19 Mart 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

19 Mart 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

———————ğ—ğ—ğ—ğ—ğ—ğ—ğ—ğ——— m — POLİTİKA ve devletler Orta Avrupadaki bukadar çabuk meydana geleceği hiç beklenmiyen de; Hişiklikler beynelmilel politika üzerinde derin tesirler yaptı. Bu hâdiselerdör, yakından ve en ziyade müteessir olan Fransadır. Fransanın bu alâkası Çeköosi. lovakya ile mevcud karşılıklı yardım muahedesinden - ve yeni hududların, Münih konferansı akabinde tekellüf etmesinden neşet etmiş değildir. ! Bu alâka daha ziyade İtalyanın kendi müttefiği Almanyanın Orta Avru, pada silâhına ve siyasi nüfuzuna dayanarak temin ettiği büyük menfaatlerç, karşı tavizat olarak kendisinin de Akdenizde ve bahusus şimali Afrikad,, arazi istiyeceğine Fransız Kabinesinin pek ihtimal vermesinden ve âdelğ İtalyanın da Almanya gibi Akdenizde harekete geçeceğini beklemesinden ilç. ri gelmektedir. Fransa Parlâmentosündaki son münakaşalar efkârrumumiyenin de buru beklediğini ispat etmiştir. Daladier Kabinesi artık Fransanın teslihatını bj, kat daha artırmağa lüzum gördükten başka istediği gibi müdafaa tedbirler; Di almak ve Parlâmento tarafından İzaç edilmemek üzere gelecek teşrinisarii. ye kadar hiikmü cari olacak fevkalâde salâhiyet istedi. i Bu münasebetle B. Daladier «Fransanın kuvvet ve tehdide karşı serfü,ğ €tmiyeceğini ve hukukundan ve müstemleke imparatorluğundan yani şim, li Afrikadan bir karış toprak feda etmiyeceğini» kati olarak beyan etmiştiş. Mumaileyh «Çekoslevakyanın haşına gelen hâdiselerden daha vahi nin yuku bulacağı heklenilmelidir.» demiştir. Fransa Başvekilinin tahmini. göre İtalya Almanyanın sadakat ve müzaheretine emin olup orta A Almanyanın kuvveti artırması Akdenizdeki kuvvetlerin vaziyetinde dah? * dilât vücude getirebilecektir. CE Hülâsa Çekoslovakyanın ikinci defa uğradığı âkibetten dolayısile" İşg siyade müteessir olarak mukabil tedbirlere müracaat eden Fransa Gkiyi. İngiltere daha ziyade Almanyanın Münih konferansı £ kararları vec kendisile istişarede bulunmadan kuvvete dayanarak hareket edilmesin; infial izhar etmektedir. İngiliz Başvekili bu infiale son beyanatı ile tere olmuştur. Bahaza sulkun muhafazasına bütün kuvveti ile çalışacağımı f—. Mâve etmiştir. Sovyetler Birliğine göre, Çekoslovakyanın âkibetinden bu devleti tan İngiltere ile Fransa alâkadar olmalıdır. Son vaziyete gelince B. Hitler Pragda Almanyanın himayesinde ve hal ri ve müdafaa işlerine bakmak bu devlete aid olarak Çeklerin muhtariyetine İdnir bir nayasa ilân etmiştir. Slovakyayı da Almanya himayesi altına aldığınizan işgal etmektedir. Bu memleketin meğkezi Bratislava (Almanca Pressblrgiy ya B. Hitler Slovakya hükümeti tarafından davet edilmiştir. Karpatlar Uk£..y. nası ise Macaristana bırakılmıştır. Macaristana tabi ve muhtariyeti haiz gi. memleket oluyor. Şimdilik orta Avrupadaki değişiklik hukadardır. Yarı, ye olacağı belli değildir. Eskisile yenisi duğu bir zamanda yeni çıkân ti kanunda o fiile mahsus ceza hi fifletilmiş olsa o zaman | dilmiş cezanın yeni kanuna gö) hafifletilmesi Jâzımgelir, Hangi cezanın hangisizdsş ha hafif veya daha ağır nu bulmak için kanuna | Ceza kanununun ikinci Yeni bir kanun çıksa, ve bu ka- nunda bir suç için tayin edilen ceza eski kanunda o suç için ya- zılı cezadan az olsa, acaba mu- hakeme edilmekte olan bir suç- lunun cezasını hâkim hangi ka- nuna göre tayin edecektir? Eski kanuna göte mi, yoksa yeni ka- nuna göre mi? Hukuki bir tabir. || le Made etmek istersek: Yeni ka- nun acaba mâkabline şamil mi- dir, değil mi: Ceza hukukunda esas bir kaj- de vardır. Ceza kanunları mâka- İdam, 2 - Ağır hapis, 3 - Hapis billerine İl 4 - Sürgün, 5 - Ağır para cezası İİ 6 - Hidematı âmmeden memnun | yet i Kabahatler için mevzu cezalar; fi 4 - Hafif para ce, 3 - Muayyen bir meslek viş ki cezayı kaldırmış vey miş olsunlar Şu halde eski kanunda undakinden yazılı daha e eski kanun tatbik edilir. Eğer yeni kanunda yazılı a tın tatili iresı ? nundakinden daha öf z ei Miz Şüphesiz ki suçlara mahsus yeni kanun o fiile hiç bir N si Ti zalar kabahatler için olanları daha ağırdır. Keza 1 No. lı cezi, 2 No. lı dan ağırdır. Sıra ağırdar ider. Meselâ sürgün &zür ından daha ağırdır. * nun tatbik olunur, Hattâ bir kim- se hakkında evvelki kanun bik edilerek hükmolunmuş ceza üz infaz edilmemiş veya in- fazı henüz hitam (bulmamış ol 3 5 e p 3 b Avukat Emcet Ağış Beşiktaşın yedek subay okulundaki oyuncularına müsaade edildi Beden terbiyesi umum müdürlüğü tarafından asker, subay ve talebeler hakkında son verilen karar üzerine bu kabil sporcular klüplerin müsa- bakalarına iştirak edememekteydi, Beşiktaş klübünün Yedek subay okulundaki Hakkı, Rifat ve Sabri gİbi birihci takımının en mühim üç rüknü de bu karar mucibince takım- larıhdan ayrılmak mecburiyetinde kalmışlardı. Umum müdürlük tarafından asker ve subayların bulundukları gami- zon. âmirinden müsande almak şarti- 1e müsabakalara iştirak edebilir şek- İlindeki sön emrinden sonra derhal Yedek subay okulu direktörlüğüne müracaat eden Beşiktaş idarecileri bu oyunculara müsaade almışlar ve | müsabakaya İştiraklerini temin et- mişlerdir. Bu vaziyet karşısında Beşiktaş bu Sene milli küme maçlarına en kuy- vetli kadrosile iştirak edecektir, B. Hasan Hayri istifasını, geri aldı ' Baro reisi B. Hasan Hayrinin isti. fası üzerine geçen hafta avukatlar bir toplantı yaparak bu meseleyi gö. rTüşmüşler ve neticede avukatlar ka, nununun bu husustaki maddesini, istinaden, B. Hasan Hayrinin istifa, sının reddine karar vermişlerdi, © Haber aldığımıza nazaran bang âzalarının bu kararı B. Hasan Hay, riye tebliğ edilmiş ve kendisi de ka, rarı kabul ederek reislikte kalacağı. nı baro inzibat meclisine bildirmiştir, VEFAT İstanbul mebusu general Retek, Belenin ve Çatalca ka; hum Vasfi Çelik eşi Melek Çelik tüccardan Rifat Belenin valdeleri halası Adviye Bele dün gece vefat eti miştir. Cenazesi bugün Maçkada Sey, lâmi Apartımanından kaldırı; saat 13 de Teşvikiye camisinde zi kılındıktan sonra Edimekapıdaki Şehitliğe defnedilecektir. İl rılmakta olan Lütfi Kırdar ilkokulu. | | - << Fransada Is Orta Avrupa hadiseleri: panyol mülteci- leri kampında işlenen esrarengiz cinayetler Katalonya cep- hacir, Fransanın başına belâ kesilmişlerdir. Fransa hükümeti, bunları beslemek ve mu vakkaten iskân etmek için şimdiye kadar yarım milyar franga yakın bir Para sarfettiği gibi, bunların günde- Jik iaşe masrafları da 7 milyon frank tutmaktadır. İspanyol mültecilerinin müvakka- ten iskân edildiği hudud civarındaki Fransız mıntakaları ahalisi, mülteci- lerin ısınmak için bağları ve bühçe- lerdeki ağaçları sökerek yaktıklarn- dan şikâyet glerek bunların biran ev- vel başka yerlere nakli için Paris hü- kümeti nezdinde şiddetli teşbbüsler- de bulunmuşlardır. Bu sivil ve asker mülteciler arasın- da nizam ve intizamı temin etmek çok güç bir mesele halini almıştır. Vakıa Fransa hüküjneti bunların iskân edildikleri kampların etrafını dikenli tellerle çevirmek ve askeri nöbetçiler ikame tmek suretile bün- ların dışarı çıkmalarını menedebil- miş ise de kampların dahilinde nizam ve intizam adam akılli temin edilme- miştir. 70,000 İspanyol mültecisinin iskân edildikleri Argölös kampında işlenen feci ve tüyler ürpertici cinayet bunu isbat ediyor. Son günlerde Fransıs zabıta ve adliyesine Argölâs kumsa- lında feci bir cinayet İşlendiği ihbar i Turgutluda imâr faaliyeti Turgutlu (Akşam) — Turgutlu ka- zasında imar faaliyeti süratlendiri.. . r işi yapılacak On nda yüz bin liraya mal olacak bü- yük bir ortaokul vardır, ayrıca yaptı- nun inşaatı bitmek üzeredir. Belediye plânlı çalışmalarına devam ediyor. Kasaba gittikçe şirinleşip gü- zelleşmektedir. Yollara yüzlerce ağaç dikilmiştir. Belediye muntazam ve tam teşkilâtlı bir itfaiye grupu tesis etmiş. tir. Devlet demiyolları tarafından mo- dern bir istasyon binası yaptırılmak. tadır. İnşaat yakında ikmal edilecek. tir. Ortaokul müdürü Hilmi mektebin bir düzen altında çalışmasının temini yolunda feragetle çalışmakta ve me- sai haricinde de kendisi başında oldu- ğu halde bütün mun'lim arkadaşları ve kasabadaki memur ve muallimler İ elbirliğile Halkevinin bütün kolların. Belediye reis muavini Rifat sak | N da faal olarak çalışmaktadırlar. Halk- evi binası çok güzeldir, Ar kolu tara- fından gençlere açılan keman ve man- dolin kursu faaliyete geçmiştir. edilmiş, gösterilen yerde yapılan haf- riyatta bir çukurun içinde Çırıl çıp- lak bir İspanyol milisinin cesedi çı- karılmıştır. Tabibi adli meçhul cese- di muayene etmiş ve bunun diri diri gömülerek tüyler ürpertici bir şekil- de öldürüldüğüne dair rapor vermiş- tir. Fransız adliye ve zabıtası meçhul maktulün ve katillerinin hüviyetini meydana çıkarmak için şimdiye ka- dar yaptığı tahkikat müsbet bir neti- ce vermemiştir. Tahkikattan çıkan vegâne netice şudur: Bir gece 12 İspanyol milisi Argölds sahiline meçhul bir arkadaşlarını sü- rükliyerek kumsala getirmişler ve de- nize atılan adam boğulmamak için sahile yaklaştıkça meçhul katiller, ona sille, tokat atarak tekrar denize yuvarlıyorlardı, Zavallının: — İmdad! Merhamet ediniz fer. yadları para etmemiş, bu feci sahne- ye şahid olup müdahale emek iste- yen mülteci bazı İspanyol zabitlerine bu adamlar: — Bu, bir haindir, cezasını veriyo- ruz. Başınızı nara sokmamak isterse- niz, buradan defolunuz demişler ve müdahale etmek isteyenleri tabanca ile tehdid ederek oradan uzaklaştır. mışlardır. Yumruk, tekme ile denize atılan biçare daha sağ iken karaya GÜNÜN ANSİKLOPEDİSİ çıkarılmış, sonra hesinin inhida- .y : : p : diri diri kumsalda mından o sonra | 12 Milis neferi, Argeles kumsalinde bir arkadaş- İ kanlar çukura Vi İn me larını diri diri gömmüşlerdir, caniler henüz teşhis | gömülmüştür. a iltica eden y i ? e py : Argölds kamı sivil, ve asker 450 | edilemedi, gene ayni kampta ikinci bir cinayet ime bin İspanyol mu- daha işlendi teciler, maktulü ve katilleri tanıma» dıklarını iddia ediyorlar. Fakat Fran- sız adliye ve zabıtasının kanaati bu feci cinayete şahid olanların aynı akibete uğramak korkusile sükütü muhafaza ettikleri kanaatini besli- yorlar, Gene aynı kampta, esrarengiz bir şeklide ağır bir cinayet daha işlen- miştir. Yeraltı bir izbede iki kadınla dört İspanyol mültecisi beraber otu- ruyordu, Bir gece, dört erkekten biri Ayakta dururken, bir kurşun darbe- sile cansız yere yıkılmıştır. Bu hadi- seyi birkaç saat sonra öğrenen Fran- sız zabıtası derhal tahkikata başla- mış, ve iki kadın ile üç erkeği sorgu- ya çekmiştir. Erkeklerden ikisi kur- şun patladığı zaman izbede bulun- duklarını, üçüncü erkek ile iki ka- dın uyuduklarını ve maktulün, ta- bancasını karıştırırken kazaen vurul- muş olacağını iddia etmişlerdir. Fransız zabıtası bu sözlere inan- namış, kurşunun iki üç metre uzak- tan yukarıdan aşağıya bir seyir ta, kib ettiğini-tesbit etmiş, ve-izbede yatan kadınlarla erkekleri tevkif et- mişir. Zannedildiğine göre Şanso na- mındaki bu maktul, ya parasına ta- maen veyahud Argölös kumsalında işlenen feci cinayetin esrarını bildi- ği ve ifşa etmesinden korkulduğu ci- hetle öldürülmüştür. Fransada fevkalâde salâhiyet isteyen ! DALADIER ransız Başvekili B. Daladier, de- mokratlığı korumaküzere fevkalâ- de salâhiyet istiyor. Kendisine gugün itimad reyi verilecek. B. Daladler Fransanın en «kuvvet- li» siyasi şahsiyetiğir. Kendisini şek- len de Napalyona benzetiyorlar ve Fransada milli birliğin ancak onun idaresinde kabil olacağını sanıyorlar, Edouard Daladier, 18 haziran 1884 de Corpentras'ta doğmuştur. Üniver- siteden agreje olmuş, ilk önce 1919 da mebus seçilmiştir. 1924, 1928 intihap- larında mebusluğu yenilendi, Sırayla Nezaretler deruhde etti, Bi. rinci Herriot Kabinesinde müstemle- ke Nazırı (1924), üçüncü Painleve Kabinesinde Harbiye Nazırı (1925), sekizinci Briand Kabinesinde Maarif Namrı (1926), ikinci Herriot Kabine- sinde keza Maarif Nazırı (1926), Chautemps Kabinesinde Nafia Naz rı (1930), olmakla siyasi hayatın bü- tün safhalarını dolaşmağa başlamış, ondan sonra da bir çok Nezaretler de- ruhde etmiştir. Daladier ayni zamanda radikal s0s. yalist fırkasının reisliğinde de 1929 sonlarına kadar bulunmuştur. Bri. and'ın on birinci Kabinesinin suku- tundan sonra Reisicümhur tarafın. dan hükümet teşkiline memur edil. miştir. Fakat o zaman buna muvaf- fak olamamıştır. Siyasi meşgalesi, (o Daladier'yi çok okumaktan hiç ayırmamıştır. Mösaj, si altında hiç ezilmemiş olan bu şah. siyet, fazla emek Sarfetmiyormuş hiş. sini vererek büyük işleri yapar, Hususiyetlerinden biri de, bin su- al sorar, öğrenmek istediğini öğrenir; lâkin suallere maruz kalanlar, Dala. dier'nin ne öğrenmek istediğini fark bile etmezler. ) Fransızlar onun hakkında «sadece günün adamı değil, ayni yamanda yarının adamıdır, diyorlar, a İİK Müstakil ressamlar ve heykeltraşlar sergisi

Bu sayıdan diğer sayfalar: