24 Haziran 1934 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5

24 Haziran 1934 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 5
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Leh Dahiliye Nazırının Ölümü > Münasebetile | Lehistan Dahiliye Nazınm M. Pie- racki birkaç gün evvel Varşovada meçhul eller tarafından - öldürüldü. Mahiyeti —siyasi olduğunda — şüphe bulunmuyan —bu cinayetin Alman da Nazırı M Göbbels'in Varşovada bulunduğu sırada işlenmesi hususi bir ehemmiyet ahyor. Çünkü: anda, Alman milli sosyaliz- | mini taklit etmek İsteyen mühim bir | cereyan vardır. Bu cereyan komü- mistlerle mücadele halinde olduğu kadar içtimal meyillerini kâfi dere- cede milli bulmadığı diğer fırkaları da ortadan kaldırmak iatiyor. M. Pleracki'nin ölümü, bu noktadan milli sosyalizmin bir taarruzu linde telâkki edilebilir. Maamafih h hü- kümeti ve onu idare eden Mareşal Pilsudski, şimdilik, Leh faşistlerinin kendi lehlerine kuvvetli bir vaziyet Ihdas etmelerine müsandekâr davran- mamıya karar vermiştir. Bu münase- betle birtakım ceza kampları ihdas edilmiştir. Siyasi — faaliyeti — zararlı addolunan kimseler, mahkemeye ve- | rilmeye lüzum olmadan idari m kamların ihtiyati tedbirleri cümlesi den olarak bu kamplara sevkedile leceklerdir. Kamplarda İlk — çalışma devresi 3 aydır. Bu müddet zarfında M. Bartu Bükreşte Bükreş, 28 (A.A.)— Fransır Hark ciye Nazırı M. Bartu bizçok kimseleri bu arada köylü fırkam lideri M. Manyuyu ziyaret etmiştir. M. Bartu gece Fransa sefaretinde verilen ve kıral Karolun da hazır bulunduğu bir ziyafete riyaset etmiştir. Kıral Karol İlk defa olarak bir sefarethaneyi ziyaret etmiş bulunuyor. Kıral Karol .. Fransız Gazetecilerine Diyor Ki: Bükreş, 28 (ALA.) — Frünsız gaze- tecilerini kabul &den Kıral Karol demiştir ki : | Z Fransaya karşı olan dostlu- ğumu ve hatta aşkımı, M. Bartunun ziyareti münasebetile tekrar etmek firsalımı — buldüğüm için babtiyarım. bir muhabbeti vardır. Staviski Rezaleti Sabık Bir Başvekil Diyor Ki: orada, onlara hertürlü zecri iş yaptı rılacaktır. T& ki mutlak surette muzir addolunan faaliyetlerinden — feragati teahhüt etsinler. Mamafih Leh Dahiliye Nazırı M. Pieracki'nin ölümü, bu derece basit bir siyaset kavgası neticesi addedil. memek te doğru olur. Lehistanı son zamanda Almanyaya fazla meyilli gören — Fransız kânıharbiyesinin acabk bu hususta parmağı yok mudur, dersiniz ? — Süreyya Lehistanda Dahili Mücadele Varşova, 23 (A. A.) — Muhalif irkalar mensuplarının — tevkiflerinö devam ediliyor. Genç milll demok- ratlardan (47 ) kişi hapse atılmıştır. | Bu arada taarruza göçmeye hazırlanan |l'|: komünist te yakalanmıştır. Mu- lelerin olan değiştirilmesine taraftar Yahudilerden de birkaç kişi tevkif edilmiştir. Almanyanın Moratoryomu Londra, 23 (A.A.) — Alman Dev- ı,i.l.baııkııı müdürü M. Alm: an — morataryomi tedbir alacak olan Jıvlıu'uı—ı tleceğini söy- sebetlerine nihayet verlicaret müna- lemiştir. “Son Posta,, nin Nilli ve Edebi Tefrikas: 30 Ki ğ Nıî—r.&'/! ÇÖL Çalışmayı çok sevdiği halde Hk günlerde mektebe gitmekten, da şenden ayrılacağı için adı. Akşamları ter içinde koşa ko- KA gelir ve bu gelişlerin her b- Finde de elinde muhakkak senin | İçin mektepte — yapılmış — renkli küğıtlardan bir yelpaze veya ince tahtalara oyma şekilleri vererek şarılmış bir çerçeve bulunurdu, Senin daha böyle şeylerden anlamıyacak kadar küçük oldu- Bğunu ben o zamanlar bir türlü Onun kafasına sokamazdım. Daha dilin tek tük bir iki ke- Timeye bile zor döndüğü halde | BDe zaman yalnız kalsa sana ma- n' söylemeye veya derslerinden hsetmeye kalkışırdı. - Bu çocuk bir defa bile seni » Baban senden ayırt #demiyecek bir şekilde ona :’:i— n Mebrure Sami | Avrupa gözüktü. Necdeti Gala- Paris, 23 (A. A.) — Eski Başvekil M. Şotan, Meb'usan Meclisindeki tah- kikat heyetinde — sorguya çekilmiş, Staviski Wle hiç görüşmediğini İspata çalışmıştır. Fransa Ve 1936 Olimpiyadıj Paris, 23 (A.A.) — Fransanın 1936 Berlin olimpiyatlarına iştiraki Meb'u- | san Meclisinde kabul edilmiştir. Komünizm Bir Meb'us Mahküm Edildi| Varşova, 28 (A.A.) Dançig Diyet ' | Milletimin; memleketinize karşı derin , | Meclisinde komünit meb'us madam Tokzki üç sene hapse — mahküm olmuştur. * Bern, 23 (ALA.) — Komünist pro- pagandası yapmaktan suçlu Alman tebensi Üç kadın ve bir erkek hudut dışına atılmıştır. Orman Yangını Sekiz Millik Bir Saha Kül Oldu Londra, 23 (AA.) — Dün sabah Aldershot civarında sekix millik sa- hayı kaplıyan bir orman yangım çık- | miş, alevler bu saha içinde ne varsa | #ilip süpürmüştür. Binden fazla asker yangını söndürmek için çabşmaktadır. | 6- 493 ! İ H 7 GİBİ lanmıştı. Erkek evlâda olan düş- künlüğünü Necdetle * gideriyor «O büyüyüp benim yerimi tuta- cak! » diyordu. Harbin üçüncü senesine kadar ömrüm ve Öömrümüz böylece, ateşsiz ve cansız, fakat sakin ve düzgün geçti. Senin hepimize isimler bulmı- ya savaştığın Necdete de galiba Saçını çekip canını acıtarak, hep “Ob> dedirttiğin için « of, of » adını taktığın, neş'eli, renk, sıh- hat ve ışık dolu günlerindi. Bir akşam baban geldi: — Nihal mühim bir iş çıktı, sana iyi bir havadisim var, Bize tasaraya leyli vereceğim. Seni de küçüğü de beraber ötür uiıış. Hattâ iık-'lonmi d.; bırakmıyalım. Çocuğa onun gibi bakanını nerede bulacağız? dedi, | gibi oldu. Necdet birçok gözyaşı | döktü. Eşyalara beyaz kılıflar “Sirkeci garından kalkan trenimiz Silâhlanma Davası sar.n Alman Propaganda Nazırı, Silâhsızlık Harbe Bir Tahrik Halle, 23 (A, A.) Alman pro- paganda Nazırı MV. Göbbela - (225,000) kişi önünde söylediği bir nutukta demiştir ki: Biz «silâh cihetinden değil, fi- kir, irade ve disiplin cihetinden daha ziyade kuvvetlendik. İnsanın cesaretini kiracak bir silâh eksikliğine rağmen, Alman milleti bütün dünyaya karşı koymak, hbukuk ve şeref müsavatını ilân etmek cesaretini gösterdi. Mili sosyalist Almanya, silâhlanmıya hakkı olduğnu iddia ediyorsa, bu, kat'iyen bir harbi davet için değildir. Fakat sülhun korkak tarafta değil, kuvvetli olan tarafta olduğunu bildiğimiz- dendir. Sulb, sulhçu sözlerle değil, silâhlarla emniyet altına alınır. Si- Tâhlanmış bir dünya ortasında silâhsız bir Almanya ancak harbe bir tabrik vesilesi teşkil eder.., Makdonaldın Almanyayı Khamı Londra, 23 (A. A.) — Başvekil M. Makdonald — silâhlanma — meselesine dair şu sözleri söylemiştir: Taikavileei yapılmamınının batin ma mukavelesi ya, kabahati Almanyaya aittir. Fakat könferans yeniden işe başladığı za- man Almanyanın vreye dönmesi muhtemeldir. Şu halde bir mukavele yapılması ümidi mevcuttur.,. Japonların İddlası Tokyo, 23 ( AA ) — Japon mat- buatı, ( 1935 ) senesinde — yapılacak deniz silâhlarını tahdit konferansında, Her Göbbels, millt sosyalistlerin önünde meşhar nutuklarından Birini söylerken Vesilesidir, Diyor e buyünkü (5-5-3) nisbetindâ olan Ame- rika, İngiliz ve Japen bahriyesi nisbeti ı—ıı-ıu.d—ıumjı- ponya'nın birkaç yıl evvel Vaşingten- da imzalanan muahedeyi feshedecc- | İ İ Çekoslovak için on sene her seme ikl buçuk milyon İngiliz Hiram harcana: caktır ,Yıldırımın Zararları ı Serezde Üç Kişi Öldü Atina, 23 (A. A.) — Serezde bir fırtına esnaşında yıldırım düşmüş, 3 ölmüştü, AZTM CA AU ARTTERMAT PCRMAU ERE Z AAT | Harici telgraflarımız burada bit- memiştir. Lâtfen Sinci — sayfamıza bakınırz KA TT S SAA AUA GN G AAAT Genç Kız İsmi Altında .. Müstear olarak “ Hikmet ,, imzasını kullanan bir okuyucum, bana bereket versin ender tesa- düf edilen bir vakadan bahsedi- yor: Hikmet Bey bir genç kızla tanişmış, — sevişmiş, — evlenmeğe karar vermiş, fakat tam kararını tatbik edeceği sırada genç kızın bir itirazını dinlemiş: — * Siz beni genç kız bilir- siniz, halbuki ben hakikatta genç bir dulum. ,, İtirafın tafsilâtını kayda lüzum yok, okuyucum bana bu vaziyot mda ne yapması — İâzın geleceğini soruyor. Her şeyden evvel genç kızım dürüstlüğünü takdir ederim, bu hadiseyi anlat- mayı tehir edebilirdi, böyle yap- maması sizi hakikaten sevdiğini göstermiye ve samimiyetine açık bir delildir. Bir müddet uzakla- şarak sakin bir muhitte kalbinizi dinleyiniz, eğer Atide içinizi kıs- hissinin kemirmiyeceğin- den emin olabilirseniz, el'an sev | mekte olduğunuzu söylediğiniz bu | kızla evlenmekte mahzur yoktur. | Fakat bu noktayı katiyetle bilmek | lâzımdır. Yapmışsınız Bedbahi V. Y İmzalı mektup sahine: | Siz hakikaten bedbaht bir genç- siniz. Fakat bu kabahat sizindir. İki tecrübeden sonra - icadettiği- niz üçüncü aşkta dürüst davran- olsaydınız, kalbinizi böyle bir =o altında ezmezdiniz. Mazisi hakkında size fena malümat ve- rilen bir kızı imtihandan geçirmek hakkınız değildi. Eğer dediko- dudan korkan bir adamsanız, derhal o kızdan da uzaklaşmanır lzn gelirdi. İşi bu —dereceye getirdikten sonra onun günahının azabına katlanmak vicdan ve ebeveynine müracaat etmek ve vaziyeti meşru bir surette hallet- mektir. Cesur olunuz, korkmayı- nız. Bazen böyle şüpheli vaziyet- ler büyük saadetler doğurur. HAYTMTBT;E Herşey söylediği, karar v;;liği. hür ve çıplıL bir. kadın oluver- geçti. Köşke bekçiler tutuldu. Günlerce alışverişler yapıldı. İs- | tanbulun içinde çocuğuna süt parası bulamıyan analar, ölüsüne saracak patiska bulamıyan za- vallılar varken, bizim eve paket paket Üstüne geldi. Bavullar yerleşti. Bir akşam üstü de öbek öbek Türk ve Alman — zabitlerinin, — gürültülü | insan kalabalıklarının kaynaştığı bizi Ayastafanosta değil de tâ Berlinde indirdi. Beş altı ay sonra döneceğimizi sandığımız bu yerde biz mütare- keye kadar kaldık Nesrin. Evvelâ yollar - kapandığı için döneme- dik. Sonra da baban işe daldı. Paranın ve muhitin — büsbütün tadını aldı, dönmek - istemedi. Bana gelince, görgüsüz kafamı bu Avrupa ziyareti büsbütün bozdu. İki hafta kadar sokakla- rında beşörtü ve yeldirme gibi bir şeyle dolaşıp, herkesi ken- dime garip garip gülümsettikten sonra, ister istemez şapka giymiş, kapalı ve sofu bir muhitin içinden daha yeni çıkmışken, peçemden çarşafımdan sıyrılarak birdenbire Miştim. b Yabancı bir erkeğe, değil el vermek, yüzümü kaldıramarken, kocamın iş ortağı diye getirtiği insanlara -hele yabancı bir mem- lekette toprak ve yurt arkadaş- larını — bulinavın — verdiği hazla- ikram — ve iltifatlar göstermesini öğrenmiştim. Bu yeni yolda hoca- lığımı yapan kocam da değişik- | Hiğimize uymuş, yeni hayatımızı hiç yadırgamaz olmuştu. Başımın örtülmesi, sade İstanbuldan vesim istedikleri zamana, fotoğrafçıdaki bir gösterişimizden ibaret kah- yordu. masını bilmemişti. Hattâ bir şeker işinde ortaklaşa çalıştığı, Orhan Bey ismindeki dostlarından biri- nin karşımda fazla iltifatlarla eği- lp büküldüğünü, bu adam sık sik davot etmenin doğru olma- dığını söylediğim zaman bile gü- müş: — Siz Türk kadınları zaten hep böylesiniz, alışık olmadığınız bir muameleyi! gördünüz mü, he- men dünyayı kendinize âşık olur yor sanırsınız | Orhan Beyin gözü seni görmez, biç merak etme. Onun iki tane inci gibi metresi var. Hem de Alman kadını, de- mişti. j *“Hem de Alman kadımnı!,, di- yordu. Ben “hem de,, yi duyma- mamak için bir daha ona böyle bir şey söylemedim Nesrin ve o akşam, sana şimdi fazla anlat- mak istemediğim, hissine, anlayı- şına — biraktığım bir ürperti — ile küçük yatağının başında çok ağ- ladım. Ondan sonraki günlerde de kocamın hayatındaki “bazı şeylere,, hem gözlerimi yumdum, hem de içimi susturdum. * Üç göndür kalemi alıp, tahta masamın başında aturamıyordum, Yukarıdaki son satırları, evvelsi P günü, galiba elektrikler - söndük- Baban zaten beni hiç kıskan- | ten epey sonra yazıyordum. Saat oa biri bulmuştu. Nice insanların çilesini dolduran odanın öteki iki zavallısı da, — biri karyolasında beriki de yer yıtîu.ı' ida uyumuş- lardı. Horluyorlardı. Ben de vakit vakit gözlerim lâmbanın alevine takılarak, buradan, düşlün, bir an için düşün, buradan, sana neleri- mi ve nereleri yazıyordum. Benim en vefah arkadaşım zaten hep bu lâmba oluyor. Elek- trikler söner sönmez bana kör ve titrek ışığını veren, — bu. vefalı lâmbayı ben öyle seviyorum ki. Arkasında toparlak bir tenekesi yar. ( Arkası var) insaniyet borcudur. Yıp-e= tek bir hareket vardır. ü ü

Bu sayıdan diğer sayfalar: