14 Mayıs 1939 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

14 Mayıs 1939 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Banka mı? Devlet dairesi mi? Yazan: Muhittin Birgen €k büyük zaruretlerin sevki a)- tında, yeni yen: hamlelerle ile- Ti götürmeğe mecbur olduğumuz sanayi« İeştirme hareketimizin, son aylarda ge- Çirdiği istihale esnâsında göze çarpan mü- him bir mesele ver: İsraf denilen şeyden olduğunu teslim etmemiz zaruri olan bir takım duygular ve fikirlerle, bu- gün mevcud olan banka sistemine itiraz ediyor ve bunun yerine, sanayileşme hâ- yeketinin müstakil umum müdürlükler vasıtasile idarasini istiyor. Bu bir vakığ- dır, Bu fikre taraftar olanlar, davalarını müdâfaa için muhteli! şeyler si —x. Bütün bu söylenil edilecek olursa neticede şunu görürüz: Banka sistemi israfı mucib oluyos #istemi, sanayileşme hareketini denlerin, gözönünden asu hedefl bederek ve kendilerini hakikaten serbest bir bankayı idare etmek me nederek, bankacılar gibi, başka kaçtıklarını, onların bu suretle h leri neticesinde de bir takım kuvvetlerin dağıldığını, bu kuvvetle dağılırken bir kısım millet paralarının isrıfa uğradığı- nı ileri sürüyorlar, Bu tenkidleri yapanlar arasında hiç Olmazsa” psikolojik bir unsur olarak, «banka» isminin ortadan kaldırılması fi rini ileri sürerek, kelimeden imdad um. mu iratına kadar gidenler bile vardır. * Biz bu fikirde olaniardın değiliz. Hat- tâ Denizbank hakkında verilmiş kararın bile acele olduğunu zannediyoruz. Par- İsmentoda yalnız ismi üzerinde yapılan meşhur münakaşadan sonra ittifakla kâ- bül edilmiş bir kanun muc'kince kurulan bu müessese, henüz tecrübeden geçmiş değildi. Birkaç aylık bir tecrübe bu mü söseee ve bu sistem hakkında kafi bir fikir edinmeğe nasıl kifaye; edebilirdi ki bumunla sistemi bozup yerine müstakfi bütçeli bir devlet idaresi kurmayı fayda. W bulalım? Belki bu sistem, (htiyacı tat- min bakımından kusurlu ve hatalıdır; fakat kusurunun nerede ve hatasının ne- den ibaret olduğunu anlamadan ve anl. yacak bir 2aman geçmesin: beklemeden elâcele bundan geri dönülmesini, sis-| temi düşünen bir iktısadcı zihriyetinin kendi kendisine izah edebilme yoktur. Bu banka israf m; ediyo, Du yapan sistem değildir; bu sistemi kon. trol edecek tam azalı bir kontro! teşekkü. Minün, bir efhazm ortada bulun dir. Böyle bir olhaz vücude çe her sistemin kusurlar olacaktır, Banka sistemini yıkıp yerine müstakil bütçeli; umum! - muhasebe * kanununun - haddi zatında çok şekli olan - mürakabe usulüinden hariç, münakasa ve müzaye- de usullerinde serbest, bir umum müdür. Tük vöcude getirmekle acab: bu israfm ve sakatlıkların önüne geçilebilir mi? Zannetmiyorum. Salâhiyet ( buktmnden her iki idarede de müdür ayni mevkide bulunacak, fazla olarık umu: müdür Yükte, banka tekriğinin malüm olan ken- Resimli Nasıhat istemek ve nasihat vermek kadar samim! olmıyan h'ebir şey yoktur. Namihat istiyen adam alacağı tavsiyelere kurmelkârsne bir inkıyad göstereceğini raber hakikatte kendi hislerini taswb ett Tmek ve k-ndı ha. rexeline karşısındakini sınamak kılmak hat veren ise zâhiren hasbi bir geyrst izha: eder, hakikatte kendi meniaat'erini korumak veya kendini alkışlatmak he. vesindedir. İnsan sik sik müşkül bir mevkide kal Sırta yapma Kelebekler Yapıştırma modası Sırta yapma kelebekler yapıştırarak plâjlarda dolaşmak 1939 Amerikan mo- dasmin en son buluşlarından sayılmak- tadır, Resimde de bu yeni modadan pek hoşlanan bir genç kızı görüyorsunuz. Londrada azılı bir atın marifeti Londrada gemi anya almış bir at, yol da rastladığı 80 lik bir ihtiyarı belinden kaptığı gibi hâvaya kaldırmış, bir müd - det o halde koştuktan sonra, bütün şid- di kendisini kontrol kuvveti eksik olacak. | bar. Mevcud usullerimize göre böyle bir| Jdarenin bir banka sisteminden daha a2) israfa müsald olacağına dair elimizde de. Miler yoktur. Meselâ, inhisar idaremiz, bu bakımdan daha randımanlı değildir. Şu halde, memleketimizde heniz tecr. beden geçmemiş olan bu i, bir de dikodu mevzuu yspıp bir hamlede mah- küm etmek çok zaman, kuvvet ve hsttâ pâra israfına sebsb olabilen bir yol tut. maktır. Bu mesele hakkinda kaf'1 hir fikir edin. mek içir, memleketin iktısadi işler! öze- rinde, en geniş ilmi manasile, hökim ve bafiz bir kontrol yapmaya kadir bir tef. fiş, konjonktur ve koordinasyon mukine. si vücude getirip bu heyetin tam bir ih- tisasla yapacağı tetkiklerin neticesini beklemek en makul ve en Avrupst usul- dür. Böyle bir tetkikin bize, meseiâ in. hisarlar idaresni de bir banka sistemine tahvil edip «İnhisarlar Bankası» diye bir banka tesisini tavsiye etmiyeceği nereden malümdur ki bu malüma istinad ederek banka sistemine husumet gösteriyoruz? Veya bu sisteme muhal'f veyn taraftar (Devamı 10 uncu sayfada) detile yere çerpmıştır. Tepeden inme bir kazaya uğrayan zavallı ihtiyar başından | ve dizlerinden yaralanmıştır, Yahudiler ve a hamml emlâk işleri Anşlustan, yani Avusturyunın Alman. yaya Hhakından önce, Viyanadaki gay - rimenkul emvalin yüzde 35 sı yahudile - rin elinde bulunmakta iken, son günler- de neşredilen bir istatistikte, ayni mülk- lerden ancak yüzde 9 unun Yahudilerde olduğu bildirilmiştir. İSTER Bir arkadaş söyledi: INAN, SON POSTA &« Nasihat istemek, nasih Zânnettirmözle be- ikinci şahıs isa arzusundadır. Nasi buna 3ağmen gene ruammanın önünde bulunabilir, k kebilir; bu gibi vaziyetlerde bir ikinci şahıs ile İstişare ct- mek istemesi geyet tabiidi un gene k tuttuğunuz olun aksi netice verimesi ihtimali olduğunu dü. şününüz, ona göre ne yapmak Mizım geleceğini araştırınız ve at vörmek.. E râr vermekte zorluk çe. Fakat umumiyet itibarils bu ndisi olmalıdır. Kend' kendin:2) istişare etmek ihtiyacını hissederseniz O zamsan meselede alâkası olmıyan, mutlak surette bıtarıf bir ir, halli zor b'r o dostumuza german anar Eras arsaksEa, Kergün bir fıkra Belçikalılar arasında İki Belçikalı konuşuyorlardı. Biri: ci Belçikalı: — Ben bir şey söyliyeyim, bakzlum bilebilecek misin, dedi, dört ayağı vw lan ve kokoriko diye bağıran hayvan hangi hayvandır. İkinci Belçikal, düşündü: — Bilemedim dedi, eğer iki ayağı olan ve kokoriko, diyen hayva: 3ö?- saydın horoz derdim. Birinci Belçikah güldü: — Bildin, dedi, sen birdenbire bi- Terüyesin diye Gör “oyak demiştim. Bir sinema yıldızının 4900 iiralık davası Fransız film yıldızlarından Ha bundan iki e evvel bir kum krupyesi ile kavga etmek neticesinde sağ İ gözünün sakatlanarak görmemeğe başla» dığını iddia ederek at etmiş, gazinoyu (4900 İngiliz | Mahkeme önümüzdek: hafta ninat tir, Resimde artistin göz- Katil Weidman biran evvel idam edilmesini istiyor 6 Kişiyi öldürdüğünden dolayı, Frar İsiz mahkemesince id: mahküm edilen İ29 yaşlarındaki © Veidi kamlarına bir istida gönderere mın biran evvel infaz edilmesini istemiş - tir. İstidasında egiyotinden kurtulmanm imkânı olmadığım biliyorum. Onun için le biran evvel idam edilmemi taleb ey - İiyorum. Ölüm, bu hergür çe artan intizar azabından bir kat iyidir, mürec « cahtır.» diye yazmaştır. Veidmann ile arkadaşı Million'un ida- İma mahküm edildikleri tari &ydan fazla zaman geçmiş bul dır. Her iki mahküm karam tem İmiş olduklarından, mahkemeden cek cevabı beklemektedirler. gele » İSTER | Dün Beyoği VUrUNUZ. | ingilterede İğne Sarfiyatı İngilterede senede 500 milyondan fazla çengelli iğne sarfedildiğini hesab gne fabrikaları, bunlarm muhtel!f yen İrenkii iğnelerden yapılma kravat iğne. * İleri, kolyeler, anahtar zincirleri, bilezik- “ İler kullarılmaktadır. |) Katil suçile tevkif edilen temyiz mahkemesi reisi Bükreş temyiz mahkemesi reisi Alek - sandr L'ur vazifesinden azlolunmuş, w şaklarıdan birin! döverek öldürmek su- çile tevkif edilmiştir. Tütün çiğnemek insanı fazla yaşatır mı? yakta tütün sigara satan 95 hik Londralı Con Baven, bu yaşa gelmesini, 80 sene - dir tülün çiğnemesine atfetmektedir. temyizin, kararı nakz, Veldmann ise, red dedeceği kanaatindedirler, Hata Veld. mann: «— Yeniden muhakeme ediimeğe, ça « hidlerleyözleşmeğe, ve işlediğim elna - yetlerin hesabını yeni baştan vermeğe hiç tahammülüm yek..... Bunları bir de. ha duymak beni harab ediyor. Kurbanla. rının skrabalarından af dilemiş, ve kan- larını bana bağışlamalarını istemiş bulu- nüyoruma demiştir. İNANMA! ma çıkmıştım. O vakit getirdiğim kostümün — Geçen sene Peşteye gitmiştim, gelirken bizim para ile | aynini bir camekânda teşhir edilmiş gördüm. Gidip sordum 4 liraya minimini bir çocuk için bir elbise satım aldım. Bu, beyaz ketenimsi bir kumaş üzerine yapılmış Tiroi biçim! bir kostümdü. İSTER | Adam: — 14 raya elen — Kelepir he dim, dedi've hiç sıkılmaksızın” men hiç kâr etmeden veriyoruz, reklâm için! cümlesini ilâve etti: NAN, İSTER INANMA! “lerini piyasaya çıkarmışlardir. Şimdi bi) İ 10 yaşındanberi işportacılık yapan, a -| Sözün kısası Yaz geldi E Talu ış, bütün takımı, taklavatı, dö” küntüleri ve serpinlilerile mi8; yet çekildi, gitti. Öküzü, koca karısı, ki” langıcı, çaylağı. ne kadar sayılı fırın”. lar, zorlu soğuklar varsa hükümlerini #8 veya çok şiddetle icra ederek, ikmali v8 zfe etmiş kimseler gibi uzaklaştılar. Birkaç gündenber'dir sıcuğa, yeşilliği gürültüsü bol ve lâkin süreksiz yağını? lara kavuştuk. Paltolar dolaba girdi. YA£ lık elbiseler, müddetin: tamamlamış b8“ İpis mahkümları gibi, biraz buruşuk, öf selenmiş, acemi birer çehre ile tel itaya çıktılar, Battaniyeler, kalın Y sr, kilimler, sobalar, mangalar, atkıl8” orga kâfa çekildi. | Evlerde, sayfiye hazırlıkları başlad Bazıları tahakkuk etmemeğe mahküm © meller gönüllerde uyanıyor. Büyük bağ İsenelik mezuniyetten, büyük bayan açi” len yeni masraf kapısından, mahduğ kurtuluş mukaddemesi olan imtihanla” dan. kerime plâjdan, şorttan, yanıp KAV Tülarak gelecek kış Negüsü imrendirece$ bir tenle ortaya çıkmaktan bahsediyorl&f* Büyük bay Adaları sevmiyor; Boğağ” i büyük bayanın romatizmalarına mi Çamlıcanın, küçük bayan lâfını e İ 'miyor; Kalamış, küçük bayın en hO$ lanmadığı yer. bu dört ze fikir it edineiye kadar yaz geçecek: Aile rejsiniğ) de temennisi, doğrusunu söylemek lâziie, so, bu merkezde. Geçen yazım, bütçesi” açtığı gedik daha yeni kapanmış. hek de ne sıkıntılarla! Ona kalsa, şimdiki oturduğu evden bif yere kımıldamıyacak. Öyle ya: Nesi vâl Köşe penceresinin önüne geçip te oti mu, tabak gibi deniz karşısında, bahçed#”| İki can eriği ağacının yeşilliği ise ye: ği. gölgesi ise gölgesi. meyvas, ise vası var, Üstelik te, ağacın üzeri cıvıl & jvil kuş dolu, Kuyunun etrafı fırdolayı sö İlata, marul, kırmızı turp, tere, yediv&” İren güller, katmerli karanfiller | açını yahud ki açmak üzere. camekânlı s0! | Kapısını çevrsilyen asma ne de zel yeğ İ seriyor, maşallah!, Onun ilk, körpe yağ” raklarile yatıncı dolma ne lezzetli oli Lâkin, gel de evdekilere diniet! Büyü bayan, zavallı, mutidir.. ses çıkarmaz 4” ma, kızal oğlana nasıl meram anlarsifi Ah zamane, ahi, Bu ne şımarık, ne â0Y“ maz gençlik!, Çare yok. Ne yapıp yapıp bir tarafi karar vermeli. . e Yaz gelât; Şaka değil, Yaz, kuşlar kelebekte Pn, çiçeklerin ve. gençleri mevsimidir. Onlern: neş'elenmek hakli rına tabiat bile riayet ettikten sorira, Ül hi ihtiyar büyük bay, sana ne düşer, “5 Ersin, değil mi? ha, ap Bal Sivas Halkevi temsil kolunun | verimli çalışmaları Sivas (Hususi) — Şehrimiz Halkevi temsil kolunun genç: başkanı Nüzbeğ Çubukçunun devamlı çalışmaları vE rafında toplanan © elemanların © tan uğraşmaları ile Sıvaslılara sk sık İ sahne kabiliyetlerini gösteriyorlar. da çok büyük bir alâka ile karşılan Bu haf 'Tan sinemasını görülü İmiş bir şi r | vetii kütlesime'<Mavi yıldıran» piyesi İçok büyük bir muvaffakiyetle ve ettiler. Ve bunda da diğer eserlerde 9 duğu gibi vazife alan Atdtürk ç0: lari çok fazla bir'muvaffakiyet göst diler.

Bu sayıdan diğer sayfalar: