29 Nisan 1937 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 8

29 Nisan 1937 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

IBaştarafı l inci sahifese] benim imzamla yapılmış olan bir işin yanlışlığı bakımından yapılmış olan ta rizleri bilmeleri için zaptı verdim, baştan aşağı okudular. Kendilerine maruzatta bulunmadan evvel o zamanki Başvekilim sıfatile benden soracaklan bir nokta olup olmadığını sordum. «Evvelâ sizde hasıl olmuş bir ukde varsa bu hususta zatıâlinize cevab vermek birinci borcumdur» dedim. Kendileri lüzum görmediler. Bun dan sonra vaziyetin Kamutaya da arzetmekte olduğum mahiyetini hulâsa ettim. Arkadaşlar, demin sırası gelmişken söylemek istemedim. Ayn bir mevzu yapmak istemiştim. Benim Başbakanla ko nuştuklanm not olarak dosyada mevcuddur. Ali Çetinkaya bulmuş, Başbakanın kendi huzurlarında bulunduğumu da şimdi görüyorum, o zaman benim içinde çalıştığım hükumette bilhassa birçok mühim işlerde gecesi gündüzü olmaksızın, her zaman kaydi bulunmaksızın kendisini rahatsız ederdik. O zaman bu meseleyi Heyeti Vekilede, encümende konuşuyorduk. Kendılerinden sık sık ve her müzakere safhasında emirlerini alıyordum. Kulüb binasmda bir gece ziyaret için vakit bulabildim. Bu fırsattan istifade edip kendilerine maruzatta bulunacağımı söyledim. Koluma girdiler, bir odaya gir dik, raşa hakkında konuştuk. Vaktile bu hat yapılırken raşa mevzuu bahsedilmemiş, readaptasyon münasebetile bir kayıd koyalım diyorlardı. Çalıştım, tetkik ettim, adamların bunu benden istemesi de, nazarı dikkatimi celbediyordu. Raşa diye yeni ve hususî bir madde koyarsak bütün mukavelenin şeraiti devletin aleyhine müessir olacak şekilde zarar verici bir şekilde olmasın diye düşündük. Klerik raşa şeraitinin kabulü ne imkân olmadığını gördük. 13 üncü maddede kabul ettiğimiz tarzda bir satm almanın devletin hakkı olarak konması müreccah olduğunu daima ileriye sürdüm ve bunu malum olduğu veçhile içinde bulunduğumuz şartlara uygun olarak yaptığımızı söyledim. Başbakanla mutabık kaldık. Ben vekâlette bulunduğum za manlar notlu olarak çalıştım. Hepsinin Ali Çetinkayanın elinde bulunduğuna emin olduğum notlarıma yegân yegân temas etmiş olduklarını zannederim. Şark Demiryolları münakaşalarının sonu Başvekilimizin nutku Şark Demiryollarının bir an evvel devletin eline geçmesi tehiri caiz olmıyan bir vazifedir» «Biz, bir partiye mensub arkadaşlar olduğumuz halde, memleketin menfaatini müdafaa için yekdiğerimizi tenkidden çekinmiyoruz») Başbakan Ismet Inönü Meclisin ayni celsesinde şu beyanatta bulunmuştur. « Şark Şimendiferleri mukavelesınin Meclisten geçmesi münasebetile açılmış olan müzakereye bugün de devam ediyoruz. İlk müzakeresinde yoktum. Mesele ile vazifesi dolayısile alâkadar olan, eski ve yeni Vekiller birbirlerine birçok mevzularda temas etmış bulunuyorlar. Bugün memnuniyetle müşahede ediyoruz ki arkadaşlarımızın birbirlerine karşı şahsî infiale varacak imalı ve tarizli sözleri yoktur. Bunu kaydetmek bizim için memnuniyettir. Ondan sonra eski ve yeni mukavelelerin bazı mevzuları üze rinde arkadaşların tenkidlerini dinledik. Efkârı umumiyenin ve büyük Meclisin bir noktada bilhassa meserret duyması lâzımdır. O da memleketi alâkadar eden bir mevzuda bir prensip takib eden, ekseriyetle bir partiye mensub arkadaşlar olduğumuz halde memleketin menfatini müdafaa etmek için yekdiğerimizi tenkid etmekten, fikirlerimizi millet huzurunda açık söylemekten sakınmıyoruz. (Bravo sesleri, alkışlar). Zannediyorum ki şir ket mukaveleleri meselesinde tasavvur edilebilecek bütün teferruatı bu kadar a çık yürekle teşrih etmek işlerin B. M. Meclisinde selâmetle cereyan ettiğini göstermek için büyük teminattır. Ferid Nafıa encümeninde azadır. Şu kadar sene Şark Şimendiferlerinde hukuk müşavirliği yaptıktan sonra gelmiştir. Bu mesele üzerinde hizmet edecek vaziyet teydi. Mithat (Aydın) Bütçe encüme ninde mazbata muharririydi. Salıh Va hid Beyle beraber bu meseleyi tetkik etmek için ayrıca memur edilmişlerdir. Raporları vardır. Bu arkadaşlar ve biz çok şükür hayattayız, senelerce tetkik etmiş bulunuyoruz. O şerait altında Büyük Millet Meclisine eski mukavelenin ka bili istihsal bir netice olduğunu söylemıştik. Ali Çetinkaya ile karşı bir vaziyette konuşmağa mecbur oluş, benim için bir iç sızısı yapmışür. Bu devletin en büyük varlığı millî birlik, beraberlik ve bütün lüktür. Bu devletin bu büyük temel üzerine dayandıkça ebediyen yetişilmez istikbal ufuklarına iman ve şerefle, şevket ve kudretle ulaşacağına hiç şüphemiz yoktur. Fakat bu millî birlik ve beraberliğin ve bütünlüğün esası da, bu milletin siyasal özü olan bizler arasındaki birliğe daya nır. Bu manzaranın bozuluşu değil bo zuluşa benzer emarelerinin görülüşü bile bütün düşünceleri bu devletin varlığı için hergün sıcak dileklerle dolu olan den'n duygulu yurddaşları fütura sevkeder ve derecesinde gözönüne aldık. Netice ola içinden yaralar. (Bravo sesleri). Kara rak vardığımız karar Şark şimendifer ruhlar bundan sevinir. hattını size teklif ettiğimiz anlaşma neticaŞunu tebarüz ettırmek istiyorum ki, arsinde alınmasının faydası vardır. Devlet kadaş Çetinkaya, kendince haklı, fakat bunca sene taahhur etmiş olan ve bu mem bence baştanbaşa yanlış olan mütalealan leket ıçın lüzumlu ve faydalı olan bu burada bana da tariz yaparak ifade et hattı satm almahdır. İki, üç sene daha mışlerdir. Bugünkü maruzatımla haksız ve beklemekten hattın üzerinde vücude gele yanlış ifadelere müstenid zaptı okuyan cek tahribatla daha fazla zararlı olaca ların kafalarmdaki bulutları dağıtmak ve ğız neticesine vardık. Çünkü şirket gide hakikati aydınlatmak istedim. Yoksa bü' ceğim diye buraya fazla para sarfetme tün arkadaşlara karşı olduğu gibi Ali miştir ve etmiyecektir. Bu beşerî ve tabii Çetinkaya hakkındaki sevgi ve saygım, bir hâdisedir. kendilerine de bir vesile ile söylediğim CUMHUKÎYET 29 Nisan 1937 Devletin hakkı hiikümranisi . herşeyin fevkındadır Receb Peker mülâhazatını söylerken devletin hakkı hükümranisine istinaden raşa hakkı gibi zayıf bir noktadan fazla bu nokta üzerinde ısrar etti. Söylemeğe mecburum ki devletin hakkı hükümranisine istinad eden esas satınalma hakkı zayıf bir hak değildir. Belki bütün haklann üstünde gelen bir haktır. Onun için hararetli münakaşalar esnasında, tasavvur ettiğimiz mânalardan daha ileri gelen sözlerin mübalâğa edilmemesini, bu müna sebetle mevzuu bahsetmek isterim. O zamanki vaziyet Arkadaşlar, mukavele denilen şey çok nankör birşeydir. İmzasından bir dakıka evvel ya imza edıliyor veya kayboluyor dendiği zaman bin müşkülâtla elde edi len neticenin kaybolmasını istemiyecek çokluk bulunabilir. İmzasmdan bir saat sonra da yüzüne bakılmaz birşeydir, çünkü birçok kabili istihsal görülen şeyler istihsal olunmamıştır. (Alkışlar). Bugünkü mevzular üzerinde o zaman da çok münakaşa geçti. Satın alma hususunda sarahat yoktur. Niçin yoktur? Elbette bu mukavelede atiyen satın alma ihtimaiini düşünerek bir takım hükümler koymak iyi olacaktı. Niçin konulmamış? Akla mı gelmemiş? B. Recebin notu bu işte emek sarfedildiğini göstermektedir. Biz mu kavelede, ileride satın alma ihtimaline karşı devlete müsaid olacak hükümler koymağa çalışmışız. Sonra hukuk müşavirile konuşan Nafıa Vekıli gelmiş ve demiş ki, emek sarfettik. Şimdi satın alma hususunda bir hüküm koymağa kalkışmak devlet aleyhine bir neticeye müncer olabilir. O halde satın alma nokta sından bugün devlete müsaid hükümler koymağa imkân görülmüyor, umumî ahkâm dahilinde kalarak devletin esas hakkından istifade ederek satın alma mese lesini başka bir zaman ileri sürmek yolunu derpiş edelim. Bu makul harekti görmemek haksızlıktır. Eski mukavelenin istihsal şeraiti Dosyadaki evraklar Arkadaşım Çetinkayanın elinde bu lunduğuna emin bulunduğum bütün Vekâletin dosyaları içerisinde benim notlarıma, yazılarıma rasgeldiklerini zanne derkn. Şose ve köprüler kanununa, millî şoseler programlanna, köprü ve köprüler ve plânlarına ve sulama programlanna... aid olmak üzere tarafımdan yazılmış notlara, yazılara ve şekillere, hesablara raslamışlardır. Ondan sonra ve evvel bulunduğum Partide, Vekâletlerde mühim işlerde ayni suretle yazılanm, notlarım vardır. Binaenaleyh Çetinkayanın okuduğu notlan görmüş olan arkadaşlara bu not şunun da ifadesidir yolunda bir yanlış zan gelmesin diye biraz uzun izahat vermeğe mecbur oldum. Bilmem bu kadar tafsilâtlı olarak arzetmeğe lüzum var mıydı? Fakat arzettiğim diğer esas noktaları tebarüz ettirirken meseleyi eksiksiz ve intizamlı şekilde göstermek icab etmiştir. Bir temdid meselesi vardır, uzatmıyacağım, bana aiddir. Fakat zabıtta biz den evvelki idareye taalluk eden noktalar var. Temdid işi 1909 da iradei seniyeye arzedilmiş, teyid edilmiş ilâ. bunun haricinde kısaca arzedeceğim bir nokta mevcuddur. Zaptın 72 nci sahifesinde, anlatıyorlar: «Baron Hirş böyle olmuş, şirket şöyle olmuş ve sair fenalıklar...» Son vaziyete kadar geliyorlar. Çetinkayanın ifadesile: «Ta 1872 de başlıyan işletme imtiyazı gittikçe şirketin lehine, hükumetin aleyhine dönüyor» Bunu nasıl söylerler?.. Şimdi münakaşa nereden çıkıyor? 937 de Şark Şimendiferlerini satın almak için mukavele yapmış bulunuyoruz. Bu mu kavele bugün kabili istihsal olan, bütün menraatlerimizi temin eden iyi bir netice midir? Mes'ul olan Vekil bunu mü dafaa ediyor ve bunu müdafaa ederken tabiî olarak mukavelenin istinad ettiği mütekaddim mukavelelere ve bütün bir tarihe işaret ediyor. Tabiî bizim zamanımızda yapılmış olan ilk mukavele 929 mukavelesidir. 929 mukavelesinde eksik olan maddelere işaret etmek bugün ali nan neticeyi kıymetlendirmek için bir vasıta addolunabilir. Bunu eski Nafıa Vekili Receb Peker izaha muhtac addederek o da eski mukavelenin kabili istihsal olan en iyi bir netice olduğunu izah et meğe çalıştı. Zannediyorum ki her' iki arkadaşımızın esas noktada hakkı var dır, biri diğerinin işini hafif görmüşse veya bu manada telâkki edilecek bir söz kaçırmışsa bir hata etmiştir. O da, öbürü de her ikisi de hata etmiş olabilir. Hakikat şudur: 929 mukavelesi o şerait altında istihsali kabil olan azamî bir ne? ticedir. Bu mukavele 927 de Meclise verilmiştir. 927 daha bizim Anadolu hattını dahi satın almadığımız bir zamandır. Hiçbir hattı satın almamışız, bir şirketle temas etmemişiz. Henüz şirketlerle Lo zan muahedesinin mecburî mütemmimi olan readaptasyon ahkâmmı tatbik etmek istiyoruz. 927, henüz düyunu umumiye meselesinin kâmilen açık olduğu bir za mandır. Yani düyunu umumiyenin akm esası üzerine tediye olunması ve bizim noktai nazarlanmızca kâğıd para üze rinden tediye olunması münakaşası 928 mukavelesile daha ilk neticesine varamamıştı. Bu şerait altında 927 de mukavele Meclise sevkolunmuştur. Meclis bunu tetkik etmemiştir. Yalnız hükumet tetkik etmiştir denilemez. Bu mukavele Mec listen 929 da çıktı. Mecliste iki sene kaîdı. Bugün mütalealarile bizi pek müstefid eden arkadaşlarımın hepsi o zaman bu mukavele üzerinde çalışmış olacaklardı ve fikir söyliyebilecek mühim makamlarda bulunuyorlardı, geniş mikyasta vazifedardılar. Ali Çetinkaya Parti Grup^efi ve Bütçe encümenindeydi. İki sene zarfında tetkik etmek için elbette vakit bulmuştur. Kayseri saylavı Hasan ll Halledilemiyen şekil davası Temizleme işi Nasıl arzedeyim: Temizük evet memlekete her bakımdan temizlik yapılmak tadır. Bu, cumhuriyet devrinin başlangıcmdanberi arasız devam ediyor. Bu te mizlik yalnız imtiyazlarda değil, kömüre devlet elinin konmasmda değil, siyasî, ekonomik, sosyal her işte velhasıl eskiden mevrus olduğumuz bozuk ve zararlı bütün işleri temizlemekte devam ediyoruz. Ve devam edeceğiz. Bu rejimin işidir. Bu rejimde çalışan herkesin nisabmca hissesi de olabilir. Fakat eski fena devirlere bulunduğumuz devri de katarak bunun temizlenmesi şerefini kendi şahsımıza izafe etmemiz doğru değildir. Bu temizlik devam eder de nihayet 40 sene sonra insafı eksik bir adam çıkar ve herşeyi eksik görürse bunda hakikat yoktur. Eskidenberi devam edip gelmekte olan pislikleri yıkmak için arasız, fasılasız, mütemadi çalışma var. Buna rağmen henüz bazı şeyler görülürse bu hfnüz yıkmak imkânının gelmemesinden ve yıkmak için şeraitin dolmamasmdandır. O zamanlardaki fe nalık hâlâ devam ediyor demek doğru olmaz. I 13 üncü madde için arkadaşlar ara sında, bu madde satın alma hakkını veriyor veya vermiyor gibi münakaşalar geçti. Bizim kanaatimizce 13 üncü madde üzerinde satın almadan bahsolunması bizim için meseleyi tekrar mevzuu bah setmeğe imkân verir. Bunu kabul etmemek zühuldür. Satın almağı ileride şu şerait altında yapacağımız gibi bir hüküm konmaması B. Ali Çetinkayaya hak veriyor ki sarahat yoktur. B. Receb Pekerin söylediği, biz o zaman frank meselesini kâğıd para üzerinden hesab ederiz demişiz, onlar da altın üzerinden demişler. Onlar demiş ki siz bu hattı şu za mana kadar satın alamazsınız, biz demişiz ki imtiyaz müddeti şu zamanda bitecektir, biz bunu satın alabiliriz. Her iki taraf bunları kabul etmemiştir. Fakat nasıl ayrılacağız? Ayrılırken hiç bahsetmemek bizim teklifin reddi mi, onların teklifinin reddi mi mahiyetinde telâkki olunacak? Hukukçuların tedbirleri çoktur. Nihayet hukukçular her iki tarafın bu sözlerini mevzuu bahsettikten sonra bir neticeye vanlmadan ayrılmanın her iki taraf aleyhine bir mana çıkarmaması için iki tarafın noktai nazarını kaydetmişlerdir. Bizim noktai nazarımız o demektir kı devlet ileride satın alma hakkını muhafaza eder ve onu mevzuu bahsederken frank hususu ortaya çıkarsa onda altın esası kabul edılmiyerek diğer bir mevzu üzerinde cevab vermek hakkını muhafaza ediyor. Bunlar hukuk müşavirleri tarafından ta' biatile alınan tedbirlerdir. ' ıııılııııııııııııııııııııııılıl ıııılıl ıımı ı Bir gün eline geçecek olan bir malı gibi, içimde sıcak yerini bu dakikada dahi devletin bir an evvel alması onun daha muhafaza etmektedir. (Bravo sesleri, alŞirketler ve hükumet ziyade tahrib olunmaması için faydalı kışlar). Kezalik şirketler hakkında bura dır. Demek ki bunun satın alınmasında Ali Çetinkayanın cevabı da bir çok sözler söylenmiştir. Şir malî noktai nazardan da faydamız varReceb Peker (Kütahya) nın beyanaketlere şöyle yaptık, böyle yapa dır. tını müteakıb kürsüye gelen Bayındırlık cağız denildi. Arkadaşlar, hepi Arkadaşlar, Avrupa hududundan ta Bakanı Ali Çetinkaya şunlan söylemiş miz size karşı mes'ul mevkideyiz. He Türkiyenin öteki hududuna kadar giden tir: pimizin vaziycti, hükumetin vaziyeti, şir şimendiferin satın alma meselesi tesa « Meclisin dahilî nizamnamesine ketlerin vaziyeti kanunlarla, hükümlerle düfen B. Ali Çetinkayanın, B. Ismet istinaden bir hak olarak Receb Peker bağlıdır. Bizim bu mevzuda söyledikleri İnönünün, B. Receb Pekerin kendi ma arkadaşımız kendilerinin isimlerinin bahmiz kanunların devlete verdiği hakkı hu rifeti olarak yapılabilmiş bir eser olmaksedilmesini esas ittihaz ederek söz aldı lus ile takib edeceğimizden ibarettir. Bu tan çok daha büyük birşeydir. (Bravo lar. Dikkatle mütalealarını dinledim. Anvazifemizdir. Şirketlerden de mukavele sesleri). Anadolu hattı için devletler ladım ki benim huzurunuzda bütün sa ile bağlı oldukları vaziyetlerini yapma Türkiyenin eline geçmesin diye hayli si mimiyetimle ve mütevazı bir tavır ve lilarını takib edeceğiz. Yani biz ve onlar yasî tedbirler almışlar ve Adana mınta sanla Şark şimendiferleri işletme imtiyaumumî ve hususî hükümlerle bağlıyız. kasında bulunan bütün hattı satın aldığı zını satın almaklığımızı izah etmem, maAli Çetinkaya arkadaşımızın şirketler mız zaman bunu elde etmek için pek çok alesef bir suıtefehhüme sebebiyet vermi.;hakkındaki siyasetımize aıd olan sözle zorluklar çıkmıştır. Parayı ödediğimiz tir. Noktai nazarımda hiçbir suretle Rerinden fazla bir mâna çıkarmamanızı rica halde bunu fîlen isgal edebilmek için bü ceb Pekerin şahsını ve zamanı memuriyük aüclüklerle karşılaştık. Nihayet şark yetini kasdederek düşünülmüş, hatıra ederim. (Bravo sesleri, alkışlar). hattı kalmıştı. gelmiş hiçbir cihet yoktur, kendilerirı Hepimiz mukavelelerin ahkâmı dairetekrar temin edebilirim.» (Bravo se;lesindeyiz.Bütün bu münakaşalar 937 muŞark şimendifer hattının n) kavelesinin Meclisin tasdikına arzolunehemmiyeti Receb Peker (Kütahya): ması münasebetile geliyor. Nasıl 929 muCumhuriyetin 13 14 üncü senelekavelesinin münakaşası bir gün B. M. « Teşekkür ederim.» rinde büyük münakaşalardan son Mclısıni ve efkârı umumıyeyı ışgal ettıse ra bunu da tahakkuk ettirmiş bulunuyoAli Çetinkaya: 937 mukavelesinin de bir gün B. M. Mec ruz. « (Devamla) Memleketin esash Demek ki baştan nihayete kadar lisinde birçok zevkli ve hararetli müna büyük bir ana damar tamamile devletin bir meselesi ve bir derdi vaziyetinde o'.an kaşalara mevzu olması mümkündür. Ge eline geçmesi, Cumhuriyetin ilk yılından 1872 senesindenberi bir belâ vaziyetinde rek Receb Pekerin ve gerek Ali Çetin beri takib olunan siyasetin, B. M. Meclisi işletilmekte bulunan bu Şark Demiryol kayanın vücude getirdikleri işlerin iyi ta ve onun icra kuvvetlerinin şuurla ve isa lan imtiyazı meselesini kaldırmak benim rafları arkadaşlarımızın, amma mes'ul ta betle takib ettikleri ana prensipin hem ik için ve şüphesiz heyeti muhtereme için bır raflarına iştirak ederim ve onlardan daha tısadî sahada, hem siyaset sahasında ta zevki vicdanidir. Bunu takdir ederek büevvel gelirim. (Şiddetli ve sürekli alkış mamile tasdik ve teslim edilmesi netice tün vuzuhile anlattım. Herhalde zannelar, bravo sesleri). sinde alınmıştır. Şimdi bu son hattın, diyorum ki arkadaşlar üzerinde böyle suıtefehhüme meydan verecek derecede Size 937 mukavelesinde, bizi ileride uçsuz kalan Şark Demiryollarının da bir benim sebebiyet verdiğim bir vaziyet nasıl tenkid edeceklerini görmüyor olma an evvel devletin eline geçmesi teahhuru yoktur. Bütün samimiyetimle raşa mesedığımı ayrıca arzetmek isterim. 937 mu caiz olmıyan bir vazifedir. Bunu ele al lesini tetkik ederken esas mukavelelerc'3 kavelesini pahalı alıyoruz. Bunu istikbal maktaki fayda, diğer bütün mülâhazala raşa kaydıne tesadüf edemedim. Ve onbize söyliyecektir. 937 mukavelesini, ge rın üstündedir. Bu hat askerî ve siyasî dan sonraki vaziyetlerde de rasgelme noktai nazardan hususî bir ehemmiyeti rek bunca senelik tecrübemize, gerekse dim. haizdir. Bu sözleri biz istikbalde bizi diğer hatlara nisbetle sıkı bir surette muRaşa kelımesi yalnız kelime olarak dediğim zaman sırf kendimi kasdediyokayese edecek müstakbel hesabcı bu hatrum yapılan bu mukavelenin zayıf taraf hiçbir şartı ihtiva etmemek üzere 929 tı bizim pahalı aldığımızı söyliyecektir. ları için tenkid lutfunda bulunacak nesil mukavelesinin 13 üncü maddesinde zikAnlaşılmıyan noktalar lere cevab olmak üzere söylüyorum. Ken redilmiştir. Onu da sarahaten okuduın, dilerinin hatırına gelebilecek daha iyi ve mütalea dahi beyan etmedım. Ondan Arkadaşlar, sermayeye, faize, malî hudaha etraflı neler varsa bunlann hpsini sonra gene dosyasmda Receb Pekerin suslara, meselâ yüzde 7 yerine yüzde 5 görmeğe çalıştık ve eski mukavelelerde elyazısile raşa hakkında bir mütaleasını faiz gibi bir takım notlar vardır ki bir bana taalluk eden noktalardan, anlaşılı dahi okudum. Bundan bir yanlış mana münekkid bu kadar tecrübelerden sonra, yor ki vazife haricinde bulunduğumuz çıkmasını anlamıyorum. Gene kendile bunu Ismet Inönü hükumeti nasıl yapmış yerlerde de arkadaşlanmızın hizmetine rile bu noktada beraber değilim. Orada diye söyliyecektir. Bugün arkadaşımızın daima hazır bulunduk. raşa hakkı zikretmekle beraber gene raşa iktisab edilmiş değildir. Raşanın nazaıı verdiği izahattan da gördünüz ki 937 muBütün bu şerait bir araya getiril dikkate alınması için şart olması lâzım kavelesi uzun bir maziden gelmektedir. dikten sonra hulus ile, sıdkile na dır. Böyle birşey yoktur. Böyle bir ibare İstikbalin tenkid edeceği bir nokta da şudur: İki Vekil arasındaki münakaşalarda sıl 929 mukavelesinin çıkmasını Bü zikredilmiş ve kendi elyazılarile kayde • 937 mukavelesinin her iki Vekil tarafın yük Meclise teklif etmişsek 937 muka dilen işaretle teyid ediyor ki raşa mese dan ayni şekilde ve iyi bir surette anla velesinin tasdik olunmasını Şark şi lesi halledılmiş ve bir şekil almış vaziyette şılmış olduğu efkârı umumiye nazarında mendifer hattının devlet eline geçme değildir. Bunu bu suretle izah ettikten sonra bütün mütalealarınm herhangi b'r müphem, şüpheli kalmıştır. Her ikisinin sini bu memleketin menfaatine muvafık müfredatı üzerinde fazla izahat vererek anlamadığı bir takım yerler var ve tama iyi bir iş addediyoruz. Muvaffakiyet B. heyeti muhteremeyi rahatsız etmek isttmile anlamadıklan halde mukaveleye is M. Meclisinin olacaktır. Bunu tasvib miyorum. Geçen müzakerede lâzım oltinaden gene müzakere idare olunmuştur. buyurmanızı rica ederim arkadaşlar. duğu kadar izahat verdiğimi zannederek Bu şartlar altında tam ve en iyi neticeUmid ederim ki bütün bu münakaşalar fazla söz söylemek istemiyorum. Yalnız lerin alındığı daima münakaşa götürür. efkârı umumiyede, meselenin etraflı tet işaret ettiğim bazı noktalan izah etmeğe Daha fazla taahhura cevaz yoktu kik olunarak B. M. Meclisinde huzurla lüzum hissediyorum. İstikbalin bu suallerine cevab veriyorum: Biz 937 mukavelesini her şeklinde satm alma hakkı vardır, yoktur, frank altındır veya kâğıddır taraflarmı bilerek takib ettik. Bütün mütalealan kıymetleri ıııliıııllllııııııııı ıı lııııııııııııııllllllıllllllllıllllıılııııııınııııııı »""» ' »"»"' ı "" ıııııııııııırılılılııınıııı Bana özür diler halde, o zamanki nezaŞimdi benim mukaveleye aid sözlerim ketlerini hâlâ hatırlarım, kelimelerini aybitti. Birşey daha ilâve edeyim. Geçen nen hatırlamıyorum. Bazı şeyler söylediyıl burada şark demiryollarının bütçesi ler. Demek istiyorlardı ki: konuşulurken arkadaşımız Fatma Memik « Söylediğim sizin zamanınıza aidBakandan bir sual sordular. Bakan biraz dir, belki size dokunacak bir nokta geç zahat lutfettiler. Ben de burada dinle ti, aldırma, hoş gör.» Ben de: dim. Fakat bu izahat bitmeden, o zaman « Ne olur canım, sen iş üzerinde lelâl Bayar arkadaşımızla beraber ça uğraş, başar, temin et al. O zaman hepiıştığımız ve yıl sonuna yetiştirmeğe uğraş mizin bayramı olur. Bu arada birkaç keığımız İş kanunu üzerinde çalışmak üze Iime söylemişsin ne olur? Sen işine bak.» re şuradaki bir odaya girdik. Ali Çetin dedım. aya müzakereden sonra yanıma geldi. Dokunma orada kalsaydı mesele yok Bir hatıra tu. Fakat devam ediyor. Devam edince hatırıma eski noktalan ekliyorum. O zaman söyledikleri basitti. Gene intizar hesablarından bahsediyorlardı. 929 mukavelesinin bir maddesi için her nasılsa konuluvermiş dediler. Gene ben nasılsa böyle zararlı birşey koyuvermişim. Bugün içinde bulunduğumuz konuşma mevzuunu teşkil eden arkadaşımın beyanatile bu eski beyanatımdan sonra bana yaptığı itizarı birbirine ekleyince daha fazla müteessir oluyorum. karar verildiği hakkında yeni bir teminat întizar hesabı meselesi neş'esi husule getirsin ve Büyük MecliDaha ziyade intizar hesabı meselesinsin hafızasmda bütün bu münakaşadan eg de durdular. Bu intizar hesabı meselesilenceli bir hatıra kalsın. (Bravo sesleri, ni ben yalnız şahsî olarak görmüş, dü şiddetli ve sürekli alkışlar). şünmüş ve hükmetmiş, onun üzerinde yü""••"•"'•••"••"•"•••ııııııııııııııifiıııııııııııımııııııııııııııııııımıııtH rümüş değilim. İntizar hesabı meselesinin şirketle olan muhaberemizde sakat Son cümleler bir telâkkiye sebebiyet verdiğini BaşvekâArkadaşlar, sözlerim bitiyor. Bir iki let makamına bir takrirle arzetmiştim. Bu kelime ile fikirlerimi bağlamak istiyo Başvekâletten bir heyeti hukukiye teşkil rum. Bugün biraz sizlerle mahzun olarak edilerek tetkik edilmesini teklif etmiştiıT. konuştum. Ben eskidenberi bu kürsüye Heyeti hukukiye tetkik etmiştir, verdiği bütün politika hayatımda şevk ve neşe ile rapor buradadır. Arzu ederseniz oku çıkmış bir adamım. Burada rejim, fikir rum. Vardığımız netice intizar hesabı save telâkkilerimiz üzerinde fikirleri uy kattır. Bilhassa intizar hesabından teragun olmıyanlarla acı tatlı münakaşalar, küm edecek, tevellüd edecek parayı hat mücadeleler yaptım. Bazı da arkadaşlar ödemiyor, devletin ödemesini de oraya arasmda muayyen bir fikir, bir kanun ilâve ediyor. Hükumetin borcu olarak ömünasebetile konuşmalar yaptık. Bugün denecektir demektedir. Bu çok mühinv

Bu sayıdan diğer sayfalar: