23 Şubat 1939 Tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 5

23 Şubat 1939 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

23 Şubat 1939 ŞEHRiN İÇİNDEN Eğlence yerlerinden alınan vergiler Elde edilen DUYDUNUZMU? Pahah cicek tarihî bîr Belediye, evvolce kaldırdığı resimleri tekrar mektubun aydırlattığısır almağa başladı İngilterenin Mısır komiseri Mac Mahon'un, Şerif Hüseyni Osmanlı Imparatorluğuna isyan ettiren son mektubu neşrolundu Kahire: 17 şubat Bugün Filistinde İngilizler ve Suriyede de Fransızlarla mücadele halinde bulunan Arablık, bir zamanlar gerek İn gilizler, gerek Fransızlarla pek derin bir dostluk içindeydiler. Bu dostluğu tesis eden Suriyede Beyrut ve §am feodalleri ve Hicazda da Şerif Hüseyindi. Cemil Paşa, Cihan Harbinin ilk senesinde Şam ve Beyrutu, Osmaniı İmparatorluğunun düşmanlarından bu düşmanlarm ayni zamanda Arablık •düşmanları olduklan bugünün hâdiselerile pek güzel tahakkuk etmiştir temizlemeğe muvaffak olmakla beraber, elini Mekkeye kadar uzatamadı. Uzatmak istediği zaman da geç kalmış, Şerif Hüseyin, Mısırdaki İngiliz komiserile anlaşmıştı. Arablığın Osmanlı Imparatorluğuna karşı isyanı bu anlaşma ile başlar. O zamanlar tngiltere ile Şerif Hüseyin arasında pek samimî bir dostluk te essüs etmişti. Bu cihet herkesçe malum dur. İngiltere hükumeti, Arablığa hürriyet ve istiklâl vermek üzere bir sürü vaidlerde bulunmuş ve bu vaidlerin tutulacağım ispat ve temin etmek üzere Şerif Hüseyne bir hayli para göndermişti. Vaidlerden ziyade bu paralara kıymet veren Hüseyin, dostluğu ileri götürdü ve Mısırdaki îngiliz komiserile teati ettiği birkaç mektubdan sonra nihayet Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan bayrağmı açtı. O tarihte, ingiltere tarafmdan Arablığa vadedilmiş olan hürriyet ve istiklâl nelerden ibaretti? Bu sual içinde gizlenen sır, uzun zaman meçhul kaldıktan sonra, nihayet Şerif Hüseynin terekesi arasında ele geçen mektublarla aydınlandı. İlk mektublar, bundan takriben bir buçuk sene evvel neşredildi. Bunlann neşrine sebeb dc, Filistinin parçalanma sını istiyen İngiltereye karşı, Arablık âleminin eski vaidlerini hatulatmak ihtiyacını hissetmesi idi. O tarihlerde artık gözleri açılmaya başlamı§ olan Arablik âlemi bu mektublarm bazılarını buldu ve neşretti. Bunlardan anlaşıldığına göre, en evvel, îngilterenin Mısır komiseri Mac Mahon, Şerif Hüseyne bir mektub göndermiş ve bunda İngilterenin Arablara ve müslümanlara karşı olan muhabbetinden bahsederek kendisini Osmanlı hükumeti aleyhine isyana sevketmişti. Osmanlı İmparatorluğunun Jıalife sıfatile meşhur cihadı mukaddes ilân etmesine karşı bizzat Mekke Emirini isyan ettirmekle ce vab vermek istiyen İngiltere hükumeti, Şerif Hüseyne hertürlü vaidlerde bulunmaktan hâli kalmamıştı. Fakat arada teati edilen bütün mektubla.rın, gayet müphem kelimelerle doldurulmuş olduklan bugün çok güzel görülüyor. Bunlardaa evvelce neşredilmiş olanların yazılış tarih leri itibarile birincileri sadece kuru dostluk teminatlarından ibaretken, Şerif Hüseyin tarafmdan verilen cevablar, İngiltere ile Arablık arasında akdi düşünülen ittifak için bir takım şartlar ileri sürülmüş olduğunu gösteriyordu. Bu şartlar, hürriyet ve istiklâl verileceğinin tasrihinden ibaret kalan bazı noktalara münhasırdı. ümidvarım. «Mersin, İskenderunla Haleb, Homs, Hama ve Şamın garbında bulunan bazı mıntakalann tamamen Suriyeye aid olduğunu iddia etmek kabil değildir. Bu sahalar, tarafınızdan tayin edilmiş olan hududlann haricinde bırakılmak lâzım dır. Binaenaleyh, bu mıntakalar harıc olmak ve bızım bir takım Arab şeflerıle yapmış olduğumuz itilâfları ihlâl eyle memek şartıle tarafınızdan tayin edilen hudud esaslarını kabul etmeğe hazır bulunduğumuzu arzeylerim. Şu halde, İngilterenin serbestçe ha reket edebijeceği sahalara aid olmak ve müttefikimiz Fransanın menfaatlerine muhalif bulunmamak şartile, majeste hukümdarun namına size aşağıdaki beya natta bulunmaya mezunum: «1 Yukanda zikredilen tadilât şartile mukayyed olmak üzere ve tara hnızdan zikredilen hudud içinde müstakil bir Arab devleti vücude getirilmesini ve ona icab eden yardımlarda bulunacağını İngiltere hükumeti namına beyan ve taahhüd ederim. «2 İngiltere hükumeti, Makamaü Mukaddesenın himayesini ve onların herhangi bir taarruza karşı müdafaasını deruhde eder. Bundan başka onlann vahdetini dahi teyid eyler. «3 İngiltere hükumeti, icabında, Arablara lâzım gelen yardımlarda ve tavsiyelerde bulunmayı deruhde eder. Muhtelif Arab memleketlerinde en mü kemmel bir hükumet şekli tesisi için kendılerine yardım eylemeği de müteahhiddir. «4 Buna mukabil Arablar da, İngiltereden maada hiçbir memleketin yardımından, nasihatlerinden istifade etmeği düşürrmiyeceklerini vaid ve taah hüd eylerler. Tesis edecekleri hükumetin bütün dairelerinin teşkilâtını yapacak olan memurların kâmilen İngiliz olmalarına da Arablar muvafakat ederler. «5 Bağdad ve Basra vilâyetlerine gelince, bu vilâyetlerin İngilterenin menfaatleri bakımından ehemmiyetlerinin büyük olduğunu Arablar da bildikleri için mezkur hükumetçe bu havalinin herhangi bir harıcî taarruzdan masun kalmasını temin edecek bir kontrol altında tutulması hususundaki arzulannı da Arablar kabul ederler. «Eminim ki bu beyanat, Arablann an'anevî dostu olan İngilterenin Arablık emellerini terviç ve müdafaa hususundaki sempatisi hakkın<la sizce hiçbir şüphe ve tereddüd kalmamasını temine kifayet edecektir.» * * * İşte, Şerif Hüseynin Osmanlı İmparatorluğuna karşı isyan bayrağmı temin eden nihaî mektub bundan ibarettir. Bu mektubu uzun uzadıya tefsire lüzum dahi görtnüyorum. İngiltere, bu mektubile Arablara istiklâl vermiş değil, belki de Arabistanı istediği gibi parçalamak ve bu parçalanmış yerleri Fransa ile kendisi arasmda taksim edip, kendi elinde kalacak bütün sahalarda dilediği gibi hâkim olmasım temin eyliyen bir idare tesis eylemek haklarmı Arablardan almışhr. Bundan dolayı Filistin davasının müdafaası ve Balfour beyanatımn ilgası bakımından, bir müdafaa vesikası olarak, bu mektubun ibraz edilmesi, kuvvetli bir delil ifade edemez. CUMHURİYET YAZAN; 5.GUNG0R Oyuncakçılığın inkişafı için bizde oyuncak zevkinin umumileşmesi lâzım Hükumet, konser ve danslı çay vesaire verilen mahallerden aldığı rüsumu evvelce indirmiş, Belediyede evvelâ bu kabil mahallerden yüzde on resim alırken bilâhare bunun Belediye rüsumu kanununda yeri olmadığı beyanile riisumun tahsiline lüzum görmemişti. Fakat Belediye bu verginin tahsiline tekrar karar vermiştir. Gece saat on ikiye kadar devam eden yerlerden yüzde on, gece yarısından sonra devam eden çaylı danslardan da yüzde on beş nispetinde Belediye resmi tahsil edilecektir. Bundan başka yüzde beş damga pulu ve yüzde on da Darülâceze hissesi alınacaktır. Balo vesaire gibi eğlencelerden alınacak Belediye ve Darülâceze rüsumu damga pulu ile birlikte hâsılatm yüzde otuzunu tutmaktadır. Yer kirası vesaire gibi birçok masraflar da bu mikdara inzimam ettiği takdirde bu işlerden hiçbir istifade temin edilemediği beyanla alâkadarlar itiraz etmektedirler. Bazı çiçekîer var ki, satın almağa para yetişmez. O kadar nadir yetişir ve nedreti nispetinde pa halı satılır. Fakat Miltonia ATmstrongu adı verilen çiçek derecesinde yüksek kıymette bir tane daha yoktur. Bu çiçek koyu kırmızı zemin üzerine beyaz ve sarı benekli, harikulâde güzel ve eşme rasgelınmiyen birşeydır. Iik defa Meksikada yetişmiş. Senelerce uğraştıktan sonra, bir benzerini, İngiltere enstitülerinden birinde yetiştirmeğe muvaffak olmuşlar. Meksikada çıkan ve ilk tohumu veren çiçeğin, en aşağı bir tahmin le 30,000 İngiliz lirası değerınde olduğunu söylüyorlar. Tüyler ürpertecek kadar korkunc bir rakam; o kadar korkunc ki, âdeta, çiçeğe yakışmıyor. esasen, adı korkunc Armstrong! Yetiştiği yer korkunc: MeksıH! Kıymeti korkunc 30bin! Çıcek değil, sılâh. Mizah mi, hasisli kmi? îskoçyalıların haisliği meşhurdur. îçlerinde, nekesliğin müşahhas timsali olan Harpagon'u bile geride bırakanlar bulunurmuş diye rivayet ederler. İskoçyalılar, meğer yalnız bu vasıflarile değil, mizahta yedditu lâ sahibi olmakla da şöhret taşırlarmış, bilmezdim. Bir yerde, bu mizahın bir nümunesi diye şu fık rayı okudum: Bir İs koçyalı vefat etmiş. vasiyetnamesini açmışlar. Mezar taşınaj şu ibarenin yazılmasını istediğini görmüş' ler: «Adres bırakmadan son seyahatinel çıkmıştır ve bir semti meçhule gitmiştir.» Ölüm şaka götürmez amma, îskoçyalının vasiyetnamesindeki şu arzuda mizah çeşnisi yok değil. Ancak, ben bunu mizaht;an ziyade, hasislikten ileri gelme bir vasiyet görüyorum. Gittiği ahret diyarında da para istemeğe gelenler bulunur diye adresini orada bile gizlemek is olamaz mı? . •> Mersinde istihlâk edilen canlı hayvan Mersin, (Hususî) Vilâyetimız dahilinde istihlâk edilen canlı hayvan mikdan gün geçtikçe artmaktadır. 937 yılmda vılâyetimizin merkez ve kazalarında kesilen hayvan mikdarı 70.561 baş olduğu halde. 938 yılında bu mikdar 74.998 başa baliğ olmuştur. Bunun kazalara göre tevzii şudur: Mersinde 40.290, Tarsusta 25.251, Silifkede 6 602, Mutta 1.575, Gülnarda 1.250, Anamurda ise 1. 030 dur. 938 yılı içinde kesilen bu 74.998 hayvanın 39.003 ü koyun, 27.656 sı Ikeçi, 2.845 i sığır, 2.634 ü dana, 2.441 i oğlak, 608 i kuzu, 14 ü manda ve 5 i de devedir. • Bu rakamların ,kaza merkezlerinde ve belediye mezbahalarmda kesilen hayvanlara aid olduğunu kaydetmeğe lüzum vardır. Çünkü nahiye ve köylerde kesilen hayvanlar da hesab edilecek olursa bu rakamm b.iı iki misli yükseleceği tabıidir. Yeni oyuncaklardan bir iki nümune Oyuncakçılık o kadar ilerledi, vitrin ğı, bazı anne ve babalar, çocuğu oyalalerde o kadar çeşidli, cazib oyuncaklar mak için bir vasıta olarak kabul ederler peyda oldu ki insamn yenibaştan çocuk ve onları susturmak, yahud evde süt niolacağı geliyor. Fakat biraz sonra, bu o neleri, dadılarile yalnız bırakmak ihtiyayuncakların üzerindeki etiketlere gözü ili cını hissettikleri zaman bu vasıtadan Kşınce çocuk olmadığına, hatta oyun ça tifade etmek akıllanna gelir. Halbuki başğında çocuğu bulunmadığına şükrediyor. ka memleketlerde oyuncak, çocuğun Sözün kısası: Bizde oyuncaklar çok derslerinde başlıca yardımcısıdır. Daha pahalı! Geçen gün, elektrikle işleyen bir pek küçük yaşta iken, çocuk bir çiçeğin mini mini trenin lâf olsun diye fiatını sor nasıl yetiştiğini, makine ile nasıl dikiş dikildiğmi, bir tünelin, bir köprünün, bir adum: Pazarlıksız yüz yetmiş beş lira! partımanm nasıl inşa edildiğini, oyuncaklarına baka baka öğrenir. Son zamanlarcevabını verdiler. Demek aşağı yukan iki oyuncak tre da, harb oyuncakçilığı büyük mikyasta nin parasile modası geçmiş bir otomobil ilerlemişrir. Oyuncaklar dünyasında, her satın ahnabilecek. Bir arkadaşım, ancak gün yeni bir tank, her giin yeni bir top iki istasyonu o da sivrisinek vrzılbsından icad ediliyor. Ve bunlar, daha piyasaya farksız dinletebilen minimini bir radyo çıkar çıkmaz, âdeta yağma edilircesine, makinesi görmüş: Kendisinden ne ara kapış kapışa gidiyor. Bomba atan asker oyuncaklarmdan biz bile, her mevsim isalar beğenirsiniz ? Altmış lira... çinde yüzlercesini satıyoruz. Harb sanaIçini çekerek bana anlatıyordu: yiini örnek tutan oyuncak sanayii, çocuk Altmıı lira verecek olduktan sonların vatanî duygusunu istismar etmeği ra, beş lâmbalı hakikî bir radyo makineçok güzel biliyor. Tayyare modelleri de, sine sahib olurum. Oyuncak radyo için büyük rağbettedir. Çocuklan böylelikle, altmış lira... Nerede bu bolluk?. şimdiden tayyareciliğe alışıyorlar. OyunBizim arkadaş, bazı mukallidlerin; cakçılığın, tenevvü ve inkişafı derecesi taklid ettikleri kimselerden çok fazla itihakkında bir fikir edinmek için her sene bar gördüklerini galiba bilmiyordu. OAlmanyada Lâypçig şehrinde kurulan yuncaklar da, biraz bu mukallidler gibibüyük oyuncak sergisini ziyaret etmek kâdir. Bazan asıllarından daha pahalı safidir. Burada, akıllara hayret veren çeşid tarlar, kendilerini!... çeşid oyuncaklar teşhir edilir. Dünyanın Pahalı olduklan için, çocuklanmıza en büyük oyuncak fabrikası olan Şüko, ihtiyacları derecesinde oyuncak veremi bütün imalâtını bu sergiye döker. Oyunyoruz. Halbuki oyuncak, her sahada in cak fabrikası diyip geçmeyin: Şüko fabkişaf etmek istidadile doğan çocuklar i rikasının stok oyuncaklarına her sene, yeçin, eğlenceli birer ders yerine geçer. Ço ni neviler ilâve etmek vazifesile mükelcuğun çok defa hangi mesleği tercih ede lef altmış mühendis vardır. Bunlar geceğini bile, seçtiği oyuncaklara göre, vak celi gündüzlü çalışırlar. Almanyanın Zotinden çok evvel keşfetmek mümkündür. nenberg şehri, büyük bebek fabrikası ile Oyuncağın çocuk ruhiyatı üzerindeki mü meşhurdur. Dünyanın en güzel oyuncak essir rolü bütün medenî dünyada tasdik bebeklerini bu fabrika imal eder. Uzakedilmiş, oyuncakçılığın himayesi için e tan görünce onları canlı sanırsınız. İçlesaslı tedbirler alınmıştır. Oralarda, oyun rinde yürüyen, konuşan, hatta sahici becak, bir liiks değildir, çocuğun yemek iç bekler gibi, altlarını kirletenler, biberonmek gibi hakikî ihtiyaclan arasına gir da sütlerini içenler vardır. Oyuncakçılıkmiştir. Ya, bizde?.. Bizde oyuncakçılık ta, hiçbir memleket, Almanyanın sevibakımından vaziyet?.. Eski bir oyun yesine erişememiştir. Oyuncağı yalnız çocak mağazası sahibi bir dostumla bu mev cuklara mahsus bir eğlence vasıtası zanzu etrafında dün uzun bir konuşma yap netmemelidir. Ben, bir Amerikalı bilirim tım. Mağaza sahibinin anlattıklarını aşa ki, karısı akıl hastanesindedir. Ikide bir, ğıdaki satırlarda hulâsa etmeğe çalışıyo mağazamıza gelir, türlü oyuncaklar alır, rum. Bu zat diyor ki: gider. Bu kadar oyuncağı ne yaptığını bir « Memleketimizde oyuncağm pa gün kendisinden sordum. halı satılması, bize pahalıya mal olmasın Evde canım sıkıldıkça oynuyorum! dan ileri gelir. Oyuncak çeşidleri üzerine konulan gümrük resmi çok ağırdır: demez mi? Makineli oyuncr.klar için kilo başına 175 Avrupada böyle tiplere sık sık raslakuruş, makinesizler için 140, tahta oyun dığım için hiç de hayret etmedim! Öyle caklar için 65 kuruş ödüyoruz. Bu yüz oyuncaklar icad ediliyor ki, onlarla göden bazı oyuncaklar da, fabrikaya verdi nül eğlendirmek için çocuk olmağa hiç sımiz paranm iki mislini gümrüğe yatır de hacet yok. dığımız oluyor. Netıcede, tabıî, en gösİşte size bir tanesi: Küçük bir garaj... terişsiz bir oyuncak, ağırlığı nispetinde fi Garajın içinde minimini bir otomobil... atı derece derece artmış olarak, mağaza Onun birkaç adım uzağında, bir telefon kapısından içeri giriyor. Gümrüğün kıs makinesi! Ahizeyi yerinden çıkanp kumen indirilmesi halinde; yeniden oyun lağ'nıza götürüvor ve sözde, bir taksi emcakçı dükkânı açmağa heves eden kim rediyorsunuz. Reseptör, yerinden çıkar s?ler bulunacağını tahmin ederim. Şim çıkmaz garajın kaoısı kendiliğinden açıdiki halde, görüyorsunuz, koca Beyoğ lıyor, bir otomobilin size doğru bütün 1 >nda, iki mağazadan başka bu spesiya sür'atile geldiğini görüyorsunuz. Eğer o lite üzerıne ış yapan müessese kalmadı. sırada bırisi otomobilin arkasındaki yayı Memleketimızde, oyuncak zevki, henüz kaldıracak olursa, taksi kendiliğinden geinkişaf etmiş bir halde değildir. Oyunca risin geri dönerek garaja giriyor. Kapılar ödemişte yakalan ırz düşmanı İzmir, (Huşusî) Ödemişte Birgi nahiyesinin Hıdırlar mahallesinde oturan amele Mehmed Ali, geçinemediğı kansı ile henüz talâk muamelesini tamamlamad'ğı halde, İsmail Efenin çiftliğinde çalı§an 15 yaşmda Hafizeyi kandınp kirletmiş, birkaç ay sonra, zavallı kızm kardeşi 14 yaşındaki Hasibeyi de gene izdivac vadile ayni ahlâksızhkla luzağma düşürmüştür. Mehmed AH, evvelki gece çiftliğin saman dammda ikinci kurbanına verdiği randevu için gizlenirken görülmüş, mesele meydana çıkmış ve Adliyeye verilmiştir. şırak diye kapanıyor. Bir oyuncaktan, bundan daha kuvvetli bir mucize beklenemez değil mi? Eski oyuncak nevileri, yalnız asıllarına benzemek hünerini gösterirlerdi. Yeni oyuncaklar ise, asıllannın vazifelerini de yapıyorlar. Bir oyuncak dıkiş makinesi, mükemmel dikiş dikiyor, bir elektrikli katar, bütün tertibatile hakikî bir katar rolünü kusursuzca oynuyor. Bir oyuncak seraya istediğiniz tohumu ekince, muayyen zamanda çiçek yetiştirebiliyorsunuz. Toplar var, mermi atıyorlar, otomobiller var, bir kilometreye yakın mesafe katediyorlar. Çocuk, elindeki oyuncak örneğe baka baka, daha on yaşmda bina kurmasını, tünel açmasını, demiryolu döşemesini, öğreniyor. Plâstülin dediğimiz şu oyuncak; çocuğu şimdiden heykeltraşlığa alıştınyor. Hakikî sinema makinelerinin vazifesini gören oyuncaklar da var. Bunlann, çocuklara bir zamanlar, bize o kadar karışık görünen sinemanm esrarını ne kadar kolaylıkla öğrettiğine bilhassa dikkat ettim. Bizde, yerli oyuncakçılık inkişaf edemez mi? diye soruyorsunuz. Bu sualinize müspet bir cevab veremediğim için müteessirim. Vâkıa, yerli oyuncaklar da yapılmıyor değil. Hatta, bunlar arasmda, muvaffak olan nümuneler de var. Aksarayda bir genc, daha şehrin ötesinde berisinde bazı müteşebbisler, yerli oyuncakçilığı ileri götürmek için, tebrik ve takdir edilecek derecede çahşıyorlar. Çocuk bisikletleri, tahtadan otomobiller, trenler, kamyonlar, ev eşyaları filân yapıyorlar. Fakat, çıkardıklan oyuncaklar, ne kadar olsa, Avrupadan gelenlerin yanında iptidaî kalıyor. Oyuncakçılık büyük sermaye işidir. Farzediniz ki, burada da bir oyuncak fabrikası kurduk. Seri imalâta başladık. Yaptığımız oyuncakları kime satacağız. Dediğim gibi, oyuncakçılığın inkişafından evvel., bizde oyuncak zevkinin umumileşmesi lâzım!... " Hos seda Yer yüzünün ne kadar eski olduğu, insanlann en fazla merak ettikleri şeylerden birisidir. Eskiliği malum olmıyan bir tarihtenberi kürenin yaşını hesab eder dururlar ve içinden çıkamazlar. Kimi milyon der, kimi milyar. Ademden bugüne kadar, yeryüzünde kaç insan doğup yaşamış ve ölmüş?Bir merak mevzuu da budur. Onu da hesab ederler, milyon derler, milyar derler, anlaşamazlar. Yeni bir hesaba göre, şimdiye kadar gelip geçen Adem neslini 100 milyar kişi diye tahminde ha^a yokmuş. Güzel. Fakat bunun bir kötü tarafı var. Beşikle mezar arasındaki yolun sonuna gelmeden, tarih kapısından giren ve adını orada bir sahifenin kenann,a iliştirip bırakan, bu 100 milyarda kaç kişidir bilir misiniz? 5000. Evet, 100 milyarda 5000 kişinin admi tarih sahifelerınde bulabiliyoruz, hazin şey Fakat daha hazini var. Bu beş binin içinden, bu kubbede hoş bir sada bırakanlarm sayısı! Salâhaddin GONGÖR Son günlerde burada neşredilen yeni bir mektub, bu meseleleri biraz daha aydmlatmış oldu. Aşağıda tercümesini verdiğim bu mektub, İngiltere ile Şerif HüSon üç gün zarfmda şehrin muhtelif seyin arasındaki muhaberelerde İngilte yerlerinde 14 kıraathaneden muhtelif renin Şerife ne tarzda bir oyun oynamış Bu arada bizi alâkadar eden en mü kıymette palto. pardesü çalan Kozma ile olduğunu pekâlâ göştereceği için bu mehim noktaya dikkati çekmeği unutmıya suç ortağı Kemal yakalanarak Adliyeye J seleye aid hikâye ve tefsirleri bir tarafa yım: Bu mektub gösterir ki Şerif Hüse teslim edilmişlerdir. bırakarak mektubu tercüme ediyorum. yin o zamanlar İskenderunu (yani Ha Kozma, bunlardan şaka Keresteciler *î* »¥• * tayı) Suriye hududlan içine almak iste caddesinde 53 numaralı evde oturan «Mac Mahon'dan Şerif Hüseyne» miş olduğu halde, İngiltere, Arablara Himmet oğlu Kanbere aid dükkânı aça< Kahire, 24 ikinciteşrin, 1915 karşı bol vaidlerde bulunmak zamamnda rak 45 kiloluk bir çuval buğday çalmak«29 şevval tarihli mektubunuzu büyük olmasma rağmen, bu ciheti kabul etme tan da suçludur. bir memnuniyet ve hatta sevincle aldım. mis, İskenderunu Suriye hududları haYakalanan yankesici Tarafınızdan kullanılmış olan samimî ve ricinde bıraktırmıştı. Alı Rıza admda ve (beynelmilel yandostane tabirler ruhumun üzerinde pek M. TEKFR kesiciler kralı) namile tanman hırsız, i kuvvetli bir tesir yapb. 8 sene evvel memleketimizden ayrılmış'j «Size gönderdiğim mektubda ve bu a Bursada bir kaçakçılık davası tı. Ali Rıza, başta Belçika olmak üzere 1 birçok yerlerde yankesicilik yapmış, radaki beyanatımda, Arabistanm hududBursa. (Hususî) Gazi Antebden şehları hakkında bazı tereddüdler ve sami rimize kaçak ipekli kumaş getirerek sat kâh yakalanmış, kâh kaçmağa muvaffak miyetsizlikler görmüş olduğunuzdan ha maktan suçlu olarak yakalanmış olan olmuş, nihayet Yunanistana geçerek Lüberdar olmakla pek müteessifim. Halbu Necmi ile kansı Naciye, Hacer ve Ga leburgaz yolile şehrim'ze selmiştir. Zabıta memurları, Ali Rızayı Lüle i ki böyle bir tereddüd ve samimiyetsizlik zij^e şehrimiz Asliye Ceza mahkemesnburgazdan getiren otobüsten inerken. benden çok uzaktı. Ben yalnız, bu mese de muhakeme edilmektedirler. Müddeyakalamışlardır. lenin ciddî surette mütaleası için henüz iumumilik bunlardan Gaziye ile Hacevaktin erken olduğunu söylemek istemiş rin beraetlerini, Necmi ile Naciyenin îtalyan topraklarındaki pettecziyelerini islemiştir. Mahkeme; yatim. Bütün maksadım bundan ibaretti. kalanan kumaşlarm gümrük resmile bu rollerin imtiyazı «Son mektubunuzdan anladığıma gö resmin kilo üzerinden ne kadar almdıRoma 22 (a.a.) İtalyan hükumeti,^ re, siz hududlann bir an evvel tespiti ci ğının ve yakalanan kaçak kumaslann İtalya topraklarmda ve müstemlekelehetine büyük bir ehemmiyet atf ve onu kaç kilodan ibaret bulunduğunun İstan sinde petrol arastırmak imtiyazını beş hayatî bir mesele olarak telâkki ediyorsu '. ul gıi:. • üklpr Başmüdurlüğünden s •sene müddetle îtalyan petrol kumpan» nuz. Bunun için, ben de bu mektubumla rulmacı için Müddeiumumiliğe müzek yasma vermiştir. Bu araştırmalarda şirsize aşağıdaki beyanatı vapmak istedim. kere yazılmasma karar vererek muha kete yardım olmak üzere de 60 milyon Mret tahsis etnrştir. Bu beyanatın sizi memnun edeceğinden kemeyi talik etmiştir. Yakalanan sabıkalılar

Bu sayıdan diğer sayfalar: