7 Mart 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8

7 Mart 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SON POSTA Sinema âleminin esrarengiz hükümdarı Aşk istemiyen bir kadın hayatını anlatıyor Greta Garbonun çok eski arkadaşların- dan Louis Delopite geçen hafta iyi bir te- sadüf neticesi olarak Pariste bu büyük sa- natkârla karşılaşmış ve onun kendi dilin den çocukluğuna alt bir çok hatıralar din- lemiştir. Greta Garbe demiştir ki: — Çocukluğum Ah o eski günler, beni ice tanımak için geriye dönmek, © gün- leri gözden geçirmek İâzim. Herkes Greta Garbo ile alâkadar oluyor. Fakat kimse Greta Louwvisa Gustafsonun kim olduğunu sormuyor. Ben o halimi istiyorum. Gar - boluk bana hâlâ yabancı geliyor. İstokholm köylerinin Hirinde çocuklu” Zum, sefalet içinde geçti. Müşkül günle - rimiz oldu. Bununla beraber saadetin de ge- çici bir şey olduğunu öğrenmiştim. Evim, beş katlı, kışlaya benziyen ve sinesinde fa- kirleri toplyan bir yerdi. Etrafıgızda salar, boş topraklar mevduttu. Maji yında ufak tefek yeşilliklerin, bu step man- zaram arzeden çöllerde belirdiğini görür Bu otları sular, etraflarına çitler ö - verdin Yoksulluk içinde geçen tath hayatımın #n büyük hatırası annemdir. Onun iyili « ğini tarif edecek kelimeleri bulamıyorum, öhuh tasvirini yapabilmek için bütün renk- ük geliyor. Ağzından sert bir «öz yüzünde keskin bir hattın belir - ler si çıktığır diğini men ağzından ufak bir şikâyet işitmedim. rmedim. Bütün sefaletimize rağ- Binlerce masal bilirdi. En dertli zaman- larımızda öyle güzel anlatırdı ki. Saatlerce, er diyarında dolaşıp dururduk. Sinemaya Nasıl Başladım şapka mağazasının w - fak bir memuru idim. Çalıştığım müesse - getrom senin reklârm için yapılan filimde ilk defa rol aldım. Ve sanatkârliğa da ilk defa böy- le başladım. Orada muvaffak olmuş ola - cak idim ki, beni derhal başka Hilimlerde ovnatblar. İlk filimde Süller ile beraber oynadım. Sonra Pabstin partöneri oldum. Ve bir - denbire istemeden Louiso Gustafson luk- tan Garboluğa geçtim. O tarihten itibaren değildim. Beni harici bir kuvvet sevkedip duruyordu. kendi mukadderatıma hâkim Yavaş yavaş hakiki hayatımdan uzaklaş» tm, Sum'i ve istemediğim bir âlemin içine daldım.» Greta'ya Âşık Olanlar Lowis Deapree anlaşılması pek kolay bir sebeple bu noktada Gretamın sözünü kes- mekte ve onun aşk hayatını kendi bilgi » sine istinaden anlatmaktadır. Louls Delap- ree diyor ki: Gretenin arkasında erkek bir gölgeye rastgelinmedi. Gerçi Jon Jilbert ile Greta Garbonun aşklarından uzun uzun bahset- tler amma, bu işin arkas çıkmadı, Jon Jilbert, Greta Garboyü çıldırasıya sevi - yordu. Fakat o bu sevgiye tamamile lâkayt- tu. Âşıkına, iyi çocuk, kalbi temiz insan de- mekle iktifa eder. Fakat ona karşı içten hiş bir his beslemezdi. Bir temmuz sabahı beraberce Santa Mo- nica plâjlara gittiler, Jon Jilber arkadaşla. nina görecdkeirir. evldamiş olark gelen ceğiz diye yola çıktı, fakat aradan bir haf- ta geçmeden geye bekâr ve hattâ dargın döndüler. Jon Jifber hırsını viskiden al - mağa başladı. Ve zavallıyı viski şişeleri beş #ene içinde mezara kadar götürdüler, Gretayı ifk defa sahne hayatma çık: rejisör Stiller de ayni nkibete dı. Ön- dan bahsedildiği zaman Öretş : — Benim hiç günahım yek, kendisine medyunum, methini de her zaman söyler. dim. Pakat Stlleri hiç bir zaman seve - medim, zavallı bedbin oldu... Onun ölümü işime dert oldu. Benim reflsörümdü, ne aöy- İerse yapardım, fakat kendisini sevemedim, ne yapayım. Greta Garbo Da Sevdi © da sevdi. Gençliğinin bütün hararetile sevdi... 16 yaşında idi, dövüşe dövüşe pa- i ra kazanan hafif siklet bir boksörle ta - nıştı. Carl Peterson... Peterson kazandığı paralarla küçük bir kabare açmıştı. Küçük Gustafson he rakşam bu kabareye gider. Sevgilisi le buluşurdu... Derken Karlı Lon- draya davet ettiler, Müzikholde iyi bir iş buldu. 16 yaşındaki küçük bir kız işin is- tikbal ve menfaatini ayaklar altına ala - mazdı. Gitmeğe karar verdi. Zavallı Greta, tebessümlerine göz yayı karıştırarak, advgilisidi teşyi eti). Vapur kalktı, beyaz mendil ufaldı... OUfaldı... Vapur gözden kayboldu. Zavallı Greta kucağındaki çiçekleri teker teker denize döktü, sonra böşamp hüngür hüngür kay- bolan aşkına ağlamağa başladı ... ? Bunu kimse bil- miyor. Fakat bir ikincisini de kimse duy- mamış... İlk ve son aşkı mu Aradan seneler geçtikten sonra Holivutta karşılaşmışlar. Gret, Elini w- Meşhur O sinema yıldızı Jean Par « ker'in en son fo- toğraflarından biri Holivudun sinema artistleri, ka- zandıkları altının ellerinde kurşun ve bakır olduğunu yeni yeni görmeğe baş- lamişlardır. Rağbet gördükleri zaman- da kazandıkları servet suyunu çekmiş eski, yıldızların çoğu, hayatlarını ka- zanmak igin figüranlığa kadar düş- müşlerdir. Holivutu ayağa kaldıran resmi “kabulleriyle otomobil ve lüksle- riyle servetlerini eriten bü ağustos bö- ceklerinin halleri, şimdikilerin onaza- rından kaçmadığı için, kadın erkek ar- tistler, para saklamağa başlamıştır. Gari Kuper. Bugün halkın beğen- diği bir artist yarın gözden düşmekte- dir. Vergiler ağırdır. Hastalık, veya başka sebepler bizi çalışmaktan menet- mektedir. İşte o kara günler için tasar- İruf yapmalıyız demektedir. zatmış, filimlerinde gördüğümüz lâkayt ve İlm tavrile Carlın yanına sokulmuş. İ — Bonjur Gari, beni hatırladın mı? — Hatırladım Greta... Carl eski günleri canlandırmak iste- miş, Fakat, Greta Garbo bir el işaretle muhatabını #usturmuğ. — Bütün bunları unutalım... Carl. — Benim yerime başkasını mı koy- dun?. — Çalışmamı?. Artık küçük Custafson öldü... Hayatı şimdi biraz daha iyi anlamış bulunuyorum. * Greta Garboyu herkes takdir Hayatında çektiği büyük ıztıraplar ma - riz ruhunu hayli işlemişler. Şimdi filim « lerini bir vazife olarak çeviriyor. Boş za- inânlarında ise herkesin gözünden uzak. ediyor. Gizli ve tek başına geçiriyor. Artistler Paralarını ne yaparlar. Gari Kuperin partöneri olan Mar. len Ditrih de ayni fikirdedir. Ve parasını saklamaktadır. Bu huy, Greta Garboya Norma Şerere Jack Oo kie'ye Mac Laglen'ede sirayet et- miştir. Bazıları hazır para saklayacakları- İna mücevherler satın almaktadırlar, May Vest ve Karol Lombar gibi, Charlies Rugles sermayesini hay- vanlara kıymetli köpeklere yatırmak- İtadır. Carl Brisson servetini dükkân a- partıman gibi gayri menkullere yatır- maktadır. Silviya Sidney, ve Jorj Raft, paralarını işletmek üzere namuslu in- i sanlara tevdi etmişlerdir. | Kısa süren bir zaterin ebedi mey- vasını toplamak isteyenlerin tutacak- ları yol budur. | disine Mart 7 ovel'in 2. Sovyet filimciliği herşeye rağmen geridir Ruslar sinema sahasında yeni bir adın! atmak ihtiyacından bahsediyorlar Rus filmciliği büyük bir buhran i- yeti halk rağbeti ile temin edilmekti |sinde çırpınıyor. dir. Eyiyi kötüyü tefrik eden yi | — Sesli film rağbet kazanalı beri bir'dir. Bizim seyircimizin henüz film İçok eksiklikler doldurulamadı. Rus hakkında kat'i bir ölçü ve kararı si filmeiliği hakkında beyanatta bulunan |tur. 1898 senesindeki filmleri halk ” salâhiyet sahibi bir zat: ul merakla seyrediyorsa bugün de Yİ — Amerikadan hayli geriyiz, ni tekniğin ne olduğunu anl teryelimiz çok eksik, Holivutta bir tet-|ayni suretle seyrediyor. o Anlaş kik sayahati yapan Chamiatski de ay-İkolay kahramanlık filmlerinin kar ni fikirdedir, dedi. dekorlar halinde temsilini beğeniye”! Teknik kusurlarımızı düzeltemez-| © Bugün Leningrad'daki film imali”) sek, artistlerimizin, ve rejisörlerimizin | Moskovadan ziyadedir. Leu film müd |mükemmeliyetine rağmen, - dünyada | yosu mükemmel faaliyet | halindedi) işgal ettiğimiz mevkii kaybetmek ibti- |fcerisi Lenin'in temsil ettiği dekor malimiz çoktur. e kin b yonla donatılmıştır. 6 film birden çe ça veye. filmlerini yapmak için “Xİ çimektedir. Birinci Petro, Maksir riçten hiç bir şey getirtmemektedir. liği, Nikâh. Bunl rana Filmlerimiz, henüz Almanların- iğ Ml NA leman > mon mükemmel olamadığı gibi Her köyün bir sineması vardır. B* ses tertibatımız da daha iptidaidir. Rus AA 5 ir filmciliği şimdi çırpınma : devresinde- gün Ukranyada yüz sinema bina enli ğe şa edilmektedir. Yapılan filmler tal > u lar. 1936 seni «Petresburg'un, inhidamı» «Potem- karılayamamaktadırlar. 1980 sd N ri “© | zarfında yapılması lâzım gelen 350 #8 kin zırhlısı» gibi filmler artık vazife-|*. 1 İn içti z min çok az olacağı anlaşılmıştır. j lerini yapmış ve tarihe intikal etmişler» a sw z N Ruslar Ukranyada bir film şebri dir. Halk başka türlü filmler istemek-| , f yi Iki bu tedir. Fakat onları ne biçim filmlerin |9i9 etmek istemektedirler. Belki , yi tatmin edebileceği henüz kestirileme- |retle bu buhranın önüne geçebilec”” miştir. Bizim halkımız korareızdır. — İlerdir. Yakın zamanda Karadeniz © Amerikan filmlerinin mükemmeli- | hillerinde de bir Holivut doğacaktır. , “ Haysiyetini bilen bir san'atkâr her | senaryoyu oynamamalı Fransız gaze- teleri son zaman- larda «Mes'ut yol» adı altında yapılmış olan ye- İni bir filmin ken- bağlanan ümitleri tama men boşa çıkardı- ğını yazıyorlar. Filmde gör- dükleri kusur, se- naryoda takip e- dilen gayenin ter- biyevi bir gaye ol masına rağmen bu hedefe pek kuru bir yoldan d gitmiş olmasıdır. Beğenilmeyen diğer bir şey. de başlıca rollerin tama” sönük görülmesi ve oynayanların kudretlerine rağmen bir türlü canland” lamamasıdır. Ve bu tenkitlerin sonunda san'atkârlara bir de nasihat vE” mektedir: 0 | — Şöhretini muhafaza etmek isteyen bir san'atkâr para kazanmak “ kendisine verilen her senaryoyu oynamaktan çekinmelidir. or Yukardaki resimde Mes'ut yol filminden bir sahneyi görüyorsunuz. İnayanlardan biri Edvig Feuiller, diğeri de Klaud Dauphin'dir. 936 Brodoay Melody piyesinde, meşhur dansöz Eleanor beğenilen bir sahnesi 1 ma

Bu sayıdan diğer sayfalar: