28 Eylül 1934 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 6

28 Eylül 1934 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

—— konan kasa, iki saat alevler içer- 28 Eylül 1934 —— —— —— Parlâmentolar konferansı (Baş tarafı 1 incide) yetinden Fazıl Ahmet Bey kürsü- | ye geldi. Ve işsizliğe çare bulun- ması meselesi etrafında çok alkış- lanan fransızca bir nutuk söyledi. Bu nutuktan sonra birinci — celse tatil edildi. | İkinci celse öğleden sonra saat | 15.30 da açıldı. İlk sözü gene bu mevzu etrafında Fransız murah - haslarından M. Benessi söyledik- ten sonra İngiliz murahhası Mr. | Rayli söz aldr ve bu işin Milletler | Cemiyetine merbut olan beynel - milel mesat Bürosunda görüşül- mesini istedi. Teklif reye konarak kabul edildi. İngiliz murahhasından sonra Fransız ve Mısır murahhakzları söz aldılar. Mısır murahhası işsizlik hususunda kapitülâsyonların fe - | nalığından bahsetti. Ve İsveç, | - rân, Türk murahhasları da söz al- dıktan sonra celse tatil edildi. Dün sabah konferans açılma - dan evvel küçük bir otomobil kazası olmuş ve Fransız murah - | haslarından M. Hamlin ile M. Mortiye hafif surette yaralanarak Amerikan hastanesne kaldırılmış- lardır. Bugün murahhaslara İstan bul, Adalar ve Boğaz gezdirile - cek, ve şereflerine Yat Klübünde | bir ziyafet ve Beylerbeyi sarayın- da da bir çay verilecektir. Italya - Yugoslavya (Baş tarafı 1 inci sayıfada) gelen malümata göre İtalyanlar hududu tahkim ile meşgul olmak- tadırlar. Sen Katerina dağlarına büyük toplar getirilmiş ve Yugos- lavya hudutlarına yerleştirilmiş - tir, Röyterin verdlii_ bir haberden anlaşıldığıma göre bu topların yer- leştirilmesi sırasında bir infilâk vukubulmuş ve iki askerle bir za « bitin ölümüne sebep olmuştur. Britiş Ünited Press Mmuhabiri Aosta vadisindeki tahkimatın ye- nilenmekte olduğunu haber veri - yor. Sabık Bahriye nazırı âmiral Sirianni bu işlere nezaret ediyor. Yanmıyan kasa 4, (Baş tarafı 1 inci sayıfada) Büyük bir yığın odun ortasına sinde kalmıştır. Ateş tamamiyle sönüp bittik - ten sonra kasa açılmış ve içindeki defterlerle kâğıtların ateşten kat- iyyen müteessir olmadığı görül - müştür. - Mütehassıslar, Avrupa kasala- rmın böyle bir ateşte şeklinin de- gişeceği ver kâğıtların yanacağ mütaleasmdadırlar. Türk fabri - kasmın vücuda getirdiği kasanın ateşe tahammülü muvaffakıyetli görülmüştür. Kasayı Çiçekpazarında Şefik, Hâmit ve Halit Ziya kasa fabri - kası yapmıştır. Hayvan sergisinde hazırlık Pazartesi günü açılacak olan hayvan sergisinin kayıt müddeti bitmişti. Sergiye 42 tay, 16 kısrak, Binek, iki boğa olmak üzere 68 — hâyvan girmiştir. Vilâyet baytar müdiri Esat be- yin riyasetinde bir heyet dün ser- ginin açılacağı Edirnekapı dışın- daki ahırlara giderek hayvanları #atkilr va munvena atmistir. Iş kanunu (Baş tarafı 1 incide) başında ölecek olursa ailesine | derhal 400 lira tazminat verilecek tir. Fenni ihmali Ticaret Odası â- zasından iki zatla müessese üzala- rı ve bir amele murahhasından mürekkep bir heyet takdir edecek tir. HABER — Bu kantınun çıkma- sı memleket iktisadiyatı için şüp- he yok ki çok faydalr ve lüzumlu olacaktır. Şimdiye kadar amelele- rin hayatı patronlarin ekseriya in- sâfsız vicdanlarına bırakılmıştı. Patron bir ameleyi istediği ücret- | le, istediği müddet çalıştırabilir, keyfi istediği zaman bir hiç yü - zünden işinden atabilirdi. Bu yüz hen şimdiyekadar nice aile felâket leri olmuştur. Biz bütün işçiler na- mına buü kanunun bir an evvel çık- masını ve amele hayatının kurta - rılmasını tertenni ediyoruz. 30 Eylül (Baş tarafı 1 incide) mektebi binasına doğru şöyle yer alacaktır, Başta itfaiye mızıkası, iki sıra polis ve arasında Eminö - nü sandıklarını taşıyan kamyon - lar, izciler, Kadın Birliği, Kadın - ları Esirgeme derneği, Ebeler bir- liği, Biçki yurdu, mektepler, Kum kapr mızıkası, Sporcular, ' Esnaf cemiyetleri, halk, Samatya mızı - kası, iki sıra polis arasında Fatih sandığını taşıyan kamyonlar, iz- ciler, mektepler, esnaf cemiyetle- ri.. Saat on beşte alay Sultanah - met meydanından hareket ederek belediye önüne gelecek ve mı - zıka İstiklâl marşını çalacak ve muallim Nurettin bey bir. hitabe söyliyecektir. Bundan sonra hare- ket edilecek ve Cümhuriyet Halk fırkası binası önüne gelinerek bu- rada da bir hitabe söylenecektir. Burada, Fatihe ait alay Fatihe Eminönü alayı da Eminönüne gi - | decektir. Belediye daireleri kapılarında kaymakam ve belediye — şubeleri müdürleri intihap encümenleriyle beraber sandığı tesellüm edecek ve merasim bitecektir. Alay yüzünden (Baş taralı 1 incide) Demiş, Mustafa buna fena hal- de kızdığından Sabahattine bir to- kat atmış. Sabahattin de yumruk-. la Mustafanın ağız ve burnunu e- zerek kan boşaltmıştır. Bunun ü - | zerine Mustafa da bıçağını çekip Sabahhitinin sol memesi üzerine yerleştirmiş ve oraya — düşürmüş- tür. Mustafa, vak'adan sonra kaç- mak istemiş ve kaçarken orada bu lunanlar tarafıdan yakalanmıştır. Sabahattin Gureba hastanesine ya tırılmıştır. Yarası çok ağırdır. ——j Şampanya davası yeniden nakzedildi 'Tarı vapurunun İstanbula gel- diği gün bulunan şampanyalar- dan dolayı Ruşen Beyle diğer ba- zı kimseler hakkında ihtisas mah- kemesi tarafından verilen karar temyiz mahkemesi — tarafından nakzedilmiş, ihtisas — mahkemesi de eski kararmda <1srar - etmişti. Bu karar temyiz heyeti umumiye - si tarafından da nakzedilmiştir. Bu vaziyete göre muhakemeye ye- niden bakılacaktır. HABER — Akşam Postası |.Her parçası ayrı bir heyi Blanmşm vahşilere benziyen a- damlar tarafından - kaçırıldığını içlerinde bir de kendileri gibi be- yaz adamın bulunduğunu söyliye- bilmişlerdi. Vahşiler yardım ede- ceğe benzemiyordu. Onlar da kü- çük ayak seslerinden, dâl çatır- dılarından ürken bir hal var« dı. En küçük bir çatırdıdan hemen kaçmağa hazırlanıyorlardı. Süleyman bununfarkmdaydı. Ken dilerinin bir şeyden kaçtıklarma hükmetti ve onlara gene - işaretle Japonlar Yeni bir harp için kâfi derecede ibtidaimadde- lere sahiptirler Pravda gazetesi, Japonyanın biriktirdiği harp iptidat malze - meleri hakkında şu malümatı ve- riyor: Japonlar, harpte kullanılacak iptidat maddelerden lüzumu veç- hile istifade için Mançurya'yı iş - gal etmiş ve bundan sonra Cenu- bi Mançuryada bir buçuk milyar tona yakın demir bulunan maden- lere vazıyet etmişlerdir. Ayni mıntakada bir milyar 265 milyon tonluk maden kömürü ihtiyatı, beş milyar tonluk “petrol şisti,, madenleri ve Jehole ile — Burga mıntakalarında da miktarı henüz tesbit edilmemiş olan “petrol şis- ti,, vardır. Japon emperyalizmi cenubi Mançuryada alüminyom istihsaline lâzımgelen mevaddı ip tidaiye madenlerini işletmiye baş- lamıştır. Japonlar dahili Mogolis- tan ve Jehol mımntakalarını elde et tikten sonra yün ve kösele ihti - | yacatmı temin edecek bir üssül - hareke temin etmiş bulunuyorlar. Diğer taraftan Çin, Malezya ve Felemenk Hindistanındaki iptidat maddeleri de elde etmiye uğraşı - yorlar. Üniversitede tedrisat Üniversite fakültelerinde bir teşrinievelden itibaren — tedrisata başlanacaktır. Pazartesi sabahı saat dokuzda üniversite konfe « rans salonunda rektör Cemil bey tarafından tedrisata — başlanması münasebetiyle bir konferans ve « rilecek, sonra hukuk profesörle - rinden Ali Fuat Bey ilk açış der - sini verecektir. ü —— Taşcı dükkânları arasında Yeni yapılarda ve taşçı dük- kânlarımda açıkta taş kırmak be - lediyece yasak edilmiştir. Bunun sebebi taş kırılırken sıçrıyan par - | çaların etraftan geçenlere isabet | etmesidir. Buiş kapalr yerlerde yapılacaktır. OAT BATENAMCIK EZARAM Göz Hekimi Dr. Süleyman Şükrü Babılli. Ankara caddesi No. 60 Telefon. 22565 ecanla okunacak macera, kıskançlık, kuvvet, aşk ve seyahat romanı ASLANLI HÜKÜMDAR SÜLEYMANIN OĞLU $ Tefrika No, 46 kimden korktuklarını sordu. Yaptıkları bir takım karışık ve acele işaretlerden bir şey anlama- nın imkânı yoktu. Kuşların dallar- da çıkardıkları bir sesten gene he- men kaçmağa davrandılar. Bun- dan Süleyman da çekinmişti. Çün- kü bu gürültüyü Abdül Fakinin kendisini bağlayıp gittikleri za- dığına hükmetmişti, O günden be- ri böyle bir nöbetçi sesi çıkmadı- ğına bakılırsa, kaçmağa çalışma- CARaRGESANUELRENEMCEEDARELCEE CESEELRCAAE Gaz tecrübesi (Baş tarafı 1 İncide) Bu nezaret mümessilleri, İngil- terenin muhtelif şehirlerile de te - mas ederek ve her şehrin, kendine göre gazdan korunabilecek yerle- rini tespit etmektedirler. Gaz hücumunun en büyük teh- like olduğu ve bundan sivil halkı da korumanm en mühim vazife olduğu anlaşılmıştır. Ancak, bu işle uğraşan hükümet erkânı ara- sında iki kanaat mevcuttur. Bir ta- raf, tecrübenin yapılmasını, ve bunun hakkında gazetelerle halkı devamlı surette tenvir etmeği isti yor. Diğer tarafsa, böyle bir teşeb- büsün kat'iyyen aleyhindedir. *“Yakında hemen harp olacak - mmrş gibi hareket etmiyelimi — de- mekte ve halkı ürkütmekten çe - kinmektedirler. Fakat beş nezare- ti uğraştıran ve milyonlarca halkı büyük mikyasta bir “gazdan ko- runma, ,tecrübesine sevkedecek o- lan bu plân için, bir diğer mesele daha vardır, O da, tecrübe masra- fmın kime gördürüleceğidir. Mümessiller, bu masrafı halka yüklemenin doğru olmıyacağı ka - naatindedirler. Hafta mecmuasının davası Belediyenin Hafta gazetesi a - leyhine açtığı davaya dün üçün - cü cezada devam edilmiştir. Dün- kü muhakemede belediye - vekili davadan feragat ettiklerini söy - lemişse de iddia makamı davanın yürüyeceğini bildirmiştir. Dava görülmüş ve neticede gazetenin mes'ul müdürü İlhami Safa bey beraet etmiştir. — Tayyare.Cemiyeti kadrosu Tayyare cemiyetinin İstanbul şubesinin yeni kadrosu dün mer- kezden tebliğ edilmiştir, Yeni kadro üzerine heyeti ida- re azası içtimaa karar vermiştir. Yeni kadroya göre cemiyetin İs - tanbul şubesinden bazı memurlar açıkta bırakılarak yerlerine yeni memurlar alınmıştır. Halbuki cemiyet nizamnamesi- ne göre bu hak idare heyetlerine verilmişti. Önümüzdeki pazar günü idare heyeti umumi bir içtima yaparak vaziyeti tetkik ve müzakere ede - cektir. Haber aldığımıza göre merkez kadronun tatbikında ısrar ederse, ı idare heyetinden bazı zevatın isti- fa edecekleri söylenmektedir. man, bahsettiği nöbetçinin çıkar- | Yazan: ! Rıza Şekip larımı temin için uydurulmuş bir yalan olacaktı. Süleymanla Hergül, vahşileri bırakmamağa karar vermişlerdi. Onların bu havalideki bilgilerin- den istifade etmek istiyorlardı. Hangi kabileden olduklarını bil- medikleri hılde' böyle bir teklifte bulunmak doğru olur muydu? Hergül ne olursa olsun bunu teklifte israr eden bir tavır almış- tı. Nihayet Süleyman: — Sor, dedi. İsterlerse pek âlâ! Hergül işaretle beraber dolaş- malarını istedi. Vahşiler, bir müd- det biribirlerine baktıktan sonra buna razt göründüler, Süleyman ve hareket bütün dik katlerini bu iki vahşi üzerine top- lamışlardı. Hareketlerinde tama- miyle vahşiliğin kalm hatlarını görmek kabil oluyordu. Sekerek yürüyüşleri, leylek gibi bir ayak üzerinde duruşları, gü- lüşleri, konuşuşları çok garipti. Bunlar da, bütün Afrika sakinleri gibi yalnız ön ve arkalarını kapa- lak ve burun deliklerine halkalar geçirmişlerdi. Ön dişleri ikisinin de kırıktı. Süleyman ön dişlerinin ikisinin de kırık olması tuhafma gitmişti. Herhalde bunlar mahsus yapılmış olacaktı. Şimdi, vahşiler beraber dolaş- mayı kabul ettiklerine göre, ya- pâcakları bir iş kalıyordu: Blanş'ı bulmak ve onu Abdül Fakinin elinden kurtarmak.. sibeğliz ariu —l19-— HİÇ BEKLENİLNİYEN BİR HADISE Süleymanla Hergül üç günden beri, yol yürüyorlar, iz aramakla uğraşıyorlardı, Hakikati söylemek lâzım gelirse vahşilerin bu işteki gösterdikleri ehliyet şayanı hayret ti. En küçük bir işaret onlara ka- labalığın ne tarafa gittiklerini ko- laylıkla anlatıyordu. Onlar, korku suz hareket etmiş olsalardı. Şimdi ye kadar muhakkak surette ara- dıklarına kavuşacaklardı. Fakat, vahşilerin çekingen tavırları ve ür kek hareketlerinin sebebini kat'i bir şekilde anlıyamamakla bera- ber, takip edilmelerinden çekin- diklerine delâlet edecek bir çok hâdislerle de karşılaşmışlardı.Bun lar herhalde kaçak olacaklardı. Yoksa, kabilelerinden uzakta böy- le günlerce tek başlarına dolaşa- cak vahşilere tesadüf edilemiyece- ğini Süleyman kolaylıkla - kestiri- yordu. 4 y / Bir aralık adının Kira olduğu- nu sonradan öğrendikleri vahşi büyük bir sevinç sesiyle haykırdı. Sert toprak üzerinde belli belir- siz ayak izlerini gösteriyor ve ara- dıklarının bu olduğuna işaret edi- j Li y (Devamı var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: