21 Haziran 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12

21 Haziran 1935 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Çalınmış çocuk peşinde l Polıs Hafıyesı (X 9)un harikulâde maceraları a 'BAK DERSTER BİR İPL E—_—'—<AFILMA; 4;43' e r KIM? ACABA YAŞIyYofR- —. Mu? BARİ ACELE ET. SEK EVET. BELKİ: KUR. TARABİLİRİZ.. ) DILX ERİNE YnPıİııwz ? A'Ivık « OZAM ’îmı KASAR YA şA-I _â— MUYACAKİMİ —a YARIN KULUBENİZİ Ti 1 ALlInçdkrlıV/Z 0 Mi ı»:c&vswız ? / AN | KULÜBENİZ! TAMIRDE! VAZ GEÇTİNEZ Z EME GÜZ (AVADA );:w,ı;ncax KADARP A! el DAL DEĞİLİZ. —— T SERSERİLER YATAĞI SERSERİLER YATAĞI 19 hücumu seyretmek için bu gece dı- şarıya çıkacak olan Kral ile ko - nuşmak fırsatını elde edebileceği- ni düşündü. — Busırrıbir. baskasma ver - mektense başımı cellâdâ teslim et- mek daha iyidir. Demek ben her zahmete katlanayım, Basinyak ha- zıra konsun. Ben kralı bilirim. Me- seleyi öğrendi mi, bunu söyleyene bir altın kordon fırlatır, sonra w nutur gider, Saat on bire doğru, sarayın av - lusunda büyük bir hareket görül - dü. . Bölükler yola çıktı. Her zabit gelip Monklardan lâ . zım gelen emri alıyor, o da atının üzerinde eğilerek — her birine son talimatı veriyordu. Elli kadar saray jantiyomu atlı | olarak bekliyordu. Etrafında on onbeş kadar nedi- mi bulunduğu halde kral da görün- dü. Atma bindi. . Yanımda polis müdürü bekliyor - du. Kral: — Ne vakit gideceğiz? dedi. — Hazırdır Şevketmaab!. Kral bir işaret ederek yanında bulunan Lâşatenyeri ile — konuşa konuşa ilerlemeğe başladı. Ale lö Malhü de atına binerek jantiyomlarım arkasından ilerle - di. Fakat sarayın kapısından çıkar gçıkmaz sür'atle ilerleyerek - kralın önüne çıktı.. , Birinci Fransuva: — Bu adam ne istiyor?. — diye sordu. « — Şevketmaab, size Tüiyleri meydanındaki ev hakkında mü - him bir haber getiriyorum. Kral titredi. Bir işaret edince etrafındakiler bir kaç adım geri çekildiler. Kral, Mahüye: — Gel! dedi. Mahü, Kralın yanına yaklaştı ., — Söyle! — Şevketmaab, düşes dö Fon - tenblönün nerede bulunduğunu bi- Hiyorum. Kral sapsarı kesilerek: — Sen kimsin? diye sordu.. — Terfi edemiyerek askeri rüt - belerin en ufağında kalmış bir za - bit. Fakat Şevketmehabımızın ken disine sadakat gösteren bir talisizi unutmayacaklarını zannederim. Kral, — mükâfatlandırılmasını böyle kaba bir şekilde isteyen ada- ma nefretle baktı. . — Ne istiyorsun?. — Yptığım şeyi arzettiğim za - man lâzım gelen hükmü siz verir « siniz ! .. — Ne yaptın?. — Tüiyleri meydanındaki ev- den herkes çekildiği zaman ben orada kalmağı tercih ettim. — Yademek bir şey gördün, öyle mi?. — Bu evden beş kişinin çıktı - ğını gördüm.. Üç kadım, iki erkek.. Bu üç kadından yalnız birini tamı- yorum, Erkeklerden hiç birini ta « nımıyorum. — Tanıdığın kadm kimdir?. — Düşes dö Fontenblö!.. — Emin misin?, — Şimdi şevketmaabın yanında bulunduğuma nasıl eminsem öyle ce eminim!. a — Peki hizmetini unutmayaca - ğim, devam et!. — Şevketmaab, aklıma birden bire bunları takib etmek fikri gel di. Eğer yarım saate kadâr Düşes dö Fontenblöyü görmek isterseniz sizi oraya götürebilirim.. Kral eğerin üzerinde dönerek: — Lâşarenyeri, Mokları bana gönder! dedi. üç sıra geride bulunan polis müdürü: — Buradayım Şevketmehab! di- yerek atını mahmuzladı. Ve kralın yanına geldi. — Monklar, yarın hazinemden her biri altı franklık bin altın ekü- yü Mösyö ....ye tahsis edeceksi - niz.. Kral ismini bilmediği için zabi- te baktı. — Kral tüfekli muhafız askeri zabitlerinden Ale lö Mahü.. Monklar zabite kayitsiz bir ba - kış fırlattı.. Kral: — Memnun oldun mu? — diye sordu.. Haydud gülümsiyerek: — Şevketmaab! Beni ihya bu - Yyurdunuz, dedi. Hakikaten altı bin frank onun için umulmayan bir servetti. Fakat, verdiği malümatın kral için ne kadar ehemmiyetli olduğu- nu bildiğinden bununla iktifa et « memek lâzım geleceğini anladı, Kral sözünde devam etti. — Monklar, bana yirmi kişi a- yır. Siz Serseriler Yatağına doğru yolunuza devam ediniz. Polis müdürü hürmetle eğilerek geri döndü. İki dakika sonra yirmi atlı kra » lm arkasına sıralandılar. — Birinci Fransuva üç arkadşın — kendisini takib etmelerini işaret ederek atını | mahmuzladı. Ve Mahüye: — Sen önden git! dedi. Yarım saat sonra Ale lö Mahü- nün klavuzluk ettiği kıt'a muhte - şem bir İzonağın önünde durdu. 3 JİPSİ ANA Polis müdürü, Haşarat Yatağına giden kıt'anın başına geçti.. Hücum — plânı kaç gündenberi hazırlanmıştı. gİ Sade ve müthiş — olan bu plân şöyle idi: Triko, Serseriler Yatağında her şeyin tam bir sükünet içinde oldu- ğunu ve hücum edilebileceğini an- latan işareti verecekti. Argo hükümetine nihayetlenen üç sokakta her biri üç yüz adam - dan mürekkeb üç posta bulunacak, bunlar sokağın münasib yerlerine saklanacaklardı. İşaret verilince, Monklar gü- rültüsüzce Serseriler Yatağına gi- rerek orta yeri elli tüfekli ile tu- tacaktı.

Bu sayıdan diğer sayfalar: