11 Eylül 1933 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 6

11 Eylül 1933 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kronprinz İstanbuldaki hatıralarından bahsediyor Kardeşi ile geldiği zaman Yıldız sarayındaki gördüklerini anlatıyor Eski Alman Veliahtinin saymam | te olduğu hatıraları bitti. Bu hâtırala- rın Türkiyeye yaptığı (seyahatinden bahseden son kısmını alıyoruz: “Abdülhamit, seyahatlerimde karşı- laştığım hükümdarlardan biridir. Ya- kın Şark, ötedenberi Uzak Şark kadar beni cezbediyordu. Onun için babam Beni, ostu ve müttefiki olan Sultan Abdülhamidin nezdine memuriyetle gönderdiği zaman sevindim. "Abdülhamit Abdülhamidin karşısına ecdadım gibi Ehlisalip düşmanlığı ile çıkmıyar- dum, Dost sıfatile geliyordum. Bir Garp İmparatorunu dostluk rabıtala- Emirülmüminine bağlayışı tarih- te ilk defa görülmüş şey değildir. Yir- mi beş Alman İmparatorunun tâç giy- diği Aaix - la - Chapelle'de Harunur- reşidin Almanyanın ilk İmparatoru Şarlmana hediye ettiği kıç hâlâ du- rar, Halifelerin halefleri ile Şarlma- nın balefleri arasındaki dostluk müna- sebetlerinden bir çok deliller zikrede- bilirim. İstanbula yaptığım ilk ziyareti hiç bir zaman unut, cağım. Güzel bir bahar günü Saphir ismin- deki İngiliz yatı ile İstanbula vardım. Kardeşim Prens Eitel Frederic te ba- na refakat ediyordu. Her ikimiz de gençtik. o Masal ve şarkılarım o kadar methüsena eitikle- ri bu memleketi görmeğe canatıyor- Padişahın en sevdiği oğlu Timize geldi. Ve bize Osmanlı darmın sarayında iltifatlar rildi İkamsilmiz: içip eğrlem.Anize Yıldız da muhteşem bir köşktü. Henüz oda- larımıza çekilmiştik ki hizzat padi- şah i biz yın adamları yaya olarak kanter için- de ve adımlarını sıklaştırarak arka- dan geliyorlardı. Abdülhamit erkek güzelliği bir timsali olmamakla beraber, sevimli davranmasını bilen bir adamdı. Kısa bayluydu. Bacakları aşağı yukarı mu- kavvesti. Fakat zekâsmın inceliği, mü Bakaşa ettiği her meseledeki subuleti- beyanı, nezaketi beni cezbetmişti. — Hakkımızda çok mültefit, çek pe- 'derane davrandı. Padişah ecnebi li- sanlarını pek iyi biliyordu. Fakat am'- ane ve protokol türkçeden başka bir Visan münidi, Onen için her söylediğimiz cümleyi (| türk tercüme etmek ve bittabi Davet edildiğimiz resmi ziyafetle- rin adeta gizli tutulduğunu s5 Tâzım. Sofraya oturmazdan daha bir kaç dakika evvel, ziyafetin nerede yerileceğini bilmiyorduk. Ziyaretim zamanmda herhangi bir suikast kor- kasa sarayın üntünde dalgalanıyor. Kcal Padişakla . komeyorkeni mühteşem üniformasının — kendisine biç te yakışmadığına dikkat etmiştim. Anladım ki padişah kurşuna veya bir hançer darbesine karşı vücudunu mnu- hafaza için elbisesinin altında zırh taşıyormuş. Müsaadelerini almak üzereydik ki, "Abdülhamit akşam yemeği için bizi hususi dairelerine davet etti, Bu, zi- yarete gelen prenslere gösterdiği ga- yet nâdir iltifatlardandı. , Biraz musiki Yemeklen sonra musiki faslı başla- dı. Padişahın büyük oğlu © piyanoda bana refakat ediyordu. Schumann'ın mersözünü çalıyordum. Fakat ben padişaha bir sürpriz ha- zırlamak istiyordum. Türk marşma çalıştım. kadan sonra birden Türk marşını çak İN dülkemit son derece müteheyyiç oldu. Gözlerinden yaşlar aktı. Hemen © anda bana bir nişan verdi. Bir gün Abdülhamit kravat iğnemi nında, hırdavat kabilinden kalıyordu. Pala Milliyet'in romanı: 9 kuvvetli hükümdar bu jestime başka türlü hi verdi. Bu zayıf hediyeyi gösterdiği misafirperverliğe karşı be- nim şükran ve minnetimin bir delili addetti, Artık dönmek üzereydik. Yatım is- tim üzerinde duruyordu. o Padişahın bayrağını hâmil bir kayık bütün sür'- atile yaklaştı ve durdu. Abdülhamidin adamlarından biri damla yakutlu kıymeti ölçülmez bir yüzüğü padişahm selâmı ile beraber getirdi ve bana verdi. Hediyenin kıy- görür görmez anladım. Daha - sonraları bir çok vesilelerle bu yüzü- ğü taşıdım. Bir kaç sene geçti, Bir gün Kopen- hag'a resmi bir ziyaretimde İngiliz Kralı George'un validesi Kraliçe lexandra'yı ziyafet sofrasına o götür- düm. Kraliçe mücevher kıymetlerini anlamakta son derece mütehassıstı. Padişahın bana verdiği hediye karşı- sında adeta vecde düştü. Gözleri par- mağımda ateş ve kan parlaklığı için- Hatıralarını neşreden eski Al man veliaht en ayrılmıyordu. As. zi bir ebeli bulunmak hissine Kalbim bu yakuta hâlâ © bağlıdır. Şimdi hangi güzel parmağı tezyin e- diyor, bilmiyorum.,, Von Tirpitz Eski veliaht bundan sonra tanıdığı yın adımları yaya olarak arliadan ge başka adamlardan, ve Hitler'den bahsediyor. Bu kısımları da aliyoruz.: “Babamın etrafındaki adamlar için de en ziyade beğendiğim Amiral Von. Tirpitz'ti. Ben.bu zatım hiç bir zaman ldağımı kararsızlıkta kal görmedim. Mu azzam bir donanma vücuda getirmek- te babama yaptığı hizmetler - Von Tirpitz'i uzaklaştırdı. Mareşal Hindenburg'a karşı hay- ranlığımı hiç bir zaman saklamadım. Biliyorum ki, bazı münakkitler onun muvaffakıyetinin büyük bir kısmını Ludendorf'a atfederler. Fikrimce bu iki adamm teşrikimesaisi ohârikalar yaratmıştır. İkisinden hangisinin da- ba “büyük,, olduğunu söylemek müş- küldür. Babam : Babamla çok zamanlar fikirlerimiz bir değildi. Bu fikir ihtilâfları en ziya- de yaşlükmeiz va Larakisriarkniz tra» smdaki farktan ileri geliyordu. Fakat şunu da itiraf o ederim ki, onda köklü bir asalet ve karakterinde incelik vardı. Açık, müstakim, sporcu idi, Başkalarınm yanlışlarını herkes- ten evvel anlardı, Almanyanın içtimai bünyesini yekpare hale getirmek en ziyade ısrar eden o değil mi idi Eğer e zaman im bahiste ; kendisini dinlemiş olsalardı, memleketimiz bu- gün daha çok mes'at olurdu. Nihayet şunu da ilân ederim ki ESRARSIZ HAYAT Hollywood'da sinema yıldızlarının romanı Yazan: VİCKİ BAUM wi üşik mesimz? Bu sözleri söylerken hafif bir kıkançlık mânâsı vardı. Öteki kendi kendine: a E Bu, Almanvari, üzüntülü bir e iikmine ELLİ yakin Olma Terceme: KAMRAN ŞERİF ten başka yapılacak bir şey kalmıyor... Fakat bu sefer genç kız muhaverenin beylik ve önceden belli cereyanına riâmol- madı, O unda sanki bir örtü yüzünü ört- müş gibi oldu. — O dünyada bulunduğu için insanlar kendilerini bahtiyar Eğer Oliver Dent tanınmasaydı, yeryü-. ra ermenin brseşyimdinreni az olacaktı. Bu sözleri gayet ciddi bir eda ile söy- şti, lemişi Sonra birden bire bütün söylediklerini geri alarak: — Bunlar hep zırva şeyler... diye ili-| bam hiç Slm ei telini! tir. Bir defa düşünülsün: Almanya pok çabuk bir devletimuazzama oldu. Kılıcını kınından çıkarmasma hiç ihti- yacı yoktu. Sonra Almanya harp gar yeleri gütmiyen yegâne memleketti, Daha muharebeden evvel Fransa göz- lerini Alsas - Loren'e dikmişti. İngil- tere de ticaretimizi kıskanıyordu. Rus ya ise İstanbula bakıyordu. İtalyaya gelince, o da gizli gizli muahedelerle Dalmaçyayı ve Tirol'ün bir o kısmını temin elinişti, Almanya ise, ne Avrupada, ne baş- ka yerde topraklarını genişletmek ar- zusunda değildi. Almanya ile Avys- turyanın harbi teşmil etmemek için sarfettikleri mesai: da pekâlâ görebilirler. Avusturya Vehiahti Arşidük Fran- çois Ferdinand'ın katillerine karşı A- vusturya - Macaristanm müracaat et- tiği şiddetli tedbiri takbih © edenler vardır. Sorarım: Eğer İngilir. Veliahtini Beerler öldürmüş olsalardı, İngiltere ne yapardı? Sorarım: Amerika Cümhürreisi mu- avini Meksikada öldürülseydi, Ameri- ka ne yapardı Sırf tedip için gönderilen bir sefer heyetinin umumi bir teşevvüşe tahav- vül etmesi merkezi devletlerin hatası sayılamaz, Fakat felâket © bir defa başladıktan sonra, onu tevkif ed;zek vâsıta yoktur. Iktısadi buhran da bir felâkettir. Fakat hiç kimse onun çarklarını âlem- şümül bir nizama göre çevirtebilecek kuvvette görünmüyor. Mussolini / “Belki Mussolini için bir istisna ya- pabilirim. Muasırlarımızım en büyük adamlarından biri odur. Misal ister- seniz: İtalya ağaçsız bir inemleketti. Mussolini buna derhal bir çare bul- du. Bir kararnameye göre senede iki defa mektep talebesi kıra çıkıyor ve her biri bir ağaç dikiyor. Başka bir missl: Fransada İtalya hududu boyunca binlerce İtalyan var. Bunların vatan ryüdr (nasmdaki hiz- metlerinin devamını temin için Musso- lini İtalyan hududu kısmında çocuk bakımhaneleri açtı. Fransada oturan ber İtalyan kadını buralarda ihtimam görürler. Bu suretle dünyaya © gelen her çocuk ta İtalyan toprağında doğ- muş oluyor. Malümdür ki, İtalya kömünizm teh likesi altında titriyerek (o yaşıyordu. Mussolini. yavaş yavaş girdiği bu uçu- rumdan kurtarmakla (o kalmadı,'ona yeni bir hamle de verdi. Bugünkü talyada dünkü İtalyayı tanımak müş- küldür. Mussolini dinlemesini ve söy lemesini . Üstelik musikişinas- tır, Ben evinde dörtten gz keman gör- medim. Bana demişti Ke — Kemanlarımdan Bir çok sesler çıkar. Fakat kalbe giden seslerdir ki, en ehemmiyetlileridir. . . Bismarkı da düşmeğe başladığı za- manlarda gördüm. Fakat o zamanlar adamın büyüklüğü hakkında bu hü- küm verebilecek: yaşta değildim. Hitler “Şimdi dünyanın ümidi ilk saftaki şahsiyetlere bağlanıyor. Almanya da iktidar başında Hitler © ayarında bir başvekile malik olmak talihindedir. On dört sene mütemadiyen Hitler Alman ruhunu m için ça- lışmıştır. Bence bötün bu sarfedilen a. Hitlerin ayağma dolaşan bir müşkülü” yenerek gayeye var- re kâfi bir berattır.,, MİLLİYET PAZARTESİ Ji EYLÜL İ kaç sene evvel bu 1933 Berberlikte sanat Bir gencimiz | Viyanada muvaffakıyet kazandı Memleketimizde her sahada oldu- ğu gibi, berberlik, bilhassa kadın ber- berliği (o sahasında da son senelerde büyük bir terekki vardır. o Daha bir sanatin inceliği berberlerimiz ara- sında meçhül iken bugün bu sahada da istidatlar yetişi- yor. Evvelce şehri- mizde bir o ecnebi kadın berberinin ya nında bulunan Şük rü Bey ismindeki bir Türk gençi Vi- yanada bir muvaffakıyet elde etmiş- tir. Şükrü Bey burada yüksek meha- file mensup hanımefendilerden gör- düğü rağbet ve teşvik üzerine Viya- maya giderek sefirimiz Hamdi Beye müracaatla akademi huzurunda imti- han vermek istedi bildirmiş ve tavassut edilmesini istemiştir. Viyana beynelmilel akademisinde 59 profesör huzurunda yapılan imtihanda büyük bir muvaffakıyet kazanan Şükrü Be- Şükrü Bey sısı diploması verilmiştir. Bu ilk Türk kadın berberi yeni şehrimize dönmüş- tür. Yeni naşriyat Mimar Her ay munfazaman intişar etmek te olan bu Mimari mecmuasının 31 in ci sayısı, bir çok mesleki yazılar ve inşa edilmiş binaların fotoğrafileri, projeleri ile intişar etmiştir. Tavsiye ederin. * DOKTOR Hafız CEMAL (Tayyare piyango müdürlüğünd Şartnameleri veçhile 934 yılbaşı piyangosu için 170 el, 5,000 duvar pilânı ile 5,000 adet afiş tabettirileceğind: Dahiliye hastalıkları mütehassısı .Cumadan maada bergün öğleden sonra saat (2,30 dan 5 €) kadar İstan- balda Divanyolunda 118 numaralı hu- susi dairesinde dahili hastalıkları mua- yene ve tedavi eder, Telefon: İstanbul," rize 5981 Güreş müsabakası Gebze kazasına tabi Tavşancıl kar- yesinde 14 Eylâl 933 perşembe günü nil “| karrer olan düğünde pehlivan güreşi ya- pılacağından müsabakaya iştirak etmek isteyen pehlivan arkadaşlarımızın tesrif- Pehlivan Hilmi (7198) İstanbul üçüncü icra memurluğundan: Mahcuz ve paraya çevrilmesi mukarrer iki ve's sağmal inek 12 eylül 933 sant 9, 30 dan 1030 a kadar Kasımpa- şada Küçükpiyalede Tahtaköprü s0 kağında 29 numaralı bostanda bi- rinci açık arttırma suretiyle sa- #lacaktır, Taliplerin mahallinde hazır bulunacak memuruna müracataları ilin olunur. (022) leri mercudur. Haydarpaşa emrazı istilâiye Hastanesi baştabipliğinden: Hastanemiz binasının ça tısının tamiri 23 Eylül 933 tari hine müsadif cumartesi günü saat 14 te Galatada Kara Mus tafa Paşa sokağında İstanbul limanı sahil sıhhiye o merkezin- de açık münakasa suretile yap ılacağmdan taliplerin şartna- melerini görmek üzere mezkü r merkez levazım memurluğuna veya hastane idaresine mürac atları. (4527) 6146 Evkaf müdiriyeti ilânları Guraba hastahanesine alınacak on üç kalem lâboratuvar âleti münakasasında verilen fiyat haddi lâyıkında görülmedi- ğinden münakasa bir hafta temdit edilmiştir. Talip olanlar şeraiti anlamak üzere her gün levazım idaresine ve ihale günü olan Eylülün on üçüncü çarşa mba günü saat on beşte idare en cümenine müracaatları. çıkardı; fakat bütün bunlar, ez ez dan evvel oynıyacak olan "Flippy e mek istiyor... , ismindeki o küçük film başlamıştı. Feniks Sinema Şirketinin, mahza Micky Mowse'a (Lütfen miki maus diye okuyunuz » mütercim), rekabet olsun diye, şirket müdürü, hareketli resim müelilfi, şair, vâzn sahne, mü- rakip, operatör, bestekâr, fotoğrafçı, asistan ve bunlara mazaran irapta maabili olmıyan bir sürü yardımcı, el ele vererek Flippy filmini meydana getirmişlerdi. Film muvaffak oldu, Halk, nazlanmadan kahkaha ile güldü. Filmin sonunda, vakanın kah- ramanı Flippy, kendi eliyle sardalya kutusundan yaptığı otomobile binip gittiği zaman alkışlar adamakıllı hız landı, ... Hünkbeişie (4739) ti binaları arasmda bu kerre dört parçaya ayrılan 70/ ye beynelmilel kadın saçları mütehas. (3, 70/4, 70/5, numaralı arsalara verilen bedeller dun oldi dan pazarlıkla satılacaklardır. İsteklilerin 30 Eylül 933 e tesi günü saat on dörtte müracaatları, (si İstanbul Sıhhi müesseseler . . yeve Satınalma komisyonu reisliğind Bakırköyde kâin Akliye ve Asabiye hastahanesinde tırılacak 30,000 lira bedel keşifli Adli Pavyon olbaptaki name ve şartnamesi veçhile ve 3 Teşrinievvel 933 salı gü: at 14 te kapalı zarf usulile iha'e edilmek üzere münakasa nulmuştur. Bu baptaki keşif ve şartnameyi görmek istey: rin komisyona müracaatları. liplerin 14-9-933 perşembe: Keza: yılbaşı piyangosuna ait biletler ile 17, 18, ğ 20 inci tertip piyango biletle-inin aleni pazarlık suretil nakasaları icra edileceğinden taliplerin 16-9.933 cum: günü saat 15 te komisyona müracaatları. İstanbul Belediyesi ilânları » “Cubuklu'Gaz depolarında mevcut tankların boyanmı “çık münakasaya konulmuştur. Talip olanlar şeraiti anları zere levazım müdürlüğüne münakasaya girmek için de 25 lık teminat makbuz veya mektubu ile 2-10-933 pazartes nü saat on beşe Kadar daimi encümene müracaat etmelid Hali tasfiyede bulunan Uşal Terakkii Ziraat Türk Anonii Şirketinden: Sirkecide Meymenet Hanı altında 70-72 numaralı Sebat Nakliyat Şirketi anbarlarında balye halinde m ve Şirketimize ait 30,000 adet küspe çuvalı tellâliye resi bilcümle ; masraflar alıcıya ait olmaküzere 14 Eylül93 günü öyleden sonra saat on dörtte açık arttırma il İacağından talip olanlarm yüzde yedi buçuk nisbetinde natı naktiye vermek şartile yukarda yazılı tarih ve saattı kür anbar önünde hazır bulunmaları ilân olunur. (4730! şembe gü Gümrük muhafaza umum kum danlığı istanbul satınalma Komisyonundar 1 — Vekâlet için yaptırılacak 860 tane evrak açık münakasaya konmuştur. 2 — Münakasa Gümrük Muhafaza Umum Kuma lığı Satınalma komisyonunda yi 3 — Münakasa 21-9-933 Perşembe günü saat on tedir. 4 — Şartname, Örneklik bez ve dikilmiş nümüne gün komisyonda görülebilir. 5 — İsteklilerin Yüzde Y edi buçuk iğreti güvenme! le belli gün ve saatte komisyona gelmeleri. (4525) Istanbul Milli Emlâk üdürl Ahırkapıda nakliye taburu garajmda 6 adet açık 503 b palı 510 Model fiyat ve bir “L.T. 16” kapalı berliye ile “ defterdarlık” binasında bir Mersedes, “Benz” ve (Dixi) kalı otomobiller pazarlıkla satılacaklarından isteklileri; Eylül 933 pazar günü saat on dörtte müracaatları Istanbul Milli a Müd Emlâki metrukeden Eyüpte Korucu Mehmet çelebi halleşinde 24 numaralı dükkân 960 lira ve 125 ve 127 nu ralı dükkânlarda altışar yüz lira kıymetinde olup 10 E 933 tarihinde ihalelerinin icra edileceği Fatih malmüdü nce ilân edilmiş ise de teşkilâtı hazıra dolayısile emri a -9-933 tarihine müsadif perşem be gününe talik edilmişti liplerin tarihi mezkürda saat 14 te müracaatları. “4 ! Istanbul Milli Emlâk Müdürlüğünden Cağaloğlunda mülga Nafia nezareti ile Tayyare v2 apılacaktır. ..... üğünden (4 ürlüğünden ( ..... (4 “ to #1... Programın bu ilk kısmı insanı öl dürüyor, değil mi? Sinirler için haki- ki bir işkence... Kadın muhatabına müztehzi bir merhametle baktı: — Zavallı vayrucak... dedi. Za- vallı.. Olüver'in şakaklarında, sarışın saç larmın beyaz bir akis hâsıl ettiği yer de, hastalarımın döktüğü gibi, ince- cik ter damlaları görmüştü. Moresko kalkmıştı. Oliver de o- nun yanı sıra kapıya doğru giderek: — Rahatsızım, diye şikâyet etti, Midemden rahatsızım... Sahi söyliyo- rum, Kadm bütün muzipliğini takma rak: — Fazla Cin içmişsin, azizim... Moresko bu sözü endişe ile söyle“ mişti, Oliver'i o kadar fena seviyordu ki sevkitabii ile hızla bir kaç adım attı, pırıl Oliver'in, gülümsiyerek kendisi- ne istiraplarmı, korkularını, zaafları- nı itiraf etmesi, kadm muzafferiye- tinde âmil olan bir unsurdu... Bu eri belki de zaferle rin en büyüğü idi. Salonun ortasındaki yoldan Oli- ver'le birlikte, etrafı selâmlıyar: ak, değme yüzüme Ki z an vücudünü A ri doğru eğdi. Öliver'e olan aşkı bü- tün manasile hüviyetine nüfuz ediyor du. Onu bir an, kalçalarında, cildinde, saçlarının dibinde, hattâ avuçlarının içinde hissetti; vücudünün bütün el. yalı biran, Hissetti. Omuzlarınm hafif bir hareketile, k mantosunu giydi. Rubası beline kadar dekolt Cildi Oliver'in cildine daha olmak istiyordu. Bu harekette belli belirsiz münde- miç manayi davete derhal icabet «t- ti; ona iyice sokuldu; soluğu kadının mantosunu giyerken yardım © Rita Mara'nın al renkli « az ileride delen air. Yürürlerken iriyarı adam — Söyle bakayım, Donka, dar güzel olabilmek için ne y san?... Bu sözleri Grant söylemişti. İriyarı Grant. Grant bir zamanlar vâzm idi, Vözu sahne olarak ta çok fak olmuştu. Fakat bazi sanı inin bir öpininde aç ka Se kadar bir iş bulmuştu. Moresko geçerken Grant'ın ğını okşadı; bu, içinden gelen o, ekseriya kalpleri bi Te ish ederdi Oliver iki elini cebine sokt Omuzlarında hafif bir ağrı Rodosta. geçirdiği tenbel he sonra yaptığı fazla idinanın y.

Bu sayıdan diğer sayfalar: