3 Eylül 1934 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8

3 Eylül 1934 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| Sahife 8 ? Kara Alinin mektubu Taksim güreşleri pehli- vanlarımıza bir ders oldu al, Taksimde Avrupa protesyonellerinin yaptığı güreşlerden birl Güreş meraklıları pe daima ciddi güreşmekl Türkiye baş pehlivanı «Kara Ali de vardı. K Alinin Taksimdeki pro- fesyonellerle güreşini gördükten larında yenilmeleri dâha şerefli olacağından bahset- ye Alaturkaci o pehlivanlarımi kendi ikale dönmelidir oynaşlarından yaşklani, kestiler, O müsal lar da kapandı gitti, Şimdi ayni güreş trupu m bilir hangi Ms halkını avlamak- la meşguldür. Seyircilerin li tinde işi anla» maları dolayısile devam ettirile- kaldıklarını farkettiler, ii Bu meseleye dair ba hliva- nımız Kara Aliden aldığım şu mektubu buraya aynen geçiriyo- şref Şefik Akşam gazetesinde «Alaturka- ki düşünce ve İevepriklermize te şekkür ederim, Türk güreşini bırakarak ecnebi tarzı güreş yapmamamız tavsiye» nize karşı vaziyeti izah mek isterim: dar küçük müsabekalara girme- meğe karar vererek köyümde işim- le meşguldüm. Eylâl 21 de Tür- kiye güreş federasyonunun müra- kabesinde yapılacak Türk güreşi baş pehlivanlık müsabakasına ha- zırlanmak üzere (pehlivanların toplu bulunduğu Yakacıkta bir aydanberi idmanlara başladım. diklerini 9 pe maç teklif et- met sine karşı alafı ilmedi- m bir güreş ii “duiğut için ka- vd yapamıyacağımı fakat ser- best güreşte idmanlı bulund dan güreşeceğimi söyliyerek gör- düğünüz maçı yaptım ii en sıra- da yağlı idmanlarıma oldu- ğunu düşünerek lam menfaati- me rağmen bir daha da güreşme- dim, Bu güreşi yapmakla kendi tarihte yapılacak Türkiye baş peh- livanlık müsabakalarında ii ün- vanı muhafazadaki azmimi göre- ceğinizi bildirir ve muhterem ga- zeteniz delâletile güreş efkâri yermi tenvirini rica eder, irmetlerimi sunarım efendim. 25/8/914 Türkiye baş güllesi K. Al için aralarındak! sıkı Ingiltere - Italya milli maçı E İspanya, sonra Avustur- a mil. takımları talihlerini de- nediler. m de id ei yoldan kıymetlerini aramı kıyorlar, bayii abs in. giltere milli takımı ile çarpışmak kolay bir iş değildir. Vakıa İngiliz sailii ının seçi şekli çok fenadır. Her biri bir kö: tam son dakikada sağırılan on bir kışladıkları malümdur. Fakat ne de olsa, İngiliz si mem en azılı, ei bulundukları zamanlarda mermi aroma yas pılacak bir futbol seyahati pek kolay değildir. Bu işi eğe meeş nin «Harikal, i, İngiliz milli takımının vi seçil diği ve daima fena seçilmeğe üm olduğunu iddia eden Ar- lin ölen ağamakıllı haklıyacak iki düzüne İngiliz germesi erene mi bir daha gösterdi. eke bu eşini, Kem ari riköşesi A: a ir fabekalriei lame yan bir memleketin göbeğinde ta- lihini denemeğe gidiyor. İtalyan takımının gidişi ile İn- giltereden dönüşü arasında ki far- kı bir ay sonra anlıyacağız. Arsenal berabere aldı İngilterede liğ maçları başla- mıştır. Londranın en sevilen klü- bü Arsenal ilk maçını beraberlik- le ei ga kuv- çta sakatlığı ükemmel, sonra çalıştıracak misin Italyanlarla çarpışacak olan dagi pen yonnn top ma inden bir sahne “Akşam, ın edebi tefrikası: 80 i gi onu ie bnklenelalar ebuz rtik s0: ol ed Bir mazeret ileri sürmeğe bile lüzum kalmadan ortada görünmeyişi ana hatları üstü kapalı çizilmiş bu aile programını açıktan açığa reddet- mek demekti. Bu hakikat karşısında patro- nun, kızı kadar müteessir olduğu- na şüphe yoktu. Bu rahatsızlık b iz le çe , Koca İn giliz kafasında vw kararın ryan edilmeyişi şe bir sinir gri geşirebilirdi. Belki ursla © evesa fazla kaçır- sabah yazıha- kendini tutamıyacak, ağzından bir şe: Ki ta. Suat Rahmi zaten o sabah ha- gelmeyişi ona geniş bir nefes al- dırttı. Hele (Didis) in yim e Şimdi âdeta sil bir endişe- den kurtulmuş hissi vardı. Ve da- ha bu sabah patronun gelmeyişi ile bu maceranın maddi cepheden sırıttığını gri dar Rumelihisarın- dan telefon > edilmedi. Mister Didis geç vakit Suat Rahminin yanına geldi ve sordu: — Patronu bu akşam görece- ğim, Kendisine sinire bir şey, | imzalatılacak kâğıt Suat Rahmi başını li ok, patrona yalnız persie müteessir olduğu- uzu söyliyebilirsiniz. Didi çikarken Muhşin bey içe- Bugün artik işler bitmiş, büro kapanıyordu. Suat Rahmi teklifsizce uzattı: — Gel bakalım yüksek atlama şampiyonu, ne var ne Yi Neşeli ve sıhhatli delikanlı yak- laştı: — Mühim bir karar vermek üzereyim. Bir de ağabeyimin fik- rini soracağım. — Nedir? — Evleneceğim. — Güzel, kimle! — Tanırsınız. Pek uzakta de- gil! Suat Rahmi şaşaladı. Onun ta- nıdıkları şu günlerde iki a vardı. Lidya ve Seviye... Kaf: bunlarla o kadar ak idi ki “şi ka kadın hatırlamıyordu. Muhsin bey onu meraktan kur- tardı: — Bizim burada çalışan arka- 'daşlardan birile, Suat Rah mi gözlerini açtir elini ok sakini, aş Kile vaziyeti na Bir annesi var, Babaş » bir binbaşı i imiş. Haydarpaşada bir yeri a Evlendikteğ ? iyetim yok, ” — Ne zaman çekilecek! vi 7 sonra, z mdiden ağı ini Silme yetimi en de bir ikra- 3 Eylâl 1934 —sia Bürhan Cahit ——--——— —. miye veririz, —Çel r ederim. İçinin sevinci yüzünden “belli olan Muhsin adımlarını biribirine karıştırarak odadan çıktığı zaman Suat Rahmi başı önüne düşmü düşünüyordu. Muhsini çok severdi. Bu iyi kalp- li çocuk mesut olmağa lâyıktı, iyi bir ailenin evlâdı idi, Mert, kah- bh delik lu demek Fat. ma ile sevşimişti. Suat Rahmi kendisinden evvel şirkette çalışmağa başlıyan bu kı- zın halini, ahlâkını takdir b ei du. Şirkette hiç kimse on ra bir dedikodu etmiş değil i sevimli mekiği şimdi bir yuva Si dı. Bu ne mesut tehlikesiz ve pü- rüzsüz bir yuva olacaktı. İkisi de kb esimi biriBir. lerinden tatacaklardı. i t Rahmi şimdi Muhsini gıp- #a ile düşünüyordu. Muhsin ne kadar neşeli, ne kas dar mesuttu, Ve mesut olmağa ne kadar lâyıktı Gl iş odaları mış, iki odacı temizliğe başlamış- ad. , Delikanlı neşesiz, ümitsiz, £ta- hazırlandı ve yazıha merdivenlerini inmeğe başladı. İ Kafası bir ve gibi ağırlaş- mış, donuklaşmıştı gerin ip da şakakla- rını okşuyoi ir deniz ve yosun nn gönle gıcıklıyor- E Ağır ağır vapura yürüdü. Bu akşam içinde sebebini keşfe- demediği bir ezginlik, bıkkınlık vardı. Adeta bir fırtınadan evve! havayı dolduran sıkıntı gibi.. İs- teksiz, yorgun adımlarla vapura irdi. Arasıra hatırına patron geli or o ister eri > kızı dün kendi- sini fir ve bugün gel meyişi er deri ki patron mah- cup uştur. Ve belki de bugün yazıhaneye gelmemekle onun has reketini protesto etmek istemiştir. daha müş- kül bir vaziyete düştüğünü anlı ordu. n onu aile ve yazıhane cep- hesinden kendisine bağlamak su- retile Türkiyede belki en muvaf- fakıyetli işini yapmış ağ Ve bu son iş m şirketin bundan sonraki şark hayatı için kuvvetli bir temel li ıktı, İhtiyar İngilizin tecrübesi ve ve İns c yeceğini keşfetmişti, di se mayesini burada kendi kadar emir olduğu bir iş adamının eline bi- raktığı takdirde limitet şirketin ömrü bir müddet daha sigorta edilmiş ola: ide Tür. i devre eçiştirinciye kadar Tadeyedeki “imi genç Türk hü- kümetince sevilmiş bir gence bı- İİ knk her halde faydalı olacakti; sı var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: