4 Kasım 1937 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5

4 Kasım 1937 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

TA Gündelik Gazete Ee TAN'm hedefi: Haberde, fikirde, her şeyde temiz, dürüst, samimi olmak, kariin gazetesi olmıya galışmaktır. 5— ABONE BEDELİ Türkiye Ecnebi 1400 Kr. 1 Sene 2800 Kr. 150 » GAY 1500 » 40 » SAY #00 > 180 » Tay s0 » Müilletlerarasi posta ittihadına dahil olrs- Yan memleketler için 30—16—3.5 irağır. —— > GÜNÜN MESELELERİ| Avrupada Yükselen İki Ses | Amerika Cümburreisi Ronsevelt-| ten sonda bu hafta Ingilterede Loyd George'un, Pransada Herrlotnem se si yükseldi. Ki Üoyd George, Avam arasının ilk cekkesinde ingiltere hükümetinin hârici siyasetini şiddetli bir hisanla tenkit ederek: — Tehlike büyüktür, gözünüzü a- çın, diye bağırdı. : Yap George'n göre İngiltere hiikü ! meti İspanya meselesinde gayet fe- na bir siyaset takip ederek İelyeyı üdetg teşvik ve teşci etmiştir. Musso- Hini dinamik bir devlet adamıdır. Ro- ma İmparatorluğunu kurmak için metodik bir tarzda adım adım ilerle- mektedir, Dün Habeşistan almıştır. | Bugün Ispanyayı işgal etmektedir. Yarm Cebellittarık Boğüzmı kapata- cak, öbür gün Maltayı işgal edecek, | daha öbür gün Fülstinin taksimini is- tiyecektir. İ Uovd George, ba tehitkeyi muhak. | kak addediyor ve Ingiliz hikmetini bir an evvel şiddetli bir siyaset taki- bine davet ediyor. Yranaada Radikal Sosyalist Parti- Binin kongresinde Reis Herriot da a- #AĞI yukarı ayni şiddette bir mutnk söylemiştir. Yransız devlet sdanm da artik misamahanın sonuna gelindii- Bİ, bundan fazla ricate imkân olmadı- Er söyliyerek, Ademi Müdahale Ko» varmAĞIRI takdirde, artık Fransanın Prtn& hududunu özarale aktif bir si. Yaset takip etmesi lâzım geldiğinde umhuriyet ( gazetesinin 24 Birinciteşrin 1937 tarihli nüshasında birinci say- fada “Kendi kendimizi ten- kit,, sütununda “Galatasara- yın tanburu,, başlıklı bir yazı göründü, Bu yazınm birinci fıkrasında; tanbur kelimesinin fransizca davul mânasına geldiği, bu kelimenin “Ga latasaray lisesi için ancak fransız. ea aslından aynen almmak suretile türkçeleştirilmiş gayet münis bir söz,, olduğu ve bunun “O mektebe mahsus anane halinde bir vaziye- tin mâna cihanı bir ifadesini teş- kil, ettiği en başa kaydedildikten sonra Galatasarayda smıflera ve diğer yerlere giriş, çıkış kuman- dazmın, vaktile, “Avniyesinin kü- kuletası rkasma düşmüş, etine dolgun beşuş davulcunun değneği ile acele aöele gürliyen davulun mevzun ahenkli tekerleme gürükü- sü ile,, verildiği “hüzün ve hasret- le,, anlatılıyor. Tik fıkranın yalnız edasında 86- zilen bu “hüzün ve hasret”, ikinci fıkrada kelimeleşiyor, cümleleşi * yar ve acılaşıyor; “Son yıllarda zaman zaman mek tebin içine girip çıktıkça veyâ 0- nun önünden gelip geçtikçe bize hep g > müştü? Yıllardır bir türlü sırrmı keşfedemediğimiz bu vaziyetin se Brar etmiştir, dey vok ki, Fransada da, Ingiltere) de tehlikeyi görenler ve gösteren- E vardır, i Fakat tehlikenin bu kadar kati 0- ei İngiliz ve Fransız hükümetleri. İn harekete getirmiye kâfi gelmiyor. Ste iki üç gin içinde bir karara var. beklenen Ademi Müdahule Ko- aradan iki üç hafta geştiği hâlâ müzakere ile mesguldür. Malya, askerlerini çekeceğini vöyler- ken bir taraftan Ispanyaya asker &öndermiye devam etmektedir. ital Ya hedefine doğru emin ve kati adan- larla ilerlemektedir. Halyann hedefi müzakereyi uzat. Pak ve bu arada Ispanyada kati bir Zaferle davayı bitirmektir. Roma - Berlin Mihverinin Yeni Kararları Demokrasilerin iklde bir yükselen *esi, Almanya ve Italyayı korkutum- Ya kâfi gelmiyor. Bilâkis onlar de- mokrasilerin artık lâf söylemekten bir şey yapamıynerk halde bu- kanidirler. Onların bu aciz ve zâflarından istifadeye karar vermişlerdir. Bu kararlarını adını 2- dm tatbile etmektedirler. Berlin — Roma mihverinin, Von İrop'un son Roma seyahati es- tatbikine karar verdiği nok- talar yunlardır Re I — Kalya, Almanya ile Japonya erasındakl ittifaka girecek ve Brük- #elde Dokuzlar Konferansında ba it- tifakı temsil ederek tiçünün menfaa- ni midafan edecektir. Bilhassn Jai Ya İn Alamayan Japonyaya silâh Ye mihamat satmasına mâal olrak İsterlerse kabul etmiyecektir. ? — Eiistinde Ingiltere aleyhinde Arapları tahrile devam edeceklerdir. | 2 Minorka adalarını çal ettiği takdirde, General Fran <o'ya kendilerile meşru münasebette olduğu için Alman ve italyan asker lerini kendi getirttiğini ve fakat Hs- punyol topraklarının ecnebi bir dev- let tarafından işgaline müsaade ede- Mi im bebi meğer şu imis: Bilmiyoruz kaç sene evvel bir aralık mektepte ml- dürlük etmiş bir zat, Gulstasaraym davulunu kaldırarık yerine zil ika» me etmiş. Bu yenilik hiç te mühim bir şey değildir, fakat Galatasara. yn eski kalini bilenler için mek. tebin anane halindeki bir güzeli. giri ortadan kaldırmıştır.,, güncü fıkrağa de: Ü «Davulla zil arasmda ne muhafazakârlık vardır, ne de ye- »ilik, Yalnız bize öyle geliyor ki, davulun #hengi, mektebin mazisini istikbale daima bağlı bulundurur - du.,, Denildikten Kii her de si & çalman li Vi sanki mektepte ilk dövlilen davulun şesini idame etti. riyormuş hissini verdiği. binaen - aleyh “şerefli mazileri uzadığı niz. bette kıymetleri yükselen böyle ir. fan müceseselerinin bazı basit a- panelerinin bile bahs biçilmez an- tika kıymetini haiz, olduğu söyle- niyor, Buraya kadar yalnız bir tek es- ki Galatasaraylı. Galatasıraym eski tanburu hakkındaki tahassli rü ile birtakım kağ Ül : a ğ A oi eski Galatasa- raylıların,, sesi oluveriyor. VE yöy- le bitiyor: i tün enki Galatasaraylılar ri- ca ediyorlar: Mektebin © güzel ve munis tanburu iade OluUnSUN., B — efkârı umumiye ÖR eski Galatasaraylılar Merin yükselen rica, kabul olundu lunmadı mı bilmiyorum. va bir şey varsa, eski ve yeni Pe) sini şiddetle ortaya atacak ve Italya bu hususta kendisine yardım edecek-| tir. Yanl Almanya ve İtalya Lloyd George'un bildirdiği programı tatbik ile meşguldür. M. Zekeriya rr MAN A R GALATASARA' ESKİ MÜDÜR, CEVAP VERİYOR YAZAN: M. Tevfik (GALATASARAY LİSESİNİN ESKİ MUDURU) “Galatasaray, Lisemizin “Mektebi Sultani,, zamanından kalma ananevi bir “Tanbur,, u vardı. Bu tanbur veya “Trampete”, ilk temeli, İmparator Üçüncü Napolyon nizamlarına uygun olarak atılan bu kültür yuvasında talebemizi derse çağırıyor, teneffüse çağırıyordu. Bundan şu kadar sene evvel bu güzel yavaya müdür olan B. Tevfik, aksak taraflarını gördüğü için bu “Tanbur, u löğvetti, yerine, bütün Türk liselerinde kullanılan “Elektrik zilini koydu. İşte, bugünkü bu yazı, “Tanbur, ananesine karşı “Zil,, in bir cevabı gibidir. A Bu yazının muharriri, diyor ki: Kendisinde bütün "Eski Galata- saraylılar,, namına yüksek ses- le bütün memleket ufuklarına seslenmek salâhiyetini bulan o eski Galatasaraylı “Galatasa- rayın mazisini istikbaline bağlı bulunduran, mukaddes şeyin. "Davulun tekerleme gürültüsü, olduğunu söylüyor ve onun yine iadesini istiyor! Galaftasaraylılarn da bu yazıyı fuzul! bulduklarıdır. Bense, "Galâ» : i atilir “mektebe çöken garip bir hüzün ve hasret,, in güya “yıllardır bir türlü #rrmr o keşfedememiş,, #e omun sebebini ancak yeni öğ renmiş görünen bu Galatasaraylı- nm garip yazısını son derece Kiy- metli ve dikkate lâyik buldum, Galatasuray Wsesi müdürlüğün - den ayrıldığım ve bilhassa tanburu mektebin müzesine o kaldırttığım gündenberi yıllar geçti, Fakat ba- zı Galatasaraylıların, bu tanburlu, #ili gürültüleri bir türlü geçmedi. Bunlara olsun, hakkımdaki diğer gülünç dedikodulara olsun bugüne kadar gülmekten başka bir karsı” we lık vermemiştim. Fakat zararlı bit taassubun yıllarca ardı arkası kesil- « rdöden ağız dolusu söylendikten son ra nihayeti bir mühim memleket meselesi haber veriyormuş gibi bir güzetenin baş sayfasında haykır- dığını görünce bu meselede daha fozla susmanm bir suç olacağmı anladım Ve O masum ve dokunaklı olmıya çalışan düğümlü yazının son işaretini vermiş olduğu tehlikeyi gp koymayı kendime borç bil- M ektep tanburunun sesi, be- nim için de azizdir. Çünkü bana orta tahsil vermiş olan MÜ- tevazi mülestesede ğe — eski ta- birle — evkat cetveli bir vasıta ile tatbik edilirdi ve ihtimal memleke- MERİKA KARİKATÜRÜ; tin bu gibi bir çok müesseselerin- de de o zaman vaziyet ayni idi, Bu günse bu, memlekette tanburla ya- tip kalkan, tanburla derse girip, Şıkan hiçbir mektep yoktur. Hattâ yalnız Galatasarayda kalmış olan son tanburun rehavetli “tekerleme gürültüsti, ,yerine otomatik zillerin asabi ve kudretli sesi ikame edileli de Beneler oluyor, Tanbur yerine zil konması, o ka» lar tabil, o kadar kendiliğinden ol- muş bir şeydir ki, bu, hiçbir zaman hiçbir mektebimizde mesele olma- mıştır ve bunu yapmış olanlar, ne mühim bir yenilik diye yapmışlar, ne de aziz bir ananeyi yıkmak töh- met ve lâneti altında kalmışlardır. Şu halde, bir eski Galatasarayimn, kaldırıldıktan yıllarca sonra hem de “bütün eski Galatasaraylılar, namma “Davul, larmın iadesini memleket efkârı ümümiyesi önün. de yüksek sesle rica etmesi ne de- mektir, ne ifade eder? O yazıyı sadece müânasız bulmak, fazla ve fuzuli olarak lütufkâr ve gafil davranmak olur; bilâkis o yazınm derin bir mânası vardır kötü, batıcı ve tehlikeli bir mâ- nası, Bu mesele hakkmda hiçbir şey bilmeden, hiçbir izaha kalkış- madan da akla ilk gelecek olan şu bükümdür: Bu tanbur, başka tanburdur! ilhakika bu ilk düşünceye o yazıyı yazan eski Galata - saraylı ve orun gibi düşünenler, te- haliikle derhal şu mukabelede bu- lunacaklardır: “Elbette bu tanbur, başka tan- burdur, Öteki mektepler, öteki öne teplerden yetişmiş olanlar tani larının ekle böyle tanbur gibi aziz ananelerinin, “mâna cihani birer ifade,, olan “baha biçilmez antika, arının değerlerini takdir edems - mişlerse, “bilmiyoruz kaç sene ev- vel bir aralık mektebimizde müdür- Tük etmiş bir zat, bir yaban kaba- lığı, bir pirofan oduygusuzluğu ile “mektebin anane halindeki bu güzelliğini kaldırmış, sa ve ne bir eski Galatasarayir olan şimdiki mü- dür, ne de Kültür Bakanlığı bu feci hareketi yıllardır hâlâ tashih et- memişlerse bütün bunlar nihayet kendi takdirsizliklerinden, çekin - genliklerinden ve aldırış etmemez- liklerinden başka bir gey değildir. Biz Galatasaraylılar, biz bütün es- ki Galatasaraylılar, şerefli mazimi- ze taparız, bizden olmıyanlara da gayet haklı olarak yüksekten ve istihfafla bakarız; çünkü biz baş- kayız, başka, üstün ve her diledi- ğini yapmıya kudtetli, mümtaz bir zilmreyiz. Binaenaleyh o tanburda başka bir tanburdur; biz onum se- sini tekrar duymak için seneleri gü rültücirle doldururun. O tenbur bizim için mukaddestir, onu İsti - yoruz... Bu cevap, o yazının satır altle- rınm, satır aralarının sadık, fakat belki eksik bir terelimesinden baş- ka bir şey değildir. ç ektep hatıralarma, mekte - M bin muzırlaşmıyan, feyizli olmakta devam eden ananelerine bağlılığı herkes anlar, fakat bu tanbur davasını, imzasını o acayip yazmın sitma tereddütsüz koyacak tek Galatasaraylıdan başka hiç kimse anlıyamaz, Zira bu tanbur retten, herhangi aziz bir hatıraya tabit bir bağlılıktan İbaret alelâde bir mesele değildir. Bu marazi ve muzır karakteristik ârazdan biri. dir. Esas mesele, ne tanbur, ne zil dir. Esas mesele, tanburu kaldıran ve zili koyanın bir yabancı, bir ya- ban olmasıdır. Yani tahammül €- DI ASRİ MÜESSESELER Adliye Vekâleti, 11 yaşından 18 yaşma kadar mahküm çocukları silah etmek için i bu çocuğun ruhi, dimaği tedavisinde değişecek hiçbir şey yoktur, Çocuk ve insan ruhi ve ilmi tedavi nokia sındân her memlekette ayni şeydir. Bu sebeple bu memleektlerin tecrii- beden geçmiş ilmi metotlarını almp- muz mahzurlu değil, faydalıdır ğ Ml mierim çoculdarm dk mağı, morali, sosyal tedavileri ve bü çocuklar için acılan ıslahhaneler en ziyade Amerikada ilerlemiştir. Hattâ | e bu müesseselerde çalışa- cak, bu çocuklarla m leri, muallimleri yetiştirmek de “İçtimai iş,, Social Work mektebi vardır, Bu mektep, yetiştirdiği “Içti. mai iş amelesine,, mütereddi çocuğun psikolojisini, ba tereddiye sebep o» lan morali, ve İçtimai sebepleri, ve bu hastalıkların tedavi usullerini öğ“ retir. Edirnede açılan bu asri ıslah, haneye bu mektep vasıtasile bir mü tehassis getirtmek ve sırf bu müs sesede çalışmak üzere buradan bı mektebe talebe göndermek, bu asri müesseseyi tamamlle asri bir hale ge tlrecek gok kıymetli bir tedbir olur Sabiha Zekeriya * dilemiyen, Galatasaraydan gayri bir mektepten yetişmiş bir Türkün başlarmda bulunması ve bünun ha tırasının devamıdır, i Zira, maalesef bazıdar görüşlü Galatasaraylılar, benim oradaki 8 aylık müdürlüğümü bir nevi işgal felâketi gibi telâkki ve yadetmekte ve bu acayip hınçtan aldıkları kuv- vetledir ki, feryat eylemektedirler. Herkes içinde yetiştiği — her köşesi aziz hatıralarla dolu — mek- tebini sever; herkes doğup büyü düğü kasaba veya şehri de sever; bunlar gayet tabii duygulardır. E- vet amma bu gayet tabii kassba veya şehir sevgisi, bir yerde mara» si bir inkişafla kör bir yerlilik gay- reti halini alır da: “Bizim kasaba- mız, bizimdir; başka kasabalılar- dan memur kabul etmeyiz; şavet gelirse ne yapar yapar onu attı « rırız!,, şeklinde azmiş bulunursa, geniş, tam ve zengin bir vatan sey gisi yanında büyük birliği tehlike- ye koyan böyle dar, böyle geri bir kasaba sevgisini kim hoş görebilir? O halde, bakm şimdi O Yazıyı birkaç Galatasaraylı, Gnlatasaray- hların taassup ve iftibarla bir bay» rak gibi dalgalandırdıkları gu for müle: “Galatasaray, Galatasaray'ıla « rmdır; oraya (o Galatasaraylıdan bekası müdür olamaz; olursa at- taririz!,, Bu meşhur ve maalesef hakikat Olan sözü, yukardaki geri kasaba- severlik ifadesi ile mukayese &t- miyeceğim, Yalnız bütün okuyu « culardan bir mektep sevgisinin ba- zan nasil bir üfürülmüşlüğe varmış ' olacağı üzerinde yalnız bir dakika dikkatle ve ibretle durup düşün « melerini rica edeceğim, undan sonra Galatasaraym meşhur tanburunun ne ZA- man ve neden mektebin milzesine kaldırılmış olduğunu efkârı umu- | (Arkası 7 incide)

Bu sayıdan diğer sayfalar: