16 Ocak 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13

16 Ocak 1939 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

n T KO aa J U e ça telerinde çıkmış ve | lr vo i ha T €hletan ve vesikaları Dğn evi de Sur askeri teşkilâtı Ayin etmek, har ülkareke ittihaz Eimek, ker ihtimeli 'dran nereleri mu- töreceğimiz Önce ye / bei açik taradir. İz de Heşkilğtimen, Heves Ürüne; eni ehetimiyet vere, il k Me zakan enerji- ie, < dulundurmağa Mama Zâmanki vasi Mlarakiız. e A doğru te ağızda asgariye ir? a bei b) edeceğiz. Amerika l z e bir istinat ve e ibar,,, Pet halindedir. ve muhtelif imza ade tazı haberler de ya- Surulmuş, bu gizli Hinçaktarın ve şe ikkat nazarı celbo- eN takatrtir etti, Ön- SR ğ e Mi ç, Tesmi elbise, çe- et tebliğ ve tamimi a hi dın yayılan kıya" Omayan gazetele- Üzerine aldı. Andon teskildtenm idare a settiğimilen mühim dna a en ka Ba a ede fildn ha R Bye de hazırlık kolları se- Müyül kol bu harekât a Pine Yapacak, ikin Pipe Mükellef bulunacak” u san, Gironlu Ka ekili Artin, Muatiml için m in rmok Kan, oğlu Kapri» F in baya ak, yarı gürcü n ve aşağı yukarı! | min elindedir. Yazan: İkimim veren: AK, —63- mesai merkezi olarak gösterildi. pik itiraz etmedi. — Evet, dedi. Bu mühim bir me |çıktı. Henüz ai solup olmadığını! sedir. Fakat bu Hınçakların umu: | tahkik edemedik. Teşkilât bu dedi-| mi bir meselesi değil bu birkaç kişi | kodu altında çok sarsılmış bir halde- aramızda düşüneceğimiz bir iştir. (dir. Ne yapacağımızın o kimsecikler ta-| — Nedir bu haber? alından bilinmemesi gerektir. | — Ropen Cevahirciyan Avrupa — O halde, dedim. Ropen Ceva- | ya Kaçarken tevkif olurmuş. | hirciyanı da çağıralım. — Ne? ! Hayır, dedi. o Kararımızı ona | Öyle haykırmışım ki gırtlağım sıy bildirir, noktai nazarını alırız. Onun | “dı ve dakikalarca öksürdüm. | daima İstanbulda kalması lâzım | — O halde, dedim. Geç kaldık ve dır, artık her şey bitti. | Tomayan doğru düşünüyordu. Bu | Reştuni bu hükmüme itiraz etme- »sasları bizim tesbit etmemiz muva» | işti. Hakikaten Ropen Cevahirci" | kt. Fakat fena bir o tesadülle ben | yan tevkif edilmişse bir müddet sop hastalandım. “Terli terli o su içmiş| “a da bizler ele geçecektik demekti. İ ve midemi üşütmüştüm. Bu bana) — Teşkilâtı nereden haberi var? jbi ay yatakla uzanarak her şeyden | — Sinekrim muhtarın yanınday- uzak tedavi edilmeme patladı. Bu| cen duymuş. (Ceridei Mehakim) & müddet zarlında ne olduğundan da» | dında çıkan gazetenin 695 inci nu- hi bana bahsetmediler, marasında Röpenin tevkil olunup Afiyetim yerine geldiği zaman bit | adliyeye tevdi edildiği yazılı imiş. ay zarfında ne olup bittiğini öğren | Birdenbire bütün teşkilâta yayıl mek merakından çatlıyordum. Ziya | 4r, retime Reştuni geldi, — E, ne duruyoruz? Bu ciheti sür — Artık dedim. Çok iyiyim, Bel-| itle tahkik etmemiz lâzım! ki cumartesi günü idare merkezine! — Evet, ama, ne vasıtayla? geleceğim. Bana şu bir ay zarlında| Önce bu gazeteyi buldurmalı olup bitenleri anlatmaz mısin? İ — Hemen hemen, dedi, Mühim | bir şey olmadı. Yalnız komite İlin tanzim eti, Elarkât e) (Matanl Anti) guluylü Ce: riyenin vaziyetini de tesbir ettik, |ridci Mehakim orada basılır. Eğer Bir miktar cephaneye ihtiyaç var. hakikaten Röpen Cevahirciyan tev- Bunu Ropen Cevahirciyan yoluyla kil edilmişse - başımızm . çaresine temin için teşebbüse (girdik Bazı | bakmamız gerektir. Iş ciddiydi. Ve kariyeler ermenileri Hınçaklara da: | ok mühimdi. Gazetelerin hiçbirinde hil olmamak inadındadırlar. Bunları da toplayabilmek için Karabet To- mayan ile vaz Mardiros ve Kaya" met bu işin şayi olmast yan bir seyahate çıktılar. Henüz ko | nı yordu ve güzeteleri bunu miteye mesai neticeleri (o hakkında | Yazmaktan meretmişti. Her şey var- malümat gelmedi. Ben vekâleten w Jar, muru tedvir ediyorum. Zaten henüz Andon Reştuni Mat) Şubelerden bin türlü şikâyet mek- | baai Amireye tezkereyi postaya ver?| tupları alıyorum. Hınçakların, Han İmeden Tomayan ve Kayayan geldi- çak olmıyan ermenilere karşı zi Bunlar da bu dedikoduyu haber | | — Nasıl? ile muamele ettikleri | anlaşılıyor.lalınca her işi birakıp Merzifona| Halbuki cebren ermenileri teşekkü- | dönmüşler ve derhal bize gelmişler- lümüze almakta bir mana yoktur. lerinden belliydi. (Devemt var) Haydut sustu, İşlemek üzere bulunduğu cinayetin büyüklü- günü takdir ediyor ve kendi kendiyle mücadele ediyordu. — Mâiyetimde bulunan adam” ların bana karşı isyan ettikleri. ni söylemiştim monsenyör.. On- Jar kendilerine bir başka reis seçtiler.. Bu adam da başka bi- rinin emrinde bir beykelden baş” ka bit şey değildir. Onların bu- lundukları yer, Tiryesteden Ro- vigoya kadar giden Alp silsilesi- dir, Venediği bir daire halinde muhasara etmiş gibidirler. Dandolo hayretle bağırdı: — Sen bunları nereden öğren 4 'din?. i — Tesadüflerle... Fakat takip etmekten de bir dakika geri kal. madım.. Oralarda dolaşan bütün haydutları tanıyorum. Hesapla- .rımda yanılmıyorsam bugün iki » binden fazla bir kuvvet bu ada- KAHRAMAN HAYDUD sormayın?, — Nar)? İara istiklâlden, — Adı ne bu muş oluyorsun, — Dehşeti bir kuvvet!, — Başlarında bulunan bir 2 dam şayanı hayret bir adamdır. Zapt ve rabttan eser bulunmuyan # Sanki olmıyacak şey mi? Yazan: Svetoslov Minkov Çeviren: Suat Derviş (Dünkü nüshamızdan devam) | diğini sana isbat edeceğim, tecrü-| yumlar piyangosunun büyük ik- M. Linç, samandan yapılmış geniş mantosunun içinden bir İ defter çıkarıyor. Bu defterin içi| bir sürü pembe biletlerle dolu. Bu biletleri bana uzatarak; — Seçiniz içinden bir tanesini! diyor. Memnuniyetinden tebessüm €- diyor ve büyük hortumu bu tebes- sümle büsbütün şişiyor.. Biletlerden birini seçiyorum. » Sonra iktimamla katlayarak yele- gimin ceplerinden birinde saklr yorum... * — Kazanan numralar öğle Üs tü şimali garbi radyosuyla ilân € dilecek.. » Bay Linç bu sözleri söyledik- ten sonra eğiliyor, sağ ayağının üstündeki parlak bir düğmeye ba” sarak ayakkabısının düğmesinde takılı atomu tahrik ediyor. Kuru bir seş işidiliyor ve Uta- ridii adam #ür'atle gözden kaybo- tuyor, va wi evine mii , Aercbus beni nişanlımın doğru götürüyor. Semanın maviliği üstünde şmu- âzzam ve sarı harflerle şunlar ya” zılı3 Miting “Lüks teneffüs havası Üzerine yeni konulan gümrük resmine karşı seyyareler arası bir toplan- ey “Penomatik ittihadı fahri reis) profesör Hilir - Tilir nutuk söy- Tiyecek., “Zühre stadyomunda üç daki kâya kadar . başlıyor.,, Bir kaç saniye sonra nişanlımın odasında idim. Alfo - nişanlımın ismi - boynuma sarılarak: — Kttik, knik diye bağrıyor, beni bugün dünden daha az se viyorsun... — Allo, saçma vaz geçi. - Onu burnunun tepesinden öpü söylemekten dan seıyrıliyorum. — Hayır, aşkının bir derece in- | radyosu.. Pa, pa, pa.. İşsiz med- — Konuşmıya başladığı za- man yalnız ağzı değil, vücudu" nun da konuştuğunu sanrramız, Karşısındakileri, taş bile olsalar, bir an içinde muma çevirir. A. damlar 1avucunun içinde yalnız diliyle tutuyor deyebilirim, Ön- hürriyetten, mu- harcbeden, kandan, hücumdan bahsedip duruyor, adamın?. Sen bu #fşaatınla hakikaten cumhuriye” te büyük bir hizmette bulun- — Acele etmeyin.. İsmini de söyliyeceğim monsenyör. Önce ' bu dehşetli çete reisinin takip ettiği plândan bahsedeyim.. Ben buna bir tesadüf eseri, dinleve” rek vâkıf oldum. Bir plân dahi. Jinde çalışiyorlar. Faraza bir reis Malettayin bir prens veya dük- ten bir kaç bin ekü bir haraç vur- dumu bunu götürüp hazine de- dikleri bir yere bırakıyor, Maal- esef hazinelerinin herede bu Junduğunu öğrenemedim. Emir. bu vahşi mahlükları üç ay gibi (o İerinde bir çok gemilerde var... kısa bir zaman içinde yabanâ â. (o Bu adamın bahren bu vasıtalarla tılamıyacak bir kuvvet haline ge- (one yapmak istediğini tahmin €- £ tirmiştir. dersiniz?, ve — Uç ay mı? Dandolo titredi. ! — Evet mensenyör.. Sonra bu — Şüphe yok ki Venediği ele adamın konuşma (kabiliyetihi 4 geçirmek istiyor. Kendinizi ko- beye razı mısın? Sıkıntı ile: — Elbette razıyım, ver şu dinamometreyi bana! ... Kendimi güneşin tutulmasını seyretmeğe yarayan Heiyoskop â letinin yanındaki alöminyom kol. tuğun Üzerine atiyorum. Alfo küçük gece dolabına ka- dar koşuyor ve çekmecesinin gö- zünden kırmızı aşk dinamometre sini alıyor ve bana getiriyor. Gömleğimin düğmelerini çö- zerkenş — Nefes alma, diyor, ve son- ra dinamometrenin soğuk plâtin iğnesini göğsüme doğru yaklaştı. rıyor.. Dinamemetrenin ibresi derhal 100 rakamını gösteriyor. 100 de rece, aşkın en büyük derecesidir. — Görüyor musun? diye bağ- rıyorum, bugünden itibaren böy- İle mânasız Iâflaria ve itimatsız- lıkla rahatsız etmeni menederim!, Aksi takdirde mes'uliyet kabul etmem, Eğer bir gün hakikaten seni daha az sevmeğe başlayacak olursam emin ol ki bu, şu Allahın cezası âletin yüzünden olacak - tır, . Alto bana aşk dolu gözlerle ba- kıyor. Siyah gözlerindeki par dünyanın bütün dinamometrele- rinde daha beliğ! — Affet benil. , Uzerinde dövme şekiller bulu- gan ellerini uzatıyor ve saçlarımı okşuyor. . in ğe Yİ dairem, apartımanın al- i katmda bulunu- yor. Bütün . duvarları camdan, muazzam bir salon.. İçinde bin bir âlet var. Demir öletlerle bu- rası apartrmandan ziyade bir fiziko - şimi lâboratuvarına ben- ziyor. Ağrnmı açmış, dişlerimden biri ni doldurmağa hazırlanıyordum. Salonun dibinden kuru bir ses di. Gece hiç uyku uyumadıkları göz| yor ve hafifçe kollarının arasın»| duyuluyor: — Pa, pa, pa. Burası Ütarid , KAHRAMAN HAYDUD — Müsterih ol.. Arkadaşların <lan Foskari, Altiyeri ve Dando- Jonun da sıraları gelecek.. Kardinal elân yalvarıyordu: — Af, merhamet.. Bana biraz ümit veriniz! Çete reisleri ,Rolanın bir işa“ reti üzerine zmdana çıkıp gitti- ler!, Kendisi de, Bambo mülevves başını elleri içinde sıkarak yer- den yere atarken çılap gitti. Kapıyı ağı: bir uğultu ile kapa dı. Bambo koyu bir karanlık i- çinde kaldı. Rolanı görmek için vaktiyle Venedik zındanlarına indiği günü hatırladı. O zaman, onun karanlıklar içinde inlediği- ni görerek one kadar da sevin- mişti, Zındanın kapısına hücum etti. Rolan gibi, tirnaklariyle kapıyı tırmalamıya başladı. Sonra taka- ti kesilerek yere yuvarlandı ve bayıldı. e ramiyesi 7777777 numaraya bet etti.. Pa, pa, pa.. Bu numara“ nın talihli sahibinin Ültra viyole selgrafla adresini bildirmesini ri- ca ederiz. Kazandık üç kile teleplozm kendisine derhal gön- derilecektir. Pa, pa, pa... — Yeleğimin küçük ceplerini araştırıyor ve piyango biletimi bu luyorum, « Ne saadet! Nümarâm 77777771. gire mr ak b — Söyle bakalım Alfo, katşın- da tecessüm ettirmek istediğin kimin ruhu?, — Her balde ebediyete intikal edeli çok zaman geçmiş olan biri- sini isterim. i Bir müddet düşünüyor ve sonra yüz neş'e ile aydınlanıyor . — Ne var? diye soruyorum. — Biliyor musun Kanik? Ben dün Septafanda bir konferans din Jedim.. Konferansın mevzuu be şeriyet tarihinde büyük dehalar- dı, Konferansta ismi geçenler a“ asında elektrik âletlerinin müci- di Tomas Edison da vardı, Ne dersin? Onu şuraya çağırıp ta baş ucumdâki küçük elektrik Jimbas sını tamir ettirsek nasil olur?, — Aferin, Alfo, daima böyle güzel şeyler bulursun., Masanın üstünde duran mah- ruti kutuyu alıyorum. İçi ağzına kadar teleplazm ile dolu... Bu kus tuyu odanın ortasına koyuyor ve kapağını hafifçe oynatmağa baş- hyorumu çi , ©, Sonra üç kere bağrıyorum; — Tomas Edison çık!.. Tomas Edison çık! 'Tomas Edisen çık!,, Mahruti kutunun parafinli ve dar kapağından kalın ve mayi bir duman çıkmağa başlıyor. Bu du- man odanın içine dağılıyor ve bir bulut teşkil ediyor. Bu bulutun içinden de büyük bir insan kafa« $ı çıkıyor ve bu insan gitgide vü“ cud buluyor. Matruş bir adam..., Ağzımda da piposu var... Bu tarihi ruh tatlılıkla: — Me istiyorsunz? diye soru- (Lütfen sayfayı çeviriniz) Buraya bir çok sandık istif edil mişti... Rolan: «— Benim Venediğe dönmem lâzım geliyor, dedi. Siz de gelip beni orada bulacaksınız.. Konu- şacaklarımızı da orada konuşu- ruz.. Son seferin baslatı ne?. Haydutlardan biri cevap ver“ di : — 3000 eki... İkincisi ilâve ettiz i — 10000 ekü., N Bir üçüncüsü de: — 7000 ekü! dedi., Altı çete reisinin son seferde elde ettikleri hasilât mecmuunun 42000 ekü olduğu anlaşılmıştı. Rolan bir saniye düşündük“ ten sonra emretti: — Venediğe benim için yirmi bin ekü getirin.. Gemide bize bu kadar bir para lâzım olacak.. Bu rakam yeter de sânırım.. Relan, haydutlarla bir çeyrek saat kadar konuştu, Çete reisle- —30— rinin, kendilerine baş reis $eç- SANDRİGO tikleri bu adama karşı derin bir Rolan, zındanın kapısını şid- (o muhabbetleri olduğu anlaşılıyor« detle kapayarak uzaklaştı. Zın- du. danın mukabil cihetinde bulunan bir yete girdi. Burası dar bir odaydı, İçeride, biraz evvel ta nığığımız altı çete relsi vardı, Odanın duvarlarından biri, bir Rolan bu © Konuşmalardan Sonra atma atlayarak sarp ya maçlardan sür'atle indi, Mester yolunu takip ederek oraya gece basarken vardı. e dolap kapağı gibi yarı açık, ,, Kendisini, yüz yahut iki yüz silimi ekilir ki iki ei diğe sait kle yağsa Sü / | ji

Bu sayıdan diğer sayfalar: