16 Şubat 1935 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 6

16 Şubat 1935 tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SAYIFA 6 Kısa tefrika Hitlerci genc bBazen kamp şefile kızlar arasında münakaşalar oluyor. Bu münakaşalar- da kamplardaki genc kızların, ailel nin yanında kalan ve haftada iki gün toplanarak köylülete yardım ede- yek mukabilinde para alan 15 ile 17 yaş araşındaki küçük kızlardan nasıl istih- “ faf ve istihkarla bahsettiğini bir görse- niz! Eyi bakışlı miyop gözleri, yuvarlak Kkırmızı yanakları olan Gertrude di kli: — Ne ayıp şey. Bunlar yardımları mukabilinde para alarak kendilerini kü- ğülhıyoılaı. Halbuki biz para almıyo- tuz. Çünkü para için veya geçinmek değil, ülkü için çalışıyoruz, kânunusani 1622 de doğdu. Babası kı- ralın ola hizmetçilerinden biri idi, Mol- yer tahsilini Klermon kolejinde yaptı ve Orlean'da avukat oldu. Fakat az za. man sonra Böjar ve diğer ikte bir tiyatro grupu teşkil etti. dostlariyle Bu grup çok geçmeden dağıldı...,, Bu böylece iki dakika kadar sürdü ve ben bayretimi göstermeğe vakit bula- madan ses aynı yotulmaz ve monoton eda ile devam etti: “İmparator Napol- yon'un tetviç alayı büyük merasim- le 2 kânünuevel 1812 (?) de Notr Dam kilisesinde yapıldı. İmparatorun araba- sını sekiz beyaz at çekiyordu..., Pomeranya'nın ıssız bir köşesinde, fransız edebiyatının ve fransız tarihi- K YORYAŞAREĞİI Genc kızlar kamprnda jimnastik saati Herkes alkışlıyor. Bu sözlerden son- Ta kösekler daha kuvvetli darbelerle toprağa saplanacak. VIT. — Temizlik muayene: sonra iş başıma Geldiğimin ertesi günü işe bir çey- rek saat gec gittik. O sabah bir muaye- ne yapılacağını bütün kızlar bir gün evelinden biliyordu. Herkes potinlerini temizlemiş, üniformalarının düğmeleri- ni dikmiş, bluzlarını ütülemişti. Saat sekizde herkes “hazırol,, — vaziyetine girdi. Kamp gefi (yirmi dört yaşında) gatık kaşlarla, hem sert, hem babacan bir tavurla önümüzden geçti: — Elsa, kunduranın bağı kopmuş. den — Frida, gene kıravatını buruştur- muşsun. — Aferin Greta, “.ur.duraların ayna Rgibi parlıyor. Bütün kızlar o kadar dikkat ediyor- lart ki, “emriyevmi,, daima kızları tak- dir ediyor. Bundan sonra kamp şefi işleri tak- sime başlıyor: “Minna ile Martba buğ- dayları savuracaklar; Herta ve Lena hendek açacaklar; Gertrude yemek pi- gitecek...., ilk günü bana kamp hizmet- lerini verdiler. Ortalığı temizledim, ab- desthaneleri yıkadım. Herkesin — gözü benim üzerimde olduğu için, hiç çekin- tıran "eski,, kızlar kurnaz rek; — Biz çok fenâyız, değil mi? dedi- ler. Fakat, onların söylediklerini yapa- rak disipline katlanmağı bildiğimi gös- termiştim. Bu sayede de kızlarla kolay- ca arkadaş nldum. Bundan sonra odunluğa giderek bal- ta ile odun yardım. Hem emin olun, kü- tükler öyle zayif kadın kolları tarafın- < Gan yarılacak cinsten değildi. Bodru- mun öbür ucunda başka bir kız da be- — mim gibi odun yarıyor, iki kız da bir C ağaçı destert ile kesiyorlardı. Orada - işe başlıyalr beş dakika - ol- — Muüştü ki kızlar benden Marseyyez'i söy- lememi rica ettiler. Bu marş ötedenberi S calmanların boşuna gider. Bundan son- — ra eski bir iki şarkı ile “Paris damları — altırda, gibi filimden alımmış birkaç — garkı daha söyledim. — — O'ürrada ödür vetan, mektebte ezber — Okuyan çocuklarınki gibi berrak ve — Mahcub, ince bir ses yükseldi. Bu ses — göyle diyor du: “Molyer Paris'te 15 nin bu tafsilatını İşitince duyduğu. heyecanı kolayca tasavvur — edersiniz. Belki de bu sözleri söyliyen kızlar, ne söylediklerini pek — anlamıyorlardı, çünkü fransızca okudukları ve kitab- larında bunları gördükleri gündenberi çok zaman geçmişti. Bana öyle geliyordu ki Molyer'in gölgesi bir köşede dikilmiş duruyor, Böjar bir şeyler mırıldanıyor, Ondan sonra da birçok fransızca şeyler söyle- meğe başladılar. Onlara cesaret vermek için fransızcayı düzgün konuştukların cümleleri hatasız yaptıklarını söyledim. Bunun Üzerine Lamartin'in bir mısra- imı Verlen'in bir beyitine karıştırarak ve arkasından da başka bir muharrirden alınmış otuz satırı söyliyerek fransız- cay konuşmağa deyam ettiler. vt İkinci gün, beni de buğday savur- mağa gönderdiler. Şairane bir saman- lıkta boynuna kadar buğday demetlerine gömülerek vakit geçirmek belki size hoş gelir. Fakat bir saat geçtikten son- ta, yabanın ucunda buğday demetle insana öyle ağır geliyor ki.. Sabah çor- bast için yapılan on dakikalık paydos haric olmak Üzere, dört saat çalıştık- tan sonra insan samanlıktan çıkınca ba- şının döndüğünü, kollarının sertleşip bacaklarının gevşediğini ve vücudunun her tarafına buğday tozlarının battığı- nt duüyüyor. Köylünün karısı, — geniş mutfakta bizi bekliyor. Güzel bir xteş yakmış, üstünde tencere kaynıyor. Ye- mek ne kadar basit olursa olsun, ev ye- T -Zi olduğu İçin höşa gidiyor. Fakat a: sıl müthiş olan, bir saatlik istirahatın çabucak biteceği ve yeniden yorgun argın işe başlayıp üç saat daha çalış- mak lâzimgeleceği düşüncesi... Öteki günlerin işleri için ne söyli- yeyim? Bazan çiftliğin arkasında kazıl- miş büyük “silo, lara patates ve pan- carları, bahara kadar kalsınlar diye, is- tif ediyorduk. Bazen meyva ağaçları dikmek için çamurlu tarlalarda derin çukurlar açıyorduk. Başka bir gün, çift- lik Unalarına giden bir yol açmak için Kört, taşlı toprağı, kazmalarımızın u- cundan krvılcım çıkararak kazıyorduk. Daima kürek elimizde olduğu halde çalışıyoruz. Tevekkeli çalışma kamp« larınım alâmeti olarak küreği seçmemiş. ler? Kürekle toprak bellemek size ko- lay gelir, hem öyledir de. Fakat hiç bir günde yedi saat durmadan kürek sal- ULUS ULUSLAR VE YAŞAYIŞLARI Jadınız mı? Yedi saat, insanın elini na- sırlaştıran ve belini ağrıtan aynı hare- ketleri yaptınız. mı? Fransız kızlarının çoğu böyle işi yapamaz. Fakat almanlar buna ko- layca katlanıyorlar. Onlardan aşağı kal- mak kibrime dokunduğu için ben de dudağımdan tebessümü eksik etmeden saat dörde kadar dayanıyordum. Fakat tam o sırada yanımdaki kız, hafifce Biraz daha çalışa- bir yorgun bir sesle: lin da zahmetten kaçındığımızı sanma- sınlar.,, diyordu! VII — “Manevi terbiye,, Saat beşte, akşam kahvaltısiyle be- taber o günlük iş de bitmiş oluyor. Ça- murlü Jastikler çıkarılıp sertleşen ve siyahlanan eller yıkandıktan sonra her- kes büyük ten yesine istediği gibi oturuyor. Bu salon- da üzerinde yemek — yenilen uzun bir masâ ve arkalıksız sıralar var. Yorgun bir kimseyi dinlendirmeğe bunlar kâfi değil ama, buna da şükür, Bet kendi besabana yere oturman:n daha rahat ni- Üs salonunun bir kö- beşte bİtiyor. Ondan sonra dimi lışması başlıyor. Nazilik eline geçir Şi bir kimseyi kolay kolay bırakmak ni- yetinde değil. Mütemadiyen onu yu- ğuruyor, biçime sokuyor, Naziliğe gö- re vücudun da, ruhun da, cemiyetin hiz- metinde mükemmel aletler olabilmeleri için aynı zamanda Üzerlerinde işlenil- mesi gerektir. n hemen ner gün ve her şey- den önce, birlikte söylesilen — şarkılar “*Kütle zihniyeti,, vin az görülür lşayi gok sevdiğimi itiraf etmeliyim, Bir voro, güzel bir şeydir; fakat otuz genr tzan, hepsi doğru ve tabil surette Dinlenme saatlerinde kamp kızla dan çoğu kitare çalarlar henkli olan 'seslerinden müteşekkil bız koroyu düşünün, Bilhassa dini bayram- larda söylenen ilahiler ne kadar güzel oluyor. Alman kızlarının sesleri beşik e edilir. Onun için e, güftelerinin fakirli- ızlar tarafından söy- ten itibaren te: nazi şarkıları b Bine rağmen bu lenince bir nevi güzellik iktisab edi- yarlar, kadar “naziliğin “Manevi terbiye ilar medhedemiyeceğim, Buna ilmühali,, demek daha doğru olur. Her hafta sıra ile kamptaki kızlardan biri “mühim biy mevzu Üzerine bir konfe- rans,, veriyor. Meselâ : “Vilson prensip- leri,,, “Versay ve bunun 1919 a (2) ka- dar tarihi,,, — “Trianon andlaşması,,, “asyonal « sosyalizmde kadın,, , “ bancı ülkelerdeki almanlar,, ve saire gi- bi.. Kamptaki kızların, ellerinde bu- lunan otuz kirk kitabla bu mevzular hakkında nasıl malümat toplıyabildik- lerini kendi kendime soruyorum. Belki de konferans vermek için, köyden al- dıkları gazetenin makalesini mi ezber- leyip okuyorlar? Kızlardan birinin “şi- ma) irklarının rölleri,, hakkında verdi- ği bir konferanstan ve butu takib eden münakaşadan anladığıma göre onlar epi Ççok vaka; tarih ve gaire biliyorlar ama bunlardan umumi bir düşünce çıkaracak kabiliyette değiller. Aylık izin gi olan pazarlardan başka öteki pazar günleri, herkes ken di haline bırakılmıyor, Bilakis “toplu- Juk,, fikri kendini dahaçeyi bissettiri- yor. Oyunlardan ve sıraya girilerek ya- pılan gezintiden sonra kamp şefi kız- Jarın önünde bir hafta içinde olan bi- tenleri tetkik ediyor, bunlar hakkında- ki düşüncelerini söylüyor. Bunları ya- parken de alman gazetelerinin ya: larını hulâsa etmiş oluyor. Bu çok güç bir şey değil, çünkü bütün alman ga- zeteleri aşağı yukarı aynı şeyi yazıyor- lar, Her pazar, kampa ekseriya kadın ol- mak Üzere, bir “muallim,, geliyor. O- nunla beraber birçok şeyler gözden ge- giriliyor, sualler soruluyor, bilinmiyen 16 ŞUBAT 1935 CUMARTESİ —— Yazan: Claudine Chont? ——— kızlarla beraber sekiz gün olan biten işler hakkında — ediadikleri düşünce çok, hattâ Tüzumunda sarih. Bir akşam Maria'nın — yanındar nasıl bir tesir yapacağını görmek içil Entemssyonal'i söylüyordum Bana sükünetle sordu: “Sen komü: st misin?, Maria — belki de Fransâ da halkın yüzde doksanmın bolşevizm anıyor. Onun Üüze- rine aramızda alâka verici bir konuş- Bolşevizmle nazism'in mu: söüre ftarı olduğun ma başladı kayesesi. at Takırdımız uzün medi. Çünkü bazı düşüncelere takılmıCl insan daha uzağa gitmemeği ve susma- ğ: tercih ediyor. Faraza bunlardan bir tanesi: “Biz burada şeflerimizi seviyo- ruz ve onlara şadıkane hizmet ediyoruz. Erkekler kampında bir müfreze "kürek omuzda,, Hitler'i selemlryor. şeyler öğretiliyor. Velhasıl kızların Sar, Anşlus, silahlanma gibi işler hakkında eahil kalmamalarına itina ediliyor. Ö- teki Avrupa ulusları, bolşeviklerin yap- tıkları fenalıklar hakkında onlara bir- gok şeyler öğretiliyor. 'Tabif böyle şartlar altında kızların Turizm için bir toplantı Öğrendiğimize göre memleke- te turist gelmesini inkişaf ettir . me kiçin alınması İazım gelen tedbirleri düşünmek, turizmi ala- kadar eden meselelerle turizm iş- lerinde güçlükler varsa kaldırıl - ması çarelerini aramak üzere ö- nümüzdeki hafta bakanlıklar mü- messillerile Turing Kulüb'ten bir zatın da iştirakiyle Türkofis'te bir komisyon toplanacaktır. Müruruzamana kupon bed uğrayan Şirketlerin müruruzamana uğ rayan kupon tahvilat ve hisse se- nedi bedellerinin hazineye intika- Ti Tazım gelmektedir. Kanunun neşrinden sonra ba- zı müesseselerce bu şekilde tevdi. atta bulunulmuş isede kanun hü- kümlerine tamamen riayet edilip edilmediği malüm bulunmadığın- dan müesseselerin kontrolu lüzum- lu görülmüş ve bu husustaki teftiş ve murakabenin bankalar müra - kipleriyle tahakkuk müfettiş veya memurları tarafından | / yapılma- sı takarrür etmiştir. avinlerinin ruhsat tezkeresi harcı Noter muavinlerinin de noter- ler gibi 25 lira ruhsat tezkeresi harcı vermeleri lazım geleceği hak kında Maliye Bakanlığınca evel - ce bir tamim yapılmıştı. Kanunun tatbik ve telakki tarzındaki ge- cikmeden dolayı tamimin geç gön derilmesi dolayısile noter muavin- lerinin belli zaman içinde ve ha- zirana kadar ruhsat tezkerelerini almamış bulunmalarından dolayı kanunun cezai kısmının tatbik e- dilmemesi ve beş misli alınmama- sı lüzumu maliye memurluklarına bildirilmişti Noter günkü onlar da bizi seviyorlar ve bize sadıktırlar. Fakat orada (yani Rusya« da) şefler halka âldırış ataniyorlar, yal- nız kendi keseleri için çalışıyorlar, Sonra, rus köylüleri arasında dalma kıthık, açlık var!,, Bitmedi ve çarşaf Adanada da yasak ediliyor Adana, 14 (A.LA) — Belediye meclisinin son toplantısında şeh- rimizde bazı kadınlarımızın hâl giydiği çarşaf ve peçenin hemen yasak edilmesi üzerinde konuşma-« lar olmuş ve bu biçimsiz kılığın sağlık ve kaçakçılık bakımından kötülüğü ortaya dökülmüştür. Bu iş meclisin yarınki toplantısında kati bir sona bağlanacak ve yasa- ğin başlaması için yakım bir tarih konacaktır. Peçe Uludağ'a hava veya demiryolu yapılacak Bursa, 14 (AA.) — Bursa belediya meclisinin dün yepılan son toplantısım » da konuşulan değişik işler arasında Ulu: dağa bir hava hattı veya dişli demir ye- Ta yapılması imliyazınin alınınasına ve bu işin yapılmasına çoklukla karar ve - rilmiştir. Pamuk fiatları düştü Adana, 14 (AA) — Pamuk fiatları düşmüştür. Kilosu SI ku - ruşa kadar çıkan pamuklarımız iki gündür 41 ve 40 kuruşa satıl maktadır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: