15 Temmuz 1932 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

15 Temmuz 1932 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| Konservecilik Ereğlide konserve fabrikası Yeni bir fabrika açılmak üzeredir Ereğli (Hususi) — Istanbuldan gelen bir iki sermayedar, Ereğ- lide bir konserve fabrikası yap- tirmak için tetkikata başlamıştır. Ereğli konserveciliğe pek müsait bir yerdir elyevm bir tek konserve fabrikası vardır. Son bir iki sene içinde, vilâ- lâyet idarei hususiyesinin yardı- mile, inkişaf edebilmiştir. Ereğliye uğrayan Türk ve ecnebi vapurları, bu fabrikanın balık ve meyva konservelerini satın almaktadır. Vilâyet umumi meclisi hesabına Avrupada (o konservecilik tahsil eden Niyazi Tevfik bey, işe baş- lamıştır. Brükselde arbedeler Brüksel, 14 (A. A.) — Dün akşam (O komünistlerle (| zabıta arasında arbedeler (olmuştur. Aralarında 3 kadın bulunan 30 kadar komünist tevkif olunmuşlardır. Mühendis mi? Çangal ormanlarındaki ecnebi işçiler Ayancık 14 (Hususi) — Zından ye Çangal ormanlarında mütehas- 8ıs namı altında ecnebi işçiler kullanılmaktadır. Halbuki şirket mukavelesi mucibince, türk işçi- leri istihtam etmek mecburiyetin- dedir. Bu işçilerin (o ekserisini almanlar teşkil etmektedir. Hepsi de mühendis olduklarını söylemektedirler. Bu alman mü- hendisleri alelâde işlerde kul- nılmaktadır. Bunların yapabile- cekleri işleri türk işçileri de ifa edebilir. Bir çok türk işçileri, bu mesele hakkında şirket komiseri Baha beye müracaat etmişlerdir. Baha bey şikâyetler hakkında tahkikata başlamıştır. Hicazda vaziyet Asiler 100 maktul verdiler Adana 13 — Hicazdan buraya gelenlerin o verdikleri malümata mazaran Şeyh Yasinel Âbit kuman- dasında üç yüz atlıdan mürekkep bir isyan kuvveti (Zıya) ya taarruz etmişlerse de İbnissuut kuvvetleri tarafından kuvvetli bir mükave- mete maruz kalmışlardır. Müsademe altı saat devam etmiş, asiler yüzden fazla maktul bırakarak firara mecbur olmuşlar- dır. Yafadan gelen son haberlere nazaran İngiliz kuvvetleri tarafın- dan Hicaz hükümetine ait olan (Elakaba) limanı işgal edilmiştir. Maliye müsteşarı Avrupaya gidiyor Ankara, 13 — Maliye müste- şarı Ali Rıza bey vekâletin kır tasiye ibtiyacını temin için Avru- paya gidecektir. Emlâki milliye müdürü Rüştü beyin de Avrupaya gitmesi muhtemeldir. Mis Earhartın bir teşebbüsü New York 14 (A.A.) — Tay- yareci mis Earhart, müddet reko- rünu kırmağa teşebbüs etmiştir. Mumaileyha, Los Angeles- New York mesafesi üzerinde uçmuş, fakat benzini tükettiğinden Ohioda kâin Columbusda karaya inmeğe mecbur olmuştur. Mis, 17 saat, 24 dakika, 14 saniye havada — kalmıştır. Bir cinayet Esrarlı sandığın içinde ne vardı? Adana, 14 — Adana Adliyesini aylardan beri meşgul eden esra- rengiz bir cinayetin muhakemesi bitmek üzeredir. Vakayı evvelce bildirmiştim. Ahmetcik isminde bir adam karısı ve karısının âşıkı Kuddusi isminde bir genç tarafından öldü- rülmüştür. Kuddusi ile katil kadın Ahmetciğin cesedini bir sandığa koymuşlar ve sandığı gayet sağlam çivilerle mıhlamışlardır. Kuddusi bu sandığı bir gece yarısı Adanadan alarak şehir haricine çıkarmış ve Seyhan neh- rine atmıştır. Uzun zaman esra- rını muhafaza eden bu cinayetin failleri nihayet yakalanmış, mesele adliyeye Tintikal etmiştir. Mahke- menin geçen günkü celsesinde şahitlerden Köşker Hulusi efendi isminde bir zat dinlenilmiştir. Hulusi efendi bildiklerini şöyle anlatmıştır : — O gece Gökceli (köyüne gidecektim. Kale kapısında bir kamyona bindim. Kamyon orada duruyordu. Bu sırada Kuddusi geldi ve şoföre “Haydi gidelimi,, dedi. Kamyon hareket etti. Karşı yakada hastane önüne geldiğimiz zaman Kuddusi şoföre kamyonu durdurmasını söyledi ve kamyon durdu. Kendisine “Ne var..? Bir şey mi oldu?,, dedik. Cevaben: Bir sandığım var. Burada indireceğiml,, dedi. Sandık kamyonun üzerinde bulunuyordu. (Ben, kamyoncu, Kuddusi ve daha tanımadığım bir şahıs sandığı tutarak aşağı indirdik. Sandık çok ağırdı. — Sandığın icinde ne varmış? — Bilmiyorum. Sormadık. — Koku falan veyahut kan lekesi var mıydı? — Hayır. — Sandık ağırdı değil mi? — Çok ağırdı, dört kişi indire- bildik. Bu esnada maznun Kuddusi'ye söz verilmiştir. Maznun: — Hayır sandık okadar ağır değildi. Kan lekesi ve koku falân da yoktu. demiştir. Fakat şahit Hulusi efendi: — Burası mahkemedir. Yalan söyleme. Ben bile yardım ettim de ancak indirdin. Diye bağırınca maznun susmuş- tur. Mahkeme kararını vermek üzere başka güne bırakılmıştır. Trabzonda elektrik tesisatını tevsi ve tanzim için bazı teşeb- büsler vardır. Bu cümleden olarak civara elektrik verilmesi düşünü- lüyor. Resmimiz Trabzon elektrik Trabzonda elektrik santralı ve uzaktan borular içinde gelen suyu gösteriyor. | Hindistanda Mihracelere karşı kıyamlar Udaipourda halk isyan etti, sarayı işgal etti Bombay, 14 (A. A) — Yerli hükümetler dahilinde kargaşalık- lar sık sık tekerrür etmektedir. Birkaç zaman evvel Keşmir, yerli hükümdara karşı şiddetli bir isyana sahne olmuştur. v Şimdi sıra Udaipoura gelmiş- tir. Ahali hükümdarın sarayını hücumla zaptetmiş ve mihraçeyi yeni bir hükümet teşkiline icbar eylemişlerdir. Bombay 14 — Muhtelif yerlerde muslümanlarla hindular arasında yeniden müsademeler olmuştur. Bir çok yaralı vardır. Şilide bir sinemada. panik Conception, “Şili, 14(A.A.) — Talcahuano üssü bahrisinde bir sinema salonunda filmin âni ola- rak yanması neticesinde hasıl olan panik üzerine 20 cocuğun mahvolduğu ve 40 çocuğun yara- landığı haber verilmektedir. Büyük bir yangın 200 yaralı var, hasar beş milyon dolar New-York, 14 (A.A.) — Coney Islandda çıkan ve bir çok meba- ninin harap olmasım intaç eden yangın neticesinde 200 kişi yara- lanmış ve bunlardan kırkı hasta- neye kaldırılmıştır. Yangının sön- dürülmesine . muvaffakıyet hasıl olınuştur. Goney Island yangını Coney Island ( New-York) 14 (A.A.) —Bir çok mebaninin harap olmasını intaceden büyük yangın beş milyon dolar zarar vukuuna ve binden fazla insanın meskensiz (kalmasına (o sebep olmuştur. Harp mı? Cenubi Amerikada iki hükümet arasında gerginlik Montevideo, 14 (A.A.) — Zu- hur eden hadiseyi hakaret telâkki eden Uraguay hükümeti Arjantin ile mevcut diplomasi münasebatı katetmiştir. Buenos-Aires, 14 (A. A.) — Hükümet Uraguay elçisine pasa- portlarını vermiş ve Montevideoda mukim Arjantin tebasının hima- yesini İngiltereye tevdi eylemiştir. Montevideo, 14 (A.A.) — Rei- sicumhur sorulan suale cevaben beyanatta bulunmaktan imtina etmiş, yalnız hadisenin misli na- mesbuk bir vaka olduğunu ve Uraguayın şerefine bir tecavüz teşkil etmekte bulunduğunu söyle- miştir. Izmirde tapu işleri muntazam yürüyor Izmir 8 — Vücuda getirilen tapu sicil muhafızları teşkilâtı muntazam bir surette vazife gör- meğe başlamıştır. Bir iki saat zarfında bitirilerek muamele sa- hipleri senetlerini almaktadırlar. Bu suretle tapu işleri ıslah edil- miş (vaziyettedir. Muhafızların vazifelerini teshil eden memur ve kâtiplerden bazıları henüz tayin edilememişlerdir. Alınacak me- murların kadastro mektebi me- zunlarından olmalarma dikkat edilmektedir. AKŞAM'ın tefrikası: No: 171 Sahife 5 15 Temmuz 1932 ZINDAN HATIRALARI Abdülhamit devrine ait hakiki maceralar Muharriri : Jön türkler senelerle süren, ve bir türlü bir neticeye varmıyan ve böyle giderse varması ibtimali de olmayan mesai ve (gayretleri, herkesten evvel (oy kendileri görü- > yorlardı ki heder olup gidiyor. Ar- tık usanmış, bez- miş idiler, sabır. “71.4, sızlanıyorlardı. Hiç kimse bir Pi sene sonra meş- rutiyete, hürriyete ER kavuşulabilece - N ğini aklına bile O zamandan kalma yığın yığın oSami mektupları, deste deste evrakı, defterleri tetkik ederken görü- yorum ki aşağı yukarı herkeste Sultan Hamidin ölümünü bekle- mekten başka bir çare kalmadığı kanaatı var.. Onun ölümünü beklemek... Fakat ne zamana kadar?... vebu kadar bekleyecek sabır ve kuvvet nerede? Prens Sabahaddin beyi ikna için Bir gün Bahaeddin Şakir bey Ahmet Rıza beye diyor ki: — Prens Sabahaddin beyin programını şimdiki halde gayrı mevcut farzederek gayeye biran evvel irişebilmek için faaliyete geçmek hususunda (anlaşamaz mıyız? — Zannetmiyorum, çünkü Sa- bahaddin bey, her anlaşma tekli- finin başına evvelâ bu programın kabulünü şart koyuyor... — Bu program hürriyet ve meşrutiyeti istihsalden sonra tat- bik edileceğine göre onu, o zaman vatandaşların reyine terketmek, fakat her şeyden evvel kanunu esasiyi ilân edebilmek lâzım gel- diğini, ben Sabahaddin beye bu defa kabul ettirebileceğimi zan- nediyorum, her halde, onun da artık sabrı tükenmiştir... — Bunu yapabileceğine kani isen ?... — Kanunu esasi istihsal edir medikçe bu program Sabahaddin beyin çekmecesinde uykuya mah- küm değil midir ?.. Bu programa tatbik sahasını bulmak onun da istemiyeceği bir şey midir, o halde şimdilik bu programı bir kenara bırakarak, hürriyete gidecek yolu bulmalıyız... e Sabahaddin beyin aklı selimi bu noktayı kabul edecektir zannındayım... Droşakların iki tarafa müracaatı Bu muhavereden pek az bir zaman sonra, Bahaddin Şakir bey prens Sabahaddin beyle bu mesele üzerinde görüşmek üzere iken, Paristeki ermeni Droşak cemiyeti bir teklifte bulundu. Bunlar Erzurumda Hüseyin Tosun beyin teşebbüs ve hareketine çok ehemmiyet vermişlerdi, eğer o muvaffak olabilse idi, Droşak- lar onu takviye edeceklerdi. Bu- nun için hazırlanmışlardı. Ve on- lar şimdi o kanaatta ediler ki daha esaslı, daha etraflı hazırla- nacak yeni ve büyük bir komplo mutlaka muvaffak olacaktır. Bu komplo için : kendi “kuvvetlerini e PİE, RAS, , İçimiz» SA Paz e Yr e * .» “Sı N Nd v . Ye “ ÖNE DI veni ke As -. vbvze A EA x. gur LE Arrbyyi deriz SİZEDE İİİ AA e ari Şa İn aa AŞİ AZ, 127 ri TİVİ EZ ği ayi 5 Hüseyin Tosun beyin tutulması münasebetile paşazade Sezai beyin bir mektubu kâfi görmiyorlardı. Bilhassa yal- mz Ermenilerin hareketi, hele şark vilâyetlerinde türk halkım şüpheye düşürecek, böylece hare- ket tehlikeye, akamete uğrıya- caktı, Binaenaleyh, mutlaka hep bera- ber, bütün kuvvetleri seferber ederek, büyük bir kıyam hazırla- maktan başka hiçbir çare yoktu. Ermeniler tek başlarma yaptık- ları hareketlerden de ders almış- lardı, bir kelime ile hariçte çalı şan bütün istibdat düşmanları uzun seneler, uzun tecrübelerle pişmiş bulunuyorlardı, şimdi bu tecrübelerin verdiği ilim ile, hesap ve kitap ile hareket etmek isti- yorlardı. Droşakların bu teklifleri Ahmet Rıza bey partisi tarafından oldu- ğu gibi, prens Sabahaddin bey cemiyeti otarafından da kabul edildi. Droşak murahhasları her iki parti nezdindeki teşebbüsleri- nin böyle hüsnü kabule mazhar olması üzerine işi tacil ettiler, Yeni bir kongere aktetmeden evvel, bu kongerede görüşülecek mevadı tesbit etmek üzere bir ihzari komisyon teşkil edildi. Bu komisyon adeta geceli gün- düzlü bir aya yakın çalışmıştır. bu kadar uzun mesainin sebebi yok değildi. Çok heyecanli, ateşli münakaşalarla geçen bu içtima- larda lttihat ve terakki ile ademi merkeziyet fırkalarının anlaşabil- meleri hususunda Droşaklar çok çalışmışlardır. Öyle anlar olmuş- turki gene program ve (Ademi merkeziyet) meseleleri yüzünden müzakerat inkıtaa uğramak, artık anlaşıp birleşmek ümitleri ebedi- yen suya düşmek tehlikesi ile karşılaşmıştır. Üç partinin murahhasları ne kadar büyük bir hüsnü niyetle hareket ederlerse etsinler günlerle ihtilâflar, (o münakaşalar, içinde boğulmuşlar, fakat nihayet, birgün anlaşabilmişlerdi. Bu anlaşma neticesinde gerek Pariste bulunan türkler, gerek sair memaliki ecnebiyedeki Os- manlı imparatorluğuna mensup ve hükümet aleyhinde teşekkül etmiş partilerin vekilleri kongreye davet edilmişlerdir. Rum ve Makedonya bulgar cemiyetleri bu kongreye davet edildikleri halde iştirak etmemiş- lerdir. Hinçaklar da aleyhtar gö- rünerek gelmediler. (Arkası var) SIROP DES CzErE es

Bu sayıdan diğer sayfalar: