10 Nisan 1934 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 7

10 Nisan 1934 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

p i aba pbilirlerdi?. Yapıla, Mütarekenin ilk günlerinde âyan ve meb'usanın hali Biz o âni hürmetle anıyoruz. Türk (Başı 1 indi sahitede) dünkü dersinde tuttuğumuz net - ları aşağıya yazıyoruz: Hakuk bakımından Mondros — Hanımlar, Beyler, Bugün de ihtilâle tekaddüm e - den, vakalarin, hâdiselerin müta » İcasma devam edeceğiz. Bunlar bi- >e Türk ibtilâlinin ne kadar haklı şartalr içinde tekevvün ettiğini an- İatacaktır. Geçen dersimizde Mon- | “İros mütareke: etüt ediyorduk. Bu mütarekeyi iki noktadan mü - talea etmelidir. Biri tarih, digeri hukuk bakımından. , Tarih bakımından izahı geçen merste yapmıtşım. Bu derste bu « kuk bakımından tetkik edeceğiz. Mondros mütarekesi, hukuk cihe- tinden de iki türlü etüt edilebilir: 1 — Hukuleu düvel ? — Hukuku esasiye. , Mondros mütarekenamesi hukuku İlüvel bakımından yalnız Osmanir sal matmes değil, Türk milletinin aley. imde istimal edilebilir bir mahiyet ar >diyor. Müttefik devletler hüsnü ni »tle hareket etmediler, fakat Osman murahhasları da mütarekeye bezi rilar koymadılar. Ya anlamadıkla - ndan, şaşkınlıkalrmdan. Hukuk ta - ihi Mondros mütarekesini daima ten it edecektir. Mütarekenin 7 inci maddesi, İüzu- nda memlcektimizin herhangi bir Te i inçale salâhiyet veriyordu. iğtişaş emareleri görülürse, bura - m da işgal edilebileceği yazrlıyor- 5 inci madde ise böyle değildir. Os alı orduları derhal Terhis edisicek Ancak asayi şiçin bazı kuvvetler #bırakılacaktı. Bu kuvveti müttefikler ikyin edeceklerdi. Bu kuvvetlere lâ - i— olan silâh mikdarmı da müttefile- ler.takdir edeceklerdi. Müttefikler, z çek aleyhlerine tecelli edebilecek amatta hukuk e ani RAMİ ik imi almiş buhur emanlı hükümeti meselâ silâh mik - < rma kendi takdir edemezdi. ga maç bei yerlerini işgal. hal da doğrudan doğ- ya kendileri alıyorlardı. eve me murahhaslarının , beceriksizliği Maflâp Osmanlı enik ne 3lğ k bir Mağlüp, galibe son silah olarak olmamak silâhını” istimal ede i- Bu da çok zor olmazdı. Ölüm > e bahsolunca bu silâh tek çare- İmurahi <aveleyi imza eden Onmanlı ğ aşları, milletin kendisi demek lü şart halkını hai eğil wn haiz baslar idam kararı değil, rahi iiisamak içinllâzm “gelen tedbirleri ilmalr idiler, büyük harpten sonra“Alman baş- irahhası, Versay muadesini kabul edi. “Versay muahedesini imza 8- Ea. sonra Almanyaya dönemem, lü © #azalamadan Almanyaya Mondros mütarekesinde Osmanlı iahhası hiç olmazsa bu Alman mu hassı kadar hareket edebilirdi. Bu lar. ini anlatayım: Alman - Fransız se nden sonra bir muahedeyi imza - du. Bimarkın rakipleri büyük dip - natı çekemediler. Bismark zaferi > ce : “Bu munhedeyi imzadan çok smmunum, dedi, ya Fransızlar mu - sayı Alman açık bulun- rur ve teslim olmazlaran, uzun se - Alman Fransada ayak derlemek lüzemdir.,, dedi. ırahhasları imza > siselerdi, muhakkak ki daha iyi Jet, Osmanl mua murahhasları i bir İngiliz gemisinde imza et - ve bunu büyük muvaffakiyet ad diyorlardı. Bu imzadan sonra Ah - İzzet Paşa kabinesi uzun zaman iktidarda kalmadı. Imza bir cürümdü Bu mütareke hukuku ecasiye bakı- dan da şakattır. Osmanlı kanunu malta madissi mucibince dan tasdik ve - Halbuki bu zem ar muahede meclise ai Demek ki milletin bu İşte Osmanlı devleti, hülünku; bakımından hem haksız, bem de yıf idi. Mondros mütarekesinin ak. den sonra çok zr,man geçmedi. Müt ikler bundan derhal istifade iti kla Türk yurdunu ko iylıkla işgal etmeğe başladılar. İşte kün ilk defa ayaklanan millet ilk is iklâl ve hürriyet kurşunların! sıktı. kurşunlardır ki bugünün şefkati, günden size hazırladı. Pro; ara cevap Sabık İtalyan başvekillerinden Ni- *on çıkan hukuku esasiye kitabında iyor ki; “Bir miller, Türk milleti baştan ba Ne Ke geri görenlere, mutaassıp zanneden - İere ve Türkelrin, tâbiiyetinde bulu - nanları bel'edemediklerini iddia eden üelliflerin eserlerile Türklüğün ha- kolay taksim için şok propaganda yapmışlardı. Ve tâ - bik / hazmedemedillerini söylüyor - lardı. Geçeh derste bunun cevabın: vermiştim. Busdersi biraz daha izah edeceğim. İspanyol medeniyetinden yüz defa kuvvetli olan Arap medeniyeti İspan yol medehiyetini bel'etmesi lâzmadı. Halbuki Araplar İspanyadan çıkma - başladılar. Mutlaka bel'edemiyan bir medeniyet küçük bir medeniyet de gildir. “Türkler, idareelrinde bulunan unsurları bel'etmedilerse, bu, onların küçük medeniyet sahibi olduklarından değil, idare sistemlerindendir. İk; rkler dünyanın en tele- sanlardır. Bir Roman - eserinde diyor ki: anlar arasında mü temadi bir husumet vardır. Bu hu sumet yirminci asra kadar devam etti Husumetin saiki kimlerdir? Hakiki kabahat Türklerden ziyade Hıristiyan lardadır.,, Belçikair bir müellif te eserinde, harsi ve dini mesailde toleranc'i en svvelâ Türklerin Asyada tatbik ettik lerimi ve Asyadan Avrupaya geçirdik lerini söylüyor. Bir İngiliz muellifi de diyor ki: “Sü imerliler eski türkçe konuşan bir me- deniyettir. Roma ve Yunan medeniye- © e medeniyeti yannda çocuk ka ırlar. Biz Türkler bu kadar eski bir me deniyet sahibi bir milletin çocukları - yız. Geriliği la kabul edemeyiz. İle- rilik iddin etmek herkesten evvel bi zim halıkımızdır. Kendi varlığımızı, kendi mezayamızı, kendimize mürn - 'caat etmeksizin ecnebilerin ağzile is- bat ettikten sonra, bir de Türk ağzile söy lüyelim. | Kasameti 5 Mul lüsamettin Beyin, “A - masya tarihi” isimi kitabında mühim şeyler var. Dört cilttir. Bu zat Ev. kafta mümeyyizdir. Hüsamettin Bey diyor ki: Kadim Yunan ve Roma me- deniyetinin Küçük Asyada yaptığı bü tün eser, eski Türk medeniyetinin yap tığı şehirlerin isimlerini değiştirmek- ten ibaret kalmıştır.,, ve müellif isbat ediyor ki: Anadoluda Türk medeni - yeti 7 - 8 bin seneliktir. - İşte Mondros muahedesile tarihten silinmek istenen millet, bu millettir. Türk milletinin tarihten silinmesine imkân yoktur. Bir Mondros kâğıdile, bir Sevres kâğıdı ile Türk milleti tarihten siline mez. Türk milletinin tarihe söyliyece ği daha çok eşyler vardır. Muztarip be şeriyet Türk milletinm — söylemesine mühtaçtır. Mebüran ve Ayan ne yapıyordu? Bu mralarda Mebusan, âyan ne hal idi, matbuat ne yapıyordu . Bun- rânce sahibi yalı diploma “Türklerle Hn vatanperveri, utandırır, ai İer cereyan edi; lar biribirine girmişti. Bilhassa gayri Türk mebuslar, hük; ti tenkit edi- yorlar, Türk milletini i ir Rum mebus kürsüy. milletinin zalim olduğundan bab sediyor, Ermeni mebuslar buna işti - rak ediyor, Arap mabuslar alkışlıyor du, Türk mebusları bunlara cevap ve riyorlar. Rum, Ermeni mabuslar kah- kahalarla gülerek Türk milleti ile istihza ediyorlardı. Türk olmayan me buslar, iki milyon öz evlâdı kaybet miş, yaralı memleketin karşısında, bu küstah ve hokkabaz adamlar, sar- boş narasile Türk milletinin bütün mu kkaddosatma dı. Türk milleti hazırlanıyordu Zavallı İstanbulun isti Ga m istilâ — altında la uğraştı. Hakaret ise sel gibi akıp gidiyordu. Şaşkımlığın derecesini düşümün!... Nihayet arizei cevabiye yazılıyor, ve Vahdettine Meclisin müddetini Bir sene uzattığı için teşekkür ediyordu. Bu vaziyet, Bizansm son günlerine ben ziyor. Fatih te İstanbulun kapılarını çaldığı vakit onlar da böyle şeylerle uğr. Nihayet günü geldi, münfesih sal- tanatı yenerek yer ile yeksan ettik. Türkün zaferi Arrerikalı (Frank Simon) diyor ki: Av-upa bütün bir tarihte Aaya & nünde, Mustafa Kemalin idare ettiği kuvvetler önünde daha hakirane tes- lim olmadı. Mustafa Kömal hiç bir va kit emri altımda yüz binden fazla si- lâblı adam bulundurmadı. Galipleri le beraber bütün bir Avrupa Mustafa Kemalin karşısında yenildi.,, > Ben buna bir cümle ilâve edecs - jim: hep ecnebileri dinleyecek deği- ; Mustafa Kemalin bu zaferi lüm milletlere hakk ve istiki lez el tattırdı. ni bu, senin ii lerinin, ablalarının başardığ bir iştir. Çünkü ablaların, ağabeylerin #aretine ül basanlarışi . Me anlle v im ai an e kılnıcla ihti Tali muhakkeak Ça en a — sin, akıl ve mantik ne denecek © Ya âyan ne yapıyordu? p Sultanlar tarafından müntahap â yan ne ile meşguldü, biraz da ondan bahsedeyim. Talât Paşa Ayana Bir kere sümleriyor; ve öyan reisliğinz ahmet ira Beyin bö irmdej | Nebatları koruma (Başı 1 inci Sahifede) İ itibariyle taraftar. olmakla bera- ber bütçe encümeni tarafından pılan ilâvenin kanunun heyeti u- mumiyesini iptal eder (o mahiyette bulunduğunu söyliyerek ziraat ve- kâletin'n bütün bu mahsulleri te- mizlemeyi üzerine aldığı gün mua- melâtm sekteye uğrıyacağını işa- ret eylemiş ve bu kadar geniş bir i- sin istenilen 500 bin ile başa- nlmasını mümkün olamıyacağını ilâve eylemiştir. Ziraat Vekili Muhlis Bey, hariç- ten gelecek ve memleketimizden ihraç edilecek hayvanat ve hasıla- tı ile nebatat ve mahsullerinin mua yene ve temizlenmesi şekiller'ni tayin ve tespit eden: kanunlar bu- lunduğunu teklif edilen kanun lâ- yihâsiyle istenilen | selâhiyetin bu muayene ve temizlenme işleri lüzumlu olan müesseselerin den ibaret bulunduğunu söylemiş- tir. Refik ŞevketBey, tekrar söz a- larak Ziraat Vekili lâyihanın bir defa daha encümenler tarafmdan tetkik ed İmesini istemiştir. Bütçe encümeni reisi Mustafa Şe ref Bey, kanun metninin sarahati dolayisiyle encümenlere iadesine lüzum görmediğini söylemiştir. Kastamonu mebusu Suat Böy, kanunun memleket iktisadiyatını şiddetle alâkadar edecek mahiyet - te bulunduğunu söylemiş ve 40-50 sene evvel memleketimize sirayet eden filoksra yüzünden oüzümcü- lüğümüzün ma'tız kaldığı tehlike- ye işaret etmiştir. Beyanatma devam eden hatip, ihracat eşyalarımızın muayenesi i- tibariy'e de kanunun ayni derece- de ehemmiyeti haiz bulunduğunu de esas noktai nazarında bu kanu- nun memleket için faydalı olduğu- nu, ancak bu kadar uzun birişn tedvirine bu şekli ile imkân gör- mediğini kaydetmiş ve kanunda mevzwu bahis temizleme işleri yü- zünden mal'yet fiyatlara yeni bir takım düsum ilâve edilecek olur- sa rakip maddeler karşısında ihra- cat eşyalarımızın müteessir olma- sr muhtemel bulunduğunu söyliye rek kanunun bir defa da iktisat en- cümeni tarafımdan tetkikini iste miştir, Aydın mebusu Mazhar B. iste- nilen tahsisatla bu işin başarılma- sını mümkün görmediğini söy- İemiştir. Tekrar kürsüye gelen Ziraat Ve- kili Muhlis Bey, kanunun bayva- nat ve nebatat mahsullerinin ithal ve ihraç şartlarını ihtiva eden bir kanun değil bunlarm muayenesi i- çin icabeden müesseselerin vücu- da geti ölme: gözeten bir kanun olduğunu söylem'ş ve bu müesse- selerin kurulacağı yerlerin tayinin- de iktisadi şartların daima göz ö- pünde bulundurulacağını ilâve ey- lemiştir. Söz alan diğer hatiplerden Sad- ri Maksudi, Ali R'za (Mardin), Rahmi Bey (İzmir) ve Mustafa Seref beyler kanunun leh ve aley- hinde ileri sürdükleri mütalaalar- dan sonra kanunun bir defa da ik- tisat encümenince tetkik edilmesi hakkında Suat Bey (Kastamonu) tarafından verilen takrir reye ko- nularak kabul edilmiş ve perşembe günü toplanmak üzre içtimaa ni- hayet verilmiştir. yin edildiğini bildiriyor. Ahmet Rıza y takrir is yor. Ermeni, Rum, Arap Eşleri : mize zulüm edenlerin adli mahkeme. ye verilmesini söylüyor. Ahmet Rıza Beye bir topçu feriği cevap vererek Türk kelimesini de koyalım, diyor, Türkler de çok zulüm görmüşlerdir. Türk kelimesini de 'bu takrire ilâve etmek lâzımdır. en Bey, kendisini tani - mas 'ürk oğlu Türk topçu fe riği Kıza Paşaya eEvap veriyor” Ba cevabı verirken Ahmet Rıza hiç utan mamış, sıkılmamıştır? Ahmet Rıza di yor kiz — Türk unsürunu da dahil ettik - ten sonra Çingene kelimesini de ii - “pa heralde bir Ermeni bu hecal ver cevaj in i mebusu tarafından fevkalade beğeni- liyor —— ei ge zl kalkarak: — o e Çingene kelimesi de dahil olsun, Min 7 Hülâsa Mecliste bir gürültüdür ko- puyor. Türk kelimesi yerine Osmanlı kelimesi konmasını tellif edenler olu yor. Ferik Riza Paşa şiddetle wrar e- Bu saltanatı kuran imillet Türk ir a takar > # konmasını istiyorum, diyor. Türk, Ermeni mebuslar arasında mü nakaşalar oluyor. Neticede “Ermeni, Rum, Arap kardeşlerimiz, tabiri ye- rine “Osmanlı vatandaşları, ibaresi konması muvafık görülerek takrir re ye konuyor. Neticede bütün âyan Os man'lı kelimesi ile baralar olaya Topçu feriği Rıza Türk kı ile yalnız başma eye Mahmut Esat bu akşam da 27 yas e Hi Bulgaristan da Misaka giriyor mu? (Başı 1 inci sahifede) meğe mütemayil bulunduğu tah - min ediliyor. Mülâkatı müteakıp, hiç bir teb - liğ neşredilmemiştir. y Muşanofun seyahati PARİS, 9 (A.A.) — Bulgar Baş vekili M. Muşanof, Maliye nazırı M. Stefanof ve umumi borçlar mü dürü M. İstoyanof yarın Paris'e geleceklerdir. M, Muşanof ile ar- kadaşları harpten evvelki Bulgar istikraz senedatı hâmillerile zakere etmek üzere gelmektedir - ler. Bunlar Pariste üç gün kalacak lar ve müteakıben M. Muşanof İn- giliz dayinlerle ayni veçhile müza kerede üzere Londraya gidecektir. iz Titulesco'nun seyahati BELGRAT,9 (A.A.) — Roman ya Hariciye nazırı üyeli bugün öğleden sonra Belg:nda ul olacak ve burada 24 saat kala. caktır. M. Titulesco M. Yevtiç'le görüştükten sonra yarın Parise ha reket edecektir. Yunanistanda muhaliflerle hükü - met arasındaki ihtilâf ATİNA, 8 (Milliyet) — Hari - ciye nazırı M, Maximos dün mat - buat mümessillerine beyanatta bu- lunarak hükümetin tefsiri beyanatı nın Balkan misakına merbut pro- tokolun üçüncü maddesini orta - dan kaldırdığına dair neşrolunan havadisin esassız olduğunu söyle- miştir. M. Maximos beyanatın mi- sakın ruh ve ahkâmına mutabık olduğunu da ilâve etmiştir. Yuka- riki beyanat ve hükümet gazetele- rinin neşriyatı muhalefet mahafi - lini hayretlere düşürmüştür. Mu - halefet rücsası hüküme)ten bu hu- susta aleni izahat talep edecektir. Hükümet ya muhalefet liderleri ni elde ediyor veyahut Yunanistan da misakın b raz tasdik edil- mediğini bilen müttefiklerine kar- şı sözlerinde sabit olmadıklarını gösteriyorlar. Bundan başka mu - halifler M. Venizelos mevkii ikti - darda bulunursa Yugoslavya pro - tokolun tatbikını isteyecek ve mu- avenet talep edecek olursa M. Ve- nizelosun imtina edeceğini ilâve et mektedirler. M. Venizelosun M. Maximosa bir mektubu M. Maximosun beyanatı bura - daki bütün siyasi mahafilde ve bil hassa muhalifler nezdinde büyük bir tesir yapmıtşır. Bugün öğleden evvel M. Venizelos M. Kafandaris le görüştükten sonra hattı hareke- tini tanzim etmek için M. Maxi - mosa bir mektup göndererek iza - hat istemiştir. M. Venizelos mek - tubunda hükümetin teşrii meclis - İeki tefsiri beyanatımın proto - kolün üçüncü maddesini ortadan kaldırdığına işaret etmektedir. Bi- naenaleyh, hükümetin tefsiri be - yanatı ile Yunanistanm Balkan ha rici bir devlet ve bilhassa İtalya i- le harbe girişmeyeceği tesbit edil. mediğine göre hükümet beyanatı - nın misakın ruh ve ahkâmına mu- tabık olduğunu iddia edemez de - nilmektedir. M. Venizelos dün Ro manya sefiri ile tesadüfen görüş - tüğü zaman kendisinden bu hu - susta malümat istemiştir. Aldığım malümata göre teşril meclisler mesailerine başlar başla- | maz M. Maximosun bu beyanatı yü zünden mühim mesele doğacaktır. M. Venizelos makaleler yazmak niyetindedir ve hükümetin misak- tan doğan mükellefiyeti noktai na- zarından Yunanistanın vaziyetini tasrih eder beyanat yapılması için muhalefet namına mebusan mecli- sine bir sual takriri verecektir. . Eyüp ve i.e Eminönü hattı (Başı 1 inci sahifede) nisbette arabalar işletilmesi için Tramvay şirketine tebligatta bu - lunmuştur. Tramvay depolarında fazla araba bulundurulmıyacak ve bütün arabalar seferlere tahsis edi lecektir. Belediye memurları, bu kararın tatbikatına nezarette bu - lunacak ve depoları sık sik teftiş edeceklerdir. Birinci mevki araba- ları ikinci mevki arabaların üç te birini hiç bir suretle geçememe- si için şirkete, ayrıca tebligat ya - pılmıştır. Kontrol işlerile, belediye şirket- ler komiseri Muzaffer Bey meşgul olmaktadır. NE M. Veyl Parise gitti Tramvay işleri hakkında Nafia vekâletle müzakereye girişmiş o - lan şirket meclisi idare reisi M. Weyl ve mahalli idare azasından M. Ertich dün akşamki ekspresle şirket merkezinin bulunduğu Brük sele gitmişlerdir. M. Weyl Anka - rada tramvay tarifesinin tenzili ve yapılacak yeni tramvay hatları, ve ' Elektrik - Havagazı! (Başı 1 inci sahifede) | dilmediği anlaşılmaktadır. Encü - #men bu vaziyeti bugün ortada mev cut müvazeheli ihlâl edip etmiye - ceği noktası üzerinde müzakeresi- ni tamik etmiş ve bu verginin kuv vei muharrikesini bizzat istihsal e- denlere de teşmilini isteyen değir » | mencilerle çimenia fabrikalarının | da müracaatını tetkik etmiştir. Hü- kümetçe lâyihanın tanzimi sırasın- da hususi kuvvei muharrikede kul | lanılan kömür ve mazot fiyatları | esasen ucuz olmadığından bunla - rın elde edecekleri umumi cereyan merkezlerinden alanlara nazaran | daha ucuz olmayacağı noktai na - zarından hareket edildiği anlaşıl - mıştır. Yalnız kuvvei muharrike - de su cereyanlarından da istifade | edilmekte olup bunların masrafla- | rı diğerlerinden çok aşağıya düş» ceği, binaenaleyh muhtelif mev - kilerde yekdiğerinden farklı vesa- iti muharrike ile çalışan iki raki müessese arasmda vergi yolile mü. vazenesizlik hâsıl kuvvei muharrike ile çalışan sınaf müesseesler vaziyetinin ayrıca tet- kik edilmesi kararlaşmıştır. Encümende maden istihsalâtın - da sarfedilen elektriğin istisna ©- dilmesi muvafık görülmüş ve lâyi- haya bu hükmü ifade edecek bir fıkra ilâve edilmiştir. Bazı beledi- ye ve müesseelerin elektrik cere - yanlarını bizzat kendileri istihsal etmiyerek başka merkezlerden top tan alıp tevzi ettikleri anlaşılmış ve cereyanı hem alırken, hem tevzi ederken resim tahakkuk ettirilme- sine mâni olmak için de lâyihaya bir fıkra ilâve edilmiştir. Ancak e - lektriğin memleketimizin her tara fına temin ve teşmili faydalı gü - rülmüş ve yeniden tesisat yapacak kasabalarda bu resmi fiyatın art - tırılmasından çekinilerek vuku bu lacak teşebbüsleri * geri bırakma - masını temin için yapılacak yeni tesisatın iki sene elektrik resmin - den istisnasını muvafık görmüş ve bunun için de lâyihaya bir fıkra ilâve etmiştir. Lâyihanın son şekli Iktısat encümeninin yaptığı ta - dillerden sonra lâyiha şu şekli al- mıştır: A - Umumi elektrik ve havagazı te tisatı bulunan mahallerde elektrik sarfiyatı beher kilovat üzerinden iki ve havagazı sarfiyatı da be - her metremikâbı üzerinden bir ku ruş istihlâk resmine tâbidir. Bu re sim elektrik ve havagazı istihsal eden müesseeler tarafından aylık faturalara zammedilmek suretile fatura bedelile birlikte tahsil olu- nur. Tahsil tarihinden itibaren 15 gün zarfında alâkadar malsan - dıklarına teslim edilir. Şu kadar ki aylık fatura tanzimi mutat olma - yan yerlerde istihsal müessescleri Gazi Hz. (Başı Tinci sahifede) kısladılar. İzmirdeki istikbal pek mahteşem oldu. Halk aziz m sa- firlerini için motor ve vapurlarla denize açılmışlar- dı. Rıhtım iskeleden konağa ka- dar dopdolu idi. Gazi Hz. kara- ya çıkınca bir alkış tufanı kop - tu, Her taraftan meserret avaz6- leri yükseliyor, limandaki bütün vapurlar da düdük çalarak bu - na iştirak ediyorlardı. Müncile - rini aralarında görmek saadeti halkı coşturmuştu. Şehir baştan basa donanmıştır. Konağın önün de bir halk kütlesi tezahürata devam etmektedir. N Reis'cümhur Hz. bugün de ba: zı yerlerdeki kıtaatı teftiş etmiş- ler ve kara kıt'aları ile tayyare - ler tarafından müştereken yapı- lin bir tatbikatta bulunmuşlar - er, Insull hakkında Sual takriri (Başı 1 inci sahifede) sull'ün Amerika hükümetine tesli- minde artık kanuni hiç bir mahzur yoktur. Ancak Türk vatandaşların- dan birisinin Oo müddelumumiliğe müracaatla İnsull'ün kendisini do- landırdığını veyahut Türk ları dahilinde bir suç işlediğini iddia etmesi, İnsull'ün Amerika hüküme- time teslim edilmesine o manidir. Çünkü mevkufun evvelemirde Türk kanunları Türk mahkemesi huzu- runda bu suçunun hesabını vermesi ve varsa cezasını çekmesi lâzımdır. Ancak sonra teslim edilebi- risinde ya bir sizi kk va e adli kabul suretile i Türk vatandaşı ol inde bulunmuş ve vekili. ne bu hususta talimat vermiştir. 'Güya'bu talebi kabul edildiği tak- 'dirde İnsull 80 milyon dolarlık ser- vetini Türk bankalarına tevdi ede- cek ve bu parayı Türkiyede işlete- cek, yaşadığı müddet zarfında mev- | cut bütün parası kendisine sit ola- cak, öldüğü zamanda da bupara tamamile Türk hayır cemiyetlerine kalacaktır. , Fakat bütün bunlar şayiadan iba- rettir ve şimdiden temin edelim ki hiç birisinin aslı ve esası yoktur. 'ü götürecek vaptr Samuel İnsull'ün Amerika Bi. şik hükümetlerine terli sike “l€ merikaya gönderilmesi gün meselesidir. Amerit ti namına bankeri tese! üzere, Amerika'nın şehrimizdi Vis konsülü M. Berry memur edil- miştir, Fakat İnsull'ün me suretle ed : er. Elektrik ve | tesellüm edileceği ve ne zaman, ne havagazı mücssescleri resmin tah- | vasıta ile Amerikaya gönderileceği sil ye malsandıklarna teslimile mü |, hakkında kendisine henüz tebligat- kellef ve mesulciürler. ta bulunulmamıştır. Amserika Sefi- B — Henüz elekirik ve havagazı || zi M. Skinner de bu hususta Vaşing kögforu kunulmamış yerlerde bü | ton'dan talimat beklemektedir. ületler konuluncaya kadar isti * | “*Yannkemaı beklemektedir. lâk resmi sarfiyatı bedelinin yüz - | bir şehrim, s vs de 10 u nisbetinde olmak üzere tah | Export Line nil E sil ve her ayın sarfiyatına ait re - | cutive vapuru ile ya > sim tutarı ertesi ayın nihayetine ka dar müesseseler tarafından mal - sandıklarına teslim olunur. C — A ve B fıkraları mucibin - ce tediyesi lâzımgelen resimler mi- atlarında tediye olunmadığı tak - dirde müesseselerde yüzde on zam ile ve tahsili emval kanununa tev- fikan tahsil olunur. D — Varidat tahakkuk idarele- ri maliye mürakıp ve müfettişleri tetkik ve teftişleri resmin tahak - kuk vesailini müestesenin kuyut ve defterleri üezrinden tetkik ve mürakabeye salâhiyettardırlar. bir kuruş olarak alınır. F — Belediyelere ait sokak ve caddeler tenviratı ve maden ocak- larile nüfusu 10 bine kadar kasa. balara ait elektrik sarfiyatı resim. den istisna edilmiştir. G — Şehir ve kasabalar tenvi - ratının ve taahhüt eden müesrese ve belediyelerin bizzat istihsal et meyip hariç bir merkezden aldık- ları elektrik kuvveti resme tâbi de- göre resme tâbi tutulur. H — Yeniden elektrik tesisatı yapılan şehir ve kasabalarda hu te sisatın işletmeğe başlanmasından itibaren iki sene müddetle bu res. iin tenvirata ait kısını alınmaz. saire hakkmda Nafia vekâletile cereyan etmekte olan müzakerat hakkında şirket merkezine izahat verecek ve yeni talimat alarak şeh rimize gelecektir. M. Weyl ile M. ir aya kadar tek dilecektir. Şehrimizde bulunmakta olan birçok Amerikan ve İoşiliz gazetecileri, ayni vapurla seyahat etmek üzere teşebbüsalta — bulun- maktadır! Executive vapuru birkaç gün ev- yeli e gelmiş ve Karade- ni e. veya per Mİ unacaktır. Vapur 5 bin tonluk bi şileptir, Buradan birçok limanlara uğrayarak 35 - 40 günde Amerika- ya gidecektir. İnsull'ün avukatı o Ahmet Esat Bey'dün tevkifhanede bankeri 2i- yaret ederek kendisini vaziyetin- den haberdar etmiştir. VAŞİNGTON, 9 — Samuel İn- sull, çarşamba günü İstanbul tev- kifhanesinden American Export Li- ne Executive va- cek ve bu suretle gayri ihtiyari ola- m ar sy mi mznabinden verilmektedir. Jandarmayı yarahyan şerir SAMSUN, 9 (Milliyet) — Fat- id DE isminde bir şerir mevcu- len Çarşamba”, gönderilirken, yolda sadikin kp za ii miş ve zavallıyı ağır yarslıyı kaçmıştır, Gönderilen müfreze şeriri yara- lıyarak yakaladı. Jandarmanın ha- yatı tehlikededir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: