3 Temmuz 1931 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 1

3 Temmuz 1931 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 1
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SEKiliNCi SENE No. 2570 'Beıtmuharrtrt ,* YUNUS k • * • •*•••*•••#• * jr İDAREHANESİÎ^ : DBvttinMJiıııınıu karMMnd* •laırcı «tahsuf.a jraf: İstanbul Cumhurivet "j Posta kutusu: N° 246 : Başmuharrlr • 22366 Tahrlr müdürUÎ. 23236 1d**e«KüdüTü 32365. Matbaa ^30472 mhuri IIMIMIH IIIHI lllilll IIIIIIHIimiMlllllHIH»HHIIIIIHIHItlMHIHIIHlHIHHIII«IIHllltlHlİMUIHMIIIIHIIMMI ^ «^ ^ •• ^V ^BB aaaı ^ V CVMA 3 TEMMUZ 1931 ABONE*ŞERAİTt MÜODET:|T(jRKİYEİÇİN HABİÇ İÇİN] #1450 Seneüğt | H400 Kr.f 92700 Sr.f 3 Ayiığı j "400 Kr.i|f|800 KrŞ. ""TSoshası 1|||m ( |M ,„ tlltllllIIllIllllllllIltlMIIMlMMIIIl Irak Kralı Hz. Pazartesi Günü Geliyorlar IIIIIIIIHMIHIH Ne ağır Bir töhmet: Hükumet gazeteciliği! Başta Son Posta gazetesi olmak üzere çok sahte bir vaziyetle yüz lerine muhalefet maskesi takmış görünen bazı varakparelerin bizim gibi meslek ve meşrebi ötedenberi ve ilânihaye malum matbuat için kullandıkları bir tezvir klışesi var kî akılları sıra onunla ayni zamanda bizi tahkir de ediyorlar: Hükumet gazeteleri! Ve bu varakparelere göre meselâ Cumhuriyet bu makuleye dahildirSon Posta'y» göre Cumhuriyet Hir hükumet gazetesidir. Bu varaka hakkımızda bu tabiri kullandığı zaman kendi kısa ve karışık idrakile sanki bize en büyük f^nalığı yapmıs olduğu itikadında bulunuyor. Bu mes'eleyi asil ve necip Türk efkâri umumiyesi önünde açık konuşmak lâzımdır. Bu klışe tabir bir kere bermutat hakikate muhaliftir. Bu memlekette çıkan ve baldırı cıplak serserüerle mücadele eden hakikî matbuatın hemen hiç biri hükumetin gazetesi değitdir. Kendi hesabımıza ne Cumhuriyet hükumetin gazetesidir, ne de Yeni Gün. Kendi öz malıraız oldukları için iki gazetenin kendüerine hükumet gazetesi dedirtebilecek maddî ve manevî her hangi bir alâka ve mecburiyetleri yoktur. Ayni ifadeyi belki ayni kuvvetle Vakit için, Milliyet için ve Akşam için söyHyebiliriz. Çünkü bu refiklerimizin kimlerin mah olarak hangi şerait içinde çıktıklarını bilhiz, ve nihay«t bu memlekette efkâri umumiyenin naçiz bir mümessili olarak hükumeti de biliriz. Efkâri umumiyeyi karıştırmağı kendilerine kârlı mı, zararlı mı olduğu bilâhare anlasılacak bir marifet bilen serserilerin müphem: Hükumet gazeteleri! tşaretile neleri kastettiklerini bir tetkik edelim. Uzun boylu tetkike ihtiyaç ta olmıyarak bunların daha sarih konuşanları bu hükumet gazeteleri tâbiri ile hükumetin himmet ve muaveneti ile çıktığımızı ve başlarımız »ıkıl • dıkça hükumetten etek etek paralar aldığımızı kastediyorlar, ve bilhassa efkâri umumiyeyi kendilerinin de pek iyi bildikleri bu yalana boğmak Utiyorlar. Muayyen bir bütçe ile idare olunan Türkiye Cumhuriyetinde gizli kapaklı hiç bir şey yoktur. Bu gazeteler bizim ancak kendi himmet ve gayretlerimizle çıkan şahsî ve hu susî müesseselerdir. O kadar ki n.atbuata yardım olmak üzere bir va kitler gümrük resminden müstesna olan gazete kâğıtları başka suretle telâf i edilmek vadile tekrar gümrük resmine tâbi tutulduktan sonra onun yerine geçen sene bin müşkülâtla konulabilen prim etrafında çekilmedik mihnet, söylenmedik söz ve yapılmadık mübalâğa bırakılmamış • tır. Bizden aldıkları gümrük resmine mukabil kanunla verilmesine muvafakat olunabilen prim miktarı üç sene zarfında cem'an ancak 15 bm liraya baliğ olabilecektir. Halbuki kâğıt için gümrük resmi ve teferrüatı olarak yalnız Cumhuriyet gazetesinin yalnız bir sene için hükumete ödediği para 40 bin liraya yakın*dır. Bu eder üç senede 120 bin lira. Halbuki hükumetin bana iade edeceği para yalnız 15 bin liradan îbarettir. Bundan anlaşıhr ki Türkiye'de hükumet müessesesi matbuatın kıymet ve ehemmiyetini anlasa bile mali zaruret ve saire gibi sebeplerle gazetelere yardım etmek şöyle dur • sun, onları bilâkis ağır külfetlere tâbi tutmaktadır. Ve nihayet bizler gazeteleri rüyalarında dahi hep para ve pulun gözler kamastırıcı saşaalarına kapılarak çıkarmakta olan insanlar değiliz. Bu müesseselerle nihayet zarar etmiyecek mahiyette ( Mabadi 2 inci sahifede ) Dahiliye Vekili dün | Irak Kralı öğleyin İstanbul'a geldi Ziyaret programı ^ aan IIMIIIIMMIIII MIHrltltllllfllllllllMIIII ııııılıııııııııınııııiMiııııııııııuııınııiMiiMiıııııınMiıılMiıırHi Istizah takriri Fazıl Ahmet ve Süreyya B.lerin iml zaladığı takrir dün Meclise verildi Ankara 2 (Telefonla) Fırka grupunda verilen karara tevfikan Elâziz meb'usu Fadıl Ahmet ve Aksaray meb'usu Ah • met Süreyya Beyler bugün B. M. Meclisi Riyasetine bir istizah takriri verdiler. Sureti aynen şudur: B M Mechst yuksek Riyasetine Şükrü Kaya B. iki gün istirahatten sonra Ankara'ya avdet edecek ihzar edildi Pazartesi akşamı mühitn nutuklar irat edilecek Ankara 2 (Telefonla) Irak Kralı Faysal Hazretlerile maiyetini hamil olan hususî tren 6 temm.uz pazartesi günü saat on birde Ankara'ya muvasalat edecektir. Kral Hz. istasyonda Reisicumhur H*. ve maiyetleri, Büyük Millet Meclisi Reisi Kâzım, Başvekil İsmet Paşalarla Dahiliye ve Hariciye Vekilleri, Ankara Valisi, Mevki kumandanı, Hariciye bi rinci daire umum müdürü ve protokol umum müdürü Beyler ta • rafından istikbal edileceklerdir. Askerî bir müfreze tarafından resmi selâm ifa olunacaktır. Reisicumhur Hz., misafirlerini An kara Palâsta ihzar edilen daireye isal edecekler ve orada bir müddet istirahat edeceklerdir. Kral Hz. öğle yemeğini otel deki dairelerinde hususî surette yiyecekler ve saat ikide Çanka ya'y* giderek Reisicumhur Hz. ni ziyaret edeceklerdir. Köşkte bir kıtai askeriye merasimi ihtira • miyeyi ifa edecektir. Saat 20 bucukta Reisicumhur H*. tarafından Ankara Palas'ta şereflerine bir akşam ziyafeti veriîecektir. Bu ve«il« ile Reisicumhur Hz. tarafından bir nutuk irat buyurulacak ve Kral Hz. tarafından mukabele edileecktir. 7 temmuz salı günü saat 13 te Başvekil İsmet Pş. Hz. Kral Faysal Hz. şerefine bir öğle ziyafeti keside edeceklerdir. Ayni gün saat on yedide Kral Hz. ve maiyetleri çif tlikte bir tenezzühten sonra Marmara köşkünde çay içe ceklerdir. Saat 20 buçukta Irak sefiri tarafından Ankara Palasta bir akşam ziyafeti verilecek, ziyafeti bir süvare takip edecektir. Şuk'u Kaya B., kendısıni karşüıyanlar arastnda Dahiliye Vekili Şükrü Kaya y Bey dün posta trenile Ankara'dan fehrimize gelmiş ve Hay darpaşa istasyonunda İstanbul Valisi ve Belediye reisi Muhit tin, muavini Fazlı, İş Bankası umumî müdürü Celâl, meb'uslar dan Kıhç Ali, Müddeiumumî Kenan Beylerle bazı ehibbası tarafuıdan istikbal edilmiştir. Şükrü Kaya Bey poMs motdrile Tophane'de Seyrisefain iskelesine çıkmış, Muhittin Beyle birlikte Tokathyan oteline gitmiştir. Vekil Bey, bir muharririmize şu beyanatta bulunmustur: « Hususî işlerim ve kısa bir istirahat için İstanbul'a geliyo rum. Cumartesi günü Ankara'ya «Bazı gazetelerimizin takip ettikleri muhataralı istikamet vatandaşların siyasî iz'an ve medenî vicdanı üzerinde sarih bir fikir şekaveti icra ederek ma *um ruhları tamamen zehirliyecek mahiyetler almağa başladı. Hale hiç bir faydası olmadığı gi bi atiye de bir çok vehamet ve zarar hazırlıyan bu felâketli cereyan karşısında hükumet ne düşünüyor? ^"^^^^ ^^^^^^^ ^ ^^^^^ ^^^^^ ^^^^^^ Millî varlığı istilâya başhyan şu zehirli havadan âmmenin vicdanı pek muztariptir. Binaena leyh B. M. Meclisinin vaziyeti mütalea ile bu hususta bir kararj vermesini elzem görüyoruz. Cemiyeti matbuatın sui istimallerine karşı müdafaa için şimdiye kadar müra caat edilen tedbirlerin şa fi olmadığı meydandadır. Bi naenaieyh keyfiyetin hükumetten istizahını teklif ediyoruz.» İstizah müzakeresi önümüz • deki pazar günü yapılacak Mec{ lis içtimaında açılacak ve hükumet namına Adliye ve Dahiliye Vekilleri tarafından cevap ve rilecektir. Bizzat Basvekil İsmet Pş. nınj cevap vermesi ihtimali de kuvvetlidir. ^^^^~^ ^^^^~^ ^ ~^^m^^*^^^^ ^ ^^^^^^^ Vilâyette bir içtima Dün akşam İstanbul Vilâye tinde Vali Muhittin Beyin riyasetinde Vali muavini Fazlı, Müddeiumumî Kenan, Polis müdürü Ali Rıza Beyler bir içtima akdetmişlerdir. Bu içtimada şehrin asayişi mes'elesinin mevzuu bahsolduğu ve inzıbata mü" teallik bir rapor ihzar edildiği ve raporun Dahiliye Vekili Şükrü Kaya Beye takdim edileceği söylenmektedir. avdet edeceğimi zannederim. Şimdilik söylenecek bir şey yok tur.» " Yılmaz,, macerası! Dün Ankara'dan gelen Celâl Nuri Bey esrar perdesini kaldırıyor? « Yılmaz » ~ Şirketi nasıl kurulmuştur? Darısı bizim başımıza! Bursa'da güzelliği anlatıla anlatıla bitirilemiyen bir stadyom yapıldı tstanbul, Türkiye'nin, en çok spor yapılan. sporcusu en kesif bulunan ve beynelmilel te • maslara en fazla sahne olan şehridir. Fakat, maalesef, ts tanbul'un bir stadyomu yok tur. İstanbul'a nazaran daha küçük ve spor faaliyeti binnisbe daha az o lan îzmir'de, Bursa'da ve dS mm m m mm YUNÜS NADl Bursa'da yeni yapuan stadyomun tribünlert > toprak futbol meydanı bulamaz • ğer sehirlerde küçük, fakat güzel sınız. Onun için hariçteki müsaba • şehir stadyomları yapılmıstır. Istan kalarda muvaffak olamıyorsunuz.» bul'da ise Şehir Stadyomunun şim Türk futbolcuları bu sözleri her dilik yalnız lâkirdısı vardır. Futbol zaman dinlerle; tıpkı Belediyeci lerimizin yemborusu nev'inden tekmaçları, harap Taksim kıslasının rarladıkları <bu sene mutlaka stadKerbelâ'yi andıran toz toprak dolu yom yaptıracağız» nakaratını dinlemeydanında yapılmaktadır. Diğer dikleri gibi... t sporlar, bilhassa atletizm için ise Yukarıda retmini gordüğünüz pîst ve saîre hic bir şey yoktur. IsBursa stadyomu, yenî yapılmıştır. tanbul'a gelen ecnebi futbolcuları Bu stadyomun güzelliğini evvelki ile temas edenlerimiz, daima şu sözhafta oraya giden Galatasaray leri isitiyorlar: atletleri anlata anlata bitiremiyor Sizin stadyomunuz bu mu? lar. Güzel bir pist, etrafı parmak • Iıkla çevrihnis bir futbol sahası, beBaska sahanız yok mu? Balkan'lar da dahil olmak üzere, hiç bîr »ehir * ton bir tribün, sonra bunların, hep»î betdn bir duvarla çevrilmif*^ de bu kadar fena bir stadyom gör~ Zavatlrİstanbul ise hâlif «taîf medik. Futboldaki tarakkinizle yom yerine stadyom borusu dinle stadyomunuz arasında hiç bir nisbet mekle'meşgul! Bu gidisle Türkiye'yoktur. Mutlaka iyı^bir stat yaptırmalısınız, çayır sa*hada oynamağa a nm sporda, en önde giden şehrinin lismalısınız. Avrupa'da niç bir yerde atadyomu en sonra yapılacakl Yılmaz gazetesinin ne sekilde kapandığı malumdur. Bu gazetenin resmen imtiyaz sahibi ve müstakil len müdürü olduğunu iddia eden Ahmet Kadri B. bilâhare Ankara'da Celâl Nuri Beye çektiği bir telgrafta «Bütün mes'uliyeti hukukiyesi ev vel ve ahir size ait bulunan Yılmaz gazetesini kendi haline terkedip gitmis olduğunuzdan ben de memur olduğum idarî hizmetine nihayet vermeğe mecbur oldums. diyordu. Dün Ankara'dan gelen Celâl Nuri 8 temmuz çarşamba günü saat B. birbirine uymıyan haberler hak13 15 te Hariciye Vekili tara kında bir muharririmize şu izahatı fından Çankaya'daki köşklerinvermiştir: de hususî bir öğle ziyafeti keside « Gazetenin mal sahibi deği edilecektir. Saat 17 de Ankara Palim. Binaenaleyh Kadri B. benim lâs'm taraçasında bir çay verileidare memurum olamaz. Resmî mal eektir. Ayni gün Kral Hz. avdet sahibi kendisidir. Aramızda bir mu(Mabadi 3 uncu sahifede) vazaa yoktur ki ben sahip olayım? Fazla olarak bu zat benim ve fır kamızm aleyhinde ağız dolusu kü fürler savurdu. Eğer benim memu rum olsaydı benim ve fırkamın a leyhinde bulunmakla gayrikabili tavsif bir hiyanet cürmünü irtikâp et • miş olacaktı. Bu gazete ile olan münasebetim şudur: Kadri B. gazetesinin imtiyazmı almıştı. Bir Ihnitet şirket teşkilini tasavvur ediyordu ve bana müra • caatle: Böyle bir limitet teşkil eder Gelibolu meb'usu Celâl ffuri B. Bankacı kadın! Hatice H. dün yeni vazifesine başladı sek aksiyon ahr ve yazı yazar mııınız?. Dedi. Ben şöyle cevap verdim: « Ben H. Fırkasına mensubum. Eğer siyasetini bana bırakırsanız razı olurum. Kadri B. de fırka azasından ve Matbuat Cemiyeti idare heyetinden idi. Aramızda bir itilâfname yapıldı. Kadri B. takriben üç ayda teşkilât yapacak ve ben aksiyon ala caktım. Gazetenin siyaseti de bana ait olacaktı. Bu vesika imzalandıği halde benim değil, diğer tarafın taksirile tatbik olunamadı ve üç nüshası da imha edildi. 6 nisanda benim karz ve avans olarak verdiğim paraya mukabil aksiyon verileceğme, şirketin nisan ayı içinde yapıkıca • ğına ve işî müstakillen Kadri Beyin idare edeceğine dair bana bir mektup yazdılar. Binaenaleyh 6 nisan tarihile hiç bir mukavele yoktur. Kadri Beyin bahsettiği kendi imzası(Mabadi 3 üncü sahıfede) IIHIJHHIIIIIMIIIIHIIHIIIHIIIIIIHIINHIHHnHIHIHIIIHnHnillllllHHIIIIIIIIIIIMIHIIIIIHIlllllllllllinilllMIHIIIIIIHIinillHHIIIIIIIIIIIIIIIIIIHHIIIJ'lllM Eczacıların dünkü deniz tenezzühü tf Bankasmm Beyoğlu ?ube*t muamelât şefi Hatıce H. İş Bankası Beyoğhı şubesi mu amelât şef liğine bankanın Ankara memurhtrındaa Hatiçe Ha nımın tayîn edildiğini evvelce yazmıştık. Hatiçe Hanım An • kara'dan gelmiş ve dün yeni va zifesine başlamıştır. Kend«ü bir bankada şefliğe tayin edilmiş ilk Türk kadınıdır» . gezacüann deniz tenezzuhıh^ içtirak. edenler îstanbul'daki eczacılar dün Adalar ve Boğaz'da bir vapur teneizühü tertip etmişlerdir. Eczacılar Bebeğe giderek akşam yemeğini orada yemisler, tenezzühlerine devamla sabaha doğru Köprü'ye avdet et mişlerdir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: