4 Nisan 1937 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5

4 Nisan 1937 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

—5-SONTELGRAF —4 Nisan 1937 — — FK e İi 1 Ses ve kadın ingiIİz polis" Şarkılarını dinlediğimiz güzel ee sesli kadınlar söylüyor: , teşkilâtınasıIİ yazaz aç Fem Mi Ça ı IŞı r ? - sği ilk İıeğeî:ı:utı; ' - İngiltere toprakları- na ayak basan her | hatıralarını ş Bd anlat;yor İnsan, 0 dakikada bir gizli dosyaya — Kadınlar hangi tip erkeklerden hoşla- nırlar, bunu bayan Bir Tngiliz polisi bir ctnayeli tesbit ediyor Hîş"lhnd Yord. Bu kölümenin | tıc cli © ettiği müânâ bizim Mmemle « izde meçhuldür. Bilt TÜyareYA, hele bir kere Lohdrayı ğ Sret edenler Scotland Yorrd'un dömek olduğunu çok iyi bi - | ile tam mânâsile karşı | kazşıya gelmiştir. Scotland Yord'un. salorilarında iş masâsından birisinde bir -gün saoahtan akşama kadar otursanız, en feci ve tüyleri ürpertici ro - Londra polis müdiri- geti gizli polis yetişti- ren en modern bir mektep halindedir sahiptir bütün âletlerile mücehhezdir. Cev raçt' osundak tutünüz da taban » caşına kardar ber şeyi vardır, Pu polislerden bir kısmı da oto- zobillidir. Bunların — otomibilleri, bildiğimiz vesaiti nakliyeden bir Muallânın ağzın- dan qğleyiniz Dediğim vakit: — Hayır.. cevabini verdikten 'son- ra ilâve eti: — Senede yirmi beş, 30 kat elbi- se yaparım. Güldüğümü görünce: — Modaya uymak için fazla el- bişe yaptırmamın sebebi sahnae ndir. Sahneden uzaklaştığım gün, * Polis merke araba değil, bilâkis seyyar bir is- h a K arlardı ha fazla dehşet için- N 7 t ğ örlerFSöötlard Yord.. lâalettayin z di et mâ < | tözümdin. — Yakut cephane de - tabii bu kadar cömert olamam. & de kalı z Câninin gayet mâ - Voğrünuzin 'sanki bi ehizbashk | de kalırınız-Cüninlü 8 z posudur. Sahne için bu kadar elbise yap- Merkezidir. _“'vau-m topraklarında bir fe - âket, © Mi maruz kaldınız? Bu mer- ÇA Fihirbaza benzer -memurları #isin sunü hir tavırla gözlerini öne e - gerek anlattığı faciz © kadar deh- şetldir ki, bu vaziyet karşısında | ilk devrelerini yaşıyan-bir çok po- Scatland Yord'un yaptığı işlerin ne kadar mühim ve bütün dünya- Ca alâkalı ölduğunu Edgar Wallace isbat etmiştir. Geçen sene gazete ve duvar ilâne — Muallü, söyle de arkadaşların tırraak fedakârlığına katlanan se- vimli artiste sordum: — Sahneden maddeten "memnun Musunuz? — Şöyle böyle.. İ Aradığınızı derhal bulurlar. Mevzularını — dalma — Seotland | larında eİzmirli Muallâ> diye rek- | öğrensin. ü N Püİltere nasıl üzerinde güneş Yord'tan almış olan Edgar Wallace | lâm edilen muganniye İzmirli de- Hocamın bu sözü beni sex:_u_ıdı' « BÜ K Snül tt SİM'YAn beş kit'a üzeirnde yer > buçön dünyarım en meşhur voli, | Gil, meğerse tam İstanbullu imiş. | rir ve ben de arkadaşlarıma, öğrer Artistin biraz da gönül işlerine le; Fviş bir devletse polis teşkilâlı SYN şekilde 5 arz parçası ü - tine kol budak .—qırmşpuı.x İra'nın en merkezi yerinde luhanbu: binany " gizli ealdr * 'da bütün, dünyanın: tanınmış :j;"" bir kere cinayet' İşlemiş Türkiyede bile bu kadar meş - | Duşmak ifırsatım' elde ettim. b D ;ih»iw.-ııeıın;n dosyaları varı har olan Edgâr WâMact'ın eterle - KOUK : iraç ı mak izleri, kartotek.: dos- İnin törcüme $dilmediği hiç bir | — Sevimli sanatkâr: Yalirda h YY a l — 10 dâkika bir vaktim var, di- it ver şahsın aile hayatından kadaç 1 İayeti işlediği zamana "lılc'ıu-v Beçirdiği bütün hayatı ya - Bi ” ön / Polis teşkilâtina mensup 0 - | | in mevtuunu İngiliz polis| romarı yazan Bir muharriridir. Hattâ (Son Telgraf) in yedinci Bayfasında bile (Müammer Alatur) tarafından dilimize tercüme edilen (Biâgar Wallace) - efi meşhür & - #erİcrinden biri vardır. dil kalmamıştır. Bu meşhur ada- mın kabartma resmi ve hatırası bu binada şeref levhasındadır. ZERİ Şimdi İstanbulda bir gazinoda şarkı söyliyen sanatkârı dinlemek için, bütçelerinden mühim bir pa- ra ayırarak önün bülünduğu ga - zinoya:koşanlar o kadar çok ki.. €ürekli alkışlar sona erdikten sanra kendisile sahne arkasında ko- ye süze başladı. Fakat ne de olsa. Lir gazetecinin, bir sanatkârı ko - nuşturması ne kadar kolay.. — Siz hakikaten İzmirli misiniz? giğim şarkıyı öğretirdim. ait düşüncelerini öğrenmek fırsa- GN Polisler bi e sörlerü ÖL , ç : izim bildi, gibi |Eserler l ; ; h îç*_kn—.,, Çalışmaz. Bunlar gizli teş- | merkezinden alan meşhur - polis DIŞ Bü sualim artisti söyletmiye kâ- Et olu romanları müharriri Edgar Vals fi geldi. j ' İngiltere topraklarına 3- için — Sn her şahsın kim, ne, ne SİN Beldiğini a iğini tesbit ederler. Bun- Sonra bi KDâİ akip lerler, ütün harekâtını takip A hç JN İngiliz tabiiyetinde olan dahsn da hakkında mufassal top ÇAS? vererek vaziyetini kont- €derler, "'hhıey.lm tinayetin ve kötülüğün İtamy lit şekillerine - göre hazır. - 8 olduğundan en ufak bir ha- Teketi te' bulunan şahsıt — dosyası 0 namina yapılmış şeref leohası lisler düşüp bayılmışlardır. Seotland. Yord'a mensup — ölan polisleri hiç kimse tanımaz. Bu teş- kilâtim memurlarının girip çıktık- Jarı daire kapıları daima kapalı - dar, Burada her gün için gizli bir parola vardır. —Bu parolaya göre kapidan girmek imkünı Vardır. Teşkiât adamlarına Böbby is - mi verilir. Fırçaları Tehlekeli ! İsviçreli bir doktor, yaplığı tet» kikler neticesinde diş fırçalarının insanlarda apandisite sebebiyet vere diğini iddia etmektedir. Şimdiye kadar, meyva çekirdekleri, yamurta kabukları yüzünden ileri geldiği zannedilen apandisitin bilhassa diş fırçalarından kopan kıllardan ileri geldiği anlaşılmıştır. Bu doktor -— Hayır, dedi, ben İzmirli deği - lim. İzmirliler beni sevdikleri için bana bu ismi verdiler. Ben İstan - bulluyum. Bostancıdâ oturuyoruz, Hattâ Bastancıda dünyaya geldim. ailem behi iİlkmektebe verdi.“Ora- — Aileniz? Kaşlarını kaldırdı, kederli bir ba- kışla: — Ailem mi!.. Benim ailem, diye- bilirim ki, İstanbulun en mutaas - sıp âilelerinden biri idi. Kocamdan ayrıldıktan sonra ha- yatımı kazanmak mecburiyetinde kaldım ve musiki dersi almıya ka- rar verdim. Bir sene musiki dersi aldıktan sonra 18 yaşında sahneye atıldım. İşte 0 zamandanberi sah- tımı elde edince, 0: Tabit.. her insan gibi ben de ül maceraları belki geçirmişim- dir., Diye atlatmak istedi.. Ben de üse tel lemedim: — Hangi tip erkekleri sever si- niz? , Zil çalıyordu, sahneye çağırıyor- lardı. Sahneye giderken: — Her halde kendi tipimdeki er- kekieri severim, dedi. ve sahneye N Masasınd İ tığı — apandisi' İiyelerini: ::'::::»ılün (ılıarıl':r. h gobbyjer.ca büşükve Eyaya — ;ü'îdfıllmz::gıın:ııı:ı:fı":;n:: nedeyim, gitti. ! | M"“"ind.n bı;n_ 3: ını;_ı sıın ı_u: repgiz - vazifede —rol - alanlardır. | Şırsağından dil fırçasının kıllarını — Sahneye ilk defa ne zaman Niyazi Acun | ',,:.ıuıı Tek İçin u:. bir ::ııîıî :ıı— KecdllekbeĞARİİ YERERUEKÜRN . GKdttete, Smm;â;a inde, İzmirde İlk A ç / - senesinde, | buny. . e defa sahneye büyük bir heyecan ve zerbay canlı İlş ea ARm hiç bir yerinde po - korku ile çıktım. Kendimce pek Le lâ , fena okuduğumu tahmin ettiğim Y tibarile bu kabil teşkilâtı olan P Yoktur. übe) ::4' Yord'un alt katta (siyah Tağ, çç Nilen bir salon vardır. Bu hiz :;"“hy» kadar yapılan en mü- c Tayetlerin tablo'arından ili- füşiğ pt şekillerine kadar her Bösk; h“'rnlan bulunur, Bundan teit n Yetlerde kullanıları muh- İerini aai Ve cânilerin kendi - a amak üzere akla ve ha- bir, w:ı::yeı_ı fakat hakikatte tat- Ti de -bb».:mq kurnazlıkları â- Poliş / "rada toplanmıştır, ""ı—ı;. Mesleğine Birmek istiyen Kabiliygi, fübeye verilir, Burada Pi Terle, ine aö A 16 göre aylarca staj gö - Tünş '"îîr" sonra da makyaj kıs- TU Yn eğç” her polis yine kabiliye - Kangi, * Makyaj y k Yemeklerimi kendi: ü Tni ) yapmak suretile da sesimin güzel imi kendim pişiririm ve d“**'ı—h;ı:l aleTnek — meebüriyetin - İlkinektepte iken müasiki deralerin. | DEt terziye para verdiğim halde, ::_. ';_“;.'üreıımeıı_ pek köliy dü Birinci iğini Hocahm - Bir keta ;erdme yardım etmekten zevk du- akat muvaffak olanlar söylediği şarkıyı, güfte ve bestesile âtü İ K Tanaşt Zamanda ti ie — Londranın merkezinde polis müdürünün mukteşem Binası. Sağ kenarda: B Kİ — Bütün kadınların hastalığı 0- Azerbapcanlı san'atkâr baj “öna eli Ha ü ; ir bayan Leylâ Verilir, Bııımî::ık ı: derbal öğrenirdim. Hoçam mem lan moda hastâlığına müptelâ tm- | elfinct gil ” dönümü mh.n“"_yı. Bir- polir memuru kimseye gözükmeden vazifesine “gidiyor dan, biçki, dikiş mektebine gittim, sonra... Kıiymetli sanatkâr, burada gül - miye başlı — BSonra.. evlendim., Benim küçükken musikiye pek fazla merakım vardı. Bu merakim mun olur ve bana; , a. şarkılarım alkışlanınca, cesaretim arttı. O vakittenberi muvaffakiye - timi muhafaza ediyorum. — Plâklara okudunuz mu? — İlk okuduğum plâk, Sahibi - nin Sesinde (Yanik Ömer ile milli bir şarkı olan Memesiz Fatma) dır, — En büyük gayeniz nedir? — Mesleğimde yükselmektir; fa- kat en büyük emelim, Işık lisesin- de okuyan altı yaşındaki çocuğu - mu cemiyete faydalı bir unsur o- larak yetiştirmektir. — Hayalperest misiniz? — Hayır.. Hattâ hayali genişle - ten alkol va sigara gibi şeyleri de kullanmam. — Ev işlerini sever misiniz? — Oh! gündüzleri bütün meşgu- liyetim ev işlerile uğraşmaktır. sınız? bir müsamere — berecektir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: