrd: lira 12 tiraya, tirişe ve şeflaf ve Huın #lınan 250 lira 150 liraya, derl 7000 * Mamulâtından alınan 9600 lira . 'AYA, deri elbise 1000 Hiradan 800 in D imaline mahsus postlardan e görmüş) alınan 1200 Lira 300 li- :::“jmlı Ve bunlardan başka diğer T Üzerinde de mühim. tenzilât Miştir, Sanayı, Pümuk ipliklerinde tenzilât Mizin inkişafı için pamuk ipli- ;'Win tenzilât ise çok mühim - lı:m"h pamuk ipliğinden alınan A 235 liraya, 6 numaralısından M3 lira 3,83 liraya, 8 numarasın- 28,75 lira 5,32 liraya, 10 nu- n alınan 28,75 lira 5,74 liraya, Gir, n dün ea0 Mumaralısından alınan 41 Tira ra ı,hy!_*- İömumaralısından alınan 41 Tira 14 gç YA 20 numarahsından alınan han 4 K liraya, 22 numaralısından alı- Gün ah © İZ66 liraya, 24 numaralısın- Miştiş, T 41 Jira 2042 liraya indiril - lira « h::uı::ğîdm alınan 62,3 Hira 30 liraya nııq.::: Maada kararnamenin tarihi ilâ- lunmıçı e 9 ay müddetle dokuması Yapan ÜN ve kamgarn sistemi — iplik Vıuı.ğ:_“ İplik fabrikaları için İktisat Yar ye ea tayin ve tesbit edeceği mik- x&,w:;k dahilinde A 1, A 2, A 2 po- lira ıüm,.ü' Birenlerin 100 kilosundan 1 Teşviki £ Tesmi alınacaktır. Gen Yünlü ŞAY kanunundan istifade e- 'ekâ) TMensucat fabrikaları için İkti- p ihin tayin ve teşbit edeceği Mü miki, Sit dahilinde olmak ve mec- Ti (650,000) kiloyu geçmemek e lıB 2,C1, ve C 2 pozisyonlarına "*lo_m 20,000 metreden, yani 20 işbu gğade incelikte yün iplikle- dan İtibar, U kararnamenin tarihi ilâ Sündan biç yadküz ay müddetle 100 kilo- “ra resi malınacaktır. 14 Memi listedeki eşya tesbi ı,:î:' Birmesi menedilen eşyayı Tame ile k Memnu listenin yeni karar- Bünu yukaı FMasının çok mühim oldu - Üi Girmesi kaydetmiştik. Şimdiye ka- mh:““"“ olan bu mevad, bu- Altı yüz kağırl memlekete — girecektir. ğ eme yakın olan bu maddele- ler Yazıyoruz: :;:: kasaplık ve av hayvanatı, kü- Vat ve et yt Jambon, salam gibi mo- ZATAtı, süt, kaymak, yo- yebati yağlar, mahlüt iç ;.ıı.n_).:. € balık yağları, balık yu- ten ve boynuzdan ma- Mamulâtı, ipekböceği to- er, ziynet tüyleri ve bun- Ve sair hay- ve koyun de- le, deri mamu- her nevi kuzu, Postları, yün ve ba, yün ci mnş::]':ı'ıhlâbe e azır e$ya, h .ı Ü. n ve , İpekt » SAYvani İpek, zi eşya, habubat, yeya LĞt ipek- kol lîîh unlar, kepek, ni- . leküvi sileç Çide Pekal - bulama, Deline Sİriş, meyva- eTi ezmel 'ez, meyva kon- » Sarımsak, me- lardar, (Öhzerli Van döküç üt eşya, didtüleri, yaş kuzu Tileri Köse lt (, le ve sun'i k (ayakkabı İ köse lâs, glikos, mamul şeker, helvalar, kav- rulmuş kahve, çikolatalar, sirkeler, zey- tin yağı, susam yağı, tahin, hindistan ce- vizi, pamuk yağı, Amerikan fıstığı yağı, araşit yağları, sabunlar, dövülmüş biber, kırmızı biber, karanfil, zencefil, kimyon, anason, saman, mazı, afyon, her nevi â- ğaçtan sandık mamulâtı, sepetçilik — ve mamulâtı, sargılık matbu ve resimli kâ- But, kesilmemiş ve kesilmiş yazı kâğıdı, tesim, sünger küğıdı, Türk lisanile yazıl- mış kitap ve mecmualar, ilânat, tüccar delterleri, kâğıt veya mukavvadan ma- mul eşya, ham pamuk, pamuk, kordelâ mamulâtı, pamuktan her nevi yelken, ça- dır, salıncak ve saire, pamuktan hazır eş- ya, sicim, ip, halat, her nevi ağ, lâstik, kauçuk her nevi ayakkabı, her nevi mer- mer, su kireci, tebeşir, kaolin, alçı ve çi- mento mamulâtı, kehribar mamulâtı, fa- satalı ayna, ve mağaza camları, demiryol- ları traversleri, dikenli demir telleri, adi demir çivi, karyola, somyalar, cevher ha- linde tutya, küreklik kayık, sandal ve emsali, duba (makineli olanlar), maden kömürü, linyit kömürü mumu, bazı kim- yevi müstahzarat, memba suları, oyun - caklar. İhtikâra meydan verilmiyecek Yeni kararname ile memleketimize her nevi eşya gireceğinden piyasada bir bol- luk baş güsterecektir. Bilhassa manifa- tura eşyası çoğalacak ve muhtelif cinsle- Fi bulunacaktır. Gümrük resmi zam gören eşyanın ma- Hiyet fiatı nazarı dikkate alınmış oldu - gundan İktisat Vekili Celâl Bayarın be- yanatında olduğu gibi bunların satışında zam yapılamıyacak ve ihtikâra meydan verilmiyecektir. Halen İstanbul gümrüğüne gelmiş an- trepolarda beklemekte olan 50 bin parça eşya mevcuttur. Bunlar da yeni karar - name mucibince müddet beklemeden he- men çekilecektir. Büu suretle piyasada &- ni bir bolluk ta hâsıl olacaktır. Ahdi muahedeler Ahdi ticaret muahedeleri hakkında da kararnamede kayıtlar vardır. Kararname bunlar bakkında 9 ay sonra muteber ola- caktır. 'Türk - Sovyet Rusya ve Türk « Fransız, Türk - Macar anlaşmaları da bugünden Hibaren tatbik edilecektir. İngiltere tekliflerini Bildirdi (Boştarafı 1 inci sayfada) ne arzedilen ve önümüzdeki cuma günü yapılacak toplantıda müzakere edilecek olan bu yeni plânın ana hatları şunlar - dır; 1 — İspanyanın kara hudutlarındaki bitaraf müşahidler tarafından — yapılan kontrolün ipkası, 2 — Deniz kontrolünün kaldırılması. 3 — Lâğverilen bu kontrola muakbil, bütün İspanyol limanlarında bitaraf mü- şahidlerin ikamesi. 4 — Franko hükümetinin, deniz üstün- de muharip olarak tanılması. Ancak bu tanıma keyfiyeti, ecnebi gönüllülerin ge- ri alınması şartile mukayyettir. Bu bususların mahallinde tatbiki ve müarız taraflarla müzakeresi için ayrıca bir komisyonun İspanyaya gönderilmesi de, yeni plânda derpiş edilmektedir. General Frankonun denizde muhabip olarak tanılması için ayrıca bazı şartlar ileri s İmüştür: a — Bitaraf gemilerin soyrüsefer ser- bestisine mâni olmamak. b — Kontrol bayrağını taşıyan gemi- lerde araştırma yapmamak, ilâh... Bu şartlar Franko tarafından kabul e- dilmediği ve kabul edildikten sonra tat- bikine dair teminat verilmediği takdirde, muharip hakkı tanılmıyacaktır. Ademi müdahale komitesine âza olmu- yan diğer devletlere, bu yeni plâna işti- rakleri için ayrıca müracaat edilecektir. Bir İngiliz gemisi çevrildi Londra 14 (Hususi) — Âsi İspanyol Almirante Çervera kruvazörü, bugün Şantander limanı kara sularında 3000 ton Tuk İngiliz Molton gemisini çevirmiştir. Eden, Avam Kamarasında yaptığı be- yanatta, hâdisenin kara sularında geçti- ğinden protesto etmiyeceğini söylemiştir. İngiliz kabinesinde müzakereler Londra 14 — Kabine, bu sabah haftalık toplantısını yapmıştır. Edenin arkadaş- larile, ademi müdahale komitesinde âza olan memleketlere bugün tevdi - edilen İngiliz tavassut plânmın teferrüatı hak - kında görüştüğü anlaşılmıştır. Bir hava Zaferi (Baştarafı 1 inci sayfada) bir uçuştan sonra, bugün, Amerikada Kaliforniya eyaletinin Sanyasinta şehrine inmişlerdir. Sanyasinta Mekzika hududuna ve Los Ancelosa pek yakındır. 6750 mil mesafeyi bir hamlede kateden Sovyet tayyarecile- ri, hattı müstakim üzerinde uzun uçuş dünya rekorunu bin mil bir farkla kır- mışlardır. Tayyareciler, takriben üç gün süren bu uçuşları esnasında, havada, şiddetli fırtına, sis ve kasırgaya rastlamışlardır. Kendilerinden geçmiş bir halde kara- ya inen tayyarecilerin ilk istedikleri şey: Banyo, yemek ve yatak olmuştur. Daha ileri gi Vaşington 14 (Röyter) — Sovyet tay- yarecileri Saint Jacintoda karaya inmiş- lerdir. Gromof, 62 saat 12 dakikada ka- raya indiklerini bildirmiş ve Sovyet mas- lâhatgüzarile telefonla konuşurken Saint Jacintodan daha ileri gitmemelerinin ye- güne sebebi Amnerika toprağına inmek is- temeleri olduğunu söylemiş: — Aksi takdirde Meksikaya kadar git- meğe mecbur olacaktık demiştir. En fena hava şeraiti Sandigo bölgesi ü- zerinde idi. Orağa hava o kadar bulutlu olmuştur ki, tayyareciler Saint Jacintoya doğru ilerlemeden önce iki saat inecek bir yeri boş yere aramışlardır. Ruzveltin tebriki B. Ruzvelt Sovyet tayyarecilerine ha- raretli bir tebrik telgrafı çekmiştir. Korku Hikâyeleri (Baştarafı 8 inci sayfada) lerini uzatlı, kardeşini tuttu, bütün kuv- vetile sarstı. Dilsiz, birdenbire sıçradı. Etrafına ba- kırmak istedi. T ükin mumlar düşüp sön- müş olduğu için o da bir şeyler göremi- şirden daha fazla karanlıklar içinde idi, müthiş bir feryat kopardı. Üzerine saldı- ran kimdi? Esasen korku ile yatlığı için, şimdi duyduğu heyecan ve korku ile yarı el hn'e girmişti. Üzerindeki vücuda sarıldı, bütün kuvvetile sıkmağa başladı. Kör, gıttlağındaki parmaklardan kurtul- moğa çalışıyken: — İmdat!.. Baksana.. Görmüyor mu- ae ' Diye bağırdı. O da kardeşinin boynur nu tuttu. Yuvarlandılar.. Birbirlerini bı- rakmıyarak boğuşmağa başladılar.. Ön- lerine ne gelirse çarpıp parçalıyorlardı. Vohşi hayvarlar gibi birbirlerini asırı- yorlar, tırmalıyorlardı.. Sonra, hırlama- ları azaldı.... Ve tamamen kesildi. Gürül- tü devam ediyordu.. Bir hıçkırık duyul- du.. Bir çatırtı oldu.. Bir vücut gerindi.. Bir gıcırtı sessizlikte inledi.. Bir daha... Sonra süküt.., Dışarıda ağaçlar ıslık çalıyor ve fırti- nanın altında eğilip yatıyorlardı. Yağınmur duvarları kamçılıyordu. Bu kış gecesi bir türlü bitmeğe razı olmuyordu. Gün, ufka çömelmiş, bir türlü kalkmak İste- miyordu. Kulübenin dört duvarı içinde bir nefes bile yoktu. Yalnız sessizlik ve gecel Tarihi tetkikler ( Baştarafı 9 uncu sayfada ) rildi. Senede bir defa bir Holanda gemi- si bu adaya mal getiriyor, ve Japon malı alarak gidiyordu. Japonya 1853 tarihine kadar tamam 296 sene gene bütün dünyadan ayrı ola- rak yaşadı. Avrupalılar için pek esrarlı görünen bu adalardan dışarıya bir tek Japon çıkmadığı gibi içeriye de bir tek ecnebi girmedi. Kvrupa ve Amerikada bilhassa buhar kuvvetinin keşfinden sonra sanayi sürat- le Hlerliyordu Yapılar. mallar için dün- yarın diğer kıt'alarında oturan halk mü- kemmel birer müstehlik yığınıydı. Bu mallar her tarafta serbestçe satıldığı ve bu yerlerin altınları yığın yığın Avrupa ile Amerikaya taşındığı halde niçin Ja- ponya bundan hariç kalsın! Hattâ kendi kapılarını tamamile dışarıya kapamış ©- lan bu memleket bezirgânların hırsları- ni Caha çok tahrik ediyordu. Yüzlerce ve binlerce scne evvelki yaşayışı muhafaza #der. ve bu yüzden daha kuvvetsiz kalan diğer memleketler gibi Japonya da bir gün hücuma maruz kalacak; Çin ve Hin- de Lenziyecekti. Gerek Amerika ve ge- rek Avrupa devletleri Japonyayı da hiç olmazsa iktisadi esaretleri altına almak için hazırlanıyorlardı. — Arkası var — Bir İngiliz timarhanesine kapatılan Türk kadını (Baştarafı 1 inci sayfada) delâlet ve vasıtaların harekete gelme- sile hürriyetine kavuşan Mısırlı Prens Seyfettinin hazin macerası pek çokla- rımızın hafızasındadır. Bugün size taf- silâtını arzedeceğimiz hâdise, hürriye- tinden mahrum edilmekle beraber, hiç olmazsa maddi refahını kaybetmemiş olan bu prensin geçirdiği sergüzeştten çok daha elim, çok daha hüzünlüdür. Kadının iddiası ve ailesinin şikâyetle- rine bakılacak olursa, bugün bir İngi- Hiz timarhanesinde inliyen bu Türk ka- dın vatandaşın hemen kurtarılması ve memleketine iadesi lâzım geliyor. Bu hususta hükümetimizin müdahalesini istemek bir borç olmuştur, Anlatacağımız vak'anın kahramamı İstanbullu bir genç kadındır. Esbak Nablıs mutasarrıfı Çelebi zade Mahmut paşanın torunudur. Mahmut paşa vefat ettiği zaman iki erkek evlâd brrakmıştır. Birj vaktile Kudüs nüfus nazırlığında bulunmuş o- lan Bay Hayridir. Diğeri de esbak mâ- beyn mütercimlerinden Bay Abdullah- tır. Mahmut paşa öldüğü zaman bu iki evlâdına azim bir servet bırakmıştır. Her nedense Hayri beyle Abdullah be- yin arası kısa bir zaman sonra âçılıyor ve Hayri bey, bu arada vefat ediyor. Bu ölümün mes'uliyetini Abdullah be- yin bazı harekâtından bilmek isteyen bazı kimseler, bu hususta Abdullah bey hakkında adliyeye ihbaratta bulunu- yorlar, Fakat yapılan tahkikat bir neti- ce vermiyor. Hayri beyin ölümile beraber Güzide isminde bir kızı yetim kalıyor. Bu kız- cağız annesile beraber bir müddet Ka- dıköyünde oturuyor. Bir kaç sene son- ra validesi de vefat edince Güzide, ha- yatta hemen hemen kimsesiz kalıyor. On altı, on yedi yaşlarıma gelmiş ve gü- zel bir kız olmuştur. Onun yalnız başı- na şurada burada yaşamasını doğru bulmıyanlar oluyor. Güzideye bu &ra- da bir talip çıkıyor. Bu zat, levazımatı umumiye riyaseti yaveri yüzbaşı Ke- maldir. Bu izdivaçtan bir çocukları olu- yor. Fakat felek biçare Güzideye yar olmuyor. Bir müddet sonra Bay Kemal vefat ediyor ve Bayan Güzide küçük çocuğile yapayalnız kalıyor. Onun tek başına yaşamasını muvafık görmiyen- İlerin tavsiyesile genç kadın, o zaman |Kadıköyünde, Yeldeğirmeninde oturan ve komisyön işleri yapan ve bugün Si> verek muhasebei hususiye memurluğun da bulunan dayısı B. Hayrettinin nezdi pe iltica ediyor. Fakat dedesinin ve ba- basının vefatile Güzideye azim bir ser- vet intikal etmiştir. Aile efradının iddiasına göre, bu ser- vet, bazı Mısır bankalarına yatırılmış bir milyon kadar Türk Hirasile Hayfa- da, Karmel dağı eteklerinde bir sana- toryom, bir kollej binası, bir çok bina ve arazidir. Mesafenin uzaklığı, bazı kimselerin bu servete el uzatmak teşebbüsünde bulunmaları Üzerine bu işi muhabere (Baştarafı 1 inci sayfada) — Çocuğunuzun bir hâdise karşısın- da, bir sual önünde, bir muhavere “İ* sında sarfetliği öyle mütalealar, ş-îııîntlu- ğü öyle düşünceler, söylediği öyle cümle- ler vardır ki sizin için paha biçilmez bir kıymeti haizdirler, büyüdükleri zaman çocuk için bir tarih olacaklardır, başka- ları tarafından işitildikleri zaman ise du- gakta mutlaka tebessüm uyandırırlar. Bu hatıralardan birini seçiniz, bize ya- zınız, cevapları bir jüri heyetine göste- receğiz, içlerinden en beğenilen Üç tane- gine birer piyango bileti, geriye kalanlar- dan 50 tanesine de birer hediye vereceğiz, dedi. Son Posta garplı meslekdaşının açtığı bu müsabakayı memleketimizde tekrar edecettir: — Bize çocuğunuzun bir düşüncesini, bir mütalcasını, bir sözünü yazınız, resmi ile birlkte yollayınız, bu sözü ve bu res- mi gaxeteye basacağız, en beğenilen üç cevap — sahibine birer tane — kol “sa- ati, sonra sıra ile gelen 50 cevap'mune yolile halletmenin imkânı olmadığı an- laşılıyor. Genç kadın hakkını aramak ve almak için Mısıra gidiyor. Orada ye« di, sekiz sene uğraşıyor. Bir çok dava* lara muhatap oluyor. Gene kendisi peli çok davalar açıyor. Neticede hakkımnı kazanıyor. Bu sırada Güzidenin karşı« sına genç bir İngiliz çıkmıştır. Adı Lere mit'dir. Mesleği avukattır. Genç kadı« nın hakkını istirdad etmesi hususunda ona bir hayli yardımı dokunmuştur. İşe te bu münasebet ve bu yardım ile baş- liyan iki tarafın münasebeti, gitgide kuvvetli bir incizap haline geliyor. Bu meyil, bilhassa kadında mevcuttur, Genç İngiliz de kadının bu alâkasınt kuvvetlendirmek için elinden gelen hep çareye başvuruyar. Bunlar, Mısırda evleniyorlar. Güzle denin asıl felâketi de bundan sonra baş- lıyor. Çünkü M, Lermit'in iddasile mü« him ticaret işleri yapılmak üzere ban« kadaki paralar alınıyor, Hayfadaxi ara« zi (250) bin liraya satılıyor. Bu sırada Güzide hamiledir. Doğu- munu İstanbulda yapmak için kocasıne dan ricada bulunuyorsa da Mister Ler- mit işlerini ileri sürerek Londrayn git- mek lüzumunu bildiriyor. Gidiyorlar. Güzidenin doğumu Londrada oluyor, Fakat iddlasına göre, doğum esnasında kendisine tatbik edilen bazı usuller ve verilen ilâçlarla kendisinde gayri tabill bazı haller hüsüle gelmiştir. O, bütün bunlardan kocasını mes'ul biliyor. Ka“ rı, koca, bir gün, şiddetli bir münakaşa yapıyorlar. Bu münakaşa neticesinde Mister Lermit karısının kucağına çocu« ğunu veriyor, kapı dışarı ediyor. Kime sesiz, perişan bir halde Londra kaldı rımlarına düşen bu bedbaht ananın du- yabileceği azim teessür elbette ki ko- laylıkla kabili tasavvurdur. Başına ge- ilen felâketle derin bir hezeyan haline düşen bu kadını, müvazenesi bozuktur diye bir şifa evine sevkettirmek güç bir şey olmuyor . Serveti milyonları bulan Nablisli Mahmut paşanın torunu güzel ve na- rin Güzide, şimdi, Londrada, hususi bir timarhanede bulunuyor ve ben deli de- ğilim dedikce, delilerin deli olmadıkla- rını iddia etmelerinin asıl olduğuna kani bulunan doktorlar ve hademeler, bilâkis ona deli muamelesi yapıyorlar. Güzidenin dayıları bulunan Siverek mmuhasebel hususiye memuru Hayret- tin ve Urfa muhasebel hususiye me- muru Zeki, mektup ve telgrar üstüne mektup telgraf alıyorlar. Bütün büun- lar, içine düştüğü felâketli vaziyetten kurtarılmasını yen bir bedbahtın feryatnameleridir. Şimdi bu kadıncağı- Zın ailesi Londra sefaretimiz vasıtasi- le İngiliz hükümetine müracaat etmiş, kadının memleketine iadesini ve ayalı altına alınan haklarının iadesini iste- miştir. Bugüne kadar bu teşebbüsten bir netice çıkmamıştır. Şurası da şayanı dikkattir ki tımar- haneye atılan Güzide, sokakta dolaşır- ken kucağında bulunan çocuğunun da f#kıbetinden haberdar değildir. — A, Eğlenceli bir müsabaka diye vereceğiz. Müsabakaya cevap yöle lama müdüdeti 14 temmuzdan itibaren bi aydır, şu halde 14 ağustosta bitecek, © yakte tadar gelen cevapların dercini mü. — teak'p tasnifi yapılarak neticesi ilân e« dilecektir. | Garnlı meslekdaşımızın açtığı müsaba« — kadan baasetmiştik. Onunkilere gelen lar arasında mükâfat — kazanan n sözlerini nakledelim: - İ Milet (8) yaşındadır ve son sözün hep kendisinde kalmasına meraklıdır. Alle dostlarından biri onu şaşırtacağını dü « şünerek sordu: ç — Miket rüzgâr nedir? Şu cevabı aldı: — Rüzgâr mı?.. Rüzgür havadır, ge « cikmişlir, kaybettiği mesafeyi kazanmı. ya çalışrcaktadır. * Garplı meslekdaşımızın müsabakasında — boğenilen bu cevap bizim Mmüsabaka« olabilir. Hatıranın bu kadar ki« sahıbine de hoşlarına gidecek bireri ga yazılması lâzımdir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: