16 Eylül 1936 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3

16 Eylül 1936 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

üni TAN ,Müttefik Yugoslavyanın dostluğu SON HABER ispanyadamütareke teşebbüsleri netice- siz kaldı Âsilerin Madride yaptıkları iki taar- ruzu hükümetkuvvetleri püskürttü Londra, 15 (Radyo - TAN) — İs- Panyadan gelen haberlere göre vazi- Yet şu merkezdedir: San Sebastiyen den kaçan halk yavaş yavaş geri dönüyor. Toledoda bir mütareke i - çin vuku bulan teşebbüs boşa gitti. 'Alkazarda mahsur olanlar, tavassut ta bulunan Şili sefirine, Burgos hükü metine müracaat etmesini söylemiş- lerdir. Hükümet kuvvetleri To ledoyu bombardımana başlamışlar ve. Toledodaki akademi bir yığın kül haline gelmiştir. Hükümet kuv - etleri Madride karşı vuku bulan iki taarruzu püskürttüklerini iddia edi- yorlar, Yeni idamlar (Alicante, 15 (A.A.) — 19 Tem- muzda şehri zaptetmeğe kıyam et - miş olduklarmdan dolayi halk mah- kemesince idama mahküm edilmiş olan elli iki faşist idam edilmiştir. Lizbon, 15 (A.A) — Dimrio de Moivias gazetesinin hususi muhabiri Leondan bildiriyor: Madrit hükümeti, merkezi terke - derek Valansiyaya çekilmek niyetin. dedir, Asi Generalin nutkı. Burgos, 15 (A.A.) — General, Mola, dün akşam bir nutuk söyle - miş ve ezcümle şöyle demiştir : “Beynelmilel sahada miinferid va- ziyette kalmak istemediğimiz gibi, ecnebi müdahalesi de istemiyoruz. 'An'anevi krallık, muhtariyet mese - İelsini halledebilecek yegâne Tejim- dir. Gayemiz, katolik, müttehit ve . KE eee me gi Mektir,, » —— Müthiş katliâm Londra, 15 (A.A) — Morning Post gazetesi yazıyor: “İspanyada cereyan eden kıtalin orta çağ kıtal larından hiç farkı olmadığını isbat e- den cerhi imkânsız deliller vardır. Küçük itilâf: Almanya. ya mı, Rusyaya mı? Küçük Antant, muahedeler meselesinde | Haberler arasından seçtiklerimiz talyanm Ankara elçiliği, Talya « da bir kol suikast teşehbi & şayialarmı tekzip ediyor. # yama vatanperver o teşekkü - lünün eski reisi & binbaşı Feyin tekrar vazife başma (getirilmesi te- şebbüsü bir isyan mahiyetinde görü - Tüyor. » #solin! dün Avusturya bari - ciye nazırmı kabul etmiş, kendi. söyle uzunca görüşmüştür. » ransadan > tayyare ve tayyare İe- vazımı alması için Fransa tara fidan Remanyaya 150 milyon frank kredi açılmıştır, siyaresinden Parise V nen Framss ticaret mazırı Berlin- de Almanya iktisat nazırı doktor Şaht ile kma bir müddet görüşmüştür. ? D ün Moskova ve Leningratta bin- lerce kadm toplanmış ve Sovyet kadınlarının, faşizme karşı mücade le eden kahraman Ispanyol kadınla » riyle tesanüdünü gösterir nutuklar söylenmiştir. » İ siltere barieiye mazırı Eden iyi. | leşmiştir. Şa günlerde #samble toplantısında bulunmak üzere Cenev. reye gidecektir . a —eaal Kiliseler yakılıyor. Papaslar ve rahipler katlediliyor. Erkek, kadm ve çocuklar toptan idam ediliyor ve dahası var, bütün bu vahşeti ya - panlar hürriyet için muharebe ettik- lerini ilân ediyorlar, İspanya hâdiseleri, Avrupa mede- niyet ve kültürünün ne derece teh - BÜDÜ BARS ALI © Pörtekize nota ““ Londra, 15 (AA) — Morning Post gazetesinin siyasal muhabiri, beynelmilel kontrol komitesinin Por tekize bir nota göndererek bu mem «| leketi mesaiye davet ettiğini yazı - yor. Türkiyenin hareketini çok mükemmel buldu Belgrat, 15 (Radyo-TAN) <— Kü- Yük Antant hariciye nasırları kon- feransının neşrettiği tebliğ nazarı dikkate çarpan birçok mühim nok- #aları ihtoa etmektedir. | Bir kere Küçük Antantın siyasc- H değişmemiştir. Küçük Antant Miletler Cemiye - Hna müzüheret edecektir. Çünkü Milletler Cemiyetinin geçirdiği vü - tün buhranlara rağmen beymelmi - lel münasebetleri ıslah ve inkişaf at- Küçük itilâfm en büyük emeli kom Mlarile iyi geçinmek ve en iyi dost. hk münasebetlerini inkişaf ettirmek ir. Onun için Macaristanm harp 80- Hilar. Ve böyle bir vaziyette giddetle ekte karar vermiş bulunmakta - « Türkiye hükümeti, Boğazlar me- da takip ettiği hattı hareket - istenen meseleleri halletmek Nevyork, 15 (Radyo-TAN) — Kü- Sik itilâr devletleri Bratislava kon- ri hakkında bir karar verememişler. dir. Küçük itlâf siyasi mahafilinda bu iki cereyan çarpışmaktadır. Filistinde Rusyadan Hitler Almanyasına cevap (Başı 1 incide) nİ tamamen nasyonal « sosyalist kon gresinin kapanışı çekmektedir. Mesajero ve Popolo di Roma ga- zeteleri, (Bolşevizmin Alman kapı larında yeni Alman ordusuyla karşı- aşacağını gözönünde tutması) hak- kındaki fıkrayı büyük harflerle Kay- dediyorlar. Popolo di Roma, nasyonal sosya - lirmin, Orta Avrupada bolgevizme karşı bir bastlon teşkil edecek dere- vede maddi ve manevi silâhlı olduğu nu yazıyor. Mesajero gazetesi, Führer'in fa - şist heyetini selâmlamaktan müte » vellit sevincini ve heyetin birçok sev- gi tezahüratına vesile olduğunu kay detmektedir. İNGİLİZ GAZETELERİ Londra 15 (A.A.) — Deyli Tele- graf gazetesi din Nürembergte ya- pılan askeri tezahüirat hakkında yoz dığı yazıda, bu tezahüratın Alman- yada şimdiye kadar görülmemiş bir büyüklükte olduğunu ve Hitler ö - nünde yapılan geçit resminin o Al- İman ordusunun bugün 1914 teki ka» dar kuvvetli olduğuna şüphe bırak- madığını bildirmektedir. # Tayrgis gazetesi ise, bu tezahilra. tm ve 400 tayyare taliminin geçen seneki talimlere faik olduğu intibar- nı vermediğini yazıyor. Deyli Meyl gazetesi, “Tayyareci - lerin mehareti Alman tayyarecileri - nin birinci sınıf meziyetlerini gös - terdiği” ve mukabil hava bataryala- rmm atıştaki sür'atlerinin yabancı askeri ataşelerin takdir ve hayran - Uıklarımı çektiği kanaatindedir. Deyli Ekspres gazetesi, bu teza - hüratm Almanyanm şimdiye kadar görmediği en kuvyetli modern teçhi. zat tezahürü olduğunu bildirmekte - dir. “#MPRİZ AYA GORE Her Hitlerin Nürembergte söyler sözler Avrupanın en yüksek Siyasi mehafilini meşgul etmektedir. Hitle- rin bilhassa “Ural dağları, Sibirya ve Ukranya, Almanyanm elinde bu- lunsaydı Almanyada iktisadi zara - retten eser kalmazdı.” tarzdaki sözleri, müthiş bir fütuhat hırsmm ifadesi sayılmakta ve Almanyanm Rus topraklarma göz dikmiş oldn - ğuna hüküm verilmektedir. Yahudilere göre. Hitler saçmalıyormı Nevyork, 15 (RadyozTAN) — Ce- nevredeki beynelmilel Yahudiler kon gresi idare heyeti, bolşeviklik ile yö- budiliği ikiz sayan Alman beyanatı hakkında mütalasımı bildirerek, bu sözleri hayretle karşıladığını ve bu beyanatı saçma saymaktan başka ça re bulmadığını söylemiştir. örfi idare Filistinin en mühim iktisadi merkesi: Tehaviv'den bir görünüş Londra, 15 (A.A.) — Bu haftanın sonuna doğru kabine müzakereleri cereyan edeceği bildiriliyor. Daily Telgraf gazetesine göre, bu ilânma taallük edecektir . Röyter ajansi, Lokarno konferansınm en çabuk teşrinisanide toplanma- | tir, senm şimdi tahakkuk etmiş olduğumu Londra, 15 (A.A.) — Cumartesi günündenberi Ingiltereden Filistine | dostluğu dayanılacak ve kıymet ve - goslavya Küçlik Antamta dahil ol - 5.000 zabit ve asker harelret müzakereler Tilistinde örfi idare bildiriyor . Diin de 3.000 kisi Sutamptondan Laurentik ve Nevassa vapurlariyle hareket etmiştir. (Başı 1 incide) Büyük birlik “ Yügoslavya halkma hariçten ba - kılırsa görülen manzara, arada bü - yük bir benzeyiş ve birlik bulundu - gudur. Bununla beraber bu birliğin alâkadar unsurlar tarafından şuur- lu bir sürette duyulması ve Yugos - lav vatanperverliği hissinin Sırplık, Hırvatlık, Slovenlik hislerinin fevki ne çıkması bir zaman meselesidir. Çünkü bu unsurlar asırlarca biribir. lerinden ayrı yaşamışlardır. Arala - rmda mezhep farklarile beraber za- ruri bazı emniyetsizlikler, itiyat ve görüş başkalıkları vardır. Stoyadinoviç kabinesi, her unsura tam hakkını vermek, mahalli tema- yüllere müşterek maksatlırın müsa- ade ettiği derecede müsamaha gös - termek, tenkit ve münakaşaya git - tikçe fazla yemin hazirlamak husu- sunda dürüst, geniş görüşlü, müspet bir yol tutmuştur. Bu yolda fasılasız surette çalışmaya devam imkânı bu- lacak olursa Yugoslavyanın başlıca unsurları arasmdaki karşılıklı em - niyet ve ahenk zannedildiğinden çok az bir zamanda kuvvet bulacak, ara- da ahenksizlikler hüküm sürmesi ü- zerine kurulmuş harlef ümitler sö - necektir. Niyabet meclisi Kral Aleksandr yaşadığı müddet - çe Yugoslavya mukadderatı hakkın- da gösterdiği isabetli görüşü, ölü - yabet meclisi, Stoyadinoviç kabine - si tarzında sirf milli prensiplere gö- re İş gören, dar fırka ihtiraslarınm fevkinde, geniş ve müsbet düşünes- li bir kabineye tam İstinat temin ede cek yolda bir heyettir. Prens Pol, i- lim ve san'ate düşkün, yüksek seci- yede bir Yugoslavya vatanperveri - dir. Niyabet meclisinin diğer âzeları da öyledir. Bu âzaların ölümü ha Unde yerlerine geçecek yedek âzalar da Kral Aleksandır tarafından eyni ölçüye göre seçilmiştir. Böylece Yu- İ goslavyanm mukadderatmda şahsi ihtilâf; yüzünden sarsmtılar husule gelmesinin önüne geçilmiştir. Küçük Kral, Yugoslavyada çok se vilmektedir. Memleket için bağlayı- & bir âmildir. İyi kalbli, neşeli, zeki bir çocuktur. Oyun arkadaşlarını çok demokratça seçer. Terbiyesine ve tahsiline çok itina edilmekle bera - ber tam bir çocuk zev kve neşesin - den mahrum kalmamasına da Çok iti nâ edilmektedir. Atatürk Yugoslav Başvekili, nazırları, ga- İzetecileri, halkı ile görüşmelerimi » 8 'Türk «. Yugoslav münasebetleri bakımmdan bende biraktığı intiba şudur: 'Dürk dostluğuna Yugoslavyada bü yük bir kıymet veriliyor. Türkiyeye İtam bir itimat vardır. Bizim her va- İsiyette sözüne güvenilecek ve daya- İnılacak bir müttefik olduğumuz ka - naati Yugoslavyada derindir. Ata - türkün, bu asrın yetiştirdiği en bü- yük çapta rehber olduğu, saygı duy- guları içinde ileri sürülmekte ve in- kılâp hamlelerimiz hakkında hay - ranlık gösterilmektedir. Her husus - ta akıl ölçülerile hareket etmek, ya- rım tedbirlere razı olmamak husu- sunda bizim tuttuğumuz yoldan ve aldığımız muvaffakiyetli neticeler - 'den bilhassa ileri kafalı Yugoslavlar gıpta ile bahsediyorlar. Memleket iş lerimiz hakkında Yugoslavyada de - rin bir alâka vardır. Ortadaki fikir- ler, eski hurafelerden tecerrüt etmiş tam hakikatlere dayanmaktadır. Bizim zaviyemizden de Yugoslâv- rilecek hir dostluktur. Müttefik mem leketi yakından tanmıya ne kadar ehemmiyet versek azdır, Yugoslavya güvenilecek bir bağdır ç Si 7 in iz Türk gazetecileri Yugoslavya Başvekik Doklor Sloyalinoviş ünden sonrası için de kösüermiştar. |, Vasiyetnamesi mücibince kurulan ni i ile bir arada | maddi inkişaf ve ümran bakımından tam mânasile bir garp memleketi ol muştur. Buradan alacağımız mühim dersler vardir. Şunu söyliyeyim ki, Yugoslâvya - daki maddi seviye,yüksekliği yalnız Avusturya imparatorluğunun ileri gitmiş topraklarma ve unsurlarma varis olmakla izah edilemez. Yeni Yugoslav arazisi, Yugoslav İdare - sine geçtikten sonra mühim inkişaf- lar geçirmiştir. Ayni zamanda da es ki Sırbistanı yeni arazinin seviyesi- ne yetişmesi için çok muvaffakiyet ve isabetle çalışılmıştır. < Güzel memleket Doğrusunu söyliyeyim: Sırbistan diyince ben harp zamanmda harp muhabiri sıfatile gördüğüm memle- ketin biraz daha iyisini gözününe ge tiriyorum. Yugoslavyayı görüp ta - nmak fırsatını bulduğuma çok mem İ bunum. Balkan gazetecileri için en mühim bir vazife, müttefik memle - ketleri biribirine olduğu gibi tanıt - maktır, Tanımadan tanıtmağa ise el bette imkân yoktur. Şurasına memnunum ki, Yugos - lâvya hakkında yazacağım yazılar, bir dostluk ziyareti münasebetile ha tr için yazılmış yazılar olmıyacak - tır. Bu güzel memleketi ve bu çalış- kan, demokrat, dost insanları görüp tanıdıktan sonra buralarını kendi o- kuyucularımıza tanıtmak vazifesi çok zevkle görülecek bir vazife ola- | caktır. Ahmet Emin YALMAN Avrupayı ikiye ayıran iki ideoloji (Başı 1 incide) Fakat akmtı bu istikamettedir. Ve ergeç bütün devletler bu iki kamp -| tan birine iltihaka mecbur görün -| mektedir, Bugünkü halde vaziyet şudur: Faşistler grupunda Almanya, A- vusturya, Macaristan, Bulgaristan | vardır, Almanyanm askeri kuvveti | iki senelik mecburi hizmet sistemini kabul ettiğindenberi 800.000 kişidir. Avusturyanın 70 bin kişilik bir kuv. veti vardır. .Macaristanm gizliden gizliye silâhlandığı muhakkak ise de, şimdilik resmen mevcut kuvveti 35 bin, Bulgaristanm kuvveti 83 bindir. Bu zümrenin tayyare mev - cudu 3.000 kadardır. Diğer zllmrenin kuvvetli daha bü- yüktür: Fransanm hazer kuvveti 684 bin, Sovyetler Birliğinin 1 mil - yan 300bin, Çekoslovakyanın201,829, ve Romanyanın 155,000 kişidir. Bu bloka dahil devletlerin hava kuvvet. leri 9.000 tayyareyi bulur. Hariçte kalan devletler uvvetler arasmdaki muvazene- yi bu bloklardan henüz hiçbi rine girmemiş olan, fakat ergeç iki taraftan birini terciha mecbur olacak olan devletlere taayyün edecekler - dir, İngiltere şimdiye kadar iki zümre arasında mütereddit bir vaziyette kalmıştır. İtalya faşist grupa müte- mayil olmakla beraber; Almanya ile henüz bütün davalarını halletmiş değildir. Polonya ve Yugoslavya şimdiki halde sosyalist grupuna gir- miş görünüyorsa da, Polonya Al manyadan siyade Sovyetlerden kor- kar. Binaenaleyh bu defa Fransa ile Aralarındaki rabıta tekrar mühimlen- miş olmasma rağmen bir harp vu- kuunda 6bür tarafa kaçabilir. O Yu- makla beraber bitaraf görünmeğe FELEK Uyku ve uyanıklık ! Muhakkak uykunun tadımı bizim kadar tatmış az bulunur. Çünkü hiç bir dilde uykuya “şekerleme,, den - diğini işitmedim. Her tatlı şey sevil- diği gibi, demek uyku da bizde se - vilir, Eh doğrusu sevilecek şeydir de mübarek. Görmediğimiz yerleri uy- kuda gö tatmadığımız zevkleri uykuda alır, hattâ düşmediğimiz teh- likelere uykuda düşeriz . Tıfh Hasan Efendi isminde bir saray onediminin bizzat ağzından nâklederler. Merhum dermiş ki: — Bu uyku bir garip şeydir. Uy« kumda elime bir torba altın verir - ler; uyanırım, bakarım ki avucum- da terden başka bir şey yok. Lâkin uykuda kazara hacet defetsem u- yandığım zaman yatağımı ıslak 'hu- lurum, Müsahede doğrudur, lâkin unut. mamalı ki alışık olmıyan ellere uya- nık iken verilen altınlar bile çabu - cak akar. Adamm avucu boş ka - We. Şimdi bize o Kâzım değil. (Lâzım yal.) Ben dünkü “Tan, da uyku - suzluk rekoru hakkımda bir yazı 0 kudum, Bu yazıya göre İnsan için uykusuz kalma rekoru 115 saat imiş. Demek aşağı yukarr beş gün beş gece, Dile kolay. Hele bizim gibi uy- ku tadını şekere berzetenler için ak- ln ziyan... Acaba bu rekoru hangi akılı dü sündü de tecrübesini yaptı diye ar- ki larla hasbihal ederken dedim ki: — Yahu! Ne kadar müddet uy » kusuz kalınabilir diye tecrübeye gi- riştikleri gibi bir de ne kadar müd- det uyku uyumabilir diye tecrübe etse» ler!.. Tekerlemeleriyle meşhur bir ar- kadaş hemen atıldı ve dedi ki: — Onun ölçüsü olmaz. Ben uyur. ken doğup, uyanmadan ölmüş nice- leri bilirim, — Desen e hayala gece yalısı gel mis, . cevabını, verdim ve gülüştük. Ben odadan ayrlırken © uyumak için koltuğuna yerleşiyordu. B. FELEK Fransada *Lısja . ihtilâl mi? | Bus 1 incide 7 Şimal mmtakası umum! hizmetler federasyonu da grevcilerle mütesa « nit bulunduğunu ilân etmiştir. Fede- rasyon, mensucat patronlarını halk cephesi hükümetini devirmek İste « mekle ittikam etmekte ve İcap sder se hükümetin işini kolaylaştırmak için umum! hizmetler binalarmı iş. gal edeceğini bildirmektedir. Binaenaleyh grev sosyal sahadan yavaş yavaş ayrılarak siyaset saha sma intikal etmektedir. Bu sabah bahriye için eletler ya» pan bir müessese amelesi de grev ilân etmiştir. Diğer taraftan hali inşada bulunan Dunkerk zırhlışmın krekile rinde çalışan 30 resim amelesi je grev yapmışlardır. ihtilâl mi? Paris, 15 (A.A.) — Mensucat sn- Bayii ihtilâfınm safahatmdan bahse- den Övr gazetesi diyor ki: Mesele liberal iktisadi sisteminin halihazırda Fransada tatbiki müm - kün müdür, yoksa İtalyada olduğu gibi hükümet, memleketin iktisadi işini eline almalı mıdır, bunu tayin etmektedir. 'Ecko â5 Pari gazetesi diyor ki: Iş sahasmda vuku bulmuş bir 'hti- Yâf karşısında bulunmuyoruz, Bir sen dikalist - Komünist hileumü ve ga - yesi şimdiki sosyetenin, kapitalist re jimin ve devletin mukavemetini de - nemekten ibaret olan bir ihtilâf saf hası karşısmds bulunuyoruz. a görünüyor. İngitere yarn hangi grupu tercih ederse buğün mütered- dit duran devletlerin de o tarafa İl- tihak etmeleri tımulabilir. Yalnız, Italyanm Alman grupuna iltihakma muhakkak nazarile bakılabilir, Bu zümreler tamamen < teşekkül edinciye kadar harp vukuundan kor- kulmaz, Çünkü iki grup ta kendile- rini kuvvetli bulmadıkça bir harbe çalışıyor. Şimdiki halde faşist grupü zayıf atılamazlar, M. Zekeriya

Bu sayıdan diğer sayfalar: