30 Ağustos 1934 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4

30 Ağustos 1934 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Köy İrfanına Ehemmiyet Vermeliyiz Nazilli, (Hususi) — Hüküme- tin, Halkevlerinin, gençliğin coş- kun bir köycülük faaliyeti arife- sindeyiz. Köyleri düşünmek, köy cemiyetlerini şehirlere ulaştırmak lüzumu O herkesçe (o duyulmuştur. Yer yer köy tetkikleri, köylerin içtimsi ve iktisadi salâhı için çalışmalar oluyor. Kasabaya en yakın ova köy- lerinden tutunuz da, uzaklardaki dağlık köylere kadar muhtarlık teşkilâtı o köylerin başında bir gailedir. Öyle köyler vardırki muhtarlık seçimi yüzünden iki üç partiye ayrılmış, sanki köy yabancı unsur): plan müteşekkilmiş gibi köy umuru görülmez Bazı köylerde muhtarlar cahil olduğundan elindeki kanununa rağmen ne yapacağını bilmediği için köy içtimai sahada senelerce hiçbir ileri adım ata- mamaktadır. Nazillinin yüz küsur köyü üzerinde iki köy kâtibi vardır. Bunların köylerde muhtara birkaç evrakın (ması (o doldurulacağını göstermekten başka hiçbir fay- daları yoktur. Çünkü bir iki ayda bir köye uğramakla köyde Köy Kanununun tatbiki, köy umurunun takibi hususlarında hiçbir tesirleri yoktur. Mektep yapmıya (teşebbüs eden ne kadar köyler varki kendilerine yol (gösterilmemesi, işin takip edilmemesi, muhtarın ihmali ve yerinde bir emir verik memesi (Oyüzünden bu ( hayırh teşbbüsler başarılamıyor, başla” nan işler yarıda kalıyor. Köylerimizi o muazzam Türk Inkılâbının ruhuna uygun seviyeye yükseltmek mecburiyetindeyiz. Köylerin inkılâp ve yenilik ham- lelerini beslemek, köylerde köy kanununun (tatbikatını © temine çalışmak birinci vazifemiz olma- lıdır. Bize masa başından ayrılma- an havaleci memurlar değil, Ts valisi gibi otomobilinden in- meyen faal, enerjili (idareciler lâzımdır, köylerimizi oOen medeni cemiyetlerin ufak bir benzeri ha- Mine getirmek için köy irfanına ehemmiyet verilmelidir. Bergamada Fakir Çocuklar Kampı Bergama (Hususi) — Berga- ma köy talebeleri için Kozakta açılan kamp çok iyi neticeler vermiştir. 4O gün süren birinci devrede çocukların sıkletinde bir buçuk kilodan 8 kiloya kadar leh- fazla te fark görülmüştür. Birinci dev- | reyi bitiren çocuklar köylerine dönmüşlerdir. Ikinci devreye baş- ka fakir köy çocuklara gön- derilmiştir. o Çocuklara kampta Bergama ikinci mektep baş mu- allimi nezaret etmektedir. #ümüşhacıköyde Afyon Panayırı Gümüşhacıköy o (Hususi) Piyasaya külliyetli miktarda afyon gelmekte ve kilosu 6-8 liraya satılmaktadır. Hersene kurulan afyon panayırı bu sene de eylülde açılacak ve bütün Afyon ekicileri mahsullerini panâyırda müşteriye | arzedeceklerdir. £ Belediye Obu seneki panayır münasebetile güreş ve bisiklet yarışlarından başka bir de at yarışları (tertip edecektir. olmuştur. | köy | Dicle Kenarında Hulle Safası Diyarıbekirin elli Kiloluk Meşhur Karpuzlarını Nasıl Yetiştirirler, Nasıl Büyültürler Liyarıbekir , (Hususi) — Bu- ranın herbiri 40- 50 kiloluk bü- yük ve şeker gibi tatlı karpuz- ları Dicle kena- rındaki kumluk» * larda hususi bir itina ile yetişti- rilmektedir, Diclenin mev- simlik tuğyanından sonra sular çekilince hasıl olan bu kumluk- larda sular çıkıncaya kadar birer metre derinliğinde birer kuyu ka- zılmakta ve karpuz fideleri bu kuyulara dikilip gübrelenmektedir. Fideler büyüdükçe güvercin gübresile beslenip kökleri doldu» rulmakta, kuyu iyice kapandıktan ! sonra da karpuzun kemali bek- lenmektedir. Dicle karpuzları en geç yetişen karpuzlardır. Bunlar çok dayan- dıkları için kış mevsiminde de Diyarıbekirde Dicle karpuzu bulk mak mümkündür. Burada şimdi karpuzun 8 kilosu beş gümüş kuruştur. Her kuyudan 15-20 karpuz istihsal edilir. 150 kuyusu olan bir çiftçi 3 bin kadar 50 kiloluk karpuz istihsal eder ki bu hem masrafını çıkarır, hem de mühim bir kâr İbırakır.Dicle karpuzlarının yetiştiril- Aydın - Tire Yolu Açıldı Izmir, 29 (A. A.)— Tire - Aydın yolu açılmıştır. Yolun iktisadi ehemmiyetini (oOtakdir & buyuran Başvekil Hz. yeni yoldan ilk defa olarak Aydına otomobilleri ile giden Tire heyetinin Aydından çektiği (o telgrafları (o kendilerine arzeden Vali Kâzım Paşayı bu muvaffak eserden dolayı hararetle tebrik ettiler. Yeni yol, nakliyata açılmış olmakla beraber bazı noksan kısımları süratle Ikmal edilecektir. Bu yol ile Aydın, Izmir, Balıkesir, Bursa Üzerinden Yalovaya ve dolayısile Istanbula 620 kilometrelik ve istirahat zamanları da dabil olmak Üzere otomobil ile 23 saatlik bir kara yolu açılmış oluyor. Tire heyeti bu münasebetle Aydından bir telgraf çekmiştir. Aydın Valisi Fevzi Beyin reisliği altnda Ay- dından da bir heyet Başvekil Paşa Hz. ne arzıtazimatta bulun- mak Üzere Bozdoğana gitmişler ve Bozdoğandan İzmire kadar Başvekil Paşa Hz. nin refakatle- rinde gelmişlerdir. Ziraat Vekili Ardahanda Artvin, 29 (A.A) — Ziraat Vekili Muhlis Bey buraya gelmiş e - ziraat vaziyetile mevcut fabrikaları hakkında malü- mat almıştı. Hükümet dairesini gezdikten sonra Ardahana hare- ket etmiştir. Boyabatta Patrol Madeni Sinop, 29 (A.A) — Boy bulunan gaz madeninin v tetkik etmek ve sondaj ameliyesi yapmak üzere gelen fen heyeti mahalline gitmiştir. Sinopta Balıkçılık Sinop 29 (A.A) — Sinopta balıkçılık san'atını inkişaf ettir limanda ve civar sahillerde balık sayt mahalleri tesbit etmek maksadile gelen mütehassıs tet- kikatına devam etmektedir. Konyada Hayvan Sergisi Konya 29 (A.A) — 28 eylük de şehrimizde bir ehli hayvan sergisi açılacaktır. Serginin mi- kemmeliyetini temin için Ziraat Vekâleti mütehassıs bir memur gönderecektir. Sergi hazırlıkları şimdiden başlamıştır. Diyarıbekirin elli kiloluk karpuzları ve Dicle kenarında , —esi çiftçi için “ ayn bir zevkte olmakta, karpuz tarlalarını bekle- mek maksadile Dicle kenarına Hul- | ledenilen kamış kulübeler kurula-| rak oHulle safa- ları yapılmakta- dır. e Hullelerde kuralan hulleler yatak odasından başka misafir odası ve mutfak teşkilâtı da bulunur. Nehrin iki kıyısına Okurulan bu hullelerin zevkine doyum olmaz. Hele akşamları Hulle kurulan saha lükslerle aydınlatılıp hareket başlayıp yer yer saz, çalgı ve içki alemleri kurulunca burası | mektebin Tarihi Fıkra Harbiye Mektebi. İnin Yüzüncü Yıldönümü Harbiye mektebi, kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü kutluluyor. Gazetelerimiz (o bu münasebetle tarihçesini (o yazdılar, uhtelerine düşen vazifeyi yaptılar. Biz bu sütunda ku büyük mües sesenin kurulduğu yıldaki umum! ete şöyle bir göz gezdire ceğizi O tarihte Rusya, imparator luğu ile Osmaulı imparatorluğu arasında imzalanan Edirne mua“ hedesinin eseri olan mühim bir pürüz vardı: Harp tazminatıl. Mehmet Ali Paşanın (o Mısıra istiklâl kazandırmak için harbe girişmesi < dolayısile de Babıâli, Rusyanın himayesine girmişti. Bu vaziyette şu para in hal'i kolay görünüyordu. Hassa Müşiri Fevzi Ahmet Paşa, Petresburga. gitti, Osmanlı padişa (| İkinci Sultan Mahmudun Rusya çarı haşmetlü görülmeye değer ayrı bir alem olmaktadır. Şehir cayır cayır ya- narken Dicle kenarında hulle se- fası sürenlere gıpta edilir. | Kızılcahamamda Dispanser Ve Doktor Kızılcahamam dispanseri ve doktor Ibrahim Bey Kızılcahamam, (Hususi) — Bu- radaki dispanser muhit için çok faydalı olmaktadır. Bilhassa dis- panser doktoru İbrahim beyin hastalara karşı gösterdiği alâka cidden takdire değer. Birçok has- taların ilâç ve gıdasını da kendi kesesinden temin etmek, gece çağrıldığı hastalara hiçbir ficret almadan gitmek gibi çok asil bir feragat gösteren bu doktora bü- Antalyada Üç Spor Kulübü Birleştirildi Antalya (Hosusi) — Memle- kete daha müfit oyuncular yetiş- tirmek gayesile vilâyet merkezin- de mevcut üç spor kulübü bir. leştirilmiş, tek bir kulüp haline ifrağ edilmiştir. (İlkışık), (İdman Yurdu) ve (Antalyaspor) kulüp- lerinin bir araya gelmesile teşek- kül eden yeni kulübün ismi (Ak- denizapor), forması da beyar siyahtır. Birkaç gün evvel eski (İlkışık) ın bahçesinde umum! bir taplantı yapan gençler, kulübün idare heyetini seçmişlerdir. İpek- çilik mektebi müdürü Ekrem, diş tabibi Muhlis, komisyoncu Tahsin, Antalya matbaası sahibi Mazlum, sıtma mücadele memur- larından Celâl, tüccardan Celâl ve marangoz Ahmet Beylerden mürekkep idare heyeti ayrıca toplanarak, kendileri aralarında vazifeleri taksim etmişler ve reis- liği Muhlis Beye vermişlerdir. Sporcu gençlerin hertürlü ibti- yaçlarına mukabele edecek olan tün Kızılcahamamlılar o candan bağlanmışlardır. Kızılcahamamda Orman Yangını Kızılcahamam (Hususi) — Şurba nahiyesinin Kürt köyü ormanla- rından yangın zuhur etmiş ve derhal yetişen memurlar tarafın- dan ciddi bir gayret sarfile takriben bine yakın ağaç yan- dıktan sonra söndürülmüştür. amam Armutluda Çarşaf Giymek Yasak Edildi Armutlu ( Hususi) — Burada çarşaf kullanmak yasak edilmiştir. Bu emre iİtant (o etmiyenlerden birinci defasında beş lira ceza alınacak, ikinci defasında emir ve nizamlara (muhalefet (o suçu İle adliyeye verileceklerdir. Armutluda Sıtma Mücadelesi Armutlu (Hususi) — Kaplıca- lar civarında bulunan bataklıklar sivrisinek (memba oluyor ve burada sıtma yapıyordu. Birkaç gündenberi burada da sıtma mü- cadele doktoru bataklığın kuru- tulması için icabeden tedbirleri almıştır. Bir Meb'usumuzun Teberruu Bergama ( Hususi ) — İzmirğ meb'usu (Rahmi Bey Bergama Halkevi kütüphanesi için 150 lira teberru etmiştir. Kütüphane ikmal edilmek üzeredir. (Akdenizspor) mühim esaslarla rulmuştur ve sporun hemen hemen bütün şubeleri Üzerinde fanliyet gösterecektir. Birinci (o Nikola Hz.nin yüksek kuvvetine sığınarak harp tazmis natından vazgeçilmesini istirham eylediğini söyledi. Fakat parayı bağışlatamadı.. Yine o tarihte Üsküdardan İzmite kadar bir posta yolu yas pıldı. Sirbiye Kinezi Miloşa has nedanlık imtiyazı verildi, yani eski Belgrat ayaletinde bir Sırp prensliği kuruldu. Uzunluğu altı yüz zira olmak ve eni iki yüklü beygirin birbirine çarpmadan geç“ mesine müsait derecede bulun- mak üzere Unkapanı ile Arapka- arasına bir köprü atıldı, ye denildi. Yine o tarihte fransızlar, Cezayirde ileri hareketine girişti, Kostantin şeh- rine taarruz etti, Ahmet Bey adlı bir kumandan şehri müdafaaya çalıştı, İstanbul seyirci kaldı. Yine oyıl İranda Fetih Ali Şah ve Viyanada Birinci Fransuva öldü, yerine veliahtları geçti. İşte dahili ve harici vaziyet bu şekilde iken ve Osmanlı impara- torluğu ölüme doğru giderken Fevzi Ahmet Paşa, Petresburg dönüşünü müteakip, Harbiye mek- tebini tesis etti. Aradan geçen yüz sene içinde yüz türlü inkılâp oldu. Ne Rusyada çarlık, ne de Osmanlılık kaldı. Mısır bile, Meh“ met Alinin hulyalarından bambaş ka bir şekle girdi. İran tahtı inkılâp gördü, Viyanada İmpara* torluk yıkıldı. Fakat Harbiye mektebi bütün bu bir asır içinde, her şeye rağmen, faydalı bir mü- essese olarak yaşadı. Çünkü onun göğüsünden bir güneş, bir deha güneşi doğmak mukedderdi. M.T. Elbistanda Asri Mezbaha Elbistan, (Hususi) — Kasaba nin içinde Ceyhan nehri üzerinde mezbaha, debağhane ve umum! halalar vardı. Bunlar sade şebrin havasını ifsat etmekle kalmıyor. nebri de pisletiyor ve nehir dahs sebrin içinde iken o kullanılmasi mahzurlu bir hale geliyordu. Bu mahzurları (o nazarıdikkat$ alan kaymakam İsmail Vehbi B. nehrin mansabına doğru ve k* saba haricinde yeni ve asri bir mezbaha İnşasına başlattırmıştı”* Bu mezbahanın inşi ikmal © lir edilmez şehir dahilindeki mer” baha ve dıbağhane kaldırılacaktı”

Bu sayıdan diğer sayfalar: