16 Nisan 1934 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7

16 Nisan 1934 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

68 ler meclisinin son toplantısı —Baş tarafı 1 iaci sayfada— a '_h'ün en genci Refika Hu- vaşı Behçet Hanım. En ihtiyarı ise Aşlarmı bilmiyorum. Zaten — bil- ::"d:' kızarlar diyene — söylerim Ben âzalar hakkında böyle :::"_mnl_ır yaparken zil çaldı âza- v7 içeriye giriyorlardı. Safiye Hü ı’..'Yllı Hanım bahriye biçiminde © Pardesü şapka giymişti. İçeri © Birerken Hazım Paşa: h—& _Hımuı amirali selâmlıya - İ'Iı.:h" takıldı. Râna Sani Yaver | &; ım deftere imza attıktan son - üııî'.dtnıe yerini şaşırdı. Zabıt kâ n hanımların oturdukları ye- N arkasına kadar yürüdü. Tam | zaman işin farkıma va- ;,"ı-k sağ cenahtaki köşesine geç- “'"';:"' Şevket Bey elinde tesbih kŞ d.“h_ dağıtıyor. Bu arada | K selâma nail oldum. Mecli- n:;laı hatiplerinden A- Ü 1, Bican, Kemal zi sol cenahtaki ir meclise iltihak — ettiler. p okunuyor... Mazbatalar da- yaYor. Sadettin Ferit Bey bir adan zaptı dinliyor, bir yandan töyledi. Mehmet Ali Bey 3 bin liralık münakalenin bulunduğuna dair büt- j lq.::'!hni mazbatası — okundu. ik kelimesi ile kabul — edil- Âbdülkadir Bey göbeğini reis tasvibi âlinize arze- aözünden nüktenin ne 5o f f”îi Gzalar birer birer leü’“d_u' sağcenahta 11kişilik du. Reis kürsüsü- muavini Hâmit, Kemal Beyler lar, herhangi bir N f T İ j î: " )" Suale cevap verebilmek n « i defterleri, kâğıt- ; % n Yorgulunun Z İ lesi uzadı. Avni Bey tahtaya vuruyor, a - hasılâtı safiyeden aa Büna Mehmet Ali Bey Bij Yor, © oturunca Abdül- 'ordu. Her üçü Sürup kalktılar, — tahsisatın | ni B yT Oi bütçede yer almasından, işin bir tahminden ibaret olmasından, ma- halli bir arzunun is'afından bahse- dildi. Mehmet Ali Bey söz arasm- da meclisin son celsesi olduğunu hatırlattı. Bütün âzalar bu söz ü- zerine kulak kesildiler, Acaba Mehmet Ali Bey meclisin on beş gün daha temdidini mi istiyecek- ti? Sözün sonu başka şekilde neti- celendi. Hiç bir taraftan bir işaret olmadığına göre meclis artık son gününü yaşıyordu. On beş dakika süren münakaşadan sonra Yorgo- lunun belediyece istimlâkine — ka- rar verildi. Yedikuledeki kapının genişle- tilmesi ve buradaki iki dükkânın istimlâki için âzadan Kemal Beyin | verdiği takrir hakkında bütçe en- cümeninin — mazbatası okundu. Bütçe encümeni bütçede tahsisat olmadığından bu istimlâkin bu se- ne yapılmasının kabil olamıyacağı nı bildiriyordu. Mazbata 934 sene sinde tasarruf elde edilirse bu işin makamca yapılabileceği bildirili- yordu, Takriri verea Kemal Bey tam bu sırada içeri girdi. Reis Sadettin Ferit Bey, — Kemal Bey tam zamanında geldi dedi. Kemal Beyin 10 mil- yonluk bütçede üç bin liralık bir istimlâk tahsisatının bulunmama- sını kabul edemiyeceğini, Yediku: le kapısının muhakak genişletilme sinin kazaların önüne geçmek nok- tasından lâzım ve mecburi — oldu- ğunu söyledi. Nurettin Münşi Bey söz aldı. Meclisin her celsesinde handeler yaratan bu âteşin hatip Yedikuleden mürur ve uburun te- | * (, | Yöünini teklif etti. Doktor “İlhsan Bey Boğazda şirket vapurlarma yol gösteren 15 Hiralık memurlar gibi buraya da elinde bayrak taşı- yan bir adam konularak gelip ge - çen nakil vasıtalarına yol gösteril- mesini teklif etti. Mazbata makam ca karşılığı bulununca istimlâk ya pılmak üzere kabul edildi. Takrir sahibi Kemal Bey: — Allah gecinden versin. Birisi burada rahmeti rahmana kavuşur- sa Israrımın sebebi anlaşılacaktır. dedi ve kesti. Âzalar arasında ara sıra gü- lüşmeler oluyordu. — Kemal Bey ikinci defa olarak meclisin son cel sesini akdettiniğini hatırlattı. Ne- şeler gene kaçtı. Ne olmuştu? Kara Osman Zade S,ııt Bey bir saatten beri mutadı hilâfıma ağzını açarak bir tek ke- i. | Time söylememişti, İsmail Şevket Bey ise aksine meselei hukukiyede, sa- rahatinden, kaydı kanuniden ke- mali belâgatle bahsediyordu. Bir aralık konsultatif kelimesini de kaçırıverdi. Bu kelime İsmail Şev- ket Beyin ağzından kaçtığı sırada reis Sadettin Ferit B. de meclisin son toplantısını yaptığını kaçırdı. Artık neşeden eser kalmamıştı. "_[" işte müstaceliyet meselesi ile- Yi sürülüyordu. Sıralar altmdaki ellerde sinirli, sinirli siyah, beyaz :hihkr çekiliyordu. Tevfik Bey — Son günümüzdür, dedi. Meh- met Ali Bey yerinde oturamıyordu. Çok sıkılmıştı. — Zabıt kâtipleri efendim çok yoruldular, Teneffüs yapsak iyi o- lur. dedi. Sadettin Ferit Bey: — Efendim teneffüs isteniyor, ne buyurulur dedi. Ve teneffüs ya. pıldı. Celse açılınca Eı_n,f Banka- sının raporu okundu. Birinci celşe. Çocuk — | Kemaleddin Sahifesi bilmecesinde he- diye kazananların listesi —Üst tarafı 5 inci sayfada— mektep sınıf 1 — 4 ten 841 Ismet. & — Davutpaşa orta mektep smıf A 1 den 266 Fuat. 6 — Davutpaşa orta mektep sınıf A 1 den 98 Sodat. 7 — Vefa lisesi sımf B4ten 486 Kemal. $ — Istanbul kaz lisesinden 462 Taibe, 9 — Galatasaray lisesinden 56 Risai Nazım. 10 — Davutpasa 25 inci ilk mektep sınıf 2 den Nevriye Hanım ve Beyler . Birer paket çukulâta kazananlar 1 — Zografon lisesinden 35 Koço. 2 — Davutpaşada Fuat Bey — kardeşi Müyesser. 3 — Ahmet Sait matbaa- sında mürettip Ahmet Faruk. 4 — Istanbul erkek lisesinden — 17 Ahmet Macidan. 5 — Beyoğlu dokuzuncu ilk mektep sınıf 2 — 4ten — 4il Nezihe. 6 — Şehremini Saray meydant cadde- si numara 28 de M, Izzet. 7 — Me- serret kıraathanesinde Ahmet. 8 — Vakıf paralar müdüriyeti memurların- dan Hikmet Bey oğlu Tunçer . 9 — Galata Eskiyorasyone jenral han nu- mara 23 de Hasan , 10 — Vefa lise- sinden 967 Atıf . 11 — Istanbul kız li- sesinden 408 Jale Yusuf. 12 — Tü- tön inhisarı Çapa deposunda 248 Tsa. 13 — Kasımpaşa Hacı Husrev cadde- si nurnara 66 da Ali Zekeriya. 14 — Çapa tütün deposunda 168 Niyazi. 15 — Feyziye lisesi ilk kısmından Huluk mazlâüm . 16 — İIstiklâl lisesinden 25 Ismail. 17 — İstanbul — kız ortadan 220 Fethiye. 18 — Galatasaray lisesi sınıf 4 ten 1028 Adnan. 19 — Çapa tütün deposunda kantarcı Hasan . 20 — 54 üncü ilk mektep sınıf 4 ten 427 Ayşe Hanım ve Beyler. (Devamı var) HABER Çocuk Sayfası Kuponu 16 Nisan 1934 HABER Telgraf Adresi: İSTANBUL HABER Telefon — Yazız 23872 — İdare: S4sTo ni ABONE ŞERANTI 1 L 6 182 aylık Türküye: 90 260 480 870 Krg. Ezmebi: 180 3185 700 1900 ILÂN TARİFESİ Ticaret Uğalarının satırı 12,50 Roamt ilânlar 10 kuruştur. Sahibi: HASAN RASİM Neşriyat müdürü M, Gayur Bazıldığı yeri (VAKTT) Matbaası f | | | nin aksine hiç söz söylemiyen âza- lar bile ağızlarını açtılar, hayli a- tıp tuttular, mecliste hakikt bir in- fial görülüyordu. Bu münakaşa sa at yediye kadar sürdü. Yapılacak iş kalmamıştı. Sadettin Ferit Bey: — Dört senelik devreyi kapıyo- rum dedi ve kürsüden inmiye dav- randı. Bu sırada Galip Bahtiyar Bey:” —EfFendim. Bazı sözler söyliye- cektim, Müsaade edilir mi? —diye| başladı ise de reis: — Efendim devreyi kapadım. Bundan sonra sizi aşağıdan dinle- rim., dedi ve indi. Artık veda daki- kaları gelmişti. Azalar teker, teker vedalaşıyordu. Arada: — İnşallah gene görüşürüz. — Canım burası bizim evimiz... — Bakalım Eylüle sağ kalacak | Mıyız.. Kelimeleri bol bol sarf ve istihlak ediliyordu. Yedi buçuğa geliyordu ki, Şehir Meclisi — salo- nunda kimse kalmamıştı.., Yekta Ragıp ERELERNE YeReUK UK ABE LA Va z arGaLeN aa Paşa öldü —-Baş tarafı 1 tael sayfadam- derek düşmanla — göğüs göğüse çarpışmıştır. ; Balkan harbinde sağ elini kay- betmiş, umumi harpte — 13, ve is- tiklâl harbinde 22 yerinden yara- lanmıştı. Mütarekede İstanbulda onuncu Kafkas fırkası kumandanı olarak bulunuyordu. Kemaleddin Sami Paşa bundan sonra ÂAnkaraya gitmiş ve birinci fıirka kumandanı olmuştur. Birin- ci İnönü, ikinci İnönü, Kütahya ve Sakarya baş kumandanlık harp- lerinin hepsine — iştirak etmiş ve kendisine verilen vazifeleri büyük bir fedakârlık ve muvaffakıyetle başarmıştır. Büyük taarruzda da dördüncü kolordu kumandanı bu- lunuyordu. Zaferden sonra çok sevdiği ha- yatı askeriyesine veda ederek dip- lomasi sahasında çalışmağa başla- mıştı. Son vazifesi Türkiye cüm- huriyeti Berlin büyük elçiliği ol - muştur. Vefatı büyük bir zıyadır. Ke- der içinde bulunan ailesine sami- mi ve içten taziyetlerimizi beyan ederiz. OR —Üst tarafı 5 tnci sayfada— Gençlerin nefes kabiliyetlerini ar- tırmak için spor sahasında yapılan ta- dilât çok yerinde musip bir hareket ol- muştur . Futbol, atletizm, voleybol — şubele- rinde muvaffak olan gençlerin heves. lerini takviye etmek suretile fabrika- dinin himmetile bir tenis sahası vücu- da getirilmektedir. Fabrikanın hima- | yesinden başka hiç bir suretle muave- | ,| ©et görmüiyün klübün kıymetli faal he- yeti idaresini gençlik namıma tebrik et- meyi bir vazife telâkki ederiz. Resim: Kocaeli şampiyonluğuna namzet Hereke idman yurdu — işaret. H baş kaptan Akif Bey.. Garez uğruna bir genç öldürüldü (Baş tarafı 1 nci sayıfada) arrizin püskürtülmesine muvaffak olmuştur. Bu yüzden —© zamandanberi Mustafa ile Sadullah, Mehmede diş bilemeğe ve hattâ hınçlarını al mak maksadiyle bir iki defa Mehmedin metresi — gibi yaşıyan Melâhat Hanımın peşine düşmeğe ve takılmağa başlamışlardır. Mustafa ile Sadullah bu hare- ketlerle hırslarını yenemedikleri için vak'a gönü daha sabahtan Zi- ba sokağında dostları olan Saba- hat ve Seher adlı sermayelerin ya- nında kafaları tütsülemişler ve bu akşam TopluMehmedi öldüreceğiz diye kararlaştırdıktan sonra çıkıp Mehmedin geçeceği yolları taras- suda başlamışlardır. Toplu Mehmet te o gün berabe- rine aldığı metresi — Melâhat Ha- nımla sinemadan dönüyormuş. İki adam bunları görmüşler ve peşle- rine takılmışlar Sadullah ile Mus tafa bıçaklarını çekerek Mehme - din üzerine atılmışlar ise de Meh- raftan da (can kurtaran yok mu) diye feryada başlamış. © sırada Mehmedin imdadma evinden hemşiresi Nadide aHnım lie valdesi ve bir de bir kaç gün- dür işinin bozukluğu dolayısiyle yoj sarfmazar ederek kahveci Sükrü Efendinin tişmişlerdir. * | Sadullaha yetişmiş — onun ile ü Sami| 400,000 bin lira ne oldu? —Baş tarafı 1 inci sayfadam— verdiği dokuz kuruşun fazla oldu- ğunu, bunun indirilmesi sebeple- rinin araştırılması lâzım geldiğini söyledi. Galip Bahtiyar Bey Fransada kilo başına dört frank almdığını söyliyerek dokuz kuruşun fazla ol- madığını bildirdi. Halit, —Kara Osman zade Suat, Ali Rıza, Nu rettin Münşi Beyler de söz söyledi- ler. Cevdet Kerim Bey fakir hal- kın ekseriyetle Karamanyediğini söyliyerek bunun kilosu başından almacak resmin biraz daha indi- rilmesini, bu suretle kaçak et sa- tışının önüne geçilebileceğini ile- risürdü, — Neticede kantar işinin biran evel halli ile etin kilosu ba- şından resmi alınmasının temini meselesi makama havale edildi. * Bankanın hesaplarını tetkik ettik. Esefle beyana mecburuz ki kuruluşu gününden sermaye bitin- ciye kadar bankada — mazbutiyet, <iddiyet ve hesaplarda ihtimam e serine tesadüf edilmemiştir. Temi- nat almadan bircok kimselere pa- ralar verilmiş, bunu mürakip ve müfettişler görmemiştir. Banka mukabilsiz 400 küsur bin lira pa- | ra dağıtmıştır. Nitekim heykeltraş Kenan Bey zimmetinde 28 bin, iflâs eden tica- ret ve sanayi bankasında 42 bin, Acem İsmail Efendide 40 bin, M. — Volfta 90 bin, Ferara efendide 25 bin piyango bayilerinde 69 bin, : üt şirketi bin lira kalmıştır. süt 9ııket.ı:de 42 borçlal lar çoktur. ” Banka mevzuunun haricinde iş görmüş, bankanın eski müdürü şayanı hayret derecede kontrolsüz bırakmıştır. Bir banka, - -meclisi idaresi nasıl olmuş da bunları gör- memiş, alâkadar makamları ikaz etmemiştir! Bunu heyetimiz bir türlü anlıyamamıştır. Sermaye ve mevduat beş sene içinde erimiştir. Idare meclislerinin bu işte büyük mesuliyetleri vardır. Yazı maki- neleri sipariş edilmiş, Volfe pa- ra verilmiş, fakat bu zat bankaya tek bir makine değil, bir çivi bile vermemiştir. Piyango bayilerine teminatsız tayyare piyango bileti verilmiş, fakat parası tahsil edil- memiş, bu suretle banka tayyare piyangosu müdürlüğüne — 82 bin lira borçlu kalmıştır. Acem İsmail efendi 40 bin lira almış, bununla bir apartman ala- vak karısının üzerine yapmış, ban- kaya on paro vermemiştir. İdare meclisinin bunlardan haberi oldu- ğu halde müdürün iş başında tu- tulması şayanı hayret — olduğunu bir daha tekrar ediyoruz. Heykeltraş Kenan Bey heykel yapacağım diye 28 bin lira almış, on para vermemiştir. Feraradan son günlerde bor- cunu ödemesi istenmiş, bu zat ay- da on lira verebileceğini söylemiş- dir. Borcu 20 bin lira olduğuna göre iki asırda ödiyecektir demek Sluyor. — Kurtarıcıların oraya ıdn= mütecavizler kaçmağa ve diğerle- vide bunları kurtarmağa başlamış- lar, nihayet yoğurtçu Hasan Kürt Buştuğu sırada Sadullahım. a şı Mustafa da o sırada - oraya miş ve her ikisi bir olarak İngili ' sustalısı ile Hasanı — küreğinden ve göğsünden vurarak yere ser - mişler kaçarken yakalanmışlar - dir. . Wi . n dükkâs | — Hasanı bıçaklıyanın Kür “ : nına bakmakta olan Hasan ye -| dullah olduğu tahmin edi dir. Tahkikata devam olunuyor. —— * $ğ

Bu sayıdan diğer sayfalar: