3 Aralık 1936 Tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 20

3 Aralık 1936 tarihli Servetifunun (Uyanış) Dergisi Sayfa 20
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

32 Giuyucalarınızın Yazıları: Şalrın Gecesi SERVETİFÜNUN UYANIŞ Tedi iönür çeri A Mi yarina yar Türk gazete: Telefon : 2-1013 Abonesi: bem mi 190, a aylığı 600 kuruştur. Yabancı ülkelerde 36 İsviçre İrangıdır. Bir sayısı 720 Kuruştur Gazetemize ilân verecekler, İstanbulda Kemal Salih, Holer Sa“anen xe Huli İlân Şirkeine gitmelidir. No. 2102—417 Lâmbanı yak; Aynana bak, Yaralı dakikaların - İçinde ateşlenirken kanın - Bir gölge gibi iç hüznünü, Sev ilhamının bir krizantem gibi yüzünü.. Pencerenin Ve uzıyan gecenin ir hayal sarhoşu gibi düş kucağına, Başını, düşlncelerinin yastığına Daya; - Dinleyip ayak seslerini - e merdiveninden in; Avare geçen günlerinin Karşısında el bağla |. Bırak şairim, bırak - Sen gene emellerinin kandilini yak - Dinleme Kalbinin sesini, nleme : Anlıyan yok diye seni! vet: Mi hülyaların yağmur gibi, Ümidinin sokakları çamur gibi; Ölkeyle kolkola dolaşıyorcun, İçinde köpürüp, içinde taşıyorsun.., Bu şöhret gecesinde, Meramının düğümlenmiş sesinde, Sen ki, ey ışığı buzlanan, sönük yıldız! Yalı alnız Bahtını ömründe bir kara ara Sanıp ağlamak boştur! Silerek alın terini, Elindeki defterini Sabrın sırtında koştur! Günü aya, ayı yıla eklet Yakmasın seni koşup ulaşmamanın ahı.. Üzülme sakın: e uzaklar yakın iye | Ver kalbini teselliye; Şu iki dalgın gözle, Ömründe umduğun sabahi el. Oğuz Turgud Yaylâh Kış ve Deniz Gene sahil uyumuş rüzgârın ninnisile, Köpüklü dalgaların uğuldıyan sesile. Yosunlu kayalara çarpan mor renkli sular Yazın uslu bir çocuk, kışın sanki canavar! Saldırıyor göklere; bakın, gene kudurmuş.. Altın yüzlü güneşe sanki pusular kurmuş. O da gizli, hülyalı bulutlar arasında... Gümüş kumlu sahiller, aynların yasında ! Okşardı sıcaklarda, sevgilisini, deniz.. Güzel yaz bırakmamış puselerinden bir iz.. Yalnız kalmış ağlıyor hicranla hıçkırarak, Korkunç dalgalarının köpüğünü saçarak... Dedim: elbet gelir yaz, gelir giden sevgilin. Haykırdım bulutlara : uzaklara çekilin ! Duydum bağırdığımın kayalarda aksini.. Duydum gökte gürliyen şimşeklerin sesini... Kararmıştı her taraf.. çöktü siyah bulutlar.. Dedim: sevgilisinden ayrılan elbet ağlar! Enginlerin gözünde vardı mahmur bir bakiş.. Ben de artık ayrıldım; ne çare ki geldi kış! Mithat Balkaya Leylâk Kokusu Renkler, kokular, sesler.. ve geçip giden günler... Kokulan, renkleri içime sinen günler.. Geçen günler kokular, seslerle bağlı bize... Hafif bir koku, hafif bir ses © günlerden gelen bir nefes Gibi dolar kalblerimize.. Ve bizi atar Onların hülyalaşan ağına Renkten, kokudan, seslen ieierle örülen bir ağ... Bizi geçen günlere bağlıyan en koparılmaz bir bağ- N bu üç tel: rekler, kokular, izi Bu akşam içimde anlaşılmaz şeyler ei kokular, sesler ül duyulan, salaklemiyan şeyler... bu, akça am #er- i i gönlüm bir laylâk kokusuyla döndü geçip giden günler... Hâtıraları renk, koku ve ses tortusu gibi, Tatlı, berrak bir su gibi İçimde biriken günlere.. Leylâk kokuşu.. sabah.. gece.. güneş.. kar.. Leylâk kokusu,. bahar. fırtına. gölgeler ve ışıklar... Leylâk kokusu,. bir çil çocuk çözü.. yalvaran bir ses, Sonra, meğrur bir insan.. müthiş bir ylırah ve teylâk kokusu... Senlez.. gülüşme ar.. bışkırıklar.. ay altında patlıyan bir su Ve İeylâk.. leylâk.. leylâk kokusu... Renkler. kokular.. sesler.. ve geçip giden günler.. İsmet Zorluhankızı AHMED İHSAN Basımevi Ltd. Telgraf » er vd 2

Bu sayıdan diğer sayfalar: