4 Ağustos 1929 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4

4 Ağustos 1929 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

4 Ağustos 1929 HİYELPAZE NİN Selâmi İzzet HŞAMAY Numara: 50 — Yapmadım. Tesadüf bana acıdı. — Tesadüfe yardımın dokun- madı mi? Cevap vermek için tereddüt etti... Tatlhı bakışlarında, acı bir istihza sezdim. — Haydi git Kâmil... Tesadüfe yardıma lüzum kalmayacak.. Olan oldu... Senmes'ut olmalısın Kâmil. Bu öksürük beni çok muz- ediyor. Ciğerlerimin usullacık Ölürsem, aldığın yelpazeyi Göz yaşlarımı göstermemel bemen çıktın, Biraz sonra Müşfik beyle geldim. Müşfik beyi Sacidenin odasına bıraktıktan sonra, Muhsini aradım. Odasına kapanmıştı. Berbat bir haldeydi, çok meyustu. — Çok mu ağır kâmil?. Kur- tulmayacak mı dersin? — Sen burda ne yapıyorsun? — Sen söyle bana, kurtulma- yacak mı?... Ölecek diye kar- kuyorum. Odamdan çıkamıyorum. İçiyorum, İçki insana bazen ku vet verir... Ölümden korkuyorum. Evin içine ölüm girecek, canlı yir inshnı ceset haline getirecek... Bunu hiç düşünmemiştim. Bir gi karımın öleceği hatırıma gelme- mişti. Gözleri gene kanlanmıştı, gene © eski kötü adam olmuştu. Beni mazur gör Kâmil. Eğer aşağıya inersem, ya feryat edip ağlayacağım, yabut da düşüp ba- yılacağım... — Görünmeyim, — onu görmiyeyim daha iyi... Sakın sen gitme. Lâzım gelen her şeyi yap.. Benden nefret ediyorsun, benden iğreniyorsun, hissediyorum.. Fakat bilsen ben kendimden nasıl niyorum. Amma ne yapayım, has- tayım, malülüm ben... Hem kıziyor, hem de acıyor- dum. Yüzüme hürmetle bakıyor- du. Bir kadeh cin daha içti. — Aşağıya tenbih et, eğer Münür gelecek olursa kabul et- mesinler. O adamı istemiyorum artık. Bana daima Kâmil karına aşık, karın da kâmili seviyor! derdi. Sacideyi bep —Münürün yüzünden hırpaladım. Kızıl dudak Kerimeyi eve o getirdi. Sacideyi uyandırıp aşağıya çağırmak onun aklına geldi... “İkiside Kâmilin metresi, t. nışmaları pek iyi olur!, demişt Ne hayvanlıklar yaptım!.. Bütün kabahat benim, Sacideyi ben öldürdüm. İliklerime kadar titredim. Ben- Tetrika numarası: 17 GIN[îENEI.ER Konrad Berkovitchy Katruşka, on gün sonra benim olacaktı, — Tamamile benim. Hem de, gönül rızasile... Sanki, benim cariyem değilmiş gibi, san- ki, onu, parayla satın almamışım gibi. Sanki, beni sevmiş gibi... Ertesi gece, Katruşka, gene ayrı çadırda yattı, - benim - çadırımın yanında... İkimiz için yapılan ya- takta yalnız başına yattı. Ben ise, kuru toprak üzerine... O gece , benim uykum , rahatçana idi, -zira, aynıldığımız - sırada , beni alnımdan öptü. _—__—.MM. de Sacideyi öldürmüş olmaktan korkuyordum. — Dün gece eve geldi. Yattığı zaman gömleği su içindeydi. Uzun müddet, yağmur altında yayan gezmiş olacak. Ben | klüpteydi İşte ben de bundan korkuyor- düm! Sacide intihar mı etmek istemişti ? Yoksa, ateşi oldu; sırsıklam dan, Yarketmeyerek mi eve yağmur altında yaya gel- mişti ?. Hakikatı — öğrenmem — nasip olmadı. Aşağı indim. Doktor gelmişt Müşfik bey, dayanamamış, mişti. — Nasıl doktor? iddetli bir pnomoni.. Çok teh- eli. Ciğerleri esasen zayıftı. Muhsin beyle görüşmek isterdim. Konsültasyon lâzım. — Bunun için Muhsini görmeğe hacet yok. Lâzım geleni yapalım. Doktorları çağırttık. Ben yukarı | gittim. Muhsine dedim ki: — Babasına, kardeşlerine haber vermiyelim mi? Muhsin yarı serhoştu: — Lüzum yok, dedi, Sacidenin | ailesi olduğunu bilmiyorum ben.. Sacide, ona fenalık edenlerden uzak kalmalıdır. Ne beni görsün 'ne de ailesini, Akşam oldu ... Bir hasta oda- sına dolan tehtitkâr, gibi gölgelerin fecatı * Sacide ateş içinde yamıyor, sa- yıklıyordu. Arada sırada ” Kâmil diyor, sonra Feyhan, Şakire, Muh- sin diye mırıldanıyor, gene Kâmil, Kâmil! diye inliyordu .. —— Ayak ucuna oturdum. Sacideye bakıyor, onun ardınca — bütün gençliğimi, bütün ümitlerimi gö | rüyordum. | Oda — karanlıktı. — Ağlamağa başladım. Zei Hatıralarımı artık bağrıma sin- dirmeliyim... Kendine gelemiyen, her gün biraz daba kastalanan — sevgili arkadaşımın baş ucunda, kalbim kanıyor.. Bu facıa günlerce sürdü. Gündüzleri biraz ümide di yordük, fakat geceleri hastalık bütün şiddetiyle ilerliyordu. Geceli gündi ve gece, ecelle pençeleştik... Müuhsin karısının yanına gelmi- | yordu. Kâh barlarda geziyor, K M GĞE Esliren b de odasına kapamıp, içiyor, ağlaya | ağlaya bir köşede uyuyordu. (Bitmedi) KAHRAMANI Mütercimi: (Vâ- Na ) Sabaha karşı, dışarı çıktığım zaman , — katruşka'yı, — tepenin üzerinde gördüm. Bu tepeden aşağıya. doğru bakınca, tekmil ovayı ve ovada, yılankavi döne- meçlerle kıyrla büküle uzanan yolu görmek mümkündü. Kat- ruşka , akşam üzeri , gene ayni tepeden aşağıya baktı: — Bir gün daha geçti, Murod! -dedi Bu söz, kalbimde, büyük bir “Sevinç ve ümit uyandırdı. Bana | öyle geldi ki, bu sesin derinliğin- de elem inildemiyor, sevinç çın- hyor. Ve işte, bir gün daha geç- Todor görünmemişti. GÜNÜN HABERLERİ Kadriye hanım Kadriye hanım ve rüfekası Mahmut Şevket paşa vapurile İzmirden şehrimize — gelmişlerdi Kadriye hanım adaletin tecellisin- den dolayı memnuniyet beyan etmiş ve messrre * Sıhhiye vekili gitti — Sıh- hiye vel Refik B. dün akşamk trenle şehrimizden Ankaraya ha- reket etmiş ve istasyonda Sıhhiye vekâletine mensup erkâmı memu- rin Ve zevalı saire tarafından teşyi edilmişti * Gümrük tarifesi — Gümrük tarifesinin tatbikine kadar üç aylık müddet tari- fenin iki misli derecesinde gümrük alınacağı haberi doğru değildir. x Nankin Sefirimiz — Nanki Sefirimiz Fuat Hulüsi Bey bir iki güne kadar Avrupaya gidecek bilâhere avdetle mahalli memuri- yetine azimet edecektir. * Hikmet B. mezuniyet istedi— Mustantık Hikmet B. Adliye ve- kâletinden iki ay mezuniyet iste- " Vekâletin bu talebi tervic etmesi muhtemeldir. Hikmet beyin Kadriye hanıma tabanca çel ğgine ihlimal verilmiyor, zira istin- tak 5 kişi huzurunda icra edildi cihetle buna ihtimal olmadığı söyleniyor. & Trakyadaki meyvaların nakli— Bu sene sebze ile bilhassa meyva memleketimizin — her — tarafında mebzulen yetişmiştir. Şark demir- yolları idaresi bunu'” nazarı dik- kate alarak ve İstanbul halkının menfaatini — gözeterek — tenzilâtlı bir tarife ile hususi teen tahrikini derpiş etmiştir. Bu cihetin tacil etmek üzere Trakyalılardan mürekkep bir heyet de şehrimize gelmiştir. * Sesli film getiriliyor — Sinema kumpanyalrından — bir kısmı bu sene şehrimize sesli filim — getirmektedirler. — Yalnız bunların ne süretle sansör edile- bilecekleri"-düşünülüyor . Zira aradan parçalar — çıkarılmasına imkân yoktur. izhar etmiştir. | Adanada Bu sene çocuk Bursa stadyomu Türkiyenin en güzel İman sahası oluyor Bursa 2(Hususi) — Yağcılarpına- rında yapılmakta olan stadyomun duvarları ve kaba tesviye: Genişliği ve mevkü çok müsait | olan stadyom, ikmal edildiği zaman Türkiyenin en büyük ve en güzel bir (idman alanı ) olacaktır. Stadyoma sarfedilmek üzere J bu sene Muhasebei hususiye on bin lira tahsisat ayırmıştır. Bu para ile meydanın fenni tesviyesi | ve tribünler yapılacaktır. Fenni tesviye için, böyle işlerde müte- hassıs olan ve Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Atletizm hey- eti tarafından getirilmiş bulunan antrenör Her Abrahams celbedile- cektir. Bütün bu işler sonbahara kadar bitmiş olacaktır. hastalıkları çok fazla Adana gazeteleri yazıyor: Bu sene şehrimizde göze çarpacak çoçuk hastalığı var: Tabildir ki bu nisbet dahilinde de telefat oluyor. Uzün . söylemeye — hacet yok. Herhafıgi bir doktorun mua- yenehanesi önünde bir kaç daki- ka durmak ve yahut sokaklardan gelip geçen anaların kucakların- daki yavrucukların yüzüne bak- mak kâfidir. Bu hususta şehrimizde alınmış tedbirler yoktur. Bahusus çocuk tedavisi, çocukları hastalıklardan | koruma, bir temiyet, bir teşkilât mes'elesidir. Adanda — noksan istanbul Tramvay şirketi olan da budur. KANSIZLIK Bepizsizlik Acin yeçine deva kanl ihya edea a munlahip etibba tarafından tertip edelmiştir. Bir aile halkı zehirlendi Kasımpaşada — oturan - Avram efendi dün Balıkpazarından balık almış ve evine götürmüştür. bu balıkları yiyen ev halkı tesemmüm alâmeti göstermişlerdir; Bunun — üzerine — zehirlenenleri: müdavatı yapılmış, mes'ele hak- kında tahkikata başlanılmıştır. Otobüs servisi Üüdiriyet, Beşiktaşı Maçkü t SÜĞ Meğlelan süpteder bir Otobüs servisi tesis mebtrde üğa. Dü eder. Te servis Beşiktaş vapur iskelesi va- sıtasile Beyoğlu ile Üsküdar ve Boğasiçi beyminde W vasalayı temin edecekti HAREKET VAKiTLER! taşta: Ihlamur caddesinin 1 Şirketihayriye iskelı sinden 150 metro mesafede! Beyoğlunda: Harbiye meydanı » hareket 10 dakikada bir defa SERviS: Tatil günlerinden mada saat 7 dakika 30 dan saat 21 e kadar. Cuma ve tatil günleri saat 7 dakika 30 dan sabahın 1 ine kadar. Cuma ve tatil günleri hareketler her 7 dakika bir defa vaki ola- caktır. Servis süratli ve rahattır. TTarabyada, Tokatliyan otelinde t dansan. Elettrich Jazz zaliyet ve Chlorose SIROP DESCHİENS, PARIS Şirketinin yazılanc'er 1 ağastos Yustafa Paşa cadılesinde Hov: Hügo Şünes ma u 2 SOSİYETE JENERAL DÖ MİN E METALÜRJİ 1920 tarininden itiaren, Galatada. Kara imyan Hanının 2 inci katınla, mukaddema ai etmekte olduğu dairede yerleş Şirketin mümessili : ştir 8 - 1710 - 1711 Jan Deskuffi Türkiye İş Bankasının Hamiline ait hisse senetlerinin kayıt müddeti 10 Ağustos 929 tari- bitecektir. Hissedarlar bu tarihe kadar Hakkı rüçhanlarından hinde istifade edebilirler. Üçüncü gece, çadıra gidrdiği- miz zaman, onu alnından öptüm; dediki — Benim biraz işim var, vadi- ye ineceğim, Katruşkal Azıcık geç vakit dönerim. Sen beni bek- leme yavrum, emi? O gece, meyhanede çok şarap ve rakı içildi, oğul! Meyhaneci, köylülere diyorduki Murdo evlendi; kendine genç bir karı aldı! Haydi, onun genç karısı şerefine içiniz! Müzıkcilar geldiler, - kemanla ve kobuzla. Köylüler, işlerini bir yana koydular. Benim şerefime ve benim hesabıma yemiye, içmiye ve şarkı söylemiye oynamıya koyuldular. z — Ye Yankol İç petro! Domuz sucuğüundan da bir lokma al, Nil Şu balık yumurtası nefistir. Hey, Kemancılar! Çeri başınızın şere- fine ortalığı inim inim inletiniz! Ben, ömrünüz de görmediğiniz derecede güzel bir kadınla evlen- dim ve artık dünyanın en mesut adamıyım! Böyle kadın yedi asırda bir kere doğar! - di- yordum. | Onlara, daha batşka şeyler de W söyledim. İstiyordum ki, Katruş- kan'nın, benim nazarımda ne ol- | duğunu öyrensinler. Şafak sökerken —meyhaneden çıktım; çadırlarımızın bulunduğu yere gittim. Katruşka, beni Patikanin niha- yetinde bekliyordu. Hayli sarhoş- tum amma, onu görünce ansızın ayıldım. Rakının beynime vurmuş olduğunu göstermekten utandım. Kendisine yaklaşarak: — Katruşkal - Diye bağırdım. Beni kucakladı. ve çadıra gö- türdü. Yere yığıldım ve yüzümü | biliyorum, Murdol avuçlarımla kapadım. Üzerime iğildi; dedi — Meyhaneye niçin - gittiğini Hiçbir cevap vermediğim için, o da fazla söz söylemedi; yalmığ bana sokulup hazin hazin ağladı, O günün akşam üzeri — .ırhl: ki — şu sözleri söylediği zaman, sesinin derinliğinde bir sevim ıh5 tiyayı vardı. — İste, bir gün daha geçu. Murdol Ertesi gün, başımı, bir dakikâ işten kaldırmadım. Oyalanmanız en iyi usulü buydu. Akşam üstü Karakaı V padklan . Aammdl bulacağıma emindim. — Yani, tepedeki dorukta, vax di yolunu gözlerken... Hakikateh | de ordaydı; ve bana tatlı sesil (Mabadi var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: