29 Temmuz 1932 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6

29 Temmuz 1932 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

e Viyana G;cğle;ri Bir İdare Bahsi Kooperatif - . İdaresi »e Haa Kooperatif satış mağazaları- nın tertibatı hariciyesine de fev- kalâde ehemmiyet verilmesi lâ- zımgelir. İptida müessesenin is- mini gösteren sade, kibar bir levha yaptırılmalı. Ayni isim gü- zel bir yazile vitrinlere de yazdı- rılır. Gerek lâvha, gerek vitrin yazılarının gece okunmasını temin edecek elektrik teçhizatı ihmal olunamıyacak ehemmiyeti haizdir. Sonra bu bahsin en ziyade tetkika şayan vitrin tanzimi me- selesi gelir. Müşteriyi celp ve tev- kif edecek başlıca kuvvet vitrin- lerin cazibesidir. Fakat bir san'at ve zevk meselesi teşkil eden vitri tanziminde muayyen kaideler van- zedilemez. Bazan basit vasıtalar ile sadelik içinde o kadar güzel neticeler alınır ki mükemmel ve lükş edevat istimalile yapılanlar onun kadar muvaffak olamaz. Bundan dolayıdır ki büyük ticarethaneler bilhassa vitrin tan- zimi için — san'atlerinde —mahir busust memurlar istihdam etmek- ten çekinmezler. Bunların içinde hayret verici ibdalar vücuda getiren hakikt san'atkârlar bu- lunur. Ancak kooperatiflerin masraf bütçeleri böyle san'atkârları tat- min edecek genişlikte olmaması itibarile o vazifeyi deruhde ede- ceklere bir fikir vermek Üzere muhtasar bazı tavsiyelerde bu- hunacağız : 1 — Vitrinlerde teşhir edile- cek emtia mevsime uygun ol- malıdır. Meselâ yazın hemen hiç sarfolmayan kuru sebze ve kuru yemişler vitrine konulmamalıdır. Keza, sıcakta eriyen, şeklini de- giştiren, bozulan şeyler yazın teşhir edilemez. Hulâsa her mev- simin hususiyeti nazarı itibara alınır. 2 — Teşhir edilecek femtia yekdiğerile az, çok münasebeltar | olmalı. Meselâ çay, şeker, kahve ve kakao gibi - vanilya, bisküvi, şekerleme ve Çikolatalar pek yaraşır. bunların arasına tahta fırçası, kundura boyası katılırsa zevki selim öldürülmüş olur. 3 — Vitrinlerin arka ve yan- ları — dekoratif — fonlarla — kap- lanmalı, şu kadar ki renkler ahenktar olmalıdır. Bunların üze- rine nazarı dikkati — calip iri, güzel yazılarla kooperatif veci- zeleri, ileri sürülmesi matlup em- tia reklâmları yazdırılabilir. Teş-” hir edilecek malların fiatleri za- rif etiketlerler gösterilmeli, piya- sa fiatile çok fFarkb olanları, yahut tenzil edilenleri etiketler Gzerinde işaret edilmiş olmalıdır. Vitrin dahilinde teşhiri can- landırmak, mühtelif irtifalara ka- dar saçmak için nikelli, müle- harrik raf tertibatı, küçüklü, bü- yüklü sehpalar, mütenevvi eb'atta | kava- | kristal kaideler, vazolar, nozlar gibi birçok edevata ih- tiyaç vardır. 4 — Vitrinler haftada bir, behemehal değiştirilmelidir. Göz, daima ayni şeyi görmekten bı- kar. Zaten uzun müddet değiş- tirilmiyen, tanzimine itina edi- miyen vitrinler müessesenin ida- resindeki ihmali ifşa eden en bariz bir delil telâkki edilebilir. Vitrinin harici camları günde birkaç defa silinmelidir. Kışın buğulanmamak için vitrin cam- ları dahilen gliserin ile ovulur. Ahmet Ekrem emtia yanında | Fakat | SON POSTA (Dullar kahvesi ) nden ve ( se- filler köprüsü ) nden sonra size Viyananın bir hususiyetini daha göstermek isterim. Burası alelâ- de bir kahvedir. Fakat bu kah- veyi diğer kahvelerden — ayırt eden şey — duüvarlarının, — ma- salarının, koltuklarının sim- siyah oluşu, elektrik ziyasının altında pek garip bir manzara arzedişidir. Ben, Ziselahof adını taşıyan | bu kahveye sivil polis müfettişi Her (Şurl) u görmek için gelme- miştim Fakat karşıma o çıktı. Bir masada yalnız, bir şişe maden | suyu içiyordu. —Her “Şurl, dedim. Bakınca tanıdı ve: — Rica ederim, biraz daha yavaş! dedi. Masasına oturdum ve hemen | koşup gelen garsona da polis müfettişininki kadar sıhht olm- yan bir içki ısmarladım, Musa- habe başladı. Anladım ki, bu- rada polis müfettişini hakikt hüviyeti ve İsmi ile tanıyan yoktur, binaenaleyh isminin yük- sek sesle telâffuz edilmemesini istemektedir. Sordum; — Anlaşıldı, fakat burada ne arıyorsunuz? Yoksa güzel Viyana kızlarını Bocnos Ayrese taşıyan bir çetenin mi peşinde- Biniz Mösyö Şurl biraz daha yakla- şarak kulağıma söyledi : — Geçen hafta Viyana güm- rüğünden geçen konservenin ne- | reye gittiğini öğrenmek isliyorum. Bu girada önümüzden esmer, uzun böylü bir kız geçiyordu, çantası ile birlikte &ol elinde tutmakta olduğu eldivenlerinden birini düşürdü, hemen alıp ver- | mek istedim. Fakat Polis Müfet- tişi benden çevik davrandı, ek- diveni alarak verdi ve zarif bir tebessümle mükâfat gördü. — M. Şurl çevik olduğunuz kadar da kadın — muhbibbisiniz! dedim. —E.. Ara sıral! cevabile mukabele etti. Fakat isterseniz çıkalım. — Birax sonra — tekrar geliriz. Viyanada Kokaln İşl.. Dışardan bir kira otomobili ( Sağırdı: nasılsınız ? | | j | Avusturya Zabıtasına, Haydiıtları Ve Polis hafiyesi Surl — Geçirilecek bir saat vak- timiz var, dedi. İsterseniz sizi hoşunuza gidecek bir yere gö- türeyim! — Memnuniyetle! Zira bir yabancı gazetecinin sizin yanı- nızda hiç sıkılmıyacağından emi- nim ! Otomobil gelmişti, polis mü- fettişi: — Şönbrünstrasse, 145 No,! Adresini verdi, hareket etti- gimiz zaman sordum: —Demek ki sizi bu gece işgal eden mülhim mesele sadece on kutu konserve - hırsızlığıdır. öy« le mi? Yolcu yerini şoför yerinden ayıran cam açık kalmıştı. ve bu- radan taze bir hava giriyor, süratin tesiri ile yüzlerde okşa- yıcı bir tesir yaparak geçiyordu. Mösyö Şurl bu camı kapadık- tan sonra sualime cevap verdi: — Mevzuu bahsolan konserve kutularının dibi çifte kattı. Ve bu çifte katın arasında kokain vardı. Şimdi isterseniz şu kâğıdı okuyunuz. Ve bana bir cıgara kâğıdı kadar küçük bir kâğıt parçası uzattı. Okudum: — Kadın gece yarısı - gele- cektir! deniliyordu. — Kimdir bu kadın? Kokain satan mı? — Evet! — Güzel, peki bu haberi nasıl aldınız? Gümrükten Kaçırılan Bir Konserve Kutusunun İçinde Yüz Gram Kokain! Masıldır? Kaçakçıları Yakalamak İçin Yardım Eden Kadınlar Nasıl Çalışır? Viyana barlarında dalma tesadüf edilen garip kıyafefil! kadınlardan Iki tip Viyana, 24 ( Temmuz ) — | — Biraz evvel önümüzden geçerken eldivenini düşüren ka- dından! Polis Müfettişinin kahvede yere düşen kadın eldivenini al- makta gösterdiği isticalin sebebi şimdi anlaşılıyordu. İlâve etti : — Kahvede bir saat bekle- mekliğim doğru değildi, bunun içindir ki sizi dışarıya sürükledim. KoKaln Nereden Gelir? Anlamak isterim: — Viyanaya kokain nereden gelir? — Almanyadan, — Balkanlar- dan, Mısırdan, Brezilyadan, hulâ- sa dünyanın döt köşesinden! — Peki gümrükten nasıl ge- çer! — Orasım ben de bilmem! | Bildiğim bir şey varsa © da | gümrüğün — ÂAvusturyaya — giren kokainlerden yüzde birini bile yakalıyamadığıdır. Fakat nasılsa bu hafta iki düzine konserve kutusundan şüphelenmiş, açınca içinde kokain bulunduğunu gör- müş, © zaman bir hafta ev- vel tıpkı bu kutulardan — on tanesinin — şehre haber verdi. İşte ben bu ku- tuları arıyorum! — Çok mu? — Her kutuda iki yüz gram vardır, demek ki on kutuda iki kiloa... — Viyanada gramı kaçadır? — İki şilin, takriben elli beş | elli altı Türk kuruşu!.. Fakat bu kokain saf değildir, satıcılar kâr- larını arttırmak için içine zararsız bir toz ilâve ederler. Fena değil, ayni zamanda da müşterilerinin sıhhatini korumuş olurlar, Yeni Çeşit Şarkılar Otomobil durmuştu. Bir nevi gece gazinosuna gelmiştik. Gir- dik ve derhal gördüm ki bu kahvenin vasfı mümeyyezi, için- de söylenen şarkıların cinsidir. Öyle — şarkılar ki — yüzünüzün kızardığını hissetmeden dinliye- mersiniz! Fakat fena değil, polis müfettişinin sayesinde bunları da görmüş olduk. x Takriben bir saat kaldıktan sonra çıktık, tekrar bir otomobi- le atlıyarak ilk kahveye geldik. llk- ziyaretimizde eldivenini düşü- çıkarılmasına | müsaade ettiğini hatırlamış, bize | Kari Mektupları Rumeli Şimendiferleri Rumeli şimendiferlerinin gün geçtikçe servisi bozulmaktadır. Geçen gün semplon treninin loko- motifi Yeşilköyde bozulup tevak- kuf etmiştir. Banliyö — seferlerine gelince lokomotiflerin bozularak trenle- rin yolda kaldığı sıksık vukun gelen hâdiselerdendir. Trenler — alelekser bareket — etmektedir. kirli ve gayrimuntazamdır. Bu sene Floryaya rağbet çok azalmıştır. Bunun yegânc sebebi şehirle olan irtibatin temin edil« memiş olmasıdır. Tren ücretleri de pek yüksek- tir. Halk otuz kırk kuruşla Bo- gazlara, Adalara muntazam birin- ci mevkide gidip geldiği halde Floryaya gidip gelme bilet üc- reti yetmiş beş kuruştur. Avdet için Florya veya Yeşilköyden son tren ise yedi buçukta hare- ket etmektedir. Yeşilköylü Cevaplarımız Ankarada teahhurla Vagonlar Anafartalar caddesinde Şermin mağazasında Sadiye Hanıma : Şehrimize ilk gelen sesli filim Vilma Bankinin “ Seher vakti ,, filmidir. İlk sözlü ve şarkılı filim de “Brodvay Melodi ,, dir. Pariş şarkıcısı da ilk oynıyan sesli filimlerdendir. * Firuzağada, Hanriyot Hanımın vab desi Persot Hanıma, Bu hâdise resmi tahkikatla | teeyyüt ettiğinden bizce yapıla- cak bir şey yoktur. c ren esmer kız yine oradaydı. Bizi görünce başını iğerek gülümsedi ve polis müfettişi de içeri gire- rek doğruca, salonun dip tara- fında yalnız bir masada oturan bir kadının yanma gitti. Ben uzaktan seyrediyordum, işitmedim amma poliş müfettişinin: — Beni takip ediniz, dediği- ne kaniim! Kadın kalktı, önünden yürüdü, sokağa çıktılar, ben de arkala- rından takip”ettim. Son sahne ka- pının önünde cereyan etti. Kadın; — Rica ederim müsyü Şurl beni bırakınız, temin ederim ki bu gece Üzerimde hiçbir şey yoktur, diyordu. Fakat ayni zamanda da bir eli ile cebini karıştırıyordu. Bere- ket versin, hava açık, sokak ku- ru idi, kaldırımın üzerine fırlattı- | ğ küçücük paket bozulmadı. Polis Müfettişi kadınla birlik- te bir otomobile atladıktan son- ra ben kahveye döndüm, esmer kadını buldum. El'an - yalnızdı, Önünde iğildim, bepin polis mü- fettişi zannetmesin mi? Fakat ağzımı açınca ecnebi olduğumu anladı ve gâazeteci — olduğumu işittiği vakit te kızardı: — Belki benl içinizden mu- aheze etmişsinizdir, dedi. Fakat sizi temin ederim ki ben bu arkadaşı ele vermekle belki bir- kaç ay hapse girmesini mucip olmuşumdur, fakat buna mukabil hayatını da kurtarmışımdır! Çünki bir defa bir işten dolayı hapse girince, zabıta ile tanışınca imkânı yok bir daha kokain işine girişemiyecek, ve bu itibarla içmekten de kurtulacak- tır. Tıpkı benim gibil — Royer

Bu sayıdan diğer sayfalar: