18 Haziran 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5

18 Haziran 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Rakibeye mektup Sevgili Ferihacığım! Sana - bu | ı;k“b—' yazdığıma hayret edersin y adi kendine dersin ki: *Bu de- | », et de niçin bana mektup yazı” | »." Odalarımız yanyana, gelip ko: Tmast daha kolay olmaz mıydı?,, dayır Ferihacığım! Sana yazdı: b bu şeylerin kolay kolay söylen: K değildir. Fakat bunları . Evet, birlikte Yalova- | B Seldik. Ayni otelde oturuyoruz. ber yemek yiyoruz. Bir dakika i ılmiyoruz. u: Biz... Yani sen, Halbuki benim içi edatın yalnız bir mana ifade et- k;:; lâzım gelir. Oda kocam ve . Mektubumu burada kesebilir- M. Çünkü eminim, anladın. Fa- *? dostluğumuzun eskiliği ve sami- | ğğsti sana fazla izahat vermeme 1 Mecbuür ediyor. 4 Biz, iki çocukluk — arkadaşıyız. AYNi yaştayız. ÂAyni muhitteniz! “taber büyüdük. Hiç ayrılmadık. Bu meşhür avukat Remzi - Ratiple lendiğim zaman, sen de - baroya | Teni yazılıyordun. Gayet çabuk mu- | Gffakıyetler gösterdin. Yükseldin. Yimdi sen de meşhur bir avukat ol- Sün, , Tali daima sana güldü. Zengin- N, güzelsin, şöhretin var. Niçin ko- Samr elde etmek istiyorsun? Biliyo- 'um ki ona karşı fazla bir. meclübi- *etin yok, Çünkü yalnız kendi $ Ka seni alâkadar eder. Sen daima | ç çere karşı lâkayt, tatlı tebessüm- Mt iri siyah gözlü, güzel Feriha ola- kaldın. Çok zekisin, çok faziletprestsin. et tliğinde del Blense zocukli ş:'_! elbiseşinin T İ üzelerek dersine yan, Şeye itimat eden, müşfik, Aşık Fahlu, biraz fıkırdak, biraz mütekeb. 4? Tuhluydum. Gene de öylece kal- Tn, Kibirli olduğumu kocam söylü- k O da samimi arkadaşlarımın İkinleri olsa gerek. Değil r Kocam tarafından takdir - edil. Yanında görünmek, — onun samimi Mek senin hoşuna — gidiyor. Onun Tuhitinde bulunmak gururunu ok- İNiyor. Sen kocamı değil, meşhur a | ekat Remzi Ratip'i beğeniyorsun. | *N onu sevmiyorsun. Çünkü sende | tevmek kabiliyeti yoktur. O da seni b.e“meı ve hiç bir zaman sevmiyecek iT. -Fakat belki bir gün aranızda bir Münasebet olur. Erkekler çocuk gi- Sidir. Her yeni ayuncağa merak sa Farlar, Şunu bil ki, sen onun - için î'ımz bir hırs, yalnız geçici bir zevk | fcaksın. br, | fevvuk edecek olursan akıbet neye HABER — Akşam postası vanın muvafafkıyeti, bütün gazete- lere basıldı. Sinema yıldızları gibi, resimlerin çıktı. İtiraf etmeli ki, sen anların bir çoğundan güzelsin.. İşte Remzinin de gururunu bu okşuyar. O, binlerce erkeğin takdir ettiği bu kadına hâkim vaziyetinde durmakla gururlanıyor. Yalnız şunu düşün! İyi düşün! kinizin de mesleği ayni! Günün bi- rinde bu küdretli sevgili üstada te- varır?... Zira, erkeklerin bütün ben- likleri gururdan örülmüştür. ! Sen çok zekisin. Bunu yi keşfedebilirsin! İki insa- nı birleştiren his, büyük bir aşk - ol: mazsa, galebe izzeti nefsine kalır. | Sen yalnız mahkemelerde ve salan- larda gördüğün hatibi - tanıyorsun Onun yorgun, mütereddit ve bazan da betbaht halini tanımıyorsun. Bı_ı erkek, meyus anında, başmı annesi- nin göğsüne dayayamazsa, gÖZ Yaş Tarını sevgili - karısmın omuzunda döker, Ben, Remzinin göz yaşlarımnı çok sildim. Ben, .şahsan bir benlik değilim. Ben, onun eksiklerini tamamlıyan teferrüatım. Onun fikirlerini nimserim. Onun söylediği sözleri tekrar ederim. Onu taklit - ederim. Hayutta yalnız onu görüyor, yalnız onun işin yaşryorum. Sen Remzi için geçici bir labilirsin. Onu benden bir sene ayırabilirsin. Fakat, asla onu büsbütün koparıp götüremezsin. hiç bir beşeri kuvvet, sevişen iki şahsr be- he '0 | n, bir İnan bana Feriha! Sana - bütün Bişlerimle doğru söylüyorum. Bu o- yuna devam etme. Hem beyhude, hem tehlikelidir. Ben senin gibi kıymetli bir şahsi yet değilim. Fakat büyük bir âşığım. Aşık olan bir insan kalbinde ne kuv- vetler bulur. Bu akşam İstanbula gi. den bir vapur var. Öna bin. Sana arkadasca nasihat ediyorum. İstan. bulda gene bir sürü prestişkârlar et. rafını sarar, Elbet onların arasından bir tanesini seçersin ve hayat deni- | len bu tehlikeli seyahatte - onunla tecrübelerine girişirsin. Feriha! Sanâ yalvarıyorum. Bu. radan git, Bizim muhitimizden ebe. | diyen uzaklaş. Senden, bunu çocuk. luk arkadaşın istiyor. Kocasına âşık olan bir kadım, sonuna kadar saade- tini müdafaa etmeğe hazırlanan bir kadın senden bunu istiyor. Bunun | | Sende onu cezbeden şey, senin | bir kadın avukat olman.. Son da- de l için sana yalvarıyor.. Nakleden: (Hatice Süreyya) Teonton amca Heykeltiıraş Yazan : Niyazi Anmaet 485 1453 yılı 18 haziran günü İstan- bul fethinin yirminci günüdür. Fatih ikinci Mehmet, o gün bü yük bir tantana ve merasimle Edir- neye ayak bastı. Yüzlercegenç ve güzel asilzade rum kızlart yolun iki | kenarında bir dizi halinde duruyor- lar, Fatihi selâmlıyorlardı. Fatih Edirneden Mısır sultanına, | İran şahına, Mekke şerifine nameler gönderdi. Komşu - hıristi- yan hükümetlerine de hem zaferini | tebrik etmelerini, — hem de senelik vergilerini göndermelerini - bildirdi. Sırbiya ve Mora despotları birin. | cisi oan iki kincisi on bin duka altınla her sene birer elçi gönderme: ği kabul ettiler. Sakız beyi üç, Mi- dilli beyi altı bin duka vermeği taah> hüt ettiler, zafer- Hükümete en evvel itaat etmiş olan Ragüza'nın vergisi bin beş yüz dukadan üç bin dukaya çıkarıldı . —| İkinci Mehmedin İstanbulu fet: hinden sonra Edirneye gitmesi tari- hin ehemmiyetli bir hâdisesi Edirneye girerken padişah ile yarışırcasına tantana gösterenlerden biri de sadrıâğzam Çandarlı Halildi. Halil Çandarlılardan dürdüncü sad- rığzamdı ve bu sadaret hizmetini fa- sılasız kendisine intikal etmişti. Bü- yük yararlıklariyle tanınan Halilin | başı, düşmanla gizli dost olduğu için kesildi. Fatih Grandük Notaras ile karşı- | laştığı vakit sormuştu: — Şehrin tesliminde niçin bu | kadar inat ettiniz. Alacağımızı um- muyor muydunuz? Grandük şu cevabı vermişti: — Halil sebat etmemizi iştiyor- du. | İşte bu, sadrıüzamı felâkete sü- rükledi. Halil paşa derhal hapse atıl- tı, 120 bin dukalık serveti müsade- | re edildi. Fatih, altınlara mukabil Halilin birçok dalavereler yaptığına kani idi. Bir gün bir kapıya zincirle vurulmuş i görmüştü. Şöyle dedi: — Zavallı mecnun! Hürriyetini satın almak üzere niçin Halile mü- | racaat etmedin?.. . . . » Fatih rum ve arnavut t: rını teşkil ederek rum , hâkimiyetini İ kuvvetleştirdikten sonra Sırbiyanın sene evvel bugün Fatih, Istanbulu fethinin yirminci günü Edirneye girdi Emri yerine gelirmiyen elçininbaşı kesilecel cesedi hayvanlara alılacaktı, fakat kenai başına mukabil 50.000 esir kazanaırınca... fethine karar verdi. İhtiyar Siırbiya kralına şu yolda bir mektup gönder- di: “Hükümet etmekte olduğun memleket senin değil, Lâzarın oğl Etiyen'indir. Binsenaleyh benimdir. B velinin hissesiyle Sofya şehir ve arazisini sa. na bırakabilirim. Eğer bu suretine muvafakat etmezsen silâha müracaat edeceğim., Bu mektubu, İstanbulu fetheden, unla beraber baban ve tesviye tini gösteren Fatih tarafından yazıl mış olduğundan korku ve dehşet u- yandıracak mahiyetteydi. Fatihin söylediğini yapacağı — muhakkaktı Mektubu götüren elçiye yirmi beş gün mühlet yerilmiş ve: — Bu müddet zarfında -cevap getirmezsen başın kesilecek ve vah. gi_h.şyvnnlann önüne atılacak den- mişti. Aradan otuz gün geçtiği halde elçi görünmedi. Oyalanıyor, bugün, yarın gideceksin denerek vakit kaza. nılgordu. Otuzuncu gün Mehme: din sabrı tükenmişti. Bütün kuvetiy le Filibe'üzerine yürüdü ve orada elçisine rastladı. Vaziyeti bilenler, derhal cellâdı haberdar ettiler. Çün- kü büyük ceza, derhal baş kesilmek suretiyle verilecekti. Padişahın önüne getirilen elçi bir kaç şey söyledi. İkinci Mehmet, e- K ile omuzlarını okşıyarak olduğunu işaret etti. serbest Herkes şaşırmıştı. Padişahın em. ri dışına çıkarak muazzam — orduyu sefere çıkartan bu adam satırdan na- sıl kendini kurtarmıştı? Padişaha ne söylemişti? Bunu kimse anlıyamadı. Ordu Sofyaya geldiği vakit yirmi bin ha- fif süvari harekete geçti. Mütebaki kısım ikiye ayrılarak biri Semendre, diğeri Ostroviçe hareket e Memleketin anahtarı yerinde o- lan bu iki merkezin alınması, hare- kâtı tamamiyle kolaylaştırmıştı. Sır- biyaya dağılan süvariler elli bin e- sirle karargâha geldikleri vakit Fa- | tihşöyle dedi: — Elçi benim sözümden dıtarı çıkmıştı. Onun cezası ölümdü. Fa. kat bana ordunun harekâtını tayin edeceğim bir zamanda düşmandan malümat verdi. Bu suretle kendi ba şını kurtardı ve işte buna mukabil elii bin esir kazandırdı. Başını onun için kestirmedim... ı(îı — Lord Valmondun bâareketi Stafordun | 4 Masnı karıştırdı. Kararı ;'- Haber almakta da g S2t şonra telefona y bildiniz mt? İ “ ee yanınızda mi & dan bo- | “İüra barziyen bir aford h Rİ yağmürile karşe 'e Aediniz, İnciler yanımda mt? Staforr | B İ GN bahsetmek Hatiyormunuz ? Â Kibar hırsız — S 2 " Valmand! BuDa aldığı cevap oldü — Siz yoksa çıldırdıniz mı? Ben İncileri ne auman aldım? çök şiddetli | — tnfilâk Üzerina geldiğiniz zaman — Ne zaman dediniz? Ben eizden 1! ayrıdıktan Sonra doğruca ötele geldim ve bir daha da Cşarıya çıkmadımı. Btaford dişleri arasından bir küfür aavur. | — © balde atdatıldık Lorâ Vatmand. İ eiler çalındı. ve hize böyle bir oyunu öyna» Gelip yanınıZa aldığınız tecilerden Lord !" yabilecek iyah *KarTa Gölge, den başkası değil dir. 13 — «Kara Gölge, — muvaftakiyetind kabına sığumaz bir şekilde evine dö zaman ilk Larâ V üzünden mak; ce, ortaya romanlarile büyük bi zanmiş GN genç romancı Herbal gehresi çıktı 14 — Hele elbiselerini çıkarıp mükellef hir rob dri şambr giyin yalki her çizgileri Vallingin da Üstüne biraz eve damın bütür centilmen I İnciyi eline alarak anü, büyük bir hazla | tetkike koyuldu, | 95 — Geniş vü n tuğa elinda bir vikki bardağı ile — olturarak €azip Dir rüyaya daldı. Şömineden gelen ku er yüzünü Aydınlatıyordu. Dudakları Üzerinde dolaşan hinzirene Vir tabassümle şimdi salon adamlığile, — sergir 6 4Ki yüzlü hayatımı | | ve mükellef tir kob | zi zaştçi olmrak ortaya uyordu. HADER İstanbulun en çok satılan ha akşıam gazetesidir. İlânla - mı HADER'e verenler kâr e - , er,

Bu sayıdan diğer sayfalar: