11 Nisan 1936 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9

11 Nisan 1936 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ami benimi kezmekieil een nnöeenezm ln a lm ER İnn nn azim niiintninsnei Süheylâ Bunda Cemile de onunla beraber- | ül; kocası tabii Süheylâ'ya değil, ko- a kışacaktı. Cemalifer merak sü Tekirdağlı Cemile Hanımın bulacağı ve bu Yirmi oda- lı konağa yakışacak koca kimdi? Cemile: : — Bir hünkâr yaveri! dedi; hem de paşa oğlu, paşa torunu... Cemalifer nikâhta gazetenin ba- Bacağı üç paşayı, gururundan deve- leşerek, düşündü: Maliye nazırı da, damadım babası ve dedesi de... Aman yarabbi üçü de paşaydı. a Berber lâvantası kokan hünkâr yaverile evleneceğini Süheylâ bilmi. Yordu. Ona söylemediler. “ Çocuk,, Bu kadar ciddi bir sirri ağzından kaçırır, bir çuval ineiri berbat eder- di. Hem de Tekirdağlı Cemile'ye gö- Te fesinin kenarından lepiska perçi- Mi yukarıya kalkan bu hünkâr ya- Veri Süheylâ'nn karşısma apansız Kıkmalıydı. Bu saadeti bu hayretin heyecanı güzelleştirecekti! Kimseyle konuşulamıyan aşk 2e- hirdir. Bu zehir Süheylâ'yı kemiri- Yordu. Bir taraftan da konağın ten- halığr..Hergün ayni günü yaşamak... Kimseye anlatamadığı için kızm Eöğsünde karanlık bir hasbihal gibi gömülü kalan kuvvetli Avrupa ro- manları... Hapsedilen şehvetin di- mağlaşan, bünyeleşen terakümü.. Kadmda şehveti bile oyalryan moda Ve terzi meşguliyetlerinin bu konak- ta yokluğu... Bütün bunlar Süheylâ- nm aşkını büyütüyordu. Bu aralık Hariciyede milmeyyiz Bürhan Süheylayı istedi. Bürhanın babası beylerbeyi rütbesinde Paşa idi. Cemalifer hünkâr yaveri kadar bunu da beğendi. Ve bir gün Sühey- laya ikisinin de e m. Cemile erdi. Kiz, hünkür yave- rinin akil, ye Bürhanm karnı kar- #ismda ellerini yüzüne kapayarak da kikalaren ağladı. Kısa kollarile karnmı kucaklaya - mıyan şişman Bürhanın çirkin oldu- inu Cemileyle Cema'fer de kabul et- tiler, Ve Bürhandan vazgeçtile! &mma Hünkâr yaverinde ısrar edi yorlardı. Ancak Hacı Kehya - Cemal ferin demesine Le erim ir le Hanımı sevmediği için » onun bur duğu bu hünkâr yaverinin hakkmda gok fena şeyler Mi ii hanelerde dayak yermiş; meyhane! den evine bayEm KE slm inde bi le niyormuş; e in birde çocuk düşü yormuş gibi şeyler... Hacr Keyha Ma- Biye nazırma bunları anlatırken: — Paşam, ikindi kocaya kız mı ve! Taiyor, iyi yüzünde mütaleasımın tasdik edildiğini görmek istiyor, karşısında hiddetle bekliyordu. Cemalfer de, bu uşak parçasmın bu konakta artık çok blduğunu söylüyor.kocasının bu sözü doğru bulmasmı » karşısmda öfkeyle oturuyordu. Niha- yet Maliye Nazırı Hünkâr yaverini sarayda sordu. Hacı Keyhanm haklı olduğu meydana çıktı. Hünkâr yaverinin it olduğu anla- gılınca Tekirdağlı Cemile, Hacı Keli- yaya kızdı. Konaktan gitti. Süheyla, fiyatı konuşulan satılık at gibi bu olan biten şeyleri bilmiyor. &u, Zaten onun halinde evlenmesine karar verilen kızın ne ihtiyatlı hürri- i Ev ne kibirli sevinci!.. Konak ta hayal gibi dolaşıyordu. Anası Ce- malfer, kımın yatak odasını kilitli buldukça, kapıya #hirli sinirli Yuru- yor, bunun ne demek olduğunu soru- | yordu. Ve elinde kitapla kapıyı açan kızının kırmızı gözlerine bakarak ken dini okumaya çok verdiğine kızıyor, söyleniyordu. Fakat bü tekdirlerin hiç hükmü yoktu. Süheylanm oda ka Ka kB mm ine hel kapanıyor. sa Yileren olsan bir kitabın kızartaca, Zi gözlerle akşam yemeğine iniyordu. Maliye Nazırı, kızımın haline, karı- #t Cemalferin merak etmeyişine kızı- yor, karısına gözlerini mânalı yapa- rak bakıyor, sesini değiştirerek kısa kısa inliyor, kadm bir türlü anlamı yordu, Paşa nihayet bir gece gözünü, seviyor! Bir #elâketin birden bire söylenme 8i ikinci bir felâkettir. Cemalfer mah- voldu: Bir kız nikâhlanmadan evvel bir erkeği nasıl severdi? İşte orospü- İ luk bu demekti! İ Fakat Cemalfer bu felâkete de e- lıştı. Üç hafta sanar kızının yüzüne İbakmağa razı oldu. Maliye nazırı ar- tık Adnanı konağa damat almanm o kadar vahim olmadığına Cemalferi kandırmak istiyordu. Ancak, Cemalfer, Hiğayetin dedesi Kazasker Gıyasettin Efendinin hala- yıklarındandı. Maliye Nazırmın kart- 8 olduğu günden beri bu eski cariye- liğinden rahatsız oluyor, bu Ikbal İ- cinde eski hizmetçiliği meydana çık- d t bekliyor. “sanıyorduz pal we İntikam tezkeresinde Ab- dullah'dı: Bütün meçhul babalar gi- bi... Ve Cemalfer, evvelâ, bu (Abdul lah) 1 Çerkes beylerinden Abdullah Yazan: MITHAT CEMAL Berber lâvantası kokan hünkâr yaveriyle evleneceğini bilmiyordu,” ona söylemediler — Hanım, hanım, Süheyla Adnanı | Bey yaptı. zaman geçince buna kendi | Viyana de inandı. Babasmın beyliğiyle koca» İsmin paşalığı birleşince Cema'fer için başka insanlarda da asalet “lüzum” halini aldı. Kocasi Paşaydı, babası Çerkes be- olmalıydı. Adnanm mademki babası Miralayken ölmüştü; o, Paşa olamaz- dı. Fakat büyük babası, yahut dede- sinin dedesi mutlaka paşa olmalıdı. Yoksa Süheyla başka türlü almamaz- dr, Süheyla da Adnanm babasmı Pa- yor, edebiyatm arayıp bulamadığı bu güzel şahadet vak'asma garaz © Tuyordu. Süheylaya acıyan Hacı Kehya 80 kukta, kahvede, Maliyade Adnanm soyunda bir paşa arıyor, bulamıyor, bulamıyordu. (Arkası yarn) Polis Bir paşazade hırsızlık suçu ile tutuldu Eminönünde kendine mühendia eli- sü vererek otellerden muhtelif eşya çalan ve geçenlerde de Suadiye plâjm dan birçok battaniye ile plâj sahibi Mustafanm duvar balısmı aşırarak kaçan Ahmet Cemal Paşa oğlu Ce - mal yakalnmış ve tahkikat evrakiyle beraber dün Üsküdar müddetumuml!- liğine teslim edilmiştir. Ansızın öldü Tophanede Berberler sokağında 15 numaralı Berber Sabrinin dükkü- nında yatan Girit mübadillerinden seyyar elektrikçi Mehmet oğlu İbrg- him, dükkânda otururken birdenbire ölmüştür. Ibrahmin kalp sektesinden Paşanın | öldüğü anlaşılmıştır. İki şoför aranıyor Bir kadın, zabıtaya müracaatla Ta rabyadan İstanbula gelmek üzere bin diği otomobil şoförile muavininin yol da gelirken otomobili çalılar arasına sokup kendisine tecaviz ettiklerini iddia etmiştir. Kadm şoförün eşkâli- ni tamamen vermediğinden şüphe üzerine bazı şöfürler çağırılarak is - tievap edilmişlerdir. Tahkikat henüz neticelenmemiştir, üyükçekmecede Sinan için yapılan toplantı (Sinan günü) münasebetile üsta - dm Büyükçekmecedeki san'atli eser- lerinden biri olan meşhur köprüsü ü- zerinde bir ihtifal yapılmış ve ihtifa- le Çatalca orta okulu da iştirak et « miştir. Evvelâ, köprü üzerinde orta okul direktörü Hüseyin -'Timoçin ve öğretmen Mustafa Baykal birer söy- lev vermişlerdir. Bundan sonra, Si » nanın Büyükçekmecede yaptığı kâr vansaray ile kervansaray karşısın. daki Sokollu meseidine ait san'atli minare talebeye gezdirilmiş, ve halka Hava seferleri Yakmda işlemeye başlayacak olan hava yolları bu sene ve yolcu nakliya tı için Fransız, italyan hava şirketle- rinden başka Romen, Alman, Rus ve Leh tayyare yolcu şirketleri de bü- kümete müracata etmişlerdir. Müra- caatlar incelenmektedir. BULMACAMIZ | “2445 67asv0h AŞAĞI : 1— Tavuğun çıktığı şey (7). Ace- mi (3). 2— Şans (4). Beyaz (2). Amca (3). 3 — Işık verir (3). Şimendifer (4). 4 — Şişkinlik (2). Acele (5). 5 —Bir hece (2). Remil (3). 6 — Acı değil (5). Bir vilâyetimiz 6. 7 —Şıhriyeti olanlar (6). (4) 8 — Arkadaş (2). Mahkemede gü- rülen şey (4). 9—Şafak (8). Dayak (6). 10.—Tir (2). Öküzün yavrusu (4) İyi (8). 1. beklediğimiz şey (3). Caket (4). Su (2). DÜNKÜ BULMACAMIZIN HALLİ 1 — Koyun (5). Fehim (5). 2 — Ok (2). Zalim (5). Ra (2). 3—E4(3).Di (3). 4 — Uzlaşmak (8). 5 — Maaş (4). Otel (4). 6 — Mor (3). Safa (4). 7 — Fiyat (5). Et (2). 8 — Em (2). Kestane (7). 9 —La (2). Nine (4). 10 — İri (3). En (2). Aletler Mİ İN FAYDALI İ A a a Bugünkü. Program ik). 19: Çocuk se-| Çocuk musikisi yo sanatkârları ta- orkestraları, 21,30: ajansının iyo: Stü rafından. 20.30: Stüdyo Son haberler, Saat 22 den sonra Anadolu dikte servisi verilecektir. Bükreş İ 21,15: Dini musiki, 72.50: Haberler. 24: Kilisedeki paskalya ayinini nakil Budapeşte ! 1830: Yaylı kaartet. 20: e çanları | 20,10: Org musikisi, 21,40: Orkestra (Şar kılı). 23,15: Çingene musikisi, 24,10: Plâk, |.Varşova ro. 20: Şiir ve musiki. 2030: ile orr. 21,45: Paskalya neşriyatı. 22.80: Piyano (Bcetboven, Sen- sen, Glük, Padereveki). 23: Senfoni 24: Piğik. Moskova İyi... O halde damadı da böyle birşey | İşa olmadan öldüren kurşuna içerli -| 18,10: Yabancı bir lisanla verilecek ope ra piyesini Bakil 22: Yabancı #llerle na. | killer, Berlin 19, rofi siki (Soparn ve tenor ler, 23,30: Plâk. 24,3: Prağ 20,30: Hafif musiki. 2125: Karık şi kı, otkestra ve neşeli neşriyat. 22.20; keri bando. 23,3 Orkemtranı 34, Piâk. 15: Rando mızıka, 20: Masikili mik- #keçi. 21: Haberler. 21,1 Fausttan sahneler. 18,40: Örg musikisi. 19: Operadan nâ kil, Vaşnerin "Parsifal, operas 2405: Kuartet konseri, Seçme program Varşova, 2230: Piyano (Becthoveni, Sensen, Oluk, Paderevaki). Morkova, 18,30: Yabancı Gille verilecek | rü piyesi: il, *PBertm, 21,10: Sen musiki (Sopran ve te- | sor iştirakiyle, Prag, 20,30: Hafif musiki, eğlenceli neşriyat, Virna. 19: Vagrer'in (Parsifal) onera- sından nakil, Sinemalar, Tiyatrolar 21,25: Karışık * ŞEHİR TİYATROSU : Saat 20 de (Tosun). ke * HALK OPERETİ: Saat 18 ve 20,45 te| (Florya). * TURAN TİYATROSU: Saat 15 te ve 20,30 da (Ramuna), *'TAN : (Kadınlar Gölü). * ŞIK : (Per Güne, TURK ; (lâhlar Eğleniyor) YILDIZ ; (Serenad). SARAY : (Mişel Sirogof). SÜMER : (Mişel Strogof), İPEK ; (Kan Kardeşleri). MELEK : (Helivat Eğleniyor). ELHAMRA : (Şeytan Kardeş) (Madam Çocuk İstemiyor). ASRİ : (Petersburg Geceleri) ve (Bir Gönül Böyle Avlandı). ŞARK : (lik gece) ve (Hayatı İsa). | ALKAZAR : (Ölüm Kasırgası) ve (Dantenin Cehennemi). AZAK : (Pepo) ve Üeneral Yen). FERAH : (Klo-Klo), KADIKOY HALK: (Kadınlar Gölü) KADIKÖY SÜREYYA ; (Samson). USKUDAR HALE : (Sen Dul). Davetler, Toplantılar kkk a İnna ve KONFERANS Kadıköy Halkevindem £ 10 Nisan 936 cuma günü akşamı evimiz salonunda Bay Celâl Esad Arseven tara” t “Ev ve şehir bahçeleri” o mevzulu bir konferans verilecektir. sonra müzik. Bu konferans bütün yurddaş- lara açıktır, GENÇ TAKIMLAR MÜSABAKASI Fenerbahçe klübü tarafndan konulan ve bey sene müddetle devam edecek olan genç takımlar musabasına 12-4-936 pazar günü Fener stadında başlanacaktır. Bu müsabar kalara iştirak edecek takımlar o gün sast 9 da bir resmi geçit yapacak ve bunu mü- teakip müsabakalara başlanılacaktır. 124-936 pazar günü yapılacak müsaba- kalar, Saat 9,30 da Anadolu-Güneş hakem Emin 10,45 1. Spor - Vefa hakem Sait, Selâhattin. 19-4-936 pazar gün yapı” lacak müsabakalar : Saat 9,30 da Femer- yılmaz A, Ordu hakem Hasan Kümül Sant 10445 te F, Bahçe - G. Saray hakem Emin Fuat. —— —-- Askerlik İşleri Tüm. Askerlik Dairesi Başkanlığından: 1 — 936 Nisan celbinde bir buçuk sete- Tik hizmete tabi bulunan 316 ilâ 327 ba. kayesile 328 doğumlular 3 — Murika ve jandarma osmiflarıma mensup 316 ii 329 baksyesile 330 do- ğumlular silâh altma alacaktır. 3 — Bu celbde Askerlik şubelerinde toplanma günü 21 Nisan 936 dir. Nakdi el vereceklerin bedelleri 20 Nisan 586 akşamına kadar kabul edilecektir. 4 — Yukarıda doğum ve smuflerr yazılı sevke tabi balunan erat vakıt ve #amanm- da mensup bulundukları askerlik şubeleri Be müracaat etmeleri ve aksi takdirde haklarında askerlik kanununun ceza mad. desi ahkâm tatbik edileceği ilân ola nar, DAVET Eminönü Askerlik Şubesinden » 1 — 316 lâ 330 doğumlular dahil firar, İbakaya, yoklama kaçığı olanlar bu ay içinde sevk edilecektir. 2 — Nnkti bedel vermek İsteyenlerin he- men gübemlze müracaat etmeleri ilân olu BİLGİLER |” İnu çileden çıkaran bir terbiy, Konferansdım | ilergüin bir | Hikâye Ihtiyar Matmazel Cblomb ile Mat- mazal Eglantine yirmi beş senedir beraber yaşıyorlardı. Matmazel Colombe emrediyordu Matmazel Eğlantine ise hiçbir emrini yerine getirmiyordu. Halbuki onun hizmetçisiydi. Matmazel Ezlantine kısa boylu ve şişman ihtiyar bir kızdı, Artık kendi- - İne koca bulamıyacağına karar verdik ten sonra Matmazel Colombe'un ya- nma hizmetçi olarak girmişti. Mat- mazel Colombe İse, tam aksine ola- rak uzun boylu, kuru bir ktzdr, o da kendisine koca bulamıyacağını anla- * İymea şatosuna çekilmiş. ihtiyar kız sinirleriyle yaşamağa başlarıştı. Eglantin& hanımmın emiri © ikle sahut fevkalâde sun'i bir nezaketle erdi. Sonra, tamamen aksini ya- pardı, Çarşıdan, ısmarlananın aksini alır, çamaşır günü ortalık temizler, tur- sv istendiği zaman pasta alırdı. Her hafta hanımla hizmetçi arasında bir kandır kopardı. Eslantine önlüğü- nü çıkarır. o.dakikada evden çikip g'dereğini söylerdi. O zaman matma- zel Colombe bir koltuğu düşer, yayı lır ve söyle inlerdi: — Bu kız beni öldürecek! Allahım, le bir belâ ile yaşamak için ne ahat işledim? Sen bir katilsin, bir şeytensm! Beni öldürmeğe karar ver . zi mi Tali ir Le i nun olursun! Bu sözler, matmazel Eglantine'in yufka kalbine dokunur, hüngür hün- gür ağlamağa başlardı. Iki ihtiyar kız arasmda kavgalar o kadar elzem bir şekil almıştı ki, i- kisi de, en küçük vesileile kavgaya tutuşurlardı ve şimdi artık bundan büyük bir zevk duymağa baslamış- lardi, Zaman zaman hanım evini sa- tacağını, malını mülkünü rahibelere verip ölene kadar onlarm yanında bir manastırâa yaşıyacağını söyler, ise, bu kadar itina ile te- bir evi bırakıp gitmesinin çok münasebetsiz bir iş olacağını o- na İspat ederdi, O zaman, matmazel Colombe hizmetçisiden artık emirleri ne İtaat edeceğine dair vaitler alır, hizmetçi de hanımmdan kendine tat- Ii muamele yapacağına teminat ister di. Bir gin vaziyet fenalaştı. Matma- zel Colombe o gün sokağa çıkacaktı. Fakat hizmetçi: — Eğer çıkarsaniz, dedi rahibeler fakir çocuklar için iane istiyecekler onlara ne cevap veririm, — Hanım çıktı dersin! — Sizi iane vermekten kaçtı zan- ederler, — Öyleyse al şu 10 frangı, tara- fımdan kendilerine verirsin! — Bakalım bü parayı kabul eder- ler mi? Dilenciye sadaka verir gibi.. — Sen karışma. Ben çıkacağım. Ben gelene kadar da gümüş şamdan- ları parlatırsın. — Hayır, samdanları parlatamam. Daha evvel salonun camlarıni parlat- mam lâzım. Fakat hayret. Matmazel Colombe kızımadı ve bu fikri pek beğendi: — Çök güzel, dedi, salonun camla» rını temizlersin. Ben asat beşte gele- ceğim, o zamana kadar bitirirsin. Hem dikkat et, iyi temizle, Öyle ki, cam yokmuş gibi görünsün! 'Eglantine, evde yalnız kalmca az kalsm hiddetinden çatiryacaktı. Ken- di ağı ile kendi tuzağına düşmüştü. Fakat hayır, camları temizlemiyecek- de mem- altsava — HANIM, HİZMETÇİ J &r oldu. Hakikaten salondan bakm- ca, cam yokmuş gibi görünüyor, bah- çedeki çiçekler, şöyle uzansa kopari- lacakmış gibi duruyorlardı. Cölombe şimdi titizliğini tatmin et- miş İnadı uyanmiştı. Demek hanımı. nın dediğini yapmıştı. Bunu düşü- nünce, aklı bir an zıvarfadan çıktı ve bir yumrukta, pencerelerden birisi- nin cammı kırdı. Fakat ne de olsa, cam şangır şungur dökülünce akit başma geldi ve korktu. Düşünmeğe başladı. Biraz sonra kahkahalarla gü lerek, kırdığı camın parçalarını top- ladı, çerçevenin kenarlarındaki parça ları da çıkardı, şöyle gerilerek bak» tu: — Tamam, dedi, sanki cam yok- muş gibi temizle demedi mi, işte öyle oldu, Saat beş olunca Matmazel Colombe i geldi. Doğruca salona gitti, Eelenti. Jen'i çağırarak sordu: | — Iyi temizledin mi? Sonra, cevap bile beklemeden, kı « rık camı göstererek: — A... dedi, bak şunu iyi temizle. memigsin, üzerlerinde tozlar var, Matmazel Eglantine bu sözleri du- yunca, az kalsın kalp durmasmdat olduğu yerde ölecekti. Bir an övlece kaldı, sonra, dayanamadı, koşa koşa gitti ve kırık camdan kendini kaldır. dığı gibi bahçeye attı. *£ Bumu yören Matmâzel Colombe da | vere. akla yale Bereket versin. salon evin zenim katmda idi ve Eşlantine bir sey ol. mamış, sadece bahçenin çiçekleri bo- sulmuştu, Belantine kalkm da salona hakmea, hanımını verde havsm sür. 4), koşa kora eelerek onu kaldırdı, yatağıma götürdü. Biraz sonra Matmazel Colombe «- yıldı, karsısmda Eglantine'i gördü, İ memnun oldu. Fakat memnuniyetini göstermedi yalnız ona: — Bana, dedi, bir çay yap da ge tir, “ Böylece, hizmetçisinin kendisine ıh lamur getireceğini umuyordu, Fakat Eglentine de yaptığına nedim olmuş- tu, hanımımın istediği çayı pişirdi ge- tirdi, VENUS RİMELİ ile tuvslet gören kirpikler kalplere ok gibi saplanır. | VENUS RUJU Gayet cazib renklerile kullanan ları hayretlere düşürür, 24 saat d> dakta sahit kalır, bozulmaz ve yak- maz. VENUS PUDRASI Terkibe Ventis Gold kremi karış- tırılmak sayesinde narin ve nazik cildleri teshir eden her tene uygun renklerde yüksek evsafı eşsiz bir pudradır. VENUS KREMİ ti, muşambaları cilâlıyacaktı. Buna ka | Terkibindeki hususi maddeli hayt- rar verdi. Lâkin salondan geçerken. | tiye dolayisile insanı şayanı hayret camların hakikaten biraz tozlu oldu- |bir surette gençleştirir, güzellestirir Zunu gördü. temizlememek olmazdı. Cünkü Eglantine fevkalâde titiz bir kızdı, bu titizliği inadmdan fazlaydı. Hemen bir sandalyeye çıkarak cam- ları önce sabunlu su ile yıkadı. Son- —. erlerin ia sildi bamimeli. m ve ismi gibi bir Venüs yapar ve hay retlere düşlürür. Evliya Zade Nurettin Eren | Eczal kimyeviye alât ve itriyat de-

Bu sayıdan diğer sayfalar: