4 Şubat 1933 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9

4 Şubat 1933 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Şamram Hanımla 35 senedenberi şarkı söyliyen bu 57 yaşındaki kadının hayatı e imi Şamram hanımla konuşmakta , dayi bile en büyük hasılatı ope - devam ediyoruz, soruyorum: İ retlerden çıkarıyormuş. Demek — Eski sahne ile yeni sahne | ki, halkın yüzde sekseni böyle saki seyirci ile yeni seyirci ara - | oyunlardan hoşlanıyor. Ama ta - sında ne farklar görüyorsunuz? | bii arasıra da hissi dramlar oy - — Eski müşteri ve eski sah - | namak lâzmmdır. NE mi7... Ah evet o vakitler sah - — Şehzadebaşı tiyatrolarında hede böyle açıksaçık giyinemez- | temsillere dikkat edilmez, san'at dik. Bileklerimize kadar inen ten | eserleri oynanmaz diye sik sık şi- fanilâları giyer de sahneye öyle | kâyet edilir, ne dersiniz? Sıkardık. Sonra istediğimiz söz - — Biz mektep medrese görme- | de söyliyemezdik. Seyirciler | dik. Konservatuvarımız da yok, | de ayrı ayrı otürurlardı. Hanım e- rejisörümüz de yok. Bizi görenek | fendilerimiz kafesler arkasında | yetiştirdi. Eski aktörlerden öğ - | *eyrederlerdi. Birâz âçık telâkki | rendik. Okuduk ne yapacağımızı *dilen şarkılar yasik ediliverirdi. | kendi kendimize bulduk. Meselâ: Ama açıksaçık kadmlarımız ol - — Bu rol bir tiran karı rolü- paz mıydı diyeceksiniz, tabii © - | dür, demek canavar bir karı hali hırdu, Doğrusu hu meslekte ben- | takınacağız! Bu rol anne rolüdür, “e alnını açarak gezenler biraz | demek ağlıyacağız.. diye işlerimi al bulunur. Fakat böyle kadmlar | zi ayır etik. Hulâsm doğuş ve ei ei TY dns Mi bakici bile gk | a ç kritik deceklerine aferin ti celbeder, memur gelip kendisi- Pe m Ne bu hareketinin sebebini sorar- Naşit beyin repertuvarımda dr. Bu yüzden oyundan menedi - *w kadınlar bile vardı. Fakat in elhamdülillâh hür ve serbes iz, — Kadı artistlerin sahnede Sok açılıp saçılmalarını kendileri için faydalı mr bulursunuz? Şamram hanım gevrek gev - her şey var. Saçmaları olduğu gis bi çok ciddileri, güzelleri de var. Bununla beraber daha çok biz balkın arzusuna göre oynarız. Ka- bahatin en çoğu bizde değildir. Düşünün ki kırk sene evvel oy - nadıklarımızı tekrar oynuyoruz, çocukluğumda seyrettiklerimi tek güldü: ben de oynuyorum da bu eserler , — Bence sahne kadınlarının | hâlâ rağbet görüyor. biraz kapalı kıyafeti daha iyiydi. — Sinemayı sever misiniz? Çünkü daha ziyade merak ve alâ- — Bayılırım evlâdım. Ah çok uyandırırdı. Allah sizi inandır- “in, kibarlarin ısrarına o rağmen kendilerine sokulamazdık. Ken- dilerile konuşamazdık. Çok sürü- Nimez, sokakta gezemezdik. Ti - İ severim. Branşım komik ama be- nim en sevdiklerim hissi dramlar, familya arasında olup biten şey- lerdir. Seyreder eder de sonra hınç kıra hınçkıra ağlarım. — Sinema kadınlarından han- gilerini beğenirsiniz? Şamram hanım bir hayli dü - şündükten sonra bir isim hecele- di: — Liya.. Liya.. — Liya döpütti mi? — Evet evet.. İşte onu çok be- ğenirim. — Ya Greta Garboyu? -—Oda fevkalâdedir, allah için! — Erkeklerden? — Pek hatırlıyamıyorum. Fa» kat iyi oynıyan herhangi bir ak - törü alkışlamaktan kendimi ala - mam. Âma bazı filmlere bakıyo - rum da şaşıyorum. Çünkü beğen- miyorum. Gerçi ben, bir şey deği- Yütro paydos olunca Okadmlar kapıdan arabaya binerler ve ev - *ine böyle giderlerdi. Fakat o l rağbet ve alâka uyandırır ardı ki kapının önünde kadın er- birçok seyirciler birikir, bizi görmiye ouğraşırlardı. ye © tat kalmadı. Ben şimdi adi cahil tazelerimize nasihat yorum “Sahnede ağır durursa | — am daha kaza - Fsınız, biz de Meryem ananm | kazı değildik ya..,, diyorum ama, | #smane kızları dinlemiyorlar ki! | — Yeni yetişen kadınlarda ne- görüyorsunuz? Şahıram hanım tekrar güldü; yerinden kalktı ve parmaklarını sıkırdatarak oynar bir vaziyet ler gösterdi, dedi ki: i lk yi i ki lim, estağfürullah evlâtçığım a * Peer görüyorum! ma... içimde cevher var, ben ol Birçokları meşrep çocuk. | saydım daha iyi oynardım gibi lar. Hiçbirisi rollerimizi ezberli - yelim, iyi oynıyalım, diye biç gayret göstermiyorlar, Naşit bey böyle heveskârlara vk sık bendenizi misal gösterir; — Havailiğe bakmayınız, rol- izi bellemiye çalışınız. Şam- tam hanımdan ibret almız der, ae ke beklediğini va tenşi İoğunu çok defa bulamaz. binde San'at eserleri kalmıyor, di tiyatro operetçiliğe gidiyor, h iin fikriniz nedir bu geliyor. Ama ne yapalım biz ana- mızın karnından acele doğmu - ne Kader böyleymiş. Ama gene ri lerimiz bu yaştaki kadını da taltif ediyor, alkışlıyorlar. Doğru- su teğekkürden âcizim. Hem val- ahi, billâhi, tallahi ciddi söylüyo- iie ale e ediyorlar, vie peş Şamram hanımla daha bazı seyler konuştuk, Bu arada tulü z oz ds bahsettik. Tulüatçı- ii ikleri gibi Ea Pare i gibi kolay olmadı. — Suflörle, rejisörle , oynıyan- larda esas var, hazırlık var. Fa - kat bunda hiçbir şey yok. Ansızın | söylemek lâzım. Hem ansızm İ — de > Ah evlâtçığım, bunları biz bep işitip dinliyoruz. Ee gönül “ Müşteri kısım kısımdır. Kimi» seaklı, hissi dramlardan hoşla- ir, İ Piya “Ben dünyaya ağla - —— m m mlm Muzaffer | Beş numaralı ev âhşantır. Ufak bir set üzerinde bulunan evin alt katında bir mutbak ve bir küçücük oda; üst katında da büyükçe bir o- da vardır. Sokak kapısından içeri giren memurlar sağdaki küçük o- dada şu manzarayi görmüşler * dir: ği Terzi Ahmedin kayın valdesi Ze liha karyolada yatmaktadır. Yor- gan yarı beline kadar çekilmiştir. Yüzü, gözü kan içindedir. Kızı Mu zaffer ise, odanın ortasında yüzü koyun yatar bir vaziyette ve her ta rafı kan içindedir. Odanın tahtala rt da kan içindedir. Minderin üze- rinde kanlı bir ekmek biçağı ve yerde dört kurşun kovanı nazara çarpmaktadır. Odada eşyalar dağınık değildir. Kadında ve kızmda hayat eseri yoktur Zabıta ilk olarak bu vaziyeti tes pit ettikten zonra derhal kiracı Sa imin isticvabma geçilmiştir. Saim ne diyor ? Saim verdiği ifadede şunları söy lemiştir: “Dün gece saat on biri geçiyor * du. İşten çıkmış, biraz gezmiş, ki- racı olarak üst katında oturduğum eve gelmiştim. Ben geceleri geç 0 larak geldiğim için ev sahibi Zeli- ha H. sokak kapısını aralık bıra * kır. Ben de her zaman bu şekilde bulduğum kapıyı iter ve içeri gi * rerim. Sonra da kaparım. Dün gs ce de eve gelince kapıyı biraz ara- lık buldum. Ve iterek girdim. Elek trik lâmbamı yaktım. Merdiven başındaki tahtanın üzerinde bir fincan, bir cezve -ve-iki-de yanmış kibrit çöpü duruyordu. Fincanın dibinde biraz kahve telvesi vardı. Cezve temizdi: — İbtimal, dedim, misafir gel- di, kahve ikram ettiler. Sonra üst kata odama çıkarak yatağıma gir- dim ve uyudum. Sabah oldu. —Ye di buçuğu geçiyordu kalktım ve giyindim. Alt kata indim. Ev sahip İerinin sesleri duyulmıyordu ve ak şamki gördüğüm kahve fincanı ile cezve ayni vaziyette duruyordu. Şüphelendim. Kapıyı vurdum ge- ne ses çıkmayınca açarak içeri bak tım. Zeliha H. la kızmı kanlar içinde gördüm. Sonra da koşarak zabıta- ya haber verdim.,, Zabıta, Saimin bu ifadesi üze - rine cvin civarında oturanları bek- çiyi karakola çağırmış, ifadelerini almıştır. Mütemmim tafsilât Bunların verdikleri malümat ise şudur: Zeliha 55 60 yaşında ve kızı ise 35 yaşındadır. Muzaffer on beş se ne evvel terzi Ahmet isminde biri- sile evlenmiştir. İki sene evveline gitmek göründüğü kadar kolay şey değildir dedi. Vaktile bir muharrir Şemram hanımı ziyaret etmiş ve bu arzda kendisini yüzünün kıllarını ağ - da ile yolarken gördüğünü yaz - muş. Şamram hanım bana bun - dan da bir hayli teessürle bahset- ti. Ağdanm ne demek olduğunu bile bilmediğini ve kendisini bu manasız satırlarla içten üzen mu- harrir beye çok kırıldığını anlat- tı, A. Sırı N Me EY a v > le anasını kim vurdu? | gelinciye kadar üç kişiden ibaret | Ahmedin fazla kızarak sokakta olan bu aile ayni mahallede çık - | rast geldiği kadınlara: maz bir sokakta oturuyorlarmış, — Bu kadınlar beni bir gün ka- sonra şimdiki eve taşınmışlardır. | ül edecekler! demesi Ahmedin ka Terzi Ahmet bir buçuk sene ev - | til olduğunu göstermektedir. vei hastalanmış muayene edilmiş, | gp aallere göre; Ahrhet; orta ea olduğu anlaşılarak Cerrah ğnün kendi yerine eve alrimesina pasa hastahanesine yatırılmıştır. İva kendisinden nafakl İstemesinin ; Abmetle karısının arası seneler *| tona halde kızmış, ortağı Saimin denberi açıktır. Fatma Ahmedi sev evde bulunmadığı bir sırada zaten memekte, bazı kimselerle konuş * her zaman açık bulunduğunu bil: maktadır. Ahmet ise işine sadık, diği kapıdan içeri girmiş,: evvelâ namuslu bir adamdır. Karısının karısına, sonra da kaynanasına bi- yaşayış tarzından çok şikâyetçidir. ! çakla hücum ederek yaralamış, bu Kendisine ihtarda bulunmuş, evi «| nunla da kanaat etmiyerek tabah pe bakacağını, iyi bir koca olacağı | casını çekmiş, ana ile kızmı öldür nı söylemiştir. Fatmanın anası Ze- mügtür lihada Ahmedi sevmemektedir. Fatmanm göğsü, başı ve yüzün Ahmetin evde bulunmadığı sıra - ” ” İlarda eve, kadın, erkek almakta, de beş biçak ve üç kurşun yarası vardır. Anasımda ise şakağında, randevücülük yapmaktadır. Bu p N ha” mahallelinin dedikodusunu mu çenesinde ve başımda olmak üzere «ip olduğundan Zeliha bir müddet üş kurşun yarası vardır. Boğazı da işe fasıla vermiş, fakat Ahmet üç yerinden biçaklanmıştır. Cerrahpaşaya yatınca (omeydanı Ekmek biçağı kanlı olarak bu - boş bularak gene randevücülüğe | lunmuşsa da tabanca meydanda başlamıştır. Ahmet Cerrahpaşada | yoktur. Bir de yaralardan bazıla- bir hayli müddet yatmış, çıkınca | rının şişle yapıldığı iddiası vardır. evine gelmiştir. Kendisinin bulun- Mutbakta da ince ve şişe benzer madığı zamanlarda evinde geçen bir demir bulunmuştur. maceralar hakkında komşulara mü Vak'a kaçta oldu? racaat etmiş, aldığı cevaplara ca-| oVak'anın kaçta olduğu "henüz nı çok sıkılmıştır. kat'i surette anlaşılamamıştır. Bek Bundan dört ay evvel ise Ahme | çi saat onda Muzafferi yokuştan din ortağı terzi Saim evin üst ka- | evine doğru çıkarken gördüğünü ına kiracı olarak alınmıştır. söylemektedir. Terzi Saim yakışıklı bekâr bir Saim ise onbirde eve geldiğini genç olduğundan dedikodu büyü- | iddia etmektedir. Acaba cinayet müş, bunun Muzafferin âşıkı oldu kaçta yapıldı? Bekçi ile Saimin ifa ğu söylenmiştir. Ahmet hastahane delerine ve tayin ettikleri saate gö den çıktıktan sonra karısma gene | re cinayet on ile on buçuk arasın- tenbihlerde bulunmuş: da yapılmıştır. — Böyle.şeyler yapma, herkes! Fakat... Bu saattede karşıdaki sizin kötülüğünüzü söylüyor, son- | bakkal henüz açık bulunuyormuş. ra çok fena olacak! demiştir. Maktüller de biçak yarası ve kur Kız ve anası buna: şun yerleri görüldüğüne göre ka » — Ne olacak sanki? Biz senden | dınların sesleri işidilmese bile ta- zaten ayrılmak istiyoruz baydi bu- | banca seslerinin duyulmaması ka- radan çık git ve elinden geleni de | bil değildir. Tabanca seslerini e arkanda bırakma! demişlerdir. vin bitişiğinde oturan kireççi kürt Bu münakaşa gürültülü bir kav- |ler bile duymamıştır. Hattâ dola- gaya müncer olmuş, bekçi ve 80 - şan bekçi de bir kavga, bir © Sana 9 kaktan geçen herkes bu kavgayı | gürültü ve ses duymamıştır. Şu ha . duymuştur. Bu kavga bir kaç kere | le göre, cinayet ne zaman ve nasıl daha tekerrür etmiş, nihayet bir | işlendi? Bu henüz kat'iyetle anla- akşam Ahmede kapı açılmamıştır. | şılamamıştır. Bunun üzerine Muzaffer mahke Yakalananlar meye müracaat etmiş, Ahmetten| Dün nezaret altma almanlar Sa- ayrılmak istediğini de kendisine | im ve Ahmedin kardeşi Hakkıdır. bildirmiştir. Hakkı, kardeşini bulunması müh Aradan günler geçmiş, bir ak - | temel olan yerlerde aramış, fakat şam Ahmet eve gelerek kapıyı çal- bulamamıştır. Bir kadın katil Ah- mışs medi Çenberlitaşta bir berberde — Eşyalarımı verin bana, ayrıl | traş olurken gördüğünü söylemiş- İ mayı da kabul ediyorum demiştir. | 8€ de doğru olmadığı anlaşılmıştır. Ahmedin bu sözleri üzerine ka- | Ahmedin Üsküdara geçtiği geç va pı açılmış, kendisi içeri alınmış, kit öğrenilmiştir. Zabıta Ahmedi yakalamak üzeredir. yatak ve yorganları verilmediği gi bi ana kız bir olarak hastalıklı 0- : lan Ahmede güzel bir de dayak Son dakika atmışlardır. Ahmet dayaktan son-| & Son dakikada öğrendiğimize gö ra Yeşildirek karakoluna şikâyet- | re, katil Ahmet cinayeti müteakip te bulunmuş, tahkikata başlanmış | Haydarpaşaya geçmiş ve bir müd- K det evvel tedavi edilmek üzere yat Bu dayak hâdisesinden sonra | mış bulunduğu entani hastalıklar Ahmet ortada görünmez olmuştur. | hastahanesine gitmiştir. Katil bu * Katil kim ? rada yatan hastalardan birini gör- Dilkl talkıket A) yünheler Al | mek istediğini söylemiş, müsaade ün! , v 23 — medin üzerinde toplanmıştır. Ken | Me i Di yel vg lam ju | yua girmiştir. Ahmet burada ta- disinin bulunmaması, öldürdüğü lik üdarala bi k kadınlarla arasının açık bulunma- iy a seyler görüş z Sİ pe vi eaini Lüktiğe bi yo Fakat ne söylediği anlaş kaz ie amamıştır. Katil arkadaşile görü“ miştir. çetin kanka ve Da | şürken cinayeti işlediği tabancayı anasını daima doğru yola getir - cebinden çıkarmış, elinde evirip mek için evvelâ ricada bulunması, | maktek MN ateş almış, çi sonraları işi tehdide dökmesi; hat | kan kurşun Ahmedi cansız olarak tâ Fatmanın: “Kendisinden ayrıla | yere sermiştir. cağım ve çâlır, çatır nafaka bağla: | (Polis dün gece bu mesele hakkın j tacağım!,, diye gönderdiği habere | da tahkikata devam etmiştir. tır. z !,, der. Darülbe - | söylemek hem de bu sözle hoşa ww al, <a a asl lm e Ön ÜN in

Bu sayıdan diğer sayfalar: