30 Mart 1939 Tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5

30 Mart 1939 tarihli Son Telgraf Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Kullanılmış Elbisecilerle Konuştum Öyle E! biseler Vardır kı Bazan Bir Aıleı Ocağını Yıkar.. Bazıları da Muzib Bir İnsan Gibi, Sahıbını Heyecana Düşürür ullanılmış elbiseler — satan ve smokin kiralayan ceski elbisecir Kohen anlatıyor: | Ben, yirmi yıldanberi başım-| dan geçenleri anlatsam büyük bir| roman yazaı i maceraları bir tarafa bırakalım.. Daha geçen gün 'sizin gazeteci arkadaşlardan biri, bilmem hangi baloya gide - cekti. Telâşla dükkânıma geldi, Bir smokin abp git | Püzartesi | günü elbiseyi iade ği Zzaman | yüzü' gülüyordu. Yavaşça yııumul cel | | «Kohen, aı-m, ana öy- le bir muziblik yaptın ki. İki gün- karımla n'.uh.ı:cl— edip du- ruyorum!» dedi. «Ne var?» diye tordum. İlkönce bu sözlerden bir şey antıyamarmşlam.— — Müştlerlm kahkahayla gülerek: «O gece ba- loda otürürken, nasilse elimi ce- | bime attım,. Parmaklarım ucuna bir kâğıd parçası iliştl. Çıkardım., | Şöyle bir göz gezdirdim. Şu keli- meler yazılıydı: (Sizi arka salonda bekliyorum. Karınızın yanından ayrılmak fir- ——— —— satını oulunca, nemen geliniz... Başbaşa birer viski içelim. Melâhat..) Ben bu kâğıdı okurken, birden- bire başımdan bir kazan sıcak su | dökülmüş gibi terlemiştim. Ka - l rum kıskanç bir kadındır.. Derhal | elimden & di kaptı. Okudu. Ars, tık ötesini tahmin edersin! Balo © gece numdan — geldi. Aman rica ederim, bir daha müşterilerin elbiseleri iade ettikleri — zaman blerini iyice araştır.. Bö cak yıkıcı mektub falan kı l> de isedir. Benim başımdı n on e önce bunun suntur- lusu geçti. Yine böyle bir zata bir smokin kiralamıştım. Ceblerini araştırmadan vermişim. İki gün sonra müşterim geldi: (Vi- yölet'i tanır misın? — dedi. Nasil bir kadındır bu?) Birdenbire şa galadım. Bu isimde tonıdığı Yazan İSKENDER F. SERTELLİ dın yöktu. Cevab verdim.. Fa- | kat Müşterim belâlı bir adamdı. alı bir mek- Bu kadımı senden İsterim, dedi! | Şaşaladım. Adamcağız dükkân - | dâh ayrılmıyordu. Ne yapacağı - mı bilmiyordum. Belliydi ki, bir önceki müşterim bu mektubu ce- binde unutmuştu. Bereket versin ki o adamı tanıyordum.. Koştum meseleyi anlattım. Meğer o da Vivoletten ayrılmak için vesile a- şşormuş. Derhal Viyoletin adre- sinl ahp bu zata verecek işin için- den sıyrıldım. Bunu yapmasay - dım, vallahi dayağı yiyecektim!» indeki eski elbiseciler de doğruluğunu ileri sü- — Bunları olağan — şeylerdir, | dedi, ben bir gün müşterilerimden? birinin iade ettiği fırakın cebinde elli liralık bir banknot buldum. Fakat, gözlerime İnanaı le büyük bir para; binde unutacak kadar zı olmadığını disine m.. Yazıhanesine biliyordum. “koştum. Yolda giderken de düşü- zengin olsaydı. benden kira ile el- bise alır mıydı? Yazıhanesine gi- rince Şaşırah müşterim hayretle yüzüme baktı: «Hayrola, dedi, el- | bisenin bir tarafını mı kirlettim.. | Fakat, emin ol ki ben yapmamı şımdır. Çünkü dün geceki baloda (Devamı 7 inci sayfada) ŞAKA — Rica ederim, matmazel... Şu peroka ile gözli iz!. Biraz sonra karım gelecek. Sizin kır - saçlı ve gözlüklü olduğunuzu söy- lemistim de... Ben, makasla balık avla - an haşlanırım!. zası olmağa lâyık bir adam de - gilim. Çünkü İçki İçmiye baş - ladım ve (içki düşmanları) cemi- yetinden istifamı vermiye geldim. Bir Çiçek, Brâş Böcek Fantazi Bir Revü Halk Ağır Piyeslerden Ziyade Hafif Revüler İstiyor SİYAH ZANBAĞIN HİKÂYESİ ahne meraklısı € klâ. sik oyunlardan etmektedir. Paris sahnelerinde ho şa giden bir fanteziyi biz de nak ledelim: rine altı tabak konulmuştu. Beş erkek ve bir kadın için... Erkeklerin her biri ayni me « alde bir davetiye almışlardı: «Sk yah zambak, 7 sonkântn cuma ge cesi sizi süpeye davet rder Kah- , | hid, biri şair, biri romancı, biri de memur idi. h zanbak) 1 seviyorlar, — aylaşdanberi peşinde dolaşıyor * lardı. Fakat bir fırsat bulup da Odada, Smokinli beş erkek vare| Yandaki kapıdan yemek salonu | yanık kalblerinin acıklı hissiya - dı. Birlbirlerini tanımadıkları hal| görünüyordu. Sarı güller, kırmızı| tını anlatamıyorlardı. | de şundan bundan konuşuyorlardı.| menekşelerle süslü sofranın üze- (Devamı 7 inci sayfada) İki Kadın" D Duşmanca Gırdıler. Dostça Çıktılar » serleyhayı görünce küçük S bir. hikâye okuyacağımzı zannetmeyiniz. Zira bu, bir hikâye değil, Paris 4 mahkemesinde görülen gâ- rib bir davadır. R>s— (Mübaşire) Lümen Mar- | garitle şahid Madam Daves'i ça- , çıtıpıtı, minyı biz kadın mahkeme rer, arkasından esmer, şişmanca bir kadın gelir. Reis— Söyleyiniz, bakalım. Ne- den davacısınız?, Madam Daves— Ben pedikü - rüm, yani ayak tırnakları keser, düzeltir, parlatırım. Mag evvelâ Reis— Mag mı? Bu ne demi Madam Daves— Şey... Mat - mazel Margarit Lümen evvelâ müştetim jdi. Arasıra salonuma gelir, tırnaklarını kestirir, dü - zelttirirdi. Sonraları dost olduk, Her gün gelmiye başladı. Reis— Yani ayağının biri sizin evde idi. Madam Daves.— Evet, bazı ge- celer de bizde kalıyordu. — | Reis.— Esas davaya gelelim. ,Madam Deves.— Esas davaya mı?. Pek sade.,. Elmaslarım, pı ralarını kaybolmiya başladı. Bur ları ondan başka kim alabi! Relsi— Maznun ile samimiye- tiniz pek fazla Idi, değil mi?. 'Madam Daves. — İkt samin” dast... Başka bir zanda bulunma- | yızız, bay hâkim.., | Reis, —Bulunduğum yok. Çün- | kü beraber değildim sizinle... (Maz| nuna) ne ile itham olunduğunuzu işittiniz. Ne diyeceksiniz? | Maznun— İftira!... Hepsi if- tira!... Elmasları bana kendisi ver- di. Çamaşırlara gelince... Benim- kiler onun, onunkiler benimdi. Kâh o benim gömleklerimi giyer, Kâh ben onunkileri arkama ge- çirirdim. Res— Alâ... Ya Maznun.— Kesemiz de birdi!. Reis.— (Madam Daves'e) Öy- lemi, Madam?, Madam Daves— Bidayette öy- Jüri heyeti, Kisa bir müzekere. den sonra maznunun beraatine.ka- rar vermiş. İki eski dost, mah - keme salonundan çıkınca, sanki | birşey olmamış gibi, kol kola gir- | mişler, gülerek gitmişler., Virjina Fild Haydudlardan Korkmıyan Aktris Bi'rsirini Takib Eden Tehdidlere Kulak Asmıyor holiyud'dan İngiliz gazete- H lerine - bildirildiğine göre Vizjinya Fild ismindeki sa- rışın güzel yıldızı tehdid ediyor- larmış. Bunun üzerine — Holivud zabıtası güzel aktrisin evini ta- rassüd altına almıştır. — Virjinya geçen gün telefona çağırılmış ve kendi dediğine göre haydud sesli bir adam tarafından ölümle teh- did edilmiştir. Bu hal beş defa te- kerrür etmiştir. Bir defasında da aktrisin kâtibi telefona gitmiş, oe | na da şöyle denmiştir: (Devamiı T iaci sayjada) t | | | riks avizesi mutf Liyon'lu Vaydman Fransa'da Onbir Kişiyi Öldüren Bir Katil Yakalandı Katil aris gazeteleri Liyondan al- P dıkları şu haberi neşredi - yorlar: Liyonda Lül Filip isminde ca- yakayı ele vermiş tir, Bu adam bütün düşüncelerini ve cinayetlerini kısa kısa cümle» lerle günü gününe bu deftere kay- detmiş. Tıpkı Landro gibi... Kute 4 banlarına bizer numara verfni Lüi, henüz 17 yaşında fakat, | gük bir serserk Anasını dö ğü, yaraladığı için mahkemeye çı- kıyor. Terbiye olsun diye Mitroya gönderiliyor. İki sene orada kalı- yor, sonra beş sene gönüllü askere yazılıyor. * «Hayatın ne ehemmiyeti var? Herşey mükadderata tübi oldük- tan sonra..» Muhtıra defterinin ilk sahife » sinde bu yazılı BELLATRİKS FACİASI Filip, 4 ağustos 1930 da Bellat- da çalışıyor- du. Markiz adalarında keşfe çıkan (Devamı 7 inci sayfada)

Bu sayıdan diğer sayfalar: