5 Mart 1937 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2

5 Mart 1937 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Hergün Suriyeli bir politika Tüccarının marifetleri —— Yazan: Muhittin Birgen —| ir zamanlar Fındıklı Sarayının | B koridorlarında daima telâşlı te lâşlı yürüyen, daima h nuşan, kâh Talât Paş; na bir mektup okuyan ve okurke yecanlı jestlerle izahat veren, kâh En- ver Paşayı bir tarafa çekip onunla fis- | kos yapan bir insan tanırım; orta boy- | da, orta yapıda, her hareketi sinirle- rinde fazla bir gerilme, fazla bir titre- me ve oynama kabiliyeti gösteren, da- ima ve her zaman meşgul görünen bu mebus ile konuşanlar, bu adamın göğ- sünde bir kalp değil, bir yanardağ bu- hunduğ ip olurlardı. O kadar he retli bir insan, bir O h vatanperveri, bir islâm mücah Onun bu vatanperverlik — ustu kaç defa yüzümün kazınmış hatırladığım bu zatın uzun, Araptan ziyade Türk olan b dı: Emir Şekip Arslan! Sade değil, çehresinin rengi ile de Türk ren Bgini andıran ve gözlükler da Araplan ziyade Türk gözl bu yanardağ yürekli aslan, bir Türk dostu, gayet coşkun bir Os- manlı ve ayni derecede beyecanl; bir panislamist idi. Kendisi gibi mebus © lan kardeşi Necip Arslan, 31 Mart vu- kuatı arasında, âsi askerler tarafından Hüseyin Cahit zannedilerek öldürüy Müş olduğu için, Emir Şekibin ayrıca Türklük, Osmanlılık ve islâmlık uğu runda bir şehit vermiş olmak gibi bü- yük bir şöhreti de vardı. O, arada b.r Talât Paşaya okuduğu mekluplardar Enver Paşa ile yaptığı fiskoslaraan o! duğu kadar, bu şöhretten de istifade adi var: smi ile yet halis ederdi. Kâh ondan bir caize kopariır, | B kâh ötekinin teşkil rışır ve birşeyler a ya çatar, onunla bir iş çıka Ker disi islâmcı olmakla berabe: türkâçülü- ğe de aleyhtar değildi: Herkesın miz dana göre şerbet verir ve her bardal şerbel için, yerine ve adamına göre, münasip bir mükâfat alırdı! * Güzel söz söyleyen ve güz! ) bu şerbetçi, hakikatte m ka tüccarıdır. Osmanlı parlâmen- pol tosu yıkılalıdan beri kâh o tarafa, kâh bu tarafa baş vurduktan sonra Cene reyi karargâh yapmıştı. Politika t carları için her zamân herkese göre sa- tılacak mâal bulmak mümkündür. Şı di de Emir Şekip Arslan, Sı ; temlekecilere Türk düşmanlığı malını satmakla meşguldür. Şamdı şrolu nan bir gazetede veni bir makalesini ©. Yazı Yü İsinden beş dolma kalem, .|liye hastanesine sevkedilecektir. -İtedir. Bu kilise o adada sakin bir papaz kurken şu yukarda küçük bir portresi- ni yaptığım Şekip Arslan gözlerimin önünden geçti. Bu makalede Türkler ve Sancak davası aleyhinde birçok şey ler yazdıktan sonra şunları söylüyor: | «Rivayet edildiğine göre, Tevfik Rüştü Aras, Türklerin Araplar tarafın dan idare edilmeğe hiç alışık olmadı larını, halbuki bunun aksinin doğru ol duğunu söylemiş. Eğer bunu söylediy se yalandır. Türkle ti altında y yni zamanda, dılar. R Arapla- betmek istiyorum: Bütün söyledikleri nü da söy-|ye arasında dastluk leessüs etmesine ,j/ Zi A.&%. Çocuk Mmütecessistir, sırf bu te cessüs fikrinin sevki ile her gördü Bünü almak ister, her oyuncağın ö - nünde durur, her meyvayı yemek arzusuna kapıilır, isö Midesinden Tuzluk ve dolma Kalem çıkan genç Tiryestede geçen sor.baharda Ma- Fusco isminde bir genç midesin- |den ameliyat edilmiş ve yutmuş oldu- ğu seksen iki parça demir, para, cam parçaları gibi muhtelif şeyler çıkarı- -|mış, kendisine bir daha bu gibi şeyler yutmaması tenbih edilmiş. mi? Mario Fusco geçen hafta hastane- e gene düşmüş, bütün nasihatlere rtağmen gene söz dinleyemediğini ya- | na yakıla anlattıktan sonra tekrar a- |meliyat masasına yatırılmış ve mide- iki tuzluk, üç kol saati, beş madeni lira çıkmıştır. Hasta iyi olduktan sonra emrazı ak Dünyanın en küçük kilisesi Dünyanın en küçük kilisesinin in işaatı Güerüesey'de ikmal — edilmiştirs |Bu kilise ancak altı kişi istiap etmek- tarafından tam kırk senede inşa edil- |miştir. Papaz bu kırk senenin 35 ini |içerisini süslemek ile geçirmiş, dünya- nın en güzel mozayiklerini toplamış- |tır Bir Arrerikalı bu şaheser minyatür iliseye orijinallik olsun diye 500,000 doley verdiği halde papaz kilisesini sat- mamıştır. pek iyi bilmeleri lâzım olmakla bera ber ben gene onların dikkatlerini cel- alan ve maksadi da Türkiye ile Suri- lemiş: «Arapların müslüman dinlerinin | mâni olmaktır. tozunu biz çoktan beri âyaklarımızdan silkip attık, Eğer böyle birşey söy d cek Bu âdi politika tüccarının şimdi na. sıl bir kundakçılık yapmaya başlamış olduğunu gösteren yukarıdaki rin gayesi, Araplarda ve m e da Türklere ve bizim harici işlerimiz. de mümessilimiz olan Dr. A, husumet uyandırmaktır. Başve | | | zin Suriyelilere karşı tatlı sözlerine, | Hariciye Vekilimizin Suriye dostluğu- ha vermekte olduğu ehemmivete ye ni | hayet bütün 'Türk matbuatının bu da- | vada Suriyeliler ve Araplar hakkında gösterdikleri dosilük hislerine ka nankörcesine ve haincesine mukabele- de bulunan bu eski Osmanlı mebus, | hakikatte Arap veya islâm kitlelerinin en mühim menfaatlerini rastgelen müş teriye bir pul mukabilinde satmava ha zr bir politika tüccarıdır. Bugünün si- yaset perdesinde ona böyle bir kun- dakçı rolü oynatan elin hangi el oldu- ğunu aklı başında olan Suriyelilerin Suriyeliler! Şekip Arslandan ve onun -| gibi olanlardan ihtiraz ediniz ve bun- €Tel isminde 98 yse ondan hesap istemeği biz Türk ları kendinize dost değil, düşman bili- milletine havale edeeriz. Fakaı, her za-| niz man yaptığı gibi, o, bunu da inkâr ede-| -e 4 Muhittin Birgen İSTER İNAN İSTER İNANMA! * Resimde görünen şey Kırkçeşme su- N /ana açılmış bir bacadır, Ticaret mektebine yakın bir yerde sokağın konarındadır. Kapağı kırlalı epöy zaman olmuştur. Bir türlü yapıla- maz. Sokağın kiri, tozu toprağı bu- radan halkın içtiği suyun içerisine dolar. * 0 ) z ZS ASINDA Fakat huylu huyundan - vazgeçer| 98 yaşında u:tası vardır. Gücü kuvveti yerinde olın bu adam hâlâ ö SÖON POSTA Resimli Makale: Kâ Çocuğu şımartan ,%3 LA Anneler, babalâr çocuklarına düş- kündürler. Onun her arzusunu ye - rine getirmiye çalışırlar, neyi gö « rürse, neyi isterse hemen ahp ver - miye çalışırlar. A * bi KERGÜN BİR FIKRA Düşmana arkasını çevirmeyen Eski paşalardan biri yaverlerin - den birine hiddetlenmişti. Onu bi gün yolda görünce görmemezliğe geldi ve urkasmı çevirdi. Yaver, pa- şanım yanına sokuldu: - Paşa, beni her halde görme - diler, Dedi, paşa yeniden hiddetlendi: — Gördüm, fakat gördüğüm için arkamı ;çvirdlnı. — Sizinle birbirimize düşman mıyız? — Evet düşmanız, — İşte buna şaştım. Harpte bile siz düşmanınıza arkanızı çeyvir - mezdiniz, Demirci ustası , Ingilterede Metfild kasabasında yaşında bir demirci lar bedbaht ederler Wi tediğini alınca şima - r, zaman her isteğini ya- pamayınca bedbaht olur. Çocuğa is- tediğini, istediği için değil, bir iş yaptırarak mükâfat şeklinde veriniz. | Gelinler 12 ve 14; Damatlar 75 ve 77 yaşında Amerikan gazeteleri on ve on iki yaşında iki çocuğun evlenmeleri mü- nasebetile bir çok yazılar - yazmakta- dırlar. Yapılan dedikodular ve anlatı- lan fıkralar meyanında nazarı dikkati celbeden en şayanı dikkat hâdise şu- dur: rinde 75 ve 77 yaşlarında bulunan iki sabi sübyan düşmanı birbirlerinin 12 ve 14 yaşlarındaki — kızlarını almağa karar vermişler, evlenmek üzere han- gi papaza müracaat etmişlerse, redde- dilmişler, nihayet bir zenci papaza be- şer dolar mukabilinde nikâhlarını kıy- dırmışlardır. 400 Kilometrelik film Almanlar 1936 olimpiyadları için | kaç metrelik film çektiler dersiniz Mümkün değil tahmin edemezsiniz.. Tami 400 kilometrelik. Eğer bu filmi tamam görmek isterseniz, üçer saatlik yüZ otuz seans sinema seyretmeniz |â- zımdır. Bu filmleri hükümet namına resmen çeken Leni Riefen Sthol iki aydanberi ve günde sekiz ilâ on saat seyretmek suretile çektiği filmleri kon- trol etmektedir. çalışmaktadır. Ailesi 300 senedenberi demircilik- le geçinmektedir. Kendisi 200 senelik olan örsünün başında ve ailesinin en son demircisi olarak 40 kilo sikletin- Sözün Kısası İsmet Hulüs! Bir dostum söyledi: Dilimizde yol kelimesi kadar fazlli kullanılan kelimeye rastlamadım. Bİ£ çok tabirlerde yol kelimesine rastlarizı Şimdi sana bir kaç misal söyliyebili * rim, Birini kandıramadılar mı? — Hilâ yola getiremedim! Derler, Baştan çıkan insanlar için: — Yolunu sapıtmış. 'Tâbirini kullanırlar. Uslanmıyanla rın adları: — Yola gelmez olur. ir fırsat bulup söyliyeyim lunu bulup söyliyeyim. Daha bunun gibi içe: miş yüzlerce tabif Kullanılır. ne yol kelimesi bilirim. * orum, dedim, bü ki zamanlardan sıkıntı çekilmiştiri an! tin bir uctundan öbür W — Yolsuzluk bu memli yan herkesin kafasına sa; zaktaki akrabalarını hatırlı, y suzluktan yanlarına varamıyacakların! düşünürlerdi. Bir yerden bir yere gite mek isteseler yolsuzluktan gidemiyer cekleri gözlerinin önüne gelirdi. Bif ticaret işi yapmayı tasarlasalar yol * suzluk —yüzünden yapamıyacaklarınâ üzülürlerdi, Takvimlerder mevsimleri, yağmur” ları, fırtınaları hesaplarlardı, Çünkü | fırtına demek bozuk yolu büsbütün of tadan kaldırmak demekti. Kış demek Oklohama eyaletinin Seminola şeh | yolsuzluklar olduğu yerde hapsedil * mek demekti. Yağmur demek, çamu” run en geçilmezi demekti. Bu yüzden bu memlekette herkeslit aklı fikri yolda idi. Ve her ne vakit bir söz söylemek için ağızlarını açsalar, ağızlarından ye” de olsun ol yol kelimesi çıkle veriyordu. * Moşhur hikâyedir: Adamın biri bir e' yı kanburmuş. Kanbura baktıkça kanir buru düşünmüş, Bir aralık su İstiyecek olmuş.. Kapıdan giren hizmetçiye: gitmiş, evin bas su ver! Diyeceği yerde — Bir kanbur ver! Demiş. İsmet Hulüsi Biliyor musunuz ? | — Büyük harpte Belçika toprak * larında kaç harp olmuş ve bu harpler* de kimler galip gelmişlerdir? 2 — Lankastr şehri nerededir. bi şehrin kontluğuna başka ne isim ve* rilir? 3 — Laskaris allesi nedir, nerede yâ* deki halyözünü savurup durmaktadır. Kendisi gazetecilere: — «Zorlu işlerde ve rahat fikirle çalışmak sıhhat ve sa- adetin başlıca yoludur. Yüz yaşıma ün — başında geldiğim zaman gene görüşürüz.» de- miştir. —— şamışlardır, bu aileden kaç hükümdüf gelmiştir? (Cevapları Yarın) * Dünkü Suallerin Cevapları: 1 — Yavuz zırhlımız 28 yıl evvel Hamburg tersanelerinde yapılmıştır. 2 — Hamidiye kruvazörümüzü! ürti saatte 22 mildir. 600 ton kö * mür alır. 3 — Avrupanın en küçük devleti 07 lan Monako prensliğinin nüfusu 23,9 dir, arazisi 1,5 kilometredi: eamLenseensaenenea İlle 20 defa evlenecekmi, Macaristanın büyük çiftlik sahip” lerinden birisi olan Miyot Ventra 17i0 «i karısını almıştır. Şimdiye kadar b 17 karıdan ancak ikisi ölmüş, diğef” leri hep boşanmak suretile kendisif” den ayrılmışlardır. Ventra bound" karılarına ayda 10,000 franktan fazlâ nafaka veriyormuş. Şimdi 93 yaşında imiş, aldığı k#” dın da 42 yaşında bulunuyormuş. 22 yaşında iken «ben ölünceye K#” dar 20 kere evleneceğim diye ileri sü!” düğür iddiayı yerine getirmeğe yormuş,»

Bu sayıdan diğer sayfalar: