30 Aralık 1929 Tarihli Hayat Dergisi Sayfa 17

30 Aralık 1929 tarihli Hayat Dergisi Sayfa 17
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

i rilem dudaklarımda öldü. Nihayet © saatı geldi. Bir oyun vardır - mana- “sız ve sebükmağzane bir oyun. bu: nunla vakit geçirirdik - ismini unut tum - şimdi tahattur edemediğim gö © rip bir tesadüf ile bunu oynayorduk. © Kazanmak ve kaybetmek endişesinde deyildim - ona yakın olmak n © — ziyade sevdiğim mevcudiyeti görmek : © bana kâfidi. Nöbetçi neferi gibi ken- disini gözettim (kâşki bu gece bizim- kiler de o kadar eyi gözetehilseler |) nihayet gördüm ki mütefekkir idi, meşguliyetile alâkadar değildi, kay- bettikçe ve kazandıkça ne keder edi- şor nede seviniyordu; mamafi saat larca oynadı, güya iradesi kendisini © mahalle rabtetmiş gibidi, fakat kazan- mak emelile değil. O zaman bir fikir beynimin içinde şimşek gibi çaktı - halimde beni yese mahküm etm yecek bir şey hissetim. O düşünce ile sözlerim ittiradsiZz sU- rette ağzımdan döküldü - belagatça kıymeti pek dun sözler - fakat o din- ledi - bu kâfidi. - Bir defa dinleyen iki defa dinler; kalbi elbette buzdan değildir. bir defa reddetmek de tekdir demek değildir. pr Sevdim ve sevildim - Haşmetma- ap, siz böyle zafları hiç bir zaman “ bilmemişsiniz; bu gerçek ise bütün 3 meserret ve ıztırabımı kısaltırım; bun- lar sizce gülünç, vahi şeylerdir; fakat bütün insanlar ihtiraslarına galebe ede- cek ve yakut sizin gibi hem nefsine hem milletlere hakim olacak tabiatta yaradilmış değildirler. Ben bir prince- im; daha doğru neisim üzerinde ayni edemiyordum. Filhakika bu, taliin mes'ut bir tecellisi dir. Fakat en mesut şeklinde yene ıstırap ile neticelenir. Gizlice görüş- tük, i bucresine sevkeden Saat, be ateşin emelin kâbini idi, Bütün gün- ler ve gecelerim hiç idi - benim için ancak bir saat vardı - gençlik ile ih- © — tiyarlık arasındaki uzun müddet içinde emsalini hatırlayamam.' O saatı tekrar . yaşamak tekrar bir page olmak için . Ukruynayı iade ederdim . mi sut bir ge ki rakik bir kalb ile kendi kılıcı- 4 Hakkolan gençlik ile sıhhattan başka elmas ve servete — gpalik değildi. i iy Sadede gelelim. Sevdim vesevildim. Gizlice görüştük - bu nevi visal bazı kimselerin kavlınca daha tatlı imiş - bunu bilmem arz ve semanın Pişi nazarında o benim olduğunu ilan edebilmek için canımı verirdim; ancak gizli mülakat edebildiğimiz için e«se- tiya uzun tazallumlerde bulunurdum. Vi Aşıklar etrafında gözcüler çok- tur. Bize de aynı hâl oldu; itap ile fırsatlarda nezaket göstermeliy- di; fakat şeytana bühtan etmek iste- mem, belki aksi bir aziz idi ki uzun müddet sükünetini muhafaza edemi- yerek dindarane gazebini izhar ett. ü ir gecede bizi gizlice bekliyen casuslar ikimizi de arsızın yakaledılar. Conte'in hâli hiddetten fazla bir şeydi. Ben silahsız idim; fakat baştan aya.a kadar Zırhlı ve silahli olaydım faik adedlere karşı neyapa- bilirdim? Kasrının civarında, her türlü şehirden ve imdaddan uzak bir mahalde idik, saat sabaha yakın idi; başka bir sabah görebileceğimi ümit etmedim, yaşayacağım dakikalar mahdut zannet- tüm. meryem ana ile belki sizzeden bir ikisine dua okuyarak taliime müte- vekkil olurken beni kasın kapusuna götürdüler. Theresanın akibetini hiç bir za renemedim. O andan itibaren | talilerimiz ayrıldı. Mağrur conte Platin pek hiddetli olduğunu tahmin edebilirsiniz; hakkı da vardı fakat kendisini en ziyade iğzap eden nokta böyle bir kazanın müstakbel nesline iras edebileceği zarar İdi. Keniisi sülalesinin en yüksek ferdi iken asil armasına (o öyle bir leke bulaştığına ayrıca mütehayyir idi. Zi- “ya kendini insanların birinci i addettiği gibi herkesin ve benim nazarımda öyle addedildiğini zannederdi. Bir pagel lanet olsun! Belki bir kıral olaydı ta- hammül edebilirdi - fakar genç bir pagel tehevvürünün derecesini her ne kadar hissettimse de tariften aciziml IX “ Atı getirin! , Ar getirildi - hakikaten asil bir hayvan Ukrayna cinsinden bir Tatar at, güya azası sürati, tefekkürü haiz imiş gibiydi fakat vahışiydi vahşi geyik kadar vahşil Üzengi ve dizgin ile tezlil edilmemişti - ancak birgün evvel tu- tulmuştu; yelesi kabarmış hiddet ve dehşet köpükleri içinde soluyarak, beyhude yere çılgınca çabalandığı hal- ri HAYAT, 14. de o çöl mahsulu bana getirildi; hade- me güruhu beni birçok kayışlaria. sir- tuna bağladılar; sonra birden bire kır- baçlayarak koyverdiler. İleril ileri! atıldık - seyyller daha az Seri ve çılgındırlar. İleril ileril nefesim kesildi, nereye şitap (ettiğini göremiyordum; henüz şefak söküyordu. Ben düşmanla mın için en fırlatılırken yükselen son insan sesleri vahşi bir kahkaha çığlığı idi ki bir saniye oesafil güruhu arasından rüzgâr üzerinden gürleyerek arkamdan geldi: âni bir tehevvür ile başımı kurtardım, boynunu dizgin yerine yeleye rabteden ipi kopardım, yarı vücudumu bir yana çevirdim, lanetimi uluyarak mukabele ettim; belki rahşı- mın ayak sesleri ve gök gürültüsünü andıran (o sürat yahut ehem riyet mtcessifim - çünkü hakaretlerini üred- demiş olmak isterdim. Sonradan Jayi- kile reddetlim; o kasr kapusundan, asma köprüsü ile kepenklerinden bir taş, direk, hendek, köprü ve parmak- lık kalmamış; tarlalarında bir tutam or kalmamıştı; ancak divanhanenin ocak taşının yerinde bir duvar sırında Oradan defeatla geçseniz olduğu hatırınıza gelmez. Kulelerini gelever içinde gördüm, çatırdayan mazgalları hep yarılmıştı, kavrulmuş ve kararmış damdan kızgın kurşun yağmur gibi akıyordu, bütün metaneti intikama karşı siper olamadı. O elim günde beni şimşek parıltısına tevdi eder gibi helâke doğrü fırlattıkları zaman bir gün on bin suvariyle bir- likte avdet ederek conte'la bu müna- sebetsiz koşudan dolayı teşekkür ede- ceğim hatırlarına gelmemişti, Yabanı atı rehper kılarak beni köpüklü sırtına bağladıkları zaman bana acı bir oyun oynadılar: Nihatyet ben de hakkile muka bele ettim - zaman he: şeyi müsavi kılar - biz ancak saannı gözetelim, hiç bir beşeri kuvvet yoktur ki, eğer affe- dilmezse, bir kini hirzı can edenin se- barlı tefahhus ve uzun terakkubundan kurtulabilsin. — Mabadi var — Lord Byron Mütercimi Seniha Sami

Bu sayıdan diğer sayfalar: