24 Şubat 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3

24 Şubat 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Haa Başkaları Ne Diyorlar ? Soy Adı Grk inkilâbının sosyal bakımdan en karakteristik ifadesi Türk — medeni kanunudur. Açıkça — söyliyelim ki, Türk gosyetesi; medeni kanununu tatbika baş - hadığı gündenberi aile hukuku — itibarile başka doğu illerile bağını kesmiş bulunu- | yor. Yeni girdiğimiz — sosyete hıvııınm ayrca kendisine mahsus sosyal bir telâk - kisi olmakla beraber, eden ferdlerin de sosyete içinde hususi- bir varlıkları vardır. İşte bu varlık hukuk di- linde şahem özel hüviyetini izah eder. Bu bu sosyeteyi teşkil özel hüviyet; şahsiyetin ve ailenin damgası ve bayrağıdır. Şu hale göre özel hüviyetin sosyete içinde bir takım faaliyetleri de 0- lar ki, bu faaliyetler tabiatile bir çok hu- kuki sonuçlar yaratır. İşte bunun içindir ki kimse kimsenin artık adını alamaz. Bir a- din ihtilâfa mahal vermesi ve yahut ta gaspedilmesi insana hâkim huzurunda da- va açmak hak ve salâhiyetini verir. Artık tescil edilmesi zaruri bulunan adların de - iişmesi bile hâkimin izin ve kararile ola çıktır. Sosyal inkılâbımızda bir adım olan bu kanunun değet ve önemi halkça zaten tâk- dir edilmiş ve onun ruhuna çok uygun gel- | miş olduğu için şimdiden yurttaşların pek çoğu soy adlarını almışlar ve tescil ettir- müişlerdir. Biz, şimdiye kadar her hangi bir sebeple bu ileri harekete karışmamış yurttaşlara işin çok ciddi olan önemini ha- tırlatmak için bu satırları yazıyoruz. Necip A. KÜÇÜKA * 'es, Şapka! erçi Osmanlı hikâyesi başlık değil, baş bikâyesi idi. Daha iyi anlaşıl - mak için kafa diyelim. Festen enveriyeye kadar, bütün o çırpınışları gözönüne ge #Üriniz. Ayni baş üstüne neler giymedik ! Atatürk bize başlık değil, kafa değiştir - meği teklif etti: Giyeceğiniz şeyin adı şap- kadır, dedi. Ondanberi başımız kadar, kafamız da rahat etti. İçi dişı bayındır, sözünü, bura. da, tam yerine kullanmış olmaz mıyız) Fen - çapka meselesi son zamanlarda İngiliz kralının ölüm töreni fırsatı ile Lon- dra ' gazetelerinde yeniden bahis - konusu olmuştur. Hep adını bildiğiniz Deyli Tel- graf diyor ki: «Törene iştirak eden ha - nedan azası arasında müslüman olanlar - dan biri Mısır veliahtı, diğeri Emir Zeyd'. dir. Her ikisi de sivil giyinmiş. Fakat Emir Zeyd'in elinde bir silindir şapka, Mwsır ve- Kahtının başında fes vardı. «Fes, Müsra, " doğduğu — memleketten yani Türkiyeden geldi. Bundan bir asır ev- vel, bir Türk padişahı tarafından — silindir şapkaya müzlümanca bir enazires olmak Üzere icat edilmiştir. «Fes, buzün, Türkiyede resmen kaldı- rılmıştır. İrakta da onun yerine İngiliz as- ker şapkasına benziyen bir serpuş kon « muştur. «Harpten sonra Muurda da fesi kaldır- mak hususunda bir hareket baş göstermiş «Emir Zeydin şapka giymesi eski kafalı müslümanları bundan bir kaç sene evvel mütcess'r ederdi. Fakat islâm âleminin en yüksek ailesine mensup olmak bakımın - VREcimli Mükale şartlar altında yetlişir. Emh hı Iııyohuılı İtalya Acaba Ingiltereyi De | Istilâya Kalkar Mı? İngilterede duyak cezası henüz kalk - mamıştır. İngiliz hâkimleri suçluları — hâlâ kark değnek, elli değnek cezaya mahküöm etmektedirler. Bunu mevzmu gazetesi soruyor: «İngiltere ile İtalyanın arası açık oldu- bir Fransız bahseden guna göre, Musolini acaba, — kırbaçlanan İngilizlerin tesimlerini Cemiyeti Akvama vererek, medeniyetçe geri olan Büyük Britanya adalarını istilâya kalkar mı?» * Lolt Corcun Merakı Bundan bir müddet evvel Fasa bir se- yahat yapan Loit Carç oranın zirai ahva - Kle çok yakından alâkadar olmuştur. Loit Corç tavukçuluk ve arıcılığa bilhassa & - hemmiyeat verdiğinden —orada — kendi 4«1935 yılında en mes'ut gününüz hangisi- dirs diye sorulunca şu cevabı vermiştir: — Üç eylül günü... Kardif sergisinde peteklerimin balları ikinci mükâfatı aldı. Gazeleler bu sözü onun artık siyasete dönmiyeceğine, dönemiyeceğine delil sa- | yayorlar. | * Sovyet Rusyadaki Sağır Ve Dilsizler Moskova gazetelerinin birinde okudu -» ğumuza göre Rusyada 113.000 sağır ve dilsiz varmış. Bunların 30.000 i fabrika - larda amelelik etmekte ve muvaffak makta imişler. Sovyet Rusya sağır ve dil- sizleri hep bir araya toplamayı istemek - ol - Çocuk muhitinin mahsulüdür. Nercde büyürse ona göre ye- tişir. Temiz, ince bir muhitin çocuğu istidatlarını temiz bir xe- min üzerinde inkişaf ettirmek imkânlarına sahiptir. Sefalet içinde, karanlık izbelerde yetişen çocuk gayri müsait ınhılf'" yapamaz. | yuvalarını « tedir. Hâdiseler Karşuında. Grip Salgını Tramvaylarda grip tuhaf şey: Grip mikrobu tramvaylarda ne- reye sığabiliyor. mikrobu çokmuş: Grip mikrobu mütecaviz, ıhlamur çiçe #i müdafi; yani biri İtalyana, öteki Habe- $€ benziyor. .. Grip kardan korkarmış; tabil bir şey: Kardan Unkapanı köprüsü bile korkuyor. .. Kapının önüne bir, ugripli var girme - SON POSTA bitleri yetişti | HERGÜN BİR FIKRA Bir Amerikan fıkarası Vak'a Amerikada geçiyor. Bir yolcu, istasyonda, Şikagoya git- mek üzere tren beklemektedir. Bir a- ralık, saatine bakıyor ve omuz silkiyor. Zira biliyor ki, vaktinde gelmek, / merikada, şanından — değil- dir. Fakat, © ne?. Birdel yakında beliren bir duman, trenin — geldiğini müjdeliyor ve filhakika, ön saniye son- ra da, tren gelip yanaşıyor. Nasılsa, bu defalık vaktinde gelivermiş! Yolcu sevincinden, derhal kocaman trenlerin bir puro 'sigarası çıkanp, İstasyon çe- fine uzatıyor: — Buyurun, azizim! Sizi tebrik e - derim. On beş yıldır, Şikagoya munta- zaman gider, gelirim.. Trenin vaktinde geldiğini ilk defa görüyorum. İstasyon şefi, sigarayı elile itiyor. Teşekkür ederim; fakat almak- — Çünkü bu gördüğünüz tren bu « günkü tren değil, dün bu vakit gel - mesi lâzım olandır! #— ——— —- — * “BULMACA Soldan sağa: | — Yel, nehir ne yapar? 2 — Yar - dım, 3 — Bir musiki sesi, aslan. 4 — Mem- Fransızca bir harf. 5 — Tören, be- 6 — Ol&maktan emri hazır. 7 — 8 — Sonuna bir T leket, raber. Kadınlar giyer, fikir. dan, peygamberin bu modem torunu di- | yiniz» levhasını assam, acaba alacaklılar | ilâvesile esirlik olur, işaret edatı. 9 — Yü fer müslümanların terkitlerine kolay ko - lay maruz kalamaz.» Bundan bir kaç gün önce Tahranda cı- kan İttilâat gazetesi elimize geçti. Tahran sokaklarından, akın akın, şapkalı erkekler ve genç kızlar geçiyor. Külâhi - bülent, bu silindir şapkanın farsça adıdır, taşıyan hü kümet adamları, objektife, sümleri ile gülüyor. bütün tebes - Bizi asıl mes'ut eden, yukarıda dediği - miz. gibi, frenklere dışlık gibi görünen bu değişimin. gerçekten ne kadar içlik, ler « fayı ne ağir. yüklerden kurtaran bir hâ - dise olmasıdır. — ** korkup kaçarlar mı? İrnıd İSTER Keşandan yazılıyor: uğraşmış, muvaffak olamamıştır. edemiyerek düşüp bayılmıştır. çoban, beraberinde bulgpan ve fırtına ile İNAN «Keşanın Paşa Yiğit köyünden on beş yaşlarında Çoban Ha- san oğlu Mehmet, kırda koyunlarını otlatırken kar fırtınası başlamış, çocuk hayvanlarını toplayın köye dönmek için çok | Koyunlar kaybolmuş, çocuk, tipinin şiddetine —tahammül | Bu suretle muhakkak bir donma felâketi karşısımda kalan Tzü serinletir, şeffaf &. W — Yım ı!r mücadele esnasında | köye gelmişlerdir. » 'İSTER İNAN İSTER İNANMA! Sefaletin karanlık havası onun ruhunu karartır, ahlâkını bozar. Munır mikroplar çöplükler ve pislikler içinde türediği gibi, cemiyetin dejenere ve ahlâkı bozuk unsurlarını da sefalet mu- | Fransadan Üç defa Büyük Vilâyet Fransadan tam üç defa büyük vilâyet... Nerededir, biliyor musunuz? Avustural - yanın şimalinde... Bu büyük vilâyetin nü- fusu 6000 kişidir. 6000 kişiden 2500 ü intihap hakkına maliktir. Buranın meb'u - su olmak felâketine uğryan bir adamın müntehiplerile görüşmek — üzere öm yollarda geçirmesi lüzım gelmektedir.. * Lâfın Altında Kalmamış Fransız gazeteleri yazıyorlar: İngiliz - lerin teknüde sevkedilen meşhur hâkimle- rinden biri avukatlara takılmasını çok se- vermiş. İskoçyada bir dava 'eenasında avu: katm biri uzun uzun müdafaasını yaparken dışarıda bir eşek anırmış. Hâkim — ,Biraz yavaz konuşun... nizi birden işidemiyorum! demiş. Bu sözün altında kalmak istemiyen avu- kat biraz sabretmiş. Bu sefer de hâkim da- vayı hülâsa ederken eşek yine anırmağa başlamış. Avukat henem atılmış: — Biraz yavaş olsanız... Sesiniz aksi sada yapıyor. İki- * lıq tere Kralı Şarap Meraklısı lerin milli içkileri viski olmasına rağmen geçenlerde ölen kral Jorj gşarabı daha çok severdi. Vindsör sarayının mah-» zenleri en eski senelerin şaraplarile dolu - dur. Bütün hanedan azası şarabı sevmek - tedirler: Şimdi sekizinci Edvarın da kol - ıııııunlımıiı karar — verdiği lJeksiyonu | — Kalemle kâğıda yapılır, hata. 2 — Geri değil. 3 — Bir L ilâvesile kapılar çax bnır. 4 — Cenup vilâyetlerimizden biri 5 — Anne, sinirli. 6 — Geri çevirmek, is- tiğna, 7 — Geri çavirmek, 8 — Valida 9 — Silmekten emri hazır, olmazsa ya - şamayız. 10 — Köy evi. 11 — Şimdi ismi çok geçen bir Habeş reisi. Dünkü Bulmacanın Halli: Soldan sağa: | — Camhuriyet, 2 — Aza, zekâ. 3 — Nal, un. 4 — Aka, nane. 5. Re. 6 — Ay- m. 7 — Bais, İsa. & — Lâ, İzmir. 9 — Saat, an. 10 — İnsan, en. Yukarıdan aşağıya: | — Canan, Lâz. 2 — Uzak, aba. 3 — Malarya, si. 4 — Erivan. 5 — Uzun, w, 6 — Nar, ita, 7 — İz. 8 — Yelek, ima. 9 — Ek, esire. 10 — Tınııı. arık. İSTER İNANMA! | kendisinden ayrılmıyan sadık köpeğinin kahramanlığı ve âli- | cenaplığı sayesinde ölümden kurtulmuştur. Köpek çocuğun düşüp bayıldığını ve karlar altında kaldığı- ni görünce ayaklarile karları temizlemiş ve boylu boyuna ço - cuğun Üstüne yatarak büyük çenesile genç çobanı örtmüş. Jece önü sabaha kadar sıcak bir örtü altında muhafaza etmiştir, Köpeğin sıcaklığile sabahleyin uyanınca köpeği kendi üstünde bulmuş beraberce - np kendisine gelen çoban Mehmet, e içerisinde, Earuklağa'zamazi vaylif G ön, Darüşgafakanın bütün eski İ anlarile bugünkü talebesi ve dof İN ö kari bu yüksek şefkat, hayır ve irfan #esesinin altmiş üçüncü yıldönümünü luladılar. — Altmış üç yıl.. Bu, normal bir insan &) rünün vasati ölçüsüdür. Dile kola;dır kat düşünülürse koca bir devir demektif İşte, Darüşşafaka böyle bütün” bir Kut len Ülküsünden bir an bile şaşmıyarakı pisından giren, yurdun yetim yavrularif kanat germiş, ışık saçmış, her birini mi 'nen ve maddeten adam ederek, m kete bir elite hediye etmiştir. Bü bilgi ve fazilet kaynağılın! önünüğği yi ile eğilmek, onun temiz adını tEİğ "*k ile anmak, bu itibarla yalnız bir yurdü F cudur. Bu altmış üç yıllık tarihinde Darüstâ vecibesi değil, belki de bir insanlık b*" faka, istipdat rejiminin bir çok süv ıeılı tazyikler görmüş, kıı mak tehlikeleri geçirmiş fakat — bun hiç biri onün, Hizini ve şaşaasını çefkat Bi bi canlı bir mihraktan alan meş'alesini ae dürememiştir. Darüşşafaka bu memlekete iyi ve İ dalı unsurlar yetiştirmiş olmakla daimâ tihar edebilir. Fdebiyata İsmail Salâ Ahmet Rasim gibi iki kıymetli üstat bt j c 6 maruz kalmış, N gışlıyan Darüşşafaka, milli mücadeley parane hizmetlerile kolaylaştırmış tolerafçılarımızdan bir çoğunun da CÜ yüzgâhı olmuştur. i Üstadım ve dostum Ahmet Rasim İ bu Darülirfandan bahsettikçe, benim bt0 gün tarif edemiyeceğim bir heyecan yardı. Bel, O temiz ruhlu adamı bü mertebe PEİNA, yecanlandıran, onun gönlünde, — öküncüğ kadar yer tutan bu müesseseyi — bana kat daha sevdiren Ahmet Rasim olm! Ulu Tann, © yattıkça, Darüşşafakif uzun ve daima feyizli bir ömür wersin! A Gaem Tala X: Biliyor Musunuz? | — Turgut reis kimdir. Ne vakit muştur? 2 — Paris şehrinin nüfusu nedir? 3 — Fotoğraf ve klişecilikte — kullaft lan #ellüloyd ne vakit icat edilmiştir? 4 — Abdülkadir kimdir? 5 — Akropol neye derler? (Cevapları Yarın) Dünkü Suallerin Cevapları | — Sivastopol muharebesi 1854 hında olmuştur. 2 — Bir ecnebi nişanını kabul Osmanlı padişahı Abdülmecittir. bir Fransız. sonra bir İngiliz nişani tır. 3 — Osmanlı devletinin ilk harici razı Kırım muharebesi zamanında dılııııım / — Memleketimizde en yüksek ıydı (600) liradır. f 5 — (Lalandin) in tahminine gökte (47,000) kadar yıldız vardır. , Özlü Sözler: Hayat Yetmişte ıışhi';. Büyük Mimar Sinan Süleymaniy*' Selimiyeyi 80 yaşında iken yaptı Türklerin en büyük eairi Abdülhâk mit 84 yaşında Hâkan'ı yazdı. Kant 74 yaşında Antropology: * Felsefesi adındaki kitaplarını tamat” Titeretto 74 yaşında - meşhur - © namındaki büyük tabloyu vücuda geti Verdi en güzel eseri olan Ot yaşında, Ave Maria'yı ve Stabeti ter'i BO yaşında yazdı. eef Cato BO yaşında eski yunancay! ş di ieb ) Gocthe. BOL yaşında iken Faust't PÜ Tenüyümü en gütel 'eserini BE 3 YAZI 'Titian 98 yaşında iken Lapant? namındaki meşhur tabloyu yapti-

Bu sayıdan diğer sayfalar: