20 Mayıs 1939 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 2

20 Mayıs 1939 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 2
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

——— e? PENCEREMDEN Bir Dostun Ölümü Yazan: M. Turhan TAN O Mütarekenin en acı günle- rinde tanıdım. Bizi görüştür - mek isteyen müşterek bir dostun delâletiyle karşılaştığımız ve selim- laştığımız gün engin denizlerden &- lınmış bir çift damlayı andıran te - miz bakışlı gözlerini yüzüme dikti, tercüman vasıtasıyle şu sözleri söy- ledi: — Sizden, dedi, bir ricada bulu- nacağım: Karımla beraber Alemda- ğına gitmek istiyoruz. Gülerek cevap verdim: — Bu rica değil, arzu. Fakat bı arzunuzu bana bildirmenizdeki se -! bebi anlayamadım. — Oralarda çeteler varmış, bi - zim gibilerin tehlikeli mıntakaya a dım atmaları doğru olmazmış. Ve hemen ilâve etti: Ben candan Türk dostuyum. Karım da benim kadar ve belki hben- den fazla Türkleri sever. Gelgelelim ki bunlar, bu sevgiler yüreğe ait ol- duğu için kolay kolay isbat edilemez. Hele dağ başlarında dile bile alına - maz. O yüzden İstanbulun bu meş hur mesiresine gidemiyoruz, Taşde- len suyunu kaynağında içemiyoruz. Heyecanlanmamak » benim için - mümkün değildi, — Önümüzdeki pazar günü, de - dim, sizi Üsküdar iskelesinde bekle- rim. Benim misafirim olarak Alem - dağını gezeceksiniz. Muayyen olan günde - üç beş ar- kadaşiyle ve eşiyle - geldi ve hemen Alemdağına doğru hareket olundu Otomobilde beraberdik, Türk tarihi- ne, ve Türklüğün istikbaline dair| konuşuyorduk. Ankarada oturan, A- tattirkle sıkı bir temasta bulunan yahut Garp cephesi kumandam İs - met paşanın harp karargâhında ya- şayan sağlam İmanlı o herhangi bir Türk” kadar, istikbali aydın görüyor. du ve Türk eline şerefli bir kurtulu- şun mukadder olduğuna tam bir Ka- naat besliyordu. | Alemdağında ağaçlar arasında u-| zan bir gün geçirdik, O, ikide bir gü- | lerek soruyordu: — Çeteler acaba gelirler mi? — Bir Türk dostunun buraya gel- miş olduğunu duymuş olsalar, elini #i öpmek ve eşinizi selimlamak için mutlaka gelirlerdi. Gelmemeleri teş- rifinizi duymamalarındandır! Guruba yakı ndan ayrılır - ken bir kaç köylü göründü. Ellerin de birer süğlün vardı. Bir cemile ola- rak bunları onun eşine sunuyorlardı Kibar kadın bu zarif hediyeleri aldr — Yurduma, dedi, döndüğüm va- kit şapkalarımı bu kuşlarm tüyleriy leyeceğim ve bu kadar si tüyü kullanışımın sebebini hemşerilerime de (Türk köylü şükranımi ödüyorum, o süğlün gibi köylüler benim kalbimi avladılar.) diyeceğim. Onunla haftada hir veya İki kere birleşiyor, Türk tarihinden ve o ta- rTihi yenileştirmek üzere (o bulunan milli kahramanlardan bahsediyor - duk. Bir gün kendisini Beykoza, Ka- rakulak başma davet ettim, Oraya mücessem neşe halinde geldi, saatler- €e o durumda kaldı ve herkesi neş: lendirdi. Yemekten sonra şöyle bi uzandı ve yüzünü bana döndü: — Dostum, dedi, biraz uyümak istiyorum. Fakat bizim memlekette bir âdet var: Kır ziyafetinde uyuyan ları öperler. Eğer öpülen kimse - soran uykudan uyandığı vakit - kimin ta-|, rafından öpüldüğünü bilmezse bü- tün orada bulunanlara bir (ziyafet çekmeğe mecbur kalır, Eşi, onun üstüne bir manto attı: — Uyu azizim, dedi, uyu. Bura « daki madamların içinde ağzını senin | yüzünde günahkâr edecek (kimse yoktur! Amiral Bristolden bahsetmek is- tedim. O amiralden ki Türkiyeyi ken di yurdu kadar severdi ve her Türkü kardeş sayardı. Buradan gittikten sonra da o sevgiye (medeni bir vazife şekli verdi, i rin batıl zehaplarını - hihe uğraştı ve onlura Türkün nura- ni hakikatini öğretti, Onun ölümünü kıymetli bir yurt- taş ölümü gibi elemle (karşılamak borcumuzdur. DAHİL > | TAN 20-5 -939 Ahmet Ağaoğlunun çocukları, dün hayata gözlerini yuman babalarının başucunda (Yazısmı altımcı sayfamızda okuyunuz) Bir Kadın KocasınıYaraladı Kıskandığı Kadını da Adamakıllı Dövdü Dün saat 15,30 da, Burgaz adasın- da aşçılık eden Hüsnü ile karısı Vas- fiye arasında çikan bir kavga Hüsnü- nün, elinden tabanca ile yaralanması ile neticelenmiştir. Vaka şöyle olmuştur: Hüsnü doktor Medeninin sanator. yomunda aşçıdır Karısı Vasfiye ayni hastanede hastabakıcılık eden Se- miha isminde bir kadından kocasını kiskanmaktadır, Dün karı koca otu- rürlarken Vasfiye yastığın altındaki tabancayı çekerek kocasını tehdit et- miye başlamıştır. Hüsnü de tabancı- yı elinden almak isterken silâh ateş almış, aşçı elinden vurulmuştur. Bu sirada silâh sesini duyan Semi- ha da odaya girimiştir. Vasfiye bu #8 fer Semihanın Üzerine hücüm etmiş, onu adamakıllı döğmüş ve başindan tabakla yaralamıştır. Yaralılar, ayni hastanede ledavi al- tma alınmıslar, suclu kadın yakalan- mış, tahkikata başlanmıştır. POLİSTE: 3 Kumarbaz Tutuldu Beyoğlunda Yeşil Sokağında kaldırım- arın üzerinde kumu adıkları görü- len Kirantohi, Arin ve Hayın suç Gs- tünde Önlerindeki 7 lira müsedere edilmiş cümlesi de müd- delurmumiliğe teslim olunmuşlardı # Şoför Sadullahın idaresindeki kam yon Salıpazarından geçerken hamal Mu- saya çarparak bacuğından o yaralamıştır. Yaralı tedavi altına alınmış, şoför yaka» lanmıştır. # Şotörünün ismi henüz malâm olmı- yön 2123 nurarstı obil Mecidiyekö- yünden geçerken o civarda oturan Rızaya cerparak bacağından yaralamıştır. Firer eden şoföt üranmakladır. k Beşiktaşta o Abbas Ağa mahalle, Enverin oğlu 3 yaşında Öz kaynıyan tencerenin devrilm vücüdünün muhtelif yerleri haşlanmıştır. Yaralı Şişli Çocuk hasta- pesine kaldırılmıştı 4 Sarıyerde Kurtmandıra sokağında 0- turan Velinin oğlu 10 yaşında Nihat bah- çedeki erik ağacından düşmüştür. Muh- telif yerlerinden yarulanan Nihat tedavi altına alınmıştır. 4 Divanyolunda aşçı Ömerin dükkâ- Tinda çalışan Hazan ile Mevlüt buz do- lahından intişar eden gazla zehirlenme 0- Mimi görtermiye başlamışlardır. Her iki arkadaş tu Gülhane hastanesine kaldırıl- maşlardır. yakalanmışlardır. S — Belediyenin şehirde işle- yen otobüsleri kendisi — isleteceği ötedenberi söyleniyordu, Bu İşe ne zaman başlanacaktır ve o yine bu şimdi işleyen otobüsler mi kulla - nılacaktır. C — Belediye otobüs işine der- hal başlayacaktı. Fakat Elektrik ve Tramvay işletmelerinin de be - lediyeye devri tekarrür ettikten sonra belediyeye bağlı olarak &u - rulacak umumi müdürlüğün 010 büs işini de deruhte etmesi müna- Sevgilisini vuran genç anlatıyor “Eğer ölmezse hapisten Çıkınca vuracağım,,, Evvelki akşam Yüksek kaldırımda genç bir kızın yaşlı bir adam tarafın. dan aşk ve kıskançlık yüzürideri tâ- banca ile vurulduğunu dünkü nüsha- mızda yazmıştık. Dün Sen Jorj hastanesinde yatan kızının başında göz yaşları döken mecruh Evegenin'nın anneşi Herak- Mia ile görüştük. Zavallı ana senelerce süren bu aşk hikâyesini bize şöyle anlattı: — Eskiden Tarabyada oturuyor- duk. Angeli, kızım daha on üç ya- şında İkon ona musallat olmağa bağ lamıştı. Kendisi komşumuz olduğun- dan Evgenianın sokağa çıkmasını bekler, onun arkadaşları ile oyunla- rını hiç usanmadan saatlerce seyre- derdi. Biz o zaman buna hiçbir mâ- na veremiyorduk. Şimdi 49 yaşında olan bu adamın evlâdı yerindeki bir çocuğa göz koyacağını aklımıza bile getirmemiştik. Bu suretle iki sene geçti. Bu adam yine çocuğu takip etmeğe ve sataş- mağa başladı. Hattâ bir gün kızım Tarabya iskelesinde dolaşırken ken- disi ile beraber kaçması teklif et- miş, Evgenianın reddetmesi üzerine kızı tokatla dövmüştü. Çocuk ağlaya- rak eve geldi. Hâdiseyi anlattı. Mah- kemeye müracaat ettik. Fakat vaka- yı isbat edemediğimizden yakayı kurtardı. Angeli bu hâdiseden sonra çocuğu daha şiddetle takibe başladı. Kızın, korkusundan haftalarca evden dişa- rı çıkmadığı oluyordu. Nihayet çocuğu Burgaz adasındaki teyzesine göndermiye, karar verdik. Bir kaç gün sonra kızım gönderdiği mektupta Angelinin adaya geldiğini, orada da adım adım takip edildiğini yazıyordu. Nihayet, bundan beş ay evvel sırf İbu adamın elinden kurtulmak için Tarabyadan buraya taşındık ve bir kaç gün sonra Evganla, $0 kuruş yev- miye ile Royal çikolata fabrikasında çalışmağa başladı. Aradan bir hafta geçmişti ki, bir akşam kizım ağlıya- Mecruh Evanghelia rak eve geldi. O dâha bir şey söyle meden, ben sordum: — Yine o adam, değil mi yavrum? Biraz sonra anladık ki, çocuk fabri- kuldan çıkınca Angeliyi kapının ö nünde bülmuş, yine kızın peşine ta kılmış, eğer benimle kaçmazsan, se- ni de, anneni, babanı da öldüreceğim | çam. Fakat zannederim muvaffak ola- demiş. Nihayet geçen paskalya yortusun da Angeli ahbaplarımızdan Feridi-| da söy ye caddesinde oturan Madam Meri kaya müracaat ediyor, Ona cebinden | çıktıktan sonra yine bir fırsat bulup çıkardığı tabancayı gösterdikten son- | onu — Ben; diyor, Eygeniayı bu taban- | muavinlerinden Reşat el koymuştur. KARİLERİMİZİN SUALLERİNİ BURADA CEVAPLIYORUZ amm sip görüldü ve bu iş bü umumü mü dürlüğün teşekkülü için şimdilik tehir edildi. Belediye Avrupadan getirteceği yeni otobüslerle hatla- rı idare edecektir. Fakat bu arada şimdiki arabaların iyilerinden de bir müddet için istifade edilecek- tir. r . S — Rossini kimdir? C — Sevil berberi, Semiramis, Gazaladra operalarnı | bestelemiş büyük bir kömpozitördür, Milüno- ludur ve 19 uncu asırda yaşamış - tir. e S — Bir kaç gün evvel terfi e- den ilk okul muallimlerine ait a - run bir liste neşredildi. Kistenin tamamı bu mudur, yoksa bir liste daha çıkacak mıdır? C — Liste neşredilenden iba - rettir, Yeni bir iste şimdilik mev- $ değildir. zuuba ca ile öldüreceğim, git söyle benim- le evlenmiye razı olsun Kadın geldi, meseleyi anlattı. Ba-| bası ile beraber karakola koştuk.Çok | geçmeden onu yakaladılar. Fakat kurnaz herif tabancayı gizlemiş, ü- zerinde bir şey bulmak mümkün ol- madı. Nihayet iddia ettiğimiz halde isbat edemediğimiz vaka tahakkuk | etti ve bir tek kızım bugün ölüm dö-| şeğinde inliyor. Evgenianın annesinin sözleri bura- da bitiyor. Diğer taraftan polisin yaptığı tah- | kikata göre, Angeli. tabancayı bir şeker kütusu işinde gizlemiş ve dün yazdığımız gibi kiz, fabr'kadan Ççık- tıktan sonra peşine takılmış ve Yük- sek kaldırımı tirmanırlarken ona şeh bir defa kendisi ile evlenmesini tek- lif etmiş, fakat kız şiddetle rpüdedin- ce şeker kutusu İçinden tabancayı çıkararak üzerine iki el “aleş etmiş, kurşunlardan birincisi boşa gitmiş ve işte bu sırada genç kizin arkasını dö- nüp kaçarken ikinci kurşun sırtının sağ tarafına saplanmış ve onu kanlar içinde yere yuvarlamıştır. Silâh se- #ine yetişen polisler yaralıyı Sen Jotj hastanesine kaldırmışlardır. Dün has- taneye telefon ederek genç kızın sıh- hati hakkında malümat istedik. Ya- Fanm ağır olduğu ve şiradiden kati bir şey söylenemiyeceği cevabını al- dık. Angeli karakolda verdiği ifadede suçunu itiraf etmekte ve: — Ne yapayım, çok seviyordüm. O ölmeden bu sevdadan kurtulamı- yacağımı anladığım için bu işi yap- madım, demektedir. Bir rivayete göre Angeli şunları iylemiştir. — Eğer Evgenla ölmezse, hapisten düreceğim. Hüdise tahkikatma müddelumumi CEVAP S — İş ihtlüflarının — haline duir olan nizamname İle işyerle - rinde mümessil işçiler seçilecekti Henüz bu işe başlamamış olan yer ler var, Bu iş ne zamana kadar sü- recektir? € — Mümessil işçi. secimi için verilen mühlet bü ayin sonunda bitecektir. Bu zamana kadar her İş Yalovalıların Bir Müracaatları — o — Halk İstanbul Vilâyetine Bağlı Kalmak İstiyor Yalova (TAN) — Yalovanın Bur- sa vilâyetine bağlanacağı hakkında gelen haberler, buranın bir kısım halkım ve bir kısım köylüyü müte- essir etmiştir. Bunlar, İstanbulun deniz yoluyla Yalovaya Bursadan daha yakın oldu- Bünu; herkesin mal almak için zaten Istanbula gittiğini ve bu arada res- mi dairelerdeki işlerini de gördüğü- nü, halbuki Bursaya sirf resmi İşler için gidilmek kal ğı, pahalı olan otobüs masrafına katlanmak mecburiyetinde kalıp fu- Zuli sarfiyatta bulunulacağını söyle- mektedirler. Ayni zamanda, İstanbul gibi zengik'bif Yildydte bağlı Kıllması Yalovanm”Mkişafina' yarayacağı He- vi Gt ml ren AKİ graf çeki” ğu Göğleni- inde ure! raya bir çok imzalarla t Mp istirhamda bulunul: yor BELEDİYEDE : Taş Ocağı Talimatnamesi Yeni: taş ocakları talimatnamesine göre, belediye hududu dahilinde fa3- ilyette bulunan bütün taş ocaklari ve tuğla harmanları, bu işlerine devam edebilmek için belediyedeni ruhsat- name almağa mecburdurlar. Bu tali- matname bundan 15 gün evvel tatbik meykdine girmiştir. Taş ocaklarından ve tuğla harmanlarından bir kısmı talimatnameye uygun hareket ede- rek ruhsatname aldıkları halde Ha- İliçteki tuğla harmanları henüz ruh” satname almadıklarından dolayı be lediye varidat müdürlüğü tarafından dündek itibaren bunlarin faaliyetleri ne nihâyet verilmiştir. a e e Askerlik Dersleri z Maarif Vekâleti askerlik derslerini bitirmiş olan kız talebelerin, askerlik ehliyetnamesi yerine diplomalarına. orta askerlik ehliyetnamesinin temin ettiği hükkı kazanmıştır. kaydınm İ İlâvesini alâkadarlara tamim. etmiştir. | TAKVİM ve HAVA | 20 Mayıs 1939 CUMARTESİ 8 ind ey (oOGüwği O Fiz 18 Arabi 1958 Rumi: 1355. Rebiülahar: £ Mayıs: 7 Güneş: 4371— Öğle 1210 İkindi 1.00 — Akşar: 1023 Yatsı: 21,10 — İmsik: 231 Hava Vaziyeti Yeşilköy Meteoroloji İstasyonundan ab Ban malümeta göre, hava yurdun Orta A“ hdalü, Kocaeli, Trakya bölgelerinde çok bulutlu ve' yer yer oraj şeklinde yağısl lar Egenin Cenüp Kısımlar İniz kıyılarında “Çenubi, diğer bölgeleri” ümümiyetle Şimali (İstikameti or” kuvvette esmiştir. Dün İstanbulda Bava çok tu orağlı geçmiş, orsj esnasıda 2 dekika 49 İu düşmüştür. Rüzgâr Mi Şarkide” yerinde seçim bitirilmiş olacaktır. 14 te hava tazyiki 1000,6 mili himet en yüksek 25,1 ve en santigrat olerik kaydedilmiştir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: