22 Mayıs 1930 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3

22 Mayıs 1930 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Etıbba odasının içtimaında azetecilerin mahkemeye ve- rilmesi mi kararlaştırıldı ? Doktorlar arasındaki münakaşaya dair “İstan- ul Se ririyatı,, mecmuasında çıkan şayanı dikkat bir makale Ehbba dün odası idare heyeti sabah Sıhhiye müdüriye- d ada büyük ole orlay hak- id Söz söy- R küçlük dok- 7:1 Salim Paşa borlar meselesi de ehemmiyetle konuşulmuş, bazı doktorlar din- bak İş, badema bu mesele kında gazetecilere malümat Mrilmemeşi, yalin ve yanlış havadis yazanlar hakkında ika- mel dava edilmesi karargir ol- muştur. | İçtimadan sonra bir muharri- rimize idare heyeti reisi; «bekle- meyiniz efendim. Size birşey söylemiyeceğiz» demiştir. Hiç bir şey söylenmemesine rağmen biz haber verelim ki dünkü içtimada iki diş doktoru arasında çıkan bir ihtilâf ta tet- kik olunmuştur. z Biri Türk, diğeri gayri müslim olan bu iki diş doktorunun dün malümatına müracaat edilmiştir. İki doktor arasında bir basta tedavisinden çıkan ibtilâfın tet- kiki etıbba odası divanı haysiye- tine havale edilmiştir. Gelecek hafta divanı haysiyet bu mesele ile meşgul olacaktır. bul Seririyatı mecmuasında çok şayanı dikkat bir makale Mazhar Osman Bey tarafından ğanlan(Istanbul Seririyatı) isimli mecmua vardır. Doktor bu Mecmuanın son nüshasında bir dale ile meslekdaşları arasın- he 5 temas etmekte t sözler söyle- leri ma Doktorun yazısını ay- 7 Cemiyette mühim bir me- €ye doktor Nami dokundu; “emiyet havasını bulandırdı, dak Saları yevmi gazete sütunlarına adar sirayet etti, O da vizite bag olasi. Doktor Nami pek alarak büyük hekimlerin kaan güne küçük hekimler ve İğ imi aleyhine şişman kırk şikâyet ediyor. Otuz eski ek profesörlerle, pek Yeni çıka slar omektepten Arası doktorların viziteleri tabir, 2 hemen fark yok. Pek Möhret ademki ayni para.* Halk ta almış, umumi itimadı ka- eti, ? olanına gidecek. Memle- Yirmi otuz doktorun başını Ö ağa vakti yok, Bekleg aylarca yıllarca hasta ikten sonra kabinesini Yor, başka bir meslek tutu- * Yahut alelâde bir lokanta ArSonunun tenezzül etmiyece Ücretle beş altı kat e t rn merdivenlerini çıkıyor, Mai Şamurlu pis ve dar yollarda ve ,1©€ yürüyor, bu kadar ağır BÜç bir tarzda say neticesin- kayak bir kuru ekmek «vet il, “Z bir kuru ekmek kazana- ag Bunlar hallerinden pek Lik, olarak şikâyet etmekte. d, » Sok kazanıyor görünenler un değil, ma kadar yorgun ve » Kazandığı umduğunun zannının onda biri n çatlasa da akşama ii, < hasta bakarki... İki vizite bu bahalı zamanda başlı, ", ibtiyacını ödedikten be di kâr, istikbal için bir İkindi aksın.. Halbuki hekimlik en de şikâyetçi. Birisi Hİ, ; rEE? Hi Yor, İn ktan okumağa çalışma- tançay t bulamıyor, diğeri ka- 2lıktan istediği kitabı, ga- i alamıyor. Hele Almanca Fransızca kitapların ateş baha- sına olduğu bu zamanda çok kazananlar bile istediği kadar kitap, dilediği kitabı almaktan aciz... Tabii bu şerait altında hekimlik ilerileyemez, hekim ol- mağa kimse heves etmez. Eden- ler de bir işe yaramaz. Büytiklerden hangisi ücretini biraz artırsa aleyhine bin dedi- kodu başlıyor. Halk fakirmiş, halk o meşhur doktordan isti- fade etmesin mi imiş. Halkın ve hatta münevver geçinenlerin bu zihniyetini bilen kodamanlar en wazi ücretle hasta kabul etmek- te devam ediyor. Meslektaşları- nın hakkını yiyor, genç arkadaş- larına ekmek bırakmıyor. Hal- kın nazarında böyleleri tok gözlü diğerleri para canlı. Hakikatta büsbütün aksine... Avrupada ay- ni şehirde üç marka da, otuz markada üç yüz markada dok- tor bulunur. Londrada büyük doktorların muayenehanelerinde vizitleri beş pavunda yani elli beş liradan fazla... İtalyada en aşağı beş yüz lirasını cebine koymıyan bir apandisit ameliye- si için dışarda bir operatöre müracaat edemez. Bu kadar parası olmayan so- kaktamı kalıyor? Tabii değil... En meşhur cerrahların, müte- hassısların umumi hastanelerine girer, amele sandıklarının ve hasta kasalarının verdiği cüzi bir para ile ameliyat olur. He rn maddi menfaatı temin emeyen ve ancak ceğini ve ilâç paralarmı Dm hasta manen pek ri olabilir, has- talığından öğrenir, asis- tanların prâtiği , mü tehassısın tetkikatına sahne olur, bizde çok bilirim, fakülte klini- ğine yatan öç beş gün hocanın i yüzünü göremeyen hasta iki li- ranın başına değil mi diye seri- riyatı terkeder ve doktorun kabinesinde izzet ve ikramla ka- bul ve muayene olunur. Naminin dediği gibi halk pro- fesörlere, meşhur mütehassıslara tabip tarafından gönderilmeli. Vaka bu kaide Yarınki bayram Yarın jimnastiği, futbolu ve atletizmi ile güzel bir spor günü yaşıyacağız İstanbul yarın muhtelif spor sahalarında çok feyizli bareket- lerine şahit olacak. Geçen cu- manın yağmurlu geçmesi jim- nastik ve futbol likmaçlarını ay- ni haftaya sıkıştırdı. Binaen- aleyh bu cuma sabahla öğle arasında (o Stadyomda binlerle mekteplinin bir arada jimnastik | yapmalarına şahit olacağız. Stadyom öğleden sonra futbol likmaçlarının hararetli bir gü- lake olacak. Fenerbahçe ile taş karşılaşıyor. Sonra İstanbulSporla Beykoz oynüya- cak. Her iki müsabakada taraf- tarlar olduğu kadar, futbolle uzaktan alâkadar olanlar için pek şayani dikkat ve o darece haizi ehemmiyettir. Ayni gün Kadıköyündeki sahada ikinci küme takımlarile küçükler arasındaki müsabakalara deyam edilecek- tir, Bu maçların programı Şu- der: Süleymaniye - Usküdar saat 11,15 Hâkem Kemal Halim B. ikinci takımlar, Fenerbahçe - Galatasaray saat 12,30 hâkem Arif B. Milliyet kupası. Süleymaniye-İstanbulSpoa sa- at 13,45 bhâkem Nuri B. Milli- liyet kupası. Süleymaniye - Üsküdar saat 15,15 birinci takımlar. Günün asıl mühim spor ha- reketi Bebekte Robert Kolej sahasında yapılacak olan atle- tizm müsabakalarıdır. Evvelcede yazdığımız gibi bu müsabaka atletizm sahamızın şimdiye ka- dar görmediği bir ehemmiyeti haizdir. Çünkü, tanınmış Fekorlar yap- mış, birinci Sinif atletlerimizi yüksek kıymet sahibi yabancı amatörlerin karşısında göreceğiz. Bu karşılaşmanın bir bir iki re- kor hediye etmesici ummak her halde boşuna bir intizar olunmı- —— Om Dünkü tenezzühler İstanbul erkek lisesi talebesi dün Şirketihayriyenin 66 num- | git İ sinde dün öğleden sonra bir rulu vapurile Hakbeliadaya mişler, çam limanında muallim- lerile beraber akşama kadar eklenmişler, gözel bir tenezzüh yapmışlardır. Dün bazı mektepler daha şehrin muhtelif yerlerinde toplu gezintiler yapmışlardır. Bu me- yanda İstanbul kız orta mekte- bi de Büyükdereye gitmiş, fakat akşam üzeri vapura binilip dö- Enüleceği zaman vapurun hare- ketinden biraz sonra talebe ve- lilerinden 55 yaşlarında Hamit B. isminde bir zât kalp sekte- m ymm VAKİT 22 Mayıs 1930 m Şark demiryollarından şikâyet Kumpanya hükümetemüracaat edenlere cevap veriyor “Biz aleyhimizdeki neşriyatın aksini isbata daima hazırız,, demektedir Trakya ile alâkadar olan ta- cirlerin şark demiryolları hak- kında İktisat ovekâletine şikâ- yette bulunduklarını yazmıştık. Tüccar kumpanyanm tatbik et- mekte olduğu ağır tarife yü- zünden İstanbul limanının ticari ehemmiyeti kaybettiği transitin Dedeağaç limanına gitmesine sebebiyet verdiğini söylüyordu. Dün, memleket iktısadiyatını pek yakından alâkadar eden bu meseleyi tenvir etmek maksadile şark demiryolları müdiriyetinden cevap istedik. Şirketin hareket müdürü M. Antomari bir muhar- ririmize şu beyanatta bulundu: — Tüccar tarafından iktisat vekâletine vaki olan şikâyetin manasını anlıyamadık. Dedeağaç tarikile hiç bir ti- caret eşyasının ne oradan bura- ya ithal edilmesine nede Dede- ağaç vasıtasile ihracına imkân yoktur. Çünkü Dedeağaç lima- nını İstanbul gibi çok büyük ve güzel bir limanla mukayese et- mek doğru değildir. İstanbula vey Trakyaya ge- lecek malları Dedeağaç limanı vasıtasile sevketmek çok daha bahalıdır. Bu yoldan yalnız Yunanistan kendi malları için istifade ede- bilir çünkü Şark demiryollarınn tarifesi Yunanlıların (o tatbık et- tikleri bir tarifeden nisbet ka- bul etmiyecek kadar ehvendi. Eğer tüccar ithal ve ihraç ede- Şark demiryolları hareket daire- si müdürü M. Anlomeri cekleri mallar için Dedeağaç Trakya şosasından istfade et- mek isteseler bile yine daha fazla masraf olur. Şark demiryolları tatbik et mekte olduğu tarifeye dört se- neden beri hiçbir şey ilâve et- şikâyeti muhik olsaydı, geçen dört senelik zaman içinde de hiç olmazsa birkaç defa vaki olması lâzımdı. Biz aleyhimizdeki neşriyatm aksini ispata her an için hazırız.» Sabri ve Ralf müddet evvel Unkapanında seb- ze halinde kabzımal Selâmi ve Rızayı bir dayak meselesinden muğber bahçıvan ve sebze bha- linde muteahhit Raifi teşvikle öldürmekten maznun Sabrinin müşevvik sıfatile Raifle birlikte mubakemesine başlanmıştır. İki tarafı Arnavut olan Sıra- sında mahkeme salonu çok ka- sinden vefat etmiştir. Bu vefat | herkesi müteessir etmiş, tenez- | zühde bulunanlar köprüye elemle dönmüşlerdir. m a m olarak konamaz. Fakat yüksek ücretli bir mütehassısı da bir şırınga, bir pansıman için veya ber günlük viziteyi yapmak için her kes ziyaret edemez. Müte- bassıs az hasta görür çok kaza- nır, küçük doktorlar, çok hasta görür ve iyi kazanır. Halk şüp- hesiz şimdikinden çok iyi tedavi| nun 450 inci maddesinin beşinci || olunur. labalık olmuş, jandarma ve po- lis tarafından inzibatı temin için tedbir ittihaz edilmiş, samilerin salona girmeden evvel üzerleri İ aranmış, bulunan çakılar muha- keme bittikten sonra verilmek üzere alınmıştır. Maznunlar, inkâr etmişler, şa- bitler dinlenilmiş, bunlardan ba- zaları Sabrinin vurduğunu teyit || etmişler, Müddei umumi Cemil B. Raifin beraetini, Sabrinin birden fazla #dam öldürdüğü sabit olduğundan, ceza kanunu- bendi mucibince tecrimini iste- gabrinin idamı istenildi “> 4 ceza mahkemesi huzurunda miştir. Bu bent idam cezası tespit (ediyor. £ Maznunlardan Raif, tahliye olunmuştur. Ce martesi günü müdafaa yapıl- cak, karar verilecektir. Bu akşam Sinemaları | Alkazar — Monte Kristo | Asri — Kariye laten Beşiktaş Hilâl — Vatan hissi Ekler — Son emri | Elhamra — Kan dökmiyeceksin Etuval — Esrarengiz suvari | Majik — Aşk bahar (| Melek — Hususi hayati | Şık — Memnu saadet (İİ Alemdar Altın Kalp - kanlı ihti! | VWantura Türkuvaz — Arizona beleti Tize, | ve idim Tarsoy

Bu sayıdan diğer sayfalar: