6 Kasım 1936 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7

6 Kasım 1936 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| Üüşüncemi ortaya atınca, Mülkiyeli - e. 6 İkinciteşrin ——— —37 —— — yorgunluğun: (Baş tarafı 1 inci sayfada) Mektep müdürü Mehmet Emin, â- bidenin hatıra defterine: «Mülkiyeli - lerin en derin saygıları» cümlesini yaz- dı. Ve talebeler, gene bandayu önle - Tine alarak, otobüslerinin beklediği Ayazpaşaya müteveceihen hareket et- iler, 1 Otobüsler Mülkiyelileri, Kadıköy is- kelesinden doküzü elli beş geçe hare - ket eden Akay vapuruma yetiştirdi. Tâ- İtbelerden ekserisinin Taksimde bekli- Yen akrabaları ve arkadaşları da bü Vapura yetişmişlerdi. Talebeler, dost- ları ve akrabaları vapurda; Taksimde Yerine gelemiyen arzularına kavuştu- lar, ve birbirlerile uzun uzun konuş * tular, * Vapürda aralarına karıştığım tale » beler büyük bir neşe içindeydiler. San- ki doğdukları, büyüdükleri memleke - le kavuşmıya gidiyorlardı. İçlerinden birisi: — Harbiye gitti.. dedi. Arkasından biz de gidiyoruz. Üniversite de An - Karayı boyladımıydı tamamdır. — On- sonra İstanbul şehrint seyreyle, S€n. Bu daracık caddeler geniş gelecek Millete. Fakat bu tenhalık, siz gazete- tilerin canlarınıza okuyacak. Ve he- Biniz, pılıyı pırtıyı toplayıp Ankaraya felmiye mecbur kalacaksınız. Merakla sordum: — Sebep? Zeki Mülkiyeli güldü: — Bunun sebebinden basit ne oluür ki? Ortalık tenhalaşınca, sinekler ka - Amı emecek insan bulamayıp Ankara- Ya gelecekler, otomobiller, tenhalaşa- tak olan sokaklarda kaza yapmak im- ninı bulamıyacaklar, Tramvay te - kerlekleri kazasızlıktan «fakrüddem» e Uğrıyacaklar, Ve size yazacak hava - dis kalmıyacak! Ben de güldüm: — Öyleyse vahimdir İstanbulun âkı- tir. Harbiye gitti. Siz gidiyorsunuz. Ü -| hiversitenin de yollanacağı söyleniyor. | Sizin dediğinize göre, ondan sonra da yolculuk sırası bize geliyor. Eh... Unca senelik karilerimiz, bizim ay - Tılığımıza katlanacak değiller ya? Bi- Zim ardımızdan da onlara yol gözü - kecek demektir. Halbuki daha şimdi - den gazetelerde ekiralık hanes ilânın- dan geçilmiyor. O takdirde vilâyetin Yöyle göze çarpacak bir yerine, meselâ Beyazıt veya Galata kulelerinden biri- Tin tepesine kocaman bir «kiralık şe- bit» levhası asmaktan gayri iş kalmı- Yacak! lıah diğer Mülkiyeli kahkahayı bas- — Merak etmeyin. Yabancı kiracı fikmaz İstanbula... Hep birden sorduk: — Neden? — Susuz yaşamıya, İstanbullulardan Aşka alışkın insanlar var mıdır ki? Tenhalaşan İstanbul hakkında yapı- lan şakalara gülerken, bir de kalaba - n Ankarayı düşünüyorum. Bu *den birisi: e İdeal şehir! Monşer, diyor ve ilâ- * ediyor: 0* Bittabi, bilhassa borçlular için... mkâhîıahku alacaklıdan - kaçmaktan AY ne var ki? * y.n")’darpıqı garında, talebeleri teş- ie gelenlerin başında Muhiddin Üs - v::dnğ' ve bir çok mektep müdürleri v._:aytğırpqı lisesi izcileri ve ta - ı;b.ıkı“' Kadıköy ikinci orta okulu ta- tleri de oradalar. ?'"ğlır bermutat, evlâtlarına nasihat ıüılışu_lmiye çabalıyorlar. Ekserisinin ön trini ıslatan yaşlardan da belli ki € fY İçin ayrılığın uzunu da, kısası da, ;_!rlısa da, hayırsızı da bir!” 'akat talebeler, bir kaç saatlik bir “zintiye çıkar gibi... Haydarpaşa ga- Mülkiye İstanb I Anaların gözleri yaşlı Faka_—t-talebeler neş'e içinde. İnsan bir ayrılış değil, bir kavuşma sahnesine şahit olduğunu sanacak. Saattam 1lde; 53 üncü yaşının dan umulmıyacak kadar zinde görünen Mülkiye bir kahkaha katarı halinde gözden kayboldu buldan r * Yazan: Naci Sadullah SON POSTA an nasîay;ldî? | İstanbulda son söz! Futbol işleri gene bir çıkmaza x« * dururken sırasını değiştiren büsbütün ortadan kaldıracak Yazan: F maçları bir daha karışmak tehl Senelerdenberi tecrübe edilmiş lik derise birdenbire renk ve şekil değiştirdi. Lik maçlarında esaslı bir nizam, klüplerin hangi tarihte, hangi klüple veldir. Lik maçlarından evvel tertip edilen bu fikstürü, alâkadar klüpler ka larına alırlar, hangi tarihte kuvvetli maçlar yapacaklarını, hangi tarihteki maçlarının hafif olduğunu hesaplarlar. Ve takımlarını o maçlara göre hazır- larlar. Bu seneki lik maçları şekline göre kalmamıştır. Herhangi bir sebeple bir hafta maç Bu sene lik maçlarında bir gayritabitlik var. zihniyet, korkarız bir gün de maçları evdeki bulgurdan da olacağız Ömer Besim utbol Ajanının kayıtsız ve şartsız idareye karar verdiği giriyor » Maçların durup ve dimyata pirince giderken İstanbul ikesine maruzdur. maçları usulü ve şekli bu sene » fikstür diye bir şey vardır. Fiksi maç yapacaklarını gösteren bir © böyle bir fikir edinmek, imkânı artık yapmamış bir takım, ikinci hafta mutlaka o maçı:oynamağa mecbur ediliyor. Lik maçlarının doğru dürüst yürümesi için çok mahzurlu olan bu sis- tem, yarın gene başka bir mülâhaza ile değiştirilecek olursa işte 6 zaman kıyamet kopacak, bütün klüpler haklı Bu sene lik maçlarında nedense bir olarak bu işi protesto edeceklerdir gayritabiilik var. Bir gün şeklini, bir gün de maçların sırasını değiştiren zihniyet korkarız bir gün de macları büs- bütün ortadan kaldıracak ve dimyata bulgurdan da olacağız!. pirince giderken bu gidişle evdeki Ömer Besim Ankarada Yağlı güreş | Başpehlivanlığı Türkiye yağlı güreş baş pehlivanlık müsabakaları önümüzdeki sene mayış ayı içinde Ankarada yapılacaktır, Müsabakaları himayei etfal tertip edecek ve müsabakada galip gelenlere büyük ikramiye vegzilecektir. Ajanlar toplanacak Futbol Federasyonu — İstanbul, İz- mir ve Ankara futbol ajanlarını çağıra- rak şehrimizde bir toplantı yapacak- tır. Bu toplantıda milli küme işleri gö- rüşülecektir. Yaşarın ziyafeti Kendi sikletinde dünya şampiyon- luğunu kazanan Yaşar, yarın akşam İngiliz antrenör | Getitrmekten Vazgeçiliyor Futbol Federasyonu tarafından İz- mir ve Ankara için Londrada leceğini evvelce haber verdiğimiz an- dölayısile n gelin- trenörlerin mali — sebepler memleketimize getirilmesinden sarfı- nazar edilmiştir. Hakemler salon idmanlarına başladılar Futbol Federasyonu tarafından ida- re edilen hakem kursu dün akşamdan itibaren salon idmanlarına başlamış- tır. Kapalı salonda hazırlık idmanı ya- pan - hakemlerimizin bu — idmanları Bü, bir kavuşma sahnesine şahit ol -|.re gözlerinin zehirini yüreklerine akı- duğunu sanır... Herkes neşe içinde... |tarak gülüyorlar, gülüyorlar... O kadar ki, az evvel gözyaşı döktük-| Saat tam an birde; 53 üncü yaşının lerini gördüğüm genç kızlar bile, ka-| yorgunluğundan umulmiyacak kadar tıla katıla gülüyorlar, Belli ki, bu sü «|zinde görünen Mülkiye, yeni adile rükleyici neşe âleminde — ağlamaktan | Siyasal Bilgiler okulu, bir kahkaha ka- kendisine bir ev alınması şerefine, Gü- neş klübünde arkadaşlarına ve gazete- cilere büyük bir ziyalet verecektir. mevsim sonuna kadar devam edecek- tir. ut:_ınıyorlar. İhntimal yalnız kalınca boşaltımak üze- Alaca -Höy üwlî’lıeuhalriv; Bin tarı halinde gözden kayboluyor! Naci Sadullah Beşeriyet tarihi için bı'iyü—k ehemmiyelü eserler bulundu Ankara, 5 (A.A,) — Türk Tarih Kurumunun Alaca - Höyük'te yap- makta olduğu, hafriyat; mevsim sonu dolayısile 27 ilkteşrinde - muvakkaten tatil edilmiştir. Bu seneki hafriyat ge- çeh seneden daha uzün sürmüş ve 20 mayıstan 27 ilkteşrine kadar T61 gün devam etmiştir. n Hafriyat, verdiği neticeler itibarile Türk tarihi ve bütün beşer tarihi için fevkalâde büyük ehemmiyeti haiz bu- lunmaktadır. İsfenksli kapınin yanibaşında Eti imparatorluğu çağına ait mabed veya saray olması muhtemel büyük bir ya- pıdan başka bakır çağına ait sekiz - se- kiz buçuk metre - derinliğindeki, tah- minen 5000.-:5500 sene evveline ait | hükümdar âilesi“Mezarlarında yüksek bakır ve seramik eşya — bulunmuştur. Bunlar Anadolu bakır kültürünün Or- ta Asya medeniyetine bağlayan bel- gelerdir. * 10 metreden 14 metredeki ana top- rağa kadar devam eden — kalkolitik «Chalkolitikh» tabakada yapilan araş tırmada ise gene üç iskelet ile seramik eserler çıkarılmıştır. Höyük'te bu sene yapılan mesâiye Ankara Tarih, Dil ve Coğrafya Fakül- tesi Antropoloji Asistanı Bayan Mui- ne de iştirtâk etmiştir. Türk Tarih Kurumu üyeleri dün bir hey'et halinde etnoğrafya — müzesine gelerek muvakkaten — teşhir edilen &- serleri görmüşler ve halriyat direktörü B. Hamit Koşay'ın verdiği izahatı din- Temişlerdir. Kurum gelecek sene haf- riyata daha büyük mikyasta devam e- © anda birisi girse, bir ayrılış de-- bir kültütün ifadâsi olah 'altın, gümüş; decektir Kırtasiyecilik yüzünden Tahsilinden geri kalan Bir genç kız Bursada otutan — V. Özalp isimli genç bir mektepli kız, bize yazdığı bir mektupta bir mektep meselesi » nin nasıl kırtasiyecilikle sürünce - mede kaldığını anlatıyor. Kendisi ilk mektebin 3 üncü sınıfına kadar okumuş, bilâhare müsevi mektebin.- de tahsilini bitirmiş. Ancak diplo * masında ebir ilk mektepten mezun sayılması için vesm! bir ilk mektep: te imtihan vermesi lâzımdırı kaydı bulunduğu için Kültür Direktörlü - Büne baş vurmuş. Kendisini Beşik * taş 19 uncu mektebe göndermişler; fakat orada izin kâğıdı kaybolmuş. Babası Bursaya tayin edildiği için Bursada Altınparmak — mektebinde imtihan edilmiş ve muvaffak olmuş.. Ancak bundan sonra müşkü) baş göstermiş. Diyor'ki: — İmtihanda muvaflak olduğum halde yaşım on beştir diye kabul 2t- mediler ve diplomam tasdik edil - miyerek Kültür Bakanlığına mü - racâat etmemi söylediler. Kültür Bakanlığına bir istıda ile baş vurdum, vaziyeti anlallım, te.- grafla istidarm sordum, hiç bir ce - vap alamadım. Mektepler — başladı, fakat ben hâlâ bir mektebe gireme- dim. Okumağa, hayatım kurtarma - ğa ve bu memlekete müfit olmağa çalışan bir genç kızım. Bu çeşit kır- tasiyeciliklerle tahsilimin yarı bıra- kılması doğru mudür?.» * Bu genç mektepliye hak veriyo « ruz ve Bursa Kültür. müdüründen.. rica ediyoruz: Bu yavrunun işi ğ bizzat meşgül olursa yürdun bir cuğuna karşı en büyük iyiliğini gı termiş olacaktır. ... Adapazarında Bay Recai Moloya: Alâkanıza teşekkür ederiz. A larınızda diğer bir çok aküy rımız da müşterektir. Teknik T zurları yenmiye çalışarak bunu te ricen yapâcağız.

Bu sayıdan diğer sayfalar: