9 Ekim 1932 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4

9 Ekim 1932 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Nr Dilliyet Asrın umdesi «MİLLİYET» tir. 9 T.EVVEL 1932 İdarehane: Ankara caddesi, 100 Ne. Telgraf adresi: İst. Milliyet Telefon Numaraları: Başmuharrir ve Müdür: 24318 Yazı işleri Müdürlüğü 24319 İdare ve Matbaa 24310 e se ABONE ÜCRETLERİ: Türkiye içia VE ei Lan 3 FREE BUGÜNKÜ HAVA Yeşilköy rasat merkezinden aldığımız. mmalimata göre bu gün hava umumiyetle açık ve sakin olacaktır. Dün hava ta #yilci 764 milimetre, en fazla s- im Öztürkçe > yan Dil mütehassısı değilim. Kul andığımız dilin kökleri nereler len gelir, nerelere gider tetkik “ #medim amma, bugün kendin- len çokça bahsedilen Şeyh Sü- Z eyman Efendinin Çagatay lâ- kitabı babam o merhumdan s kaldı. Bu kitabı daha bu İ Hattâ bundan iki üç sene evvel ; vir Romanyalı ahbabımın Ro- nen lisanındaki türkçe kelime- Zer i tetkikatına ait , çunİlerine cevap versinler diye Yonu rahmetli Dil Socimenine ge müracaat etti Ti bu mesele artık ilmi sekilde * yalledilecek; yani türkçenin « «ökleri aranacak... Lâkin uma- , am ki bugükü güzel şive bo- sulmayacak. (VAlâ Nurettin) an dediği gibi bugün gazeteler- / ye yazı yazan birkaç kişi var ki; / «İstanbul halk şivesile yazı yaz- Uk mayı det edinmiştir. Ben iyi «tyazan bir muharrir olarak de- fil amma, İstanbul türkçesini giyi bilen ve her fırsatta onu ya- İzi dili olarak kullanan bir adam ssıfatile kendimi de o araya 80- ikabilirim ve iddia ederim ki; sapan, ekin takımları gibi şey- iler miistesna olmak üzere köylü İler arasında konuşulan dilin bi- ze vereceği kelimelerin İstan- ; İbul türkçesinde mutlaka karşı- i *lğı vardır. Onun için nasıl köy i “lerden kelime toplanacak ise İs- i İtanbulun. Üsküdar. Aksaray, f 1” görüşülen ve semt hususiyetini i "taşıyan konuşmalardan da keli- Wil meseleleri ortaya çıkmadan | wvel hayli evirip çevirmiştim. | ' me toplağimalı, Eminim ki; gö- i rüş ve duyuş çevresi çok daha geniş olanİstanbul lehçesinden, daha az kelime ile görüşen köy- lü lehçesinden daha çok istifa- de edeceğiz. Bunu sütbesüt bir İstanbullu ve Istanbul lehçesini | gok sever bir muharrir olarak İ isterim, Sis düdükleri Beş on gündür sabah saat al- tıya doğru İstanbul Ikmanında inceli kalınlı iki garip düdük muntazam aralıklarla ötüp du- ruyor. Bu düdükler Ahırkapı fenerile Kızkulesine konmuş o- lan sis düdükleridir, Lâkin işin tuhafı şu ki; bu düdükler, sis olsada olmasada ötüyor. ne zararı var diyeceksiniz!. Hiç amma, İstanbul halkı sabah sa- at altıda muttasıl bağıran bir dana ahırının yanında yatar gi- bi rahatsız olmaktadır. Bunu yalnız sis zamanlarına tahsis stseler daha iyi olmaz mı?. Aza isimleri Türkçenin köklerini araştı- ranlar elbette dikkat etmişler- idir. Bizdeaza isimlerinin s0- nunda (ak) kuyruğu var hi ruğu lâhika makamında kullan. dam. Buna takıntı da deriz am- ma borç mânasına geldiği için birinciyi tercih ettim | Baştan başlıyorum: Şakak, kulak, kıkırdak. ya- nak, dudak; damak, gırtlak; parmak. bacak. ayak. dalak; barsak; daha biriki tane var amma mesküt geçsek iyi olur.. Acaba bu (ak) kuyruğu ne mânasına geliyordu... Erbabı tetkik ne der?., (Tutang - Amon)un mirasçısı Gazetelere nazaran Mısırda birisi çıkmış, (Tütang-Amon) un mirasçısı olduğunu ve bu a- damın mezarından çıkan mü herlerin kendisine verilmesini istemiş... Kimse bu sözü dinle- memiş. Haksızlık etmişler. El- bette bu adamın iddiasını isbat edecek şahitleri vardı.. Bir kere onları olsun dinlemek yok muy du?.. Bukmış ki; bizim akıllı mü- cevherleri vermiyorlar, sözünü de dinlemiyorlar.. Açlık grevi- ne karar vermiş... Bence en iyi yolu şimdi tuttu demektir. Çünkü ancak o yol i- le atası (Tutang-Amon) a ka- vuşup şikâyetlerini söyleyebi- lir. FELEK İrtihal ve tedfin Merhum kaymakam Ziya Bey mahdumu, Çorlu eşrafından Ha- cı Osman zade Mustafa Mazhar Beyin ve idare memurumuz Nuri Beyin yeğeni Edirne lisesi on bi- rinci sınıf talebesinden Abdülka- dir İlhami Bey müptelâ olduğu hastalıktan kurtulamayarak pek genç yaşmda raya gözünü ka- pamış ve dün aziz dostlarının el- leri üzerinde Maçkadaki ailesi kab- ristanma defnedilmiştir. Cenaze merasiminde bulunan ve beyanı taziyet eden bütün dostlarımıza teşekkür ederiz. Dayisi Amcası Mustafa Mazhar © Nuri Bekir ROMAN Yazan: Falih Rıfkı tmın şahıslanmasıdır. Eğer yarın biriniz rontken- Hekimler, pilâv yemeyecek- den çıkıp eve geldiğiniz vakit. “arkanızdan yetişen gazeteler: — Doktorlar sin, demişlerdi; gazeteler de Karagözün ölmüş ve gömül- mamış uydurma bir mahlük ol- rapin zeri kendisini te- i ettim: Kl Şe — Son Hacivata kadar? Son Hacivat, o son sil son yalan. son yaltak. son kal müş değil, hiç bir zaman yaşa- | lak GLLIYET Dil köşe hangilerini “Milliyet” bugünden itibaren köşesindi pk münakaşalarını, sual ilki bir yardım tesisl edebilir. “Dil rinm da yardımını isteyeceğiz. Hâmi, muhafız, nigehban, kari, muharrir Cevdet Hümit imzası ile: “Hâmi kelimesinin karşılığı “koruyucu” mu. yoksa “koru- cu” mudur? Koruyucu, dinle- yici. okuyucu. gibi kelimeler tutmayor. Kari karşılığı ola- rak okuyucu değil, fakat sade- ce “okur” kelimesini kullana" maz mıyız? Türkçede “okur yazarlarımız” dendiği gibi, te- ker teker karilerimiz yerine “okurlarımız”, o muharrirleri- miz yerine de “yazarlarımız” denebilir, Bundan başka “muhafız” ın karşılığı “bekçi”, “ ban” ın karşılığı da “gözcü” o- labilir. “ Co ,, ön lâhikası H. N. Bey tarafından: “Fran sızcadaki © Co ön lâhikasr için teklifim, Cohabiter — Birlikoturmak: Cohabitation — Evbirliği İstanbul altıncı icra memurluğun- dan: Bir borçtan dolayi mahcuz ve paraya çevrilmesi mukarrer 2 siyah | maroken koltuk bir siyah kanape ve yazıhane, bir kütüphane açık arttır. ma suretile 12-10-932 tarihine müsa dif çarşamba günü saat 16 dan 17 ye kadar Nuruosmaniye Düyunu Umu miye karşısında İnkilâp lisesinde sa- tılacağından talip olanların yevmi mezkürda mahallinde hazır buluna- cak memuruna müracaatları ilân olu PAZAR: 9 TEŞRİNİEVVEL Ecnebi kelimeler yerine koyabiliriz? Okurlarımızın tekliflerini, sual ve cevaplarını, münaka- şalarını bu sütunda neşrediyoruz.. Kurultay tarafından kabul olunan &on takririn maddelerinden biri de gündelik gazetelerde Dil işlerine yer verilmesidir. Bunun 16- bebi meydandadır: Kurultaya nasıl her Türk - cemiyetine de her Türk yardım edece! lir a olabiliyorsa, sirmdi- Bu yardım nasıl ola- bir « Dil köşesi » açıyor. Bu Dil İe yarttaşın kelimeler, ıstılahlar ve Jâhikelar hakkındaki cevaplarını neşredeceğiz. “Dil kö- i” adeki yazılar bir araya toplandıktan sonra, dil cemiyetine ha- Misal olarak bir muharririmiz, hazı karilerimizle görüşmüştür. Bun - | zun horultularını, sabahları şar lerimizden istemis olacağız. Ayrıca memleketin belli başlı lisancıla- s.s Cointöressement — Kazanç Cointöressö — Birkazançlı Collaboration — Elbirliği Collaborer — Elbiretmek. Elbiretmek tabirini uydur- mayorum., Bunu Battal Gazi ve ya o cinstön eski masal kitap- larında: — Elbiredip.. şeklinde gör- düğümü hatırlayorum. Fakat kitabın doğru ismini veremiye ceğim. Co fiilde kelimenin başıma (bir, birlik) olarak. sıfat ve isimde kelimenin sonuna (bir- liği) olarak eklenirse maksat hasıl olacak gibime geliyor. Coopsratif gibi “imece” 0- larak karşılığı bulunmuş olan kelimeleri zorlamak lâzım de- ğildir. İmece pek güzel kalabi- Coordination için düzenbir- liği. Coordonne için birdüzenli Mi Fiil olarak ne de-| enelmek, birdüzen izenlilemek, acaba iyi? hangisi Kartal Kazası Malmüdürlüğünden: Pendikte Bağdat öaddesinde 125 lira kıymeti muhammeneli 800 zira tarla Kurtdoğmuş kar yesinde 65 lira kıymeti muham meneli 3 parça “arsa temliken satılmak üzere müzayedeye çı- karılmıştır, Bedeli peşin olup ihalesi 18-10.932 salı günü sa- at 15 te icra kılınacaktır. Talip lerin malmüdürlüğüne müraca- rini yetiştirmediği için ara sıra yarattığı lüzumlu kah- ramanları gibi Karagözü per- deye sürmüştür. Karagöz halk asının, halk hıncının halk aklıselim'inin, halk toka- Şu hayat perdesi eke Karagözün. — Geliyorum. ha... İle karışık öksürüğüne İ dikmediğiniz günler sayılı değil midir? » Karagöz. halk gibi, hiç de- buluna ve taşrasma çeşit çeşit Hacivat yetiştirip durur. Ka- Hacivatların ni tasasından değil, Karagöz Kausundadr. gi aba Galatada Ünyon biarlıçığ kâin ÜNYON SİGORTASINA yaptırmız. Türkiyede bilâfasıla icrayi muamele etmekte olan kumpanyasma bir kere uğramadan sigorta yaptır. mayınız. Telefon: Beyoğlu 4886, tanrı | dülmecit! (5221) atları, gibi, Karagözü de Hacivatlaş- tırmağa uğraşmasından hiç u- murlanmayınız. vakit isterseniz dağda, Kara. gözün dehasını ne zaman ister | dan köfte getirtip İeceği gibi, imecelik ve imecel- | mek tabirleri de kullanılabilir. | | opeketleştirmeğe çalıştığı | gamlı bir: 1932 Hikâye Horozile Tavuskuşü Bir horoz bir tavus kuşuna | âşık oldu. Horozun renkli tüy- lerinden. yaldızlı kuyruğundan başka serveti yoktu. Horoz da bu kuyrukla tavus kuşuna mey dan okuyamazdı ya. Fakat aşk kuyruk, gaga dinler mi? Horo- zun küçücük kalbine bir kıvıl. | crm düşmüş bir kere. Haydi ha. | yarlası. Horozun aşkından tavus ku- şunun haberi var mı dersiniz? Hayır! Tavus kuşu kuyruğu- Dun eteklerini mermer döşeme- lerde sürüyerek akşamları horo kılarını dinleyerek gönlünü cğ- lendirirdi. Yarabbi şu tavus ku şunun ne güzel kuyruğu var? | Krepdöşin bir kuyruk. Gelin el | bisesi gibi. Tavus kuşu horozu birgün huzuruna kabul etti. Sorgucu- Du sallayarak onu selâmladı ve oturmasına müsaade etti. Tavus kuşu mağrur bir eda ile horoza sordu: — Her sabah şarkıları, İediğim delikanlı sen misin? — Evet sultanım. — Sen Şopenin senfonilerini bilir misin? im sultanım. Bana Tan Havzen prelü - dünü ıslıkla çal; Horoz durdu. — Sultanım dedi. söyleyemem, Fakat ben şu kü çük mescitte her sabah ezan okurum, senfonilerimin sesi kı- sıktır. Bethofenin sonatlarını güvercin pisliği yutmazdan ev- vel söylerdim. Fakat artık öte- mez oldum. Bağırsaklarımda | taş, gözlerimde yaş var. — Âşık mısın? — Evet sulti — Kime âşıkem, — Uzun bir yeis peşinden koşuyorum. Bu eteğin ardın dan gagamı yerlerde sürükleye kleye dolaşıyorum. Bana itün tebeam olan tavuklar is- yan etti, Âsilerle başa çıkamı: yorum. Kümesteki beş civcivin başı için yemin ederim ki senin sorgucuna tapıyorum. Tavus kuşu evvelâ hayret etti, sonra da kızdı. — Benim güzel tüylerime kü für eden bu serseri horozu der- hal ülkemden tardediniz! Bütün sivrisinekler koşuştu- | 5 lar ve horozu kümese kadar ko valadılar, Zavallı horoz tüyleri ni döktü ve tüylerinden bir yas tık yapıp tavus kuşuna yolladı. Tavus kuşu bu tüyden sedire uzanıp tüysüz horozu tekrar hu zuruna çağırdı. Tüysüz horoz hicabından kıpkırmızı olmuştu. Tavus kuşu zalim. bir kahka ha attı, — Bu ne dedi? Molyerin ko- medilerini temsil etmeğe kalkı şan bir aktör gibi ne güzel mak yağın var senin. Horoz kızarıyordu. Teni i- pek rengine döndü. O akşam horoz çini bir sahan da şımarık bir delikanlının sof- rasma getirildi. O delikanlı ki hâtıra defterlerinin sahife — Hayy hakk.. sesi gelir. Sait Halim Edirnede Mısır Türküyü ne | alafırangası yemek yerken, Ta- lât Paşanın eski oaçımısın- kalaylı sa- seniz halkta bulursunuz. Halk | han içinde ( sadrazamın önüne kaynağı damla (damla verir, sürdüğünü görür gibi olurum. fakat serin verir ve boyuna ve. | Sait Halimin - kirpiksiz ve ka- Erir. paksız, iki açık (O gözü bütün Eski lisan Oo modadan düş- | yüzünü kapladığı vakit, dehi- lir. ancak Karagöz cemiyet” tir, cemilenmez, derdim. meseydi. Hacivat şahıs olduğu | liye nazırı (o kuyruğundan tut- için her dilden cemi edatı alabi- | tuğu kara köfteyi o havada tu- tup: — Baharlıdır. paşam! der- Hacivadın. orta oyunu zen- | ken, ne i; neleri gibi. yaşmağa bürünüp kadınlaştığı da olur. hiç dişileşmez. daima erkektir. iyi Karagözleşmişti. Fakat ” Talâk Paşa'da Kara- Karagöz | göz çok uzun sürmem! Son raları günde ikiye bindirdiği Dün Enderon Osmanlıcası | yalama ustura tıraşı bile onun söyliyen ve ermeni redingotu | yüzünden Hacivat ( sakalınm ilikleyen Hacivat, şimdi Gala- | hayaletini silemeden öldü. git- olamamış meşrutiyetinde | olarak bir müddet Recai Zade Ekrem olama- de- | mış bir Hacivat, muallim Naci bir Karagöz üzentisi edebiyat tanıdığım iki veliahdin ikisi de | perdesinde göründüler. Edebi- Hacivattı: Yusüf İzzettin. Ab- | yatı cedideyi Ayın Nadir iyi Ha Bir de sadrazam: Sait Halim.. Bayi. ragözün sırım gibi beg Ha- ne de gömülmüştür. burası | civadın nasır gibi derisinin doğru ve mezarını aramak ta | arkasından. © asırlardan beri boştur. Karagöz ölmüş demek, | koşmaktadır. ta fransızcası, konuşur ve me-| ti.. mi cinsi kaybolmuşzevk, Karagözün gülünç şamarla- | trdotel frakı giyer. Bir sıçra- hiciv, tenkit. ortadan kalkmış | dığı kadar, hiç bir g deri | yışta softa tecvidinden demektir. Nasıl Tü: ordusu: | döğmemiştir. mokrasi şeriatine geçer. nun parolası: Eğer bu sokaklarda ve ev- anlı — Son düşmana 1:<lar! ise | lerde, zevk, akıl ve his arasıra Karagözün parolası şudur: | rahat nefes alabiliyorsa; bu. civatlaştır. otuz senenin Sasi” yi de hatırasından ga büyük zerk yanlışlarından | i ! HARLES VANEL AABRİEL GABRİO GUSTAV FROHLİCH gibi iki büyüle artist YABANCI BİR BAYRAK ALTINDA filminde büyük muvaffakiyetler kazanıyorlar. İlâveten: R.K. O. halihazır Dünya havadisleri, İstanbul Belediyesi Darülbedayi Şehir Tiyatrosu Temsilleri suvare saat 21,30 da YEDİ KÖYÜN N ZEYNEBİ Tl Yazan : Haupt- mann. Nakil &- den Seniha Bed yi Hanam, Kurultay kapanırken (Büyük başbuğumuzu) görmeliydi: Bize karşı, o ne tatlı bakıştı; "foonmzlrilimi <> dak — beyin Gy Kımıldıyan o me (taşkın alkış) til... Türk Şiir Kralı Filorinalı Nâzm Teşekkür Bundan bir buçuk ay evvel böb- reklerimden muztariben Beyoğlu Zü kür hastanesine yatırılmıştım. Ora- dan doktör Necmettin ve Operatör Zahit Beylerin hazakat ve itinası sayesinde tamamen iadei afiyet ede- yek çiktem. Teşekkürü bir borç bi rm, Yözbaşı Hasan Beyin Refikası Makbule Halk gecesi. tavus kuşunun kuyruğundan koparılmış iki mor tüy saklıdır. Bu şimarık delikanlı tavus ku- İlik İtalyanca sözlü ve şerlerir file KADIN PEŞİNDE (RUBAGUORİ) ARTİSTİK SİNEMASINDA calibi dikkat bir muvaffakiyet | kazanıyor. EDUARDO BİANCO ORKESTRASI OPERA SİNEMASINDA Küriyet ve hukukunu arayan muztarip bir milletin tarihçesini musavver mevsimin en müessir ve en heyecanlı filmi VATAN UĞRUNDA kemali muvaffakiyetle devam ediyor. İlâveten * dünya havadisleri. $u için ve tavuskuşu zavallı merhum horozun aşkı için ağ- laşırlar ve sabahları uzaktan ho rozun aksi sadasını dinleyor- muş gibi bu hazin melodiyi işi diyor sanıyor ve al yor. Bu hazin melodiye kulak ve- ren tavus kuşu en sonunda ne oldu bilir misiniz? Kederinden öldü. Hacivat konulmamış dır. Bizim neslin de bir iki Ha- civadı vardır, fakat sağdırlar, söylenmez, Bizden sonraki (nesildeise bir genç bana dedi. ki: — Hacivat © güzel bir tip değil midir? Hüveten » FOX halihazır 13 Teşrinievel Perşembe akşamı MAJİK SİNEMASINDA Gala müsameresi olarak ARİANE GENÇ RUS KIZI (CLAUDE ANET)Y'in eserin- den muktebes ve GABY MOR- LAY ve VİCTOR FRANCEN tarafından temsil edilmiş musz- zam bir film. Don Junn'la haki- ki bir genç kız karşı karşıya — Hakiki aşkla zevk arasmda bir mücadele — Bütün kalpleri alt üst eden hissi bir macera — Kim yenecek?... Aşk mı? Zevk mi? — İlki kalp arasmda halli güç bir mesele — Sissi bir film — Sinema tarihinde bir za- fer — Güzel bir aşk — Şiir ve iztirap sahifası — Saf kalbine güvenen bir genç kız nasıl elde eder? Yeni neşriyat Coğrafya Bu sene lise ve orta mektep talebelerine güzel kitaplar hazır. lanıyor. Faik Sabri Beyin lise ve orta mektepler için yeniden hazır ladığı coğrafiye kitapları şimdiye kadar memleketimizde görülme- miş bir nefasette tabı ve tertip o- lunmuştur. Kalın, ciltli ve renkli bir kap derununda, gayet parlak kâğıt üzerine itinalı klişelerle, re- simlerle bu kitapların tab'ı ikmal Kanaat kütüphanesi tarafın- dun basılmış olan bu eserler de Faik Sabri beyin uslüp ve ifadeyi sadeleştirmeğe ne kadar uğraştığı vazıhan görülmektedir. Arapça ve Acemce ecnebi İi- sanlarından mümkün mertebe kur tarmağa çalıştığı bu kitaplar sa- delik © itibarile & mekteplerimiz. © de okutulan kitapların en başın: © da gelir. Faik Sabri beyin tertip ve te- W hususundaki itina ve dikkatini takdir etmemek mümkün değil- dir. Faik Sabri beyi bu yeni eser lerinden dolayı tebrik ederiz Olimpiyat Federasyomda bir içtima Ko medi spor. Atletizm - cuma gün kü spor hareketleri - fotoğraflar, tenkitler - Çömezlikten ustalığa makale ve haberleri ile 72 inci sayı: sa çakmaştar. ZAYI — 1928 senesinde Ticaret mektebinden aldığım muvakkat vesi kayi kaybettim. Yenisini alacağım: dan hükmü yoktur. 265 Osman Fik ret, ZAYI — 2726 sicil memerolu arabi cilik ehliyetnsmemi zayi ettim. Ye- nisini alacağımdan hükmü yoktur Cemalettin Burası vaktile bektaşi tekkesi idi. Şeyh Veysel . * Efend eş dostları, zavallı adam ihti yarlıkta sürünmesin diye bir kelüp açarak, © reisliğini ona ein ne zaman gizlmre; kavayaca beef GAME Fakat Karagözünden kalmıyacaktır. Erenköy Vatan kulübünde bir kavga — Milliyeti ilmiye, ilmiyeti ahlâkıye ile. ve ahlâkiyeten.. 01 ç — İçeride meddah mı var? Yeşile boyalı bir bahçe bar tenvini, sizliğini doğrayarak bize (1) Meşhur İsmet Paşa - Rauf bir cümlesi: “ Vi verdiler. Şeyh efendi sakalını kesti, bıyığını kırptı. Hacı Bek taşı Velinin külâh kalıbma den! hez yaklaştı mı, genç” ler reisliği, idare azalıklarını. ellerine geçirmek için uğraşı didinirler. İşte o zaman Veysel Efendi. yatağını, patİr ünü elden kap” ıracağını görür © görmez; YA man bir politikacı kesilir, Bü tün eski müritlerini yanına toP Me miş der, paya demez. Ekseriyeti rüklü ise de, henüz rey veli kadar kolunu oynatabilir. öd “İkide bir; J

Bu sayıdan diğer sayfalar: