18 Mart 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9

18 Mart 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

I Sinemada öpüşmek gayet tabii bir hareket midir? Nevyork mahkemesinin garip birkararı Geçesilerie Nevyorkta iki das! sun. Garibi şu ki bu gibi tenkitçi- rölfünvn t si sinemaya gider- | lerin öyle yerlere hiç gitmemeleri | ler. Bânlardan birisinin kız ve di- | lâzım gelirken bir türlü oralardan | erinin erkek olduğunu o evvelin- | ayrılmazlar. Gördükleri manzara- | den söyliyelim ki anlatacağımız | lardan memnun oldukları için mi, vak'a yanlış surette tefsir edilme- | yoksa on manzaraları tenkit için sim! İ mi gidiyorlar diye sorulacak olur- İkisi de yan yana oturarak âşı- İ sa, her halde ikinci şıka göre ce- kan; manzaralarla dolu olan filmi | vap vermek lâzım gelir. 94 — VAKIT © 18M Pariste esrarengiz bir cinayet.. Faşist rejimine aleyhtar olan bir genç Italyan avukatı sokakta öldürülmüş olarak Paris gazetelerinin verdikleri yağ haberler göre orada esrarengiz si- b Yasi bir cinayet olmuştur. Sabah erken Marir caddesinden geçenler yerde yaralı bir adam görmüşler ve derhal polise haber vererek ya- ralıyı hastaneye kaldırtmak iste - seytetmeğe başlarlar. Bu sırada on lerim da âşk hisleri galeyana gelir, | birbirlerile öpüşmeğe başlırlar. Karanlıkta etraftan hiç bir kimse- min kendilerini görmiyeceğini zan- nederler. Halbuki bu zanlarında Yanılırlar, Sinemadaki memurlar- dan birisi gelir, yaptıkları şeyin doğru olmadığını, ayıp ettiklerini filân söyliyerek onları tevbihe kal. kışır, Alenen yapılan bu tevbihatı bir tahkir telâkki eden dırülfünunlu kız ile erkek, sinema memurunun | sözlerini şiddetle reddederler. İş | büyük bir münakaşa ve nihayet mudarebeye müncer olur ve neti- cede herkes kör ve etrafı dört du- | var sanan âşıklar sinemadan dışa" rıya çıkarılırlar. Fakat darülfünunlular bu işte mağlüp olmığı izzeti nefislerine yediremezler ve mahkemeye mü | racâat ederler. O sinema memuru- | na karşı hakaret davası açarlar. | Muhakeme esnasında genç darül fünunların avukatları tarafından okunan iddianamede, sinemada genç kızla genç erkek tarafmdan yapılan hareket kadar tabii bir şey olamıyacağı, ona benziyen sah nelerin filmlerde sek sık gösteril- diği, bu sahnelerin sinemaya gi- “denler tarafından seyredildiği ve filmde gösterilen'şeylerin seyirci - | leri de ayni suretle hareket etme- ğe dayetten başka bir surtle tefsir olunamıyacağı izah edilir. Nevyork hâkimleri avukatın bu fikrine tamamile iştirakle lüzu- mundan fazla afif görünen sinema memurunu birbirlerini seven iki darülfünunluya ehemmiyetsiz bir tazminat vermeğe mahküm eder * | ler, Hakikaten o sinema memuruna benziyen bir çok insanlar yardır. İffet mefhumunu ters taraftan yut tekila için bir türlü hazmedemez* ler. Kadınların sigara içmelerini namussuzluk telâkki ederler. pud- ra sürmelerine bin türlü mâna ve- rirler; iffet ve namus işlerine itiraz edecek bir nokta bulamasalar, hid. | pr man A detlerinden çatlarlar. En ziyade | Bosnada Müslüman mebus Bu gibi iffet ve ismet münekkit- lerine bakılacak olursa, erkeklerin erkeklerle ve kadınların kadınlar- la dansetmeleri ve barlarda ve ti- yatrolarda gösterilen varyete nu- maraları arasmda sahneye çıkan çıplak bacaklı kızları seyretme- mek için de sandalyelerin ve kol tukların sahneye değil, tiyatro ma- hallinin methaline müteveccih ol- ması ve oturanların arkalarını sah- neye dönmeleri icap ederdi. Bu tarzdaki münekiktler sınıfı- na mensup olan insanlar içinde o kadar ileri gidenler vardır ki O bir kadının gevrek gevrek (gülüşünü bile namussuzluk telâkki ederler. Her yerde ve her şeyde bir kusur bulmak istedikleri için çorba içer- lerken tabaklarının içinde mutla- ka bir saç ararlar ve onu bulamız- larsa bayağı hiddetlenirler. Bu seciyedeki münekkitler sını- fından olduğunu ispat eden o sine- ma memuruna Nevyork hâkimleri- nin iyi bir ders vermiş olmalarını | rovski namında bir i doğrusu büyük bir memnuniyetle | İarmın çok orojinal bir taarruzuna | bazı yerlerde gördüğünü hatırla- | maruz kalmıştır. ! büyük harpten ve Bolşeviklerden | çıkmış ve bu esrarengiz adamdan karşılamak lâzım gelir. Dedikoducu | Iran—Irak hudu- | dunda kürt şakiler gayet garip bir şakadan ibarettir. | şulamıyacağı,, cevabını almış. Bus ! “— Mütecavizleri bulsalar da ne- Tahran, (Hususi) — İran hü kümeli Irak hududundaki eşkıya» yı tenkil için tam bir fırkayı hu- duda sevketmiktir, Bu eşkıya çeteleri kürtlerden müteşekkildir. i Bunlar bir hayli zamandanberi | emniyet ve asayişi © bozmakla ve ortalığa fesat yaymakta Tahran hükümeti bu Tar vermiştir. Irak hükümeti mak için, İran hükümetine yardım edecek, ve İran askerlerine mü - zaheret etmek üzere askerlerinin bir kısmını hududa sevkedecektir. Irak hududu, eşkıyanın yüzüne kapatılacak, ve İrak hükümeti de icabında tenkil hareketlerine işti» rak edecektir. i Yugoslavyaya iltica eden Nesto- | için hemen kendisini takip etme- mişlerse de yaralı sıhhi imdat oto- mobiline yerleştiril yerlestirilmez ölmüştür, Ölünün üzerinde yapı- lan araştırma neticesinde 16 frank ile Franko Klerici namını — yazılı; bir hüviyet varakası bulunmuştur. | Bu varaka İtalyan sosyalist fırkası | azasına mahsus olan kartlardan - | dır. ! Bu varaka, maktülün temiz, za- rif giyinmiş olması ve katilin es - rarengiz bir surette kaçmıya mu - vaffak oluşu cimiyetin siyasi ma- hiyette olduğunu gösteriyordu. Po- lis müdüriyeti, ecnebiler kısmın. da yapılan tahkikat © neticesinde maktülün Italyan, Musolini rejimi- ! “Politika,, gazetesinde okundu | ğuna göre, Bolşeviklerden kaçıp | us düşman- | Nestorovsk'nin kaçışından daha “müthiş, addeti- | ği bu tecavüz (!) hakikat “halde | Nestorovski Belgratta bir seya- | hat acentesinde memurdur. Bir | Ma IS iride çıkan resmi l ne aleyhtar olduğu tespit edilmiş- | tir. Maktül Milanodı avukatlık ile iştigal ediyor ve muhtelif İta)- | yan gazetelerinde muharrirlik edi- | | sosyalist idi, bulundu yan esbak İtalya başvekili M, Fran çesko Nitti maktul hakkında Jour nal gazetesine şu sözleri söylemiş- tir; i “ — Maktulü, yalnız bir iki de- fa görmüş olduğum için, çok az tanıyorum. Paristeki İtalyanların maktulü çok sevip takdir ettikleri» ni biliyorum. Maktul Klerici zen- gin bir fakrikatörün oğlu idi oOve faşizm aleyhinde olduğu için, altı tica etmişti. Kendisi (hakikaten fakat mutedil 40s- yalistlerden idi. Klerici çek iyi terbiye görmüş bir adam olduğun- i zetecileri ittihadı umum kâtibiydi. | kesip sokakta bıra yordu. Aynı zamanda İtalya ga-| dan müfrit hareketlerden uzak i- idi... 1926 senesine kadır Milanoda bu- | lunmuş ve ondan sonra Fransaya | ki faşist aleyhtarları arasma firar ve iltica ederek Pariste büyük | karışmadığından cinayetin siyasi bir tacirin yanında hizmet etmiye | mahiyette olup olmadığı hi başlamıştı. İ bir şey söyliyemiyeceğini Fransada mülteci 1 - | miştir, * kmışlar gün akşam üzeri (kendisini bir | hir haricine çıktıkları zaman Nöş- Rus aramış ve çok müstacel bir iş torovskiye refakat edenleri İ uzun bir makas çıkarıp Nesorovs- Nestrovski bu Rudi kinin sakalını kestikten sonra ken disini,, Haydi şimdi güle güle afi-. yetle git!,, diye salvermişler. * «Polisi keyfiyetten haberdar &- meseleyi sormuş, fakat, “ciddi | den Nestorovski “Poltika,, muha- mevzuların sokak ortasmda konu- | birine demiştir ki: olarak yasi si söylemiş. maktadır. Bu davet üzerine derhal nun üzerine hazır bulunan bir | ye yarar. Sakalım gittikten sonra taksiye binerek yola çıkmışlar. Şes | âleme maskara oldum... Vi Ölümden sonraki hayat tecrübesi İngilterenin ve dünyanın en bü- l idiler. | yük tabiiyat âlimlerinden sayılan | cağını söylemektedir. il > şakılere ! Sir Oliver Lodge'm en büyük tec- | k - | “SirOliver Lodge yapılacak tec- karşı, kat'i harekette bulunmağa | rübey e eşimiz eğ ve bütün hududu temizlemeğe ka- | tedir. i hazırladığı haber verilmek ! Yalnız bu tecrübe kendisinin ö- iyi bir netice al- | lümünden ve mezara gömülme - sinden sonra yapılabileceği ilâve edilmektedir. Sir Oliver Lodge (ölümünden sonra hayatın devam ettiğine kani | dir. Bu kanaatini isbat etmek fır - satını; ancak ölümünden © sonra| bulabileceğini ve o zaman hiç bir “Ticaret âleminde görülmemiş bir satış | vam ettiğini kat'i bir surette isbat kimsenin bundan şüphesi kalmıya / söylememi | tr: le bu tecrübenin nasıl yapılacağı - rübeye ait bütün vesikaları hazır- dır. Sir Oliyer'in o kendisi neler | lamış ve mühürlemiştir. hazırladığını ifşa etmiyerek yalnız bunun, ölümden sonra hayatın de- | fak olacağının kat'iyetle kanidir. ! Hali hazırda bu edeceğini söylemekle iktifa etmek- tir! den başka bir bilen yoktur. i o “Sir Oliver halihazırda seksen İngiliz âliminin eskiden beri kâ- | üç yaşındadır. Kendisi her ye tibi olan Mis Albery de gazetecile- | ilmin büyük babası diye meşhur « rin merakını tatmin edecek bir şey ! hurdur.,, ği Li Elektrik yerine petrol N İrakta casuslar tenkit ettikleri şeyler kadınların | lardan Hüseyin EF. mev- bu gibi *tvar ve harekâtıdır. Şu /küfen muhakeme edilecek halde kadınların bildiğimiz gibi Belgrat, (Hususi) — Yugaslav- | l Teymis gazetesi çok garip bir | havadis vermektedir. Havadis şu- dur: İ Musul, (Hususi) — Burada ya- | bancı bir devlet hesabına casusluk yapmakla itham olunan iki şahıs yaratılmış olmalarına en ziyade yada zirai ıslahata tabi topraklar bu iffet münekkitlerinin müteşek- | ve dostlarından bazılarına, meb-| kir kalmaları lâzım gelir. Çünkü | usluk sıfat ve imtiyazlarından is- | kadınlar öyle yaratılmamış olsa- İtifade suiistimal tarikiyle büyük lardı, hiddetlerini teskin icin Baş | paralar verilmesini temin cürmün vuracak tenkit zemini bulamıya- ! den dolayı Sarayevo müddeiumu- caklardı.. (miliği tarfından teşri masuniyetin Bu iffet münekkitlerinin mik - | ref'i istenen Bosna omüslüman tarları mevsimine göre bazan artar | mebuslarından Hüseyin © Kadiç | ve bazan azalır. Yaz mevsiminde | Efendinin £ teşrii masuniyetinin | plâj hayatı başlar başlamaz onla- | kaldırılmasına karar (o verilmişti, rın da ağzı açılır. Kadınların me- | Sarayevo istintak hâkimi tarafın- yolarla kumların üzerinde dolaş. dan sorguya çekilen Hüseyin Ka- malarına, erkeklerle beraber kum- ; viç Efendi, şahitler üzerinde icr ların “üzerine yatmalırına karsı | yı Y 7 l feryat etn başlarlar. İsterlerki kumlara uzan ad e arasma mutlaj > yakalanmış, ikisi de muhafaza al- ! duduna kadar bilcümle nakliye, si “Geçen gün Triyestede bir İtal yan taciri Avusturyadaki müşteri- sine bedava olmak şartiyle yalnız Avusturya gümrüğünü vermek ve malin Avusturyaya girdiğini natık evrakı müsbitesini satıcıya gön“ dermek kaydiyle Avusturya hu- gorta masrafları da dahil olmak ü- zere, hattâ üstede beher 100 kilo- sunda 20 liret, yani 2 kuruş 8 pa- | ra hava parası vererek İtalyan onu salmıya amade olduğunu söyle- | tmda Bağdada gönderilmizlerdir. | Ricard Kolt Nevyorkta yap Irakla,ilk defa böyle bir hâdise | vuku bulmakta ve Irakın bilhassa Şimal tarafında casuslar yakalan | maktadır. İ © Bazı siyonist. propagandacıları | Basradn memleket haricine çıka- Imışlardır. , On kadınla evlenen © bir Mısırlı. Berlin zabıtası Mısırlı bir tale- | beyi yakalamıştır. Mısırlı genç | ddüdü zevcat yüzünden yaka- | ıştır. Mısırda yedi karısı olan sırlı Avrupada bir Avustur- fakat., Amerika gazetelerinde okun- duğuna göre petrol krallarından ğı bir binaya elektrik koymı r, Bu binada elektriğin gördüğü ini” a ma ve aydınlatma hizmetlerini petrol görmektedir. Maamafih Kolt gene elektriğe muhtaç ol- muştur. Bu da telefonların #mühtaç olduğu elektriktir. ramen m © Göz Hekimi Dr. Süleyman (Batnâli, Ankara caddesi No. 06 , yedi sene evvel Parise firar ve ik iş, yalnız şunu anlatmış” ; pe Esbak İtalya başvekili Pariste» . * çeki : “Kendisi bu tecrübelerinmuvaf. mühürlü zarfm içinde ne bulunduğunu kendisin « i #. “ 3)

Bu sayıdan diğer sayfalar: