23 Eylül 1936 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2

23 Eylül 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

CUMHTTRTYE1 23 Evlul 1936 TUNÇELININ ///? İCYUZU Yazan: B. TURGUT AKAYGÜN Şehir ve Memleket Haberleri Meşhud cürümler muhakeme usulü Adliye Vekili kanunun faydalarını anlatıyor Adliye Vekili Şükrü Saraçoğlu bir muharririmize aşağıdaki beyanatta bu lunmuştur: « Meşhud suçlann muhakeme u sulü hakkındaki kanun birinciteşrinimn ilk günü tatbik edilmeğe başlanacaktır. Bu kanuna aid hükümlerin Cumhuriytt Müddeiumumilerile zabıta tarafından ne suretle tatbik edileceğine dair Dahiliye Vekâleti vasıtasile Emniyet Umum Müdürlüğile Umum Jandarma kumandan lığmın mütaleaları almmak suretile tam bir düşünce birliğile tanzim edilen tali matnamenin Istanbulda yapılan içtima Iarda kompetan olanlann da tetkik ve mütaleasına vazedilmek suretile en iyi ve müsaid tatbik şekli almasına ihtimam edilmiştir. Kanunda meşhud suçlan seri ve kısa bir muhakeme usulüne tâbi tutan bir sistem kabul edilmiştir. Meşhud suç faili nin suçu işlediği gün Cumhuriyet Müd deiumumisine ve oradan mahkemeye sevkedilerek ayni günde davanın hükme bağlanması bu sistemin belkemiğini teş kil etmektedir. Bu suretle suç işlenir işlenmez mahkeme bütün tazeliğile delil lere el koyarak işin hakikatine tam bir isabetle nüfuz etmek imkânını elde edecektir. Vakit kaybedilmeksizin suçlunun tecziye edilmesi cezanın müessir olmasmı temin etmekle beraber, suçun ika ettiği tesirleri de giderecektir. Meşhud suçlarda deliller bariz olduğundan Cumhuriyet Müddeiumumileri bu delilleri suçun işlendiği gün tesbit ve ihzar ederek mahkemeye müracaat et mek imkânına maliktirler. Bununla be raber, suçun haiz olduğu şeraitin işlen diği gün mahkemeye müracaate müsaid olamıyacağı mütesna haller dahi nazan itibara alınarak bu takdirde Cumnuriyet Müddeiumumisine delillerini noksansız tesbit edebilmesi için 24 saatlik bir mühlet te verilmiştir. Yani Cumhuriyet Müddeiumumisi davasını derhal inkışaf e debilecek olgun ve tamamile müstahzar bir hale getirmeden ikamei dava etraiyecektir. Adaletin mahkemede tamamile tecelli etmesi için eğer hakikî bir zaruret mevcud ise pek müstesna hallerde ken disini gösterecek bu zaruret karşısında Cumhuriyet Müddeiumumisine umumî usule müracaat edebilmek salâhiyeti de verilmiştir. Bu kısa ve seri usul ilk olarak mem Ieketimizde tatbik edilecek değildir. Daha 18 inci asırda İngilterede tatbik edilerek alınan muvaffakiyetli neticeler üzerine tatbik sahası tedricen genişlemiş, oradan 19 uncu asrın 2 nci nısfında Fransaya geçmiştir. Fransızlar bizde olduğu gibi yalnız şehir ve kasabaların belediye hududlarına hasretmiyerek bu usulü nahiye ve köylere kadar bütün memlekete teşmil etmişlerdir. Fransızlardan sonra bu usulü tatbik eden Rumenler, İtalyanlar, Yunanlılar çok iyi neticeler elde etmişlerdir. Vazifesindeki kifayetini, vazifesine bağhlığını göstermek hususunda Türk adliye ve zabıtası bu kanunun tatbikatile çok mühim bir tecrübeden gecmek üzeredir. Bu tecrübeyi muvaffakiyetle geçireceğine, ruhundan mülhem olmak suretile kanuna istihdaf ettiği hayatiyeti halkı memnun edecek sekilde temin edeceğine kanaatim vardır. Bu kanaatle deruhde edecekleri önemli vazifede kendilerine muvaffakivetler dilerim.» Siyasî icmal birıni teşkil ediyor. Son seçimde sol partilerin teşkil ettiği Halk cephesi neticede ekseriyeti kazandığından Fransa parlamentosunun en zayıf noktası o • * lan istikrarsız ekseriyet adeta bertaraf olmuştu. Fakat cephedeki partilerin temsil ettikleri fikir ve menfaatler arasmda büyük farklar bulunması yüzünden hü i kumetin arkasındaki kuvvetin bir gün gene inhilâle uğrıyacağından korkuluyor • • du. Filvaki bidayette Blum kabinesi amelenin haftada mesai müddeti kırk saati geçmemesi, ücretlerin artınlması gibi gayet zecrî kanunlar vazederek ameleyi yatıştırmış ve patronlarla orta sınıf ta bu kanunların yapacağı tesirleri beklemek üzere susmuştu. Amejenin fabrikaları ve müesseseleri zapt ve işgal ederek yeni bir şekilde yaptıklan büyük grevler cebir ve şiddet kullanılmaksızm bertarafedilmiş • « ti. Bir taraftan da amele teşkilâtlandırılmıştı. Bir milyon iki yüz bin azası bulunan amele sendikaları bırliğinin azası bir kaç ay içinde beş milyonu bulmuştu. Eskiden gayrisiyasî bir teşekkül olan bu birlik yeni azalann iltihakile bir ko münist teşekkülü rengiriî almıştı. Sağ partiler ve bahusus Ateşsalib gibi faşist temayülü olan sağ teşekküller, hükumetin düşeceği, cezrî kanun ve tedbirlerin iflâs edeceği ve komünistlerle diğer müfrit unsurların taskınlık çıkaracaklan ümidile fırsat bekliyerek susmuşlardı. Bunlann tahmin ve ümidleri pek te boş değildi. Amelenin artırılan ücretleri gene hükumetin içtimaî ve iktısadî diğer tedbirlerile artan hayat pahalılığına te kabül etmiyordu. Sanayi patronlan kırk saatlik mesai usulünün her şubede zarar sız olarak tatbik edilemiyeceğini açık olarak anlatıyorlardı. Hükumete iştirak etmiyen ve fakat arkasında seksen mebusu bulunan komünist partisi yeni kanunarın bütün Fransayı sosyalistleştirecek surette şiddet ve ifrat üzere tetkik edilemediğinden memnuniyetsizlik gösteriyordu. Dersimin tarihi Asırlarca Türk cemiyetinden geri kalmış olan bu mıntakanın mazisine bakış ı Parti kongreleri devam ediyor Dün Hocapaşa ocak kongresi toplandı Halk Partisi Hocapaşa ocak kongresi dün akşam saat 18 de nahiye binasında toplanmıştır. Kongre reisliğine mualhm Atıf, ikinci reisliğe de Şaziye seçilmiş lerdir. Bundan sonra Parti programile Genel Sekreterlıkten gelen beyanname okunmuş ve dileklere geçilmiştir. İleri sürülen müteaddid dilekler arasında bilhassa Sirkeci otellerile sokaklarınm ıslahına dair temenniler üzerinde ısrar edilmiştir. Murahhaslardan bazıları Sirkeci sokaklarının karanlığmdan bah sederek bu husustaki dileklerin yüksek makamata arzedilmediğini söylemişler dir. Şehir meclisi namına söz alan Se lâmi İzzet bu iddianın doğru olmadığını ve diğer semtlerin dilekleri meyanında Sirkecililerin dileklerinin de matbu rapor halinde Şehir meclisi azalarına dagıtıl mış olduğunu ve yüksek makamların bu dilekleri ehemmiyetle tetkik etmekte olduklannı söylemiştir. Bundan sonra intihabata geçilmiş ve ocak idare heyeti aslî azalıklarına Şevket, Cemal, Şerif, îbrahim Yaşar seçil mişlerdir. Refik Ahmed ve Şevket te nahiye kongresinde mümessil olarak bulunacak azalığa seçilmişlerdir. Bu seçim lerden sonra, kongre hitam bulmuştur. Ham madde temin Fransadaki Halk cephesi ransanın dahilî vaziyeti Avruetmek için panın en büyük gailelerinden Hükumet yeniden mühim tedbirler alacak Muhtelif memleketlerle yapılan kle ring anlaşmalarının mer'iyet mevkiine girmesile beraber bir takas ticareti başlamıştı. Bu takas ticareti son zamanlarda pek fahiş bir şekil aldığmdan keyfiyet alâkadar makamların nazan dikkatini celbetmiştir. Bir kısım ithalâtçılar, haricden istedikleri malı getirebilmek için bu şekilde bir takas ticaretine yol açmışlardır. Bilhassa iptidaî maddelerini haricden tedarik et mek mecburiyetinde bulunan bir kısım sanayi için bu çareye başvurmak bir za ruret halini almıştır. Bir kısım sanayi, iptidaî maddelerini, aramızda hiçbir ticaret anlaşması bulunmıyan ve ekserisi müstemleke olan yer lerden getirtmek mecburiyetindedir. Meselâ lâstik sanayiimiz ham kauçuğu Holanda ve İngiliz müstemlekelerinden te darik etmektedir. Fakat Holanda ve îngiltere ile aramızdaki ticaret anlaşmalarının müstemlekelere şümulü yoktur. Bunun ıçın iptidaî madde almak mecburiyetinde kalan fabrikalar birçok müşküleri halletmek ve takas imkânlarını bulmak için yüzde 7080 e kadar takas f arkile döviz tedarik etmek mecburiyetinde kalmaktadırlar. Buna rağmen istenildiği zaman iptidaî madde bulunamamakta dir. Dersimin a&ırlardır merkezi olan Hozat kasabasından bir manzara Selçukiler, Osmanlılar dünkü mesele. nan ayran bir kazana konularak ateşte Beş, on bin seneden kalma bir Dersim, pişirilir ve bir nevi peynir elde edilir», kuyüzyıllarca durumunu muhafaza elmek~ rut «çökelek top top yapılarak güneşte iedir. Yani istihalelerin, kadim deüirler kurutulur ve saklanır, uzun yolculuklarda denberi devam edegelen ihtilâllerin, inkr birkaçı yağ içinde kızartılarak torbalarılâbların, akm ve isülâların fasılasız tesiri na konulur ve bununla ekmeksiz olarak ne rağmen Taş devrinden biraz farkhca günler geçirilir, dağbaşlannı, güzergâhteessüs cdebilen bir yaşayışın iahavvülâta ları bekliyerek avlanırlar) gibi mütenevvi uğnyamaması ve nif\ayet Tiirkiyemizde ve fakat madde itibarile basit yemeklerle başanlan büyük inkdâblar silsilesinin yu geçinirler. ğurucu ve imiizac eitirici zihniyeti içinde Dersimin istihsalâtı istihlâkine tekabül avuc kadar bu muhilin arianevı ve sakim etmemekle beraber büyük bir biriktirme hususiyetini idameye imkân yoktu. Tabi zihniyetile artınlan yağ, çökelek peyniri aiile cumhuriyetin ileri medeniyeti, Kc civar şehirlere ihrac edilir. Bu an'anevi müiâzimin teshir edici mürşid ruhiyeti bu ve iptidaî hayat içinde Dersim, kadim Türk iklime de girecekti. İlk Türklerin akvamın en eskisi olan Türklerin bütün ilk hayalma bağlı kalan ve ırkınm akm evsaf ve hususiyetlerini muhafaza etmış üe medeniyetlerine lâkayd kalmak bed bulunmaktadır. Bu havalinin eski devirbahtlığı içinde gerilemiş görü'nen bu mu lerde birçok istilâlara uğradığı muhakkak hit hakkmda zaman zaman yaptığım e olmakla beraber istilâ ordularınm içeriletüdleri bir kitabcık halinde neşreimeği re kadar girmediği ve bu itibarla örf ve tasavvur eimişken Cumhuriyet hükumeti adata müessir olmadığı sanılmaktadır. nin hususî bir kanunla bu kangrene haza An'anevî muhafazakârlığın hayretlere kaili elini koyması, beni müsiakbel icraal şayan devamını; zümrevî hususiyetin ihhakkmda faydalı olduğunu tahmin ettr lâl edilmemiş olmasında ve varlığını ğim bu neşriyata seüketti. Bu yazuann Türk kavminin çok eski tarihinden alan mahallen yapdmış ucunca tetkik ve tahlil bir zihniyetin hâkim rol oynamasında alere dayandığmı hemen arzedeyim. ramak lâzım. Avrupadaki neşir hayatile mahiyeti Tunceli • Dersimin tarihçesine meçhul kalmış mevzular üzerindeki fikir umumî bir bakış Ve sahife kaynaşmalannı gözönünde buTarihî tetkiklerde asıl olan metodlara lunduran bu yazdarım Türk yurdunun intıbak etmiş olarak ve topladığımiz vemazide dalâlete sapmış, benliğini idrak saik mahiyetindeki notlardan istifade eten acze düşmüş bir köşesinin her bakun derek Dersimin ırkiyat, kültür, antrepolodan içyüzünü tafsil ve tcşrihe çalışmakla ji, mevcud tarihî müstehase, abide ve izaziz okuyuculan aydmlatabilirse ben lerden ilhamlanarak tarihçeyi tahlil, teşmüsterih ve münşerih olacağım. Başhkian rıh ve terkıbe çalışacağız. anlaşılacağı üzere bu yazı serisinde o Cemiyet hafızasında saklanan ve nesilmuhitin en hurda teferruatım incelemek den nesle intikal eden birçok önemli habir prensipdir. Mümkün olduğu kadar kikatler var Iri tarih ilminden çok daha objeklif bir rüyet tarzile o havalinin bir ciddî ve esaslı malumat elde etmemize aksini, bir foloğrafisini vermeğe çalışa yardımcı olmaktadır. Bu sebeble bir halk cak Ve kendimden fikir vc mütaleat ilâve masalmdan işe başlıyacağım. etmemeğe gayret edeceğim. Ancak realiİhtiyar ve yüzyirmilik bir Dersimli anteler karşısmda okuyuculanmm tekrar latıyor: edebilecekleri fikri ben de tekrardan çe« Çok eski zamanlarda biz Horakinmezsem bu aceleci bir egoistliğe ham~ san erleri, kalabalık atlılar halinde batıledilmesin. Nihayet ben de nasyonalist ya göçettik. Bu göçte ufakboylu, büyük bir Türküm ve mesleğim itibarile ve ya huylu atlarımızı, hayvanlarımızı, kızan ve zıntn mana ve şümulüne göre zilaraf de kazanlarımızı beraber getirdik. Uğrak ğil, bitaraf olmak ikiıza ederken bundan Iarda yolumuzu kesen Tatarların, Çainhiraf edişim mazur görülsün. Bu mazs çanlarm (Kafkas vadilerinde meskun ret ve zitarafhk mistik bir ruhiyetin ieza Türklere derler. Bunlar kalpaklı, kürklü, hürü değil, denildiği gibi açık ve doğru ve Çerkez kıyafetli müsellâh kabileler nun âmme tasvibine ermesini beklemeden dir) hakkından gele gele bu ormanlık Ve daha evvel tasvibine iştirak aceleciliği yaylalara ve saf sularile iklimimize ben dir ki bu da atayı temin edebilecek bir ziyen dağlara yerleştik. Başkasına kız ahata olsa gerek. lıp vermedik. Bu bir Horasanlının dua ve dıleği ıdı. Buyuruğu bize rehber oldu. Tunceli Dersimin protresi Gösterdiği tarafa göçettik. Yayladan ve tarihçesi Dersim; doğuda Plümer, Kigi, batıda kalkıp yaylaya konduk. Büyük HorasanÇemişkezek, Kemah, şimalde Erzincan lı er, erenlerdendi, bize: ovasına, cenubda Perisuyile Murad, Manzur ve Perisuyunun birleşmesinden vücude gelerek Fıratın gövdesini kuran ve Pertek önünden geçen suya dayanmıştır. Sert iklimli, yüksek dağlarla muhat ve yüksek dağlı bir muhittir. Bu dağlar Antitoroslardır. Toroslann Himalâyaya giden ve Evereste ulaşan bir devamıdır. Deniz yüzünden binlerce metro yüksekte olan bu haşin iklimin tabiî coğ rafyası tetkik edilince görülür ki burada dibleri nehirlerle aşınmış dağlar yüzyıllarca hava şiddetine maruz kalmış abanozlu meşe kütükleri, balta girmemiş ormanlar, çağlıyanlar, şelâleler ve güzelerle Dersim sarp ve her an asayişsiz olmağa müsaid bir araziye maliktir. Bu kaya ve ağac kovuklarından ibaret olan mıntakada mezru arazi yok gibidîr. Her Dersimli bir iki evleklik tarlaya darı ekerek kışlığını temin eder. Vaktile Dersimlinin yaşamasmı mümkün kılan iki şey vardı: 1 Mazideki rahatsızlıklarile mer kezden muhite akan ve gayritabiî hâdiseler vukua getirmekle elde edilebilen her nevı m al. 2 Keçi, koyun ve inek besliyerek yağ, yoğurt, kavurma, çökelek «yağı alı Kurt oğulları «hayretten donakal mıştım. Işte bizim batakhktaki en eski kurt masalımız» gideceğiniz diyar da kurtun barınabileceği bir diyardır. Orayı mesken tutasız, âhir zamana kadar durasız, dedi. tki zorba mahkum oldu Ramide Rifatin dükkânında çırak Mehmedi silâhla tehdid ettikten sonra dükkânı açtırarak birçok eşya çalmakla suçlu Mehmed ve Süleyman adındaki sahısların Ağırcezada bakılmakta olan muhakemeleri bitmiş, Mehmed 5 sene 11 Bu bir buçuk asra yakın ömre malik ay, 20 güne, Süleyman da 7 sene, 2 ay ihtiyara masalınm mehazini sordum: Buftu kim söyledi, kimden öğren ağır hapse mahkum olmuşlardır. din? alimi sordum. O, dağların havası kadar Tereddüdsüz ve samimiyetli edasile: saf bir adamdı ve sıhhatli olan gözlerini Ecdadım büyük babalarıma, bü üzerimde dolaştırdı ve cevab verdi: yük babalarım babama, babam bana, ve Hastalık mı?.... O bizim diyarda dördüncü duvarını teşkil eden sarp, yal ve bizim cinste yoktur. Bizde çürük ölür, çın enseli evimizin meşe ve mazı kütükle iağlam sağ kalır, dedi. rile alevlenen ocağı başmda anlath. Hekim elinın girmediği bu sert iklime, Heredotun mehazlannı aynen canlan rakibsiz olduğu için hastalık ta giremi dıran bu tasasız ve bahtiyar ihtiyann yü yor, orada cılız, hastalıklı yaşıyamaz. züne dikkatle baktım: Ancak tabiatin huşunetine mukavemet Çıplak, açık bir nasiyenin alt kısmın edebilen sağlar ve sağlamlar yaşıyabilir. daki çekikçe, yumukça gözler, basık burİhtiyarla konuşma beni tenvir ettikten nun iki yanındaki çıkık şakaklar ve tak sonra faaliyete devam ettim ve öğrendim ribî, nazarî bir ölçüşle kafa kutru bana ki Dersimin tarihini en iyi tesbit eden bir hurafesiz ve gayrimektub bir tarihin en çok şecereler, fermanlar ve kitabeler varbüyük ve canlı bir tipini, en büyük ve dır. Mevcud telâkkiyat, an'anat ve demaddî bir vesikasını, tahrif edilmez bir lillerden evvel tarihî mazbutata müracaenmuzecini vermişti. at; daha doğru olacak ve bilgili okuyucuBu gürbüz ve harikulâde sıhhatli ihti arımın mantıkî mukayeselerine daha çok yara; hastalık geçirdin mi? diye son sır yardım edecek zannmdayım. Son îspanyol intihabı, Halk cephesi bayrağı altında ekesriyeti kazanan sol arın müfrit hareketlerile çıkan kıyam neticesi bir Sovyet devleti yerine bir Fasist devletin teçekkül etmekte bırlunması Fransız komünistlerini büsbütün infiale düşürmüştü. Çünkü Fransa hükumetinin başında bulunan M. Blum Fransanın emniyet ve selâmetini ve umumî sulhun muhafazasını dış politikada partizanlık düşüncelerine tercih ederek Ispanyadakî muharib taraflara karşı bitaraflık gösterilmesinde ayak diremişti. Son zamanlarda Lil gibi Fransanın en büyük sanayi merkezlerinde amele üc • etlerinin artırılması ve mesai saatlerinin de indirilmemesi yüzünden amele fabrikalan işgal ederek tekrar grev yapmıştı. Hükumet patronlan zorlıyarak amelenin taleblerini kabul ettirmek istedi. Bu defa patronlar ayak dirediler. Hükumet emreder lâkin tatbik edemez diye ücretleri artırmadılar. Ve fabrikalar amelenin işgali altında bulundukca müzakereye girisemiyeceklerini bildirdiler. M. Blum bizzat Lile gittiği halde arayı bulamadı. Nihayet patronların dediği oldu. Ameleye evvelce kararlaştınEkmek fiatı Bir mecmua toplattırıldı lan yüzde altıdan fazla zam yapılmadı. Eylulün 23 üncü çarşamba gününden «İstanbulun sesi» adındaki bir mec Fabrikalar bilâ kayid ve şart tahliye e tibaren birinci nevi ekmek on kuruş yirmi mua Müddeiumumiliğin emri üzerine dildi. Filvaki bu defa patronların sözü para ikinci nevi ekmek on kuruş, francelâ Emniyet Müdürlüğü tarafından piyasa geçti. Fakat Fransa gayet tehlikeli bir gaıle daha atlattı. Lâkın buhran büsbüon beş kuruştur. dan toplatürılmıştır. tün geçmiş değildir. Beş milyon azalı amele birliği bu ayın yirmi beşinde toplanarak yeni hattı hareketini tayin edecektir. M. Blum işsizliğe ve semavî âfetlere karşı hükumet sigortalan tesisi için yeni kanunlar hazırlıyacağını ilân ederek a meleyi ve çiftçiyi yeni ümidlere düşür mektedir. Son grevlerde hükumetin kendisi de inhilâl tehlikesine maruz kalmıştı. Çünkü hükumeti teşkil eden büyük partiden radikal sosyalistler patronlann tarafmı tutmuştu. Bunun için sosyalist lideri Başvekil cok ileri gidemedi. M. Blum son nutkunda gecen grev hareketinin nekadar büyük tehlikeleri olduğunu gizlememiş ve sol hükumetin ve ekseriyetin başladıgı isin başarılması ve tamamlan ması Halk cephesini teşkil eden radikal sosyalist, sosyalist ve komünist partilerinin birlikte calışmakta devam etmelerine bağlı bulunduSunu ihtar etmistir. Yeni mezunlar, muallimlerile bir arada Bu hal millî sanayii müşkül vaziyete sokmakta ve fabrikaları ham maddesızlik yüzünden zaman zaman işsiz bırakI maktadır. Bu müskülâtın ortadan kaldıŞehircilik mütehassısı M. Prosta Benlması için mühim kararlar alınmak üzelediyenin işgal eylemekte olduğu eskı redir. Maarif Nezareti binasında bir oda tahsi: edlimiştir. M. Prost dünden itibaren DENtZ ÎŞLERÎ Belediyenin bu yeni binasında mesaiye Denizyolları idaresinin başlamıştır. Mütehassıs, geçenlerde şeh sattığı vapurlar rin tayyare ile alınmış fotograflarını tetkik etmiş; bunlan beğenmiştir. MütehasDenizyollan idaresinin satılığa çıkarsıs; yakında Floryanın imarı işi ile de dığı küçük vapurların ihalesi bitmiş, keymeşgul olmağa başlıyacaktır. fiyet bir raporla Vekâlete bildirilmiştir. Vekâlet tasdik ettiği takdirde bu vapurTramvay arabalarında lar en fazla arttırmış olanlara peşin para yenilik le satılacaktır. Tramvay şirketi Istanbulda 'mevcud Deru^yolfan idareii bedeli' hadclî lâarabalanndan iki tanesinde tadilât ya yıkını bulmıyan Gülnihal vapurjle ev parak bunlan Kadıköy cihetinde olduğu velce" BaTıriyeye kirâya verirmiş olan Sagibi birinci ve ikinci mevki bir arada karya vapurunu yakında satışa çıkaracakarabalar haline koymuştur. Bu arabala^ ır. rın bugün tecrübeleri yapılacaktır. Karadenizde fırtına dindi Tecrübelerden iyi neticeler alınırsa Bir haftadanberi Karadenizde devam peyderpey bütün arabalar ayni hale eden kestanekurusu fırtınası dinmiştir. konacaktır. Yalnız ölü dalgalar, Karadeniz küçük Tünel şirketinin yaptıracağı vesait için tehlıkeli vaziyeti idame ettirmektedir. Bununla beraber küçük vapurbina ar dünden itibaren Karadenize çıkmağa Tünel şirketi; mukavelenamesi muci baslamışlardır. bince Galata cihetinde bir bina yaptır Fırtına yüzünden Karadenizde mun mağa başlamıştı. Fakat bu binanın plân* azam postalar yapılamamış, vapurlar ları Belediyece yapı ve yollar kanununa istinaden tanzim olunan talimatnameye bazı iskelelere uğnyamamıştı. Bu yüz den insan ve mal nakliyatında arızalaT aykırı görüldüğünden inşaat menedil • miştir. Talimatnameye göre ya binanın lmuştur. İhracat mevsimi olduğu için tek katlı olması ve yahud yüksek yapıla Inebolu gibi mühim ihrac iskelelerine birbilmesi için etrafının istimlâk edilmesi kaç gün vapurların uğnyamaması ticarelâzım gelmektedir. İş, Nafıa Vekâletine timiz için kısmen zararlı olmustur. Denizbildirilmiştir. Verilecek karara göre ha yolları idaresi buna karşı tedbirler al maktadır. reket olunacaktır. ŞEHÎR tŞLERİ Mimar Prost çalışmağa başladı Teşviki Sanajâ Dikiş Yurdu sergisi Çarşıkapıdaki Teşviki Sanayi Hanımlar Dikiş ve Biçki Yurdundan bu yıl 13 talebe mezun olmuş ve bir sene zarfında vücude getirdikleri eserlerden teşkil edilen sergi dün açılmıştır. Merasimde tanınmış birçok aileler bulunmuştur. Merasimi mektebin müdürü kısa ve fakat özlü bir nutukla açmıştır. Bundan sonra; mektebi bu sene birincilikle bitiren Süheylâ da bir nutuk söyliyerek; talebenin gösterdikleri muvaffa kiyetten dolayı müessese müdürü Mürşide ile hocalarına borclu olduklarını kaydetmiştir. Merasim bitince sergi gezil miştir. Emsali arasında seneden seneye büyük bir tekâmül ve terakki gösteren bu müessesenin bu seneki sergisinde göze çarpan eşyanın en büyüğünden en küçüğüne kadar hepsi büyük bir takdirle karşılanmıştır. Davetliler; hazırlanan büfede izaz edilerek merasime nihayet verilmiştir. Muharrem Feyzi TOGAY Vazifeye çağırılan ihtîyat zabitleri terhis edildi Evvelce ihtiyat zabitliği etmiş olanlardan bir kısmı staj için vazifeye çağırıl mışlardı. Bunlar bir buçuk aylık talim müddetini bitirdiklerinden terhis edil mişlerdir. Diğerleri de gelecek sene staja davet edileceklerdir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: