14 Eylül 1932 Tarihli Cumhuriyet Dergisi Sayfa 2

14 Eylül 1932 Tarihli Cumhuriyet Dergisi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

?Cumhuriyet 14 Eylul ı932 Şehir ve memleket haberieri Bayük Türk . Hün Impa ratoru (M. E. 209174) Tercüme, iktıbas ve saire her türlü hakkı mahfuzdur ! Siyasî icmal Almanya parlâmentosu nun feshi Almanya memalikinin umumî parlâmentosu Rayhiştag'ın feshi emirnamesi her an istimal edilmek üzere Başvekilin cebinde idi. Çünkü Reiıicumhur Mareşal Hindenburg, sırf kendisinin şahsî itimadına da yanan kabine vasıtasile Aîmanya'yı dahilî sukut ve felâketten kurtar mak ve hariçteki mevkiini ve bil hassa müdafaai milliye mes'elesin de diğer büyük devletlere müsavi bir dereceye getirmek için girişmî^ olduğu muazzam teşebbüs ve mü cadelede dahilî ve haricî hiç bir engel ve muhalefet önünde serfüru etmemek için M. Von Papen'in ce bine lüzumu halinde derhal Rayhiştag'ı dağıtacak salâhiyeti veren emirnamevi çoktan mumaileyhe tevdi etmiştî. M. Von Papen, siyasî fırkaların nihayet vaziyetin nezaketini îdrak ederek hükumete siddetle muhale fet etmiyeceklerini ümit ettiğinden bu emirnameyi istimale şimdilik lüzum olmıyacağını zannediyordu. Bunun için Rayhiştag'ın birinci reisi Nazi fırkasma mensup yüzbaşı Göring ile diğer rüesanın Mareşal Hindenburg'un nezdine kabul edil rnesine tavassut ettiği gibi umum siyasî fırkaların rüesasını dahi Reisicumhur ile görüîtüVmeğe zemin ha zırlamıştı. Lâkin son dakikada fır kactlık diisünceleri ve ihtirasları Rayhistag'da hükumetin aleyhine gayet kuvvetli bir cereyan husule getirmiştir. M. Hitler*lrı fırkası Nazi'ler Almanya'nın muka^deratına rakipsiz ve ortaksız hâkim ol&ma dıklarma kızıyorlardı. Merkez fırkası ile sosyalistler, Almanya ve Prusya hükumetlerinden çıkarıldtklarmdan muğber idiler. Komünîstler ile sosyalistler Von Papen hükumetinin dahilî ıslahat programı ile sosyalizm esaslarmı baltalamakta ol • duğundan endişede idiler. İşte muhtelif his ve saiklerin birleşmesi ile Rayhistag'da bu fırkaların cümlesi dahilî ıslahata ait kararnameden dolayi hükumete karşı ademi itimat reyi vermekte ittifak etmişlerdir. Fakat Von Papen daha evvel davranarak riyaset makamına fesih emirnamesini daha evvel vererek mevkiini kurtarmıştır. M. Hitler'in sağ eli bulunan yüzbaşı Göring bu emirnameyi kıraat etmiyerek ade mi itimat kararının kabulüne yol açmış olması vaziyeti değiştirme miştir. Hatta mumaileyh Reisicumhur emirnamesinin gayrikanunî olduğunu iddia ederek hotbehot Rayhiştag'ı tekrar toplamak istemiş ise de bu nazik noktada merkez fırkası ile sosyalistler kendisini terkettiklerînden daha ileri gidememiştir. Binaenaleyh parlâmento kat'î su rette feshedilmiştir. Yeni intihabat ancak iki ay sonra icra edilebilecektir. O zamana kadar hükumet ha reketinde serbest olacaktır. Rayhiştag'ın dağıtılmış olması Ma reşal Hindenburg'un Aîmanya'yı dahilen ve haricen kurtarmak için hazırlamış olduğu plânı sonuna kadar siddetle tatbik etmeğe kat'î karar verdiğine yeni ve kuvvetli bir deliidir. Muhtelif hissiyat dolayısile parlâmentoda fırkalar ademi itimat kararında ittifak etseler bile milletin düşündüğü böyle değildir. Al manya'yı »ilâhlandırmak mes'ele »inde Alman milleti Mareşal'in arkasında müttehit bir kütle teşkil edi yor. İktisadî sukut ve felâketten Aîmanya'yı kuraracak amelî çare Von Papen kabinesinin ilân ettiği proğramdan ibarettir. Yeni parlâ mentonun toplamnasına kadar ge • çecek aylarda mezkur programm müsmir neticeleri görüneceğinden ve hariçte Almanya'nm azimkâra ne siyaseti bir kat daha kuvvet bulacağından şüphesiz Mareşal Hindenburg hükumetinin mevkii o zaman daha sarlam olacaktır. Almanya'nm siyasî fırkaların elinde oyuncak olarak karışıklık îçinde kalacak yerde azimkâr ve metin bir kol ile idaresi şüphesiz Almanya'nın atisi için daha iyi olacaktır. Tebeddülât [f^** ^ ^ ^ T r ^ ^ ^ İ D i l Kurultayına Millî Türk Talebe Hazırlık.. Birliğinin bir tavzihi Dün Millî Türk Talebe Birliği ri yasetinden şu mektubu aldık: «Efendim, 8/8/932 tarihli Cumhuriyet gazetesinde «Ne protestosu» başhğı altında intişar eden yazı, bizi çok müte essir etmiştir. Matbaamzda Peyami Safa Beyle görüştiikten sonra diğer gazete idarehanelerine gidilip pro testo edildiği tamamen yanlıstır. Vakit gazetesinde çıkan reisimizin beyanatından başka tek bir kelime bize ı ait değildir. Eğer salâhiyettar olmı yan arkadaşlar bu haksızlığı yapmak cesaretinde bulunmuşlarsa beyanı te,, essur ederiz. Millî T. T. Birliği, Cum? huriyet gazetesinin yanlış olan bu kaI naatinin tashihini ister » Peyami Safa Bey zaten matbaa | mıza gelen gençlerle tamamen arkadaşça konuşmuş, noktai nazarımızla $t gençliğin kanaatleri arasında tam bir intibak olduğunu memnuniyetle gör|* müştük. Bu hâdiseden sonra, kendi1 lerinden beklenmiyecek şekilde ha reket edeceklerini tahmin bile et • mek istemediğimizden diğer gazetelerin neşriyatını teessüfle kaydetmiş tik. Gençliğin hakikati bu suretle tavzih etmesini takdirle karşüarız. Muharriri: YUSUF OSMAN « Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş,!..» Garip ve meş'um bir tesadüf. Defin merasimi T Hâkimler arasında deği şiklikler oldu Ankara muhabirimiz blidiriyor: Istanbul ticaret mahkemesi reisliğine beşinci hukuk reisi Ahmet Sami Bey, yerine Usküdar hukuk hâkimi Suphi Bey, Eskişehir hukuk hâkimliğine temyiz baş mümeyizlerinden Muhittin Bey, Bursa Ağırceza reisliğine Trabzon Ağırceza reisi Mehmet Bey, yerine Kayseri Ağırceza raisi Sabri Bey, Izmir ticaret mahkemesi reisliğine Ankara ikinci hukuk reisi Necati Bey, Kayseri Ağırceza reis liğine Usküdar istintak azasından Süleyman Mes'ut B. Ankara ikinci hukuk reisliğine Ankara sulh hâkimi Izzet Bey, Balıkesir hukuk hâkim Hğine Afyon hukuk hâkimi Aata Bey, İstanbul azahğına Elâziz Ağırceza reisi Ali Hikmet Bey, temyiz baş müddaiumumî muavinliğine Tekirdağ müddeiumumisi Hüseyin ve Yozgat müddeiumumisi îbrahim Nazif Beyler, Usküdar istintak azalığma Antalya müddeiumumîsi Osman Nuri Bey, yerine Istanbu! müddeiumumî muavinlerinden Mehmet Sabri Bey, Usküdar ceza hâkimliğine temyiz başmüddeiumumî muavinlerinden Cemal Bey, Sıvas Ağırceza re isliğine Malafya müddeiumumisi Fazıl Bey, İstanbul umumî muavinliğine tstanbul sulh hâkimi Mahmut Celâlettin Bey, Usküdar müddeiumumî muavinliğine tstanbul "»za mülâzimi Mustafa Fikret Bey, İstanbul sulh hâkimliğine aza mülâzimlerinden Ali Adil Bey, Konya kadastro hâkimliğine kadıhktan mütekait Mehmst Suphi Bey tayin edümiştir. Vilâyetlerde din!enmesi için tertibat alınıyor T. D. T. C. Kâtibi Umumiliğin den: 26 eylulde toplanacak olan Ku rultayda aza olmak arzusile müracaat edenlerin isimlerini neşre devam ediyoruz ; Şükrü Bey, Darülbedayi dramaturgu, Şevki Bey, İst. MaariT Müdürlüğü ilk tedrisat müfettişîerinden, Kâniye Abidin Hanım, Muallim, Abidin Haşim Bey, Muallim, Refik Bey, İst. mıntakası sanayî müdürü, mü hendis, Alâettin Cemil Bey, istanbul meb'usu, Hayati Bey, Eski hor.alar dan, Ş. Sırrı Bey Konya meb'usu, Emin Bey, 61 fırka K. V. Miralay, Vesime Hanım, Muallim, Semiha Ha nım, Muallim, Cemile Hanım, Muallim, Refik Bey, Muallim, Ahmet Refik Bey, Darülfünun Türkiye tarihi müderrisi, Yusuf Kemal Bey, Kul. A<t. Tarih muallimi mütekait erkânı harp binbaşı, Dr. Ziya Cemil Bey, Darül fünun Tıp fakültesi eczacı ve diş tababeti şubeleri tedris heyetinden, Vehbi Bey, Ticaret ve Sanayi Odası Umumî Kâtibi, Ziya Bey, İst. ilk tedrisat müfettişi, Ferit Celâl Bey, Mer • sin meb'usu, Mithat Cemal Bey, Be • yoğlu 4 üncü noteri, Sait Haydar Bey Mısır'da münteşir Elbilâğ gazetesi Türkiye muhabiri, Yaşar Bey, Ziraat müderrisi, Aksaray meb'usu, Y. Ziya Bey, Muallim, Nevzat Ayas Bey, sabık yüksek tedrisat umum müdürü, Ali Rıza Bey, C. H. F. İstanbul Vilâyet idare heyeti azasından, Niyazi Tevfik Bey, Muallim, Saim Nuri Bey, İktisat Vekâleti haricî ticaret müdürü, Hüseyin Siyret Bey, Muallim, Ali j Ekrem Bey, Müderris, İhsan Veli Bey, l Muallim, İsmet Bey, sabık orta mekI tep muallimi, Mümtaz Bey, Muallim ve muharrir, Ethem İzzet Bey, Milliyet gazetesi yazı işleri müdürü, ibrahim Osman Bey, Mülga dil encümeni azasından, Gurdikyan Bey, Ahmet Mazhar Bey, Muallim, Saniye *ffet ! Hanım, Zakiri Kadiri Bey, Şimal Türk leri şair ve muallimlerinden, Hamit Zübeyir Bey, A. A. ve Müzeler Müdürü, Raif Necdet Bey, muharrir, Fazıl Nazmi Bey, Profesör, Dr. Şükrü Bey, Leman Cevat Hanım, Raşit Devlet Giray Bey, Topkapı posta, telgraf müdürü. 40 \ sırada, öldü. Meş'um ve garip tesadüf değil mi? 10 bir Ancak, güneş batarken her şey «ustu ve durdu. Güneşin son ışığı sonerken siivariler ve halk, sükun ve teessür içinde ağlıya ağlıya, yerli yerine döndü. Çadır etrafında yalnız tekinler, büyük memurlar ve Me te'nin silâh arkadaşları kaldı. Son vazifeyi onlar görecekti. Çadırın ipek kumaşlan parçalandı. Koca Mete'nin donmuş ve ruhsuz cesedi, değerli bir keçe üstünde yatıyordu. ölünün korkunç yüzü acaba ne mana ifade ediyordu? Mete, Türklüğü birleştirdiği için elbet gülümsüyordu. Cadır etrafma koca fatihin hazin' •' konulmuştu. An'aneye göre beraoer gömülecekti. Hazinelerde ne yoktu: Yeşrm taşından vazolar, al tm kakmalı eğerler, zümrüt taçlar, yakutlar, elmaslar, tılısımlı nüsha • lar, heykeller, türlü çini takımlar!.. İnaan şu hazine ve satveti ve ona maHk olup ta uful eden bir sönük vücudü düşündükçe, her şeyin hiçliğine nasıl kanmasıp! ölünün baş tarafına: Bir yay, bir ok ve bir de tahta kap Konulmuştu. Bu da Hun an'anesi ica'aatındandı. Yalnız padişahlık alâmeti, mukaddes Hun kılıcı cenaze ile gömülmiyecek, yeni İmparatora kuşatılacaktı. Gece karanlık basınca, zabitler, derin bir kuyu kazdılar. Cenazeyi oraya hürmetle indrrdiler. Hazineyi de kuyuya koydular ve üstüne kiirek kürek toprak attılar. Kuyu çarçabuk doldu. Toprak yığını yavaş yavaş yükselerek bir tepe (Tomba) vücude geldi. Defin bitmişti. Şimdi son ve çok genç yiğitler, imparatorla beraber toprağa gömülmek şerefini ka zanacaklar, kendilerini ve atlarını ölen padişah uğurunda kurban vermeğe namzet siivariler. Kabir etrafında, bir defa daha dört nala dolajtylar ve kurban edilmek üzere ihtiyar heyeti önünde diz çöktüler. Filvaki bir kaç genç yiğit süvari atlarla beraber kurban edildi! Bu son ve kanlı safha ile cenaze merasimi brtmişti! .. Baki kalan bu kabbede bir hoş. tada ımtf! Ne garip ve meş'um tesadüf!... Mete büyük Çin seferine hazırlamrken öldü. On dört asır sonra Mogol tmparatoru Cengiz Han, Çin'de narbederken öldü. On altı asır sonra koca Timur Çin seferine yollandığı nan B. gerçi aykırı bir iddiada bulunmuştur; lâkin davasını tevsik edememiştir. Belli başh müdekkiklerin ve muharrirlerin hepsi beni teyit etmişlerdlr. Hatta «Karagöz vardır> diye «Hakimiyeti Milliye» de bir bent neşreden Aka Gündüz B. dahi bizim fikrimize aykırı değil dir. Karagöz muhayyel bir tiptir. Müellifin tipidir. Ona kabir yaptırmak aeraayi arza tersip etmek demektir, hırafelere meydan vermek demek . th". Karagöz'e mezar yapılmaz, fakat Karagöz namına bir abide yapılır. Ve bu abide neş'eyi, şetareti, halk ruhunu, saf bir kahramanlıği temsil erfer. tin Büyük Fatih ve Millî kahraman Nitice Büyük kahramamn değeri: Otuz beş sene saltanat süren vüce fatih ve millî kahramanımız Mete'nin, şanlı ve saşılacak sergüzeştlerini yazdık. Bu tercümei hali o kurken, herTürk yüreğinin heyecan ve iftiharla galeyana geleceği şüphesizdir. Yirmi iki asır evvel, Türk birliğini vücude getirerek, tarihin en büyük fatihlerine ancak nasip olan kocaman bir imparatorluk ku ran Mete iled'ir ki, hakikî ve sahih Türk tarihi baslamıştır. Tarihte, adeta yeni bir devir açan Türk dâhisinin değerini ve mahiyetini kısaca tesbite çalışarak sözümüze nihayet vereceğiz. Başlangıçta Mete ne idi? Baba sından kalan ülkenin hakikî vazi yeti neden ibaretti? Ve Mete oğlu na nasıl bir ülke bıraktı? Cihan tarihînde bunun ne gibi bir tesiri oldu? Bu noktaları bir iki sözle tahHle çahşaeağız. Bu yüce kahraman!a. millî destandaki Oğuz Han'ıtı ayni şahsiyet olup olmadığım da anla mak faydasız olmaz. Aferin! ! Türkçe muallimleri Bugün fevkalâde bir içtima yapıyorlar Ecnebi ve ekalliyet mekteplerinde türkçe, tarih, coğrafya ve yurt bil gisi okutan Türk muallimleri bugün saat 15 te Halkevinde fevkalâde bir kongre aktedeceklerdir. Dün bu hususta kendisile görüştüğümüz cemiyet kâtibi bize şu izahatı vermiştir: « On senedenberi bu mektep lerde muallimlik yaptığımız halde vaziyethniz hâlâ tesbit edilememistir. Türk harsmı aşılamak gibi mühim bir vazifeyi maalesef deruhde ediyoruz. Fakat resmî mekteplerdeki muallimlerin hukukuna sahip olamıyoruz. Halbuki Maarif İdaresi bizi tayin ederken bizde de resmî mek teplerde muallimlik yapanlarm va " ' ' "'"•'"'' sıflarmı aramaktadır. Bilhassa sene başlarında kadroların tebeddülü ile vaziyetimiz büsbütün değişir. Aylığımız azalır. Buna mukabil tecziye ve sair hususatta ayni şeraite tâbiiz. Kongrede bütün bunları göıüşeceğiz. Vereceğimiz kararlara göre Maarif Vekâletine müracaat ede ceğiz.» Kücük ülkeden büyük İmparatorluk: Teoman: Oğluna, küçük, dtizeni bozuk, nafile harplerle yorulmuş, fakh*, bir memleket ve devlet bırakmıştı. O zamanki Hyungnu devleti Çin'in şimalinde, düşman kavimlerle sarılı yiğit, fakat fakir bir halka malik küçük bir krallık idi. Çin'in üç yüz bin kisilik bir ordu ile harekete kalktığını duyan Teoman, Ortus eyaletini, harbetmeden tahliye etmek mecburiyetinde kalmıştı. Teoman'ın bu tedbiri makul ve mantıkî idi. Ancak: o zamanki Hun'ların za'fına bundan daha büyük bir delil olabilir mi? Garpte Yueçi'ler Hun' ları muttasıl tehdit ediyordu. Bir iki muvaffakiyetli sefere rağm#n Teo man, Yueçi'leri inkiyat altına al mağa muvaffak olmamıştı. Şimal Tatar'ları da Hun'ları korkunç hücumlarile hayli zedelemişlerdi. Mabadl Var) ikî sene ipka kalan lise talebesi Lise ve orta mekteplerin aynı sınıfta iki sene kalan talebelerden bazıları, vaziyetlerinin ne olduğunu bilmediklerinden muhtelif şekillerdel Maarif idarelerine müracaat etmek4 J ! tedirler. evvelce | Halbuki bunlar hakkında verilmiş bir karar vardır. Bu karara. göre bir smıfta iki sene kalan tale beler mekteplerini değiştirmek suretile aynı sınıfta bir sene daha okuyabileceklerdir. Vefa orta mektebi Vefa orta mektebi bu seneden itibaren tnuntelit orta mektep ha line getirilmiştir. Şimdiye kadar mektebe 75 kadar kız talebe kaydolunmuştur. Tarihe karışan köprü (Birinci sahifeden mabait) bir hal almadığindan şimdilik bu hususta söylenme^inde halk için faydalı olacak noktalar yaktur. Karaköy köprüsünün ikî başında çöküntü mevcut olduğu yalandir. Böyle bir sey mevzuu bahsolamaz. Unkapanı köprüsü etrafında söyle nen sözlcr doğrudur. Hakikaten köprü artık harap olmuştur.» *** Filhakika Unkapanı köprüsü artık hiç bir işe yaramıyacak bir hale geldiğinden dün sabahtan itibaren vesaiti naklîye ve halka seddedilmiştir. Köprü mühendislerinin verdiği son raporlar üzerine Muhittin Bey de mahallinde tetkikat yapmıs ve köprünün kaldırılması için emir vermiştir. Ahşap aksamı dünden iti baren sökülmeğe başlanmıstır. Bu iş bittikten sonra dubalar da kaldırılacaktır. Dubaların hurda halinde satılması düşünülmektedir. ilk mektepler teşrinievvelde açılıyor İlk mekteplerde talebe kayıt ve kabulüne yarından itibaren başlanacaktır. 7 yaşında bulunmıyan ço cuklar da, eğer vücut itibarile gös terişleri müsait ise, mekteplere alınacaklardır. Tedrisat teşrinievvel bidayetinde başlıyacaktır. Heybeli'ler hususî bir orta mektep açıyorlar Evvelce Maarif Vekâleti tarafm dan Heybeliada'da bir orta mektep açılmasına karar verildiği yazılmıştı. Vekâlet tarafından yapılan. son tetkikat neticesinde Anadolu'nun bazı yerlerinde orta mekteplere daha çok ihtiyaç olduğu anlaşılarak evvelâ buralarda mektepler açılması ve Heybeliada'daki mektebin de gt lecek seneye küşat edilmesine zaruret hâsıl olmuştu. Heybeliada'da bir orta mektebe olan şiddetli ihtiyaç, Vekâletin bu zarurî hareketi üzerine bizzat Heybeliada'hlan harekete getirmiş ve kendilerini bir hususî mektep aç mağa karar verdirmiştir. Başta Haseki Nisa hastanesi Baş • doktoru Esat ve muallim Bürhan Beyler olduğu halde bir tnüessisler heyeti teşekkül etmiş, bir bina hazırlanmış ve mektebin küşadı için Maarif Vekâletine müracaat edümiştir. Maarif Vekâletinden müsaade gelir gelmez Heybeliada'lılar mekteplerini aça caklardır. Hem efendim, dünyada her milleböyle tipleri vardır. Don Juvan ve Servants'in Don Kişot'u kimdir? Türk paşasının ha. remine dahil, Rus İmparatoriçesinin vu»latına nail olan Don Juvan'ia tahta kılıcı ile düşman diye yeldeğirmenlerine saldıran Don Kişot için kimse mezar yaptırmağı düşünmemiştir. Bunlar da ölmez birer tiptir. Unkapanı köprüsü mevcut iken Son söz olmak üzere ilâve edeyim; yük ve sebze arabalarile kamyon Karagöz'ün şahsiyeti hakkında böy. lar buradan geçmekte idi. Şimdi ise le münakaşalar açmak arzusunda bunlar için yeni bir tarife yapılmışdeğildim. Lâkin aktör Hazım B. Katır. Ancak sabah erken ve akşam geç ragöz'ü yaşamış bir adam zannet vakit Karaköy köprüsünden geçe • miş. Ve çok necibane düşünmüş.*Bu zatın kabrini imar etmek istemiş. bileceklerdir. Halkevi'nin muavenetini rica et miş. Bursa Halkevi işi konuşmak üzere benim de dahil bulunduğum bir komisyon teşkil ederek mes'eleyi bize havale etmişti. Yalnız Halkevi. ne ait olması lâzım gelen bu müzaHaydarpaşa gümrüklerinde bir fcere, kulağı delik bir muharrir tasuiistimale dair haberin tahakkuk rafından gazetelere aksettirildi.. ve etmemekte olduğu memnuniyetle hamalum münakaşa çıktı. Biz müna ber alınmıştır. Haydarpaşa gümrükkaşa esnasmda sükut ettik. Söylese leri Başmürfürü Niyazi Bey de idaidik sözlerimiz Halkevi'ni temsil e. resi albnda bulunan dairelerde her Üecekti. Böyle bir salâhiyeti ken hangi bir suiistimal vukua gelmiş oldnnizde bulmadığımız için sustuk. madığım dün bize söylemiştir. Ancan sükutumuza rağmen kendi fikirlerimiz başkaları tarafından Ieridir. Millî dediğimiz bütün şey. •oylenmit oldu. Netice itibarile Burlerin ashnı ye hakikafini öğrenmek sa Halkevi böyle bir münakaşaya ve bildirmek Halkev'Ierinin vazife»ahne olduğundan dolayı takdire •idir.» Hk Bu fşfer Halkevferınln iç MUSA Haydarpaşa gümrüpnde suiistimal yok Ankara 13 (A.A.) Dahiliye VeKâleti tarafından bugün Vilâyetlere atideki tamim gönderilmiştir: 25 eylulde îstanbul'da Dolmabahçe sarayında toplanacak Türk Dili Kurultayında konuşulacak mevzular cihanı alâkadar edecek ehemmiyet ve kıymeti haiz olacaktır. Kurultayın gayesi Türk dilini bugünkü ve yarın ki medeniyeti kemalile kucaklıyabilecek en güzel şiveli ve ahenkli bir ifade vasıtası haline getirmek oldu ğuna göre Türk'Ieri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarmı aiâkadar edeceği ve Türk1 lerin Kurultaydaki müAltıncı Hukuk mahkemesinde dün nakaşa ve mütaleaları dikkat ve garip bir hâdise olmuştur. Yekdiğehassasiyetle takip edecekleri tabiidır. rinden ayrılmak için mahkemeye müracaat eden iki genç, zevç ve zevce Bu alâka ve takip Türk vatandaşları nin uzun müddettenberi muhakeme için millî ve harsî bir ihtiyaç halinde leri icra edilmektedir. Dünkü muha tecelli edecektir. Vatandaşların bu keme son celse olmuştur. Genç zevç ihtiyaçlarını tatmin edebilmeleri için ve zevce de birbirlerinden ayrılmak Dolmabahçe sarayına telsiz gönderme fikrinde ısrar etmişlerdir. tertibatı yapılmıştır. Kurultayın müHeyeti hâkime, tarafeynin iddia ve zakere ve münakaşalan telsiz telgraf müdafaasını dinledikten sonra bu müdiriyetile derhal faaliyete geçerek evlilerin boşanmasına karar vermiş ve mevcut vasıta ve imkânlardan istive kararı tefhim etmiştir. fade ederek telsiz alan makineleri halGenç erkek, mahkemenin kararını kın toplanabileceği umumî yerlere işitir işitmez, hemen yerinden fır kurmak suretile istifadelerinin temiIamış, bir kaç adım geri geri yü nine şimdiden teşebbüs etmeleri lârüraüş ve mahkeme salonunu, ko zımdır. Umumî ve hususî müesseseridoları çınlatan tiz bir sesle: lerdeki telsiz alan makinelerin bu hiz Yaşasın cumhuriyet, yaşasın ı mete karşı kolaylıkla temin edebile adalet! diye bağırmağa başlamış, | ceği gibi vatandaşların şahsî cihaz • mahkeme salonunu dolduran kalaIarından da istifade mümkündür. A*balığı yararak kendisini koridora atkerî garnizonlar âmirlerinin C. H. Fırmıştır. kası teskilâtının, Halkevleri erkânının Fakat koridora çıktıktan sonra, ve telsiz makineleri satan tüccar ve birdenbire üzerine bir fenalık gelmiş acentaların muavenetlerinin temini ve düşüp bayılmıştır. Etraftan yetimaksadı istihsale kıymetli birer hâ • şenler, bu genci ayıltmak için öteye beriye koşuşmağa başlamışlardır. Bu dim olur. Teşebbüs ve faaliyetlerden sırada koridorlarda gazoz satan bü Vekâletin mslumattar edilmesini ayfecinin çırağı imdada yetimiş ve bir rıca rica ederim efendim. şişe gazoz bu genci ayıltmağa kâfi Dahiliye Vekili gelmiştir. Şükrü Kaya Adliye koridorunda bayılan genç MUHARREM FEYZİ Bu gece Ay tutuîacak Bu gece ay tutulacaktir, husufu cüz'î olacak, ve memleketimizin her tarafmdan göriilecek, saat 21,18 de başlıya rak 24,43 e kadar devam edecektir. Husufun en fazla olacağı zaman sa • at 23 tür. Dariişşafaka Avrupa'ya bir talebe gönderiyor Sabık Tahran sefiri Hasip Bey merhutn 927 senesinde 900 Şirketi Hayriye senedini Darüşşafakaya vakfetmiş ve bunun temettüünden her sene bir talebenin tahsil için Fransa ve Belçika'ya gönderilmesini vasiyet etmişti. Dariişşafaka müdi riyeti bu vasiyete tebaan bu sene bütün derslerden birincilikle geçen Kenan Efendi ismindeki talebeyi Fransa'ya gödermeğe karar veımiftir. , M. Aser iyileşiyor Muhtelit Türk Fransız mahke mesi bitaraf reisi M. Aser'in rahat sızlığı dolayısile bu tnahkemede mevcut davaların mürafaası gayrimu ayyen bir zamana talik edilmişti. Gelen malumata nazaran M. Aser'in sıhhati iyiliğe yüz tutmuştur. On beş, yirmi güne kadar şehrimize gelecektir. Bu takdirde mahkeme derhal faaliyete geçecektir. ingiliz fîlosu geliyor Aym on beşinde şehrimize geleceğini yazdığımız İngiliz filosuna A miral Tattenhan'ın kumanda etmekte olduğu ve beraberinde refikasının da bulunduğu haber alınmıştır. Filonun tnuvasalati cumartesiye tesadüf etmekte olduğundan Amiral Valiyi konağında ziyaret edecek, Vali de mukabeleten iadei ziyarette bulunacaktır. Sabık Adliye Mösteşarı Sabık Adliye Müsteşarı Ferit Bey Fuat Urfi Beyle birlikte avukatlık yapmağa başlamış, Galata'da Ada hanında bir yazıhane açrruştır. Fe • rit Beye yeni işinde muvaffakiyetler temenni edenz.

Aynı gün çıkan diğer gazeteler