15 Temmuz 1935 Tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 5

15 Temmuz 1935 tarihli Ulus Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

——— Bursada kız sanat Bursa (özel aytarımızdan) burada- ki Necatibey kız sanat — enstitüsünün seneli ksergisi törenle açıldı. Açılma töreninde komutan General Saip Ce- vad'le İlbayımız — Paslı Güleç ve bir- gok çağrılı bulundu. İlbayamız, — sergi min kordelesini kesceken: Okulun her yıl gelişen çalışmasını krvançla anarak daha ziyade gelişeceğinden umudlu ol- duğunu söyledi. Bundan sonra sergiye girildi. Okurların bir yıl - içinde yap- *okları güzel işler dört büyük — salanu enstitüsü sergisi sikletçilerti burada gerek parti gerelese halkevi spor bölge başkanları tarafın- dan büyük bir ilgi ile karşılanmışlar- dır. Parti ilyönkurul başkanı B. Sadi Konuk sporcularla uzun boylu konuşmuş ve kendilerini Çekirgedeki Gönlüferah oteline konuk — etmiştir. Sporcular şerefine bir şölen verilmiştir. Bu gşölende as şarbayla kulüb başkanla- rı ve bölge başkanı da bulunmuştur. Şölenden sonra biskletçiler özel araç- Sarla Uludağa çıkarılmışlardır. — Yarış- saylav Anıkara distkletçilerinin de girdiği Barsa yarışından dir görünüş Goldurmuştu. Bu işlerin her biri temiz we titiz bir isteğin belgesi idi. Hele gapka, dantel, moda, çiçek ve yemek içleri çok beğenildi. Bursada her yıl büyük bir sanat hadisesi olarak karşılanan enstitünün sergisi bu yıl da aynı İlgiyi kazandı. Halk, bu öokülü; - kızlatımızı modem 'birer ev kadını yetiştirmekte — olması bakımından çok seviyor. Senginin bir köşesinde yapıları grafik de gösteriyor- du ki: okula en çok devlet — işyarlarile işçi aylelerinin, daha sonra sırasile za- bit ve tecimer aylelerinin kızları de- vam ediyorlar. Bisiklet yarışları Ankaradan şarımıza bisiklet ya- rışları yapmaya gelen Ankara gücü bi- lar Atatürk stadyomundaki pistte ya pılmıştır. 101 tur Üzerine 40 kilometre- lik yarışta halkevi başkanile büyük bir seyirci kalaablığı bulunmuştur. Yarış- ları bisiklet federasyonundan Cavid yönetmiştir. Ankara Gücünden Niyazi yarışın ortalarına doğru sahadan çekil- miş Bursadan Nuri de 72 tur yaptık- tan sonra yarışı terketmiştir. Yarış bir saât 14 dakika 5 saniye sürmüş son turlar çok heyecanlı olmuştur. Birin- elliği Anka arGücünden Orhan, ikin- ciliği gene Ankara Gücünden Eyup, #çüncülüğü de Galib kazanmışlardır. Bursadan Bekir beş tur farkla dördün- cü gelmiştir. Resimler Ankaralı konuk- ları müsabakada ve Uludağda — göster mektedir. SAYIFA 5 Breğlide Cumutfyet ,artı Breğli - Zongukdak şesesi — açıhrken Karadeniz Ereğlisinde canlı bir bayındırlık çalışması var Ereğli (Özel) — Altı aydanberi E- reğlide canlı bir bayındırlık çalışması vardır. Devrek ilçesine giden şoseden başka şimdiye kadar hiç bir tarafa yo- lu olmıyan Ereğlimiz şose tarzında ye- niden şu yollar açılmıştır : 1 — Ereğli - Alaylı - Suludere - Ka- dımezarı, 2 — Devrek şosesinin 24 üncü kile- metresinden Başviran - Kaydaş, 38 — Devrek şösesinin 17 inci kilo- metresinden Kühistan - Dağyolu yöne- tinde Zonguldak, 4 — Ereğli - Balı - Keşkel - Kandilli. Bu yeni yolların uzunluğu — toptan 100 kilometreyi bulmaktadır. Bu yollar hep köy kanunu hükümlerinin yeritil- mesi suretiyle ve pek az harcayla mey- gdana getirilmiştir. Şimdiye kadar yol- suzluk yüzünden bir tek otomobili ol- mıyan ilçemizde bugünlerde bir otomo- bil belirdi. Yeni ilçebayımız B. Müm- taz Arkan bu devrimli — çalışmalariyle halkın büyük hoşnudluğunu kazan- mıştır. Belediye de canlıdır. Hükümet kona- ğimın yanmda ve pek güzel bir yerde bulunan garibler mezarlığı devediken- leriyle bür hayvan otlağı olmaktan kur- tarılmış, güzel bir park haline getiril. di. Böylelikle Ereğli balkı akşamları temiz hava alacak ve oturacak bir ka- musal! bahçeye kavuştu. Yıllardanberi bakımsızlık yolları bozulmuş olan bağlık suyunun toprak borularr demir borularla değiş- tirilerek kasabanın su ihtiyacı sıhhiğ bir şekilde karşılanmış oldu. Bir takım bozuk kaldırımlar da düzeltildi. Yeni Sorgiden bir köşe ve Burst — Kra Enstitsü talebeleri öğretmenleri — ile birlikte yıl büdcesine de su yolları, kanara, kal- dırım ve lağımlar için krediler konul- du. Yalnız Rreğlin'in hakikiğ kalkınma- sı proje halinde bulunan Ereğli liman ve demiryolunun yapılmasına bağlıdır. Çoğunluğu kömür ve deniz işçileri olan Ereğli halkının ekebileceği toprak pek azdır. Topraklar dağlık ve ormanlık- tır, otlak da yok - tur, Bu yüzden Ereğgli ancak tecim işlerrinin çoğalma - siyle gelişebilecek- tHr. Halk, — şimdi, dört gözle liman ve demiryolusu bekliyor. Ve mem- Teketin her köşesin- de görülen geniş Bayındırlık bare - ketleri yanında E- reğlinin bu haya -« tiğ ihtiyacmın da ergeç karşılanaca - ğına inanıyor. Son yıllarda Ereğli'de çilek ekimi ilerlemiştir. Bu yıl ilçemiz - tetanbula 100 bin kilo kadar çilek gönderdi. Ta- şın işleri yoluna konabilirse çilekçilik için Ereğlide büyük gelişim imkânları vardır. Buranıt vişneleri de güzeldir ve çilekten sonra İstanbula bir hayli viş ne de gönderilmiştir. Ereğlide özel bir konserve fabrika &ı var. Yapıklarının güzelliği ve lezzı ti her yanda kabul edilen bu fabrikac kapitalinin azlığı yüzünden işini dah fazla genişletemiyor. Yılda en çok otu bin kutu yapabiliyor. Breğlide geliş mek imkânları gösteren ve daha bes-e Hüküme svnağı önüere denizciler Bay cemı kutlanırı » gibi birçok çalışma alanları vardır; & kat bunlara bugün için engel olan yı karda da söylediğimiz gibi limansızlı demiryolsuzluk ve kapitalsizliktir. Herbhalde Ereğli türk yurdu — içinc Hleri için büyük umudlar veren bir İ çedir. Bibliyografya Yeni Adam 4 temmuz tarilhi 49 uncu sayısında şu yazılar vardır: İsmail Hakkı (Biz kültür nedir anlaşılsın istiyoruz), Kısa tenkidler), (Anlaşılmıyan futbol), (Fa- zilet iddiası tanımıyorum), — (Yuürdse- ver hükümdar), Sıyasa acununda olan- lar, Söovyet Rusyada basın, 22 inci asırda dünya nüfusunu 6 milyara çık- maktan ne kurtarıyor? Dante, Gençlik için büyük tehlikeler var mıdır? Vah- det Gültekin: (Münekkid çekişmesi), (Halk üniversitesi), (İçtimaiyat). Değişişler Lâtin klâsiklerinden Ovid'in “Les Me&tamorphoses,, adlı eseri Bay Salih Zeki tarafından "Değişişler, adiyle türkçeye çevrilerek “Dün ve yarır serisinin 27 inci sayısı olanak çıkarı muştır. Humanist kültürün — belli baş eserlerinden olan bu kitab; okurlarını za tavsiye ederiz. 284 sayıfa — fiatı 7 kuruştur. İstatistik Tatatistik, karakteri rasyonel - ekonomik olan devrimizde — büyük & önem kazanmıştır. Bu bakrmdan, he kesin istatistik ilminden az da olsa h "fikir edinmesi lazımdır. İşte And Licsse'in İstatistik adir eseri bu hi meti görebilir ve Bay Suphi Nuri | eseri dilimize çevirmiş olmakla küti hanemize Adeğerli bir hizmette bulu muştur, “Dün ve yarın,, serisinin 17 €i sayısı olarak basılmış olan bu es 30 kuruş fiatla satılmaktadır. -—-——————— —— ELUS’ıuı romanı Tefrika: 122 San Michelenin kitsbı Türkçeye çeviren: Nasuhi BAYDAR Vazan: Aksel MUNT Sert hükümler vermek lâzımdı. Maymun- BŞ çocuklar gibi, kumandadan önce emre baş eğmeği öğrenmelidirler. Billi gittikçe sıkıntılı bir hal alıyordu. Orada benim ege- men olduğumu, bir kere yapmış olduğum gibi onu bu sefer de kemendle yakalryabile- ceğimi, elimdeki kırbacın onu döğmek için olduğunu pek iyi biliyordu. Kuyruklarını sallıyarak, Billinin ağacınt çepeçevre kuşat- mış olan köpeklerim de bunu biliyor ve vic- danları rahat, bu durumdan gek İj_ğ;_l-ınryçr- lardı - Köpekler, başka birinin döğülmesin- den zevk duyarlar. " Birdenbire Eliza, haykıra haykıra elleri- Ni karnına götürdü. Ben ve pakçı.yalc VOĞ Tarak, onu tam vaktinde, kulübesindeki ya- tağına götürürken Baldassare de ebe_îğğîl- Nt almi a koştu. Ağacın yanına dönclu_gum Vakit Billi'nin ortadan kaybolmuş 91dug“"“ gördüm. Bu, onun için de, benim için de pek iyi oldu, çünkü hayvanları cezalandırmak- tan çok çekinirim ben. : Zaten başka işlerim de vardı. Don ?'Ş" çinto ile yakından ilgili idim. Hayatını iyice bildiğim için ölümü hakkında da bilgi- siz kalmak istemiyordum, Don Giy_ıçınw. adanın en zengin adamı olarak biliniyordu- Saatte yirmi beş liret geliri olduğu ve uyur- ken bile bu gelirin devam ettiği söyleniyor- du. Yoksul köylülerin nasıl son metelikleri- ni ellerinden aldığını, zeytin ürün vermedi- ği zamanlar, kiralarını ödiyemedikleri için, onları nasıl yurdlarından çıkarıp — attığımı, artık ona para kazandıramıyacak kadl_r _k?- cadıkları vakit, onları açlıktan ölmeleri için nasıl kendi başlarına bıraktığını yıllardan beri görüyordum. Ne ben ve ne de başkaları onun kimseye beş para verdiğini görmüş, işitmemiştik. Uyku arasında öldürmek Bi- bi, tanrının bir insana yapabileceği en büyük iyiliği, bu kan emiciden esirgemiyecek olur- sa onun âdilliğine artık inanamazdım. Gidip eski dostum, Kapri papası Don Antoyo'yu görmeğe karar verdim. O benim öğrenmek istediğimi, biliyordum ki, bana öğretecek halde idi ve çünkü o, tam yarım asır, Don Giyaçinto'nun, amansız düşmanı olmuştu. Papas, ayağını bir sürü beze sarmış, yü- xü neşe içinde, yatağında oturuyordu. Oda papaslarla dolu idi. Bunların ortasında da, heyecandan dili ağzından bir karış fırlamış olan Mariya Porta Lettere duruyordu, Don Giyacinto, San Kostanzo kilisesinin orta- sında, sırtındaki tören rubalariyle, yatarken ateş çıkmış ve tabut yanmıştı. Oradakiler- den bir takımı, Don Giyacinto'yu yakmak için büyük mumları şeytanın devirmiş oldu- ğunu, bir takımı da bu işin, San Kostanzo'- nun gümüş heykelini çalmak istiyen bir hay- dut çetesi tarafından yapıldığını söyliyordu. Papas, mumları devirenin şeytan olduğunu, çünkü Don Giyaçinto'nun son dakikalarını böyle alevler içinde geçireceğine her vakit inanmış bulunduğunu söyliyordu. Mariya Porta Lettere'nin anlattıkları akla daha yakın görünüyordu. Don Giyaçinto akşam dualarını okurken şeytan pencereden görünmüştü. Adamcağız korkusundan bağırmağa başlamış, yetişen- ler onu yarı baygın bir halde alrp yatağına yatırmışlar ve biraz sonra korkudan titreye titreye can vermişti. « b Bu iş beni pek ilgilendirdiği için Kapri- ye kadar inip hadiseyi iyice incelen karar verdim. Köyün alanında üstüste y mış olan halk bağırıp çağırıyordu. Bunl ortasında duran şarbaylık üyeleri Sorrz dan gelecek olan jandarmayı bekliyorl Kiliseye çıkan merdivenlerde on kadar pas, elleri ve kollarını sallaya sallaya nuşuyorlardı. Hükümet işyarlarının ge sine kadar kilise kapanmıştı. Yüzü ciddiğ, bana doğru ilerliyen şaı “Evet, bütün olup bitenler çok doğr Sabıl_—ıleyin kiliseyi açmağa gelen onu man içinde bulmuş, tabutun konulmuş « Bü masa yarı yarıya yanmış, tabut da © ça zedelenmişti. Değerli işlemeli kadif tü ile Don Giyaçinto'nun yakınları ve çocukları tarafından gönderilen on iki çelenkten geri kalan bir avuç küldü. T tun yanında duran dört büyük şamdalt üçü yanıryordu, görünüşe bakılırsa örtü: teşlemek için dördüncü şamdan hir alça rafından devrilmişti. Bu işin şeytan tar danmı, yoksa kötü bir insan tarafımd yap_ıldığını kesin olarak söylemek —w sızdı.,, (Sonu var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: