6 Mart 1934 Tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6

6 Mart 1934 tarihli Vakit Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

N Beni yaptığım da ruhiyatın Üste vazife olmıyan şeylere karışmak belki münasebetsizliktir. Amma, hoş şeydir. “Karışmak,, tan maksadım, ta- nıdık olmıyan kimselerin işlerine burun sokmak değildir. İnsana a- ğır sözler söylerler ve bu sözlerin sonu neye varır bilmem; (çünkü ben aksi huylu bir adamım. Hayır, bu değil maksadım. Hoş olan tanımadık insanları tetkik et- mektir. Duruşlarından, yürüyüş- lerinden, bakışlarından, konuşuş- | İarmdan insanların ne çeşit insan olduklarını anlamağa çalışmak, anlamak çok hoş bir şeydir. Ben tramvayda iken, böyle va- Hakkım değil midir bu? Hakkı mı istimal ederim. Göze yasak ol- maz. (Kimseyi rahatsız etmeden eğlendiririm. “Hem bu ruhiyat ta öğrenmiş oluyo- ir koludur; Simaiyat!.. İnsanla. rm yüzletinden (huylarını anla- mak. Hem insan tramvayda, bundan | daha iyi ne yapar? Ne yapabilir? Pencereden yayalardan birinin | tramvayın veya otomobilin altın. da kaldığını © seyretmek hoş bir şey değil. Hele ezilen alacaklı» nız değilse hiç hoş değil.. Aksi gi- bi. O Borçlu olduklarınız da ezil- mezler.. (Her ne kadar bir tram- vay veya otomobil kazası, yolcu- luğun yeknasaklığını gideremezse- de, yolu kapar (o ve sizi hayli geç bırakır, Bunun için ne oturduğum yer- den, yol arkadaşlarımı tetkik e- derim.. Hele tetkik ettiklerim yüz- lerine bakılır gibi ise, keyfime pa- | yan olmaz. Messlâ tam yanıma oturan şu küçük hanım., i Geldi, ayağıma bastı ve bastığı- nın farka bile varmadan oturdu. Simaiyata başlıyorum: — Bu küçük hanım hodbin, i» malçı ve savruk.. Kocasına eğer var veya olacaksa acırım. o Tuhaf bir yüzü, tuhaf sivri bir burnu, tu- haf bir beresi var... Tuhaf bir sarı- şın « Halleri tuhaf ve terbi - yesiz.. Mantosu yakışmış, fakat el- divenlerinin iki parmağı yırtık ... Şu halde: ev kadını değil. Garip “şey. Oturalı bir dakika oldu, hâlâ pudra sürmedi! Garip. Ha, işte.. çantasını açıyor. (Hoyrat) çanta- iç astarı biraz solmuş (şıklığa düşkün değil) aynasiyle pud- nn solda olduğunu unutmuş, “arıyor, (Hafif meşrep, lâ- bir fikri yok) Oo Ayna .. (Eğer kırılırsa uğur- ) Ayna ayağımın yanına Eğildim. Gözüme, mev- hiç uymıyacak incecik ince iskarpin giyiyorlar. İ- çimi meden güya teşekkür et- ti. (Hiç terbiyesi yok.) pudra sürüyor (Söz yok). Artık bu kadı i alâka R İ 5 e dar | danı olduğu vakit madun kuman- | de Ankarava gelmişti. Hastalık | ik â y «NM © Simaiyat (sanı sinirlendiriyor) . çarptı. (Hüküm vere - | yırmağı ele alalım kadmlar kış günü de|| çirelim.... Yazan : İzzetoğlu — Bir töne Bayazıt... — Gitmez, Taksime gider. — Ya!. | Küçük hanım, önüne çıkan ilk tramvaya binmişti. Gideceği ye- re kadar gidip gitmediğine bak - madan, sormadan atlamıştı, (Ser- sem). Sersem, suratını ekşiterek kalk- tı. Nereye gittiğini bilmiyen bu bu- dala tramvaydan indi. Eminönünden Karaköye gelmiş- tik... Beyhude zaman kaybetmişti. | Ve Bayazıta gitmek için de fazla para verecekti.. (o (Actmıyorüm miheldir öna. Bir daha aklını ba- sına toplar. Bu kadar sersemlik in- » & » Üç gün sonra, oEminönünden! gene benim bulunduğum tramva - ya bindi. Yanıma oturdu. (Ne tu- haf! Başında ayni şapka, — elinde ayni çanta., Gene ayağıma bastı .. | Yanılmışım, sabit fikri var.) İ Bilet alacağı zaman ayni kome- | di: — Ya!., Yanlış binmişim!.. Ve geçen seferki gibi, Karaköy- de indi. O zaman işin iç yüzünü anla- dım: Sersem kadın yaptığını pek iyi biliyor, Parasız tramvaya bin» | menin kolayını bulmuş. o Eminö *| nünde çalışıyor, Kadıköyünde ©-| turuyor, Her akşam Taksim— Sir- keci bekliyor ve Karaköye para-| siz tramvayla geçiyor, (Ahlâk- sız faka kurnaz. Zengin olur. O- nunla evlenmek isiyorum.) Inkılâp Enstitüsün- eğ de ikinci ders MA başisralı Gonca siyi'ada) Hakikatı söylemek lâzım ge- lirse inkılâp demek “Gazi,, demek. tir. Bundan evel “Gazi,, kuman- dandı. Arıburnunda “Gâzi,, bulun. masaydı İngilizler galip gelebilir. lerdi. Bu askeri bir (o meseledir, Mütarekede “Gazi, devlet adamı, hükümet lideridir ve inkılâbı hu. sule getirmiştir. İnkılâpta OGazi baş, halk vüvududur. Bu sayede kurunuvustadan asrı | hazıra atladı ve kan dökmeden i hukuki içtimai teceddütler Yaptık. pGazi yani millet başı, en mühim anlarda doğru yolu buldu ve delil- letile gösterdi. Mütarekeden sonra Türkiye için bir çok yollar vardı. Ve ne- tekim de bir çok yollar takip edil. di. Fakat Gazi bunlarm iyisini düşünmüş ve bunu mütarekeds ba- ğırarak söylemişti. Sakarya “Ga. zi,, siz olabilir mi idi? Dumlupmarı ki ğ alm tike İ o Cumhuriyeti, dini dünyadan a“ | ve gözden ge- İnkılâp demek Gaz; demektir. ) Aynayı verdim . | Gazi büyük adamdır ve Türklerin yeliştirebi'diği en büyük adamdır. Yüzüne | Gazi istikbali keşfetti. Yıldırım orduları baş kuman- | etmiyor. K danlara gönderdiği tebliğ ire parayı nasıl vere- | bunu gösterir, Yu dme 0. tetkike. iie de azim ile hareket edersek müta- yet biletçi iz reke şartlarının pek âlâ tahfif edi- | —Nereyei - lebileceğini söylüyordu. | Kadin tekrar çantasını karıştır. | © Vekil Bey, aynen zaptedemediğimiz. mağ haşla Sunra ince, dük bir bu ke mia Gesi Hazretlerinin. me ve) İp Reşit Galib'ide “© kaybettik Bir sanatkâr bugün Reşit Ga- lip Beyin yüz kalıplarını almıştır. | Cenaze bugün Nümune hastanesi- ne nakledilmiştir. Bugün toplanan Büyük Millet İ Meclisinde (ocelsenin açılmısnı müteakip reis Refet B. doktor Re- şit Galip Beyin vefat ettiğini heye- | ti umumiyeye bildirmiş ve demiş- tir ki: “Reşit Galip Bey aramızda çok yüksek ve cevval zekâsı © tatlı ve ateşli ifadeleriyle tanınmış kuv- ” vetli bir hatip ve devlet adamı idi. Gerek mecliste ve gerek maarif vekâletinde bu millete yüksek hiz- metler ifa etti. Türk tarihi, Türk lisanı, Türk | ülküsü için çok çalışanlar arasin- da bulunuyordu. Reşit Galip Bey hayatı bususi- | yede de tam manasiyle bir insanı kâmil idi. Bu kıymetli arkadaşı- mızın arsmızdan &bediyen ayrıl ması sebebiyle arkadaşlarımı bir dakika süküta davet ediyorum. Bir dakika süküttan sonra reis ruznamede bugün için müzakere edilecek bir madde olmadığı ci- hetle içtimaa nihayet . verildiğini i ve müstaceliyetle görüşülmesi icap eden lâyihalar bulunduğundan ya- rın saat 15 te toplanılacağını bil- dirmiştir. ,. Türk inkılâbı değerli bir çocu- ğünu kaybetmekle bugün acı içim dedir. Aydm mebusu Dr. Reşit Ga- lip Bey, bir ay evvel bir gribe ya- kalanmıştı. İki hafta kadar Keçi- örende kütüphanesine konulmuş karyolasma esir edenibu hastalık iki hafta evvel artık seyrini geçir- miş, aziz doktor, kuruluşunda fır- ka umumi idare heyeti azası çalıştığı ve ilk açılış nutkunu söy- lediği Halkevlerinin 23 Şubat Cu- ma günü yapılan kutlulama mera- siminde bulunmak için, refikası ve yavrularile (o birlikte Halkevine gelmişti. Reşit Galip B. bu merasimde sonuna kadâr kalmadan gene evi- ne dönmüş ve hir gün geçmeden, evvelki pazar günü, tekrar yatağa düşmüştü. Reşit Galibi bu sefer de yatıran zatürree idi. Anlaşılıyor ki, grip tamamile geçmemiş, bu Halkevi bayramın- Gazi ve — Yirmi saatten beri çalışı yor, — Yirmi altı saatten beri çalı- şiyor. — Otuz saatten beri çalışıyor. Büyük Şef başarmağı kurdu- ğu yeni bir millet işini eline aldığı zaman bu cümleler muhitte sık sık dolaşır, o işin sonuna erinciye ka- dar haftalarca, aylarca, yıllarcı işitilir. Büyük çalışmalarında ona yı- kın bulunmak şeref ve sândetine daha seyrek erebildiğim Zzaman- larda bü haberler hayranlık duy- gularımın yanma sıhhatı endişe- sini de katardı. İçimden tenkit e- ! derek: — Bu kadar fazla... İnsan ya- pısı böyle bir zorlayışa daha ne kadar dayanabilir, sıhhati üzerin- de bunca ifrat ile tasarrufa hakkı | var mı? derdim. Kendimce pek doğru ve yerinde ( bulduğum bu | düşünüşü ilk fırsattı kendilerine açmanın bir vazife olması lâzım geleceği hükmüne varırdım. Fa- kat otuz saatlik çalışmasının 80- nunda huzuruna çığırıldığım za- man onu o kadar taze, o kadar dinç, meselelerin derinliğine, fi- | kirlerin genişliğine bizleri de bera- ber çekerek atılmak için o kadar dinlenmiş bir kudretle istekli ve hazır bulurduk ki, söylemek için günlerce hazırlandığım sıhhat ten- kidi zihnimde kendiliğinde. erir kuvvet ölçülerimizle ölçmeğe ça- balamak boştur. Çalışmıya başlayınca pence- relerin koyu istorları sımsrkr iner tardan höşlanmıyan ruhu böylece tabiatin ve makinenin ağzımı ka- pamış olur. Çalışmanm mühleti saatler, günler, gecelerle değil ha- rikalı dimağının tahlil ve muhake me pençesile yakaladığı mesele - nin çözülme ve aydınlanma mey- danında tım teslimiyeti ile kayıt- ğere geçerse vehamet fevkalâde- leşecekti. ii Öğleden sonra evine gidip refi- inmek gayretinde bulunduğunu öğreniyorlardı. İşte, zavallı doktor, bu günün Türk tarihi Reşit Galip Beyin. güzel bir yazısı lıdır. İşte Türk tarihini araştırma işi de böyle başladı ve böyle devam: etti. Önce yorulmadan , usanma *; | dan bütün muhine Türk tarihinin ezele dayanan büyük ve necip var» lığını telkin etti. Tereddüt göste - renlere iman, ispat dileyenlere sika, çalışmak istiyenlere vaz verdi. Böylece “Türk Tarihi Tet kik Cemiyeti,, kuruldu. Cemiyetin azası olarak hiçbi- rimize, hiçbir gün şunu veya bu nu yapmak için emir vermedi. Gönüllü milli çalışma işlerinde emir ve icbar onun usulü değildir O, öyle konuşur ki emir vermedi- ği halde dinleyen emir aldığını ru hunun içinden duyar. Hiç incitme den, hatta gayret hızını son had - dire kadar arttırarak en şidetli tenkitleri yapmak onun erişilmez incelikte yüksek vasıflarından bi- İ ridir. Büyk Tarih kongresine kadr. üç yıl süren birinci çalışma ve ha“ zırlanma devresinde bizi yorulmuş gördüğü zamanlarda durdurur ha yatınm mekteplerde okunmakla öğrenilmez tecrübelerini , her bi- ri birer yüksek ders taşıyan hatı- | ralarını anlatrak dilendirirdi. O - nun yanmdan daima ümit, kuvvet giderdi. Onün dayanışmı bizim vsassazansananasanasan onanan seaaaaAN kasını gören arkadaşları onun ed derecei hararette ve karyolasından / olsun arıyan dostlarına “Dostla- b da bulunmak heyecanının. verdiği | gecesi iki buçuğa kadar mukave- ihtiyatsızlık grip neticesi bir zatür- | met edebildi ve ne yazık, ne çok ee j yazık ki, ölüm Reşit Galibi de a Zatürreeden sağ ciğeri musaptı. yamızdan aldı, götürdü. Hastalık 160 a kadar çıkan nas, ve) bız, 40 buçuğa varan hararetin — Reşit Galip Bey 1832de Rai gösterdiği vahim bir #€yr takip | doatu doğduğuna göre, hemiz 42 #iyrir : da idi. Bununla beraber Resit Gelip B. Pei Hacı Mehmet oğlu der- bütün havası yerinde olarak. ma lerdi, Babası mahkeme reislerin- kavemet göstermekte ve hattâ dendi. İzmir idadisinden çıktıkt kendisini hemen her saat telefonla seünü Tip Palaz ille Yı bitirince Akil Muhtar Beye mu- avin ve darüleytamın dahiliye mü- tehassıs hekimi olmuştu. 325 te i bu vazifede iken müessisleri ara- İ sında bulunduğu Türkocağının ru- pe İ hunu köylü arasında (yaşamak Perşembe günü kendisini ziya. | onu koy , : ret eden fırka kâtibi umumisi Re- | için Kütahyanın Tavşenlr i o za cep Bey etki hocası Akil Muhtar iman - nahiyesi köylerinde ça- Beye haber verdirmiş, bunun üze- | lışmıya çekilmiş, buradan da Mer. rine pazar sabası Akil Muhtar B. e ea a nc niz in yom tedavisi görmüş olan sağ ci-' e *) cekler, Köy münllimleriyle sıhhi müsahabeler adir kitapları bu me- sal devresinin mahsulleridir, i it Galip B., Büyük Millet rım üzülüyorlar.,, diye kendisi te. leforla iyi halde olduğunu söylet- mekte idi. Dotkor Yusuf Hik. met, Naci Beyler tedavi ediyorlar. dr, çok alkışlanmıştır. Vekil Bey dün öğleden evvel husu- si ziyaretler kabul etmiştir. Bugün An- fa gidecek ve üçüncü konferans in ikinci devresine bura» | ve gayret tazeliği ile ayrılınır; ona ve onun eserine bir kat daha bağlı olarak, millete, memlekete bir kar daha âşık olarak ayrılınır. z Meydana koyduğu tarih haki « katinin bir cümle ile hulâsası şu dur: “Türk milleti, bütün medeni $ yetlerin atasıdır, Son asırlara gesi linceye kadar insanlığa medeni ve odada saat bulundurulmaz. İh- | yet“ rehberliği “yaptı, yine yapa i bilir ve mutlaka yapacaktır!,, Bu tarih hükmü , aşıladığı v zife duygusu ve çalışma heyecan! ile büyük tabiat kuvvetlerini, fe *$ yizli toprağa, ışık kaynağı güne * şi andıran bir kudret hazinesidir. Dr. Reşit Galip “1933 Matbuat öö AEABEN ECER AEAEEEEEN | dan Aydın mebusu olarak iltihak etti ve İstiklâl mahkemesinde İ lek vazifesi yaptı. Reşit Galip B, Türk tarihi tet- kik cemiyetinde kendisine verilen vazifeyi mükemel surette takip et £ ti, i İyi yazılarını okuyacak derece” lerde tarih tetebbüüne kuvvet ver" | di. Tarih cemiyetinin bugün mek teplerde okunan Türk tarihinin dördüncü, zamanımız ve inkılâbı çi mız cildinde emeği geçmiştir. Himayeietfal cemiyetinin um mi merkez azasındandı. C, H. F | kası umumi idare heyeti azalığın dan Maarif Vekili olarak ayrılm vekâlette iken de inkılâbın ya verdiği vazifeyi bütün ruhilej kavrıyarak çalışmıştı. $ Reşit Galip, vazifesine, kütüp” | hanesine, ailesine bağli, her suret" | İs iyi yetişmiş bir gençti. Henüz ilk | | tahsil sıralarında üç te kız çocu" / ğu vardı. Çocuklarından bii kardeşi Hüseyin Ragıp B. geçen 89 fer Möskövaya giderken yanın#! almış, götürmüştü. Milletin böyle değerli bir u. na bu kadar vakitsiz kıydığı içi ölümü her zamankinden daha ks | ra, kendimizi gerçekten teselliY8 muhtaç görüyoruz. z Avcılık kanunu oo 9 | Ankara, 5 (Hususi) — Bo mebusu İsmail Hakkı Bey avcılık hakkında Büyük Millet Meclisin? | 73 maddelik bir kanun teklif i i

Bu sayıdan diğer sayfalar: