21 Eylül 1938 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5

21 Eylül 1938 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Genç Neville, Oksford'dan çı- 'a Bermud adalarına harekel N 1890 senesindeyiz. Briyan gibi, Vöhkara gibi nüfuzlu Fransız si- İasi adamı tasavvur ediniz... Kü- Sük bir oğlu Bunu, Pariste üşıboş mu birakır, yoksa bir mes- ik mharar. Joe Chaanberlain, ko- rluğun hakiki başı | 'nud'a gönderi; Hün kilometre — uzaklara... lle orada yedi sene kalacak. | Babasının İngiltereye dönüyor, Yi- * ticaretle meşgul oluyor. Za - mberlain Alman- | © anlaşmaya teşebbüs ediyor. | Nevili, Birmingam'da konturat - | Karısını, balık avını, ve şampan- yayı çok Nevil Çenberlayn'in iki pozu (Devamı 6 met sahifede) — | seviyor.. Paskalya; İtalya - İngiltere iti- lâfı, İlkbahar: İspanya muharebele- i devam ediyor. Mösyö Mussolini gayrikabir. Hitlerin teh- didleri artıyor. Ağıustos nihayeti: Mösyö Cham- berlain acele Londraya dönüyor. Çekoslovakya, Avrupa tehlike - de... 14 eylöl: Mademki — Mussolini ile anlaşmak kabil değil Cham - berlain yalnız ba; tayyareye biniyor, Hitlerle görüşmeye gidi yor. Büyük ümid: — iki siyasi karşı karşıya... Biri 96 100 hals şiliz. Karı- sına atle hayatına moclüb. Hay: tında biricik zâafı var: Balık vı... Hayd parkta karısı ile bera- | da ölüm, korku saçıyor Mor'un vahşi dağlarında ölüm doleşıyor. Hiç kimse dağa çıkmıya, tenha 've dik yollarında dolaşmaya ce- saret edemiyor. Köyde evlerin kapıları, pencereleri kapah. Mey- danda kimseler yok. Hayvanlar ciriğ atıyor. Jandarmalar, silâh- ları ellerinde dolaşıyorlar. Tar- alar bomboş. Köylüler, bağların- daki üzümleri toplamiya bile gi- demiyorlar. Bir adam dağa çıkmış... Etra- â | l Herkes | biliyor ki bu adam diri veya ölü | ele geçmedikçe rahat yok, huzur yok. Sorisa adlı bir çoban rast gel. h iyor, Hambuyg ve Bren n — siparişlerini 1 Fransa ile İliğr yapmak istiyor. Neville, Ründe on saat çalışı Artık be- iye meclisinde de aza | 1907, Almanya silâhlanıyor, İti- | lli müselles kuruluyor. Avrupada İr çok hâdiseler zuhur ediyor. Bele- Neville, sâyi sayesinde ( ye reisliğine kadar , 1900, ihtiyar Joe ölüyor. Zaten Boktanberi kötürüm olmuşdu. İn- ( Ciktere silâhlanıyor. Alman impa- toru: *Mukadderatımız - denizlerde - W » Diyor. Chemberlain, bir- Bk belediyeler meclisinde aza. İşi yolundu. , 9ll de, Şehremini - oluyor. Ordlar kamarasında bir fırtına üyor: sAlmanya bize taarruz ;l'm—k ist Biz ise hazır deği- ... 1914, Neville Chamberlsin bü- nda bütün gün dosyalar, kart- (X karşısında düşünüyor. Sipa - ler, mukaveleler, gemilerin ha- Teketi, Gece de klübünde A Banın siyasi işlerini bilmiyen, fa- b Baombay, Melburn limanlarına Ütip çıkan gemilerin harekâtına | Vakıf olan arkadaşlarile beraber İYor, konuşuyor. Birdenbire $0 akta geçen müvezzilerin sesleri mu. .e HİTLER - CHAMBERLAIN hamberlain Başvekil. Birmin. tüccarı Almanya ile, İtalya | Blün müddet tcert alış veriş | iş. Mil arca İnğiliz gibi ilk :ı"vi memleketin iktisadi men- | | Stini düşünüyor. es'ul şet, sdâhlanmıya, Fran- İle anlaşamaya muvaffak olu- h:" Rakibl. kalın hi N**İ!ısh.ı 1937 de, balık #Rul İken Mussoliniden ktub alıyor. Ylül, teşrinievvel aylarında Al- ikesi büyüyor. kîum 1938. öğlenden sonra kar- ,_:ım Mösyö Eden oturuyor. n İ sapsarı, Eski hariciye na. anOğuk bir sesle; l Dinleyiniz, x. Çok düşün- .. ile de mücadeleden avile bir | , Sult_anı Johor Aradığı_nı Buldumu? | Dillere destan | Olan kadın Johor Sultanı cidden talihsiz bir adam. İlk karısını bıraktık - tan sonra sinema yıldızlarından Doroti Lamura gönül ev- lenmek teklifinde bulundu. Bü - yük sanatkâr buteklifi nezaket- le reddetti ve; Sgr’at Düe_lğgsu Henüz Bitmedi! Saatte 575 Kilometro. Jorj Eyaton'la Binbaşı Koob a- rasındaki sür'at düellosu bitti mi?... — Hayır!. İngiliz raki-ine mağlüb olmak istemiyen Avuscralyalı lâve edi- | yor: — Yarış otomobilim, saatte 24 — Niçin Olemp Brando le ev- | lenmiyorsunuz? O gserbesttir, Be- | nim gibi kocalı değil.. Diye haber gönderdi, -Bu bir alaydan başka bir şey — değildi. Çünkü Olemp, Hollivudun en saf, | en temiz ve namuslu kızlarından | biri idi. | Sultan, Kaliforniyaya gitmeye karar verdi. 64 yaşında olmasına | rağmen yola çıktı. Aylarca sine- ma payıtahtında oturdu. Fakat, altınlarının, mücevherlerinin ca- zibesine kapılan bir yıldnz bulun- madı. Nihayet, inkisari hayale uğra- dı. Londraya gitti. Orada Lidya adlı bir dansözle tanıştı. Lon- dralı dansöz, Sultan olacak mı?.. Günler geçti. Lidya Hül Paris- ten geçerek Cenevreye gitti. Sul- tanla buluştu. Kendisile görüşen gazetecilere de: «Samimi dostuz | ve dost kalacağız...» dedi. Sultanın müşaviri Mösyö Bran- de, hükümdarın hasta olduğunu ve Lidya Hil'in kendisine bak.- mak için geldiğini söylemiştir. Ve şunu ilâve etmiştir: eSultan, Cenevrede müddet kalacaktır. Ve sı yeti müsaade eder etmez memle - | daha bir hi vazi. | kilometre daha fazla kazanabilir.. Sale gölünün kıyılarında karşı- laşan bu iki dost rakib arasında- ki mücadele çok eskidir. Beş senc evvel, iki rakib Brooklond'da kar-| şılaştılar, İçlerinden biri galip ad- dolundu. Eyston'la Koob çok samimi ve dostturlar. Fakat, projelerini bir- birlerine — söylemezler. — Ey kendisile görüşen gazetedilere: - Koob'la aramızda mücadele- istemem, ston, den — bahsolunmasını Koob'un projeleri hakkında size bir şey söyliyemem. Çünkü bil - miyorum. Onun rekorunu kırmak için 24 saat sonra meydana çıkarım. Bu- na çoktan karar vermiştim. Eyston'un, «Yıldırım» adlı oto- mobili ile bir saatte 525 kilomet- Te 217 kilometre ile rekoru kazan- dığı malümdür. Rakibi, Avustral- yalı Binbaşı ancak 568 kilornetre yapabilmişti. Binbaşı Koob, bu sene içinde, dostunun rekorunu kırmaya te- etmek fikrinde olmadığı- iylemiştir. ——— ketine dönecekt Sultanla Lidya Hil, araba ile u- | zun bir gezinti yapmışlardır. Li ya, Sultan olacak mı?... Solda: Moiz Berangüiye; Sağda: Jandarmalar ve müstahfaz askerler Lüi'nin evinin bnünde Kan'lı deli çiftesini yakalayınca soluğu dağda aldı Hükümet, katilin ailesini, muhasara altında bulunan köyü terke davet etti diğini vuruyor. Kendisine «jan- | darma katili> unvanı verilmiş. Revest havalisi biraz vahşice- dir, Ahalisi çalışkan, fakat çok a- nud adamlardır. Arazi ve ekin me- selelerinde bir türlü uyuşamaz- lar. Birbirile hiç yoktan kavga ederler. 1919 danberi 8 k ildü- İ Tülmüş ve katilleri bulunamamış- | tır. Rivayet edildiğine göre Umumt harbde genç bir çiftçi askerlik - ten kaçmış bir fıçı içerisine sak- lanmış. Kimse kendisini rahat - sız etmemiş... Acaba Moiz Berengüiye yakı lanacak mı?... Molz, askerliğini bitirdi. 23 yaşında gürbüz bir de- likanlı. Revest'te ikamet eden ba- basının yanına döndü. Gece, aile dostlarından Oliviye'lerin evine Bitti. Orada, 15 yaşlarında güzel | bir kız gördü: Aliyet Oliviye... Bir gece kıza: — Benimle evlenmek ister mi- sin?... Dedi. Genç kız güldü, dudak- ktü: O geceden sönra Moiz değişti. Artık işe git- miyoz, kimse ile konuşmuyor. Dal- Bin dalgın düşünüyordu. Genç kıza bir mektub gönderdi: «Karım olmuya razı - olmazsan seni de, babanı da öldüreceğim...» Aliyet cevab vermedi. Ve bu tehdid meklubunu ateşe attı, yak- ti Günler geçti. Molz bir şey söy- lemiyordu. Bazan, köyün dar so- kaklarında dolaştığı görülüyordu. Çiftesi dalma omuzunda asılı idi. — Nen Sokz?... — Hiç bir şey DAR YOLDA BİR FACİA Bir gün Aliet Oliviye dostların- dan Jurdan ile beraber gezmeye çıktı. Dağın tepesindeki zeytinli- ğe gidiyorlardı. Bir silâh patladı. Küçük Jurdan korkdu, yokuşdan aşağı kaçmıya başladı. Zeytin ağaçlarından bi « rinin arkasında Moizin saklı bu » lunduğunu görmüştü. Aliet kor- kudan olduğu yerde kalmıştı. İkinci bir silâh —sesi işidildi. Genç kız yüz üstü yere düştü. Moiz kaçtı, Vak'ayı haber alan | jandarmalar yetiştiler, yarahı kızı hastaneye naklettiler. Köy halkı ile beraber katili aramaya başla- dı. Adeta bir sürek avı tertib et - mişlerdi, Fakat, Moizi bulamadı- lar, Saklandığı yeri keşfedebilme- nin imkâmı yok. Dağda ©o kadar kovuklar var ki... Bir kaç gün sonra takib gevşe- di. Molzin amcasının oğlu Lül e bayvanları — sulamak ydanındaki çeşme- ye kölürdü. | Akşam karanlığı basmıştı. Mey- idi. Bir silâh sesi pub | a kaçan bir katırın ayak | sesleri duyuldu. 'den birinin kapı- | sı açıldı, elinde fener bulunan bir 4 çeşmeye doğru yürü- Bu, Moizin anası idi. Lüinin kanlar içinde yattığını gördü. Hiç sesini çıkarmadı, evin döndü. Lü- inin anasile hemşiresi cesedini e- | ve nakletmek istediler. Fakat kim-| se kendilerine yardıma — gelmedi. | Katilin karanlıkta gizlendiğini bi- liyorlar. Kendilerine de ateş et « | mesinden korkuyorlardı. Lül Berangülye'nin kabahatı ne idi? Moizi yakalamak istiyenlerle | beraber dağa çıkması... Seher vakti, köylülerden biri silâhını aldı. Sapa yollardar. jan- darma karakoluna kadar gitti, vak'ayi anlattı, fakat, jandarma- lar gelinciye kadar Moiz kaçmış, ormana dalarak kaybolmuş't Zabıta, köyde Çulunan kırk jan- darmaya ilâveten bir müfreze ar mustahfız askeri getirtti, Ve köylülerin mukabelel bilmisi- linden kurtarmak için katilin a- u, kardeşini ve hemşiresini terke davet etti. ler ve jandarmalar yeni- den dağa çıktılar. Moizt aramıya başladılar. Birdenbire müthiş bir bora çıktı, takibeiler İliklerine ka- dar ıslandılar. Buna rağmen ta - kibden vazgeçmediler. Bir samanlığın önünden geçer- | ken bir gürültü işittiler. Pencere- | den baktılar. Ot yığınlarının ha- reket ettiğini gördüler. Hetnen sa- manlığın etrafını sardılar; (Devamı 6 ıncı sahifede) — | Kocasını arıyan kadın!.. Ummadığı bir hâdise ile karşılaş- tı; kocasını başka bir kadınla başbaşa buldu.. - Eski karı koca şimdi ne oldu? Hü $ —SON TELGRAF — zı EYLÜL 1938 Baharın ılık günlerinde man- tolurdun, ağır kürklerden sıyrı- lan kadın vücudları, yazın, üst- lerinde en incö ve halif bi bile taşıyamıyacak hale gelir. Bu yaz, hemen şehirden biraz uzak yerlerde, meselâ sahil boyların- ga, kırlarda kadınların larla, mayolarla gezdiklerini gö dük. Fakat, artık yazın sona erme- İ üzerine şuraya, buraya serpil- Eski karı koca birbirlerile karşılaşınca... Her yerde mahkemelerde görü- rülen bazı davaların içtim yatın pek meraklı safhalarımı gös- | termekte ne kadar doğru birer ve- sile olduğu görülmektedir. İngi- liz. gazetelerinin uzun uzadıya yazdığı bir muhakeme geçen gün | Londra ceza mahkemesinde cere- | yan etmiş, Konrad isminde otuz dokuz yaşlarında bir adam karısi- le beraber mahkemeye gelmiştir. Bu adam evleneli daha beş ay ol- muştur. Fakat yeni gelin sayıla- cak olan bu kadın bilmiyordu ki arka sırada dinleyiciler arasında başka bir kadın daha vardı. Ko- -SULH ADAMI Mordağlarında insan avıSON HATIRA Elli yaşına kadar tica- tetle uğraşan diplomat # l dilleekedemik -- .—. miş nadide çiçekler gibi görünen rengâ renk mayolar, pijamalar i- çinde dolaşan kadınlara rastlıya- mıyacağız. Bahardan yaza doğru nasıl, vücudlar tabinta karşı açılı mışsa şimid de sonbahardan kışa yaklaştıkça, gittikçe kapanıyor. Mantolara, kürklere -bürünüyor. Yukarıda yazın kırlarda mayo ile çiçek toplıyan bir kadının tesbit edilmiş bir resmini görüyorsu - nuz. cası Konrad da bunu bilmiyordu. Bu kadın Konradın eski karısı idi. Aralarındaki nikâh mahkeme ka- rarile bundan iki sene evvel bo - zulmuştu. Konrad neden maznun olarak mahkemeye — getirilmişti? Lord Darenley isminde bir zen- gini dolandırarak para — çekmek cürmile maznun sıfatile mahke- meye getirilmiş ise de cürmü sa- bit olmamıştır. Mahkeme Konra- ne karar verdikten sons ra genç karısı onu tebrik etmiş, fakat busırada Konradın eski kü- rısı meydana çıkarak: — Azizim, demiş, bu neticeden O kadar memnun oldum ki... Bunun üzerine eski karısına Konrad şu cevabi vermiş: ünyanın neresinden çıkıp geldiniz siz?, — Ben mi? Sizin bugünlerde çok sıkıldığınızı, bir takım can sı- kıcı işlerle uğraştığınıı duydum da geldim. Size bu sıkıntılı zı manınızda arkadaş olmağa gel - dim. Fakat Konradın yanındak! geng kadını görünce tabii her şeyi an- lamış, eski kocasının tekrar ev « lendiğini öğrenmiş, bunun üze- rine: — Ben, demiş, sizin tekrar ev- adetler temenni ederim. Birbirlerini selâmlıyarak, saa- — (Devamı 6 ıncı sahifede)

Bu sayıdan diğer sayfalar: