24 Ocak 1929 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5

24 Ocak 1929 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Sahife 5 Şarkta güzellik Hintliler güzelleşmek için neler yaparlav7 Geçende, bir hintli prensin 5 rayında uzun seneler 'den ihtiyar muhibbemden öğrendi bazı güzellik esrarını karilerime ifşa etmiştim. Bu gün bu bapta mütemmim bazı malümat daha aldım. Can kulağile dinleyiniz: Hindli kadınlar tuvaletleri için kullandıkları şeyleri çarşıdan al- mazlar. Bunları emektar ve mü tahassıs cariyeler ihzar eder. Sa; lara daima İaden sürülür. Sık yı kanan saçlar yıkanmadan - evel sıcak badem yağı ile oğulur. Ay- da bir defa mutlak saçlarına kına koyarlır. Saçlar her yıkanışta gayet ko- ya çay ile durulanır ve güneşte kurutulur. Kaşlara, kirpiklere fındık veya badem yağı sürerler. Göz kapak- darını adi çivit ile boyarlar. Halis kehruba parçalarını zeytin yağına batırarak yakarlar, dümanından sürme yaparlar. Yanaklarını, du- daklarını, mevsime göre çilek ve ya pancar ile boyarlar. Cildlerini yumuşatmak. için kul- landıkları tertip şudur: Kazın ci- erihin cirafında payda olan yağı fif ateşte eritip süzerler üzerine kapar su dökerler. Donduğu za- man suyun üstüne çıkan yağı bir daha — haşlar " ve dondürurlar. Suyunu iyice süzüp yağı ısıtarak müsavi mıkdarda gül suyu ilâve ederler, bir kaç damla da asilbent) Tuhu Koyarlar. Bu eller ve yüz içindir. Birde balı sıcak suda eritip üstüne bol kaynar su dökerek düzüp soğumağa terkederler. Üs- tüne pıkııı mumu tekrar kaz yağı | gibi su ile yıkayıp iki ar misli gııfn ve badem yağı ile beslar l döğe döğe so- Şuturlar. Bu da yüz içindir. Bir suvare elbisesi Doliy Davis Fransanın en güzel, aymı zamanda en iyi giyinen Rlim yıldırdır. Yukarıda Bnlhyı zarif bir suvare elbisesi Üe görüyoruz. Bu elbisenin bütün eeligi sade- liğinde ve drapesinin güzelliğin ledir. Kadınlar için peruka Londrada büyük bir takma saç sergisi açıldı Londrada teşhir edilen perukalardan bir caçı Londrada bu sene tertip edilen balolara bir çok kadınlar «stil» elbise ve takma saç ile gitmişlerdir. Eski zamanın ihtişamını hatırlatan bu tuvaletler çok ragbet gördüğü için bir kısım berberler büyük bir peruka sergisi açmışlardır. Bu sergide 500 çeşit renkli peruka teşhir etmektedir. Bu renkli perukalar-i dan bir kısmı çok caziptir ve kadınlar tarafından çok beğenilmiştir. Bir kısmı bilâkis pek - gülünçtür. adat aa | ile Cokey klüp İngilizler an'anelerine çok mer- butturlar. İngilterede herkes ecda- dından kalan âdetleri, muhafaza eder, hattâ hırsızlar bile... Meselâ İngilterede bir hırsızın kral ailesinden yahut Cokey klüp azasından birinin eşyasını çalma- sının imkânı yoktur... İngiliz bır- sızları için bundan menfur, bundan uğursuz, bundan daha günah bir şey olamaz. Onun için hırsızlar kral ailesine yahut Cokey kdüp azası Tine ait eşya çalmamak için fev- kalâde itina ederler. Geçenlerde Londraya gelen Veliaht bavulunu galdırmış .. Bunun Üzerine bir kaç saat Evrupada doktorlar arasında kutuplarda — sanatoryomlar — inşa ettirerek, bastalar orada tedavi etmek fikirleri teammüm etmeğe başlamıştır. Buna sebep bir çok cilt müte- basıslarının soğuğun saç üzerinde geyet eyi bir. tesiri olduğunu iddia etmededir . İddialarını ispat için kutuplara giden, soyyah Şakletonun ve arka- daşlarının — saçlarının - sıklaştı; ve biç saçsız gidenlerin temamiyle saçlı avdet ettiklerini ileri sürü- | yorlar, diyorlar ki: * Saç dökülmesine sebep bir | mikroptur. Kutuplarda hava o kadar saftır ki, saçlara ariz olan hastalığın mikrobu bu saf havada açlar yeniden meşvü- | Saç dökülmesini soğuk havayla tedavi etmeğe çalışan doktorlar muvaffak olamamış' rdır, çünkü havanın o derece saf olması ka- Hırsızlığa karşı şerbetliler İngiliz hırsızları için Kral hanedanı azasının eşyasını çalmak en ugursuz harekettir sonra bavulunu kaybeden Prensin yanına orta yaşlı bir adam girmiş: — Bunu sokakta buldum. Diyerek çalınan bavulu sahibine teslim etmiştir. Bittabi Veliaht da meseleyi kurcalamamış ve hırsızı tevkif ettirmemiştir. SAÇLARI DÖKÜLENLERE TAV- SİYE: HEMEN KUTBA GİDİNİZ! Kutupların diğer bir meziyeti de orada nezle, öksürük, grip gibi hastalıkların mevcut olmama- adır. ve hafiftir. Kâşif Vilyam Kuvey ile arka- daşları bir gün çadırlardan uzak- daşmışlar, yolların şaşırarak on iki gün gâh kar fırlınası, gâh sis içinde kaldıklar halde hastalanmışlar, aksi / istikamete giderek Japonların bir köyüne geldikleri zaman grip olmuşlardır. Meşhur kâşif Nansen üç sene süren kutup seyahatı esnasinda Farkadişlerle ağle Taklldin halde avdetlerinde Norveç sahil- derine yaklaştıkları sırada cümle- si nezlelenmişlerdir. Bunlar kutuplarda mikropların yaşamadığını ispat ettiğinden ihti- malpek yakında tedavi için kutup: dar da yapılacak sanatoryomlara gitmek kolay ve basit bir iş ola- caktır. Orada hava gayet soğuk | Hayat pahalılığının bir neticesi Çingeneler göcebelikten vaz geçmeğe başladılar!.. Çekoslavokyada buyuk Çingene şehirleri teşekkül ediyor Asırlardan beri çingeneler şehir şehir dolaşırlar; erkekleri sepet satarak — kadımları fal bakarak dilencilik ederek para kazanırlar- dı. Şimdi hayat daha papalı ol- duğu için çingenelere bu suretle kazandıkları para yetişmiyormuş. Bu sebeple çingeneler arasında bir yerde yerleşmek, şehirli hayatı. sürmek ihtiyacı baş göstermiştir Avrupadaki çingenelerin ekse- risi " Çekoslovak — hükümetinin kendilerine — terkettiği " Karpat dağlarının bir yüksek ovasında yerleşmişlerdir. Burada bir kaç şehir vücuda gelmiştir. Şehirlerin 'en büyüğü payitaht ilân edilmiş ve ismi Üz-Horod olmuştur. Rivayete nazaren Uz-Horod mü- kemmel bir şehirmiş. Burada bü- tün asri terakkiyat mevcutmuş. Çingenelerin mebusları ve nazır- lan varmış. Bir kaç ay bu şehirlerde yaşa- yan çingeneler tam birer - burjua oluyormuş... Üz - Horodda bir çok büyük mağazalar açılmıştır. Bunları hep çingeneler idare etmektedir. Yazda ecnebilerin çingene şe- hirlerini ziyaret edecekleri ümüt Saksafon çalmasını öğreniniz! İzdivaçta mesut olmak için ne yapmak lâzımmış? Amerikada Ravling isminde genç başına gelen bir zenginin Amerikanın meşhur zenginlerin- den Ravling Hanson isminde bir genç bundan bir müddet evel Boneos Âyreste dansözlük eden Mis Berta Liz ile tanışır. İki genç pek az zaman içinde sevişirler ve nişanlanırlar. Nikâhlarına bir kaç gün kaldığı zaman Mis Berta nişanlısına der ki: — Yarm s: bize gel... Ömrümde bir defa bile sak- safon çalmamış olan Ravling bu söz üzerine fena halde şaşırarak Sorari — Hangi saksafonu alayım?. — Hangisini —olacak?. Kendi saksafonunu.. — Ben saksafon çalmıyorum ki saksafonum olsun.. Bu sözleri işitince Mis Berta gülle gibi yerinden fırlamış, avaz avaz bağırmağa başlamıştır: — Ne?. Sen saksafon çalmasını bilmiyorsun ha... Dünyada senin gibi bir vahşi ile evlenmem.. Bence »saksafon çalmayan erkek insan değildir, Mis Bertanın şimdiye kadar ni- şanlısına saksafon çalıp çalmadı her onunu al da ğinı sormamasının - sebebi, mütekâmil insanin muhakkah sak- #afon çaldığına zahip olması imiş! | Mis Berta için saksafon çalmak medeni bir ihtiyaç, su içmek gibi M. Ravling tabii bir haldir. Genç kız nışanlı- sına üç ay mühlet vermiştir. Bu müddet zarfında M. Ravling saksafon / çalmasını öğrenmediği takdirde Mis Berta başka birisile, saksafon çalan bir adamla evle- necektir. Bunun için şimdi Ravling harıl harıl saksafona çalışmakta ve etrafındakilere de tavsiye ct- mektedir. — Eğer mesut olmak isterse- | niz saksafon öğreniniz Mektep çocukla- rınin grevi İngilterenin — Paçam — şehrinin şehirden 3 mil çocakları, olan Brayton şe mektet gitmek mecburiyetinde oldukların- dan bu karda, soğukta hammül edememişler ve grev ilân buna ta- etmişlerdir. Gazetemise — dercedil. mek üsere gönde © (arın yeni harflerle ve oku- naklı bir suratte yazılmış Üi olması lazımdır. Alükadar- fi darın bu hasusu naz güü zart itibare almaları rica olunur.

Bu sayıdan diğer sayfalar: