24 Nisan 1937 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7

24 Nisan 1937 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 7
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

si Ju fa m ve izi ik et. ler iş küs rek cçet 4 Nisan 1887... AKŞAM . Bir çürük elma,bin gönülalma.. Çocuk kurtarma yurdundaki kimsesiz (5. 86 çocuğa şeker dağıttık Onların ağızları tatlandı, bizim de gönlümüze su serpildi Di'imizde eski bir söz vardır: «Bir çürük elma, bin gönül alma.» derler. Dün memleketin her tarafında çocuk- Yar bayramlaştılar, Eğlendiler, 23 Ni- sanın kini adamakıllı sürdüler. Daha bir hafta da sürecekler... Çocuklar bayram yaparken düşün- dük. Karaköyde çocuk kurtarma yur- dunda şehrin her tarafından; köprü altından, sokaktan toplanmış bir çok küçük zavallılar var. Bunlar da ço- cuk bayramının sabahında bir tebri- ke, küçük bir kutu şekerle sevindiril- meğ: muhtaçtırlar. İşte «bir küçük sima, bin gönül alma.» kabilinden bu eyocukları kurtarma» yurdundaki 86 yavru için 86 kutu şeker yaptırdık. Yarınışar kiloluk bu kutularla mek- tebin bahçesine girdiğimiz zaman küçükler tabur olmuşlar, bizi bekli. yorlardı Müessesenin müdürü B. Kâzım ço- cukların bayramını tebrik etti, Onlar hep bir ağızdan: — Yeşekkür ederiz.. diye bağırdı- Jar. «Akşam» ın küçüklere hediyelerini dağıtmağa başladık, Çocuklarson derece memnundu, O köprü altından müesseseye girdikleri zaman son dö- zece haşin olan kimsesiz yavrular kendilerine şeker kutusu uzatıldığı zaman büyük bir nezaket ve memnu» niyetle; — Teşekkür ederiz.. diye mirıldanı- yorlardı, Bundan sonra mektebin hastane- sinde, hasta yatan, dışarıdaki küçük- ler bayramından istifade edemiyen yavruların yanına çıktık. Onlara verilen hediye de pek mak- bule geçti. Müessesenin müdürü has- bihal ediyordu: — Bu çocuklar anormal olarak bi- ze gelirler.. cemiyetin şefkatini maa- lesef görmemiş insanlardır... Bunun için küçük bir şefkat eseri, küçük bir alâka onları çok memnun ediyor... Hakikaten direktörün sözlerinin doğruluğu çocukların gözlerinden okunuyordu. Şeker kütusuna uzanır- larken zavallılarda: «Acaba bize mi diyorlar?» gibi bir hal vardı. Bundan sonra direktör onlara gü- zel bir kaç söz söyledi: — işte görüyorsunuz ya, herkes, Halkevine ilâve edilecek yeni bina | Muharririmiz şeker dağıtırken ve şeker alan çocuklar sizi seviyor. Sizi düşünüyorlar.. bay- ram oluyor: «Acaba bizim çocuklar ne halde?» diye şekerlerle sizin hati- rınızı soruyorlar...» dedi. Çocuklar bugünün şerefine yeni Konferans ve jimnastik salonunun temel : atma resmi Eminönü Halkevinde konferans ve Jimnastik salonlarını ihtiva edecek ye- ni binanın dün temel atma merasimi saat 16 da yapılmıştır. Merasime vali ve İstanbul Parti başkanı riyaset et- miş, Halk partisi, Halkevleri, Şehir meclisi azaları ve diğer davetliler ha- zır bulunmuşlardır. Tören vali ve parti başkanının bir nutkile başlamışlır, Vali, Halkevi bi- nasının İnşasından duyduğu mem- nuniyeti bildirmiş, bunun hayırlı ol- masını temenni ettikten sonra sözü Halkevi başkanı Agâh Sırrı Levende terketmiştir. Halkevi başkanı bilhas. sa şunları söylemiştir: — Bugün bu binanın temeli atılı- yor. Burası bir cami, bir medrese, bir mektep değil, bir müessese de değil, bütün vatandaşları topliyacak bir Halkevi olacaktır. Halkevleri, parti- nin en çok güvendiği bir müessese ha line gelmişlerdir, Halkevlerinini idare- sini üzerine alanlar, onun mesuliyeti- ni idrak eden kimselerdir, Bundan sonra vali ve parti başkanı, ter 1 dün yapıldı "Temel atılırken rette temele taş koymuştur, Bundan sonra davetliler hazırlanan büfede izaz edilmişlerdir. Bina, evvelce de yazdığımız gibi, 57 bin liraya mal olacak ve 500 kişiyi Koymuş mala ile İl tır. Kaza relsi ve bele. | alabilecek bir büyük konferans salo- diy tiş heyeti müdürü B. Teyfik, | Nile alt katında bir jimnastik salonu, Hal B Sırrı da ayni Se soyunma, giyinme salonları ve duş elbiseler, yeni ayakkabılar giymişler- di, Ellerinde şekerleri memnun dağıl- dılar, Onların ağızları tatlandı, Bizim de gönlümüze su serpildi... Bulgaristanda kız az, erkek fazla Evlenecek 32 bin erkeğe mukabil 19 bin kız vârmış Sofya 22 (Akşam) — Romada çi- kan Masajero gazetesine buradan bil- dirlidiğine göre, Bulgaristan, evlen- mek çağında bulunan genç kızlar için bir cinnettir. Halen Bulgaristanda 30 yaşından aşağı ve evlenmek istiyen erkekler 32,000 gençtir; genç kızlar ise 19,000 dirler. İtalyan Masajero gazetesi, evlenmek istiyen İtalyan kızlarına Sofyayı ziyaret etmelerini tavsiye etmektedir. Ayni gazetenin bildirdiğine göre, evlenmek için Bulgar gençleri Yugos- lavyada seyahate çıkacaklardır. Bu maksadlarında kendilerine, Yugoslay » Bulgar paktı da yardım edecektir, Her iki memleketin gençleri biribirle- tile evlenmekle ardaki yakınlaşma» nın daha ziyade kuvvetlenmesine hig- met edeceklerdir. sarman asena saaasanaaana sasa00an aa yerleri olacaktır, Bina İran konso- latosuna bakan sokak tarafından baş- lamak suretile evkaftan alınan eski mezarlık arsası üzerinde inşa edile- cektir. Binanın sekiz ay içinde biti- rilmesi şartname iktizasından olmak» Va beraber Cumhuriyet bayramına ye» tişmesine çalışılacaktır, Tefrika No. 79, “İttihad ve Terakki,, nin son devirlerinde Suikasdlar ve entrikalar Yazan: Mustafa Ragıb lât paşa, kabinesini teşkil ederek işe başlıyor Hacı Adil beyden aldığı direktif üzeri- ne Talât beyin kendisini istihlâf ede- cek meziyetlere malik olduğunu ve devlete sadakatle, fedakârlıkla hizmet edeceğini anlattı. Sultan Reşad, vazi- yeti kavramıştı: Ona kalsa, damadı, yani Enver paşa sadaret için dahs amuvafıktı. Fakat madem ki, cemiyet Talât beyi ileri sürüyordu o, buna itiraz edemezdi. Sald Halim paşa istifasını verdikten sonra padişah hemen 0 ge- ce Talât beyi çağırtlı ve birçok medh efendi olduğu halde tekrar Sultan Reşadın huzuruna çıkan Talât paşa padişaha teşekkür ettikten sonra mu- tad merasimle Dolmabahçe sarayın- dan Babıâliye gelmiş ve burada sa- daret (hattı hümayun) u okunmuştu. Bu (hattı hümayun) eskilerinden farklı değildi. Padişahın lisanından yeni sadrazama fevkalâde bir tavsiye de yapılmıyordu. Ancak zamanın mezaketinin saklanmadığını gösteren şöyle bir fıkrayı ihtiva ediyordu: «... Hal ve zamanın ehemmiyet ve nezaketi cümlece malüm olduğundan devletimizin selâmeti haliye ve âtiye- sinin temini ve memleketimizin esba- bı saadet ve terakkiyatının istikamli için heyeti vükelâmızla bilittihad sar- fı mahasılı gayret eylemeniz reviyet ve hamiyeti müsellemenizden munla. zırdır..> Bundan sonra bir dua ile (hattı bümayun) bitiyordu. Talât paşa ka. binede büyük bir değişiklik yapma. mıştı. Kendisi sadaretten başka Da- hiliye nezaretini ve bir müddettenbe- ri idare ettiği Maliye nezareti vekâle- tini de deruhte ediyordu. Diğer taraf- tan Said Halim paşa kabinesinin Ha- riciye nazırı olan Halil bey (şimdi İz- mir müstakil saylavı) Şürayı Devlet riyaseti ile Adliye nezaretine, Ticaret ve Ziraat sazırı Ahmed Nesimi bey Hariciye nezaretine, ve Ahmed Nesi- mi beyden inhilâ! eden Ticaret ve Zi- raai nezaretine Kayseri mebusu Şe- ref bey (şimdi Burdur saylavı), tayin edilmişler, said Halim paşa kabinesi- nin Nafıa nazırı olan Prens Abbas Halim paşa kardeşile beraber çekildi- ginden Nafıa nezaretine Cebellübnan mutasarrıfı Ali Münif bey (şimdi Sey- yan saylavı) gelmiş, eski kabinenin Evkaf nazırı olup o sırada Cemal pa- şayı ziyaret etmek üzere Suriyede bu- lunan İbrahim beyden inhilâi eden Evkaf nezareti vekâletini de Şeyhis- lâm Musa Kâzım efendi deruhte et- mişti. Bittabi yeni kabinede de Harbiye na- zırı Enver ve Bahriye nazırı Cemal paşalar yerlerini muhafaza etmişler, Maarif nazırı ve Posta, Telgraf nazır vekili Şükrü bey de (İzmirde idam edilen) değiştirilmemişti. Hülâsa yeni kabineye Ali Münif ve Şeref beyler ol- mak üzere yeniden iki nazır alınıyor. du. Talât gazetelerin baş mu- yandi kabul et İşte senelerden beri Dahiliye neza- retinde, (Merkezi umum)nin başın- da devletin dahili ve harici siyase- tinde en mühim âmil olan Talât bey, o günden itibaren resmen ve fillen kânunusani, 1332; 4 şubat, 1917, Babılllide sadaret fermanının okun- ması suretile yapılan merasimden ve arkadaşlarile Babıâli erkânının teb- riklerini kabul ettikten sonra yeni sadrazam Talât paşa ilk iş olarak İs- V tanbulda çıkan türkçe gazetelerin | baş muharrirlerini kabul etmek oldu. İ Talât paşa, gazetecilerle görüşmesine büyük bir ehemmiyet veriyordu. O, zaten ahvalin aldığı vaziyet dolayısile halkın «İttihad ve Terakki> hüküme- tinden hiç de memnun olmadığını dü- şünerek kendisinin sadarete geçmesi ile efkârı umumiyede kehdi lehinde bir kanaat vücude getirmeğe çalışıyor- du. Filhakika yeni sadrazamdan müL hem olan gazeteler ertesi gün yeni ka- binenin teşekkülünü bildirirlerken ye- ni kabinenin vaziyetini, bilhassa Ta- 1ât paşanın hüviyet ve şahsiyetini şu © dairesinde esaslar ediyorlardı: «Harici siyasetimiz değişmiyecek- tir, bütün millet (yekvücud olarak) harbe devam edecek ve devlet mütte- fiklerile münasebetini muhafaza ey- liyecektir. Harbin meydana getirdiği mesaip tahfif edilecek, her ferdin kanunu esasi mucibince malik oldu- ğu hukuka risyet olunacaktır, i.ât tasvir ve hülâsa lemiyen yoktur. O, halkın ruhunda yer tutmuştur: Demokrattır, samimi- dir, azamet ve kibirden uzaktır. Di- rayeti ve tedbirleri, halkın ağzında ötedenberi menkibeler, fıkralar ha- linde dolaşmaktadır. Binaenaleyh bu zattan ehil, bu zattan münasip biri kabinenin başına geçemezdi.> Talât paşa nasıl bir maksad takip ediyordu? İşte şu mealde yazilan baş makale- ler ile Talât paşa ve yeni kabine ef- çok meselelere de bir nevi cevap teş. kil ediyordu, Evvelâ harici siyasetin değişmiyeceğini ve sonuna kadar müt- tefiklerle münasebetlerimizi muhafa- za edeceğimiz izah edilmekle Os- manlı hükümetinin bir (sulhü mün- feridye yanaşmıyacağı kati surette te- min ediliyor ve halka da münferid sulh rivayetlerine inanmamaları tav- siye ediliyordu, Bundan sonra İaşe si- kıntısından ve harbin diğer tesirlerin- den zarar gören halka biraz ümid ver- mek çin (mesaibin tahfif edileceği) vadediliyor, divanı harplerin, mahal li idarelerin şiddeti önünde hürriyet mefhumunun külliyen maziye karış- tağı bu devirde güya ferdlerin hakla- rına riayet edileceği temin olunuyor» du. Bittabi, bu iki yaldızlı vaide hiç kimse inanmıyordu. Sanki halkı se- İalete sevkeden, halkın şikâyet ve ten- kid haklarını boğan, ferdlerin haklar rını tanımıyan münhasıran Said Har lim paşa imiş ve Talât paşanın bu yol. suzluklarda hiç bir alâkası yokmuş gibi bir lisan kullanılıyordu!. Artık yalnız Talât paşa medhediliyordu Talât paşanın medhedilmesindeki sebepler pek basit değildi: Evvelâ Talht ver paşa yerine Talât paşayı sevdir- mek ve tercih ettirmek lâzımdı. Fil- hakika şayanı dikkat olan şey, gaze- telerir yazdıkları makale ve fıkralar da yeni sadrazam Talât paşa, gök- lere çıkarıldığı halde Enver paşa le- hinde bir tek cümleye tesadüf edil miyordu. Talât paşa, artık maksadına ermiş ve devletin siyasetine resmen hâkim olmuş ve «İttihad ve Terakkisnin res- men liderliğini deruhte etmşti, O şim- di artık hükümet mesuliyetini doğru- dan doğruya yüklendiğinden eskiden olduğu gibi el altından hareket etme» o vaziyeti pek müsald değildi: (Arkası var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: