9 Kasım 1931 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5

9 Kasım 1931 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

5 — VAKIT 9 Teşrinsani 1931 — PLM Şİ mm Ankarada beş gün Cümhuriyet bayramında Ankarada topla- DERT — nan izcilerin hayatına ait bir kaç intiba K İstiklâl Lisesi izcilerinden bir grup Istanbuldan pazartesi günü | miyavlamaları köpek havlamaları akşam dokuz kırk beşte hareket etmiştik, Ertesi akşamki 23 sa- atlik bir yolculuktan sonra An- karaya indik. istasyonda mahşeri bir kalabalık vardı, Garın önün- de taburlar dizilmeye başladı. Mangalar, sıralar arasında balk kini çocuğunu, kimi kardeşini ariyor, — Edirne lisesi nerede? — Yavrum İstanbul lisesinden Kemal geldi mi ? istasyon dışarısındaki meydan- da toplandık.Mekteplerin mahalli ikametleri tayin edildi. Ve yola düzüldük. Yol yorgunluğu, ârka- mızdaki çantaların ağırlığı bize şok ıztırap veriyordu. Bilhassa istasyondan Samanpazarına kadar yürüyüşle gitmek güç bir şeydi. Yollar lebalep dolu... Halk biz- ler geçerken Istanbul kokusu te- neffüs ediyor.. Nihayet Litvinof için yapılan (kubik) takın altın- dan M. Meclisi yokuşunu tırma narak zafer abidesini selâmlıya- rak kâh dakikalarca yerinde sayarak kâh dakikalarca durarak pek bati bir yürü yüşle Gaziilk mektebe geldik. Bize tahsis edilen yatakhaneden girdiğimiz zaman herkes sırtından çantasını atıyor ve ot minderler üzerine uzanıyordu. Şen izciler yorgunluk Zamanlarında bile muziplikten vaz geçmiyorlar. Yatakhanede kedi Bu plan onların fikrine muvafık gelmişti. Söylediğim tarzda hareket edeceklerini vadettiler, Hapishanede bizden başka kimse: ler yoktu. İnkılâp dolayısile diğer mahkümlar serbest bırakılmışlardı. Saat dokuzda beni hapisten çıkar. dılar, Muhafızlarla şehre doğru iler liyorduk. Şehrin çarşı meydanında a- radığımız kumandana tesadüf ettik, Meydanda şayanı dikkat bir hâdise <ereyan ediyordu. Süngülü askerler bir sürü zabitin etrafında halka teş kil ediyorlardı. Benim muhafızları. dan birisi tecessüsle bu kalabalığın neden ibaret olduğunu birisine sordu. — Bunlar çar taraftarı zabitandır. İnkılâba iştirak etmedikleri için, «i- larından tecrit ettik. Emir bekliyo Z. Zabitanın hepsi de aym tabura li Kavur içinde | Mensuptular, Genç, ihtiyar, mülâzim den miralaya kadar hepsi de süngt- Vüler arasmda, ses çıkarmadan, inkr; kıyamet kopuyor. Beş on daki- salık bir istirahattan sonra yeni we bir terane baş- 4 tadı, — Karnımız me yavaş yavaş alevlendi. Ni i hayet erkek li- sesine yemeye gitmemiz emri verildi, Ve grup grup geldiğimiz yolların . nısfı kadar uzaklık- “i taki koş- * maya başladık. İrcilere refakat ederi e hususi mubabirimiz Mercimek Nusret Safa B. çorbası, et ve üzüm.. Bunları yedik ve ot min- derlere kuş tüyü yatakta imişiz gibi rahat bir huzurla uzandık. ... Öğle yemeğinde Gazi muallim mektebinde Maarif vekili beyin konferansı olduğu söylendi. Oto- mobille Gazi muallim mektebine gittik. Mektep talebeleri cidden fevkalâde bir misafirperverlikle yerlerimizi gösteriyorlar: Salon okadar muhteşem ki Türkiyede eşi yoktur diyebilirim. Sahne, oturacak mahaller sureti imali göz alıcı bir manzara arzediyor. Üç zil, ayağa kalkıyorlar Maarif Tercüm: eden: Doğan Yıldız lâpçıların emrini bekliyorlardı. Biz daha meydanm sonuna vâsıl olmadan bir silâh sesi işitildi, bunu mütenki ben her taraftan silâh sesleri gelmi- ye başlamıştı. Meydandaki süngülü- ler zabitan üzerine ateş ediyorlardı. Feryatlar, bağrışmalarla meydan kat liam sahnesine dönmüştü, Etrafımız. dan vızlıyan kurşunlar, bizi de bir kapı aralığına girmiye mecbur etti. Hepimiz yerlere uzandık, Uzun bir müddetten sonra meydanda gürültü kalmamıştı, dışarı çıktık, otuz sekiz zabitle sekiz askerin cesetleri bir yı. ğın teşkil etmişti. Paralanmış ünifor- maların arasından ince kan akıntıla- rı henüz dinmemişti, Biz yolumuza devam ediyorduk. Bej nim muhafızlarımdan birisi gayet sn. kin bir surette diyordu ki: — Belâlarını buldular. Askerin bi. risi de ölü bir zabitin paltosundan ya: kalamış sağa sola çeviriyordu. Gali. ha zabiti tanıyordu. Benim muhafız- lara bağırarak dedi kiş Ankarada Gençlik —— —— Mektep sporları ve $por Kulüpleri Ankara, (Hususi muhabirimizden) — Ankara spor hayatında en mühim yer işgal eden kulüpler şunlardır: — (Muhafızgücü), (Çankaya), (İma- lâtıharbiye), — (Gençlerbirliği), (İd manyurdu). Bu kulüpler likmaçların- da en önde (gelirler. Muhafızgücü İsmail Hakkı B, sayesinde sporun her sahasmda Vesaite malik bulunmak. tadır. Güç, yıl başlarında Anadolu içerlerine turnuvalar tertip etmekte ve muvaffakıyetli neticeler almaktı- dır. Muhafızgücü müteaddit defalar İstanbul şampiyonu (oGalatasarayı mühim farklarla mağlüp etmiş kur- vetli bir takımdır. Ve elyevm Türki. ye birinelsi bulunmaktadır. Ankara mıntakası olimpiyada giden Türk te- nis kafilesine bir de tenisçi vermiştir. Mektep sporlarına ve gençlik faali - yetine gelince; Ankara erkek Tisesi sporda mühim terakkiler göstermiştir. Hatla cüm huriyet bayramda Galatasaray li sesini bile mağlüp etmiştir. Bes altı voleyvol sahasr, futbol (basketbol, tenis sahaları vardır, Ankara Tisesi- nin spor faaliyetini canlandıran mu- avin Semih Nafiz ye terbiyej bedeni. ye muallimi (Talha) beylerdir. Bil - hassa Semih Nafiz hey azami gayret- le çalışmış ve emeline muvaffak ol - muştur. Gazi muallim mektebi bende spor hakkımda bir tesir yapamadı. Bu ee sim ve mükemmel mektebin etrafında sporun her şubesine yarıyacak boş ve iyi bir arazi vardır. Buna muka- İstiklâl Lisesinde talebe geceleri Gençler mektep hayatında nasıl eğleniyorlar ? İstiklâ) lisesinde çarşamba akşam-| ları tertip edilen toplantılar muvaf- fakıyetli neticeler vermektedir. İstiklâl lisesinde çarşamha akşa- mi talebe gecesidir. O gece memleke aydınlığı veriyor. Sokaklar çok kalabalık... Akşam yemekten sonra sinemaya girmek sevdasına düşü- yoruz, fakat yorgunluktan uyuyo- ruz. Uykudan bizi oyunun hita mını bildiren zilin sesi uyandırdı. 29 teşrinievvel 931 Bugün resmigeçit var.. Anka- kara sokaklara dökülmüş otomo- biller davetlileri resmigeçit ma- haline taşıyor. Biz su olmadığın- dan gözümüzün çapağını mendi- limizle siliyoruz ve talim başlı- yor. Adanalılar şapkalarının kenar- larma muk, Bursalılar koza Ankaralılar tiftik takmışlar Dü- şündüm, keşke biz de birer ba- | lık takaydık. Kayserililerde pas- tırma taksalardı çok iyi olacak- tı. Yemekten sonra alfabe sira- sile hareket ediyoruz. Resmige- çit başlamıştır. 50 tayyare başı- bil burada inşaatı yarım kalmış bir voleybol sahasmdan başka (bir esyi N.S. ——ş—şğ-. ayar vekili Esat B, selâmlivarak arka- sında müsteşar Salih Zeki, Istan- bul lisesi müdürü Celâl Ferdi, muavin ihsan beyler ve bazı ma- arif çerkân olduğu halde salonu teşrif ediyor, Oymak beylerinin ellerini sıkıyor. Ve bizim hatır- mızı soruyorlar. Müteakiben is- tiklâl marşı çalınıyor. Arkasından vekil bey nutkuna başlıyor. Gazinin cümhuriyeti bizlere emanet ettiğini işaret ediyor. Ve cümhuriyeti yaşatacak sizler- siniz hitabesile nutuk bitiyor. OÖndon sonra talebe delâletile bu muazzam binayı geziyor. Birkaç resim şektiriyoruz ve arkasından koşar adım stadyuma. Yalnızca seyirci huzurunda «Ga- latasaray, Ankara erkek lisesi maçları yapılıyor. o Ankaralılar kahir bir galibiyetle oyunu 2-0 kazanıyor. Ankara parıl parıl yanıyor. Kalesinde yanan kırmız zı ampullar, arın yüzlerce mumluk Jâm şehre gündüz — Bütün zabitlerin akibeti böyle olacak! Muhafız aynı fikirde oldüğu- nu bildirmek için başını salladı. Şimendifer istasyon; Ğ gın ein eliz Min ortadan ka; hak eki e Kayklmndmi Rus arazisinde sey; sit bir iş değildi, Mai eee başladığı bu zamanda, Trenin kalaba- lığı tarif olunmaz bir raddeye gel mişti, Vagon sahanlıkları, damları in sanlarla dolmuştu. Her istasyonda Yüzlerce insan trene fırmanıyordu. Ben bile beş muhafizıml, vagonun damında yerleşmiştim. Arasıra kon- trol memuru seyahat kâğıtlarına ba- kıyordu, Seyahat vesikası olmıyanlar bir tekme ile vagonlardan aşağı ate Uyorlar, fakat diğer taraftan tekrar trene asiliyorlardı. Her üç beş kişi- nin arasından birisi Dnlşevikliğe dair nutuklar veriyordu. Söz dinlemiiyen köylülerle askerler ârasında arasıra! yumruk kavgası baslıyor, neticede İ- kisi de aşağı yuvarlanıyordu. Gece olmuştu, Yıldızlı berrak biri yaz gecesi; fakat açlık beni kıvran-| dırmıya başlamıştı. Günlerdenberj Yi mızda uçuyor. | Mızıkanın tempusunu bulmak | için biraz acemilik,. işaret veri- liyor kafalarımızı sağa çevirip sert adımlarla geçiyoruz. Bu sene en iyi geçenler istiklâl, istaöbül lisesi, Ankara lisesi, ve Kabataş diğer omekteplerde muvaffakı- yetli geçtiler. Ve Resmigeçit dört buçukta bitti. çantalarımızı atarak şehri dola- şıyoruz. Ankarada “kübik, tarz çok tesir yapmış. Evler, taklar, hatta ziya tertibatı kile kübik. Geceleyin Ankara — nura boğulmuştu, Ner taraf pırıl pırıl. gray de böyle geçiyor. Er- tesi gün hareket.. Evvelâ abideyi selâmlıyoruz. Resimler çekiliyor. Ankaradan merasimle hareket ediyoruz. Trampetler, O borular çalıyor ( şaşalar Oo yükseliyor. Şimdi Istanbul yolundayız. Sait beyin ingilizce şarkılarını Oskarvayldın hikâyelerini dinli- yoruz. Oymak Ziya bey uyuyor. Tren bütün sür'atile uçuyor. Nusret Safa yecek yüzü görmeni rahatça yerleşen, güzel bir köylü ka- dın mütemadiyen yemekle meşguldü. Galiba bir müddet sonra açlığımın farkına varmıştı ki elindeki ekmekten bana da bir parça vermek için muha- fızlardan müsaade istedi, Muhafız. lar omuz silktiler, köylü kadm bir dilim ekmek verdi. Askerlerin kaba şaka ve alaylarıyla kadıncağız yanı mızdan uzaklaşmıyı mecbur oldu. Gece yarısına doğru herkes uyumuıya başladı. Ben de uyudum. Erlesi sa bah gözlerimi açtığım zaman, Mosko- yapım yaldızlı kubbeleri karşımızday- dı. Güneşin o parıltılafıyla ışıldıyan kubbeler, Moskovoya güzel bir mâm- zara veriyorlardı. İstanyon kalabalıktı. Rus, tatar, çerkes, velhasıl her soydan insanlar biribirine karışmıştı. Uzun bir yolcu- Tuktan sonra şehrin diğer bir köşe sindeki Üsera yarnizonuna vâsıl o) duk. Muhafazama memür mülâzimin kaybolmasiyle beraber, benim günah defterim de ortadan kaybolmuştu. Ü. sera garnizonunda beni bir höcreye tıktılar, kapıya da nöbeteiyi diktiler, Garnizondaki esir alman zabitanı be- nimle görüşmiye geldilerse de nöbet. tin güzide zevatı konferas verir, ta. lebe tarafından piyesler temsil edilir. Mektep orkestrası çalar. Ve eğlen : celi birkaç sant geçirirler, Geçen sene ialebe geceleri çok pars lak olmuştur. Cümhuriyet orta mek- tebi müdürü Kemal Emin, Nurullah Ata, Mehmet Nurettin beyler tara- fından istifadeli konferanslar veril. miştir, Konferansa ekseriya, menoloğlar, şiirler, piyesler, muzik ilâve edilir. Bazı akşam son sınıf veya her hangi bir sınıf piyes temsil eder. Geçen sene son sınıf. (yarısı facia) (mek- tep urkadaşı) ve hanımlar tarafın. dan felâket karşısında piyezleri, ye- dinci sınıf tarafından (deli doktoru) gazete idarehanesi ve kamerden ge Tenler piyesleri ve sekizinci sınıf da deürük merdiveni oynatmışlardırl. İptidat talebesi (yaramazlar mek- tebi), gül ile bülbül), piyesini temsil etmişlerdir. Bu sene talebe gecelerine daha zi- yade ehemmiyet verilecktir. e Fakat bu gecelerin haşlaması ufak töfek ta- mirat dolayısile tehir edilmiştir. Ge- çen sene son sınıfım veda müsameresi Tepebaşında çok mükemmel surette verildi. Bu sene talebe © gecelerine mektep korosu iştirak edecektir, İstiklâl lisesinde spor Spora lâzım glen ehemmiyet ve rilmektedir. o Mektebin © bahçesinde (4) voleybol ve bir basketbol saha - sı, atlamak İçin kasalar, ve saire yardır. Ekserj sınıflar arasında Vk maçla. rı tertip edilmekte ve mektep kur - vetli bir voleybol takımı ekarmak- tadır. Geçen sene «“'svbol (takımı, Istanbul Tisesini, ticiret mekt-bini, Hayrive lisesini (yenmiştir. Yalnız kız talebe kollejine mağlüp olmuştur. Mektebin bir de futbol takımı var- dır. Havriye Üisesini azim (farkla yendi. Ru sene futbol takımına ye ni unsurlar ilâve edilmiş ve takım çok kuvvetlenmiştir. Galatasaraylı Celâlin de ithali futbol birliğini can- landırmış, muntazam (eksersizlere başlamışlardır. Takımımız Türkspor kupası müsabakalara iştirak edecek tir. İyi bir netice almasma İntizar ede biliriz. Bu sene Ankara seyahati müna sebetile tehir olunan — sınıf voleybol maçlarına yakında başlanacaktır. İzel ler de sporcularla beraber bir Bursa seyahati yapacaklardır. çiler konuşmıya mâni ol Burada da yiyecek e bana yalnız su ve- riyorlardı. Nöbetçiler, benim erzak masrafım olmak üzere Smolenskte verilen para ile yolda bana İyi baktık larını söylüyorlardı ama (o bakikatte üç gün içinde köylü kadının bir dilim ekmeğinden başka bir şey yememiş- tim. Galiba Moskovada işler çabuk bit. mişti ki ben: ertesi sabah acele İle yaka paça bir eşya vagonuma tıktılar, Vagonda benden maada sekiz de harp te esir düşmüş Türk zabit; vardı. “Tren Nirehta kasabasma hareket edi- yordu. Bü kasaba Volga nehri sahk linde, Kostroma şehrine tabidi. Türk zabitleri çok dostane bir surette ha- reket ettiler. Kendilerile beraber ay- nı garnizona gönderilirsem çok sevis neceklerdi. Ben çok zaif olduğum *çin bana iyi bakacaklarmı da videttiler, Bizim muhafaza askerleri de oldukça munfazam görünen insanlardı. Onla- rın (Çaynik) tabir ettikleri ve için de çay pişirdikleri kap daima faaliyet te idi. Ben Türk zabilanile vagonun açık kapısı önünde oturmuştum. Biri- birimize çok şeylerden bahsettik, / (Bitmedi)

Bu sayıdan diğer sayfalar: