22 Aralık 1938 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 2

22 Aralık 1938 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

GİYİNMEĞE VAKİT BULAMAMIŞLAR ir fotografçı ile bir hamam- cının birleşerek çıplak ka- dan resmi çekmeleri hikâ- yesini Son Telgrafta okudunuz değil mi?. Ne buyurulur?. Bu ha-| beri gören bir arkadaş dedi ki: — Kadtn resmi çekmek yasak dlğil. Fakai, çıplak kadın resmi çekmek ve satmak yasak.. Bu işi yapan adamlar, bu hareketlerinin cezası olduğunu bilmiyorlar miy- dı?.. Bir arkadaş cevab verdi: — Biliyorlardı, fakat, o kadar çabuk baskına uğramışlar ki, elbi- se giydirmeğe vakit bulamamış- lar. 20 BİN KIZ KOCA İSTİYOR 'Dünyada ne garib işler oluyor. değil, yirmi bin genç kız.. Filvaki “bu kadar kıza koca bulunabilir. Fakat, nereden.. Bu kızların hep- Si de iyi koca, zengin koca istiye- cekler., Bekâr erkeklere tavsiye olunabilir. Kendisine güvenen bo- razancı başı.. g YENİ YILDAN İSTEDİKLERİMİZ Bir gazetede gözüme ilişti. Bir muharrir arkadaş, İstanbulun ba- zi bayanları arasında anket yap- Düş, soruyor: — Birkaç gün sonra gireceğimiz yeni yıldan neler istiyorsunuz?. SELER KARŞISINDA Son Telgraf Muhtelif cevablar var. Bir ba- yan: — Kadın şapka modasinin de- Bişmesini istiyorum, diyor. Çünkü, şimdiki mada hoşuma gitmiyor- Böyle bir şeyi yeni yıldan İste- meğe lüzum var mı?. Zaten ka din modaları — yıldan yıla değil, aydan aya değişir. ÇAMURDAN YELEA LAİ TU Bugünkü gazelede Osman Ce- malin güzel bir röportajı var. O- kuyunuz, tavsiye ederim. Osman Cemal bu yazıyı getirip yazı işleri müdürümüz Vahid Ramizo verir- ken, kendisine şöyle sordum. — Demek, bütün insanlar ça- murdan yaratılmış. — Hayır, dedi. Dünyada öyle aşağılık adamlar var ki, o gibiler çamurdan yaratılmamıştır. Onla- Tın nasıl ve neden yaratıldığını ay- rı bir yazımda anlatacağım. YOLLAR MI EVVELA, KONSERVATUAR MIT Şimdi, İstanbulun imarı, gü - zelleşmesi mevzuu — bahsolürken, gazetelerde yeni bir münakaşa çıktı: Evvelâ şehrin yolları mı ya- pılmalı, yoksa, tiyatro ve konser- yatuar binası mı?. İkisini birden ayni —;:i- yyapmağa para kâfi| değil. 'a konacak.. Biri evvelâ, lm:zl!l!l yapıla - cak.. Herkes bir şey söylüyor. biz de fikrimiz! söyliyelim, dedik: Kur'a çekmeli. Hangisi çıkarsa| evvelâ onu yapmalı. Valinin Gördüğü Noksanlar Vali ve Belediye — reist Lütül Kırdar şehir dahilinde yapmakta olduğu tetkik ve teftişler netice- sinde gördüğü kusurlar hakkında dün şubelere yeni bir tamim gör-i dermiştir. Bunda hulâsatan şu maddeler yazılmaktadır: 1 — Şehirde pek çok dilenct yürdm' Sâtıcı kisvesi altında di- denenterle şiddetli mücadele otur-| malıdır. # — Pazar yerlerinde belediye talimathamesine rlayet olunma- Müktadır. Gıda maddeleri açıkta ve pislikte bulunmaktadır. AHMED RAUF KUÇÜK HABE PLER * Hileli zeytinyağ tahkikatına devam olunmaktadır. Söylendiği -| ne göre Belediye kimyahanesine gönderilen nümunelerden bir ta- nesi şüpheli görülmüştür. ** Fransada sosyalizmin tehli- kede olduğunu reis Leon Blum söylemiştir. * Japonyanın Çine sulh teklif edeceği söylenmektedir. * Yılbaşından itibaren motorin Gatlarının her şehir ve kasabadar-| ki satışından asgari 15 kuruş ten-| zilât yapılacaktır. * Müakiye — müfettişlerinden Sabri, dün Şile ve Yalova kaza - Jlarını teftiş etmiştir. * Dolmabahçede 11 vatandaşın ölümile neticelenen tahkikata aidi evrak bugünlerde Ankaraya gön- derilecektir. * Adliye sarayı inşaatına ya - kında başlanacaktır. w Vali ve Belediye relsi Lütt! GÖKYÜZÜNDE AŞK YARIŞLARI No. TI — Bu tesadüften memnun de- ğil misiniz? — Dün sizinle, bir kitab vesile- Kile tanıştığımdan çok memnu - num. Babalarımızın — dost oluşu, bu sevincimi bir kat daha arttırdı. — Babam nasil gidiyor koşa - rak.. Gördünüz mü? — Gördüm. Bahama yetişmek istiyor galiba! — Babanız ber zaman — böyle erken mi gider işine?.. — Vallahi farkında değilim. Bu| sabah çok erken gitti. Ondan ev-| velki memuriyet hayatını yakın- dan görmemiştim. — Hakkınız var.. İsyiçreden ye # ni gelmişsiniz! Babam bu gece sizel Ç YVazan: İskender F. SERTELLİ den epeyce bahsetti. — Lehimde mi, aleyhimde mi? — Âleyhinizde olur mu hiç?! Babanız yolda sizden çok bahset-| miş babama.. O da bize anlattı si-| zin tahsil hayatınızı. — Çok iyi. Şu halde beni biraz daha yakından tanjmış oldunuz. — Yalnız mısınız? — Şüphesiz yalnızım, — Bugün gezmeğe çıkmıyacak mıisiniz? — Evet. KarşıYakaya ev bak- mağa gideceğim. Suna yüzünü buruşturdu: — Karşıyakâya mı dediniz? — Evet. Fenâ bir yer değil zan- nederim orası. Güzel bir koy. Ve Garib Bir Cisim Gör KendiKendineYı'ırüyen Bir Cisim Karadeniz Boğazında «Elmas» tabyesinin yıldız istikametinda w $ mil mesafede garib, mahruti bir| çisim görülmüştür. Kendi kendin yürüyen bu cismin mevcudiyeti hemen deniz ticaret müdürlüğü -| ne bildirilmiştir. Deniz ticaret müdürlüğü de düa bir tebliğ neşrederek bülün kap- tan ve motörcüleri dikkate sev - ketmiştir. Ayrıca mezkür cismin tetkiki için de bir müfreze gün derilmiştir. Bu işde Mes'ul Kim Acaba? Saraçhane başında Hüsambey mahallesinde oturan Yaşar Ra - zakı isminde bir adam ötedenberi müptelâ — olduğu eRomatizma» hastalığını tedavi ettirmek üzere - arkadaşlarının tavsiyesi üzeri - ne * dün evine bir Musevi doktor getirtmiştir. Bu doktor; kendisine bir ilâç vermiş ve ayrıca bir de ampul yazarak bunu kol damarına şırınga ettirmesini söyleyip çe - kilip gitmiştir. Biraz sonra Bay Yaşar Razakı, reçeteyi yaptırarak ilâet içmiş, ampulu yaptırmak üzere tanıdığı bir sıhhat memurunu - çağırarak içindeki Hâcı kol damarına şırın- ga ettirmiştir. Fakat; bu şırınga- dan $ dakika sonra Yaşar Razakı büsbütün fenalaşmış ve hemen ölmüştür. Vaziyet derhal polise ve adli- yeye haber verilmiştir. Gelen ad-| liye tabibi Enver Karan cesedi muayene etmiş ve verilen ampu- lün mü yanlış olduğu — veyahud şırınganın mı gayri fenni bir şe- kilde yapıldığını tesbit etmek ü- zere cesedi morga kaldırtmıştır. Bugün cesed üzerinde — otopsl yapılacak ve mes'uliyetin doktor- da mı yoksa sıhhât memurunda mı olduğu anlaşılarak ona göre adli takibat icra olunacaktır. tü Bir Kulübe Yandı Şehremininde Tevfik Eökret so « kağında ve Abdürreşid arsasında Mevlüd adında birinin kulübesin- den yangın çıkmış kulübe tama- men yandığı halde söndürülmüş- tür, — Merdivenden Düştü Nişantaşında Kodaman sora - kağında 65 numaralı evde oturan 40 yaşlarındaYusuf adında biri evinin merdivenlerinden inerken| düşerek başından yaralanmış Şiş- li çocuk hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. AĞi Mahmutpaşada Bir za 18811 numaralı otomobil Mahmud| paşadan göçmekte iken Mehined adında birine çarparak sol baca- ğından yaralamıştır. zaktan görünüşü nekadar cazib.. Ne kadar şirin.: POLİ S Ve.. Mah kemeler Bu Yaşta Böyle Yaparsa.. Genç Sahtekârın | Marifeti Muzaflfer isminde ve henüz mekteb çağında bir genç dün ğir bir sahtekârlık cürmile Ağ.r- ceza mahkemesine verilmiştir. Hüdise şudur: Gebzede oturan Muzaffer Bay-| raktar, İstanbulda bir askeri mek- tebe girmek üzere şehrimize gel- miş ve alelüsul tıbbi muayenesi yapılmak üzere Haydarpaşa has- tanesine gönderilmiştir. Hastane heyeti sıhhiyesi kendi-| sini muayene etmiş; fakat oradla göz doktoru olmadığı için Gümüş-| suyu askeri hastanesinde gözüne bakılarak neticesinin altına ya - zılması için muayene — raporunu Muzaffer Bayraktarın eline ver - miş ve Gümüşsuyu askeri hasta- | banesine sevketmiştir. Lâkin — Muzaffer her nedense hastahaneye giderek gözünü mu-| ayene ettirmekten çekinmiş ve e-i lindeki muayene raporuaun sü - tunu mahsusuna: «Gözü sağlam- dır» ibaresini yazarak altına Gü- müşsuyu hastahanesi göz müte - bassası doktor Visaleddinin imza- sını atmıştır. Müuzaffer; akabinde de bu raporu| alıp Haydarpaşa hastanesine gö- türmüştür. Lâkin doktor Visaleddini tanı- .yan ve kendisile arkadaş bulunan hastahane sertabibi rapora şöyle bir göz gezdirince imzanın sahte olduğunu anlamış ve kısa bir te- lefon muhaveresi de bu hakikati meydana çıkarmağa kâfi gelmiş- tir. Bunun üzerine Muzaffer has- tehane idaresi tarafından hemen zabıtaya teslim olunmuş oradan da Müddeiumumiliğe göndecil - miştir. Suçlu genç; müddeiumumilikte| dün verdiği ifadede bu sahtekâr- lığı kendisinin yapmadığını iddin etmiş ve: «— Ben Haydarpaşa hastahane- sinden dönerken vapurda şişman bir zatla kamara arkadaşı oldum. Ona muayeneye gittiğimi söyle- dim. Kendisi bana doktor Visa - leddini tanıdığı cevabını vererel kolaylık olmak üzere işimi şah- san takib ve intac edeceğini söy- Jedi ve kâğıdı benden aldı. Ertesi gün de imzalanmış — olarak iade ettil..s Demiştir. Fakat bu şişman zatı bulması Muzaffere söylenildiği vakit şaşa-| lamış ve neticede bu hikâyenin tamamile uydurma olduğu anla- şılmıştır. Üstelik rapordaki yazı ve imza; derhal teşkil olunan bir #hli vukula tetkik ettirilerek im- zanın Muzaffer tarafından alıl - — Acaba hâlâ boş mu? — Bir gün içinde tutulduğunu — İyi amma, biz dün Beyler so-| zannetmiyorum. kağında bir eve pey vermiştik. — Orasını tutmamanız için bir mani mi var? Beyler sokağı ne ta-| Tefta? — Hükümet civarında babam da- ima işine yakın olmayı ister de Ohalde.. Suna söylemeğe cesaret edemi- yordu. *«— Siz de bize yakın bir yerde €v tutsanız ne iyi olacak!. Deniek ister gibi, bakışlarında böyle bir arzu vardı. Reşad, genç kızın bu arzusunu çabuk anladı: — © halde biz de size yakın bir. yerde ev baksak.., Sık sık görü- şürdük. Sunanın yözü birdenbire gül- dü: — Biz orada birkaç eve bak - tık. Bunlardan birisi size o ka- dar elverişli ki... — Vah vah... O semti tanımış olsaydım, derhal gider bakardım o söylediğiniz eve. Suna bir lâhza düşündükten sonra, vücudünün üst kısmını - şağı uzatarak cevab verdi: — İsterseniz hemen hazırlana- yım da... Sözünü tamamlıyamadı... Çekindi... Kekeledi. Reşad gülerek ilâve etti — Benimle beraber gelirseniz, çok memnun olurum. Eve birlike te bakar ve hemen döneriz. Suna bu sırada başını arkaya çe- virdi. Sesini birden kesti. Reşad genç kızın birisile ko » nuştuğunu tahmin ediyordu. Suna biraz sonra tekrar bal - kondan aşağı sarktı: - Anneme söyledim.. Muvafa- koat etti, Siz de hazırlanınız.. He- Kaei air d Karısı Kocasını Yaralamış — Zabıta Tahkikat Yapıyer Fatihde Hacıevhad mahallesin- de 66 numaralı evde oturan Ah- med adında biri karakola müra - eaatla ilk karısı Servet ile kavga ettiği sırada karısı tarafından ek-i mek bıçağile kolndaun yaralan - dığını ve ayni evde oturan kom- şusu dabağ Hasan tarafından dö- vüldüğünü iddia etmiştir. Zabıta Servet ile dabağ Hasanı yakalıya-| rak tahkikata başlamışlır Susuz Havuza Düştü Ortaköyde oturan Muzaffer is- mainde bir çocuk Kasımpaşada ha-| vuz fabrikasında bir atelyeden di-| ğerine el arabasile model nakle- derken arabayı zaptedemiyerek 3 metro derinlikteki içi susuz ha- vuza düşüp başından yaralar - mıştır. 15 Yaşınîi;*_Bir Çocuk 10 Yaşında Bir Kızın Irzına Geçti Ayazağa civarında oturan ve mn:ıo-ısyı.ı.mdı bulunan Hasan isminde bir çocuk dün tar- kızcağızın şikâyeti üzerine — küstah çocuk bemen yakalanmış ve 7 inci sorgu| hâkimliğine teslim olunmuştur. 15 Ay Hapse Mahküm Olan Hırsız Asaf isminde bir adam Sul - tanahmedde oturan Emine ve Ay- ge ismindeki iki kadının evine gi-, rerek muhtelif eşya çalmak su - çundan dolayı dün Sultanahmed Linel sulh — ceza mahkemesine verilmiştir. Asaf, dünkü muha - kemesinde: — Ben yalnız Eminenin evine girdim. Ayşeyi ve evini ne tanı- rım ne de bilirim!... ış olduğu anlaşılmıştır. Bunun Üzerine kendisinin tav- kifile Ağırceza mahkemesine ve- rilmesi kararlaştırılmıştır. men gidelim. Babam da ko nşu olmamızı - istiyordu. Eğer o evi tatarsanız kimbilir nekadar #e | lerinde ve o esetin genç ve körpe vinecek. — Alfred dö Müsse'yi hâlâ oku-| yör musunuz? — Evet. Dün de söylemiştim Ben onu çok severim. — Bazı eserlerini ben de çok severim amma,, Doğrusunu söy- lemek lâzımsa, Müsse okunacak bir şair değildir. Suna şaşaaldı: — Dün böyle söylememiştiniz..| O, çok hassas bir şairdir, demiş- tiniz? — Evet, Çok hassastır. O kadar gok hassastır ki, bütün ömründe tam on iki kadınla yaşamıştır. — Onun hususi hayatından ba- na ne?' Ben onun eserlerini oku- Brdrü ü ae arlak Sovyetlerin Guzel Hediyeleri Ziraat Kongreıı Mü- İDünkü Muhnkeı!le nasebetile Ziraat Vekilimize Verildi Dün toplanan köy ve zirant kal- kınma kongresi münasebetile Sov- yet Sosyalist Cumhuriyetler Bir- liği Lenin adını — taşıyan ziraat ilimleri akademisi Ankarada Sot yet büyük elçiliği vasıtasile zicmat Vekili Bay Faik Kurdoğluna köy iraat işlerinin muhtelif şube- İerine aid bir kitab kolleksiyonu tevdi etmiştir. Tevdi olunan bu kitablar meys- nında, çiftçiliğe, tütüncülüğe, pa-| mukçuluğa, hayvan yetiştiriciliği- ne, iska işlerine ve salreye aid eserler mevcüttur. Akademi şyni zamanda Ziraat Vekiline, Sovyer Bırliğinda ekilmekte bulunan ve Türkiyede de yetiştirilmesi müm-| kün olan muhtelif zirat kültürler- den mürekkeb 124 nümuneyi havi| bir kolleksiyon göndermiştir. Mezkür — kitab ve zirsi kültür kolleksiyonlarından maada Suv- şet elçiliği Ziraat Vekiline köy ve| ziraate aid dört filim tevdi »t « miştir. Fa_îzcî ve Tefeci Mahkemede Sultanahmed 1 inci sulh ceza mahkemesi dün Ali Ekber zade Rahim isminde bir faizci ve tefe- ciyi muhakeme etmiştir. İddiaya göre bu zat fahiş faizle bazı memurlara vehalka para ver- diğinden dolayı yakalanmış ve meselâ 25 lira borç verdiği bir kimsoden 35 liralık sened almıştır.| Mumaileyh dün muhakemede cürmünü inkâr — etmiştir. Fakat ehli vukufun bu hususta tanzim ettiği bir rapora göre kendisinin yaplığı muamelelerden ekserisin- de yüksek faiz aldığı anlaşılmış - tır. Muhakeme şahidlerin dinlen - mesi için talik olunmuştur. l ea Kaçakçı Bayan Zabıta dün Süleymaniyede Dök- mecilerde ercin kaçakçılığı ya - pan Pervin adında bir kadın ile memurların Pervinin evinde ara- ma yaptıkları sırada bu kadından ercin almak için oraya gelen Hasan adında birini yakalayıp mahkemeye vermişlerdir. —— Bahçede O ynarken Düştü Kasımpaşada Zincirlikuyu cad- desi çıkmaz sokağında 75 numa- Talı evde oturan Salihin iki yaşın- daki çocuğu Fikret evinin bahçe- sinde oynamakta iken kazaen dü- şerek başından yaralanmıştır. yorum. — Karaktersiz bir adamın eser- dimağlara aşıladığı fikirlerde ah- lâk namına bir şey yoktur. Bü - — O halde bir daha okumam. Babam çok dürüst ve ahlâk düs- turlarına çok bağlı bir adamdır — Aman, dedi; sakın alınmayı- yınız! Siz yetişmiş bir kızsınız! İs | tediğiniz kitabı okuyabilirsiniz! Bunu söylemekte de beni mazur görünüz, Çünkü İsviçrede Müs - se'den hiç hoşlanmazlar.. Ve Frar- sız edebiyatını dejenere olmuş bir| edebiyat diye ellerine almazlar. Suna birdenbire söyliyecek sör bulamadı. Eli Kulîl Kaül' İle Ev Sahibi Barışmar | Enteresan O dü #mberlitaşta oturan İ ( Gi sahibi "Tenasih De AÇİ hibesi Bayan M İ rasındaki davaya dün SUlÜ ". kemesinde bakıldı. p Evvelâ Bayar Memnüne 14 |) yekılan şikâyeci! anlatl ye Aman efeneim biktim Di gö ke dilerden... Evin içinde ti F di birden besliyor... lerden bir tanesi kaybolsâ İy süb Abla yavrusunu #ralar gibi dövünüyor. YM | içmiyor... Hattâ geçenli bl lardan «Sarman. mı e havuza düştü. Bizimki tirecek oldu. Hâkim:— Kısa kes bayâik” Basa dair söyle... — Peki esaslı ı..ııvxll"'ı fendim, amma o vakit dahf olur. — Esaslı anlat demiyoruf , sasa, yani maksada dair SÖY | ceklerini söyle... p'“ '_p : j 1 j | ) | ) Söyliyeceklerim Ah benim bu kedilerden ©? tiğimi gelip görmeden M sınız ki... Gelip bir keşil ? ' nız... O vakit siz dı d siniz.. Hem zaten beniti Tim de var... Bütün mahalleli © tiğim çileyi bilir. ü — Kediler sana ne y'” Ne zarar ika ediyorlar". —Ö — Daha ne ywıw: if| dım. Gece vakti ellisi bird ağızdan feryada başlayınca uykumdan titriyerek İnsan deccal çıktı sanıy0” Ya o tatlı tatlı uyki d ken 0 kedinin birden Mö lerden, Lohlaboşlardan aHY şuşmaları .. O vakit babâ YZ Ti catim cvimin kap! büy'ik zelelede sııım”*';qı melleri bile zangır zaneıf den oynuyor... Yem efendim bu ğ sasen murdar mıhmkıl"’dıv Cennetten bile koğulmu$ | (ç lahın koğduğunu ben N* vimde saklıyayım?. b — Demik sana gi kadar... a el atendim yok- BO İsm cam, çerçeve, u:;:“' xalmadı. Canım kerevelli g tülezzm, kanepelerim w,. oltu. Hepsini bu kedilef tiler. Onlardan huy!nnmld’ıu lam:plar madır, ııtd’x evde yalnız kalınca ı,u bizim kata ıehyorlıl" rinde hepsinin bir ::L, fi saldıracaklarından, kuyorum vallahi!... Onun içm alsın bü | benim başımdan, çekiip # — ğ vin.den.. Bayan Memnune Çök mıiş insanların telâşlı VE İlle belki bu en büyük daha saatlerce teşcih | Fakat maksadı bu SOf * j rile tamamile ü için tecrübeli hâkim ”; şünüşten sonra ona * yaptı: — Demek Bayan dllıriııl ahp giderse " O halde <O» dâ euııı de barışın... vi baş

Bu sayıdan diğer sayfalar: