22 Ağustos 1932 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5

22 Ağustos 1932 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Ağustos 1932 —-.rremasaanesaun ,| Sastalardan Hastalardan emresenerean nee eaememenesane Seres 4 *alovaya gönd Hekimlere 1. komisyon!.. nin meclisi idaresi şöy- | peder. Başka bir şey almaya hak- “Yıl Jât vermişti; hap, ovaya gönderilecek hasta- ve banyo ücretleri üze- Haley Kin, ba hastaları gönderen he- Sti, /© 10 komisyon £ verile- payda odası reisi Tevfik Salim “Fin , “1 söylemiştir: kik bir kısım arkadaş- Rin na Seyrisefainden bir ta- $tir. Bunda, Yalovaya AE ER A Böhderi va hay lecek hastaların otel ve İren, ücretlerinden bunları gön- My orlara Se 10 komisyon dha gz, ildirilmektedir. Bu E- âsınca ve bir çok arka- tş arasında infiali mu- » Kaplıcalar bir te- adan ibarettir. Ve bu © Mazardan hekimin tertip Merka bir ilâçtan farklı ii, * Bir hekim yazdığı bir h zerinden komisyon almaz menfaatini düşü iy astarın ekim i li ği azy bir Fransız gazete- gördük. Üslübunu, Avrupa- ) kendilerinden başkaları ayl telâkki ettiklerini göste- yg Pazılaş tarzını muhafaza ede- #Ynen naklediyoruz: 0 Klor. 39 — Cemali se Diyanası büyük. bir buhran g6 . » Bu “emdtea,, üzerinde Te Pek fazladır ve diğer “emte- y, Yazaran daha çoktur. Bu hava- i #ehginliğini teşkil eden hayva A esas kıymet olarak kabul il | b kadın fiatlarının vasati yüz- tenezzül etmiş olduğu görülür. | kadın satın almak, serma- tehlikeli bir işe bağlamak sure- Maş. birinci sınıf bir kadın, yani *. *ağlâm ve mahelli bedilyata i, Püzel ve bakire bir kadın bin kadar fiat buluyor, (Seksen li- kı yoktur. Hekimlik bir ticaret değildir ki, komisyon mevzuu bahsolsun. Kaplıca idaresinin bu tamimi “doğrudan doğruya kaplı- canın da menfaatine mugayirdir. Çünkü hakikaten pek kıymetli şifa hassalarıma malik olan bu güzel kaplıcamızı hergün bir çok hastalarımıza tavsiye (ediyoruz. Yalova kaplıcaları malik olduk- ları evsaf itibarile pek büyük “bete müstahak ve seri bir in- kişafa namzettir. Fakat ortada böyle bir komisyon sözü mevcut olunca hekimler tavsiyede “mad- di bir menfaat mukabilinde ya- pıyorlar,, şüphesi altında kalma- mak için tereddüt edecektir ve eskisi gibi serbestçe tavsiyede bu lunamıyacaklardır. Bu hem kap- ca ve hem de halk için bir za- rardır. Noktaj nazarımızı Sıhhat (Sevimli ve İçtimai Muavenet Vekâletine ve Seyrisefain müdüriyeti umu” aa İK ça kamdinin deği, muayenesine mukabil | — Honorerine istihkak kes- Cenubi Afrikada bir piyasa | Kadın piyasası buhran geçiriyor ; A sınıf bir iel ei 350 fran- |) İlki gülüş miyesine bildirdik ve bu usulün ilga edileceğini kuvvetle ümit e | diyoruz.,, ) ga (otuz lira) satılıyor. Fakat piya İ saya arz fazla olduğu için bu fiatlar İren da düşmesi muhtemeldir.,, Nasıl buldunuz? Mükemmel değil mi? Afrikaya ve bütün dün- yaya medeniyet sokmak iddiasın- ! da bulunan, Avrupalılar, istilâ et- nız nasıl bir “emtea,, gibi kulla- nıyorlar. Böylesine akan sular durur. C Amerika Erkânı harp reisi Memleketimizi ziyaret etmesi mukarrer (Obulunan Amerikan İ Erkân harbiyei umumiye reisi | Jeneral Mak Artkur'un buraya | ne vakit geleceği hakkında Amerikan sefarethanesinde ma- | lümat yoktur. lükadın! Arsen Lüpenin yeni bir macerası Teirika No :25 doğru döndü. Ra- Mag ebensim biri halde düre zy Markinin gözlerinde oku- ze, esasen izah etmek ü- Bulunduğum bir sui tefehüm- bahsetmek istiyordu . Ahlamıyorum mösyö!, #te.. Burada size hakiki is- e Don Lui Perenna ola- bi imi takdim ettim. Fakat ir takım sebeplerden do- ariste, Raol müstear ismi al- oturuyorum ve bu isimle, si- e kiracıyım, o Halbuki matmazel size gelir- kla benim kapımı çal- ona ismimin Raol ol Fİ, / İİ İESESİ, İş g # fi : dim. Şimdi anlıyor- İİ mi?. Beni burada baş ri küçük bir Zİ i hayreti bir düşman mı? Marki sordu: gittikçe artıyordu. Bu iki isimli garip şahıs kendisinden ne isti- yordu. Acaba bu sefer verdiği i- sim de doğru muydu?. Nihayet sordu: — Kimsiniz mösyö?. Benden bir de mülâkat istediniz, ne hu- sasta?. Reol genç kıza gözlerini çevir- mişti, — Ne hususta mı?. Dedi, bir iş hususunda... Marki sert bir sesle cevap ver- di. — Ben iş falan yapmıyorum. Raol, sükünetini (o kaybetme- den: — Ben de, dedi, iş falan yap- mıyorum, fakat başkalarının işle- rile meşgul olurum. Mesele ciddileşiyordu. Bu bir şantaj teklifi miydi?. Yoksa ken- dini neredeyse meydana koyacak erilecek Lily Sarı rüya filimini çevirirken uğrâdığı kazadan kurtuldu ve şân Lilyan Harvey Geçenlerde bir filmin yapıldığı sıralarda merdivenden düşerek etti li kini tekme slğüğami, yani ğımız sinema yıldızı Lilyan Har- vey tamamen iyileşmiş ve Fran- sada bir ay istirahat etmek üze- re Berlinden Parise gelmiştir. “Lilyan Harvey “San rüya, isimli bir filim yaparken bu ka- zaya uğramıştı. Parise geldiğ gün bu neş'eli artistin kendine sormuşlar: '—Nası! olduda bu kaza oldu? Bizleri bu kadar heyecana ge- tirmekten sıkılmadınızmı? Siyah tayyörü içinde omuzla- rına dökülen sarı saçları ile Lil- an Harvey kızarmış ve: nim değil ki, işte böyle düştüm. Diyerek kayar gibi yapmış ve hazır bulunanları güldürmüştür. Lilyan bir ay istirabatten son- ra Berlinde Konrat Vayt ile bir filim çevirdikten sonra Hollivuda i gidecektir. / Bir otomobil kazası ROMA, 21 (A.A.) — Sengalia dairesi dahilinde bir tecrübe dev- ri yapan bir yarış otomobili bir yolcu kafilesine çarparak içlerin- den 10 kişiyi yaralamıştır. — Kısa kesiniz, ne isliyorsu- nuz?. — Vaktile elinize geçmemiş o lan mirası bulmak. — Hangi mirası?. — Büyük babanızın kaybolan ve boş yere bir acenta Vasıtasile arattığınız mirasi.. — Evet, görüyorum, siz de bir acenta namına hareket ediyorsu- nuz. — Hayır, sadece hemcinsine iyilik yapmasını seven bir ama- tör! Böyle şeylere pek meraklı- yım. Hakikati bulmak, meydana çıkarmak benim için bir ibtirastır. Şimdiye kadar hallet- tiğim ne karışık, ne tarihi mesele- ler vardır bilseniz... Marki neş'eli neş'eli güldü: — Bravo, anladım. Pek tabii küçük bir komisyon istiyeceksi- niz. — Hayır.. — Badava mı çalışıyorsunuz?. — Keyfim için!. Raol da bu son cümleyi gülerek söylemişti. Halbuki Kurvil ile be- | sırları Gençlerin, ihtiyarların arzusu havaların çalışmıya müsait bir halde olmasıdır, Bir kâğıt fabrikası tesis edilse ... Rize -- Erzurum an Harvey | Yolu büyük bir şevk ve gayretle yapılıyor. Yakında açılacak 0.7 Snihfe 8 Rizeden bildiriliyor? bir kanunu mahsus vardır. Buna Rize » İspir yolu faaliyettedir. ! Linaen bu havalide şimdiye kadar Kırk kilometre kadar yapılmıştır. bir çok Kızıl ağaçlar sökülmüş, Otomobil işliyebilecek derecede tesviyei (Otürabiye (yapılmıştır. Memleketin bütün münevverleri mütehayyizleri ve halkı bu mak- | sat için son derece çalışmaktadır. Yakın zamanda nahiye merkezi olan Kurayı seb'a kadar varaack- İ ter. Bundan ilerisinin - ki nahiye- nin kendine ait olan hududu ile | İspir hududuna kadar - tesviyei | türabiyesi gelecek sene nihayeti- i ne kadar ikmal edilecektir. Bu yolun yapılması hususunda her tarafta büyük bir şevk ve gayret vardır. Hatta Mapavri nahiyesi halkı da bu işte filen çalışmak için motörler ile Rizeye gelerek yol inşaat mahalline gitmişlerdir. Bütün genç ve ihtiyarların arzusu havalarm çalışmağa müsait bir halde devam etmesidir. Cuma günleri boş kalan ahali yolda ça- lışmak için âdeta havanm iyi ol- masına dua ediyorlar. Rize valisi Ekrem Bey İstanbula gitmiştir. Oradan Ankaraya geçecektir. Bu yol ikmal edilince Rizeden Erzu- ruma doğruca otomobil ile gitmek mümkün olacaktır. Ve bu yol Trabzon - Erzurum yolundan bir iki gün daha yakın olacaktır. “Rizenin (Kurayi seba) orman- larında ve bir de Trabzonun (Sür- mene) ormanlarında külliyetli miktarda ladin ağacı vardır. Bu ağaç çam fasilesindedir. Kâğrt i- mali için icap eden mevaddı kim- yeviyeyi tamamen haizdir. Bu ci- het ahiren İktisat Vekâletince tet- kik ettirilmektedir. Binaenaleyh bu havalide bir kâğit fabrikası tesis edilirse bu ormanlar kâfi ge- lecektir. dar uzaktı. Yirmi otuz milyonu kendisi alacak, yüzde onu Mar- kendisine alacak, yüzde onunu Markiye bırakacaktı, Hakikatta, muhatabının karşısında güzel bir rol oynamak ve genç kıza da fi- yaka çakmak için derhal bu ser- vetten vaz geçmişti, Hattâ üstelik şaloyu satın almak suretile para da veriyordu. Raol salonda dolaşıyor, başını yüksekte tutuyor, Markiye ken- disini gösteriyordu. oFilhakika, Marki onun tesiri altında kalma» mış değildi. Sordu: — Bana yeni malümat mı ve- ! receksiniz?. — Bilâkis sizden malümat is- tiyeceğim. Gayem basittir. Şunu söyliyeyim ki Mösyö, her tahkike girdiğim meselede evvelâ bir a- | raştırma devresi geçiririm. Fakat bu devre ne kadar kısa olursa olsun, her halde bir zaman kay- bettirir, ve bu zamanı kaybettir- memek için müracaat ettiğim kim- seler de bir şey söylemek iste- / ithali keyfiyetinin devamını i iğ iy mezler ve ben de bunu bizzat bul |, mecburiyetinde kalırım. Hal | yerlerine mandarina ve saire gibi meyvalı ağaç fidanları yetiştiril- miştir. Daha şimdiden bu hususta bir hayli istifade temin olunmak» tadır. : Rizede seksen dönümlük bir fidanlık vardır. Orada yetiştirilen fidanlar vilâyetin omülhakatıma gönderildiği gibi İzmire ve Antal- ya havalisine de mandarina fi- danları sevkolunmaktadır. Yalnız Rize muhiti çaya fevkalâde müsa- it ise de çayın lâyikile inkişafı için bir mütehassısa ihtiyaç görülmek- tedir. Geçen sene sekiz on okka kadar kurutulmuş çay yetiştiril- miştir. Kokusu da pek lâtiftir, Sa“ dece bunun ıslahı için bir fen 8- damının delâleti lâzımdır. i İngiltere-Irlanda ya İtilâf OTTAWA,21 (A.A.) — Hir- distan teşrii meclisinin taşvibine arzedilecek olan İngiliz » Hint ti- caret itilâfr, bilhassa Hint emtea- sının büyük Britanyaya serbestçe nas tik bulunmaktadır, Bu emtea, mü- masil ecnebi emtea hilâfına ola- "rak, kıymet üzerinden alınan 932 tarihli gümrük tarifesi kanununa tâbi değil idi. Fazla olarak, bazı ecnebi emte- asına mevzu rusum tezyit edilecek ve Hint emteasının müstefit oldu- ğu rüçhan esası tarsin olunacak» tır. Bu itilâfnamede mevzuu bah- solan Hint emteası, sahtiyan, de- ' bagat edilmiş deriler, kahve, tü“ tün, çay ve baharattır. Dökme de- Bir de Rizede Kızıl ağaçların | mir ve yarı işlenmiş Hint çeliğinin söktürülerek yerlerine çay, ve por | büyük Britanyaya serbestçe du- takal, mandarina gibi meyvalı a- | hulüne ait müzakereler Londrada ğaçların yetiştirilmesi hakkında | icra edilecektir. buki beni yanlış izler üzerinde yü- rümeğe mecbur etmeden haki- kati söyleseler, alâkadar kimse- ler için ne faydalı olabilirim, Şim- di sizden öğrenmek istediğim şu- dur: Bu miras neden ibaretti?, Ve bu miras için resmi makam lara müracaat ettiniz mi?, — Öğrenmek istediğiniz bu. kadar mı?. — Hayır.. — Nedir bakalım?. — Matmazelin huzurunda, Bu şatoda on beş sene evvel cereyan eden hâdiseden bahsedebilir mi- yim?. Marki titredi. toplıyarak : — Hay, hay.. Dedi. Evlâtlığı- ma esasen bundan daha evvel de bahsetmiştim, — Fakat zannedersem, adliye- den sakladığınız meseleden ona bahsetmediniz?. — Hangi mesele? — Elizabst Ornen'in aşıkı duğunuz meselesinden, Fakat kendini i ğ | 1 İ İ

Bu sayıdan diğer sayfalar: